Jeomühendislik, Chemtrails (Kimyasal Püskürtmeler), HAARP, Dünya Düzenleri, Zaman Çizgileri ve Yükseliş

Yazdır Yazdır 

Jeomühendislik, Chemtrails (Kimyasal Püskürtmeler), HAARP, Dünya Düzenleri, Zaman Çizgileri ve Yükseliş

— Daniel

Arka Plan

Bir radyo şovunda (1), “negatif zaman çizgisini” Gri ET’ler tarafından yönetilen bir tür “sentetik kuantum ortam” olarak tartışan exopolitik uzmanı Alfred Lambremont’u dinliyordum, bu negatif zaman çizgisinin “yapılmış” olduğunu ifade ediyordu. Phoenix III projesinde (daha yaygın şekilde Montauk Projesinin zaman yolcuğu yönü olarak bilinir) teknisyen olarak çalıştığımdan, neler olup bittiğinin ve ne yapmaya çalıştıklarının ilk elden bilgisine sahibim – ve jeomühendislik uygulamasındaki o deneylerden gelen bazı parlak bilgileri kullanmakta oldukları görülüyor. O deneylerden bu yana geçen 20 yılda, çok fazla şey öğrendim ve Dewey Larson’un fiziksel teorinin İki Taraflı Sistemi (ters dizge) (2) tarafından sağlanan yeni bilgi bağlamında buna bakmaya karar verdim.

Phoenix III zamanın doğasını, zamanın manipüle edilip edilemeyeceğini ve eğer edilebiliyorsa bunu yapmanın işlemini belirlemek için örtülü bir girişim idi. Ayrıntılarına girmeden (3), kısa yanıt dahil olanların zamanın anlayışına varmamaları, bunun düşünüldüğü gibi geleneksel fizik olmadığı, ama “geçmişe” ve “geleceğe” geçici deneyler gerçekleştirmek için bazı teknolojileri kullanabildikleridir.

Zamana erişmek için, ışık hızından daha hızlı bir itici güç sisteminden bir navigasyon bilgisayarı bir portal açmak için kullanıldı, bu portaldan görsel bir kayıt yapılabilecekti. Daha sonraki deneylerde bu portaldan diğer kronolojik periyotlara canlı organizmalar göndermenin yolu bulundu, bununla birlikte bu son derece tehlikeli idi ve nadiren işe yarıyordu. Kullanılan ekipmanın doğası nedeniyle, sadece son derece gelişmiş psionik yeteneği olan insanlar ekipmanı çalıştırabiliyordu (geleceği görmede usta olan psişikler)

Sorunlardan biri, zaman yolculuğu deneylerinin 2012/2013 yılı sınırını (geleneksel takvim) geçince tam anlamıyla toslamasıydı ve o zamanlarda, sandalyeyi işleten psişik tarafından oluşturulmuş bir tür yapay gerçeklik olduğu ortaya çıktı. “Uzmanlar” bununla ne yapacaklarını bilmiyordu, ama çoğunlukla, bunun görüntülenen periyodun realistik görüntüsü olduğunu düşünüyorlardı, çünkü farklı psişikler ile tutarlı idi ve ileriye gönderilen herkes çok benzer bilgi ile geri döndü. Şimdi buna bakarken, doğal olan zaman çizgisi yerine, Lambremont tarafından tanımlandığı gibi “sentetik kuantum ortam” ile daha tutarlı olduğu görülüyor, ki bu, bunun neden her zaman spesifik bir noktayı geçince donduğunu açıklayabilir. Şu anda bildimiz şey ile, Lambremont’un o radyo şovunda tartışmakta olduğu şey hakkında epeyce gerçek var.

Tüm dünyada görülmekte olan garip hava durumu araştırması (şunlar ile ilgili etkiler dahil; kırmızı yağmur, “ani ölüm” ile bitkilerin biyolojik olmayan stresi, aşırı radyasyon seviyeleri ve mor ötesi ışık vs) olan bitenleri ortaya çıkarabilir… ve bu eski Montauk projesi ile bağlantılı. Bu yorum kimyasal püskürtmeleri, HAARP’ı, jeomühendisliği, yer altı şehirlerini, genetik mühendisliği açıklamakta ve hatta zaman çizgilerini ve gelmekte olan yüksek boyuta yükselişi açıklamaktadır (4). Gerçek olarak ele alınan çeşitli yanlış kanılar nedeniyle, bu bağlantılar geleneksel bilim tarafından görülemez. (5). Dewey Larson’un Hareket Evreni, Uzay ve Zamanın Ötesi kitaplarındaki bilgiler ve yıldızların içinin ve güneş lekelerinin doğası üzerine Prof. KVK Nehru tarafından yazılan takip makaleler ile (6), olan bitenler çok daha anlam kazanmaya başlıyor. Politikacıların bir şeyler sakladığını düşünüyorsunuz – bilim insanlarını deneyin!

Olup biten şeylerin çoğu daha büyük bir olaya tepkidir. Nedeni bulun, etkiler anlamlı gelmeye başlar. Bu nedenle, en görünür etki ile başlayalım: iklim değişikliği. Ve bunun için, iklim üzerinde tek, en büyük etkiye – güneş ışığı – ve onun nereden geldiğine – güneş – bakmalıyız.

Yıldızsal Evrim Geriye Doğru!

İki Taraflı Sistem (RS) fiziğinde, Larson skalar hareket kavramına dayanan ve atomlar için iki “yıkıcı sınırı” belirleyen bu yapının doğal sonucu olarak atom için daha iyi bir yapı ile ortaya çıkıyor: termal sınır ve yaş sınırı. Termal sınır, termo – nükleer reaksiyonlarda kullanılan genel sınırdır, ama yaş sınırı geleneksel bilim tarafından bilinmez ve yüklü, elektron nötrinoların atomlar tarafından zaptedilmesi ile ilgilidir, bu izotopik kütle yaratır (7). Yaş sınırına ulaşıldığı zaman, bir element radyoaktif hale gelir ve patlar. Larson bu kavramları astronomiye uyguladığı zaman, bu sınırlara dayanan yıldızsal tutuşma için farklı bir mekanizma buldu. Tutuşma patlayan atomlara dayanıyor – fizyon (bölünme), füzyon (kaynaşma) değil – ve bu astronomların yıldızsal (ve galaktik) evrimin tersine doğru sıralandığı sonucunu çıkarmalarına yol açtı!

Hareket Evrenin’de (9), Larson yıldız evriminin etrafından döndüğünüz, kızıl devleri en genç yıldızlar yaptığınız ve mavi devleri en yaşlı yıldızlar yaptığınız zaman gerçekleşen şeyin sonuçlarıdır.

Geriye doğru evrim, geleneksel astronominin kendi yorumlarını anlamlı kılmak için takdim ettiği cihazlar kümesine gereksinimi elimine ederek evrenin mükemmel mantıklı ve tutarlı modeline neden oluyor; karanlık madde, karanlık enerji, kara delikler, kuark yıldızlar, nötron yıldızlar .. gibi şeyler. Sırayı doğru koyduğunuz zaman, hepsi sadece tek, tutarlı bir yıldızsal evrim sürecindeki farklı aşamalar haline geliyor.

Yıldızsal evrim sırasını doğru yerleştirmenin sonucu olarak, bazı varılan sonuçlar popüler inançtan farklıdır:

* Yıldızlar büyük toz bulutları olarak başlar, kızıl süper devlere, turuncu devlere yoğunlaşır, sonra beyaz ana sıra yıldızlara, sonra mavi devlere, sonra süpernovaya. Bir metal parçasını ısıtınca başlangıçtaki kızıl parlaklıktan, mavi-sıcak olduğu ve kırıldığı yere kadar aynı süreç.

* Yıldızlar yakıt olarak toz ve enkazdan oluştuğu için, daha fazla yakıt olunca, güneş daha sıcak olur.

*David Wilcock’un geçmişte tanımladığı gibi, gezegen ayları güneş sisteminde “izler” bırakır, bu uzayın tozlu bir bölgesine girdiğimizi belirtir. Yıldız yakıtı için tüm bu toz ve enkaz ile, güneşin boyutu büyür ve daha sıcak hale gelir, G – sınıfı (sarı) bir yıldızdan F – sınıfı (sarı-beyaz) bir yıldıza dönüşür.

