AIDS’İ İYİLESTİRMEK

Dr. Marcial – Vega 1985’te hastalandi. 1990’in baslarinda AIDS teshisi kondu. 1996 Ocak ayina kadar, hala virüs testinin sonucu pozitif çikiyordu. Üç ay sonra kendini evde ölmek üzereyken buldu.

O Nisan aksaminda, Dr. Marcial – Vega virüsü bedeninden kendi kendine temizledi. Bu makalede bundan bahsedilmemesine ragmen o gece neler deneyimledigini bize anlatti : Tüm korkularin saliverilmesi, Tüm Var Olan ( kendi dahil tüm varliklari kapsayan) için sevgi ve Birlik hissi.

Ve o iyilesti. Bundan sonraki AIDS testinde, virüs gitmisti. Dört yil sonra, kaninda hala HIV virüsünün bulunabilir isareti yok.

Tüm dünyada, AIDS virüsünü bedenlerinden atanlar sadece çocuklar degil, Nairobi’deki kadin gibi, yetiskinler de bunu yapiyor. Bu makalede daha sonra tanimladigimiz gibi, bunlar DNAmiz seviyesinde meydana gelen genetik degisimlerdir, ve öldürücü olmadan önce hastaliklari kendimizden uzaklastirmamizi sagliyor. Bilim adamlari bu degisiklikleri DNA laboratuar testlerinde görmekteler. Süper Psisik Çocuklar sadece böyle olmasini dileyerek, bir petri kabindaki (laboratuarda kullanilan camdan kap) DNA yi degistirebildiklerini kanitladilar.

Bunu bildigimizde bir soru ortaya çikiyor : Bunu kendi kendime nasil yapabilirim ? Bu iki – bölümden olusan makale bu soruya yanit vermek için dizayn edildi. Bu makale Dr. Marcial – Vega’nin deneyimlerinin ayrintili bir hesabini içeriyor. Asagidaki ilk bölüm, doktorun iyilesmesine ve aynisini yapmak isteyenlere verdigi tavsiyelerine odaklaniyor. Ikinci bölüm, AIDS ile mücadelesinin 10 yildan fazla süren zaman esnasinda doktora neler oldugunun kronolojik bir hesabidir. O, tuttugu ayrintili günlüklerden, kendi deyimiyle, onu tekrar insa etmis. Dr. Marcial – Vega’nin iyilesmesi bir gecede gerçeklesmis görünmesine ragmen, bunun hazirligi onun “dinleme” olarak adlandirdigi seyi ögrenmesinin uzun bir periyodunda gerçeklesmistir.

Sizi simdi onu “dinlemeye” davet ediyoruz, o sizi daha önceki ve simdiki deneyimlerine götürecek ve sizin de sinirsiz olarak neyi isterseniz basarabileceginiz derin bilgiye götürecek.

Adim Dr. Victor A. Marcial-Vega. Tibbi bir kurum tarafindan egitim gören bir hekimim, 1985’te HIV virüsü kaptim ve daha sonra onu varligimdan uzaklastirdim. 1996 Ocak ayinda HIV testim pozitif çikmasina ragmen, Nisan 1996 dan itibaren kanimda virüs bulunmadi. Daha da fazlasi, tüm varligim o zamandan beri toplam bir dönüsüme taniklik etti. Bu sifa sürecinde, herhangi bir ilaç kullanmadim ve bunun nasil mümkün oldugunu size gösterebilmek için, bunu önce kendim anlamak için yazdim.

Iletisim kurdugum seyi “Hissedin”

Daha ilerisini okumadan önce, sözlerimin gerçekten önemli olmadigini söylemek isterim. Eger sadece onlari okumak yerine, sözcükleri hissedebilirseniz ne demek istedigimi belki anlayabilirsiniz. Deneyimimi görebilir ve hissedebilirsiniz ve içimde AIDS dahil tüm durumlari iyilestirmeme izin veren seyi görüp hissedebilirsiniz.

