DNA DEĞİŞİMLERİ

Mt. Shasta’da Dr. Fox’un notlarindan ; 30 – 3 – 2002

Dr. Berrenda Fox, Patricia Resch ile yapilan bu görüsmede DNA ve hücresel degisimlerin kanitini sunuyor. Dr. Fox, Kaliforniya, Mt. Shasta’da Avalon Saglik Merkezinde holistik uygulayicidir. Avalon Klinigi orijinal Avalon Adasinda uygulanan sifa idealinin tekrar – ortaya cikisini temsil eder. Dr. Fox bazi insanlarin gercekten DNA nin yeni ipliklerini gelistirdigini kan testleri ile kanitladi.

PR : Berrenda, bize biraz kendinizden bahsedin.

BF : Fizyoloji ve naturopatide doktora yaptim. Avrupa’da egitimim sirasinda, medyada da calistim, hala film ve yönetimde bu calismam devam ediyor. Dünyadisi zeka ve bu zamanda insan türünde olan degisimlerde onlarin rolünü anlamak icin anlayis getirmek icin FOX Televizyon Network ile calisiyorum. En cok bilinen programlar ‘Sightings’ ve ‘The X Files’ (Gizli Dosyalar)

PR : Bu gezegende bu zamanda gerceklesen degisimler nelerdir? Ve bizim bedenlerimiz bundan nasil etkileniyor ?

BR : Bunlar, genetikcilere göre biz tahminen sudan ciktigimizdan beri gerceklesmemis olan büyük degisimler, mutasyonlar. Yillar önce, Mexico City ‘de tüm dünyadaki genetikcilerin bulustugu bir toplanti yapildi ve ana konu DNA degisimi idi. Tekamülsel bir degisim icindeyiz ve henüz neye dönüstügümüzü bilmiyoruz.

PR : DNA miz nasil degisiyor ?

BF : Herkes bir cift DNA sarmalina sahiptir. Biz olusan diger sarmallarin oldugunu kesfettik. Cift sarmalda bir spiral içine kivrilmis iki DNA ipligi vardir. Benim anlayisim su ki, biz 12 sarmal gelistiriyor olacagiz. 5 – 20 yil önce baslamis oldugu görülen bu zaman süresince, biz mutasyona ugruyoruz (degisiyoruz). Bu bilimsel aciklamadir. Bu türümüzün, en son sonucu henüz bilinmeyen bir seye dönüsümüdür. Degisimler halk tarafindan bilinmiyor, cünkü bilimsel toplum bunun insanlari korkutacagini hissediyor. Ancak, insanlar hücresel seviyede degisiyor. Ben simdi üc DNA sarmalina sahip olan üc cocuk ile calismaktayim. Bir cok insan bunu biliyor ve hissediyor. Bir cok din degisim hakkinda bigi verdi ve bunun farkli yollarla gelecegini biliyor. Bu, fiziksel, zihinsel ve duygusal olarak yanlis anlasilabilir ve korkutucu olabilmesine ragmen onun pozitif bir degisim oldugunu biliyoruz.

PR : Bu cocuklar diger cocuklardan farkli karakteristikler gösteriyor mu?

BF : Bu cocuklar, nesneleri onlar üzerinde konsantre olarak odanin bir yerinden baska yerine hareket ettirebiliyor, veya sadece onlara bakarak bardaklari su ile doldurabiliyor. Onlar telepatik. Siz bunlari duydugunuzda, bu cocuklarin yari – melek veya süperinsan oldugunu düsünebilirsiniz, ama böyle degil. Bundan sonraki on yil boyunca bizim gelismekte oldugumuz seyi gösterdiklerini düsünüyorum.

PR : Bunun hepimize olacagini düsünüyor musunuz?