*Uzun-vadeli tarihleme sistemimizin radyoaktif elementlerin Dünya doğduğu zaman oluştuğu varsayımına dayanması – düzenli olarak üretildiğine dayanmaması – nedeniyle, jeolojik çağlar sistemimiz son derece yanlıştır. Astronomik olaylar, astronomların varsaydığından binlerce kat hızlı hareket eder. Gezegen ve güneş sistemi iddia edildiği kadar yaşlı değildir ve insanlık geçmişte güneşin “değiştiğini” görmek için ortalarda idi.

Düzeltilmiş yıldızsal evrimden gelen bu sonuçları göz önüne aldığınız zaman, tek bir sonuç apaçıktır: küresel ısınma ineklerin gaz çıkarmasından değildir, güneşin gittikçe daha sıcak hale gelmesindendir ve daha sıcak olmaya devam edecek. (10).

Güneş Yumuşak, Düzgün bir Geçiş ile değil, Kuantum Adımlar ile Isınıyor

İki Taraflı Sistemde, her şey farklı birimlere nicemlenmiştir. Bu yıkıcı sınırlar ile olan durumdur… yıldızlar düzgün olan şekilde ısınmaz, ama spesifik bir sıcaklıkta kalmaya eğilimlidirler, sonra (yaş sınırını kontrol eden) manyetik iyonlaşma seviyesi arttıkça aniden yeni sıcaklık aralığına sıçrarlar. Yıldızları tanımlamak için farklı renk-sıcaklık sınıfı sistemine sahip olmamızın nedeni budur. Doğru evrimsel sıra ile H-R diyagramına baktığınız zaman, farklı sıçramalar çok görünür hale gelir, yıldızlar kızıl süper devlerden, turuncu devlere ilerler, ana sıra – arkalarında bir kaç yıldız ile grafikte farklı çubuklar. Isınmanın erken aşamaları sonraki aşamalarından daha büyük sıçramalar yapar, bu nedenle bu burada apaçık. (11). Astronomlar devlerin cücelerden ayrı olduğunu düşünüyor, çünkü yıldızların kuantum adımlarla ısındığını ve yoğunlaştığını kavramıyorlar – sürekli bir değişimi varsayıyorlar, bu nedenle bağlantıyı kaçırıyorlar.

Radyoaktivite: FTL (Işıktan Hızlı) Hızlarına Hızlanma

Radyoaktif elementlerin geleneksel anlayışının bazı güncellemelere gereksinimi var. İki Taraflı Sistemde, maddeyi ışık hızını geçinceye kadar hızlandırdığınız zaman, radyoaktif hale gelir – parçacıkları fırlatırken radyo dalgaları yayar. Bu nedenle ona “radyo aktif” denir. Bunun, ışık hızını geçtiğiniz zaman, izotopik kararlılık bölgesini tersine çevirdiği gerçeği ile ilgisi vardır. Yıldızların içindeki atomik patlamalar, ışık hızını geçen harekete itmek için yeterince şiddetlidir, parçacık hızlandırıcılarda elektromanyetik araçlarla başarılamayan bir şey.

Örneğin, U-236’yı alalım. Uranyum element #92 dir, bu nedenle doğal kütlesi 184 tür (element rakamının iki katı) ve kalan 54 kütle birimi “izotopik kütle”dir, 236 izotop oluşturan kütlenin (nötrinolar) birikimi. 184+52=236. U-236 ışık hızını geçecek kadar hızlandırıldığında, tersine çevirme gerçekleşir ve kararlı bölge 184-52=132 olur. Atom, FTL (ışıktan hızlı) hızında kararlı olmak için 104 kütle birimini (2×52) fırlatmak zorundadır. İzotopik kütlenin bu fırlatılması radyoaktif emisyondur.

Eğer Bob Lazar’ın günlerini ve UFO itici gücünün element 115’i kullandığı iddiasını düşünürseniz…, 115 230 doğal kütleye sahiptir ve tahmin edilen kütle 288 dir, yani 25 birim izotopik kütle vardır. 115 ışıktan daha az hızlarda oldukça kararsızdır, ama FTL hızlarında sadece 172 kütleye sahiptir – tamamen kararlı. Onu reaktörden dışarı çekin, karanlıkta parlama noktasına kadar x-ışınları ile bombardıman edilirsiniz. FTL tahriklerinin asla kapanmamasının nedeni budur. Ki bu beni iki taraflı işleme getiriyor – FTL den ışık-altı hızlara düşen madde.

X-Işın Emisyonu: Işık-altı Hıza FTL

Yüksek-hızlı madde ışık hızının altına düştüğü zaman, kaybettiği izotopik kütleyi tekrar elde etmek zorundadır. U-236’da, FTL kütlesi sadece 132’dir. Bu ışık-altı hıza geri düştüğü zaman, o kütle 236 atomik kütle birimine geri artmalıdır, ki bu ışık hızı sınırının diğer tarafında bir tür geriye doğru radyo-aktif emisyondur – atom kütlesini geri oluştururken, parçacıkları emer ve radyo dalgaları değil, x-ışınları yayar. Işıktan hızlı hareketten ışık hızı altına düşen tüm elementler x-ışınları yayar ve tüm x-ışını yayıcılar bu süreci gösterir – güneşimiz dahil.

Güneşteki tek ışık-altı hızlar fotosferdedir. İçeriye daha derin girdikçe, manyetik iyonlaşma seviyesi çok daha yüksektir ve yaş sınırı yıkımları sürekli olarak maddeyi FTL (ışıktan hızlı) hızlara hızlandırır, ki fotosferin alt katmanlarının bir radyo kaynağı olmasının nedeni budur – o FTL hareketine sınırdır. Ara sıra, güneş geğirir (12) ve biraz FTL maddesi çekirdekten fotosfere çıkar, anında soğumaya başlar ve ışık hızının altına düşerek x-ışınları patlamaları üretir ve hızla plazmaya genişler – koronal kütle püskürmesi. İki taraflı ilişkiden dolayı, FTL hareketi zamanda genişler, bu nedenle uzayda sıkışır. Işık hızının altına düştüğü zaman, bu sıkışma uzamsal patlama gibi yeniden – genişler. Bu nedenle CME’ler FTL hızlarında çekirdeğin ne kadar çalkantılı olduğunun iyi bir göstergesidir.

Şimdi radyoaktif emisyona iki taraflı işlemin x-ışını emisyonu olduğunu ve her ikisinin de FTL sınırını geçmek ile ilgisi olduğunu biliyorsunuz (3B uzayda ışık altı hareketten 3B zamanda ışıktan hızlı harekete). FTL hızlanması radyoaktivite üretir; hızın azalması x-ışınları üretir.

Solar Geçiş

Parçaları bir araya getirme zamanı… güneş, güneş sisteminin şu anda deneyimlemekte olduğu tüm toz ve enkazdan daha sıcak hale geliyor. (13). Artan yakıt termal yıkıcı sınırı artırır, bu da manyetik iyonlaşma seviyesinde artışa karşılık gelir, bu yıldızsal yanma işlemi için daha fazla elementin mevcut olmasını sağlar – güneş daha parlak ve daha sıcak olacak. Başlangıçta, bu parlak flaşlar şeklinde gerçekleşecek (14), mini nova gibi, manyetik iyonlaşma sınırını sonraki kuantum adımda tutmak için yeterli materyal mevcut oluncaya kadar. O zaman, güneş aniden yıldız sınıfında sıçrama yapacak ve orada kalacak. ( İki Taraflı Sistemde “yukarı”, geleneksel astronomide “aşağı”, çünkü bunlar geriye doğru sahipler).

Geçiş ilginç olmalı. Güneşin manyetik iyonlaşma seviyesi arttığı zaman, bu barbekü ızgarasının kömürlerine bir bardak benzin fırlatmaya benzer – bir alev patlaması ve termal aktivite, o kadar çok ki termal hızları ışık hızını geçmeye hareketlendirecek. Bu “ters çevrilmiş termal emisyon” aslında küçük ölçekte sık sık gerçekleşir ve Prof. KVK Nehru’nun çalışması, Güneşin Yapısına Bakışlar: Güneşin İçi ve Güneş Lekeleri’nde ayrıntılı dökümante edilmiştir ve güneş lekelerinin karanlık olmasının ve soğuk görünmesinin nedenidir. Tersine (FTL) termal hareket süper-sıcaktır, o kadar sıcak ki soğuk görünür ve bunun gerçekleştiği güneş bölgesi karanlık olur, güneş lekesi gölgesinde olduğu gibi. Bunun gerçekleşmeye başladığının göstergeleri önceden vardır. (15). Bu kez istisna, bütün güneş bir “gölge” olacak – gaz ateşe çarptığı zaman nova ışıması gibi parlak bir flaş olacak (yakıt için manyetik iyonlaşmadaki sıçramadan gelen ilave elementler aniden mevcut olacak), sonra güneş kararacak, sanki sönmüş gibi. Ama sadece kısa bir süre için, yeni yakıtın başlangıç patlaması yanıp yok oluncaya kadar ve güneş kararlılık bölgesine geri dönecek. Çoğu şeyler gibi, bu da daha önce gerçekleşti (16) ve tekrar gerçekleşecek.

