SOLARA’nın 2011 SÖRF RAPORU

SOLARA’NIN 2011 YILI SÖRF RAPORU

YENİ DÜNYA’DA ORTAYA ÇIKMAK

Çok Önemli 2011 Yılına Hoş geldiniz!

2011 yeni MUA veya Büyük Evrimsel Döngüyü doğuran üç yıllık aşamanın son yılıdır.

2010’a GENEL BAKIŞ

2010, bize uzun zamandır beklenen benzeri görülmemiş ölçekte derinlemesine dönüşüm deneyimleme fırsatını veren parlak bir yıldı. Birçoğumuz, eski paradigmamızdan bağlantıyı koparmamıza yardımcı olan eski koordinatlarımızdan özgürleştik. Ekim ayının sonlarında Bali’deki 11:11 Dokuzuncu Kapısının Aktivasyonu sırasında, yeni koordinatlamıza hizalandık ve birçoklarımız Hakiki Olanlar olarak ortaya çıktı. Hakiki Olanlar tüm dünyada ileri adım atarken, tüm yönlerde, yolundaki her şeyi değiştiren en uzak ufkun çok ötesinde düşen domino taşlarının dizileri gibi, muazzam bir tetikleyiciyi harekete geçirdi.

O zamandan bu yana, Hakiki Olan rezonansın (tınının) demirlenmesi tüm seviyelerde ayarlamalar gerektirdi. Öncelikle, içsel varlıklarımızı yeniden ayarlamak, uzun zamandır içimizde gizlenmiş olan derine gömülmüş eski davranış paketlerini, sınırlayıcı kalıpları, kadim korkuları ve duygusal kalıntıyı salıvermek zorunda kaldık. Bunlar içimizde taşıdığımız ve en derin çekirdek seviyelere ulaşmış, farkında bile olmadığımız şeylerdi. Daha önce olduğundan sonsuz kez daha fazla özgürleştik.

Yıl boyunca, etrafımızdaki her şeyden artan şekilde bağlantımızın koptuğunu hissettik. Bazen, kendimizden bile kopuk hissettik. Bazen aynaya baktık ve kendimizi tanımadık – çok farklı olmuştuk. Sayısız Sıfır Bölgelerinde yolculuk yaptık, ama bunlar bizi artık tamamen dümdüz edecek güce sahip değildi. Ne kadar şiddetli olduklarına bakmadan muazzam cesaretle Mükemmel Fırtınalarımızın öfkeli rüzgarlarına bindik. Geriye bakıp varolmanın eski yollarının yanan köprülerinin uzun hattını gördük. Bazen, geçtiğimiz köprüler ayaklarımızın altında yanıyordu. Ama bu bizi engellemedi, sadece hızımızı artırdık ve Yeni ve Hakikate doğru ilerledik.

Her şeyin, kendimizle ilgili sevdiğimiz bazı özelliklerin bile bizden soyulup alındığı Kara Deliklerin spirallenen merkezkaç merkezinde yolculuk yaptık. Bu bazen çok aşırı acı verici oldu ve bizi kırılgan, şeffaf ve çıplak halde bıraktı. Ama bizi daha Gerçek Ve Hakiki kılma işini yaptı. Bizi tamamen Yeni Dünyaya çekti.

İçsel öz varlıklarımız Hakiki Olmanın rezonansına giderek yeniden hizalandı, dışsal manzaramız sayısız şekillerde dönüşmeye başladı. Bu önce süptil olarak gerçekleşti. Bir tiyatrodaki sahneyi bir apartmandan bir ormana yavaşça değiştirmeye benziyordu. Bir sandalye ortadan kayboluyordu, sonra onun yerinde bir ağaç ortaya çıkıyordu. Tik tak eden saatin sesi yerine şarkı söyleyen kuşların sesleri geliyordu. Tavan yavaşça yıldızlı bir gökyüzüne dönüştü. Şehrin kasvetli renkleri taze yeni yaşamın canlı renklerine dönüşmeye başladı.

Değişiklikler o kadar yoğun, o kadar geniş kapsamlı ve hayat değiştirici idi ki, 2010’dan çıkıncaya kadar yeni bir insan olduk… Hakiki Olan.

Bilinenin eski haritasından serbest bırakıldık ve tamamıyla Yeni bir Dünyanın ilk tadını deneyimledik. Ve bu Harika 2011 Yılına girerken, bulunduğumuz yerdir.

BİLİNENİN HARİTASINDAN ÇIKMAK

2010’da, eski manzaralarımızın kancalarından kurtulmaya başladık. Bu bizim niyetimiz veya arzumuz olsa da olmasa da, bu gerçekleşti. Eski yaşamlarımız gittikçe uzak ve anlamsız hissettirdi. Bildik aktivitelerimizin çoğu artık tatmin edici değildi. Bazı en sevdiğimiz yiyecekler elde edilemez oldu veya en sevdiğimiz market veya restoran kapandı. Yakın arkadaşlar uzaklaştı; işimizi kaybettik veya bir ilişki aniden sona erdi. Şeyleri yapmanın eski şekilleri artık daha önce olduğu gibi aynı etkiyle çalışmadı. Hatta bazılarımız bildiğimizden çok daha farklı olan yeni bölgelere taşındık.

