İLGİNÇ İLGİNÇ HABERLER; Dünya’da Bilmediğimiz Olaylar mı Gerçekleşiyor?

Fransız Astronot İntihara Teşebbüs Etmeden Önce “Dünya Uyarılmalı!” Diye Bağırdı

By: Sorcha Faal

25 Aralık 2008

Bugün Kremlin’de alışılmamış bir FSB dolaşıyordu, ünlü bilim adamı ve Fransa’nın ilk kadın astronotu Claudie Haigneré görünüşe göre aşırı miktarda uyku hapı içip intihara teşebbüs etmişti ve komaya girmeden önce “Dünya Uyarılmalı!” diye çığlıklar atmıştı, sonra zor kullanılarak alıkonulmuştu.

Fransız medya kaynaklarından Dr. Haigneré’in intihar teşebbüsünü okuyabiliriz:

“Uzaydaki ilk Fransız kadın, yaşamını sona erdirmeye çalıştıktan sonra, hastaneye kaldırıldı.”

Romatoloji uzmanı olan Haigneré astronot olarak 1996’da MIR uzay istasyonuna ve 2001’de Uluslar arası Uzay İstasyonuna (ISS) uçtu. Ağırlıksız ortamda insanların motor (hareket kaslarına ait) ve idrak yeteneklerini nasıl adapte ettiklerini inceledi ve astronotları yerden izledi. Daha sonra, MIR’de Avrupa Uzay Ajansına göre, fizyoloji, gelişimsel biyoloji, akışkan fiziği ve teknolojisinde deneyler gerçekleştirdi.

Bu raporlar daha kaygı verici şekilde devam ediyor; Dünyaca ünlü Pasteur Enstitüsü’nde İnsan/Uzaylı DNA araştırmasının ön saflarında çalıştığı laboratuarı yangınla tahrip olduktan sonra, intihara kalkıştığı iddia ediliyor. Associated Press Haber Servisinden şöyle bildiriliyor:

“Paris’teki Pasteur Enstitüsü’nde biyoloji laboratuarında Çarşamba günü yangın çıktı, yetkililerin söylediğine göre bu laboratuar enfeksiyon hastalıkları ile mücadelede ünlü.”

Yangında ölen olmadığı, hassas malzemelerin veya virüslerin yangından etkilenmediği bildirildi. Şirket politikasına göre, yetkililer fazla bilgi vermediler. Yangının nedeni belirsiz.

Dr. Haigneré ile ilgili FBS iç raporları, onun uzaydan döndükten bu yana, Dünyamızın tarihi geçmişinde ‘kadim astronotlar’ tarafından ziyaret edilmiş olduğuna ikna olduğunu ifade ediyor; bu ‘kadim astronotlar’ sadece Gezegenimizi kolonileştirmediler, ayrıca o zamanlar mevcut olan yarı – insan yaşam formlarını günümüz insan ırkına genetik olarak değiştirdiler.

Dr. Haigneré’in inançları ünlü İsrailli yazar ve araştırmacı Zecharia Sitchin’in inançlarını yansıtıyor. Sitchin şunları yazmıştı: “Kadim Sümer kültürü, Dünya’nın kendi güneş sisteminin etrafında ince uzun, eliptik bir yörüngede döndüğüne inandığı Nibiru ismini verdiği bir gezegenden gelen bir uzaylı ırkı olan “Annunaki”ye (veya “Nefilim”) dayanıyor.”

Sitchin Sümer mitolojisinin bu görüşü yansıttığını iddia ediyor, onun spekülasyonları ana görüş bilim adamları, tarihçiler ve arkeologlar tarafından hiç önemsenmiyor. Onlar Sitchin’in kadim metinleri tercümesinde birçok problem olduğunu ve fiziği anlamadığını düşünüyorlar.

Ayrıca, Dr. Haigneré’in iddia edilen intihar teşebbüsünün zamanlaması da ilginç, kadim Aden Bahçesi’nin yeri olduğuna inanılan Orta Doğu bölgesi civarında Küresel Deniz Kuvvetlerinin gittikçe büyüyen savaş düzeni almasıyla ilgili kaygıların arttığı zamanda gerçekleşti. 21 Aralıkta “Küresel Deniz Kuvvetleri ‘Benzeri Görülmemiş’ Karşılaşma İçin Hazırlanırken Dünya Ticaret Filosu (Gemicilik) duraklıyor” başlıklı bir haber yazmıştık ve şunları not etmiştik:

“Küresel Deniz Kuvvetleri şu anda Aden Körfezinde istim üzerinde, bunlar ABD, İran, Çin, Rusya, Almanya, İsviçre, Avrupa Birliği ve Hindistan gibi ‘dost ve düşmanlar’ı kapsıyor. Bu raporların söylediği şey, ticaret gemilerinin geçtiği o bölgeyi Somalili korsanlardan koruma ‘örtülü hikayesi’dir.