Ayrıca radyoaktif geçişleri hatırlayın. Manyetik iyonlaşma arttığı zaman, malzeme FTL’ye hızlanırken, nova ışıması ile birlikte radyo dalgalarının muazzam bir parlaması olacak. Güneş kararacak – FTL hareketi- ve tekrar aydınlanmaya başladığı zaman, güneşten gelen dev bir x-ışınları patlaması olacak ve güneşin yüzeyinden çok fazla miktarda maddenin olası püskürmesi olacak, FTL termal hareketin ışık -altı hıza geri hareketinin yeniden genişlemesi nedeniyle.

Geçiş – Sonrası

Geçiş tamamlandıktan sonra, güneş fiziksel olarak daha büyük, daha parlak olacak (sarıdan daha fazla beyaz) ve öncesinden daha sıcak olacak – ve bu şekilde kalacak. Bu durumun içteki gezegenlerin kamp ateşinde yanan marshmallow’a (lokuma benzer şekerleme) benzemesine neden olacağı düşünülebilir. Ama ilginç biçimde, durum bu değildir. Yıldızları ve gezegenleri tasarlayanın bunu göz önüne aldığı ve yaşamın daha ileri evrimine yardımcı olması için geçiş enerjisini kullandığı görülüyor.

Olacak olan şey, güneşte artan FTL hareketinden dolayı, güneş sisteminin yerçekimsel dengesinin değişecek olması. FTL hareketi anti-yerçekimseldir, bu nedenle güneş telafi etmek için, gezegenleri kendi yörüngelerinde biraz daha dışa doğru itecek – bir yıl, daha uzun olacak (17). Güneşten daha uzak olunca, gezegen hayatta kalacak ve yeni bir ekosistem oluşturacak – ama farklı bir ekosistem.

Güneşteki değişiklikler aynı zamanda gezegenlerde değişiklikler üretecek, özellikle kutupların elektromanyetik hizalanmasında. Jeolojik kayıtlarda not edildiği gibi, gezegenlerin kuzey ve güney kutupları tüm dünyada çeşitli bölgelerde oldu – kutuplar hareket ettiği, yer değiştirdiği için değil, gezegenin kabuğu çekirdek kabuğu ve çekirdeğe göreli olarak hareket ettiği için. Ayrıca olayın “çekirdek alevlenmesini” tetikleme olasılığı yüksek derecededir, çekirdekte FTL maddenin genişleme olayı ışık altında hızlara düşürür ve Yerkürenin kabuğunun genişlemesine ve tektonik sınırlarda açılmasına neden olur, daha fazla yüzey alanı ile ve okyanus seviyelerinde düşüş ile sonuçlanır. (18).

Benim fikrime göre, bu solar geçiş “hasat”tır veya Dünyadaki yaşam için yeni bir duruma “yükseliş”tir – sadece insan değil – Dünyadaki tüm yaşam. Emeril’in söylediği gibi, tüm fiziksel özellikler yaygın şekilde “yüksek yoğunluk” veya “yüksek boyut” olarak bilinen şeye, “bir çentik vites yükseltilecek”.

Eski Dünyada Sıcak Bir Zaman

NASA (Ulusal Havacılık ve Uzay İdaresi) veya “baştakiler” olsaydınız ve güneşin sürekli daha sıcak olacağını bilseydiniz (19), ama geleneksel bilim insanlarını dinlediğiniz için spesifikleri bilmeseydiniz, muhtemelen ne yapardınız? Aşikar olarak, aşırı sıcaklık ile baş etmek için uzun – vadeli bir strateji ile ortaya çıkardınız. 1950 lere geri dönersek, bu tür bir olasılık üzerine bir araştırma yapıldı ve üç alternatif ortaya çıktı:

1) Artan sıcaklığın dışarı çıkması için üst astmosferde delikler açmak üzere nükleer silahlar kullanmak,

2) Güneş kararlı hale gelinceye kadar yaşamak için muazzam yeraltı şehirleri yaratmak, veya

3) Dünyadan çekip gitmek.

Birincisi biraz mantık dışı ve halkın bilgisi olmadan halledilemez, bu nedenle 2 nci ve 3 ncüye başladılar.

Yer altı sığınağı yaklaşımı yeterince basitti, çünkü HAARP’ın (Yüksek Frekanslı Aktif Auroral Araştırma Programı) özelliklerinden biri petrol ve mineral kaynakları aramak için yerkürenin yüzeyinin çok altını derinlemesime inceleyebilmek idi, ama aynı zamanda onlar için depolamak ve geçişi rahatlık içinde sağ salim atlatmak için mükemmel şehirler yapacakları geniş mağaraları teşhis edebilmek idi. (21). Bu yeraltı sığınaklarının yapımı onlarca yıldır devam etmektedir ve Alternatif 2 tamamlanmaya yakındır. (Alex Jones bunların 30 yıl boyunca 80,000 insana yetecek büyüklükte olduğunu bildirdi)

NASA, bu rapor çıkarıldıktan kısa süre varlığa geldi; bazıları Alternatif 3′ün direkt sonucu olduğuna inanıyor. Misyonları “orada uzakta” olan şeyi bulmaktı.

Alternatif 3 hala en iyi bahis idi, toplumun süprüntülerini arkada bırakıp gidebilirlerdi ve ortalarda dolanan mutant insanlar olmadan yeni Ütopyalarına başlayabilirlerdi. Ayın atmosferi olmayan boş kaya olduğunu düşünüyorlardı, ama oraya gittikleri zaman, atmosfer vardı ve ayrıca büyükçe bir nüfus vardı. Dünyalı nüfus değil, insanlığın onlara katılmasını istemiyorlardı. Aya resmi iniş yapmak bazu görüşmeleri gerektirdi ve sadece ayın ortasında ücra bir yere inmelerini kabul ettiler, Dünyada Sahara çölünün ortasına inmek gibi. Yeni Dünya Düzeni ayda üsler yapmak için durumu zorlamaya çalıştı, sonra bu adamların “büyük, uzay silahları” olduğunu gördüler – ve insanlara aydan ayrılmalarını ve geri gelmemelerini söylediler. Bu nedenle ay listeden çıktı. Mars’ın önemli manyetik alanı yoktu, bu nedenle parçacık radyasyonunu bloke etmek için hiç bir şey yoktu. Bir zamanlar büyük bir uygarlığa sahipti ve orada hala koloniciler vardı, onlar da Yeni Dünya Düzenine dostça davranmadılar. Mars da listeden çıktı. Sonraki düşünce dış gezegenlerin ayları idi, iyi ve güvenli, ama sondaları oraya gittiği zaman, zaten oraları sahiplenmiş olan başka uygarlıkları buldular. Bu kalabalık bir güneş sistemi. Bu nedenle küreselciler bu dünyada yapışıp kaldılar! Ve buldukları şey insanlığın yakın zamanda hiç bir yere gitmeyeceği idi. (22).

Alternatif 3’ün uygulanabilir olmaması ile ve geri kalanımız ile burada yapışıp kalacaklarını bilerek ve özellikle tüm yaşamları boyunca yeraltında yaşamayı istemeyerek, Dünyadaki Ütopyalarını yapmanın bir yolunu ortaya çıkarmaya ihtiyaçları vardı… ve bu jeomühendisliktir. Bu gezegeni gelmekte olduğunu bildikleri güneş değişikliklerine karşı dirençli olmaya değiştirmek ve şirketokrasilerini devam ettirmek. (23)

Jeomühendislik: Gezegeni Özelleştirme

Başa çıkmak zorunda oldukları ilk şey, şu anda güneş sisteminde önemli miktarlarda var olan toz ve enkazın yanmasından gelen güneşin çok fazla parlak olması idi. Bu parlak ışığı bloke etmek için “küresel karartma” etkisi yaratmanın bir yolunu bulmaya ihtiyaçları vardı. Güzel, hafif ve çok bol olan bir element olan alüminyum bunun için iyi işe yarar, bugün aynalarımızın çoğu alüminyum ile kaplıdır (gümüş değil). Tropopoz’da (11 – 35 km yukarıda) dağıtılan nanoparçacıklar Yerkürenin beyazlık derecesini artırır ve üst atmosferi kısmen yansıtıcı bir aynaya dönüştürür (25). Bu yüzeyde “küresel karartma” sonucuna sahiptir.