2011’de, geçmişten gelen bu bağlantısızlık hissi üssel olarak çoğalacak. Gerçekte, eski Bilinen Haritamız ellerimizde ufalanacak ve geçmişle ilgili anılarımızın çoğu silinecek. Yalnızca sayısız geçerliliği olmayan unsurlar, eski durumlar yaşamlarımızdan çıkmayacak, ayrıca kişisel yaşamlarımızın gerçekten rahatlatıcı olan bazı unsurları bizi terk edecek. Birçoğumuz yeni bölgelere çekildiğimizi göreceğiz, bu bildiğimiz ortamdan çok farklı bir bölge olabilir. Etrafımızdaki insanların muazzam konum değişimi olacak. Bu zaten gerçekleşmeye başladı.

Yıl boyunca, dışsal manzaralarımız herhangi bir uyarı olmadan gerçekleşebilen beklenmedik değişimlere maruz kalıyor. Bunların bazıları, şu anda gezegende gerçekleşmekte olan şiddetli iklim değişimlerinden dolayı olabilir, örneğin yazın Avustralya’da kar veya Hindistan’da ciddi soğuk gibi; diğerlerine dramatik yerküre değişimleri veya sosyo, politik veya ekonomik çalkantılar tarafından yaratılan olaylar neden olabilir. Bu değişimler, eski enerjileri temizlemek için gereklidir. Dualite dünyası her tarafımızda sıfırlanırken ve dualitenin küllerinin yanan korlarından anka kuşu gibi yükselen Hakikate dayanan yeni bir dünya doğarken, 2011 derin değişimler yılıdır.

Bu gerçekleşiyor, çünkü dualitenin eski paradigmasından çıkıyoruz ve Birliğin yeni paradigmasına giriyoruz. Paradigmalardaki bu değişim nazik bir salıveriş veya eski durumlardan çıkmaya zorlandığınızda zorlayıcı bir tahliye olarak gerçekleşebilir. Bu nasıl gerçekleşirse gerçekleşsin, bunu deneyimleyeceğiz. Bundan kaçınmanın yolu yok, ne de kaçınmayı istemeliyiz, çünkü bu en çok gerekli olan şey. Hepimiz dualiteden Birliğe bu çok önemli geçiş sırasında burada olmayı seçtik ve bu süreçte hepimizin oynadığı bir rol var.

Çağdışı spiritüel kavramlar yavaş yavaş yok oluyor. Bazı örnekler, Aydınlanma ve Yükseliş ile ilgili eski inançlarımızdır. Bir kez “Aydınlandığımızda”, daha fazla yapacak bir şeyimiz olmadığı veya “Yükseliş” zamanı geldiğinde, toplanıp gezegen dışına, daha iyi ve daha rahat bir yerlere götürüleceğimiz inancı. Sonunda bunun gerçekleşmeyeceğini kavradığımızda, zaten “Aydınlanmışızdır” ve dışsal bir kuvvet tarafından “kurtarılmayacağız”, biz kendi özgürleşmemizden sorumluyuz; bu, umutlarını doğru olmayan bir şeye bağlamış olanlar için moral bozucu olabilir. Aniden, gerekli olan şeyin fiziksel dünyadan kaçmak değil, tüm varlığımızla BURADA ve ŞİMDİ tam olarak yerleşmek olduğu kavrayışıyla günlük yaşamlarının çıplak gerçekliği ile yüzyüze bırakılmış olurlar. Nerede olduğumuza bakmaksızın ve dış dünyada neler olduğuna bakmaksızın Hakiki Olanlar olmak.

Eski dualite dünyası giderek parçalanırken ve Yeni Manzaramıza ilk girdiğimizde, bizde yanlış olan bir şeyler varmış gibi hissedebiliriz. Bunun nedeni Yeni Dünyanın beklediğimizden çok fazla farklı olmasıdır ve sahip olduğumuz şeylerin eski manzaramız için yapılmış olmasıdır.

Kendimizi ölmekte olan dualite paradigmasının kancasından kurtarırken, tamamıyla Yeni bir Dünyada ortaya çıkarız. Yeni Dünyada attığımız her adım Yeni Haritayı daha berrak yapmaya yardımcı olur. Üstat Sörfçüler bile Yeni Haritada sörf yaparken meydan okuyucu zamanlar yaşayacaklar. Üstatlığın zirvesine eriştiğimizi düşündüğümüz zaman, Yeni Haritaya itiliriz ve keşfedilecek engin Yeni bir Dünya olduğunu görürüz. Önümüzdeki öğrenme eğrisi uçsuz bucaksızdır ve geniş kapsamlıdır. Bu, aynı anda içimizin derinlerinde her zaman taşıdığımız gerçek bilişe güvenerek, bilmeyişin kabullenilmesi olan gerçek üstatlığımıza adım attığımız zamandır.

