MAYA TAKVİMİ

12 : 60 MEKANİK ZAMAN FREKANSI

Geçmişte yerli insanlar Dünya’nın ve Gökyüzünün nabzına dayanan takvimler yapmışlar. Güneş, Ay, yıldızlar ve Doğa kendi saatleridir. Doğal temelli ritimleri izleyerek Yerli insanlar yaşamın bütünlüğünün hareketi ile Bir idiler ve onlar zamanın doğal döngülerini kendi varlıkları içinde deneyimlediler. Onlar zaman olduklarını, Evrenin hareketini ve ölçümünü yansıtan bedenlerinin ve ruhlarının yaşayan zamanı olduklarını bilerek zamanın izini sürdüler.

Kutsal zamanın yerli hissi ve Evren’in düzeninin doğal ritimlerine uyumlanma yeteneği zamanla modern ilişkimize bedel olarak terkedilmiştir. Bu modern paradigma saatle yarış ve varlığımızın doğal ritimleri üzerine12 – aylık takvimin gücüne izin verme üzerine kuruludur. Bu paradigma tüm dünyaya yayılan bir frekans yaratmıştır. Bu frekans 12 : 60 tır, 60 dakikalık saat ve 12 – aylık takvime dayanır.

Şu anda takip ettiğimiz bu takvim Papa 13 cü Gregory tarafından 1582’de kuruldu. Papa Gregory önceki Julian takvimini 10 gün ekleyerek revize etti. 6 Ekim’den sonraki günün 7 Ekim değil onun yerine 16 Ekim olmasına karar verdi. Değişikliğini yaptıktan sonra, Papa Gregory takvimini tüm fethedilmiş insanlara empoze etmek için Vatikan’ın Keşif Doktrininin (AD 1452) otoritesini kullandı, bu takvimi dünya çapında zamanın ölçümü olarak tesis etmeye devam etti. Kısa bir süre sonra, mekanik saat mükemmel oldu. 1600’e kadar, bu iki kontrol aleti ile insan – yapımı “mekanik zaman” hüküm sürdü.

Gregorian takvimi galaksimizi yöneten kozmik ritimlerle uyumlu değildir. Gregorian takvimini kullanmamız doğal değildir ve uyum – dışıdır. O, insan ırkının çevresi ile uyumsuz olması ile sonuçlanan bir durum yaratır. Gregorian takviminin kullanılmaya başlandığı tarih ve özellikle tüm dünyanın “yapay mekanik zaman” ile senkronize olduğu Endüstriyel Devrim nedeni ile, nüfus istenmeyen hızda arttı ve çevre hasar görmeye maruz kaldı. Türlerimiz Galaktik Zaman ve yaradılışın güçleri ile senkronizasyonun dışına daha çok çıktıkça, yarattığımız uyumsuzluğun kontrolüne daha çok girdik. Mekanik zamanın en çok zararlı etkisi bizi kaynaktan ayırması oldu. Kozmik Benliğimizden bu ayrılık gezegenimiz Dünya’dan uzaklaşmaya neden oldu. Dünyanın yaşayan (canlı) bir organizma olduğu bilgisi fırlatıldı ve mekanik düşünce ile yer değiştirdi. Şimdi, Kaynağa, Dünyaya, kişisel kutsal ritimlerimize dönmenin zamanıdır ve Büyük Dizayn ile içli dışlı ilişkimizi keşfetmenin zamanıdır.

Gezegensel şifacılar olarak, Maya takviminin galaktik zamanlama frekansının farkında olmalıyız ve zamanın doğal harmoniklerini kendi yararımıza nasıl kullanacağımızı öğrenmeliyiz. Doğal Galaktik zamanlama frekansına uyumlandığımızda, kendimizi gezegeni iyileştirmek için kullanılabilecek spiritüel enerjinin çok büyük kaynağının kontrolunda buluruz.

BİRLEŞİK ALANIN GALAKTİK ZAMANLAMA FREKANSI OLARAK MAYA TAKVİMİ

26 Temmuz 1992’de gezegenimiz Maya takviminin 500 yıllık büyük döngüsünün ve 26,000 yıllık büyük döngünün son 20 yıllık bölümüne girdi. Takvimin bu son zaman – uzay çerçevesi iki en yüksek işaret tarafından yönetilir : 13 ncü ışın ve 20 nci işaret, Solar Zihin.

Onüçüncü Işın Maya takviminde en yüksek titreşimdir ; o dönüşümün ışınıdır. 20 nci işaret, Solar Zihin veya “Ahau” hem fiziksel hem de spiritüel ışığın gizemini ortaya serer. Bu işaretlerin uygun kombinasyonu, gezegenimizin Işığın Daha Büyük Bedenine inisiyasyon zamanına girdiğini belirtir.

5200 – yıllık Maya “büyük döngüsü”nün tamamlanma tarihinin ekinoksun 26,000 yıllık presesyonu ile direkt ilişkili olduğu ileri sürülüyor, presesyondaki yılların sayısı takvimi oluşturan 260 – ünitenin “kesirli ahenk sesi (overton) harmoniğidir.”

