YENİ DÜNYADA YAŞAMAK – SİZ VE KRİSTALİN BEDENİNİZ – BÖLÜM 1 & 2

BÖLÜM BİR

Celia Fenn

Bu bilgi, yeni Çok – boyutlu Kristalin Bedeninizin nasıl fonksiyon yaptığını daha iyi anlamanıza yardımcı olması ve tam şimdi çok önemli olan Enerji ve Form arasında hayati dengeyi yaratmak ve sürdürmek için yardımcı olması için Başmelek Mikail tarafından aktarılmıştır. Bu makalede, “Spiritüel/Endokrin” sistemini ve bedendeki enerjiyi dengelemede rolünü tartışacağız. İkinci makalede, “Duygusal/Spiritüel Dengeleme ve Fiziksel Bedeni Topraklama”yı tartışacağız.

Çoğunuz, sık sık yüksek enerjiden aşırı tükenmeye dek dalgalanan enerji seviyeleriniz ile nasıl mücadele ediyor göründüğünüzü fark ettiniz. Veya sadece her zaman tükenmiş olabilirsiniz. Ya da yavaşladığınızı ve daha önce yaptığınız fiziksel işin aynı seviyelerine sahip olmadığınızı hissedebilirsiniz. Veya yaşamın fiziksel taleplerini çok zor buluyor olabilirsiniz. Ya da neden bazı insanların enerjilerden çok etkilendiğini, diğerlerinin hiç fark etmediğini merak ediyor olabilirsiniz.

“Eski model” üçüncü – boyut insan varlığı yedi çakra enerjisi sisteminde işliyordu, bunlardan sadece alt çakraların ikisi veya üçü tamamen fonksiyon yapıyor olabilir. Yeni enerji “insan melek” on iki çakra enerji sisteminde işler, tüm çakraların temize ve fonksiyonel olması gerekir. Ve daha ilerisi, 8 nci ve 9 uncu çakraların yüksek titreşimleri tam olarak uyanmış bir varlıkta fiziksel bedende aktarılır. Bu, yükselmiş Yeni Dünya “insan meleğin” biyo – enerjisel sisteminden çok büyük miktarda enerji aktığı anlamına gelir.

Biyo- enerjisel sistemi dengede tutmanın önemi, bireyin sağlık ve iyi – olması için hayatidir, yoksa enerji “sigortaları attırır” ve hem fiziksel hem de duygusal sorunlar olur. Ancak, Spiritüel Endokrin sisteminin biyo- enerjetikleri anlaşıdığında, sistemi dengede tutmak göreceli olarak kolaydır.

Bu sistemi tartışmadan önce, on iki çakra sistemlerini aktive etmemiş olanların, Beşinci Boyutun yüksek titreşimli enerjisinin etkilerini yine de hissettiklerini ekleyeceğiz. Onlar için, dengelenmesi gereken basınç gibi hissettirir. “Dışarıdaki” enerjinin çok hızlı hareket ettiği görülür ve onlar strese girer ve “devam edemezler”. İronik olarak, yanıt hızlı gitmemektir, içsel titreşimlerin dışarıdaki titreşimlere uymak için yükselebilmesi için, fiziksel olarak yavaşlamaktır. İçsel titreşimler ne kadar yüksek olursa, kişi o kadar sakin olur ve farkındalığın daha yüksek hallerine daha çok açık olabilir.

Spiritüel/Endokrin Sistemi

Epifiz Bezi : Bedene Yüksek Titreşimli Portal

Fiziksel ve materyal beden ile enerji ve ışık alemleri arasındaki portal bedenin Endokrin veya Hormonal sistemidir. Bu portal vasıtası ile ışık bedenlerden ışık aktarımları, hormonlar olarak kan dolaşımına giren fiziksel kimyasal mesajlara aktarılır. Bu hormonlar fiziksel bedenin enerji dağılımını ve fonksiyon yapmasını ayarlar. Eğer Endokrin sistemi aşırı uyarılmış ise, bir çok insan yeni bedenlerine ve onun enerji akışına ayarlanırken hissettikleri enerji dalgalanmaları ve dengesizlikler üretir.