BR : 1940 tan önce dogmus olan insanlarin bu kaymayi gerceklestiremeyecegi görülüyor, ancak onlar bizim ömrümüz süresi icinde bir diger sarmal olusturma kapasitesini bir sonraki kusaga vermek icin önayak oldular. Bizim bagisiklik ve endokrin sistemlerimiz bu degisimlerin en önemli kanitidir. Bu, immunolojik test ve terapideki arastirma ile calismamin nedenlerinden biridir. Test ettigim bazi yetiskinler olusan bir diger DNA sarmalina sahip. Bazilari ücüncü sarmala bile sahip. Bu insanlar bilincliliklerinde ve fiziksel bedenlerinde büyük kaymalardan geciyorlar, cünkü bunlarin hepsi birdir. Benim görüsüme göre, Dünya ve buradaki herkesin titresimi yükseliyor. Son zamanlarda dogan cocuklarin cogu manyetik olarak daha hafif bedenlere sahip. Daha yasli olanlarimiz ve degismeyi secenlerimiz bir cok fiziksel degisimlerden gecmek zorunda.

PR : Normal iki – iplikli DNA ile doganlarin bedenlerindeki degisimlere ne sebep oluyor?

BF : DNA mizin degismesi icin en kolay yol bir virüstür. Virüslerin kötü olmasi gerekmiyor. Virüsler sadece yasayan dokular üzerinde yasarlar. Epstein Barr ve Herpes #6 gibi DNA virüsleri hücresel yapiyi degistirir. Retrovirüs HIV (ters yöne ceviren, geriye dogru ceviren virüs) DNA virüsü degildir. Bu virüs bedeni degistirmek yerine, onu yiyip bitirir. Bu sürecten gecen ve diger taraftan cikan cogu insan yeni bir meslek, yeni bir düsünme yolu veya en azindan hayatin yeni bir yoluna baslama durumuna sahip olur. Onlar gercekten hasta, yorgun, veya bazen ümitsiz hissedebilseler bile, bu bir armagandir. DNA yapilarini ve bedenlerini bir sonraki nesilde görülebilecek olan daha hafif, daha saglikli bedene dönüstürmeleri icin onlara bir sans verilmistir. Görülmekte olan melekler bizim kaymakta oldugumuzun isaretleridir. Anladigim kadari ile, 2012 ye kadar bu süreci tamamlamamiz gerekiyor.

PR : Görmeyi umabilecegimiz diger degisiklikler nelerdir ?

BF : Hastalik olmayacak, ölmeye gereksinimimiz olmayacak. Derslerimizi, aci cekerek degil, nese ve sevgi ile ögrenebilecegiz. Eski sistem yikilmak zorunda. Eski sistem büyük bir mücadele olmaksizin islemiyor. Hepinizin savaslari var ; cogu medikal – tipteki sifa islemiyor ; hükümet islemiyor. Sürdürülmeye calisilan bir cok eski paradigmalar artik mevcut olamaz, ama onun degistigine süphe yok. Bu zamanda yasamayi secmis olanlar hemen hemen yeni bir türün müjdecileridir/delilleridir. Bu insandir, ancak ayni zamanda cenneti Dünya üzerinde gercekten tezahür ettiriyoruz. Biz üstatlardan ve dünya disi kaynaklardan, melek varliklardan ekstra yardim aliyoruz ve icimize dogru gitmeyi ögreniyoruz. Icimize dogru daha cok gidebildikce ve bu sakin sesi dinledikce, meydana gelen degisimlere daha iyi uyumlaniriz.

PR : Bu degisimlerin yan etkileri nelerdir ?