Eski durumları Hakiki Olanın yeni tepkileriyle karşılamayı öğrenmemiz önemlidir. Bazı insanlar yeni, gerçek yerlerine taşınırlar, ama onları geride tutmuş olan eski sınırlayıcı kalıpları bırakamazlar. Bu onların beklenmeyene açılmalarını ve kendi realitelerini tam olarak kucaklamalarını engeller. Yer yenidir, ama onlar yeni değildir. Ayrıca orada olayların nasıl olması gerektiği ile ilgili beklentiler olmadan, Yeni Dünyamıza ardına kadar açık kalmamız gerekir.

2011’de kendimizi Hakiki Olanlar olarak tamamen yeniden yaratmak ve en çok yaşamak istediğimiz hayat türünü tam olarak yaratmak için bizlere altın fırsat veriliyor. Hakiki Olan olarak Hakiki Bir Hayat. Bu ultra boş bir tuval, ama ondan gözümüzün korkmasına gerek yok. O heyecanlı ve ilham verici.

YENİ DÜNYA’DA ORTAYA ÇIKMAK

Yeni Dünyanın ilk tadını aldığımız zaman, o naziktir ve bizi iyi karşılar. Bu, Ekim ayında Bali’de Dokuzuncu Kapı Aktivasyonunda Yeni Dünyanın kapısını açtığımızda bizim başımıza geldi. Sonra Yeni Dünyaya daha derin adım attığımızda, eskinin muazzam sıyrılıp atılmasını deneyimliyoruz, bu bir Kara Delikten geçmeye benziyor. Yeni Dünyaya bu dalış nazik değil. Sanki zaman/mekan engeline itilmeye benziyor. Bilinenin Haritasından fırlatılıp atılıyoruz.

Yeni Dünyanın kıyılarına vardığımızda, bir şok halindeyiz. Bunun nedeni Yeni Dünyanın güzel bir yer olmaması veya olmak istemediğimiz bir yer olması değildir. Bu, böyle tamamıyla farklı bir ortamda olmanın şoku ve iyi geliştirdiğimiz yeteneklerimizi ve bilgimizi nasıl uygulayacağımızı bildiğimiz ve her şeyin nerede yerleşik olduğunu bildiğimiz tanıdık eski haritada olmamanın şokudur.

İlk önce, Yeni Dünyamızda çok fazla demirleme noktası yok. Bazen, özellikle çok geniş bilinmeyen sularda iken, minik bildik adalar yaratmak yardımcı olur. Kahvaltı yapmak veya elbiselerimizi yıkamak gibi günlük yaşamın küçük işlerinde rahatlık bulabiliriz. Bizim için kişisel olarak kutsal olan nesnelerle minik bir yer yaratabiliriz. Sonra Yeni Hayatımız gelişirken, yeni dostlar edinmeye başlarız, sevdiğimiz bir restoran buluruz ve kendimizi yeni çevremizin besleyici, destekleyici doğasına uyumlarız.

Yeni Dünyada, davranışlarımız değişir ve daha önce hiç yapmadığımız şeyler yapmaya başlarız. Kişisel bir örnek olarak: Tüm yaşamım boyunca düzenli olarak hiç saat takmadım. Sadece uçakla seyahat ederken bir adet takmıştım. Şu anda, saate ihtiyaç duyulmayacağı düşünülecek olan Peru’da yaşıyorum, ama aniden her zaman saat takmaktayım! Ve bunu görmek oldukça yardımcı…

Yeni Dünyamıza varır varmaz, eski, otomatik reaksiyonlarımıza ve tepkilerimize düşmemek için epeyce ihtiyatlı olmalıyız. Çünkü eğer bunu yaparsak, bizim Yeni Dünyaya tam olarak yerleşmemizi engeller. Olaylara eski varsayımlar ve önyargılarla bakmaya son vermeliyiz, çünkü bunlar artık gerçek değildir.

Bazılarımız, hiçbir şeyin eskisi gibi aynı olmadığı tamamen yeni fiziksel ortamlara taşınıyoruz. Oraya gittiğinizde, şeyler hemen yerine oturmazsa şaşırmayın. Bu önce rahatsız edici ve uygunsuz olabilir, çünkü Yeni Dünyalarımız bütünüyle yeni bir ayarlanma ve ustalık seviyesi gerektirir. İçine girdiğimiz çok dik bir öğrenme eğrisidir. Ama ayrıca, neredeyse her şeyi eskisi gibi aynı şekilde yapamadığımız Yeni Dünyamız çok farklı olduğu zaman epeyce yardımcıdır. Yeni Dünyamız farklı bir dil kullanmamızı, yemeye alıştığımız besinleri bulamadığımız çok farklı bir kültürle etkileşim kurmamızı gerektirebilir. Bu, eski kalıplarımızdan çıkmayı daha kolaylaştırır, çünkü eski kalıplarımızı böyle farklı bir ortamda sürdürmek imkansızdır.

Başkaları yeni bir bölgeye taşınmayarak, ama şu andaki yerleşim yerlerinde yaşama şeklini değiştirerek ortamları değiştirecekler. Bize her zaman yaşama şeklimizi değiştirme fırsatları verilecek. Bunların bazıları daha önce iş kaybı, doğal afet veya bir ilişkinin bitmesi gibi talihsiz durumlar olarak yargıladığımız şeylerle olabilir. Tüm bu olaylar sadece eskinin kapısını kapatır ve daha tatmin edici bir yaşama yepyeni bir kapı açma şansı verir.