Galaktik merkezden titreşen yüksek boyutlardan gelen ışık enerjisi fiziksel bedene Epifiz bezinden girer. Beyindeki bu küçük bez ışığın yüksek titreşimlerinin alınması için çok önemli portaldır. İnsan melekte veya yükselmiş varlıkta, bu bez her zaman tam olarak aktif ve fonksiyoneldir. Eski enerji insanında sadece meditasyonda kullanılırdı ; kişi rehberlerin ve yüksek benliğin yüksek titreşimleri ile buluşmaya gitmek için “yukarı çıkardı” ve sonra tekrar “aşağı” inerdi. Tamamen aktive olmuş insan meleği, her zaman tam olarak aktif halde bu meleksi/spiritüel portal ile yaşar. Bu, sıradan uyanık saatler sırasında derin meditasyon halinde olmaya eşdeğerdir (Teta beyin dalgaları). Bir çok insanın, bilinçliliğin bu derin seviyesinde sıradan yaşama ayarlanırken, geçişte “sersemleşmiş” ve “yönünü kaybetmiş” hissetmesinin nedeni budur. Bilinçliliğin bu yüksek seviyesi ile yaşamak ve fiziksel dünyada berrak şekilde fonksiyon yapmak için hala yeterince topraklanmak bu zamanın çalışmasıdır. Ancak, Teta ayrıca mucizevi yaratım ve tezahür ettirme niyeti ile enerjiyi şekillendirmenin seviyesidir, bu ayarlama yapıldığında, mucizeler daha kolay yaratılabilir.

Bu zamanda, bir çok insan Epifiz bezinde “güç dalgaları/akımları” deneyimliyor. Galaktik merkezden önemli miktarda elektromanyetik yayınımlar olduğunda, Epifiz bezi elektriksel olarak aşırı yüklenir ve aşırı uyarılır. Bu sonra beynin diğer ana Endokrin bezi olan, Hipofiz bezinin aşırı – uyarılmasına neden olur, bu da fiziksel bedende enerjisel denge problemleri yaratır. Epifiz ve Hipofiz direkt olarak bedenin elektromanyetik veya biyo – enerjetik “devre panosu”dur, çünkü Hipofiz Epifizden aktarılan ışık yayınımları ve mesajları tarafından aktive edilir.

Hipofiz : Dengenin Anahtarı

Hipofiz bezi, temel fonksiyonu, hormonal dengeyi kontrol ederek bedenin aktivitelerini düzenlemek olan “master endokrin bezidir”. Bedende enerji harcamalarını düzenlemek için Tiroit bezi ile birlikte – çalışır.

Eper Hipofiz aşırı uyarılırsa, geçici olarak Tiroiti aşırı uyarabilir (ve daha alt seviyelerde Adrenal bezlerini), bu, enerji dalgaları/akımları ve “yüksekte” olma hissi yaratır. Bu bedenin dengesini bozar ve eğer bu çok uzun süre devam ederse, adrenal yanmasına veya stresten tükenmeye neden olabilir. Ayrıca, Tiroit aşırı aktivite ile az aktivite arasında gidip gelirken, bedenin enerjisel dalgalanmalarını ayarlama teşebbüsüyle, aşırı fiziksel tükenmeye neden olabilir. Ayrıca serotonin gibi beyin kimyasalları denge dışına çıkarken, bu depresyon ve endişeye neden olabilir. Sonuç olarak, beden, insan meleğin yüksek bilinçliliği için berrak bir araç olarak kristalin beden yaratan tekamülsel enerjinin bu yeni dalgası ile başa çıkmaya çalışırken, birey aşırı fiziksel ve duygusal semptomlar deneyimleyebilir.

İnsan bedeninin, daima dengeyi arayan harikulade bir kendini – düzenleyen organizma olduğunu vurgulamalıyız. Bu biyo – enerjisel tekamül süreci, yeni kristalin bedenin gücünden ve enerjisinden haz alabilmeniz için, mümkün olduğu kadar hızla denge bulmanıza yardımcı olmak için gayret eder. Ödüller, ömrün uzaması, mükemmel sağlık ve sınırsız enerji olacaktır. Ancak, tam şimdi çoğunuz için problem sık sık yaşama şeklinizin bedenin gereksinim duyduğu ayarlamaları yapmasına izin vermemesidir. Hipofiz beziniz artan uyarı hissederken, yavaşlamaya gereksiniminiz var. Eğer yavaşlamazsanız, beden bunu sizin için yapacaktır. Bir çok insanın, bedenleri onları yavaşlamaya zorlarken ve biyo – enerjisel hormonal veya Endokrin sisteminin yeniden kalibrasyonunu veya ayarlanmasını sağlarken, hastalık deneyimlemesinin nedeni budur.

Bedeninizin yavaşlama talimatlarına kulak vermek çok iyi olur. Eğer stresli veya yorgun hissediyorsanız, dinlenin. Dinlenirken, Yüksek Benliğiniz, gelen enerjilerin titreşiminin artan seviyeleri ile başa çıkmanızı sağlamak için Spiritüel/Endokrin sisteminizde denge yaratmak için çalışacaktır.

