DR RAYMOND BROWN’UN ŞAŞIRTICI KEŞFİ

– Atlantis Küresi –

James Tyberonn

http://earth-keeper.com/

Atlantis efsanesi hala birçok insan için büyüleyici bir esrar taşıyor. Atlantik Okyanusunun derinlerine batan kadim toprakların hikayeleri 5,00 yıldan fazla bir süredir devam etmektedir. Ünlü psişik Edgar Cayce Atlantis’ten ve 200,000 yıldan daha uzun bir süre var olan Atlantis toplumundan derinliğine söz etti. Cayce’ye göre Atlantisliler Kristalleri kullanan çok ileri teknolojilere sahipti. Cayce ve John Van Auken gibi akademisyenler bir zamanların Atlantis toplumu hakkında büyük gerçeklere sahiptirler.

2012’de ve ötesinde gerçek orijinlerimizin gizli öyküsü ifşa edilecek. Graham Hancock, Dr Semir Osmanagich, Michael Cremo ve David Childress’in çalışmaları insanlıkta hızlandırılmakta olan hakikat duygusunu yakalamaya başlıyor. Atlantis toprakları ana görüş akademisyenleri için tartışmalı kalmaya devam ediyor, bu hala kanıtlanamayan bir muamma…

Bu muammaya daha fazla gizem eklemek için, Atlantis’in var olmuş olduğu bölgeye yakın sularda denizin dibindeki bir piramitte bulunmuş olan olağandışı kristal bir küreyi çevreleyen hayret verici ve tartışmalı bir gizem vardır. Bu gerçek midir?

Dr. Ray Brown’un Şaşırtıcı Keşfi

Dr Ray Brown’un Atlantis Kristal Küresi olarak bilinen kürenin keşfi 1970’te Bahamalar’daki Bari Adalarına bir scuba dalış yolculuğu sırasında gerçekleşti. Dalmaktayken, bir naturopat doktor olan Ray Brown arkadaşlarından ayrıldı ve onları ararken, görünüşe göre yakın zamandaki fırtınanın kumları tarafından üzeri açılan şaşırtıcı bir piramit yapısı ile karşılaştı. Gördüğü şeyden afallayan Brown piramidi inceledi ve piramidin yanlarının neredeyse ışıltılı taş malzemeden tamamen düz bir yüzeyden oluşmuş olduğuna şaşırdı. Piramide girince, bir Tapınak Odasına girdi, duvarlarında yosun veya mercanlar gelişmemişti. Odanın, içinin görünmesini sağlayan bir tür içsel aydınlığa sahip olduğu görülüyordu. Brown tavandan sarkan altın metalik bir çubuk gördü. Çubuğun ucunda büyük kırmızı bir kristal vardı. Onun hemen altında kristal bir küreyi tutan metalik eller olduğunu gördü. Kırmızı kristali veya metalik çubuğu yerlerinden çıkaramadı, ama kristal küreyi çıkarabildi.

Ana görüş akademisyenlerinin Kristal Kafataslarını ve Bosna Piramitlerini reddetmesi gibi, Kristal Küre ile ilgili tartışmalar da var. Dr. Brown’un hikayesi abartılmış, tartışmalı ve yanlış olarak eleştirildi.

Sorgulanmaz bütünlüğe ve dürüstlüğe sahip parlak bir adam olan Dr. Marcel Vogel küreyi inceledi ve çok güçlü, çok eşsiz enerjiler yaydığını bildirdi. O hayrete düşmüştü. (Marcel Vogel, ‘Vogel – Phi’ Kristallerinin mucididir.)

Raymond Brown 89 yaşında vefat etti ve küre yazar ve kanal Arthur Fanning’in himayesine geçti.

Küre Fanning tarafından Edgar Cayce’nin A.R.E. Vakfında sergilendi. İlginç tir ki 10 – 10 – 10’da sergilendi. Dr Greg Little’a göre, küre kesinlikle Raymond Brown’un keşfettiğini iddia ettiği küredir. Resimler Dr. Brown’un küresinin fotoğraflarına uyuyor.

Küre olağandışı özellikler sergiliyor ve onun enerjisini deneyimleyen bir çok insan güçlü bir şekilde etkileniyor. Kendiniz karar verin!

Başmelek Metatron

…Atlantis Küresi üzerine:

Aşağıdaki, Şubat ayında tümüyle yayınlanacak olan mesajdan bir alıntıdır:

“Bulunacak olan başka küreler vardır. Bunlar Arkturus teknolojisidir ve dünya dışıdır. Kürelerin kesin/hassas fonksiyon enstrumanları olduğunu söylemek daha doğrudur. Bu küre ‘Ateş Taşı’, Yakut Kristal ile bağlantılı olan bir kalkan sisteminin parçası olarak kullanılıyordu. Atlantis çağında Kristallerin kullanılması son derece karmaşık bir teknolojiyi kapsıyordu. Bunlar Yakut Kristali ile birlikte kullanılan enerjisel güç çeviriciler ve dengeleyiciler, dalga koruyucuları idi….”

“Kürenin keşfi Raymond Brown tarafından yapıldı. O açıklamaları bir şekilde abarttı ve olayla ilgili anılarının bir kısmı o bölgenin içindeki zaman kapısının anormalliğinde gerçekleşmesi nedeniyle bulanıklaştı. Fırtınanın manyetik kalıntısı geçici bir pencere açtı. O kendisi deneyimlemiş olduğu şeylerin doğruluğunu zaman zaman sorguladı, kürenin doğrulanması haricinde..”

“Küre bilinçli bir kütüphane değildir, örneğin MAX’ta (kristal kafatası) bulunan besleyici veya duygusal veçhelere sahip değildir. Boyutsal arayüzey zarına bağlantı kurmak & onun etrafından dolaşmak için hassas enstrumentasyon yeteneğine sahiptir. Küre ile kişisel bir seansın yararı, insanın diğer zaman hologramlarını, diğer yaşamları, diğer eşzamanlı realiteleri daha lüsid şekilde deneyimlemesini sağlamakta titreşimsel bir katalizör olma yeteneğidir. Bu etki Atlantis kalkanında asıl amaç değildi. Onun frekans alanının ikincil yanıydı….”