Sonraki problem x-ışını patlamalarıdır. Van Allen kuşakları Dünyayı CME’lerden gelen çoğu parçacık radyasyonundan korur, ama o manyetik alan x-ışınlarını zar zor yavaşlatır. 1950 lerde benzer probleme hitap eden bir teknoloji mevcuttu – Katot Işın Tüpü veya CRT. CRT’ler büyük x-ışını yayıcılar idi, ekranı izleyen kişiye doğru işaret edilirdi. Bu teknolojiyi çıkarmak için, x-ışınlarını bloke eden ama resime müdahale etmeyen bir şey geliştirmek zorunda idiler. Kurşunu denediler, ama bir süre x-ışınları tarafından bombardıman edildikten sonra, kurşun filmi kahverengiye dönüyordu ve durumu berbat hale getiriyordu. Tübün yanları için OK idi, ama resim ekranı için değil. Etrafta aranarak, x-ışınlarını bloke etmekte mükemmel bir iş yapan ve kahverengiye dönmeden uzun süre uygulanabilir kalan bir çift oksit buldular. Bu baryum ve stronsiyumun birleşimiydi (26).

Ayrıca hem CME’lerden hem de güneşin ısınmasından gelen çok fazla parçacık radyasyonu bekliyorlar, bu nedenle üst astmosferde manyetik akışı artırmanın bir yolunu aradılar, bu şimdi “manyetik yeniden bağlantı” olarak popülerleştirildi – doğal bir fenomen değil. Alüminyum, baryum ve stronsiyum paramanyetiktir (mıknatısla çekilebilen) ve gerçekte gerekli olan şey ferromanyetik (demir mıknatıssal) bir materyal idi.. demir gibi başka popüler bir metale ne dersiniz? Demir oksitten gelen durumlarda gökyüzünü biraz kırmızımsıya çevirebilir, ama sadece bunu gören insanların deli olduklarını söyleyebilirsiniz. Ve gökgürültüleri atmosferdeki iletken metallerden muazzam şekilde daha şiddetli olursa? (süper-hücre fırtınalar). İnsanlar böyle şeylere dikkat etmez, öyle değil mi? (27)

Böylece her günün her saatinde gökyüzünde olan 10,000 den fazla uçak kullanarak stratosferde alüminyum, baryum, stronsiyum ve demir yaymak için bir teknik geliştirdiler. Tek yapmak zorunda oldukları bir aerosol (sprey tüpü) ve yakıt katkısı geliştirmek idi. Aerosol yayma sistemini GPS (Küresel Konumlandırma Sistemi) ile birleştirdiler ve kimyasalların nereye atılacağını kesin şekilde kontrol edebilirsiniz, pilotlar olan biten her şeyi hiç kavramadan.

Şimdi eğer kardaki, buzdaki ve yağmurdaki chemtrail serpintilerine bakarsanız… ne bulursunuz? Alüminyum hidroksit, baryum oksit, stronsiyum oksit ve demir oksit. Aynı elementler iklim modifikasyonu ve jeomühendislik patentlerinde sıralanmıştır. Ne tesadüf?

“Küresel ısınma” sorusuna gelince… evet, gezegen ısınıyor. Ama, chemtrail projesi tarafından yaratılan küresel karartma nedeniyle, bu ısınma aslında kısa bir süre için biraz soğutmaya dönüştü, komplo teorisyenlerinin tüm küresel ısınma olayının saçmalık olduğunu söylemelerine neden oldu. Ama eğer son zamanlarda dışarda bulunduysanız, güneşin normalde olduğundan önemli ölçüde daha parlak olduğu apaçık, özellikle yüksek irtifalarda. Ve chemtrail güneş kremi başarısız oluyor, yine de onlar bunu güçlendirme çabalarını sürekli artırıyorlar.

Uzmanlar güneşin daha parlak ve daha sıcak olduğunun çok iyi farkındalar, ama küresel ısınmaya neden olduğu için güneşten “karbon vergisi”ni ödemesini isteyemezsiniz. Ama eğer “insan” küresel ısınmanın kaynağı ise, o zaman karbon vergileri, çevresel araştırma, temizlik, nefes alma vergileri, içki vergileri, atık değerlendirme vergileri .. ile büyük bir sağmal inek olursunuz. Carl Sagan’ın söylediği gibi, “milyarlar ve milyarlarca” dolar.

Başlangıç jeomühendislik çalışması güneş değişikliklerini bloke etmek idi ve solar geçiş tamamlanıncaya kadar geçici bir çözüm idi. Ama, iyi insancıllar gibi, küreselciler farklı bir resmi gördüler… ya doğal döngüyü yok ederlerse ve yapay bir döngü sokarlarsa? Tek tedarikçi oldukları bir döngü? Ve hayatta kalabilmenizin tek yolu, kazıklanmanızdır.

Jeomühendislik ve GDO’lar

Küreselciler her zaman başkalarının acısı ve ıstırabından kar sağladılar ve bu istisna değil. Atmosfere bu elementlerden milyonlarca kilo boşaltmalarının “yan etkilerini” araştırmaya çok fazla araştırma koymak için canlarını sıkmadılar – sadece solar geçişten korunmak için anlık ihtiyacı düşündüler ve yan etkileri daha sonra ele alabileceklerini hesapladılar. Ama burada felaketler, acı ve ıstırap formunda büyük bir fırsat vardı.

Bir çift büyük yan etki kuraklık ve süper fırtınalar idi. Aşırı uçlar olmadan, tahterevallinin bir ucu bir yana yatırılamaz.

Kuraklık aşırı derecede tohumlanmış alanlarda gerçekleşir, çünkü üst atmosferdeki bu nanoparçacıklar yağmur için yoğuşma çekirdekleri oluşturur – ama çok fazla çekirdek var, gökyüzünden yağmak için yeterince ağırlaşmak için onlarda asla yeterli su yoğunlaşmaz, en azından doğru şekilde olmaz. Onlar sadece su buharı olarak orada kalır, hava akımları ile sürüklenir, aşağıda kuraklık koşulları yaratır. Zamanla nemlenmeye yeterince maruz kalınca, yağmur oluşturmak için yeteri kadar yoğunlaşırlar. Önemli ölçüde yüksek çekirdek hacminden dolayı, doğal fırtınadan çok daha yüksek “yağmur yoğunluğu” olur, bu nedenle yağmur yağdığı zaman, o şakır şakır yağar – süper fırtına. Bu doğal olmayan bir ikilem yaratır; rüzgara karşı kuraklığınız olur, rüzgarın estiği yönde aşırı yağmurunuz olur.

Ayrıca, nanoparçacık buharı, şeyleri biraz sallamak ve yoğuşma ve yağmura neden olmak için İki taraflı enerji uygulaması ile gökyüzünden düşürülebilir. Termal titreşim çarpışmalara neden olur ve çarpışmalar parçacıkları birleştirmeye eğilimlidir. Bu doğadaki deneyler iklim modifikasyonu için yıllardır Arco Power Teknolojileri tarafından yapılmaktadır, bu HAARP ile sonuçlandı, bunu yapmak için tüm aletlere sahiplerdi. Üst atmosferdeki bu metaller tüm gezegende iklimi kontrol etmeyi inanılmaz basit hale getirdi. İklimi kontrol ederseniz, dünyayı kontrol edersiniz.

İklim vasıtası ile dünyayı kontrol etmenin kendi yan etkileri vardır, özellikle gezegendeki tüm yaşamı zehirlemeye eğilimli olduğu için. İşlerin sürmesini sağlamak için – ve kendi kontrolleri altında – yaşamın genetik yapısı yeni, gezegensel iklime toleranslı olması için değiştirilmelidir – özellikle alüminyum ve baryum (doğal stronsiyum aslında faydalıdır – kemikler için kalsiyumdan daha iyidir).