Sistemi Sakinleştirmek : Timüs Bezinin Rolü ve “Kalpten Nefes Almak”

Bedeni sakinleştirmenin ve dengelemenin en iyi yolu nefesle ve Timüs bezinin, ya da “yüksek kalbin” enerjisi ile çalışmaktır.

Timüs, ışık veya enerji emisyonlarının Koşulsuz Sevgi olarak kendi özlerinde deneyimlendiği yer olan Kalp Çakrasının enerji portalıdır. Kalp Çakrası ayrıca akciğerler için master çarkadır ve fiziksel nefes alıp verme eylemi Timüsü ve Kalp Çakrasını aktive eder. Endişeli olduğunuzda, çok yüzeysel biçimde nefes aldığınızı, hatta nefesinizi tuttuğunuzu fark etmiş olabilirsiniz. Bu, Kalp Çakrasının açılmasına izin vermez ve bu seviyede dengeyi önler. Meditasyonda olduğu gibi derin şekilde gevşediğinizde, derin nefes alırsınız ve Kalp enerjisinin düzgün akmasına izin verirsiniz, bu, meditasyonu karakterize eden derin sükunet ve gevşeme hissi üretir.

Böylece, biyo – enerjisel sistemi sakinleştirme ve bedeni dengeye geri getirme yolu, “Kalpten nefes alma” olarak adlandırdığımız tekniktir. Derin nefes aldığınız ve Kalp Çakrasına odaklandığınız zaman, sistemi Koşulsuz Sevginin ışık enerjisi ile doldurursunuz. Bu, sonra, sükunet ve huzur hissi sağlayarak, Epifizdeki aşırı elektriksel uyarımı dengeler.

Derin nefes almayı daha çok öğrendikçe, “bilinçli nefes alıp veren” oldukça, Timüsün fonksiyonunu daha çok aktive edersiniz, bu sadece Koşulsuz Sevgi hislerini güçlendirmez, ayrıca fiziksel bağışıklık sistemini destekleyerek bedenin sağlığında temel bir rol oynar.

Güçlü Bir Beden Güçlü Bir Spiritüel Endokrin Sistemini Destekler

Muhtemelen bedeninizdeki değişimleri desteklemenin en iyi yolu, düzenli fiziksel egzersiz ve iyi diyettir. Güçlü sağlıklı bir beden, güçlü on iki çakra enerjisi için zayıf ve yorgun bir bedenden daha iyi bir araçtır.

Gerçekte, fiziksel gücünüzü inşa etmedikçe, bedeninizde yüklü olan yeni enerjinin taleplerini destekleyemezsiniz. Çünkü Yeni Dünya kristalin bedeni güçlü ve sağlıklı bir bedendir. Hareket etmesi ve aktif olması için dizayn edildi. Taze havayı ve dışarıda yapılan aktiviteleri sever. dışarıda ne kadar çok zaman geçirirseniz, yürürken veya diğer fiziksel aktiviteleri yaparken ne kadar derin nefes alırsanız, siz tekamülsel değişimi gerçekleştirirken, bedeninize yeni kristalin biyo – enerjisel sistemi düzenlemesi ve dengelemesi için o kadar çok yardım edilir.

Denge bir kez kurulduğunda, sakin, huzurlu ve güçlü hissedersiniz. Yaşamınızda arzuladığınız mucizeleri yaratmak için on iki çakra sisteminizi kullanabilirsiniz.

Böylece, bedeniniz Spiritüel Endokrin sisteminizin “hatlarını yeniden – döşerken” ve “aktive ederken” bu geçişte, bedeninize yardımcı olmanın neden çok önemli olduğunu anlayabilirsiniz. Eğer işbirliği yapar ve yavaşlayarak ve yaşamınızda denge yaratmak için bilinçli çalışarak sürece izin verirseniz, çok daha çabuk dengeye ulaşacaktır. Siz mükemmel ve güçlü Yeni Dünya Kristalin Bedeninizin ful kullanımına ilerlerken, hem içsel hem dışsal seviyelerde dengeli ve uyumlu hissetmek, amaç olmalıdır.

http://www.starchildglobal.com/starchild/bodyone.html

BÖLÜM 2

“İnsan Meleğin” Ani İlerlemesi : Beyaz Işığa Yeniden – Kalibrasyon

Celia Fenn

İnsan bedeninin, hepimizin olduğumuz Işık Varlıkları veya “İnsan Melekler” için çok – boyutlu araca olağanüstü ve mucizevi dönüşümlerinin olduğuna kesinlikle şüphe yoktur. Birinci Bölümde, Başmelek Mikail’in yardımı ile, Işık ve Enerjilerin Işıkbedenden Fiziksel bedene nasıl aktarıldığını tartıştık. Bu makalede, dengeye ulaşıldığı ve Fiziksel bedenin ve Işıkbedenin Bir olduğu o anı tartışacağız.

