VAN DEPREMİ TEKTONİK SALDIRI MI?

VAN DEPREMİ TEKTONİK SALDIRI MI? PDF Yazdır E-Posta

ABD “DEPREM SILAHI” TÜRKİYE’Yİ VURDU

23 Ekim 2011

Sorcha Faal,

Bugün Kremlin’de Karadeniz Donanmasından ‘flaş’ bir rapor alındı, buna göre Türkiye’nin Kuzey Irak’a girmesine karşılık olarak ABD korkulan “Deprem Silahları”ndan biriyle Türkiye’ye saldırdı.

Bu rapora göre Karadeniz’deki ve civarındaki Rus monitor istasyonları son 36 saatte iyonosferde “hızlı” bir ısınma gözlemeye başladılar, bu ısınma doğu Türkiye’yi vuran 7.3 büyüklüğündeki depremden birkaç saat önce zirveye ulaştı.

İyonosferin ısınmasının, ABD’nin tüm dünyada bulunan ve Alaska’daki ana üslerinden kontrol edilen HAARP tesislerinden çalıştırılan “Deprem Silahlarının belirgin özelliği” olduğunu not etmek önemlidir ve bu silahın en son Mart ayında Japonya’ya karşı kullanıldığı ve 9.0 büyüklüğünde depreme neden olduğu belirlendi.

Rus Donanma İstihbaratı subayları bu saldırının amacının Iraklı Kürt asilerin 4 gün önce 26 Türk askerini öldürmesine karşılık olarak geçen hafta Türkiye’nin Kuzey Irak’a girmesine “ciddi şekilde engel olmak” olduğunu söylüyor.

Bu rapor şöyle devam ediyor, ABD’nin “büyük korkusu” Türkiye’nin Irak’a girmesinin daha büyük bir Orta Doğu savaşına yol açacak olması, çünkü Türk ordusu kaynakları İsrail’deki Kürtlerin artan gücünü suçluyor, ama halka “diğer güçler” olarak tanımlıyorlar.

Amerikan insanlarının bilmediği şey, ABD’nin Irak’ı istilasından kısa süre sonra yüzlerce İsrail Özel Kuvvetler birliklerinin, Türkiye, Suriye ve İran’a karşı bir “kuvvet üssü” inşa etmek için Kuzey Irak’ın Kürt bölgesine akmasıdır. Bu geçen Ağustos’ta İran İsrail’in ayrıca Kuzey Irak’a insansız hava araçları göndermeye başladığını bildirdi. [NOT: Bu üssün fotoğrafları çekilmişti]

Rus istihbarat analisti uzun zamandır Amerika’nın tüm Orta Doğu (bazıları tüm dünya için olduğunu söylüyor) için “master planı”nın tüm bölgeyi kendi orijinal kabile sınırlarına geri bölmek olduğu konusunda uyarmakta.

ABD “master planın”ın başarısından şüphe edilemez, çünkü son 25 yılda Sovyetler Birliği, Yugoslavya, Afganistan, Irak ve şimdi de Libya’yı böldüler, planları Türkiye, Suriye, İran ve sonra Suudi Arabistan’ı bölmek.

Türkiye ABD’nin onları parçalama planının ilk kez 2006’da Roma’daki NATO Savunma Eğitim Merkezindeki söylevde farkına vardı, Amerikan Ordusu Subayı Türkiye’deki 18 şehrin “Kürdistan” olarak gösterildiği bir harita kullandı. Daha sonra ABD Savunma Sekreteri Donald Rumsfeld bu harita için özür dilese de, bu son saldırı onların gerçek amaçlarını gösteren örneklerden biri.

ABD’nin Türkiye’ye karşı bu saldırısının tüm ayrıntıları henüz değerlendirilmemiş olsa da, Rus Donanma yetkilileri bu raporda daha fazla saldırıların “yakın” olduğunun düşünülmesi gerektiği konusunda Kremlin’i uyardılar.

