Güneş Aktivitesi İnsanın Fiziksel ve Zihinsel Durumunu Etkiliyor

Mitch Battros – Earth Changes Media

NewScientist’te yayinlanan yeni bir calisma Gunes’in solar firtinalari ve insan biyolojisi etkisi arasinda direkt bir baglantiyi gosteriyor. Gunesten gelen yuklu parcaciklari kolaylastiran iletken, Dunyanin iklimini karistiran ayni iletkendir —- yani Manyetik Alan. Evet; hayvanlar ve insanlar onlari sarmalayan bir manyetik alana sahiptir – aynen bir koruyucu olarak Dunyayi cevreleyen manyetik alan gibi.

NewScientist makalesi soyle anlatiyor: Rusya’daki Kuzey Endustriyel Ekoloji Problemleri Enstitusu’nden Oleg Shumilov, “Bir cok hayvan Dunya’nin manyetik alanini hissedebiliyor, insanlar neden hissetmesin” diye soruyor. Shumilov Dunya’nin jeomanyetik alaninin 1948 – 1997 arasindaki aktivitesine bakti ve bunlarin her yil uc mevsimsel zirveye gruplandigini gordu: biri Mart – Mayis, digeri Temmuz ve sonuncusu Ekim ayinda. Sasirtici sekilde, ayrica jeomanyetik zirvelerin ayni periyotta Rus sehri Kirovsk’ta depresyon, endise, bi – polar (ruh hali salinimlari) ve hatta intiharlar gibi ruhsal rahatsizliklarin sayisindaki artisa uydugunu gordu.”

ABD Columbia Universitesi’nde bir psikiyatrist olan Kelly Posner, “Jeomanyetik aktivite ile depresyon ve intihar arasindaki iliskinin en makul aciklamasi, jeomanyetik firtinalarin gunluk ritimlerin ve melatonin uretiminin senkronizasyonunu bozabilmesidir” diyor. Gunluk ritim ve melatonin uretimini duzenleyen epifiz bezi manyetik alanlara hassastir. “Gunluk ritim duzenleme sistemi icsel saatleri senkronize etmek icin tekrarlanan cevresel isaretlere dayanir.’ diyor Posner. “Manyetik alanlar bu cevresel isaretlerden biri olabilir”

Yillardir ECM yi izleyenleriniz, tum haberlerime asagidaki ifadeyi ekledigimi fark etmistir:

“Degisen seyin sadece “dissal” (dunya degisimleri) olmadigini, insanlarin da degistigini kavramaya basladim. Hatirlayin: bizler de her birimizi cevreleyen manyetik alanlara sahibiz. “Dissal olarak gerceklesen seyin, “icsel olarak” da gerceklestigini varsaymak gerçekdisi degildir. Simdiki bilimin, Gunes’in “yuklu parcaciklarinin” ve bunun Dunya’nin manyetik alanina etkisinin degisime hiz kazandiran sey oldugunu gostererek, bu kavrami taniyacagina inaniyorum. Bunun gibi, bu ayni nedensel etki bir degisimi veya “gecisi” göstererek insan manyetik alanlarinda gerceklesir. Belki de bu Maya buyuklerinin bize anlatmak istedigi seydir.

“Dongu 24”e geliyoruz. NASA Dongu 24’un “Dongu 23” ten yuzde 50 daha kuvvetli olacagini ifade ediyor. Bu, depremler, volkanlar, kasirgalar ve cesitli firtinalar seklinde daha buyuk dunya degisimleri anlamina geliyor. Ama ayrica bizlerin Gunes’ten gelen ciddi jeomanyetik firtinalar ile yuklu parcaciklarla bombardiman edilecegimiz anlamina da geliyor. (Mitch Battros)