DNA Fantom Etkisi

DNA Fantom (hayalet) Etkisi: Vakum Altyapısında Yeni Bir Alanın Direkt Ölçümü

– Dr. Vladimir Poponin

GİRİŞ

Bu makalede Vitro’da DNA Fantom Etkisi olarak adlandırılan son zamanlarda keşfedilen tuhaf fenomenin bazı gözlemlerini ve yorumlarını tanımlayacağım. Bu keşfin bir çok gözlenmiş alternatif şifa fenomenini kapsayan süptil enerji fenomeninin altında yatan mekanizmanın açıklanması ve daha derin anlayışı için çok önemli olduğuna inanıyoruz.

Bu yeni fenomen – DNA fantom etkisi – sofistike ve pahalı bir “MALVERN” lazer foton korelasyon spektrometre (LPCS) kullanarak, çözeltide DNA nın titreşimsel modlarını ölçme deneyleri sırasında sürpriz bir etki olarak önce Rus Bilimler Akademisinde gözlendi. Bu etkiler Gariev ve Poponin tarafından analiz edildi ve yorumlandı.

Bu keşfi, süptil enerji alanlarını ölçmek ve tespit etmek için yapılan önceki diğer bir çok teşebbüsten farklı yapan yeni özellik, DNA fantom alanının lazer radyasyonunun geleneksel elektromanyetik alanlarına bağlanma yeteneğidir ve sonuç olarak, o standart optik teknikler kullanılarak güvenilir şekilde belirlenebilir ve pozitif olarak tespit edilebilir.

Bundan başka, DNA fantom etkisinin direkt insan etkisinin dahil olmadığı süptil enerji tezahürünün bir örneği olması çok akla yakın görünüyor. Bu deneysel veriler bize sadece DNA fantom alanı ve lazer ışığının elektormanyetik alanı arasındaki sürekli bağlanma ile ilgili nicel verileri vermiyor, ayrıca fantom DNA alanlarının lineer – olmayan dinamikleri ile ilgili niceliksel ve niteliksel bilgi de sağlıyor. Her iki türdeki verilerin, bilinçliliğin fiziksel teorisini kapsamak zorunda olan ve kesin niceliksel geri plana dayanması gereken yeni birleşik lineer – olmayan kuantum alanının gelişimi için çok önemli olduğunu not edin.

SONUÇLAR

DNA fantomunun keşfine götüren geri plan bilgisi ve deneysel tesisatın tanımı ve koşulların tanımı yardımcı olacaktır. Bu deneyde lazer foton korelasyon spektrometre kullanıldı. DNA örnekleri ile yapılan her deneysel ölçüm setinde, bir çok çifte kontrol ölçümü gerçekleştirildi. Bu ölçümler DNA dağıtma/yayma odasına yerleştirilmeden önce uygulandı. LPCS’nin dağıtma odasında fiziksel DNA bulunmadığında ve herhangi bir fantom DNA alanları mevcut olmadığında, yayılmış ışığın otokorelasyon fonksiyonu şekil 2a’dakine benziyor. Bu tipik kontrol planı sadece photomultiplier’in geriplandaki gelişigüzel ses sayımlarını temsil ediyor. Geriplanı ses sayımlarının yoğunluğunun çok küçük olduğunu not edin. Şekil 2b, fiziksel bir DNA örneği dağıtım odasına konduğunda tipik zaman otokorelasyon fonksiyonunu gösteriyor ve tipik olarak bir osilatörün şekline sahiptir. DNA dağıtım odasından çıkarıldığında, kişi otokorelasyon fonksiyonunun dağıtım odasına DNA konmadan önceki otokorelasyon ile aynı olacağını tahmin edecektir. Şaşırtıcı şekilde ve sezgiye – ters olarak, DNA çıkarıldıktan hemen sonra ölçülen otokorelasyon fonksiyonunun odaya DNA yerleştirilmeden önceki fonksiyondan tamamen farklı göründüğü ortaya çıkar. Bunu bir çok kez tekrarladıktan sonra ve ekipmanı her şekilde kontrol ettikten sonra, bazı yeni alan yapısının fiziksel boşluktan tahrik edildiği/uyandırıldığı hipotezini kabul etmek zorunda kaldık. Onun kaynağının fiziksel DNA ile ilgili olduğunu vurgulamak için bunu DNA fantomu olarak adlandırdık. Oda içinde diğer maddeler ile bu etkiyi henüz gözlemedik. Bu etkiyi keşfettikten sonra, bu fenomenin daha özenli ve sürekli incelemesine başladık. Dağıtım odasındaki uzay (yer) dengesiz olmadığı sürece (karıştırılmadığı sürece), bu etkiyi uzun zaman periyotları boyunca ölçebildiğimizi gördük. Çoğu durumlarda, bunu bir aya dek gözlemledik. DNA fantomlarını gözlemek için iki koşulun gerekli olduğunu vurgulamak önemlidir. Birincisi DNA molekülünün mevcudiyeti ve ikincisi DNAyı zayıf koherent (tutarlı) lazer radyasyonuna maruz bırakmak. Bu ikinci koşul lazer radyasyonunun iki farklı frekansı ile çalışmak için gösterilmiştir.

Belki bu deneyin en önemli bulgusu, katı bilimsel ve niceliksel zeminlerde vakum altyapısını inceleme fırsatını sağlamalarıdır. Bu, fantom alanının geleneksel elektromanyetik alanlara bağlanma kendine özgü yeteneğinden dolayı mümkündür. DNA fantom alanı ve lazer radyasyonunun elektromanyetik alanı arasındaki sürekli bağlanmanın değeri dağıtılmış ışığın şiddetinden tahmin edilebilir.

TEORİ

Deneysel verilerin fantom DNA alanlarının lineer – olmayan dinamik özellikleri ile ilgili nitel ve nicel bilgi sağlaması bir talihtir. Yani, bu deneysel veriler DNA fantom alanlarının yeri belirlenen uyarımlarının uzun süreli yaşadığını ve hareket – etmeyen ve yavaşça üreyen/çoğalan durumlarda mevcut olabileceğini öne sürer. Bu tip davranış, diğer iyi bilinen lineer – olmayan lokalize uyarımlar (örneğin titreşimsel enerjinin DNA boyunca nasıl çoğaldığının en iyi açıklaması olarak düşünülen çözümler gibi) tarafından gösterilen davranıştan açıkça farklıdır.

Şimdiki hipotezimize göre, DNA fantom etkisi daha önce gözden kaçmış olan yeni fiziksel vakum altyapısının tezahürü olarak yorumlanabilir. Belli özel koşullar sağlayan sıfır enerjiye yakın enerji aralığındaki fiziksel vakumdan tahrik edilen/uyandırılan bu altyapının yukarda belirtildiği gibi yerine getirildiği ortaya çıkıyor.

Bundan başka, DNA fantom etkisinin elektromanyetik fantom etkilerinin daha genel kategorisinin özel bir örneği olduğu öne sürülebilir. Bu, elektromanyetik fantom etkisinin, fantom yaprak etkisi ve fantom organı kapsayan diğer gözlenmiş fantom etkilerini açıklamak için kullanılabilen daha temel bir fenomen olduğunu ileri sürüyor.

Dr. Poponin, DNAnın lineer – olmayan dinamiklerini ve zayıf elektromanyetik alanların biyolojik sitemler ile etkileşimini kapsayan, kuantum biyolojide önde giden bir uzman olarak dünya çapında tanınan bir kuantum fizikçidir. Poponin Rus Bilimler Akademisinin Biyokimya Fiziği Enstitüsünde Kıdemli Araştırma Bilim adamıdır.