9 MART 2011: BİRLİK DALGASININ ŞAFAĞI

Carl Johan Calleman, Ph.D

Geçen sene 17 – 18 Temmuz 2010 Bilinçli Kavuşum olayında, Maya dalgalarının Dokuzuncu ve en yükseği evreni en yüksek varoluş haline getirirken, çok sayıda insan toplandı. Bu olay Birlik bilincine doğru niyet oluşturmak ve yükseliş için bir üs olarak hizmet etti; çok çeşitli şekillerde sevinçle kutladık, Bali tapınaklarından Guatemala’daki Maya büyüklerine ve Kuzey’deki Sami’lerden (Sami ırkı) Kalahari’deki Bushmen’lere kadar. (Bushmen: Botsvana ve Namibya’ya komşu Kalahari çölünde yaşayan güney afrika halkı). İlk kez gezegenimizin küresel bir şifa çemberiyle çevrelenen kutsal bir yer olarak ortaya çıkışını görebildik.

Şimdi birlik bilincinin bu dalgasının 9 Mart 2011’de başlayan asıl başlangıcına yaklaşıyoruz. Bu dokuzuncu dalgadır, ayrıca Evrensel Altdünya olarak bilinir. Bu dalga on üç uaxaclahunkin (18 gün) periyodunu içerir, bu periyot evreni ve insan varlıklarını en yüksek bilinç hallerine yönlendirmek için tasarlanmış olan bir işlemi yürütür. Bu makalenin amacı bu dalgaya bazı ilave geri plan bilgisi, inisiyasyon tarihi sunmak ve dalganın enerjisini nasıl en faydalı şekilde kullanabileceğimizi önermektir. Bu, Maya takviminden anlaşıldığı şekliyle kozmik zaman planının temel yapısını tekrar özetlememi gerektiriyor.

Birçok insan son yıllarda Maya takviminin varlığı ve sözde bitiş tarihi hakkında bilgi sahibi oldu, ama şaşırtıcı şekilde, çoğu insan kadim yazıtların ne söylediğini özümsemedi. Gerçekte, takvimin sonundan söz eden sadece tek bir bilinen kadim yazıt vardır – Tortuguero’dan 6 ncı anıt taşı, takvim sona erince nelerin gerçekleşeceğini tanımlar. Bu kadim yazıtın son zamanlarda profesyonel Maya dili uzmanları tarafından okunmasına göre, “Bolon Yokte Ku’nun tam kıyafeti ve sembolleri/simgeleriyle görünmesine tanık” olacağız. Kutup değişimi, dünyanın sonu, galaktik hizalanma, güneş patlamaları, galaksinin merkezinden gelen radyasyon vs gibi Maya takviminin bitişiyle ilişkili duymuş olabileceğiniz başka her şeyin, aslında herhangi bir kadim Maya metninde temeli yoktur.

Görünür olarak Kadim Maya yazıtında zemini olan şey Bolon’dur, dokuz sayısı. İlk bakışta, Tortuguero Anıtının okunması şifreli görünebilir ve anlaşılması zordur. Ancak, bu yazıttan anlam çıkarmamızı sağlayan Bolon Yokte Ku ile ilgili birçok bilgi vardır. Anlaması çok önemli olan şey, Bolon Yukte Ku’nun Dokuz – Destek veya Dokuz – Adım olmasıdır, “periyot bitişlerinin” varlığı. Başka bir deyişle, Bolon Yukte Ku dokuz basamaklı kozmik piramidin ismidir. Kapsamlı gerçeklere dayanan doğrulamalar vasıtasıyla, bu piramidin evrenin en yüksek bilinç haline tırmandığı evrimin dokuz seviyesini sembolize ettiği gösterilmiştir.

Evrimin her seviyesi, Bolon Yokte Ku’nun, kozmik piramidin her seviyesi on üç zaman periyodu serileri vasıtasıyla gelişir. Bunlar, en alt seviyedeki hablatun’dan (1.26 milyar yıl), dokuzuncu seviyedeki 18 günün uaxaclahunkin’ine kadar uzanır. Bu, daha yüksek bir seviyeye her tek adımla yirmi kat frekans artışı ve zamanın hızlanması anlamına gelir. Yakında, 28 Ekim 2011’den itibaren dokuz dalganın enerjilerinin hepsi tam olarak tezahür edecek. Bu son tezahürün, kadim yazıtların Bolon Yokte Ku’nun tam kıyafetiyle görüneceğine tanık olunacağını söylediği şey olduğuna inanıyorum.

O zaman, bu dalgalar eşzamanlı olarak tamamlanırken, dokuz dalganın meyveleri tam olarak ortaya çıkacak. Eğer Mayalar dahil dünyanın kadim insanlarının kozmik kuvvetleri “tanrılar” olarak tanımlayarak kişiselleştirmeye eğilimli olduklarını kabul edersek, bu daha fazla kafa karıştırıcı olmaz, modern dünyada, biz bunları dokuz enerji dalgası olarak tanımlıyoruz.

