SOLAR FIRTINALAR ENDİŞE, YORGUNLUK & GÜÇLÜ ENERJİ GEÇİŞLERİNE NEDEN OLUYOR: 16 – 26 MART


Bir kaç haftadır kozmik enerji alarm verici yoğunlukta oldu ve muhtelemen bir çok insan bitkin düşmüş ve tükenmiş hissediyordur.

İnsanlar şu sıralarda bunun ne kadarıyla başa çıkabileceklerini merak ediyor olabilirler – ve maalesef, bu yakında sakinleşmeyecek.

Bugünlerde, güneşin atmosferinde açılmış olan 200,000 kilometre genişliğinde, kanyon şekilli koronal bir delik var, güneşin tüm Dünyaya bakan yarıküresini neredeyse bölüyor.

Bu delikten 13 Mart günü yüksek hızlı solar rüzgar (sıcak plazma) akımı püskürdü ve saniyede 600 kilometre hızdan daha yüksek hızda Dünyaya doğru uçtu. Son derece yüklü rüzgar o zamandan beri Yerkürenin manyetik alanına (koruyucu baloncuk) çarpıyor.

Güneş patlamaları, güneşten gaz püskürmeleri olan ani parlaklık flaşlarıdır. Bunlar  güneşin yüzeyinden binlerce mil uzağa püsküren geniş miktarlarda muazzam sıcak, yüksek enerjili parçacıklar ve gazlar salıyor. Bir patlamanın fırlatılması için gereken enerji miktarı yaklaşık olarak 160,000,000,000 megaton TNT’ye eşdeğerdir.

Ancak, Rus Bilim Akademisi daha kötüsünün geleceğini tahmin ediyor. Onların tahmini, 21 Mart’tan 26 Mart’a kadar büyük jeomanyetik fırtınalar beklediklerini gösteriyor.

Solar rüzgarlar ve patlamalar Yerkürenin elektromanyetik alanları ile etkileşirken, güneş fırtınaları Yerkürenin atmosferini geçici olarak rahatsız eder. İnsanlar da etkilenir, çünkü her birimiz bizi çevreleyen kişisel bir elektromanyetik alana – auraya – sahibiz. Bu nedenle, elektromanyetik enerjinin gezegenimizi etkilediği aynı şekilde, kendi enerji alanlarımızı da alt üst edebilir.

Bir dereceye kadar Yerkürenin elektromanyetik alanı tarafından korunmamıza rağmen, yoğun, son derece yüklü enerjinin Dünyada var olan her şeyde büyük bir etkiye sahip olduğuna ve duygulardan elektrikli cihazlara kadar her şeyi büyük ölçüde etkileyebileceğine inanılıyor.

Solar fırtınaların radyo iletişimlerinde, navigasyon/GPS sistemlerinde, teknolojide ve canlı organizmalarda çok büyük etkisi olduğu biliniyor. Güneş enerjisinin kan akışını değiştirdiği, adrenalini arttırdığı ve kan basıncını etkilediği gösterildi. Ayrıca daha önce sözü edildiği gibi uyku modellerimizi de etkiler.

Şu sıralarda güneş aktivitesinde bir zirve yaşıyor olabilmemizin nedenlerinden biri, her yıl 20 Mart ve 23 Eylül’de Yerküre ve güneşin hizalanmasıdı, o günlerde gece ve gündüz uzunlukları yaklaşık olarak eşittir. Ekinoksların Yerkürenin manyetik alanında saatlerce açık kalan çatlaklara neden olduğu biliniyor. Bu solar fırtınalar, bir çok bilim insanının  yılda iki kere ekinokslar sırasında oluştuğuna inandıkları “ekinoks çatlaklarının” oluşumuna denk geliyor. Bu, evrenden gelen son derece yüklü titreşen enerjinin akmasına izin veren bir portal açıyor ve insanlar dahil, Dünyadaki enerji parçacıklarını direkt olarak etkiliyor.