Akılda tutulması gereken şeylerden biri, bunun 1950 lerde başladığıdır. Bir süredir ilerlemekte ve eğer tüm o sığır mutilasyonlarının (sakatlamalar) anal sondalar ile ET’ler tarafından yapıldığını düşünüyorsanız, tekrar düşünün. Sığırların homo sapienler ile uyuşan kanı ve organları vardır. Genetik deneyler için harika. Temeller işe yaradığında, insanlara geçtiler, solar geçişten sonra var olmaya devam edecek olan bu yeni, yapay olarak yaratılmış ortamda yaşaması için insan için daha iyi genetik bir tasarımı bulmaya çalıştılar. Bu, insan-uzaylı melezler hakkında tüm UFO hikayelerinin artmasına yol açtı. Tüm bunlar sadece jeomühendislik ile el ele gitmek zorunda olan genetik mühendisliğinin parçasıdır.

Son 60 yıldır devam etmekte olan tüm tuhaf UFO olaylarına bakarsanız, bunun çoğu solar geçişten sonra Dünyada 3 ncü boyut yaşamına devam etmek için yapay bir dünya ve yapay bir nüfus yaratmanın odağına doğru atılan adımlardan başka bir şey değildi.

Ve bu sadece insanlar değildi. Yapay ortamda yaşanabilir kalmak için uzun vadeli besin kaynaklarının ayarlanması gerekliydi ve burada kuraklığa – dirençli, toksik kimyasal dirençli GDO lı besinleri ile Monsanto’daki iyi dostlarınız geldi. Tabi ki, onları hak eden insanlar için iyi özellikler bulmak üzere kitle nüfusu ile deneyler. Neyin işe yaradığını ve neyin yaramadığını belirlemek için, bilgisayarlara kadar geri giden tüm genetik verileri elde etmek için HIPAA’nız (sağlık sigortası) ve “sağlık bakımınız” olmasını sağlamak. Her şeyden önce, dağlarca tıbbi veri toplamıyorlar, sizin mahremiyetinizi koruyorlar!

Şu anda kendi küçük, yapay imparatorlukları ile oldukça mutlular ve yapabildikleri tüm oyalama taktikleri ile meşguller. Solar geçiş ilerlemekte ve tek yapmaları gereken kendilerini yeraltı üslerinde kilitleyebilmek ve geri kalanın yanmasına izin vermek için yeterince uzun süre kitlelerin dikkatini başka yönlere çekmek.

Ya da düşünüyorlar. Jurassic Park’tan Dr Malcolm’dan alıntı… “Hayat bir yolunu bulur…”

Soy Tükenme Seviyesi Olayları ve Yükseliş

Soy Tükenme Seviyesi Olayları bir “son” değil, sadece değişim zamanıdır. Doğada her zaman gerçekleşir. Dinozorlarda, insanımsılarda, sayılamaz milyonlarca böcekte, ve bitki yaşamı çeşitlerinde gerçekleşti. Son özetler, yüzyıl öncesi ile karşılaştırıldığında soyu tükenen türlerin sayısının 1000 – kat arttığını söylüyor. Ama, onlar sadece ortadan yok olmuyorlar… evrimleşiyorlar. Ve insanlık ile ve Dünyadaki diğer zeki yaşam ile gerçekleşeceği beklenen şey budur. (İnsanlar sadece baskın türlerdir, tek zeki olan değil.)

Eğer küreselciler 50 yıl kadar önce jeomühendislik ve genetikler ile uğraşmaya başlamamış olsalardı, insanlık yaşamın çok daha karmaşık formuna geçiş aşamasında olacaktı – bilincin “yüksek boyutlu” ifadesi. İklim modifikasyonlarında kullanılan kimyasallarla birlikte her gün maruz kaldığımız tüm GDO’lu yiyecekler bazı doğal süreçlerin başlamasını geciktirdi.

Dewey Larson kitabı Uzay ve Zamanın Ötesi’nde, “yaşam birimi”ni, canlı hücrenin orijinlerini ve varoluşun biyolojik seviyesini tartışıyor. (31). Biyolojik yapı ile ilgili daha fazla göze çarpan noktalardan biri, onun yıldız davranışını taklit etmesidir – yaşam madde ve antimaddenin kararlı birleşiminden oluşur (İki Taraflı Sistemde antimaddeye 3 boyutsal zamanda var olan “kozmik madde” deniyor). Bu bağlantı aynı zamanda kendi ışık-altı (mekansal beden) ve ışıktan – hızlı bileşenlerine (zamansal zihin veya ruh) sahiptir ve hatta bir adım öteye, ahlakbilim ve metafizik alemine devam eder – bu nedenle Larson’un başlığı, Uzay ve Zaman Ötesi.

Evrim yönü düzeltildiği zaman, yaşamın, astronomlar tarafından gözlenen yıldız evriminin çeşitli aşamaları ile dikkate değer benzerlikleri vardır. Yıldızlar bir beden oluşturmak için toz bulutundan doğar, maddenin sıkıştırılması olarak ruhun aşılanması ışıktan – hızlı harekete ve onun süpernovanın ihtişamında en son ölümüne erişir. Yaşam ikiz güneşler olarak düşünülebilir, biri uzayda ve biri zamanda, enerjinin kontrollü patlamasında biraraya bağlanmış, öyle ki tüm termal aşırılıklar birbirinin etkisini yok eder. Babylon 5’ten Delenn’in ifade ettiği gibi “biz yıldız malzemesiyiz” (32) ve güneş sisteminin yıldızsal ve gezegensel süreçlerine dosdoğru bağlantılıyız. Astroloji ve metafizik gibi kavramlar ile bu ilişkilerin yüzeyini sıyırdık, ama sadece sıyırdık.

Ortaya çıkan problem, son 50 yıldır jeomühendislik ve genetik mühendislik tarafından genetik mirasımızın bloke edilmesidir. “Yaşam birimi güncellenmesi”ni yapmak için doğru sinyaller alınması gerektiği zaman alınmadı.

İnsanların uyarı sinyallerini – ve psişelerini “güncellemek” için sinyalleri – işitmesini sağlamanın zamanı. Hala umut var, ama ET’lerden geleceğini kastetmiyorum…

Genetik Uyarlamaları Resetleme

DNA’yı modifiye etmek için Rus “torsiyon alanları” deneyleri ile ilgili, 2005’te David Wilcock ile tartışılan kavramlara dayanarak, geliştirmek için “sonlandırıcı tohum” elde etmenin ne gerektireceğini görmek için kendi kendime anti-GDO deneyleri yapmaktayım. Ve bazı başarılar elde ettim. Genetik olarak uyarlanmış organizmalar, “kalıtım tohumu” yayan bir torsiyon alanına maruz bırakıldığı zaman, yapay değişiklikleri dışarı atar ve orijinal DNA kodlamasına tersine çevrilir ve gelişmeye başlar. Şu anda sadece %15 başarılı, ama önemli olan nokta bunun işe yaraması. Ve üretilen tohumlar kendi kendilerine gelişmeye devam ediyor. Bu, tek başına, eğer gezegene empoze edilen yapay koşullar uzaklaştırılsaydı, yaşam hızla kendi “fabrika ayarlarına” geri dönerdi, doğru sinyalleri toplardı ve “yükseliş” denilen süreci güncellemeye başlardı. En sonunda, Yerkürenin çekirdeği bu dünyada varoluşta olan en büyük torsiyon alanı üretecidir – birilerinin sadece “reset” düğmesine basması gerekir.

Jeomühendislik, statükoyu sürdürmek için genetik modifikasyon gerektirir. Eğer uzaklaştırılırsa, doğa kendisini tekrar ileri sürer ve iyileşme sürecini başlatır. Değiştirilen atmosfer ve genetik olarak uyarlanmış organizmalar doğa tarafından incinme ve hastalık olarak görülür – ve şans verildiği zaman o yaraları tedavi edebilir ve eder ve hastalığı öldürür.

Küreselciler ekosistemin kontrolünü sürdürmek için, onu incitip zarar vermeye devam etmek zorundalar. Eğer yapmazlarsa, onun kontrolünü kaybederler ve o olması gerektiği şeye yeniden geri dönmeye başlar.

Zaman Çizgileri

Lambremont ve diğerlerinin sözünü ettikleri bu negatif ve pozitif zaman çizgileri hakkında… Uzay ve zaman arasındaki iki taraflı ilişki fikri ile ve bunun Doğulu karşılığı yin-yang ile çok fazla çalıştığımdan, bu negatif ve pozitif zaman çizgilerinin evrim sürecinin iki yönü olarak düşünülmesi gerekir. Biri veya diğeri olmayacak, her ikisi de olacak.