Şimdi ve 2012 arasında yer alacak bir seri önemli göksel olay belirlenmiştir, bunların Maya takviminin galaktik zamanlama frekansı ile direkt bir korelasyonu vardır.Şimdiki 5200 – yıllık döngünün sonu ile ve gezegenimizin galaktik uygarlığa inisiyasyonu ile direkt ilişkilidir.

Presesyonun zamanlama frekansındaki en önemli olaylardan biri kış ve yaz gün dönümlerinin galaktik plan ile tam uyumlanmaya eriştiğindeki zamana akort edilmiştir. Bu her bir 26,000 yıllık döngüde iki kere gerçekleşir ve bu 1999’da tekrar gerçekleşti.

1999’da ayrıca tam Güneş Tutulması oldu. Hem Maya hem de modern astrolojide güneş tutulmaları, gezegenimizin bilinçliliğinin programlanması için aktivasyon portalları olarak görülür. Bu tutulma 11 Ağustos’ta oldu. Bu tutulma gerçekleştiğinde Güneş ve Ay Leo, Mars, Satürn ve Uranüs’ün ortasında ve Akrep, Taurus ve Kova’nın ortasında idi. Astrologlar bu konfigürasyonu büyük haç olarak adlandırır. Bu özel büyük haç astrologların Avatar’ın noktaları/işaretleri” olarak refere ettiği cennetlerdeki bir noktada oluştu.

Bu tutulma 13 Kasım 2012’de, 1999 tutulmasından 13 yıl sonra gerçekleşecek olan bir başka tam güneş tutulması ile yakından ilgilidir. Bu tutulma zodyakın 13 cü burcu ile uyumlu olacaktır (bir hizada olacaktır) : Ophiuchus “Yılan Tutucu”. Bu burç, yaşamın gizinin bilgisine sahip olan şamanın/şifacının arketipidir. Galaktik bütün – gökyüzü astrolojisi terimlerinde bu tutulma gezegenimizin Ophiuchus’un temsil ettiği gizemlere inisiyasyonunu temsil eder.

Bilimin ve galaktik şamanizmin astrolojik görüş açısından, kış ve yaz gün dönümlerinin galaktik plan ile hizalanması şudur ki, bu tip hizalanma gerçekleştiğinde, bu bir çağın (devrin) sonunu ve bir başka çağın/devrin başlangıcını açık bir şekilde gösterir.

Bir Yeniden Programlama ve inisiyasyon zamanı olarak gün dönümlerinin önemi için bilimsel/metafiziksel açıklama şudur ki, gün dönümleri zamanında çok büyük miktarlarda solar enerji (güneş enerjisi) gezegenimizin hem kuzey kutbuna hem de güney kutbuna girer. Enerjinin bu büyük akışı gezegenimizin manyetik ızgarasını bundan sonraki altı – aylık periyot için programlayan solar zihinden bir enerji/bilinçlilik programını kapsar.

Bu enerji/bilinçlilik programı ayrıca, o zaman esnasında Güneşin ve Dünyanın hizaya girdiği takım yıldızların (burçların) yıldızlarından galaktik enerji taşır. 1999 daki kış/yaz gün dönümü durumunda, bu olayın galaktik plan ile tam hizalanma olduğunu keşfediyoruz, Galaksinin merkezine çok yakın çevrede ve zodyakın 13 ncü burcunda : Ophiuchus, “Yılan Tutucu”. Bu zamanda, Galaktik Merkezden yayınlanan galaktik senkronizasyon enerjilerine bir uyumlanma meydana geldi.

1999 daki kış/yaz gün dönümü esnasında gezegenimizin güney kutbu, galaksinin planı ve Güneş ile uyumlu olarak Galaktik Merkeze doğru yöneldi. Bu zamanda galaktik enerji/bilinçlilik programları Antarktika üzerinde mevcut olan ozon tabakasından girdi ve gezegenimizin tarihinde eşi görülmemiş bir galaktik bilinçlilik/enerji inisiyasyonunu gezegenimize verdi. (Ozon tabakasının bizim lehimize çalışması ilginç değil mi?)

1999 aktivasyon/inisiyasyonunu izleyen 13 – yıllık periyot, insan ırkı, bizim için elde edilebilir yapılan yeni galaktik enerjilere entegre olurken (bu enerjilerle bütünleşirken) yoğun bir değişim zamanını vaat ediyor. Son aktivasyonlar 2012 yılı süresince çabuk silsilelerle (birbiri arkasına süratle) gerçekleşecek olan üç astronomik olayı kapsıyor. İlk olay, 13 Kasimdaki tam güneş tutulması. İkinci olay, kış/yaz gün dönümü olacak, bu galaktik plan ile hizalanma serilerinin sonuncu gün dönümü olacak. Üçüncü olay 31 Aralık 2012 ‘de olacak, Sirius gece yarısı, gezegenimiz ve Güneş ile hizaya girecek.