Portal evrendeki iki uzak bölgenin boyutları arasında hızlı yolculuk yapılmasını sağlar, örneğin güneşten Dünya’ya. Portal yenilenmiş enerji, sınırsız olasılıklar, yüksek bilgelik, artan sevgi ve bilgelik seviyeleri ile tam, bilinçli uyanışı deneyimlememize olanak sağlayan, yaşam – değiştirici dönüşümün geçicibir periyodudur. Bu, evrenin enerjisine uyumlanmak için çok büyük bir fırsattır.

Solar fırtınalar sırasında, ışıldayan enerji kütleleri Yerkürenin atmosferine sızar ve onu absorbe etmek aşırı uyarıcı olabilir; bu nedenle enerjimizin – ve etrafımızdaki insanların enerjilerinin – son derece yoğun hissettirdiğini fark edebiliriz, örneğin herkes ekstra sinirli, duygusal, endişeli, yorgun, kafası karışmış veya stresli olabilir. Bunun nedeni muhtemelen şu sıralar güçlü elektromanyetk enerjiler yayan bu güçlü solar fırtınaların ortasında olmamızdır.

Solar fırtınaların uyku ve uyanık zamanlarımızı kontrol eden içsel biyolojik saat olan 24 saatlik ritmimizin senkronizasyonunu bozduğu biliniyor. Epifiz bezimiz bu elektromanyetik aktiviteden etkilenir ve melatoninde artış üretir – böylece uykumuzu bozar ve sezgimizi etkiler. Güçlenmiş sezgiye ve psişik farkındalığa sahip olabiliriz.

Solar fırtınaların aynı zamanda sinir sistemimizi direkt etkilediğine, ekstra gergin, tedbirli ve canlı, girişken hissetmemize neden olduğuna inanılır. Bu fırtınalar gerçekleştiği zaman, nedenini bilmeden delirdiğimizi veya telaşlı olduğumuzu görebiliriz. Ayrıca duyularımızın yüksek alarmda olduğunu ve her şeyin normalden daha yüksek sesli, daha parlak, daha kuvvetli ve daha canlı hissettirdiğini ve göründüğünü fark edebiliriz.

Araştırmalar jeomanyetik fırtınaların duygusal, zihinsel, ruhsal ve fiziksel sağlığımıza çok büyük etkileri olabileceğini buldu. Artan endişe, depresyon, bipolar rahatsızlık, yorgunluk ve sinirlilikte zirvenin güneş aktivitesine denk geldiği bulundu.

Bu o kadar uç noktada olabilir ki, bir çok insan eski realiteyi, modası geçmiş düşünceleri, duyguları ve inançları arkada bırakırken, yeni realiteye girmiş gibi hisseder. Dönüşüm o kadar güçlü olabilir ki, insanları onlarda acı ve yıkıma neden olan ilişkileri veya dinamikleri terk etmelerine sevk edebilir.

Bu, bir insan yoğun bir uyanma periyodundan geçtiği ve bedeni fiziksel olandan “ışık bedene” dönüştüğü zaman gerçekleşen “yükseliş semptomuna” benzerdir.

Güneş patlaması aktivitesi sırasında ve sonrasında bize doğru yayılan ilahi ışığın, yükselişe doğru daha hızlı bir şekilde ilerlememizi sağladığı düşünülür, ki bunlar aşağıdakileri deneyimlememize neden olabilir:

> Basınçlı baş ağrıları ve genel ağrılar, başlıca mide (solar pleksus) bölgesinde.

>  Sersemlik, mide bulantısı.

> Odaklanmada zorluk, kafa karışıklığı yaşamak veya zihnin bulanık olması.

> Yoğun açlık veya susuzluk hisleri.

> Aşırı yorgunluk, tükenme, enerji azlığı, uykusuzluk, bozulmuş uyku modelleri.  

> Görünürde hiç nedeni olmayan sinir krizleri, hayal kırıklığı, üzüntü, sinirlilik, öfke, korku, keder ve  bunalma.

> Artan farkındalık, güçlenmiş sezgi, hiç bir yerden geldiği görünen içgörülere sahip olmak.

> Önseziler, yoğun rüyalar  veya kabuslar.