Solar geçiş gerçekleşmelidir, çünkü bu tüm evrende gözlenen tamamen doğal bir süreçtir. Sadece güneş evrimleştiği zaman, onunla ilişkili yaşamın da evrimleştiği anlaşılmalıdır, güneşin tüm gezegenlerinde, aylarında ve bunların arasındaki her şeydeki yaşam.

Negatif zaman çizgisi denilen şey küreselcilerin istediği, onların tam kontrole sahip oldukları yapay ortamdır. Eğer insan solar geçişten sonra 3 ncü boyutta kalırsa, dünyada 3 ncü boyut yaşama sahip olmak için, sahip olacakları şey negatif zaman çizgisidir, çünkü onların hazırlamakta oldukları koşullar aslında vardır – ama sadece 3 ncü boyutta. Ve bunlar uzun süremeyecek ve Dünyada geride kalan 3 ncü boyut yaşamı ya yok olacak ya da başka bir dünyaya yerleştirilecek. (Bu korkuya dayanır. Korku içinde yaşayan insanlar 3 ncü boyutta yapışıp kalır).

Pozitif zaman çizgisi 4 ncü boyut ve ötesine geçmenin, yükselişin zaman çizgisidir. Solar geçiş yaşamı kendi evrim sürecine itelemek için gerekli olan enerjiyi sağlar. Larson’un araştırması ile, biyolojik aşamalara kadar tüm yolda bunun arkasındaki mekanikleri tanımlayabiliyorum. Ama evrimsel bağlantı aşikar olduğunda bu aslında gereksizdir. Güneş evrimleşir, bu gezegenlerin evrimleşmesine neden olur, ki bu da yaşamın evrimleşmesine neden olur. Herkes kazanır.

Süreçten geçen bir insanın tek gördüğü büyüme ve gelişmedir. Arkada kalanlar için, onlar kaos ve yıkım görürler. Okyanusta büyük bir dalga tarafından dövülebilirsiniz veya sörf tahtanıza binip okyanusta harika zaman geçirebilirsiniz. Bu kişisel bir seçimdir.

Dünyanın ekosistemi tarafından karşılaşılan zorluk, kritik bir zamanda doğal olmayan sıkıştırmadır. Atmosferi ve gezegenin yüzeyinde genetikleri kirletebilirler, ama içsel çalışmalara dokunamazlar. Ve insanların yapmaları gereken şey budur – yaşayan, canlı, zeki bir varlık olan gezegen ile teması yeniden sağlamak.

Bitkiler ve hayvanlar ile çalışmam, tüm makul şüphelerin ötesinde, küreselcilerin yaptıkları şeye bakmaksızın Dünyaya yeniden bağlanmanın geçişi ve yükseliş sürecini başlattığını bana kanıtladı. Bu bizi pozitif büyüme çizgisine geri yerleştirir. Yanmış ağaçları biyolojik olmayan şoktan abartmasız yeniden canlandırdım, onlar şimdi yeşil ve genetik uyarlama olmadan yeni ortamda gelişiyor. Aşırı kuraklık ve aşırı ısı, sonraki ilçeyi işgal etmek üzere olan kabak bitkilerim var. GDO gerekli değildir,

Sonsöz

Neredeyse toplumumuzdaki her veçhe gibi, bu hala “yapay koşula” karşı “doğal”a geliyor, bu ister yapay, “şirket” insana karşı doğal insan olsun, ister hükümet kararına dayanan paraya karşı gerçek para, ister yapay, 3B köle toplumu yerine evrim dünyası.

İlahi müdahale, ET’ler, melekler ve “bizi kurtarmaya” gelmeyecek olanlar hakkında çok fazla konuşmalar olduğunu biliyorum… arkanıza yaslanın, süvariler geliyor. Cherokee kökenli olduğumdan, bu bana hiç iyi görünmedi. Ama bu canavarların kuruması ve sürüklenmesi için, tüm insanlığın gerçekten anti-küreselci aşılamaya gereksinimi vardır. Bunlara insan demiyorum, çünkü Montauk’ta gördüğüm şeylerden sonra insan olduklarına inanmıyorum.

Kişisel olarak, ET’lerin toplumumuza müdahale etmesini, kendi “mutlak gerçeklerini” bize boşaltmalarını istemem. Hayatımda öğrendiğim tek şey, hiçbir şeyin “mutlak” olmadığıdır… her şey başka bir şeye göreli ölçülür. Bu mutlak gerçek olamaz, sadece ET’lerin gerçek olarak kabul ettikleri şeye görelidir.

Çok fazla insanın canını sıkan şey, bir çoğumuzun hayatlarımızın çoğunu gerçeği arayarak geçirmemizdir ve şimdi bazı uzaylılar geçerken uğrayıp elimize Aptallar için Evren’in bir kopyasını verecekler, ki bu tüm yaşamımızın boşa harcanmış olduğunu hissetmemizden başka bir şey yapmaz. Birkaç önemli sözün verilmesini önemsemem, ama çalışmayı kendim yapmak isterim.

Eğer ET’ler büyük bir vakum ile gelip insan bilincini ve evrimini geciktiren tüm parazitleri emmek istiyorlarsa, ellerini sıkacak olan ilk kişi olurum. Ama sadece yerine yıldızsal bir düzen gelmesi, kendim için düşünmek zorunda olmamam için beni kendi gerçekleri ile yeniden eğitmeleri ve yeniden programlamaları için dünya düzeninden kurtulmak istemem.

Bilinç anlatılan gerçekler ile büyümez – onları aramakla büyür. Ve bu dünyanın insanlarının gerçekten ihtiyacı olan şeyin bu olduğunu düşünüyorum – özgür bir toplumda kendi kendilerine büyüme şansı.

Umarım, bu bilgileri insanların bu fırsata sahip olmalarına yardım etmek için kullanabilirsiniz.

SORU & YANITLAR

Anında evrimleşip kendimizi farklı bir bedende mi bulacağız?

Doğa değişen durumlara adapte olmaya eğilimlidir, büyük sıçramalar yerine “bebek adımları”. Eğer geçiş gerçekleşirken, onunla birlikte giderseniz, ona uyarsanız, muhtemelen aynı bedeniniz olur, ama daha sağlıklı olmaya başlar ve yaşlanmanın ters etkileri azalır. Ayrıca zihnin yeni bölgelerinin açıldığı görürsünüz, doğadaki diğer yaşamı hissedebilmek gibi, bu da en sonunda telepatik yeteneğe ve diğer psionik yeteneklere yol açar. Ama Doğanın şu kuralını her zaman aklınızda tutun, “eğer onu kullanmazsanız, kaybedersiniz.”. Bu nedenle eğer eriştiğiniz “özel güçleri” kullanmayı seçmezseniz, gelişmezler.

Geçiş sırasında bedeniniz ölürse, o zaman yeniden enkarne olunca kendinizi farklı bir bedende bulursunuz. Kişisel olarak, “bebek adımı” yaklaşımını severim, çünkü dışarı çıkmak için bekleyerek anne karnında başka bir 9 ay geçirmek, sonra zaten olduğum noktaya gelmek için başka bir bedenin nasıl kullanılacağını tekrar öğrenerek yıllar geçirmek zorunda kalmak istemem.

Farklı bir Dünyada mı ortaya çıkacağız?

Dünya kabal tarafından bir parça hırpalanmış olabilir, ama sadece yüzeyde… bu hastalıktan çok, kaşıntılı bir deri yarasına benziyor. Derinlerinde Dünya hala sağlıklı. Dünyanın canlı bir varlık olduğunu hatırlayın, muhtemelen sağlığına geri dönmeye yardımcı olmak için kalanlara minnettar olur.

Güneş geçişini tamamlayıncaya kadar 3 gün karanlık mı olacak?

Son seferinde 3 gündü. Güneşin manyetik iyonlaşma seviyesindeki artış lineer olmadığı için her seferinde geçiş sırasında yanma için daha az elementler mevcut olur. Bu nedenle, “en fazla 3 gün” daha makul bir yanıt olacaktır.

Güneşin ışık ve sıcaklık üretmeyi durdurmayacağını anlayın. Güneşlin tüm normal enerji süreçleri devam edecek, yine de güneş diski karanlık olacak. (Tamamen karanlık değil, termal hareketin düşük hız aralığında kalacağı, gevrek bir görünüş vereceği yüzeyde işleyen kırmızı ve sarı damarlar olacak. Kutuplar da ışık üretmeye devam edebilir, manyetik alanların hizalanma şekli nedeniyle). Güneş kararacak, çünkü fotosferin termal hareketi ışıktan yüksek hızlara hızlandı, bu nedenle ışık sadece görünür dalga boylarının dışında hareket eder.