9 Mart 2011’den itibaren, Bolon Yokte Ku’nun dokuzuncu ve en yüksek dalgası aktive edilecek. 13 x 18 = 234 günlük bu özel dalganın amacının, şimdiye dek sekiz alt dalga tarafından yürütülmekte olan evrenin tüm evrimini tamamlamak olduğu görünüyor. Bu, dokuz dalganın bilincinin değişen kutuplulukları hakkında bildiğimiz şeylerden, birlik bilincini birlikte yaratarak insan varlıklarına olanak sağlayan enerjileri sağlayarak bunu yapacak.

Bu, Dokuzuncu dalganın amacıdır. Bir an için kendimizi zamanda bulduğumuz çok önemli yeri düşünmek için duralım. Yaşam ve özellikle insan yaşamı sekizinci seviyeye tekamül etti. Gerçekte, Tikal’deki Büyük Jaguar piramidi gibi fiziksel bir Maya piramidine tırmanmış olanlar, bunu sekizinci seviyede zirveye yükselmek için nefeslerini tutarak zirveye yaklaşma hissiyle ilişkilendirebilirler. Şu anda yaşamın dokuzuncu ve en yüksek seviyesine tırmanmaya başlamak üzereyiz. Birçok insanın Temmuz ayındaki Bilinçli Kavuşum niyet oluşturma olayına katılması, bu çok önemli fırsata hazırlanmak içindi. Şimdi bu olayda oluşturduğumuz niyetleri izleyebiliriz ve gerçekte Birlik Bilincini birlikte yaratarak tezahür ettirebiliriz. Bunu takip etmenin ve bu olayın niyeti olan Birlik Bilincini tezahür ettirmenin zamanıdır. Şu anda başlamak üzere olan birlik dalgasının anlamı, Bolon Yokte Ku’nun tam ihtişamıyla görünmesini, kozmik planın ve dokuz evrim seviyesinin tamamlanışını birlikte yaratmamızdır. 9 Mart 2011 yaklaşırken, Birlik Bilincini birlikte yaratmaya başlamaya çağırılıyoruz; 9 Mart 2011 birlik dalgasının şafağıdır.

2011 yılı diğer yıllar gibi olmaya programlanmamıştır. Kozmik plan ile birlikte yaratıcılar olmaya ulaşmak için bu bizim son şansımız. Bu Gregoryan yılı başlarken, dolaşan mesajlar zamanın geçişiyle ilgili duygularımızın çelişmesinin arttığını yansıttı. Diğer taraftan her yıl olduğu gibi şuna benzer her türde mesaj vardı: “harika bir 2011 yılı geçirmenizi umarım” veya “kendiniz için 2011’de ne yaratmak istiyorsunuz?”, sanki 2011 diğer yıllara benzermiş gibi. Mesajlar, yıllardır birbirini izleyen lineer bir zaman görüşüne dayanarak, bireysel olana odaklanmıştı.

Diğer taraftan, Yeni Yıl civarında “aflockalypse” ile ilgili raporlar ortaya çıkmaya başladı. Çok sayıda balık, kuş ve hayvan görünürde bir neden olmadan öldü. Bu, sadece 2011’de zamanın lineer devamını işaret ediyordu. Aflockalypse muhtemelen frekans artışından dolayı oldu, Maya piramidinin dokuz seviyesi, insanların gezegenin ekolojisini dengeden çıkaracak kadar aşırı derece itelemesiyle birleşti. Eğer bu doğruysa, bu bizi yeni frekansa adapte olmaya çağırıyor ve ayrıca 2011’den kendimiz için bir şeyler istemeyi tamamen bırakıp egomuzun ilahi planın gerçekleşmesine hizmet etmek için yapabileceği şeyleri istemeliyiz. O zaman birliğin dokuzuncu dalgası var olma şeklimizde, birlik bilincini tezahür ettirme şeklimizde tam bir değişim için çağırır, bu da kozmik planın niyet edilen nıhai sonucudur. Eğer bu gerçekleşecekse, kozmik planın gerçekleştirilmesi için olağanüstü kozmik enerjiler çağırılabilir. Aslında, belki dokuzuncu dalga dünyayı kurtaracak olan Yargılama Günüdür.

Eğer her dalgayla frekansta yirmi kat artış oluyorsa, Dokuzuncu Dalga veya Evrensel Altdünya 13 x 18 = 234 günlük süreye sahip olacak ve sonra 9 Mart 2011 başlayacak. Bu, her biri bir uaxaclahunkin olan yedi gün ve altı ara gecede ilerleyecek. Maya takvimi dilinde, bu 18 günlük periyot anlamına geliyor. 18 günlük periyot iki adet dokuz günlük sayıma bölünebilir, çünkü her ikisi de hem yükselen hem de azalan bir faza sahip olacaktır ve bu şekilde klasik Maya takvimi ile bağlantıyı daha berrak görebiliriz. Eğer dokuzuncu dalga daha öncesinden evrimleşmiş olan şeyden uyum yaratmak ile ilgiliyse, o zaman görevimiz buna ulaşmak için ne yapacağımızla ilgili rehberlik için ilahi olana soru sormak olacaktır. Eğer küresel uyum istiyorsak, egolarımızın bizi yönlendirmesini isteyemeyiz. Bunun yerine şöyle sorular sormalıyız: “Kozmik plana hizmet etmek için ne yapabilirim?” veya “ Birlik bilincini daha fazla tezahür ettirmek için ne yapmam lazım?” Eğer dokuzuncu dalganın günleri bu tür birlik bilincini üretmeye en çok olanak sağlayan zaman periyotları ise, o zaman bu Evrensel Altdünyanın bu günleriyle eşevreli olarak ilahi olandan gelen ruhsal rehberliğe dönmek zorunda olacağız.

