YENİ VERİLER YERKÜRE’NİN KABUĞUNUN ERİDİĞİNİ ONAYLIYOR

Mitch Battros – Earth Changes Media

Bir jeofizikçi ekibi, bu bölgede sıcaklık 4200 Kelvin’e eriştiği zaman kabuğun kısmi füzyonun (eriyip birleşme) olası olduğunu onayladı. Bu, derin magma okyanusunun var olduğu hipotezini destekliyor. Bu ayrıca yeni bilimsel bulguların Yerkürenin manyetik kutup değişimi süreci ile ilişkili olabileceğini ileri sürüyor.

‘The Institut de minéralogie et de physique des milieux condensés’nin (UPMC/Université Paris Diderot/Institut de Physique du Globe/CNRS/IRD) bilim insanları tarafından gerçekleştirilen bu çalışmanın özgünlüğü Avrupa Synchrotron (hızlandırıcı) Radyasyon Tesislerindeki X – ışını kırılımında yatıyor. Sonuçlar gezegenimizin derinliklerinin dinamikleri, kompozisyonu ve oluşumunun anlayışında etkili olacak.

Bu konuyu inceleyen sismologlar sismik dalgaların hızının beklenmedik azalmasını doğruladılar, dalgaların hızı bu sınıra yakın olduğunda %30’a ulaşıyor. Bu gerçek bilim adamlarının, son 15 yıldır Yerkürenin kabuğunun bu kabuk – çekirdek sınırı seviyesinde kısmi olarak eridiği hipotezini formüle etmelerine yol açtı. Bugün bu onaylanmakta.

Yerkürenin kabuğu ve çekirdeği ayaklarımızın 2900 km altındaki gizemli bir bölgede karışıyor. Sıvı demirden oluşan Yerkürenin çekirdeğinin üzerinde, başlıca magnezyum oksitler, demir ve silikondan oluşan katı kabuk uzanmaktadır. Ayaklarımızın 2900 km altında bulunan çekirdek ve kabuk arasındaki sınır jeofizikçiler için epeyce ilgi çekici. Atmosfer basıncından 1.4 milyon kat olan basıncı ve 4000 Kelvin’den daha fazla olan sıcaklığı ile bu bölge hala bilinmeyen kimyasal reaksiyonların ve maddenin hallerindeki değişimlerin yuvasıdır.

*Kelvin (sembol: K) birim sıcaklık artışıdır ve yedi SI temel birimden biridir. Kelvin ölçeği mutlak sıfıra, tüm ısısal enerjinin yokluğuna referans edilen termodinamik (mutlak) sıcaklık ölçeğidir. Tanım gereği, mutlak sıfırda olan bir maddenin sıcaklığı sıfır kelvin’dir (0 K). Kelvin ölçeğinde ikincil referans noktası, suyun üçlü buluşma noktasıdır (0.01 derece Celsius). Kelvin ölçeği bu iki referans noktası arasındaki farktır.

Yerküre’nin derinliklerine ulaşmak için, bilim insanları sadece sismik imgeleri kullanmadılar, aynı zamanda değerli bir deney tekniği kullandılar: bir ısıtma tabakası bağlanmış elmas örs hücreleri. Bu cihaz Yerküre’nin içindeki aynı basınç ve sıcaklık koşullarını birkaç mikronluk örneklerde yeniden yaratmayı sağlıyor. Bu, ‘the Institut de minéralogie et de physique des milieux condensés’nin araştırmacılarının, yerküre kabuğunun temsilcileri olan doğal örnekler üzerinde kullandığı tekniktir. Bunlar 140 gigapascal (veya atmosfer basıncının 1.4 milyon katı) ve 5000 Kelvin’den fazla sıcaklıklara maruz bırakıldılar.

Bu araştırmaya yeni bir yaklaşım, Avrupa synchroton ESRF’de X – ışını kırılımının kullanılması oldu. Bu, bilim insanlarının hangi minerallerin önce eridiğini belirlemelerini sağladı ve onlar ayrıca ekstrapolasyon (dışdeğerleme) olmadan derin Yerküre kabuğunun erime eğrilerini oluşturdular, örneğin katı halden kısmen sıvı hale geçişin karakterizasyonu. Onların gözlemleri kabuğun kısmi erimesinin, sıcaklık 4200 Kelvin’e yaklaştığı zaman mümkün olduğunu gösteriyor.

Bu deneyler ayrıca bu kısmi erime sırasında üretilen sıvının yoğun olduğunu ve çoklu kimyasal elementleri taşıyabileceğini kanıtlıyor, bu elementlerin arasında Yerküre kabuğunun dinamiklerinin önemli göstergeleri vardır. Bu çalışmalar jeofizikçilerin ve jeokimyacıların yerkürenin farklılaşma mekanizmalarının daha derin bilgisine ve onun oluşumunun tarihine ulaşmalarını sağlayacak.