Elbette, neler olduğunu bilmiyorsanız, bu dehşet verici bir deneyim olacak. Kişisel olarak olayın videosunu çekeceğim. Kaygılanacak bir şey yok, çünkü bunun geçici olduğunu biliyorum.

Bunun ne zaman gerçekleşeceğini bilmiyorum, çünkü güneş çekirdeği ve yalıt olarak güneş sisteminde mevcut madde miktarı üzerine mevcut yeterli veri yok. Başlangıçtaki radyo emisyonlarının patlamasının tüm cep telefonlarını, radyoları ve kablosuz televizyonları çalışmaz hale getirmesi iyi bir şans, bu nedenler eğer bu olursa, hazır olun!

Şu anda yükselişin farkında olmayan genel halk panik veya travmatize olmaz mı?

Kesinlikle olacaklar. Ve komşularınıza yardım etmek için, neler olup bittiğini anlamak sizin gibi insanlara bağlıdır.

Özgür irademiz olduğunu aklınızda tutun. Ve bu evrimimizi teşvik etmek için veya geciktirmek için kullanılabilir. Bazı insanlar sadece yükselişe hazır olmayacaklar ve bu özgür irade seçimini onlara dayatmak yanlış olur. Herkes kendisi için seçmelidir.

Zaman Çizgileri sonunda bir noktada birleşmeden önce insanlar ne yapmalılar? Bilgilenmek ve başkalarını bilgilendirmek mi?

Orijinal Montauk “dolambaçlı yolu” zaten doğal zaman çizgisine o kadar yakın ki, “tamamen bittiği” düşünülebilir. Bu, tüm dünyada olayların değişme şekliyle görülebilir, ekonomik, politik, spiritüel ve bilimsel olarak. Her türlü yeni şey el altında, şimdi o dolambaçlı yoldan zamansal dağın etrafındaki zor yolu yürümek zorunda değiliz.

Buradan nereye gittiğimize odaklanmalıyız. Küreselciler vaatleri ve ücretsiz broşürleri ile zamansal manzarada otoyolu kolay yürümek için bir kaç iyi şey yaptılar… GDO restorantlar ve her çıkışta polis kontrol noktaları ile tamamladılar. Ama o rotayı takip etmek zorunda değiliz. Kendi yolunuzu döşemek biraz daha zor, ama gerçek özgürlük istiyorsanız, bu tek duyarlı seçimdir.

Neredeyse herkesin önsezi yeteneği var – zamansal manzarayı uzaktan görme yeteneği. Gözlerinizi açın ve nereye gitmek istediğinizi seçin – kendi zaman çizginizi yaratın. Ailenizi ve dostlarınızı alın ve keşfedilmemiş, zamansal bölgelere yola çıkın ve cesurca hiç bir insanın daha önce gitmediği yere gidin. Sonra geri kalanımıza orada ne olduğunu söylemesi için birini geri gönderin, bunun bizim yolumuz olup olmadığına karar vermemize yardımcı olmak için.

Geçiş sonrası insanlığın evreni nasıl keşfedeceğini düşünüyorsunuz? Yıldız kapılarını kullanarak mı? Güncellenmiş bedenlerimiz zaman-uzay dünyasını kullanarak yolculuk yapmamızı sağlayacak mı?

Yıldız kapıları uzun mesafe yolculuklar için iyidir, ama henüz Olympus Mons üzerinde kayak yapmıyoruz. (Olympus Mons Mars’ta bir yanardağ, güneş sistemimizdeki en büyük olanı). Tam burada çevremizde görülecek çok şey var.

Gelişen psionik yeteneklerden biri dolaşmadır (teleportasyon). Ama sınırlı aralığı ve faydalılığı vardır, sadece daha önce bulunmuş olduğunuz yere gidebilirsiniz, çünkü yeri tayin etme imgeleme ile yapılır. Siz yüksek boyutlara eriştikçe bu yetenek gelişir ve önce astral yansıtma yapabilirsiniz, sonra yedekteki bagaj gibi bedeninizi arkanızdan çekebilirsiniz. Ama henüz orada değiliz.

Eğer yolundaki her şeyi dağıtma şöhretine sahip olmasaydı, insanlık tam şu anda “orada” olurdu. Tembellik silahlardan daha fazla hasara neden olur. Komşularına kirletici, gürültülü kimyasal roketler fırlatan, arkasında nükleer atık izleri bırakan insanlığı kim ister?

İyi komşular olmayı öğrendiğimiz zaman, o dünya dışı komşular bizi çaya davet edecekler ve hatta bizi almak için uzay araçlarını gönderecekler. Doğa ve komşularımız ile uyum içinde yaşamayı öğrenmeliyiz, o zaman herkes ve her şey faydalanır. Bu bu kadar basit.

İLAVE: Kasırgalar

Güneşin yapısı üzerine Dewey Larson ve Prof. KVK Nehru tarafından sağlanan bilgileri kullanarak, gezegenler için benzer bir sonuç çıkarılabilir (bakınız dipnot 18). Gezegenler fotosfer yerine atmosfere sahip olsalar da, kabuğun altında olan şey güneşin çekirdeğinde olanlara çok benzerdir – ve Yerküre güneş gibi benzer etkileri üretir, ama sadece farklı bir ölçekte.

Güneşin daha çok göze çarpan özelliklerinden biri, çoğu zaman patlamalar üreten güneş lekeleri, karanlık bölgelerdir. Son zamanlarda çekilen video ayrıca “solar kasırgaların” güneşin bu aktif bölgeleri üzerinde var olduğunu, binlerce kilometre uzandığını gösterdi.

Eğer Dünya kendi güneş lekeleri versiyonunu üretseydi, ne görürdük? Önce, düzenli bir döngü, ama 11,5 yıl yerine farklı ölçekte, belki yılda bir. Ve bir güneş lekesi oluştuğu zaman, aynen solar kasırganın yaptığı gibi, buna altından malzeme çekip etrafına gönderen muazzam, vortiküler hareket olurdu: buna kasırga diyoruz.

Eğer Nehru’nun “Güneşin İçi ve Güneş Lekeleri üzerine raporunun Şekil 8, “Fışkırmaların Göçü” incelenirse, kasırgaların güneş lekeleri gibi aynı enlemde ortaya çıktığını, aynı tarzda hareket ettiğini ve Nehru’nun güneş lekesi döngüsünü tanımladığı gibi azaldığını gösterir. Çok yüksek bir bağıntı vardır. Güneş lekeleri gibi, kasırgalar sadece gezegenlerin bir özelliğidir. Bunlar başka gezegenlerde de görülür, Jüpiter’deki dev kızıl nokta gibi – bir kasırga.

Kasırgaların Yerkürenin çekirdeğinde “ortak-manyetik thredul’ler”in ürünü olduklarını bilerek, bunlar doğal olaylardır ve yapay olarak yaratılamaz. Ne de manyetik kuvvetler en kuvvetli oldukları zaman erken aşamalarında yönlendirilemez. Ama daha önce sözü edilen süper-hücre gökgürültülü fırtına yaratan aynı işlem tarafından oluşum sırasında yoğunlaştırılabilirler – büyük miktarlarda bulut ve şiddetli yağmur yaratmak için tropopozun (stratosfer ile troposfer arasındaki bir geçiş bölgesi) kimyasal tohumlanmasıyla üst astmosfere zorlanan su buharı çekirdeklerinin aşırı miktarları. Thredule üretimi çökmeye başladığı zaman, kasırga sıcaklıkta ve basınçta lokalize değişiklikler tarafından kontrol edilebilir, HAARP’ın en iyi yaptığı şey.

Bu, Sandy kasırgası durumunda gözlendi. 1nci Kategori kasırgadan fazlasına geçmeyen küçük, tropikal bir çöküntü. Bununla ilgili olağanüstü bir şey yoktur ve yılın bu zamanı için yaygındır – olması gerekenden önemli ölçüde yüksek olan sistemde var olan su buharı miktarı dışında. Fırtına büyürken onun animasyonlarını izleyin –atmosferik kimyasallar (chemtrailler) vasıtasıyla o bölgeye gönderilen yoğunlaşma çekirdeklerinin aşırı miktarlarını karşılayan çekilmekte olan okyanus suyunun küçük miktarı nedeniyle, fırtınanın merkezi bulutların muazzam miktarlarını fırlatıp atar.