Burada dokuzuncu dalga alfadan omegaya katılır, çünkü tarihte ilk kez dokuz günlük sayımı evrimin ön saflarına getiriyor. Bunlar olağanüstü zamanlar olacak ve burada geleneğe karşı gerçeğin seçimiyle karşı karşıya gelecek olmamız olasıdır. Bunun nedeni, eğer dokuzuncu dalga yeni altdünyanın evriminden bekleyebileceğimiz kuvvete sahip olursa, o zaman geleneksel tzolkin 13 x 20 günlerinin sayımından enerjisel olarak daha güçlü ve daha kuvvetli olacaktır. Başka deyişle, Dokuzuncu seviye güçte tzolkin’i aşan dokuz günlük bir sayım getirecektir ve kendilerini kozmik plana hizalamak isteyenler için bunu izlemek daha anlamlıdır. Yine elbette, tzolkin enerjilerin alt akımı şeklinde yaşamaya devam edecektir.

Evrensel Altdünyanın ritmi, 9 Mart 2011’de başlayan yoğunluğun artmasının dokuz günlük tırmanışıdır, bunu sonraki on sekiz (9+9) gün boyunca inen bir yoğunluk takip ediyor, 18 günlük (9+9) yeni bir iniş başlayıncaya kadar. Sonra Bolon Yokte Ku’nun tam kostümlü görünümüne tanık olabilmek için sonunda piramidin tepesine tırmanmak için bu dalgaya binmeyi öğrenmek zorunda olacağız. Bu on sekiz (veya dokuz gün) sayımını izlemek için takvimler Almanca (www.indalosia.de) ve İsveç dilinde mevcuttur (www.livsstrommen.se), ayrıca Almance Fransızca olarak websitelerinde bulunmaktadır (http://4-ahau.com/
Home.html).

9 Mart 2011’de herkesi bu yeni dalganın inisiyasyonunun bir parçası olmak üzere çağırıyoruz. Her biriniz aynı niyetleri paylaşan başkalarıyla iletişim kurmak için www.treeoflifecelebration.com sitesinin kullanılmasına hoş geldiniz. Burada önerilen şeyin temelde yeni bir şey olduğunun açık olması gerektiğini hissediyorum. Daha önce sadece belli belirsiz şekilde fark edilebilir olan evrim frekansı, dokuz gün sayımı, ana (üst) yönlendirici ritim olacak. Ve eğer bunun hakkında düşünürseniz, yeni bir dünyaya dönüşüm yüzyıllardır kullanılmakta olan takvimlerin yalnızca lineer devamının sonucu olabilirse bu gerçekten dikkate değer olacaktır.

9 Mart 2011’deki dokuzuncu dalgayı başlatma olaylarına veya kutlamalarına çağrı, sadece bunun bir başlangıç tarihi olduğunu, birlikte birliğe girme fırsatımızın başlangıcı olduğunu işaret ettiği anlamına geliyor. Ayrıca on sekiz günlük periyot boyunca, örneğin hafta sonlarında sizin için işe yarayacak kutlamalar ve birlik bilincine dönüşüm araçları bulmanızı teşvik etmek istiyoruz. Gerçekte fikir, dokuzuncu dalganın birlik bilincini üreten bu dönüşüm sürecinin sona ermemesi gerektiğidir. Bu, 28 Ekim 2011 ve ötesine devam edecek. Birlik bilincine bu dönüşümün her yere nasıl getirileceği sorusuna tek bir doğru yanıt yoktur. Yine de, birlik bilincini tezahür ettirme ortak niyetini paylaşan herkes tarafından kullanılabilecek ve daha ileri geliştirilebilecek aletler mevcuttur. Her şey niyetle başlar ve eğer niyet kozmik planın amacına uyumluysa, artan şekilde meyve verecektir.

9 Mart 2011’de, 17/18 Temmuz 2010 tarihindeki bilinçli kavuşumda kollektif olarak oluşturduğumuz birlik bilinci niyetini hatırlayacağız. Bu kez, kolektif yaratıcılığımızı yeni bir arenaya uygulayarak birlik bilincini yaymak görevimiz olacaktır. Kozmosta nerede olursanız olun, bu son geri sayım için orada olun.

http://www.calleman.com/content/articles/dawn_of_the_unity_wave.htm

(Çeviri: Saffet Güler)