Bazen, bu eski üstatlığımızı kaybedeceğimiz korkularını getirebilir – ve onu kaybedeceğimiz doğrudur. Yine de, bizler ayrıca tamamıyla yeni alanlarda üstatlık geliştirme fırsatına sahibiz. Gerekli bilgiyi topladığımız, faydalı temaslar kurduğumuz ve o anda gereksinimimiz olan şeyleri öğrendiğimiz labirentten geçerken bu, sürekli hazine avı gibi hissettirir. Eğer direkt, lineer tarzda yolculuk yapsaydık, bu gerekli deneyimleri kaçırırdık.

Ardına kadar açık olmayı sürdürmemiz gerektiğini biliyoruz, ama bazen bu boş bir kavram haline gelir ve bunu uygulamaya koymayız. Yeni ve beklenmeyene, beni rahatlık bölgemin ötesine uzatan şeylere açıklığım her gün test ediliyor. Kendimin epeyce açık olduğumu düşünüyorum, yine de sürekli olarak açık olmadığım yollar buluyorum. Bu gerçekten iyi bir ders. Örneğin, Kasım ayının başlarında Peru’ya taşındığımdan beri yaşayacağım doğru evi aramaktayım. İlk birkaç haftamı bir otelde geçirdim, sonra geçici kiralık bir ev buldum. Bu evin sahibi bir hafta içinde geri dönüyor, bu nedenle çok yakın zamanda yaşamak için yeni bir yer bulmalıyım.

Yeni evime bu labirent yolculuğu bir zorluk olarak görmek veya neden direkt olarak yeni evime yönlendirilmediğimle ilgili şaşkın olmak benim için kolay. Zaman zaman, bir şeyleri yanlış yaptığım için kendimi yargıladım. Yine de, şimdi yolculuğumun her adımının epeyce değerli olduğunu kavrıyorum. Ev arayışımda birçok yeni insanla konuşmak zorunda kaldım. Yol boyunca, bazı sevgili dostlar edindim ve onlarla yaşadıklarımdan çok şey öğrendim. Peru’ya ilk vardığımda, eğer direkt olarak doğru evime taşınsaydım, zamanımın çoğunu orada geçirecektim ve bu değerli deneyimleri, gerekli bilgiyi ve yeni bağlantıları kaçıracaktım.

Bu nedenle her zaman ardına kadar açık kalmalıyız ve Hakiki Olanlar olarak, gerçekten her zaman DOĞRU ZAMAN – DOĞRU YERİN göbeğinde olduğumuzu bu nedenle hatırlamalıyız, orada olduğumuzu hissetmediğimiz zaman bile.

2011’de Yeni Manzarada İlk, İkinci & Üçüncü Dalga ve Köprüler

İLK DALGA

İlk Dalga bu gezegende çok uzun zamandır bulunmakta olan yaşlı ruhlardır. Onlar buraya Yeniyi Demirlemek için 11 Üstat Rakamı altında geldiler. Çok fazla Dünya deneyimleri vardır ve bol miktarda bilgelik ve bilgi topladılar.

İlk Dalga önce Yeni Dünyaya ulaştığı zaman, bu oldukça zorlayıcı olabilir. Aniden çok iyi gelişmiş olan üstatlıkları artık etkili değildir. Artık kontrolde olma duygusuna sahip olmazlar ve bunun yerine dinlemeyi öğrenmeye ve yeni yöntemlere açık olmaya gereksinim duyarlar. Yalnız başına yaşamaya ve çalışmaya alışık olsalar da, yalnız olmak artık doğru hissettirmez. Birçok insanın etrafında olmalarının zamanıdır. Onlar rahatlık bölgelerinin çok ötesine ilerleseler bile, Yeni Manzarayı keşfetmekten keyif alırlar. Şimdi Yeniyi Demirleme eski amaçlarını tamamladıkları için, kendilerini tamamen yeniden keşfetmeye ve kendi Yeni Amaçlarını kucaklamaya hazırlar. Ellerinde bedava Birinci Sınıf bilet olsaydı bile, kendi eski dünyalarına geri dönmezlerdi!

KÖPRÜLER

Köprüler İlk ve İkinci Dalgaların birleşimini içerirler. Bazı Köprüler İlk Dalgaya daha derinden uyumludur, diğerleri İkinci Dalgaya daha fazla uyumludur. Onlar 33 Üstat Rakamına aittirler.

Köprüler iletişimleri kolaylaştırmak ve sanat yaratmak için daha büyük etkililiği olan yeni kavramlar yaratarak geri planda çok çalışmaktaydılar. Bunların sonuçları 2011’de görülecek. Köprüler, dışsal manzarada en çok problemlere sahip olan gruptur, çünkü onlar tamamen açık, tanımlanmamış, finansal olarak belirsiz veya oluşturulmuş kuralları olmayan durumlarda huzursuz hissederler. Elbette, Yeni Dünyada ortaya çıkmak açık ve tanımlanmamış bir duruma girmektir. Bu çoğunlukla onlara güvensiz, korkmuş ve ezilmiş hissettirir. Onların bazıları kendi eski sınırlı, tükenmiş realitelerinde kalmayı bile düşünebilir.