>> Psikolojik semptomşar tezahür edebilir , örneğin grip benzeri semptomlar, kulak çınlaması veya ağrılar.

>> Sıkça endişe, stres veya belli nedeni olmayan panik hisleri.

>> Geçici hafıza kayıpları, şeyleri unutmak.

>> Orblar, kıvılcımlar veya ışık parlamaları gibi enerjileri görmek ve hissetmek, ellerin avuçlarında ısınma fark etmek.

>> Tüm yaşamın kutsal olduğunu takdir etmek.

>> Eşzamanlılıkları fark etmek, örneğin belirli rakamların tekrarlaması.

>> Diğer insanların enerji alanlarının daha fazla bilinçli farkındalığı ve negatifliğe son derece hassaslık. >> Tek başına zaman geçirmeyi, içe dönmeyi istemek.

Jeomanyetik fırtınalar, zihin açıcı uyanışlar getirebilen ve bizi içsel ve dışsal evrensel bilgiye ve bilgeliğe yeniden bağlayabilen yoğun dönüştürücü periyotlardır. Titreşimimizin yükselmesi için, bu yüksek enerjiyle rezonansa girmemizi sağlamak için, güneş aktivitesinin etkilerini dinlenerek ve aşağıdakileri yapmak için yoğun programımızdan zaman ayırarak mücadele edebiliriz.

>> Bol bol su içmek.

>> Tuzlu su banyoları yapmak.

>> Meditasyon yapmak ve tekrarlanan düşüncelerin ve hislerin farkında olmak.  

>> Kafein ve alkolden kaçınmak.

>> Doğada zaman geçirmek.

>> Yüksek titreşimli yiyecekler tüketmek, örneğin meyve ve sebzeler.  

 
>> Kendinize evrendeki her şeyin enerjiden yapıldığını ve bilinçli düşünce ve niyetin nasıl hissettiğimizi ve düşündüğümüzü anında değiştirebileceğini hatırlatın.

>> Derin nefesler alın, bağışlayın, salıverin ve teslim olun.

 >> Nezaketi, şefkati, kabullenmeyi ve empatiyi uygulayın.

 >> Tekralanan düşüncelerin ve hislerin farkında olun.

>> Mümkün olduğunda, geçici olarak teknolojiden ve enerjinin toksik ve tüketici olduğu her şeyden ve herkesten uzak durun.

Solar fırtınalardan yayılan frekansların, toksik duygusal, zihinsel, ruhsal ve fiziksel blokajlardan özgürleşebilmemiz için, sistemimizi temizlediğine ve arındırdığına inanılır. Bundan dolayı, birçoğumuz dikkatimizi çekmek için – en sonunda açık duygusal yaralarımızın iyileşebilmesi için – yüzeye çıkan geçmişimizden gelen sorunların farkında oluruz.

Bu anıları daha fazla baskılamamız önemlidir, enerjisel yaralarımız bunların çeşitli şekillerde yeniden oynatılmasına neden olur, çoğunlukla acı verici ve çalkantılı ilişkilere yakalanmamızı devam ettirerek.

Bu solar fırtınalar Mart’ın yeni ayına denk geliyor, bu nedenle derin içsel çalışma bu günlerde daha önemli olacak.

Blokajları ve eski kalıpları uzaklaştırmak, amacımızı kavramak ve tezahür ettirmek ve bilinçli farkındalığımızı genişletmek için büyük kişisel dönüşüm fırsatı alıyoruz. Eğer ona korkuyla direnmek yerine bu kozmik enerjiye aktif şekilde uyumlanmaya ve bütünleştirmeye istekli olursak – ve eğer gerçekleşmekte olan sürekli değişimlerin hızına uymak için pozitif ve açık kalabilirsek – bu fırsattan yararlanabiliriz.

Yoğun enerji geçişlerinde, günün başlangıcında ve sonunda meditasyon yaparak veya yalnız başına zaman geçirerek enerji alanımızı düzenli olarak temizlemek tavsiye edilir.

(Çeviri: Saffet Güler)

Major Solar Storms causing Anxiety, Fatigue & Powerful Energy Shifts: March 16th-26th.