BİLİM ADAMLARI BEYNİN KORKUYA VERDİĞİ REAKSİYONU AÇIKLIYOR

SETH BORENSTEIN, AP Science Writer

31 Ekim

WASHINGTON – Bilim insanların korkularını kontrol etmeye başlıyor. Bilim adamları biri sıçrayıp bizi korkuttuğunda beynimizin içinde neler olduğunu şimdi daha iyi bildiklerini söylüyor. Korkunun beyni nasıl yönettiğini bilmek büyük bir tıp probleminin tedavisine yol açacaktır: Mantıksız korkular heyecanlandırdığı zaman.

Michigan Üniversitesinden psikoloji profesörü Stephen Maren “Bir çok ilerleme sağlıyoruz, hayvanların temel incelemelerinden öğrendiklerimizi insanlara yardımcı olan klinik uygulamalarda kullanıyoruz. Şeyler çok önemli bir şekilde bir araya gelmeye başlıyor”

Ulusal Zihin Sağlığı Enstitüsüne göre yaklaşık 40 milyon Amerikalı endişe sorunlarından rahatsız.

Korku tekamülsel hayatta kalmanın anahtarı olan temel en eski duygudur. Hayvanlar ile paylaştığımız bir duygudur. Psikologlar ezici korkunun gelişiminde genetiklerin büyük bir rol oynadığını söylüyor. Ama travmatik olaylar da büyük rol oynar.

Pennsylvania Üniversitesinde korku araştırmacısı Ted Abel “Korku tuhaf, komik bir şey” dedi. “İnsanın yeterince korkuya ihtiyacı var, ama fazlasına değil.”

Connecticut’ta serbest yazar ve anne olan Armi Rowe, “Baskı altında genellikle sakin olan mantıklı tiplerden biri” olduğunu söyledi. Karlı dağlarda tehlikeli kayak yapan biriydi. Sonra bir gün ailesindeki bazı ciddi hastalıklar ile başa çıkmanın ortasında, tek başına araba kullanmaktan korkmaya başladı. Göğsündeki ezici ağrı kalp krizi gibi hissettirdi. 911’i aradı.

“Korkudan donmuştum” dedi. Bir panik ataktı. İlk panik atağım idi.

İlk belirti ellerinin terlemesi ve sonra mide çukurunda hissizlik ve mide bulantısı idi. En sonunda vahşi bir hayvanın saldırısına uğramış gibi hissedene dek bu hisler artmaya başladı.

Endişe rahatsızlıklarında uzman olan psikolog David Carbonell “Panik atakta bir hile vardır” dedi. “Bu güçlü rahatsızlığı deneyimlersiniz, ama ona bir tehlike gibi davranırsınız”

Bugünlerde, danışmanlık, kendi kendine çalışma, sakinleştirici egzersizler ve içgözlem sayesinde, Rowe bu atakları nasıl durduracağını veya en azından minimize edeceğini biliyor.

Bilim adamları, korkunun beyinde ve bedende nasıl işlediğini öğrenerek korkuyu – azaltma işlemini geliştirebileceklerini düşünüyorlar.

Korku sıcak noktası beynin badem şekilli kısmı olan amygdala’dır.

New York Üniversitesi psikoloji ve nöral bilim profesörü Elizabeth Phelps “Amygdala insanların korkuya verdikleri tüm karşılıklardan sorumlu değildir, ama başka her şeye bağlayan hırsız alarmına benzer” dedi.

Emory Üniversitesi psikiyatri ve psikoloji profesörü Michael Davis, amygdala’daki bazı kimyasal reaksiyonların, fare ve insanların korkuyu yenmeyi öğrenme şekillerinde çok önemli olduğunu keşfetti. Bu reaksiyon farede deaktive edildiğinde, asla korkularını yok etmeyi öğrenmiyorlar.

Bilim adamları veremi tedavi etmek için kullanılan bir ilaç olan D – cycloserine’nin farelerdeki bu iyi kimyasal reaksiyonu güçlendirdiğini keşfetti. Terapi ile birlikte çalışarak, aynısını insanlarda da yaptığı görülüyor. İlk kez yükseklik korkusu olan insanlarda etkisi gösterildi. Ayrıca diğer türdeki korkular ile yapılan testlerde de işe yaradı ve şimdi Dünya Ticaret Merkezi saldırısı ve Irak savaşında hayatta kalanlar ile çalışmalar yapılıyor.

Çalışma ümit verici, ama Michigan’dan Maren hala terapiye gereksinim olduğu konusunda uyarıyor: “Bir hap alıp bu korkuları atamazsınız.”

Beyni idare etmeye gelince, korku çoğu zaman kraldır, diyor bilim adamları.

Kaliforniya Üniversitesi psikoloji profesörü Michael Fanselow “Korku en güçlü duygudur.” dedi.

Sonraki ay yayınlanacak yeni bir çalışmaya göre, insanlar başka insanlarda korkunun diğer duygulardan daha hızlı olduğunu fark ediyor. Emotion dergisinde çıkan araştırmaya korkulu, mutlu ve ifadesiz yüzlerin resimleri ile bombardıman edilen gönüllüler katıldı. Korkulu yüzleri hemen fark ettiler ve reaksiyon verdiler – resim ters olduğunda bile.

Araştırmanın yazarı Vanderbilt Üniversitesi psikoloji profesörü David Zald “Tehdit edici olabilecek herhangi bir şeyi belirlememize yardımcı olan beynin bazı gömme kısayolları olduğunu düşünüyoruz” dedi.

Diğer araştırmalar çok korkulu olmanın, diğer bedensel fonksiyonların değiştiğini gösterdi. Bir araştırma çok korkmuş insanların, korku deneyimlemeyen insanlara göre daha fazla acıya dayanabildiklerini keşfetti. Bir diğeri korku deneyimlemenin veya sadece başka insanlarda korkuyu algılamanın insanların dikkatini ve beyin yeteneklerini geliştirdiğini gösterdi.

Psikolog Carbonell, ezici korkuyu yenmeye yardım etmek için hastalarının gerçek tehdit ve sadece algılanan tehdit arasındaki farkı ayırt etmelerini sağlıyor. Korku ataklarını ve bu korkulara verdikleri karşılığı pratik yapıyorlar. Korku atağının ortasında onlara sorular soruyor, bunlar düşüncelerini değiştiriyor ve endişelerini azaltmaya neden oluyor.

Carbonell “Bu önemli, çünkü gerçek bir tehdit ile başa çıkmak için normal karşılık ya savaş ya da kaç” dedi. Ama eğer tehdit gerçek değilse, korku ile başa çıkmanın en iyi yolu sadece tersini yapmak.