Yeni Manzarada, Köprüler için küçük, iyi tanımlanmış alanları öğrenmeleri yardımcıdır. Bu onlara daha rahat hissettirir. Bunlar, hızla uzmanlık geliştirebilecekleri fiziksel aktiviteler olabilir. Bu onlara Yeni Manzaranın daha fazla alanlarında ustalaşma sağlayan gerekli rahatlığı ve güveni verir.

İKİNCİ DALGA

İkinci Dalga Dünyada daha az yaşamlara sahip olan daha yeni ruhlardır. Buraya Yeniyi İnşa Etmek için 22 Üstat Rakamı altında geldiler. Bol miktarda taze enerji ve yeni fikirlere sahiptirler ve Yeni Dünyayı yaratmak için sabırsızdırlar.

İkinci Dalga önceden eyleme sıçrama yaptı. Onlar eski ıvır zıvırları sonlandırmak, ustalıklarını geliştirmek ve daha büyük eylemlere hazırlanmakla meşguller. Ama eyleme atlamaya hevesli ve istekli olmalarıyla ayartılmamaları önemlidir. Yeni Manzarada tam olarak oturabilmelerinden önce saflaştırılmaya veya dönüştürülmeye gereksinim duyulan eski davranışlarını ve huzursuzluklarını değiştirmeyi ihmal etmemeleri önemlidir. Bu yapılır yapılmaz, Yeni Manzaraya tam olarak girebilecekler ve yoğun armağanlarını paylaşabilecekler.

ÜÇÜNCÜ DALGA

Üçüncü Dalga taze yeni bir dünyadan gelmektedir. Onlar tam farkındalıkla ve birçok faydalı yeni yöntemler ve yeteneklerle gelirler.

Yeni Üçüncü Dalga tam güven ve hevesle doludur. Tam şimdi, harekete hazırlanmaları için ısıtılan motorlara benzerler. Güç ile gürlüyorlar. Üçüncü dalgalar, bu bazen daha çok oyun gibi hissettirse de yaratıcı bir seviyede hazırlanıyorlar. Ancak, onların oyunu oldukça etkilidir. Onların gerçek amacı bu yıl daha sonra ortaya çıkacak.

Üçüncü Dalga Yeni Manzarayı görür görmez içine atlar. Doğmakta olan Yeni Dünyayı gerçekten severler ve ona ayarlanmakta problemleri yoktur. Onların problemleri eski dünyaya ayarlanmaktı; Yeni Manzara beklemekte oldukları şeydir. Diğer Üçüncü Dalgalara katıldıkları zaman, eylemleri yeni bir kutsal geometri yaratır.

YENİ AMACIMIZ

2011, hakkında bir şey bilmediğimiz tamamen yeni bir amacın keşfini getiriyor. Yeni Amacımızın açığa çıkması mümkündür, çünkü bizler şimdi Hakiki Olanlar olarak ortaya çıkıyoruz. Yeni Amacımız fikirler veya kavramlar şeklinde ortaya çıkmaz – daha çok taze bir meltemin esintisine benzer. Ama hissedildiği anda onun Gerçek ve Hakiki olduğunu biliriz. Onu tanımlayabilmemiz için Yeni Amacımızı daha berrak görmeye çalıştığımız zaman, ele geçmez biçimde kayıp gider, ama hisler kalır. Eğer onu tanımlamak için eski yöntemleri ve eski kavramları uygulamaya çalışırsak, onların hiç birinin uygulanmadığını hızlı bir şekilde görürüz. Yeni Amacımız tamamıyla yeni bir şeydir. Şu andaki algılarımızın çok ötesinden gelir. Yeni Amacımızın taze esintisinin geri döndüğü her seferinde, onu içimizde uyanan hislerle tanırız, çünkü onu sözlerle ifade edemesek de gelmek üzere olan şeyin bilişini tetikler.

Yeni Amacımıza bakış attığımız zaman, öyle engin seviyede ve öyle geniş kapsamlıdır ki neredeyse soluğumuzu keser. Ama boğulmuş, ezilmiş hissetmeyiz. Bunun nedeni onun, kim olduğumuzun doğal bir uzantısı olmasıdır. Yeni Amacımız sahip olduğumuzu kavramadığımız yetenekleri kullanabilir. Veya içimizde olduğunu bildiğimiz, ama ciddiye almadığımız ya da çok fazla kullanmadığımız yetenekler. Bir hobi olarak kullandığımız yetenekler olabilir. Veya yeni gelişmiş yeteneklerimizi almış ve bunları daha fazla yaratıcı ve eğlenceli olan tamamıyla yeni bir tarzda kullanıyor olabiliriz. Ya da eski yeteneklerimizi tamamladığımızı hissediyor olabilir ve tamamıyla yeni olanları geliştirmeye karar vermiş olabiliriz. Bu bizim seçimimiz. Yeni Amacımız tamamıyla yeni ve beklenmediktir. Bizi hiç düşünmediğimiz bir yöne götürebilir. Yapmayı hiç düşünmediğimiz bir şeyler yapabiliriz. Yine de Yeni Amacımızı bulduğumuz zaman, o heyecanlı ve tazedir ve şaşırtıcı şekilde doğru hissettirir.