BF : Hücresel bir degisimle siz bazen sanki burada degilmis gibi hissedeceksiniz. Bitkinlik hissedebilirsiniz, cünkü hücrelerimizi tamamen degistiriyoruz ve yeni varliklar oluyoruz. Yeni dogmus bir bebek gibi, uzun süren dinlenmelere gereksiniminiz olabilir. Biz, daha büyük seyler icin programlanirken, zihinsel karisiklik ve rutin islere konsantre olamama ortaya cikabilir. Bedende özel bir nedeni olmayan aci ve agrilar geneldir. Cogu insan cildiracakmis gibi hisseder. Onlar eger ortodoks bir tibbi kurulusa giderlerse, onlara Prozac verilir, cünkü bu kurumlar bunun ne oldugunu tanimlayamazlar. Bu tibbi uzmanlar icin zordur, cünkü enerji bedeni ile calismaya alisik degiller. Cünkü cakralar endokrin sistemimiz ile baglantilidir, kadinlar hormonal degisimlerden geciyorlar. Bir neden olmadan aglamalar olabilir, cünkü aglamak hormanlari serbest birakir. Bizler hizlandigimiz icin, bir cok kadin menapoza daha erken girecek. Erkekler, cok etkin olmaya aliskin olduklarinda bitkinlik ile hüsrana ugrayabilirler. Erkekler feminen yanlarinin aciga ciktigini hissedebilirler, cünkü feminen sezgisel yöndür. Son 20 – 30 yilda ortaya cikan duygusal terapi bu degisimler icin yeni teknikler ile bizi hizlandirdi. Cok kisa bir süre icinde ( binlerce yil sürmesi gereken) gercekten cok büyük miktarda duygusal calisma yapiyoruz.

PR : Bu degisimlerden gecen birini nasil tedavi ediyorsunuz ?

BF : Buna, bir hastaligi tedavi etmek yerine bireysel varliklar ile calisma görüs acisindan yaklasiyorum. Latincede ‘Doktor’ egitici anlamina gelir. Gercek bir sifaci olarak gösterebileceginiz tek etkin hizmet gerekli araclarla bireyleri güclendirmek ve gercekte ne oldugu ile ilgili onlara güven vermek ve iyilesirken ‘negatif belirtilerden’ özgür olmalari ve iyilesebilecekleri güvenini vermektir. Öncelikle, geleneksel olarak yapilmayan immunolojik (bagisiklik bilimine ait) testleri istiyorum. Bu ileri derecede uzman bir laboratuarda gerceklestirilen bir kan laboratuar testidir. Sonra hastalara kendileri ile ilgili bilgi veririm. Bu, iyilesme gücüne sahip olabilmeleri icin bir degisim haritasi gibidir. Ben sifaci degilim, sadece onlarin kisisel iyilesme süreclerinde bir enstrumanim. Kendi kan testlerine bakan ve bilincaltlarinda tikirdamalara neden olan, bedenlerinde neyin meydana geldiginin haritasini gören bir kiside güc vardir. Kisinin sorumluluk almasi ve kendi isini yapmasi gercek anahtardir.

Kullandigim araclar, genel olarak kullanilanlar degildir. Avrupadan gelen glandular bir tedavi olan Organoterapiyi (organik terapi) DNA daki degisimleri kabul edebilmesi icin hormonal sistemi insa etmek icin çok kullanirim. Ayrica, enerjisel bedende calismak icin homeopatiyi kullanirim, vitaminleri, sifali otlari ve soguk lazer terapisini. Tedavi tamamen kisisel gereksinimlere baglidir. Yaptigim seylerin coguna, bizden önce gelip gecmis büyük kardeslerimiz olarak adlandirdiklarimdan ulasilmistir. Onlar, gezegenin gecisi icin bu dünyaya yardim etmek icin gelen hepimiz gibi, diger günes sistemlerindendir.

PR : Isinizin gelismesini nasil görüyorsunuz ?

BF : Bu ise bir köprü veya gecis olarak bakiyorum. O hem bilimsel hem de artistiktir. Sifa bir sanat ve bir bilimdir. Tam saglik icin sadece bilimi ya da sadece sanati kullanmak yeterli degildir. Hayatim boyunca bir sifaci olacagimi sanmiyorum, cünkü hastaliklarin elimine edilecegine inaniyorum. Bilincli varliklar olarak hastaligi ve aciyi elimine edecegiz.