EKİN ÇEMBERİ VE VİZYON, BOYUTLARIN BİRLEŞMESİNİ ONAYLIYOR

8 Mayıs 2010 – Mesaj Sedona, Arizona’da Willaru Huayta ve Aluna Joy ile yapılan bir seremoni çemberi sırasında alındı.

Sedona, Arizona’da kırmızı bir kayanın üzerinde bir grup eski ve yeni dostlarla birlikte yaptığımız bir seremoni çemberi sırasında, yeni dünyanın doğumu ve boyutların şimdi nasıl birleşmeye başladığı ile ilgili bir mesaj aldım. Maalesef mesajı kaydetmedik, aldığım şeyi hatırlamak için elimden geleni yapacağım.

Grubumuz bir çember oluşturdu ve hemen herkesin kalbinden yayılan ve çemberimizin merkezinde birleşen kalp kordonlarını görmeye başladım. Kordonlarımızın hepsi birbirine dolanan bir dokuma gibi örgü oluşturmaya başladı. Bu birleşik kordon yükselmeye başladı ve sonra ışıklı bir deniz anası gibi açıldı. Bu bizim kollektif ışık bedenimizdi. Çok güzeldi. Aşağıya dökülen ışık dokunaçları tüm Sedona boyunca Dünya’ya demirlendi. Bu ışık kordonlarının demirlendiği noktaların çok özel bölgelerde olduğu görülüyordu. İlk önce seremonimizin sadece Sedona’da ışığı demirlemek ile ilgili olduğunu düşündüm, ama hızla vizyon büyüdü.

Kalplerimiz tarafından yaratılan ışık beden o kadar çok büyümeye başladı ki, atmosferimiz ve dış uzay arasındaki yere ulaştı. Dünya ve atmosferi bu ışık şemsiyesi tarafından tamamen kuşatılıyordu. Işık kordonları tüm dünyada demirlenmeye başladı. Birbirimizin farkında olmasak bile, tüm dünyadan birçok insanın burada Sedona’da yaptığımız şeye yardımcı olduğu görünür olmaya başladı. Işıkişçilerinin kalp merkezlerinden çıkan bu kordonların hepsi Dünya’ya demirlendiğinde, daha derinlere Dünya’nın çekirdeğine inmeye başladı. Bu noktada, bu kordonların hepsi bir tohum veya dev bir yumurta gibi görünen bir yerde yeniden birleşti. Bunun yeni dünyamızın embriyosu olduğunu kavramaya başladım. Kalp merkezlerimizden yayılan sevgimiz, pozitif niyetlerimiz ve yaratıcı gücümüz bu embriyonun döllenmesi şeklinde rol oynuyordu. Ayrıca bu embriyonun yumurtadan çıkmak üzere olduğu görülüyordu. Dünya’nın bize gereksinimi olduğu çok açıktı, ama bizim de Dünya’ya gereksinimimiz vardı. Bu kutsal sembiyotik bir ilişkiydi.

Daha fazla anlamak için bu yumurtayı/tohumu/embriyoyu incelemeye başladım. Işık bedenin ve ışık kordonlarının Dünya’nın merkezine, bu embriyoya gittiğini görebiliyordum. Ama ışık kordonları orada durmadılar. Dünya boyunca tüm yolu geçtiler ve çember şeklinde tekrar geriye döndüler. Bu noktada, dünya bir tüp torusa benzedi. Tüp torusun ne olduğunu bilmiyorsanız, bu dev spirallenen kozmik bir simide benzer. Embriyo simidin merkezinde idi.

Embriyoya tekrar baktım ve onun iki yere bağlandığını gördüm… iki göbek kordonuna benzer şekilde. Bir yerde, şu anda içinde bulunduğumuz dünyaya bağlıydı. Simidin aksi yönünde, yeni dünyaya bağlıydı. Merkez noktası bu embriyo idi. İçinde bulunduğumuz dünyanın, yeni dünya tarafından emilmeye başladığını gördüm ve yeni dünya içinde olduğumuz dünya tarafından emiliyordu. BİR oluyorlardı. Yumurta çatlamaya başladı.

Yıldız Büyükleri bunun yeni dünyayı tezahür ettirmemize doğru bir başka adım olduğunu paylaştılar. Bu dev bir dönemeç noktasıydı. Onlar ayrıca bu birleşmenin etkilerini yakın zamanda görmeye başlayacağımızı ve bunun tamamlanmasının birkaç ay süreceğini paylaştılar. Güçlü bir şeyin bizleri ve dünyayı değiştirdiğini bilerek çemberimizi tamamladık, ama hangi derecede değişmiş olduğumuzu bilmiyorduk. Birkaç gün sonra bu görülebilir hale geldi.

Daha sonra, 8 Mayıs’ta (seremoni yaptığımız gün) olağanüstü, çoklu güneş patlamalarının olduğunu keşfettik. Bu insanların tedirgin ve telaşlı olmalarına neden olabilir ve dönüşümü yoğun şekilde hızlandırır. Güneş patlamaları, yeni kalıpların ortaya çıkabilmesi için artık gerekli olmayan eski kalıpları parçalayabilir. Bu bizim aynı anda hem hiper hem de tükenmiş hissetmemize neden olabilir. Ayrıca teknolojide hasara yol açabilir. Bilgisayar ekranımı kaybettim.

8 Mayıs akşamı, bu vizyonu gerçekliğe demirleyen mucizevi başka bir şey gerçekleşti. İngiltere’de Stonehenge yakınında, gece bir ekin çemberi ortaya çıktı. Ertesi sabah bize sevgili dostlarımız tarafından bildirildi. Ekin çemberi o gün gördüğümüz vizyonu doğru şekilde tanımlıyordu. Ekin çemberi, büyük merkezi bir çemberde yolculuk yapan iki adet spirallenen boyutu gösteriyor… tüp torusa/simide çok benziyor. Bu, Sedona’da yaptığımız şeyin çok daha büyük küresel bir aktivasyon ile bağlantılı olduğunun bir başka kanıtıydı.

Bu yeni aktivasyonun birçok semptomlarını fark etmeye başladık. Zaman ve mekan, önce olduğundan çok daha fazla kararsız şekilde yalpalamaya başlıyordu. Zamanın izini kolayca kaybettiğimiz görülüyor. Gün ortadan kayboluyor. Çok iyi uyumuyoruz. Geceleri yatakta çok fazla dönüp duruyoruz. Birçok olağandışı rüyaları işitiyoruz. Enerji düşüklüğünü izleyen dev güç dalgalarını hissediyoruz. Birçok bulantı, beden ağrıları ve acıların raporları vardı. Birçok insan derin keder hissetti. Bazıları suda yürüyorlarmış gibi hissetti. Başkaları, gece gözlerini kapattıkları zaman, her şeyin dönmekte olduğunu söylediler. Görsel rahatsızlıklar, iç kulak sorunları, boğaz ve tiroid sorunları, soğuk ayaklar (dünyalar arasında olmaktan) ve hatta dil kuruluğu semptomu bile vardı. Bu semptomlar burada Sedona’da hafifliyor, ama tüm dünyada hızla yayıldığı görülüyor.