Yeni Amacımızı keşfetmek için, her şeyden önce Hakiki Olanlar olmalıyız. Ayrıca yeni bir şeyler yapamayacağımız veya geçmişte başarısız olduğumuz bir şeyleri yapamayacağımız düşüncelerinden kurtulmalıyız. Bu sınırlayıcı düşünceler Yeni Amacımızı görmemizi engeller, çünkü Yeni Amacımız “Ben yapamam” filtresinden algılanamaz. Bu filtre olmadan, daha önce bizden gizlenmiş olan sayısız olanakları görebiliriz.

Yeni Amacımız, onu görebilmeden önce eski amacımızdan dışarı çıkmamızı gerektirebilir. Kesinlikle onu düşünerek Yeni Amacımızı bulmayız. Yeni Amacımız “Damdan Düşer Gibi” ortaya çıkan Çılgın Bir fikir olarak ortaya çıkabilir. Yeni Amacımız kendimizi DOĞRU ZAMAN – DOĞRU YERE hizaladığımız zaman bize gelir.

SEVGİ YOLUNU YÜRÜMEK

Yeni Manzaraya doğru seyahat ettiğimiz yol Sevginin Yoludur. Sevginin Yolunda SEVGİ almaya veya vermeye gereksinimimiz yoktur; Sadece SEVGİYİZdir. Sevgi bizim doğal varolma halimizdir. Sevgi Yolunda yürümek sevgimizi yaptığımız her şeye getirmek anlamına gelir. Bulunduğumuz her yerde SAF KALP GERÇEK SEVGİSİNİ yayarız. Bu herkesten ve her şeyden hoşlandığımız anlamına gelmez ve herkesi ve her şeyi hoşgörmek zorunda olduğumuz anlamına gelmez. Önümüzdeki insanlara, onların etraflarında olmak istemediğimizi söylerken, onlara SAF KALP GERÇEK SEVGİSİ yayabiliriz. Bu sevgimizi azaltmaz.

Yalnızca Hakiki Olanlar Sevgi Yolunda yürüyebilir. Ama ayrıca Sevgi Yolunun, Hakiki Olanların yürüyebileceği tek yol olduğu da doğrudur. Başka hangi yol olabilir ki?

Hakiki Olanlar Sevgi Yolunda üstatlık geliştirir. Bu onların diğer varlıklarla SAF KALP GERÇEK SEVGİ seviyesinde etkileşme en derin arzusudur. Sevgi Yolunda sevgi ve dürüstlük ile iletişim kurarız. Özel yumuşak tonla konuşmamız veya belirli süslü sözler kullanmamız gerekmez – saf ve açık kalbimiz her durumda nasıl Hakikatle etkileşim kuracağımızı bize gösterir. Aynı fikirde olabiliriz veya olmayabiliriz, kabul edebiliriz veya reddebiliriz, destekleyebilir veya durabiliriz – SAF KALP GERÇEK SEVGİSİNDEN gelen herhangi bir eylem veya tepki uygundur. Ve diğer kişi dürüstlüğümüze sinirlendiği zaman bile, daha derin bir seviyede sonunda anlayacaktır.

Arada bir Sevgi Yolunda tökezleyebiliriz. Hiç sevemeyeceğimize inandığımız bir insanla karşılaşabiliriz. Bu insanlar, sevgimizi onlar olmadan mümkün olmayacak şekilde sevgimizi derinleştirmemize ve kuvvetlendirmemize yardımcı olurlar. Bazen, artık Sevgi Yolunda olmadığımızı hissedebiliriz. Bu, kapalı hissettiğimiz, dünyanın bizim için çok fazla olduğu ve kalbimizi başka insanlara açma problemlerimiz olduğu zamandır. O zaman sadece yaptığımız şeyi bırakırız ve gülümsemeye başlarız. Eğer birdenbire gülümseyemiyorsanız, o zaman eğlenceli bir durumu, sevdiğiniz bir insanı veya geçmişte yaşadığınız sevgiyle ilişkili bir hissi hatırlayın. Gülümsemenizi sevgiyle doldurun ve sonra onu kalbinize gönderin. Bunu gerekli olduğu kadar yapın; genellikle sadece kısa bir süre gülümsedikten sonra etkisini hissedebilirsiniz.

Sevgi Yolunda uyumsuzluklar ve anlaşmazlıklar ile karşılaşabiliriz. Sevgimiz içimizdeki ve diğer insanlar ile mücadeleler ve üzüntülere karşı bir koruma değildir. Sevgi Yolunda olduğumuz için, içimizdeki ve etrafımızdaki her şeyin uyumlu ve güzel olacağını düşündüğümüz zaman, Sevgi Yolu yanlış anlaşılır. Hiç de bu şekilde olmayabilir. Bu, Yeni Çağ “Sevgi&Işığ”ı değildir; bu GERÇEK ve HAKİKİdir.

