ARKEOLOGLAR RUSYA’DA 2500 YILLIK İLERİ BİR UYGARLIĞIN KALINTILARINI KEŞFETTİ

Moskova, 28 Aralık 2007 (ANI):

Arkeologlar Rusya’da Kırgız dağlarındaki Issyk Kul gölünün dibinde 2500 yıl eski ileri bir uygarlığın kalıntılarını keşfetti.

RIA Novosti’deki bir rapora göre ekip Kırgız Bilimler Akademisinin Başkanı Vladimir Ploskikh’in yönetimindeki Kırgız tarihçilerden ve tarihçi Svetlana Lukashova gibi odiğer Rus çalışma arkadaşlarından oluşuyor.

Keşif sansasyonel bulgular ile sonuçlandı, bu bulguların arasında şu anda suyun altına gömülü olan büyük yerleşimlerin keşfi de var.

Halen incelenmekte olan veriler ve insan yapımı eşyalar var. Keşif ürkütücü duvarları içeriyor, bu duvarlardan bazıları 500 metreye uzanıyor, birkaç kilometre karelik alan ile büyük bir şehrin izleri.

Diğer bulgular arasında şunlar var: İskit defin höyükleri (toprak yığını), yüzlerce yılda dalgalar tarafından aşınmış; ve sayısız iyi korunmuş el yapımı eşya – bronz savaş baltası, ok başları, hançerler, nalbantlar tarafından atılmış nesneler, döküm kalıpları ve o zamanın para birimi olan kesme altın çubuk.

Tüm bu keşifler o zamanlar kadim şehrin bir metropolis olduğunu öne sürüyor.

Bazı el yapımı eşyalar o kadar şaşırtıcı ki, ileri bir uygarlığı işaret ediyor.

Örneğin, gölün dibinde 2500 yıllık bronz bir ayin kazanı bulundu. Bunun sanatçılığının inceliği şaşırtıcı. Böyle mükemmel bir şekilde bir araya gelen ayrıntıların kalitesi şimdiki zamanda sadece inert gazda metal çalışması ile elde edilebilir.

Ayrıca süper işçiliğe sahip bronz aynalar, festival atları koşum takımları ve bir çok diğer nesneler bulundu. Ayrıca suyun altında dünyanın en eski günümüze kadar gelen madeni parayı tanımlıyor.

Araştırmacılara göre, bulgular o zamanın bölge insanlarının tarihçilerin şimdiye kadar bilmediği bir sosyo – ekonomik sisteme sahip olduklarını speküle ediyor. Göçebe ve yerleşik yaşamın harmanı olarak, ya kademeli olarak farklı bir şeye gelişti ya da – daha olası olarak – birçok yerel sellerden biri tarafından yok edildi.

Issyk Kul Gölü, Hint- Ari ve diğer göçebe rotaların kesiştiği coğrafik konumu nedeniyle insan tarihinin doğumundan bu yana muazzam bir rol oynadı. Arkeologlar burada bir çok dinin izlerini buldular – Zoroastrianizm, Budizm, Judaizm, hristiyanlık ve İslam