23 Ekim 2011 © EU and US tüm hakları saklıdır.

http://www.whatdoesitmean.com/index1532.htm

9 Büyüklüğündeki Depremden Önce Japonya Üzerindeki Atmosfer Hızla Isındı

http://redicecreations.com/article.php?id=15426

Aşağıdaki bu makale Indüksiyon Manyetometre çizelgelerinin atmosferin ısınmasına neden olan gerilim altındaki tektonik levhadan radon gazı salıverildiği hipotezini ileri sürüyor. HAARP teknolojisinin atmosferi ısıtma kapasitesine sahip olduğu biliniyor. Çok büyük petrol platformuna benzeyen ve ABD Donanması tarafından işletilen gezici HAARP versiyonu vardır. ABD Donanma filosu Japonya depreminden önce bu genel bölgede idi. HAARP benzeri bir teknoloji atmosferin ısınmasının kaynağı olabilir miydi? 2.5 hertz’deki ELF (ekstra düşük frekans) dalgalarının depremlerle ilişkili bir armonik olduğu biliniyor. Zirve sıcaklıkta HAARP manyetometre okumaları 2.5 hertz bandında çok aktif idi. Yakın günlerdeki HAARP manyetometre aktivitesini görmek için tarihi değiştirebilirsiniz.

Bilim insanları Japonya’daki çok büyük depremden önceki günlerde deprem merkez üssünün üzerindeki kızılötesi emisyonların dramatik şekilde arttığını söylüyor

Jeologların uzun zamandır büyük depremlerden önceki günlerde garip atmosferik fenomenlerin kişisel ayrıntılara dayalı raporları üzerine kafaları karışık. Ama bu hikayeleri destekleyecek iyi verilerin elde edilmesi zordu.

Ancak son yıllarda çeşitli ekipler deprem bölgelerinde atmosferik izleme istasyonları kurdular ve uydular bir deprem sırasında üst atmosferin ve iyonosferin durumu hakkında verileri geri gönderebiliyor.

Geçen yıl DEMETER uzay arasından bazı büyüleyici verilere baktık, bunlar Ocak 2010’daki 7 büyüklüğündeki Haiti depreminden önce ultra – düşük frekanslı radyo sinyallerindeki önemli artışı gösteriyordu.

Bugün, NASA Goddard Uzay Uçuş Merkezinde Dimitar Ouzounov ve birkaç arkadaşı 11 Martta Japonya’yı harap eden Büyük Tohoku depreminden alınan verileri sunuyor. Bunların sonuçları şaşırtıcı.

Japonyadaki 9 büyüklüğündeki depremden önce, iyonosferin toplam elektron içeriğinin deprem merkez üssü üzerinde dramatik şekilde arttığını, deprem olmadan üç gün önce maksimuma ulaştığını söylüyorlar.

Aynı zamanda, uydu gözlemleri merkez üssünün üzerindeki kızılötesi emisyonlarda büyük artış gösterdi, bu emisyonlar depremden önceki saatlerde zirveye ulaştı. Başka bir deyişle, atmosfer ısınmaktaydı.

Bu tür gözlemler Litosfer-Atmosfer – İyonosfer Eşleşme mekanizması adı verilen fikir ile tutarlıdır. Düşünce şu ki, bir depremden önceki günlerde, faydaki büyük gerilimler, onun büyük miktarlarda radon gazı salıvermesine neden olur.

Bu gazdan gelen radyoaktivite havada büyük ölçekte iyonlaşır ve bunun bir takım vurma etkileri vardır. Su molekülleri havadaki iyonlara çekildiği için, iyonlaşma suyun büyük ölçekte yoğunlaşmasını tetikler.

Ama yoğunlaşma işlemi ayrıca ısı salıverir ve kızılötesi emisyonlara neden olan budur. Ouzounov ve arkadaşları “İlk sonuçlarımız 8 Mart’ta yayınan kızılötesi radyasyonın hızlı artışının uydu verilerinden gözlenmekte olduğunu gösteriyor” diyor.

Bu emisyonlar iyonosferi ve onun toplam elektron içeriğini etkilemeye devam eder.

Litosfer, atmosfer ve iyonosferden bir tanesi karıştığı zaman, bu üçünün ölçülebilen bir şekilde eşleştiği anlam ifade eder. Soru şu, yeni kanıtlar bu fikri nereye kadar destekliyor.

Japonya depremi modern zamanlarda adayı vuran en büyük depremdir ve kesinlikle en iyi araştırılan depremler arasında olacaktır. Eğer bu verilerden bu ilişkinin iyi bir kanıtı ortaya çıkmazsa, diğer fırsatlar nadir olacaktır.

Referans: arxiv.org/abs/1105.2841: Atmosphere-Ionosphere Response to the M9 Tohoku Earthquake Revealed by Joined Satellite and Ground Observations. Preliminary Results.