Hakiki Olanlar Sevgi Yolunda ödüller beklemeden yürür. Rahat ve tatminkar hissettiğimiz tek yol olduğundan, Sevgi Yolunu yürüyoruz.

Artan sayıda insan Hakiki Olanlar olarak ortaya çıkarken, SAF KALP GERÇEK SEVGİSİNİN rezonansı daha da güçlü hale gelir. Bu SEVGİ insanları daha önce hiç olmadığı kadar bir araya getirir. Daha önce birlikte etkileşim kurmayan birçok farklı tipte insan şimdi Birlik ve Hakikat içinde birlikte dokurlar. Bu derin SEVGİ ayrıca BİR’e hizmet edecek olan yeni yaratıcı girişimlerin temeli olacaktır. Bu eylemdeki gerçek Tek Varlıktır.

2011’e GENEL BAKIŞ

2011 güçlü, güçlü bir yıldır! Eğer geçen yıl çok fazla değişimler olduğunu düşündüyseniz, sadece bekleyin ve bu yıl neler olacağını görün. 2011 ile karşılaştırınca 2010 sakin ve sessiz görünecek. Bu İNİŞ YOK – GERİ DÖNÜŞ YOK yılıdır, Şeylerin Olduğu Gibi Olma Şekline giden yol kapalı olacak.

2011’de kaderin Büyük Çarkı dönüyor olacak. Birçoğumuzun uzun zamandır heyecan duygusuyla beklemekte olduğumuz çok önemli bir yıldır. 11:11 Kapısı vasıtasıyla yirmi yıllık dönüşümsel yolculuğumuzun zirveye eriştiği yıldır. Son iki 11:11 Kapı Aktivasyonlarının bu yıl gerçekleşecek olmasının nedeni budur. Bu, çok uzun bir evrim döngüsünün çok önemli bitişini müjdeleyecek.

Birçoğumuz çok büyük bir şeyin gelmekte olduğu hissine sahibiz. Ve böyledir. Dramatik değişiklikler tüm yıl boyunca gerçekleşiyor olacak. Bu, MUA’ların üç yıllık döngüsünün son yılıdır. (Mua, “Başlangıçta, başka her şeyden önce” anlamına gelen Tahiti dilinde bir sözcüktür. Tamamıyla yeni, evrimsel bir döngünün başlangıcını belirtir.)

Dualite dünyası çökmeye devam edecek. Yozlaşmanın ve doğruluğun yokluğunun daha fazla katmanları açığa çıkacak. Yanlış temeller üzerine inşa edilen her şey ya parçalanmaya ya da değişmeye başlayacak. Bazı şok edici olaylara hazır olmalıyız. Bunlar tüm dünyada gerçekleşecek, ama bu iki bölgede (ABD ve Avrupa) olaylar 2012’ye dek gerçekleşmeyebilirse de, özellikle ABD ve Avrupa’yı izlemeliyiz. Şiddetli iklim değişimleri ve yerküre değişiklikleri devam edecek. Nelerin olacağı çok önemli değil, BİZİM OLANLARA NASIL TEPKİ VERDİĞİMİZ önemli. Eğer Hakiki Olanlar kalırsak, HER ŞEY İYİ OLACAK.

Dualite çökerken ve Dünya kendisini yeniden dengelerken aynı zamanda bir SEVGİ ve DOĞRULUK dalgası olacak. Artan sayıda insan eski kalıplarından çıkacak, değişimleri kucaklayacak ve Hakiki Olanlar olarak ortaya çıkacak. Daha da çok sayıda insan doğmakta olan Yeni Dünyada oturmaya başlayacak.

Bu yeniden doğuş zamanımızdır. İnsanlığın yeniden doğuşudur. Hakikatin yeniden doğuşudur. Dünya Gezegeninin yeniden doğuşudur. TEK VARLIK olarak bir araya gelişimizdir. Tüm doğumlar karmakarışık ve kanlı olabilir, buna rağmen son derece gereklidir ve mucizelerle doludur. Doğum sancılarımızın ortasında iken, herhangi geçici, değişken durumların anında etkisiz hale getirilebileceğini veya dönüştürülebileceğini hatırlamak önemlidir. Dualite parçalanacak, ama bu şok edici olaylarla gerçekleşmek zorunda değil; Birlik ile hizalanmış bir şeye döndürülerek hızla ve nazikçe dönüştürülebilir.

2011, Yeni Yaşamlarımızın başlayabilmesi için doğru pozisyonlarımıza girmeyi vurguluyor. Eğer doğru yerinizde olduğunuzu hissetmiyorsanız, doğru yerinizin nerede olduğunu bulun ve yapabildiğiniz kadar kısa sürede oraya gidin. Herhangi bir şeyin sizi geride tutmasına izin vermeyin. Birçok insan “güvenli” olan bir yerde olmak hakkında kaygı duyar. Eğer Gerçek Kalbinizin sizi olmanız için yönlendirdiği yere giderseniz, doğru yerinizde olursunuz. Neyin “güvenli” olduğuna kaygılanmamız gerekmez, sadece bizim için neyin doğru hissettirdiği önemlidir. Hakiki Olanlar her zaman DOĞRU ZAMANDA – DOĞRU YERDEDİR.

