UZAYIN UZAK MESAFELERİNDEN GELEN GİZEMLİ GÜRLEME

07 Ocak 2009

LONG BEACH, Calif. – Uzayın tipik olarak çok sessiz bir yer olduğu düşünülür. Ancak bir astronom ekibi umulandan altı kat yüksek gürültü çıkaran garip bir kozmik parazit keşfetti.

Gürleme uzak bir kozmostan geliyor. Ona neyin neden olduğunu hiç kimse bilmiyor.

Şüphesiz, ses dalgaları vakumda yolculuk yapamaz (uzayın büyük bölümü vakumdur) veya en azından çok etkili olarak yolculuk yapamaz. Ama radyo dalgaları yolculuk yapabilir.

Radyo dalgaları ses dalgaları değildir, ama hala düşük – frekansta ve ışık spektrumunun sonunda yerleşik olan elektromanyetik dalgalardır.

Evrendeki yıldızlar ve kuasarlar da dahil bir çok nesne radyo dalgaları yayar. Yuvamız Samanyolu galaksisi bile statik bir tıslama yayıyor (ilk kez 1931’de fizikçi Karl Jansky tarafından belirlendi).

Ancak bugün burada Amerikan Astronomi Topluluğunun 213 ncü toplantısında tanımlanan, yeni belirlenen sinyal astronomların umduğundan çok daha yüksek.

NASA’nın Greenbelt’teki Uzay Uçuş Merkezi’nden Alan Kogut, “evrende yeni ve ilginç bir şeyler oluyor” dedi.

Kogut’un yönetimindeki bir ekip sinyali, balon tarafından taşınan ARCADE isimli bir enstruman ile belirledi.

Temmuz 2006’da enstruman Texas’taki NASA’nın Columbia Bilimsel Balon Tesisi’nden fırlatılmıştı ve atmosferin uzayın vakumuna inceldiği, 36,500 metre yüksekliğe ulaşmıştı.

ARCADE’nin misyonu yıldızların ilk neslinden gelen zayıf ısı sinyallerini araştırmaktı, ancak bunun yerine evrenin uzak mesafelerinden gelen gürlemeyi işittiler.

Kogut “Evren gerçekten bizi bir dönemece fırlattı” dedi. “Bulmayı beklediğimiz zayıf sinyalin yerine, herhangi birinin tahmin ettiğinden altı kat daha yüksek olan bir gürleme sesi vardı”.

Sinyalin ayrıntılı analizleri, kendi galaksimizin dış halesindeki gazı, en eski yıldızları veya herhangi bilinen radyo kaynaklarını diskalifiye etti.

Diğer radyo galaksileri de bu parazit için hesaba katılamaz – onlardan yeterince yok. Ekip üyesi “Maryland Üniversitesi’nden Dale Fixsen, “Bunları evrene sardalye gibi istif etmek zorunda olurdunuz” dedi. “Bir galaksi ve sonraki galaksi arasında herhangi bir boşluk kalmazdı.”

Sinyalin, evrendeki tüm bilinen radyo kaynaklarının birleşik emisyonundan altı kat daha parlak olduğu ölçüldü.

Şimdilik, sinyalin kaynağı bir gizem olarak kalıyor.

“NASA’nın Pasadena, Kaliforniya’daki Jet Propulsion Laboratuarın’ndan ekip üyesi Michael Seiffert, “bunun ne olduğunu gerçekten bilmiyoruz” dedi.

Ve bu, astronomlara sadece yeni bir bilmece sunmakla kalmıyor, en erken yıldızlardan gelen sinyallerin arayışını da engelliyor. Ancak kozmik statiğin kendisi, evren çok genç iken, şu andaki yaşının yarısından daha genç iken galaksilerin gelişimine önemli ipuçları sunabilir. Çünkü radyo dalgaları ışık hızında yolculuk yaparak, uzaklardan geliyor, bu nedenle bu dalgalar evrendeki daha eski bir zamanı temsil ediyorlar.

Seiffert, “Bilimi bu kadar heyecanlandıran budur” dedi. Bir şeyleri ölçmek için yola çıkıyorsunuz – bu vakada, en başlangıçtaki yıldızlardan gelen ısı – ama tamamıyla başka, bazı açıklanamayan bir şeye tesadüf ediyorsunuz.”