Kaynak: technologyreview.com

HAARP Manyetometre verileri Japonya depreminin başlatıldığını (uyarıldığını) gösteriyor

From: aangirfan.blogspot.com

ABD Hava Kuvvetleri ve Donanması 11 Mart 2011’de Japonya’daki 9 büyüklüğündeki depreme neden olan şeyin görsel içgörüsünü sundu.

Yukarıdaki resim HAARP websitesinden indirildi.

Bu bir zaman – frekans spektrogamdır, HAARP İndüksiyon Manyetometresi tarafından kaydedilen sinyallerin frekans içeriğini gösteriyor.

Tokyo Üniversitesi tarafından sağlanan bu cihaz 0 – 5 Hz aralığındaki ULF’de (ultra düşük frekans) jeomanyetik alandaki (Dünyanın manyetosferi) zamansal değişimleri ölçüyor.

Japonya depremi ve tsunaminin gerçekleştiği gün ne olduğunu göstermek için resme görüşler eklendi.

Yukarıdaki eşlik eden HAARP spektrum çizelgesine bakarak, 9 büyüklüğündeki depremin ne zaman vurduğunu görebilirsiniz – dikey olarak çizilmiş kırmızı çizgi – ve depremden önce ve sonra neler olduğunu görebilirsiniz.

Ayrıca görebileceğiniz şey manyetometre tarafından kaydedilen sabit 2.5 Hz ULF frekansıdır.

ULF 2.5 Hz frekansı başlatılmış (uyarılmış) bir depremin kanıtıdır.

Çizelge bu sabiti 9 büyüklüğündeki deprem vurmadan önce, deprem sırasında ve sonra kaydetti.

11 Mart 2011’de 2.5 Hz ULF frekansı yayılmaktaydı ve 0:00’dan yaklaşık 10:00’a kadar ya da 10 saat boyunca kaydedildi.

Japonya depreminin sadece birkaç dakika sürdüğünü biliyoruz, öyleyse neden 11 Mart 2011 sabahı deprem imza frekansı (2.5 Hz) 10 saat boyunca kaydedildi?

Çünkü HAARP faz dizi anten sistemi 2.5 Hz ULF frekansı yayınlıyordu (aktarıyordu) ve bu Japonya depremini ve tsunamiyi tetikledi.

HAARP’ın resmi websitesine giderseniz 2.5 Hz ULF frekansının sadece 10 saat boyunca yayınlanmadığını, aynı zamanda depremden 2 gün önceden sürekli olarak yayınlandığını kendinizi görebilirsiniz.

HAARP’ın websitesinden görebileceğiniz gibi yayınlanma 8 Mart 2011’de gece yarısından hemen önce başladı. http://maestro.haarp.alaska.edu/cgi-bin/scmag/disp-scmag.cgi?20110308.

Depremi başlatan 2.5 Hz ULF frekansının 9 Mart ve 10 Mart 2011’de tüm gün boyunca yayınlandığını görmek için Sonraki Gün linkini tıklayın.

Bir depremin imza frekansı 9 Mart ve 10 Mart günlerinde gösterilse de, Japonya’nın doğu sahillerinde gerçekleşen deprem yoktu.

2.5 Hz ULF yayınının önemi nedir?

Bir depremin doğal rezonansı 2.5 Hz.dir.

ABD ordusu için çalışan bilim insanları Alaska’daki HAARP tesisindeki faz dizi antenleri kullanarak bunu keşfetti.

HAARP’ın kendi grafikleri depremlerin 3 gün boyunca sıkça gerçekleştiğini ileri sürüyor.

Onların sahip olmadığı bir gerçeği biliyoruz.

HAARP manyetometre verileri, Japonya depreminin doğal olarak gerçekleşen bir deprem olmadığının – onun tetiklendiğinin – kanıtını sunuyor.

Bu veriler bize bir HAARP askeri yerleşiminin büyük bir depremi tetiklemek için bilinen deprem imza frekansını yayınladığını gösteriyor.

Yayın en muhtemel olarak USS Ronald Regan gibi taşıyıcı saldırı grubunun koruması altındaki Pasifik veya Atlantik okyanusunda herhangi bir yerde hareket edebilen Deniz – Üssü X – Bandı Radar platformu gibi yüzen bir HAARP sisteminden aktarıldı.

11 Mart 2011’de Stars & Stripes raporuna göre USS Ronald Reagan neredeydi? Reagan taşıyıcı grubu talime katılmak için Güney Kore’ye doğru gitmekteydi.

Bilim adamı: Japonya depremi, nükleer kaza tektonik nükleer savaştır