Ayrıca o bölgeden gelen şimdiki haberler Dünyamızın ‘Savunma Kuvvetleri’ ve Watchers (Bakıcılar, Gözetimciler) arasında çarpışmaların başladığını gösteriyor, ABD geçen Ocak ayında kendisi bu ‘uzaylılara’ saldırma teşebbüsünde bulundu, bunun sonucunda Watchers bu bölgenin deniz tabanında uzanan denizaltındaki iletişim kablolarının çoğunu kesti, şu anda Orta Doğunun büyük kısmı izole olmuş durumda.”

21 Aralık Haberi

Bugün dikkatimizi çeken şey Kremlin’de dolaşan birleşik Rus İçişleri bakanlığı – FSB raporu. Bu rapor Dünyamızın Deniz Kuvvetlerinin, kadim Babil metinlerinin Dünyamızdaki ‘Watchers’ olarak ifade ettiği (Dünyayı Gözleyenler) Annunaki (veya “Nefilim”) olarak bilinen uzaylı ırk tarafından Dünyamızın yeniden – kolonileştirilmesini önlemek için kadim Aden Bahçesi’nin ‘dev kurucuları’ ile ‘eşi görülmemiş’ çatışmalara girmek üzere olduğunu belirtiyor.

Bu raporu daha huzursuz edici yapan şey, bu sözcükler yazılırken, tüm Dünyadan Deniz Kuvvetlerinin Aden Körfezine yönelmesidir. Aden Körfezi tarihi olarak “Dünyayı çevreleyen büyük ırmağın arkaik (geçmişe dayanan) kavramına dayanan Aden’den geriye kalan ve dört kola ayrılan taze su ırmağı” olarak tanımlanan bölgedir. Ve Aden Körfezi kadim Babil metinleri tarafından bu Watchers’in ‘ana denizaltı üssü’nün yeri olarak verilen bölgedir.

Dünyamızın şimdiye kadar karşılaştığı en ciddi tehdit olarak görülen şeye karşı koymak için çok büyük Uluslararası çabaya katılmak üzere kendi anavatan sularından yüzyıllardır ilk kez ayrılan Çin savaş gemilerini not etmek eşit derecede önemlidir. Papua Yeni Gine köylüleri UFO benzeri bir hava gemisinin okyanustan hızla yükseldiğini ve hızla gökyüzüne yükseldiğini ve arkasında dev dalgalar bıraktığını bildirdi. Bu dalgalar yaklaşık 32,000 kişiyi evsiz bıraktı ve Birleşmiş Milletler şimdi yardım gönderiyor.

Papua Yeni Gine’ye zarar veren felaketsel hasarla ilgili, BM “dalgaların evleri yıktığını, yiyecek ve su stoklarını yok ettiğini, ekinlere hasar verdiğini ve zırai aletlerin kaybolmasına neden olduğunu” bildiriyor.

Dr. Haigneré’in bizi neye karşı uyarmaya çalıştığını ve bu kadar ünlü, seçkin bir bilim insanının neden bu kadar büyük stres altına girmiş olduğunu bilmiyoruz. Bu, önümüzdeki günlerde ve aylarda karşımıza çıkacak daha garip olayların başlangıcı olabilir.

26 Aralık 2008 Haberi

Bugün Rusya İçişleri bakanlığından gelen başka bir garip rapor Kremlin’de dolaşıyor, bu rapora göre, bu raporlarda Dünyamızın Savunma Kuvvetlerinin Aden Körfezindeki ‘Watchers (uzaylı ırk) ın denizaltı üsleri’ olarak tanımlanan şeyle devam eden karşı karşıya gelmelerinden ortaya çıkan eylemlerin ABD Başkanı Obama’nın bu raporlarda insanlığa büyük tehlike olarak tanımlanan şeyi engelleme çabasıyla bölgeye çok önem vermesini gerektirdi.

