DÜNYAYA ÇARPAN ZEHİRLİ UZAY BULUTLARI KİTLESEL KUŞ VE BALIK ÖLÜMLERİNE NEDEN OLUYOR

Sorcha Faal

Rusya’nın Olağandışı Durumlar Bakanlığı (MCHS) tarafından hazırlanan bir rapor, dünyamızın şu anda gezegenimizin üst atmosferine nüfuz eden “zehirli uzay bulutları”nın “saldırısı altında” olduğu uyarısını yapıyor. Bu uzay bulutlarının atmosfere sızmasının nedeni Yerkürenin manyetik kutuplarının “hızlanmış hareketi”dir ve bu bulutlar tüm dünyada bildirilen kitlesel hayvan ölümlerinden sorumludur.

Önceki raporumuzda, gezegenimizin kutuplarının değişiminin uçaklara nasıl zarar verdiğini anlatmıştık, şimdi MCHS raporu durumun daha da kötüleştiği uyarısını yapıyor.

Bu rapora göre, gezegenimizin kutuplarının hızlı değişimi, Yerkürenin manyetik alanını sarsan solar rüzgarın normal akımlarının alt atmosferimize saniyede yaklaşık 700 kilometre hızla girmesine izin veriyor. Solar rüzgar kendisiyle birlikte bu son birkaç yılda tüm dünyada büyük sayılarda “gizemli şekilde” ortaya çıkmakta olan ölümcül uzay bulutlarının parçalarını taşıyor.

Bu ölümcül uzay bulutlarına Batılı bilim insanları tarafından Noctilucent (Gece parlayan bulut) Bulutlar adı verildi ve belli belirsiz bulut benzeri fenomen olarak tanımlandı. Bunlar derin alacakaranlıkta görünür olan, üst atmosferdeki polar mezosferik bulutlar adı verilen çok daha parlak ve yayılmacı polar bulut katmanının düzensiz kenarı olarak tanımlandı.

Noctilucent Bulutlar Dünyamızda ilk kez 1885’te ortaya çıkmaya başladı, o tarihlerde dünyamız Endüstri Devrimini tam olarak kabul etmeye başladı.

Rapor, bu bulutların yalnızca gizemli olmadığını, ayrıca Hidrojen Siyanür zehirli gazından oluştuğundan ölümcül olduğunu söyleyerek devam ediyor. Hidrojen Siyanür bulutlara elektrik mavisine benzeyen bir renk veriyor.

Hidrojen Siyanür ilk kez çivit boyasından izole edildi, 1704’ten bu yana bilinmekteydi, ancak yapısı bilinmiyordu. Şimdi karmaşık bir yapısı olan düzenleşim polimer olduğu ve deneysel formülünün hidrate demir siyanür olduğu biliniyor.

1752’de Fransız kimyacı Pierre Macquer, koyu lacivertin demir oksit ve uçucu bir bileşene dönüştürebileceğini ve bunların boyayı yeniden yapılandırmak için kullanılabileceğini göstererek önemli bir adım attı. Yeni bileşen şu anda hidrojen siyanür olarak bildiğimiz şeydi.

Hidrojen Siyanürün ayrıca iki büyük yoldan biri vasıtasıyla yıldızlar arası bulutlarda oluştuğunu not etmek önemlidir: nötral – nötral tepkime ile (CH2 + N → HCN + H) ve çözülmeli yeniden birleşim ile (HCNH+ + e- → HCN + H). Çözülmeli yeniden birleşim yolu %30 baskındır; ancak HCNH+ lineer formunda olmalıdır. Yapısal izomeri H2NC+ ile çözülmeli yeniden birleşim özellikle hidrojen izosiyanür (HNC) üretir.

Solar rüzgarın Yerküremizin manyetik alanına girmesiyle, bu zehirli Hidrojen Siyanür Noctilucent Bulutları alt atmosfere taşınır, burada yolu üzerindeki kuş sürülerini “saniyeler içinde” zehirler. Kendi başına bu rüzgarların kuvveti muazzam travmaya ve anında ölümlere neden olur.

Bu fenomenin neden olduğu kitlesel ölümlerin bir örneğini Londra’nın Daily Mail haber servisinin İtalya’daki trajik olaylarla ilgili haberinden okuyabiliriz:

“Tüm dünyada kitlesel hayvan ölümlerinin artan miktarında, bir İtalyan kasabasında binlerce ölü üveyik kuşu çatılara ve arabaların üzerine yağmur gibi yağdı. Faenza’da yaşayanlar kuşların gagalarında garip mavi lekelerle yere ‘küçül Noel topları” gibi düştüğünü anlattılar. Kuşların 8000 tanesine yapılan ilk testler, mavi lekeye zehirin veya kanda oksijen eksikliğinin neden olmuş olabileceğini gösterdi.”

Bu fenomen sadece kuşlarda kitlesel ölümlere neden olmayabilir, bu MCHS raporunun belirttiğine göre, bu zehirli uzay bulutları gezegenimizin sularına çarptığı zaman, sudaki yaratıklar da ölür ve bunun bir kanıtı olarak sadece bu geçen hafta ABD, Güney Amerika, İngiltere, Tayvan, İsveç ve Yeni Zelanda’da milyonlarca balık ve yengeç ölümleri bildirildi.

Önemli olan bir diğer konu şu: MCHS bu kitlesel ölümlerin ‘24 ve 58 Kuzey’ ve ‘8 ile 24 Güney’ arasındaki çok belirli enlem aralığı ile sınırlı olduğunu söylüyor; bu Yerküremizin üst atmosferinin iki ayrı ucunun bu zehirli uzay bulutu gazlarının alt atmosfere girmesine izin verdiğini gösteriyor.

MCHS raporu, Yerküremizin manyetik alanındaki bu yerlerin, bu zehirli uzay bulutlarının kitlesel ölümlere neden olmaya devam etmesine izin vererek ne kadar süre açık kalacağını söylemese de, bu fenomen bugünkü dünyamız için yeni olsa da, aynı şeyin kadim insanlar için söylenemeyeceğini not etmek yol göstericidir.

“Bu Dünyanın Tahtı İçin Savaş Başlıyor: Einherjar Savaşçılarının Dönüşü” kitabında, Sorcha Faal atalarımızın kadim mitlerinin bugün yaşadığımız dünyaya nasıl eşdeğer olduğunu anlatıyor. İnsanlar “tanrılar” olduklarını düşünürlerken, sadece kendilerinin değil, Dünya adını verdiğimiz bu gezegen üzerindeki tüm yaşam formlarının toptan yok oluşuna başlıyorlar.

Ve eğer bu kadim mitler doğru ise, o zaman bir kez daha, küstah insan ırkının “alabora olması” önümüzdedir, o zaman “denge” yeniden kurulur. Gelecekte bu zamanlar üzerine yazılacak olan tarih, ABD, Rusya ve Çin gibi ulusları, bizim bugün Atlantis, Mu ve Lemurya’yı huşu ve saygıyla anmamız gibi tanımlayabilir.