Bedenlerimizde genetik degisimleri ve tibbi kurumlar tarafindan imkansiz oldugu düsünülen sasirtici marifetleri görecegimize inaniyorum, hepsi bizim ömür süremiz içinde olacak. Yasamlarimizin en iyi zamanlarina hazir olun.

Kendime farkli bakis açilarindan ve farkli algilarla bakmak tüm kapilari degismez sekilde açan fikirlerin özgür bir akisini gelistirmeme izin verdi – istedigimiz seyleri basarmak için gereksinim duydugumuz bilgiye erisebilmemiz için kendi içimize açilan kapilari.

Eger O Geri Gelirse Önemi Yok !

Dokularimda dört yildir HIV virüsü gözlenmiyor. Ama o geri gelse bile, bu önemli degil. Iyilestiren, bu tutumdur. Buna bir ses vermediginiz zaman ve üzülmediginiz zaman, yasami gerçekten korudugunuz (itina ettiginiz) zamandir. Gerçek su ki, benim basima gelen bu iyilesme, tekamülde bir sonraki adimdir, sonsuzluk seviyesine ilerlemek için aramakta oldugumuz adim.

Bundan çogumuzun geçmekte oldugunu ve çogunun da ileriye dogru gidecegini biliyorum. Dinlerin ve diger otoriter gruplarin gerçek yasamin ölümden sonra oldugunu düsünmemiz için çabalayarak bizi beslemelerinin ne kadar aptalca oldugunu hepimiz kavramaya basladik. Seylerin olduklari gibi olduguna her nasilsa bizi ikna eden tüm bu saçmaliklarin perdesinden görüyoruz – realitedeyken, her sey görecelidir. Nasil hissettigimiz, kim oldugumuzu düsünmemiz, nasil gördügümüz ve enerjimizi nasil kullandigimiz ve ona nasil güç verdigimiz görecelidir.

Iste Anahtar

Ne olursa olsun uzayimizda istemedigimiz yere bakmaya egilim gösteriyoruz. Bunun yerine, her zaman kendimize su soruyu sormaya ihtiyacimiz var : Zamanda ve uzayda ne zaman, neredeyim? Eger bu soruya yanit verebilirsek, daha fazla aci olmaz. Bunu izleyen benim anlayisimdaki en önemli seydir :

Bizim içimizde sevmedigimiz bir seyleri tetikleyen olaylari ve insanlari algilarsak/görürsek, o zaman bizi öldüren bir duruma yatirim yapmis oluruz. Eger uzanip yatar, gözlerimizi kapar ve ona burada ve simdi bakis açisindan bakarsak , o aninda kaybolur ve enerjimiz oldugumuz yerden (bizi rahatsiz eden durumda bulundugumuz yerden) kendi zamanimiza ve uzayimiza geri gelir.

Bu, enerjimizi baska bir zamana veya uzaya göndermeye izin verme durumu dakikalar, günler, haftalar içinde geri dönebilir – veya asla gelmez. Bu önemli degildir. Anahtara bir kez sahip oldugumuzda, tüm yapmamiz gereken onu tekrar çevirmektir. Anahtari atacagimiz güne kadar, çünkü onu artik kullanmaya ihtiyaciniz olmaz. Kapi açik kalir. Iyilesmis oluruz.

Anahtarin Sirri Dinlemek mi?

Her birimiz için kendi içimizi dinlemeye baslamanin ne kadar zaman aldigini görmek ilginçtir. Genelde, daha çok “düsündükçe”, nasil oldugumuzu bilmemize izin vermek için farkindaligimizin farkli bölümlerinden gelen diger sinyallerin daha az farkinda oluruz. Eger dogru bilgiyi almazsak, o zaman olasi olarak daha ciddi bir soruna sahip oluruz ve problemin amaci durabilmemiz ve onun ne oldugunu görebilmemiz için bizi uyandirmaktir.