Hepimiz değişiklikleri hissettik, ama bu değişimleri görünür formda görebildiğim zaman heyecanlandım. Aura görüntüleme ile çalışan San Diego, Kaliforniyadaki Sheila Moore ile bağlantı kurdum. Sheila, İnsan Aurası görüntüleme ve yorumu konusunda yıllarca deneyime sahip. Aşağıdaki görüntüleri bana gönderdi.

Üst sağ köşedeki resim, yeni “İnsan Meleğin” aurasıdır. Aura beyaz ışık ile dolu ve çakralar yüzde yüz aktif halde kalibre edilmiş (resmin altındaki renkli sütunlara bakın). Bu, enerjisel olarak güçlü bir varlıktır. Ben de Aura görüntüleme ile çalıştım ve asla daha önce bunun gibi bir aura görmemiştim. Bu yükselmiş bir varlıktır, bir İnsan Melek ! Sheila bunun gibi bir ay içinde bir veya iki tane gördüğünü söylüyor !

Başmelek Mikail, bu kişinin kendi Işıkbedenini, beyaz ışık üretmek için doğru “dönüş hızına” yeniden kalibre ettiğini açıkladı. Başmelek Mikail Ocak ayı mesajında Işıkbedenin yeniden kalibrasyonu hakkında konuşmuştu. Bu, Kristal yetişkin veya İnsan Melek tamamen aktive olduğundaki anı temsil eder. Bu varlık bir elektrik santralıdır – mucizeler yaratmaya hazırdır.

İnsan Melek Aurası resminin hemen altındaki resim, hala geçişte olan bir insanı gösteriyor. Aura yüksek derecede bilinçliliği gösteren beyaz/mor/indigo renginde, ancak çakraların enerjisi düşük. Diğer iki resim de geçişte olan insanlardır. Çakranın enerjisinin azalması, değişim aşamasının görünüşü olan tükenmeden dolayıdır.

Değişim aşamasında, Işıkbeden aktive edilir ve “hatları yeniden – döşenir”. Yüksek Benlik aktivasyonun, kişinin güvenle baş edebileceği hızda olmasını sağlar. Ancak, kişinin Işıkbedendeki elektriksel dengesizliklerin yan etkilerinden etkilenmesini önlemek için “dönüş hızı” düşük tutulur.

Ancak, Ocak 2006’da, Ruh tarafından, gezegenin Galaktik ızgara ile yeniden bağlanmasına ve yeniden kalibrasyonuna hazır olduğuna karar verildi. Ve böylece, hazır olanlar kendi Işıkbedenlerinin dönüşünü, çakra enerjilerinin aurada beyaz ışık üretmek için harmanlanacağı dereceye kadar arttırdılar ! Yeniden kalibrasyon ayrıca, çakraları ful güçlerine getirdi. İnsan Melek, Elohim tarafından Cennet Bilinçliliğinin aracı olarak yaratılan orijinal İnsan Melek kalıbının ful gücünü ve potansiyelini ifade eder.

Dengeyi Taşımak

Bu artan “dönüş” ile kendi deneyimim şu ki, topraklanmış kalabilmeniz ve on iki çakra sisteminizi dengede tutmanız kesinlikle önemlidir. Yoksa, ful İnsan Melek gücüne “on – line bağlanan” o varlıklar tarafından deneyimlenen “güç dalgaları” ve “güçten düşmeler”i deneyimlersiniz.

Eğer topraklanmamış iseniz, güç artarken muhtemelen maddi realite ile “bağlantınızı” kaybedersiniz ve yüksek boyutlara odaklanmış olursunuz. Bu bana olduğunda, Yıldız varlıkları ve Işık gemileri ile olağanüstü güzel zamanlar geçirdim, hatta evimin etrafındaki Işık gemilerinin fotoğraflarını çektim. Ama “yolculuklarım” daha yükseğe olmaya başladı ve eğer yakın zamanda “topraklanmazsam”, gezegeni terk edeceğimi kavradım. Böylece, rehberliğim, Yüksek Çakraları dengelemeyi sürdürmek için enerjimi maddi plana topraklamamı sağladı.