Bu fırtınayı yaratan ortak-manyetik thredule normalden daha uzun sürdü, ki kasırgaların normalde yaptıkları gibi, denize geri dönen Gulf Stream akıntısı tarafından yönü değiştirilmek yerine bu fırtınayı “güneş lekesi” izinin takip etmesinin nedenidir. Bu, güneş geçişi gibi, yerkürenin derinlerinde benzer değişime hazırlandığını belirtir.

HAARP bu fırtınayı aktif bir thredule ile yönlendiremez veya yönünü değiştiremez, yine de muhtemelen denediler. Bu doğal bir gidişatı izledi, ama chemtrail jeomühendisliği sayesinde doğal olmayan bir yoğunlukta.

(Çeviri: Saffet Güler)

DİPNOTLAR

1 Global Voice Radio episode, “Are You on the Catastrophic or Positive Timeline?”, August 13, 2012.

2 Reciprocal System of theory website (http://rstheory.org), was first published in the 1959 book, The Structure of the Physical Universe. İki Taraflı Sistem, doğal sonuç olarak gözlenen evreni üreten iki, basit faraziye dayanan her şeyin teorisidir. Bir sayıda dikkate değer başarıya sahiptir, aslında keşfedilmelerinden dört yıl önce kuasarların varlığını tahmin etmek dahil.

3 Ayrıntılar Times and Timelines raporunda kapsanıyor.

4 Biz (bilimsel yeraltı), organizmaların karmaşıklığının artmasını tanımlarken boyut yerine yoğunluğu tercih ediyoruz, çünkü uzamsal (yang) boyutların sayısı değişmez – mevcut temporal (yin) boyutların sayısı değişir, yoğunluğun fiziksel kavramına benzer özelliklere sahip olan sıkıştırma ile sonuçlanır.

5 Bazı yanlış anlamalar: yıldızsal evrimin geriye doğru yönü, 3 – boyutlu zamanın atlanması, “kozmik sektörün” atlanması (antimadde evreni) ve radyasyonun ve x-ışını emisyonunun doğası.

6 KVK, Nehru, “Glimpses into the Structure of the Sun” series; Reciprocity XVII, #2 (Autumn 1988), Part 1, “The Nature of Stellar Matter” and Reciprocity XVIII, #1 (Winter, 1988), Part 2, “The Solar Interior and the Sunspots.”

7 Larson, Dewey B., Basic Properties of Matter, Chapter 24, “Isotopes.”

8 Larson buna “yaş sınırı” diyor, çünkü atomik süreç yaşlanmaya benzerdir. Nötrinoların yakalanması zamanla kaçınılmazdır ve tersine çevrilmezdir, bu nedenle en sonunda izotopik kütle atomun içerebileceği yapıdan daha büyük hale gelir ve atom uzayda radyoaktif emisyon olarak görülen temporal patlama ile “ölür”.

9 Larson, Dewey B., Universe of Motion, Chapter 4, “The Giant Star Cycle.”

10 Jesse Ventura’nın Komplo Teorisi televizyon programında yaklaşık 9 dakikalık “Küresel ısınma” (sezon1, bölüm 3) bölümünde, aynı sonucu çıkaran “iklim bilimcisi” ile röportaj yapıyor – ısınmaya neden olan insan değil, güneştir.

11) 2 nci güç fonksiyonu olarak manyetik iyonlaşmanın elementleri etkileme yolu ile ilgisi vardır. İyonlaşma olmadan 118 e kadar elementler kararlıdır. Birim iyonlaşma ile, uranyumdan yukarıda olan her şey radyoaktif hale gelir – Yerküre için şu andaki iyonlaşma seviyesi olan 27 element. 2 birimde, altından itibaren yukarı olan her şey radyoaktiftir – yakıt kaynağına ilave edilen sadece 13 element daha, ve oradan azalır.

12 Described in detail in Prof. KVK Nehru’s paper, “Glimpses into the Structure of the Sun.” See footnote 28.

13 Güneş sistemindeki aşırı tozun nedeni açk değildir, ama astronomlar bunun 50 yıldan fazladır gelmekte olduğunu biliyorlar. Yeni Çağcılar bunu foton kuşağı olarak ifade ediyorlar, ama güneş sistemimizin planı ile kesişen nebular bir toz veya protostar (önyıldız) olması çok daha olasıdır. Sagittarius Cücesinin parçası olarak güneşimiz Samanyolu planı ile kesişir, bu tür oluşlar çok olasıdır.

14 Güneşin bu parlak flaşları yüksek irtifalarda 2010 dan bu yana bildirilmektedir, burada stmosfer daha incedir ve kirlilik/sis katmanı yoktur. Artan yoğunluk (flaş) bir kaç dakikadan bir kaç saate kadar sürer ve lazer-benzeri olmaya eğilimlidir, küçük bir alanda olağandışı zarara neden olur, örneğin bitkileri ve ağaçların ani ölümü (yapraklar yanıp kül olur) veya araba lamine camları çatlar.

15 NASA güneşte dev, üçgen şekilli karanlık nokta belirledi

16 “Üç günlük karanlık” mitolojik referansların kaynakları burada olabilir.

17 Bunun bir kaç kez meydana geldiği mitolojide kaydedilmiştir, 260 günden, 360 güne, şu andaki 365 güne.

18 Peret, Bruce, “At the Earth’s Core: The Geophysics of Planetary Evolution”, Reciprocity XXVII, № 1 (Spring, 1998).

19 Larson 1960 larda NASA uzaya gitmeye çalıştığı zaman, NASA’ya bir çok konferans verdi, bu nedenle neler olup bittiğini biliyor olmaları son derece olasıdır; en azından üst kademede.

20 İyonosferin HAARP aktarımlarına kuvvetli şekilde tepki verdiğini keşfettikten sonra, proje askerileştirildi (bakınız ABD Patent 4,686,605, “Yerkürenin atmosferinde, iyonosferinde ve/veya manyetosferinde bir bölgeyi değiştirmek için yöntem ve ekipman) ve şimdi güneş ışınlarını belirli bir bölgeye odaklamak için kullanılabilen iyonosferik mercekler yaratabiliyorlar, bu zeminde, okyanusta ve atmosferik sıcaklıklarda bölgesel bir yükselmeye neden olur. Bu yukarı çekiş düşük irtifalarda alçak basınç sistemi yaratır ve yüksek irtifalarda yüksek basınç sistemi yaratır ve iklim modellerinin akışını uyarlamak için kullanılabilir.

21 InfoWars.com’dan Alex Jones bu yeraltı şehirlerinin 30 yıl boyunca 80,000 insan için yeterli büyüklükte olduğunu bildirdi.

22 “Orada” buldukları şeye ayrı bir raporda değinilecek.

23 Şirketokrasi, şirketler tarafından yönetilmek.

24 “Chemtrails” boşaltırkan gözlenen hava araçları bormalde 10,668 – 12,190 metre ; 10,4 -12 km.

25 Güneş radyasyonu alüminyumu buharlaştıracağı ve solar güneş ile uzağa atacağı için, bunu yörüngede yapamıyorlar.

26 Bundan dolayı CRTleri son derece toksik olarak listeliyorlar – eğer bir tanesini kırarsanız, kırık cama temas etmediğinizden emin olmalısınız, çünkü zehirli olarak düşünülmektedir.

27 Bol demir, demir içeren şeylerle beslenen bakteriler için cömert bir büyüme ortamı sağlıyor, özellikle MAC (mycobacterium avium complex), ki bu bugünlerde bir çok solunum problemlerinin nedenidir. İlaç şirketlerinin kar sağladığı elverişil yan etkilerden bir tanesi.

28 http://planefinder.net/, her uçağı uydu alıcısı-vericisi ile izliyor – hava trafiği hacmi şaşırtıcı.

29 Wikipedia’da küresel kararma burada: http://en.wikipedia.org/wiki/Global_dimming , küresel karartma üzerine bazı propagandalr, ama tam şu anda, güneş ışığının yaklaşık %20 si bloke ediliyor.

30 APTI, Inc., the company that built HAARP, is assignee on patents, such as:5,202,689: Lightweight focusing reflector for space,5,041,834: Artificial ionospheric mirror composed of a plasma layer which can be tilted,4,999,637: Creation of artificial ionization clouds above the earth,4,873,928: Nuclear-sized explosions without radiation.

31 Larson, Dewey B., Beyond Space and Time, pp. 70-88.

32 A paraphrasing of a notable comment by Carl Sagan.

(Çeviri: Saffet Güler)