Benim durumumda, iki yasama yönlenmistim, bir yasamim bir adamla ve diger yasamim meslegimdeki görünümle. Ve bu bölünme tam olarak beni bölüyordu. Hem kadinlardan hem de erkeklerden hoslandigimin bilinmesini istemiyordum. Sevgi dolu bir bakis açisindan insanlarin bu iki cinsi arasinda bir fark hissetmem, ama bu gerçek beni huzursuz ediyordu. Ve zihnimdeki mesaj benim temiz olmadigimi söylüyordu. Böylece AIDS’e yakalanmaktan ve benim için anlami “hiç kimse seni sevmiyor, sen dünyanin yüzkarasisin” olan bir hastaliktan ölmek üzere olmaktan sok oldum. AIDS kirli idi ve kendimi kirletmekten korkmustum ve hasta oldum.

Dıssal olarak hastaligi çok iyi sakladim. Johns Hopkins Hastanesinden mezun olan ünlü bir onkolog olarak, iki büyük üniversitede doktorlara egitim veriyor ve multimilyon dolarlik özel bir doktorluk yapmayi sürdürüyordum, hayatimla yapmakta oldugum cehennemi bilmiyordum, bunu itiraf etmek için çok gururlu idim.

Ama içten, harap durumdaydim. Ölmekte oldugumu hissediyordum. Buna o kadar çok inaniyordum ki, 1985 civarinda, hastaliga yakalandim. Sürekli bir stres ve korku hali içindeydim, dinlemeyi ögrenmeden önce, gidecek bir yerim yoktu.

“Düsünmek” Yerine Dinlemek

Sizi bu sayfaya getiren sey, bu gezegen üzerinde sagliginizla ve huzurunuzla ilgili olarak bir seyler yapmanizi söyleyen içinizdeki sesi dinlemenizdir. Bu, herhangi tür sifada ilk adimdir ; isteklilik, seçim ve dinlemek. Bu noktada, basitçe dinlerken bilgi ile ne yapacaginizi bilmek o kadar önemli degildir.

Bilgi ile olan sorun, bilginin bizi çok fazla düsünmeye sevketmesidir. Ve düsünce çok önemli olan dinleme sürecini durdurabilir. Sonra bizi istenmeyen duruma düsüren kaliba geri düsebiliriz.

Düsünen zihnimiz önemlidir, ancak iyilesme yolumuzdaki aradigimiz yanitlari bize saglayamaz. Sadece hislerimiz bunu saglayabilir. Sadece hisler bir seyin yapici ya da yikici oldugunu, sevgi veya korku dolu oldugunu, sakinlestirici veya aci verici oldugunu bize anlatabilir. Dinleme sürecimizi uygularken, hangi hisle karsi karsiya oldugumuzu tayin etme noktasinda, çözmek istedigimiz özel problemin veya durumun çözümü üzerine çalismasi için zihnimizi yönetebiliriz.

Örnegin, zihnimiz bize çok fazla sismis bir göbegimiz oldugunu söyleyemez. Sadece hislerimiz bize bunu anlatabilir. O zaman hisleri dinledigimizde, zihin söyle diyebilir, “Okey, bu yedigim bir seyden olmali, bunu bir daha yememeliyim, bunun beni sisirdigini hatirlayacagim.” Zihin ve hisler birlikte bir ögrenme sürecinde sonuca varirlar.

Nasil Dinlemeli ?

Dinlemenin sadece tek bir yolu vardir ve bu da dinlemektir. Hangi yolun sizin inançlariniza ve kendinize daha uygun oldugu, alismis oldugunuz sekle baglidir.

Dinleme süreci yasaminizi kurtaracak, çünkü kendimizin ve çevremizdekilerin farkina varmamizi saglayan dinleme isleminin sürekli uygulanmasidir. Bu uygulama meditasyon, bilinçli gözlem, nefes alma teknikleri, yoga veya diger seyler seklini alabilir, bunlarin hepsinin ortak bir yani vardir: Bunlar yapma, hareket etme, düsünme veya dua etmenin karsiti olan sessizlik, sükunet durumunu gelistirir. Sessizlikle, dinleme optimize edilebilir.

Bu, zihnimizin bize karsi degil, bizim için çalisacagi yerdir. Benim durumumda, çok fazla düsünüyordum, ve bu saçlarimin dökülmesine ve agarmasina neden oldu.