Topraklanmak gerçekten zor bir çalışma idi, ancak süreçte “topraklayıcı çakraların”, Kök, Sakral ve Solar Pleksus, “son temizlenmesi” olarak adlandırdığım işlemden geçtim. İnsan Melek, İnsanın ve Meleğin bir Melezidir. Işıkişçisi topluluğunda, “meleğe” veya dünya dışı veçheye odaklanma ve insan veçhesine önem vermemeye eğilim vardır. Bu süreç insandan meleğe dönüşmek ile ilgili değildir, insan ve meleği, varlıklarımızın içinde mükemmel bir dengede harmanlama ile ilgilidir.

Böylece, Yüksek Melek varlığı desteklemek için, alt çakralar kesinlikle temiz ve açık olmalı ve yüzde yüz güçte dönmeye hazır olmalı. Bu, her bir insan meleğin, kendi maddi realitesine tamamen topraklanmış olması anlamına gelir. İnsan Melekler maddi terimlerde gereksinim duyduğu şeylere her zaman sahiptir. Bu, tamamen güçlenmiş Kök Çakranın armağanıdır. Gerekli olan şeyi bunları yaşamınıza çekmektir, yoksunluk veya mücadele yoktur.

İnsan Melek ayrıca Duygusal dramalardan tamamen özgürdür. Tamamen aktif Sakral Çakra, o insanın “günah” ve “karma”nın ötesine, tamamen kabul ve Tüm Var Olan ile içsel huzur yerine ilerlediği anlamına gelir. İnsan Melekler huzur yaratır, çünkü Dünyanın, Tüm Var Olanın Sevgisi ile desteklenen nazik ve sevgi dolu bir yer olduğunu, ve duygusal dramaların ve şiddetin spiritüel “çocuklar” tarafından oynanan “illüzyon oyunları” olduğunu bilirler. Sakral çakra, ful hızında döndüğü zaman, tüm duygusal dramalar, tam berraklık ve huzur yaratmak için “fırlatıp atılır”.

İnsan Melek ayrıca zihnin Solar Pleksus enerjisi tarafından kontrol edilmez ve idare edilmez. Çoğu kişi için, Solar Pleksus ful dönüş hızına erişirken, ego zihin “fırlatılıp atılmaya” direnç gösterirken, bu en zor adımdır. Ful güçte, zihin olması istenen şey olur, bütünün bir parçası ve Varlığın baskın olmayan enerjisi. Zihninizin, bütün Işıkbedeninizin artan dönüşü ile başa çıkmaya teşebbüs ederken, aşırı hız yaptığını (çok çalıştığını) görebilirsiniz. Ancak, beyaz ışığın bu yeni enerji alanında olmanın “güvenli” olduğunu kavradığı zaman, sakinleşir ve yeni dengeyi kabul eder.

Ve böylece, bu önemli topraklanma gerçekleştiğinde, Kalp Çakrası Varlığın “merkezi” olarak fonksiyon yapabilir, Bilinçliliğin Yüksek Boyutlarına erişim sağlar.

Kendinizle Yüzleşmek :İnsan Meleğin İlerleme Anı

Bu ful kalibrasyon yerine erişirken, bir “duraklama” veya hiçbir şeyin gerçekleşmediğinin göründüğü zaman ve mekanda bir an (moment) vardır. Bu, benliğin tüm yeni veçhelerini bütünleştirirken ve bir İnsan Melek olarak yeni bir kişilik veya enerjiyi doğururken tamamen kendinizle ve kim olduğunuzla olabildiğiniz boşluk veya rahime – benzeyen bir yerdir.

Bu “duraklama”, içsel titreşimleriniz artarken ve dışsal titreşimler yavaşlar görünürken, aylar boyu sürebilir. Çoğunuz bunu, tükenme hissi ve normal iş yükünüz ile başa çıkamama şeklinde deneyimlersiniz. Gerçekte, dönüş hızınızda, hızlı bir yükseliş deneyimliyorsunuz ve içsel yeniden kalibrasyona izin vermek için, dışsal dünyada yavaşlamaya gereksiniminiz var.

Bu boşlukta veya rahim – benzeri yerde, Zen koanda olduğu gibi, kendinizle, “orijinal yüzünüz” ile karşılaşırsınız. İlahiliğinizi ve Tanrı benliğinizi kucaklarsınız ve daha alt varlığınızın korkularını ve güvensizliklerini salıverirsiniz. Her zaman güvende olduğunuzu ve korunduğunuzu keşfedersiniz. İçinizdeki Huzuru ve Sevgiyi keşfedersiniz. İçsel Huzurunuzu bulursunuz.

O anda, Beyaz Işığa dönersiniz ! Bir başka İnsan Melek Yeni Dünya’ya Doğmuştur !