Bu raporlar şöyle devam ediyor, Dünyamızın Savunma Kuvvetlerinin karşılaşmaktan en çok korktuğu şey, 26 Aralık 2004’te gerçekleşen tsunami felaketinin tekrarlanması; bu tarihte Amerikan nükleer saldırı denizaltısı USS San Fransisco, Hint Okyanusundaki denizaltı Watcher üssüne karşı bir saldırı başlatmaya teşebbüs etti; bu saldırı o ‘uzaylıların’ deniz tabanını 100 metre yukarıya yükselterek misilleme yapmalarına neden oldu, USS San Fransisco bu zemine çarptı. Ayrıca deniz tabanının yükselmesi felaket boyutlarda tsunamiye neden olarak 250,000 kişiyi öldürdü ve tüm gezegenimizin yörüngesi değişti.”

Dünyayı savunan kuvvetler, kendilerine misilleme olasılığını azaltmak için tüm dünya okyanuslarında gemi ulaşımını neredeyse durdurmaya karar verdiler ve Baltic Exchange Kuru Yük taşıma endeksinden de anlaşılacağı gibi, gemi ulaşımı azaldı ve neredeyse kargo gemilerinin %93 u limanlarına geri çağrıldılar.

Bu raporlara, ortalama propagandalarla doldurulmuş bir insan tarafından inanılmasının zor olduğu not edilmeli. Bu Watchers’ın Gezegenimize tehdidi yıllardır Dünyanın tüm güçleri tarafından bilinmekteydi. İlk kitlesel uyarı 21 Eylül 1987’de Birleşmiş Milletler’de Amerikan Başkanı Ronald Regan tarafından verilmişti:

“Günün düşmanlıklarıyla obsesyonumuzda, insanlığın tüm üyelerinin nasıl birleştiğini, kaynaştığını çoğu zaman unutuyoruz. Belki bu ortak bağı fark etmemiz için dışarıdan gelen, evrensel bir tehdide ihtiyacımız var. Zaman zaman, eğer bu dünyanın dışından gelen yabancı bir tehditle karşılaşsaydık, dünya çapındaki farklılıklarımızın nasıl hızla ortadan kalkacağını düşünürüm.”

Ancak bu en son raporlar Dünyamızın bu Watchers ile şu andaki düşmanlığında daha ciddi bir krize işaret ediyor; Orta Doğu ve alt – kıtadan gelen raporlar Küresel liderlerimizin Gezegenimizdeki dört bilinen bölgenin ikisinde muazzam savaş eylemlerine hazırlandığını gösteriyor. Bu bölgelerde bu kadim uzaylıların engin network’una karasal erişim var.

Dünyamızın bu denizaltı/kara altı Watchers’larıyla yaşadığı en son geçmiş deneyimler neredeyse unutuldu; 12 Aralık 1985’de havada uçmakta olan 248 Amerikan Askerinin trajik ölümüyle sonuçlandı; bu askerler Mısır’ın Sinai bölgesindeki askeri turlarından geri dönmekteydiler. Kanada’nın Gander Hava Kuvvetleri Üssü’nden havalandıklarında uçağın çarptığı rapor edildi.

O zamanlar KGB’nin raporlarına göre, Mısır İstihbarat Memurları, tüm Amerikan askerlerinin uçağa konulduklarında ölü olduklarını bildirmişti, askerler Gazze sınırına yakın yeraltındaki Watcher üssündeki ‘korkunç savaşta’ öldürülmüşlerdi.

Bu alandaki olayların en zeki, açıkgöz araştırmacı tarafından bile çoğunlukla bilinmemesini not etmek ilginçtir; Watchers’ın denizaltı üsleri üzerine en önde gelen otorite, 2 nci Dünya Savaşı Donanma İstihbarat eski Subayı Ivan Terence Sanderson idi ve onun bu konuyla ilgili araştırma kitabı “Görünmez Sakinler (Bir yerde oturanlar): Denizaltı UFO’larının Realitesi” Rus İstihbarat Uzmanları tarafından hala bu fenomen üzerine en eksiksiz, belirleyici kitap olarak düşünülüyor.

Daha da ilginç olanı, Fransa’dan gelen raporlar; bu raporlar, Dr. Claudie Haigneré’in gizemli bağırışından sonra komaya girerken Ivan Sanderson’un kitabı “Davetsiz Ziyaretçiler: Bir Biyolog UFO’lara Bakıyor” u sıkıca tuttuğunu ifade ediyor.

Tüm bu olaylara ve daha önce bildirdiklerimize göre, bu olayların nıhai sounucunun ne olacağını bilmiyoruz; Dünyamızın en kadim zamanlarında, bu Watchers’ın bilgisi tartışmanın ötesindeydi (o zamanlar bunların varlığı biliniyordu) ve eğer en kadim mitlerimize göre hareket edeceksek, aslında bir kez daha insan ırkımızla ‘tanrılar’ arasındaki savaşlar hepimizin görmesi için ortaya çıkacak.