Diger taraftan, bize ne oldugunu gözlemek için zihni kullanabiliriz. Sadece izleyin. Çok fazla analiz etmeyin. Bir durum beni rahatsiz ettiginde ve “iyi hissetmedigimde” o durumu otomatik olarak çok fazla analiz etmeye egilimli oldugumu kavradim.

Kim aciyi hissetmek ister ? Evet, ben bunu yaptim. Çekilen enerjimin nereye gittigini acinin bana gösterebilmesi için, onu görmek ve hissetmek istedim. Böylece bu aciyi getiren alana artik yatirim yapmadim. Bu kadar. Basit.

Dinlemeyi Hatirlamak

Bizi dinlemeye götüren ilk sinyal, göreceli olarak erken ya da geç olan sinyal, dinleyisimizin hassasligina baglidir. Sessiz durmayi daha çok uyguladikça, daha hassas oluruz ve yasamlarimizda daha ciddi bir olayin meydana gelmesini önleyebilecek sinyalleri alabiliriz. Benim iyilesmem yasamimda karsilastigim insanlarla ilgili degildi. Iyilesmem, dinleme istegimle ilgiliydi, sorularima yanitlar alma kararliligimla ilgiliydi ve Tanri olarak adlandirdigimiz bu enerjinin bana insanlar vasitasiyla yanitlar verdigini fark etmemle ilgiliydi. Ancak, mesajci (haberci) mesajin kendisi degildi. “Sevgi Her Seyin Arkasindaki Enerjidir”

Kendimi AIDS’ten iyilestirdikten sonra, çok ince ancak çok güçlü olan diger yollarda da degistigimi kesfettim.

Tibbi uygulamalarima döndügüm zaman, bir hasta ofisime girdiginde onunla ilgili sorunu hemen bildigimi kesfettim. Sadece biliyordum. Ayrica, onu neyin iyilestirecegini de biliyordum. Ve her zaman faydali oldugu görülen tedavinin/kürün, tibbi olarak egitimini aldiklarimin disinda oldugunu kavramak garipti. Bunlar bazen , örnegin, bitkilerle yapilan tedavi ve duygularla yapilan çalismalar gibi çok basit tedavilerdi.

Fiziksel bedenim degismeye basladi, kilo aldim. Hiçbir seyden hastalanmadigimi kesfettim. Tamamen dinlenmek için, geceleri sadece iki üç saat uykuya ihtiyacim oldugunu ve tamamen dinlenmis hissettigimi kesfettim. Yemek yemeye hemen hemen hiç ihtiyacimin olmadigini kesfettim ve buna ragmen bedenim normal agirligina döndü. Bu degisiklikler beni sasirtiyor, ancak bunlar simdi benim gerçegim.

Ama hepsinden çok, baska bir kisiye her baktigimda kalbimde olaganüstü bir sevgi hissettigimi kesfettim. Onlar bana sanki eski ve yakin arkadaslarmis gibi görünüyorlar ve onlarla daha önce hiç karsilasmadim. Deneyimlemis oldugum tüm bu fenomenin arkasindaki enerjinin hissettigim bu sevgi olduguna inaniyorum. Bu sevgiyi simdi de hissediyorum. Ama ben bir insanim, ve sürekli olarak bu realitede yasamiyorum. Hayatim bu durumu uygulamaktir ve digerlerine ayni seyi yapmalari için yardimci olmaktir.

Hepimiz Tekamül Ediyoruz

Tüm bunlarin güzelligi su ki, hem içimizde hem de disimizda gelistirmis oldugumuz kirlilikten bir korunma olarak çocuklarimizin ve bazi yetiskinlerin genetik olarak tekamül ettigi bir zamandayiz. Bu degisim hepimize yararli olabilir, çünkü bu degisimlerden gelen titresim digerlerine yayilabilir. Fiziksel sinirlamalar yoktur. Hepimiz iyilesebiliriz. Önümüze serilen tekamülü görüyoruz. Yaradilisin dansina ve yasamin kutsal amacina simdi tamamen katilma yetenegine sahip oluyoruz. Size hizmet etme firsatini bana verdiginiz için tesekkürler, sevgili insan kardeslerim.