MAVİ BALİNA ‘ÖLÜM ŞARKISI’ DÜNYAYI 2012 HAKKINDA UYARIYOR

Sorcha Faal,

7 Aralık 2009

Bugün Kremlin’de dolaşan Rus uzak Doğu Chukchi Yarımadasından gelen çok ilginç bir FSB raporu, Sibirya Yupik insanlarının kabile şaman büyüklerinin 30 Haziran 1908 Tunguska patlamasından bu yana ilk kez en kutsal meclislerinde toplandıklarını belirtiyor. Tunguska patlaması İkinci Dünya Savaşında ABD’nin Japonya’ya attığı atom bombalarından 1,000 kat güçlüydü ve o zaman bu Arktik (kuzey kutbu) insanları uyarı yapmıştı. Bu insan ırkının modern tarihinde ilk kez doğa yerine bilime ibadet ederek “tam” yıkım yoluna kendisini yerleştirmesinin işaretiydi.

Yupik şaman konseyinin Haziran 1908 uyarısını, Osmanlı İmparatorluğu’nun ölümünü başlatan Temmuz 1908 Genç (Jön) Türk Devriminin izlemesini ve sonra Ekim 1908 Bosna Krizinin izlemesini not etmek ilginçtir, Bosna Krizinde Bulgaristan bağımsızlığını bildirdi ve Avusturya – Macaristan İmparatorluğu Bosna – Hersek’i topraklarına kattığını bildirdi. Bu iki olay yaklaşık 15 milyon insanın öldüğü Birinci Dünya Savaşını başlattı.

Bu en son Yupik şaman konseyi uyarısı, insanlık yüzyılın derslerini öğrenmekte başarısız olduğundan Dünyamızın şu anda 1908’de olduğundan çok daha fazla tehlikede olduğunu ifade ediyor. “Dünyamızın Koruyucuları” olan Mavi Balinaların şimdi tüm insanlara her şeyin sonuna hazırlanmaları için bir ‘duyuru’ olarak “Ölüm Şarkısı” söylemesi, bu Arktik (kuzey kutbu) insanlarının söylediği şeyin kanıtı oluyor.

Yupik şamanların sözünü ettiği Mavi Balinaların “Ölüm Şarkısı’ Batılı Bilim insanlarını şaşkına çevirdi, onlar da şimdi Dünyamızın bildiği bu en büyük hayvanların gerçekten kayıtlı tarihte ilk kez tüm gezegenimizde ‘şarkılarını’ gizemli bir şekilde değiştirmeye başladıklarını bildiriyorlar. Cascadia Research Collective’de mavi balina uzmanı olan John Calombokidis bunun ‘çok enteresan bir bulgu’ olduğunu not ediyor.

Yupik şamanlar 2002’de Rusya, Yanrakynnot’taki toplantıları sırasında Gezegenimizin Kuzey Kutbu Bölgelerinde gerçekleşen ‘garip işaretleri/belirtiler’i incelediklerinde, ‘Büyük Sona Eriş Zamanının’ tekrar hepimizin önüne çıkmasına sadece on yıl kaldığı uyarısını yaptılar.

Yupik şamanların 2012’nin ‘bitiş zamanı’ olduğu uyarısı hafife alınmamalı, 2012 yılında zamanın sona ereceğini öngören Maya Takvimi ile aynı fikirdedir. Şimdi yeni araştırma bu kadim Maya insanlarının,Yupik ve diğer Kuzey kutbu insanları ile paylaştıkları Na – Dene dili vasıtasıyla bağlantılı olduklarını gösteriyor.

Birçok batılı bilim adamı Amerika’daki insanların Bering Boğazını geçerek Asya’dan geldiklerini teorize ederken, Rus bilim adamları ve Kuzey kutbu insanlarının kendileri bunun tersinin doğru olduğunu ve Dünyamızın son “ters dönmesinden” sonra hayatta kalan insanların Amerika kıtalarından Dünya’nın geri kalanına yayıldıklarını ifade ediyorlar.

Ayrıca Dünya hükümetlerinin 2012’nin önemini reddederken, 2012 için hazırlıklarına devam etmeleri de ilginç, Dünyamızın tüm tohumlarının örneklerini sakladıkları Norveç’in Arktic Spitsbergen adasındaki Svalbard Global Seed Vault (Kıyamet Mahzeni de deniyor) bu hazırlıklara dahil, ayrıca ABD başkanı Obama son zamanlarda Irak ve Afganistan’daki ABD askeri güçlerinin 2011’de eve dönmeye başlayacaklarını ifade etti.

Daha da ilginç olanı, Dünyamızın Mavi Balinalarının ‘şarkısının’ değişmesine, onların zaman frekansındaki değişimin de dahil olmasıdır. Bu zaman frekansı değişimi ünlü bilim adamı Dr. José Argüelles tarafından öngörüldü. 2002’de yazdığı kitabı Zaman ve İnsan Teknolojisi’nde kısmen Maya takvimi matematiğinin nasıl fonksiyon gördüğü yorumlarıyla tasarlanan “Zamanın Yasası” adını verdiği kavramı tasarlıyor ve geliştiriyor.

Bu kuramsal taslakta, Argüelles iki zamanlama frekansını kapsayan “temel bir yasa”yı belirlediğini iddia ediyor: birine “12:60 frekansı” ile “mekanize zaman” adını veriyor, diğeri “Mayalar tarafından şifrelenen “doğal zaman”, bunun frekansı 13:20”.

Argüelles’e göre, “kaidesiz 12 – aylık [Gregorian] takvimi ve suni, mekanize 60 – dakikalık saat” insanın faaliyetlerini suni olarak düzenleyen bir yapıdır ve doğal “senkronik düzene” uyum sağlamaz. Gregorian takviminin terk edilmesini ve “insan ırkının zihnini tekrar düzeltebilmesi için, mükemmel uyumlu takviminin uyarlanmasıyla insan ırkının rotasına geri dönmesi” için, yerine Argüelles’in 13 – aylık takviminin getirilmesini önerir.

Ayrıca Mavi Balinalar insanlığı uyarmak için ‘Ölüm Şarkısını’ söylemeye başladıktan bu yana, Maya takvimi ile ilişkili olan ekin çemberlerinin sayısı tüm dünyada artmaktadır.