Bu ayrıca diğer Hakiki Olanlar ile bir araya gelme zamanıdır. Yalnız münzeviler olma zamanı sonunda bitti. Bu yıl hayal bile edemeyeceğimiz şekillerde birçok yeni insanla etkileşim kuracağız.

Tüm yıl boyunca, oluşturulmuş rollerimiz değişecek. Örneğin: bir ofiste çalışan bir insan aniden şef olmaya karar verebilir veya her zaman aynı büyük şehirde yaşamış olan bir insan küçük, uzak bir köye taşınabilir. Ama roller sadece meslek veya yer değişiminden çok daha derin bir seviyede değişiyor. Lider pozisyonunda olan bir insan, başkalarıyla daha fazla birlikte – yaratıcı seviyede çalışmak için bunu tamamen bir kenara bırakabilir. Her zaman bir izleyici olan birisi aniden görevli olma sorumluluğunu üstlenebilir. Birçoğumuz, her şeyi en başından öğrenmek zorunda kalacağımız yeni durumlara ve yeni rollere istekle ve hevesle dalacağız.

2011 hızlı ve verimli çalışma ve çaba, artı tam varlığımızla katılmayı gerektiriyor. Sürekli cesaret gerektirecek, çünkü Bilinenin Haritasının dışında ve rahatlık bölgemizin önceki sınırlarının çok ötesine yolculuk yapacağız. İçsel bilişimizin dışında herhangi rehber kitaplarımız veya haritalarımız olmayacak. Anlamayacağımız çok fazla şey ve öğrenecek çok şeyimiz olacak. Her şey bize tamamıyla yeni olacak. Ve onu eğlenceli ve heyecanlı ve bazen da sıkıntılı ve boğucu yapacak olan şey tam olarak budur.

Şimdi yaşamlarımızı tam olarak istediğimiz gibi yaratabiliriz; kendimizi yeniden yaratabiliriz. Hakiki Olanlar olarak Hakiki Yaşamlar yaşayabiliriz. Bunu yapmak için, bu dünyada ve ötesinde olduğumuz her şeyi, şimdiye kadar olmuş olduğumuz her şeyi alıyoruz ve onu GENİŞLEMİŞ BURAYA ve ŞİMDİye getiriyoruz.

2011’in ilk yarısı, Yeni Dünyada daha tam olarak ortaya çıkabilmemiz için doğru pozisyonlarımıza girmeye odaklanacak. Pozisyonumuzda olur olmaz, Yeni Manzaramızda nasıl seyredeceğimizi öğrenmek zorundayız. Sıklıkla, Yeni Seyir rüzgarlı bir labirenti geçiyormuşuz gibi hissedilecek. Olaylar direkt, lineer bir tarzda gerçekleşmeyecek. Olması gerektiğini düşündüğümüz şekillerde gerçekleşmeyecek. Yine de, bize mükemmel deneyimleri, özel temasları ve en çok ihtiyaç duyulan bilgiyi verecek olan, Yeni Dünyamızın keşfedilmemiş alemlerindeki bu dolambaçlı yolculuktur. Bazen, kafamız karışmış veya ezilmiş hissedebiliriz, çünkü henüz anlamadığımız çok şey var. Yeni Dünyaya tamamen girmek, sürekli cesaret ve şimdiye dek eriştiğimizden daha fazla açıklık gerektirecek.

2011’in ikinci yarısının odağı, Hakiki Hayatları yaşayan Hakiki Olanlar olarak Yeni Dünyada tam olarak oturmaya başlamak ve Eylemdeki Tek Varlık olarak Yeni Amacımıza hizalanmaktır. Bu, Yeni Hayatlarımızın resmi olarak başladığı ve en Çılgın Hayallerimizin gerçekleşmesi hiç hayal etmediğimiz şekillerde tezahür ettiği zamandır.

2011 eylem, atılımlar, çökmeler, SEVGİ, cesaret, berraklık, çaba, etkinlik, zorluklar, muazzam dönüşüm ve tam parlaklığın yoğun, güç ile dolu yılıdır. Nerede olduğumuz ve kimlerle olduğumuz çok önemlidir. Eğer doğru insanlarla doğru yerde isek, her şey çok daha kolay ve daha eğlenceli olacak. Bu, GENİŞLEMİŞ BURADA VE ŞİMDİDE tam olarak yaşamaya başlama yılıdır, çünkü bu bizim hakim olan gerçekliğimiz haline geliyor ve yakında var olan tek şey bu olacak.

2011’e HOŞGELDİNİZ!

2011 Harika Yılı

En Çılgın Hayallerimizin Çiçeklenmesiyle,

Yeni Amacımızın Tamamlanmasıyla

Ve Tüm Sevgilerin Sevgisiyle
bizi doğru yerlere ve doğru insanlara götürsün.

SAF KALP GERÇEK SEVGİSİYLE

Solara

Copyright Solara 2011
All Rights Reserved
www.nvisible.com

(ÇEVİRİ: Saffet Güler)