St. Germain – ‘Yeterince İyi Olmayan’ Kim?

BİR SAİNT-GERMAİN MESAJI

Joy and Clarity

“Diğerlerine yaptığım bunca iyilikten sonra, hakettiğim iyilik ne zaman bana akacak?” diye kaç kez kendinize sordunuz? Bir çoğunuz, hatırlayacak kadar çok olduğunu söyleyecektir. Ve bu gerçekten de doğrudur.

Peki ya, size hep söylenmiş olan “Sevdiğin şeyi yap, para akışı onu izleyecektir” ?- yaptığınız ve sonucunda karşılaştığınız, hizmetinizi sunduğunuz kişiler tarafından tarafından kaale alınmama durumu? Ve yine, hatırlayacağınız kadar çok kez.

Ne kadar çabalarsanız çabalayın, kendinin yeterince iyi olmadığını hissetmek ne anlama gelir? Ve neden bu duygular size akacak olan tüm iyi şeylere engel olur görünüyorlar?

Yeterince iyi olmadığınızı – veya yaptığınız şeyde iyi olmadığınızı – hissetmenize neden olan şey, derinlerde biryerde, sevgiyi haketmediğinize ve bu durumla ilgili daha fazla birşeyler yapmanız gerekliliğine olan inançtır.

Algıdaki bu çarpıklık, çevrenizde mevcut olan sevgiden kendinizi ilk kez ayrı olarak hissettiğinizde şekil aldı. Bu, bir çoğunuza çocukluk döneminde oldu. Belkide söylemiş veya yapmış olduğunuz birşeyden dolayı eleştirildiniz. Çoğunlukla “Kötü çocuk oldun” veya “Kötü bir kız olma” sözlerini duydunuz. Yaşadığınız şeylerin ne olduğu, bu durumların sizde tetiklediği duygulardan, şimdi dahi içinizde olan bu duygulardan daha önemli değildi.

Sevdiğiniz bir kişi tarafından size “kötü” olduğunuz söylendiğinde, hatta bunun için bir de cezalandırılmışsanız, nasıl olurda sonrasında kendiniz hakkında “iyi”hissedebilirsiniz? Tam tersine, bu acıyı içselleştirirsiniz. Ve buna benzer acı deneyimler daha da biriktikçe, onların gerçek olduğuna inanmaya başlarsın. Sonrasında, kendinizde bir şeylerin yanlış olduğunu kabul ederek, çevrenizdekilerin onayını kazanabilmek için daha sıkı çabalamanız gerektiğine inanırsınız.

Böylelikle, acı çekişe doğru yolculuğunuz başlar.

Değer Duygunuzla İlgili İçsel Karmaşa

Kendinizi değersiz hissettiğiniz her seferinde, sevilmek için daha çok çabalamaya ihtiyaç duyan bir parçanız olduğundan emin olabilirsiniz. İçsel farkındalığınızın bu izole olmuş bölümü, kendi değerini ve iyiliğini bilen öz parçanızla direk bir çatışma halinde görünür

Bu içsel çatışma çocuklarda sıklıkla görünür ve sevgi ve anlayışla şifalandırılmadığı sürece yetişkinlik dönemine taşınır. Buna benzer içsel çatışmalar, sevgiyi hissetme kapasitenizi felce uğratır ve ister iş ister eğlence olsun, değer verdiğiniz şeylerden haz almanızı engeller.

Özellikle ışık işçileri bu ikileme karşı çok hassastırlar. Şefkat ve anlayışla hizmet etme yönünde motive olsanız dahi, kendinize veya diğerlerine yapmış olduğunuz şey asla yeterince iyi değilmiş görünür.

Olduğunuz kişiden dolayı size müteşekkir olunacağına, hatta ödüllendirileceğinize dair yüksek umutlar vardır ve bu umutlar sizi kendinizden daha çok vermeye cesaretlendirir, ancak yine önemsiz sonuçlarla karşılaşırsınız. Zihniniz herşeyi doğruca yaptığınızı fakat kalbinizdeki boş his ise bunun yeterli olmadığını söyler.

Gerçek şu ki, bu durumda bir koşu bandında gibisinizdir. Şeyleri doğru yapmak için daha çok çabalamaya şartlanmışsınızdır. Çünkü, derinlerde biryerde iyi şeylerin size akabilmesi için yeterince iyi olmadığınıza inanmışsınızdır. Bu inancın kökeni çocukken deneyimlemiş olduğunuz dışlanmalara uzanır. Çünkü basitçe, diğerleri ile olan bağınızda çok yoğun rahatsızlıklar hissetmişsinizdir.

“Yeterince İyi Olmayan” Kim?

“Yeterince İyi Olmayan” sizin, iyi şeylerin size akmasını veya sadece olduğunuz halinizle sevilmeyi hak etmediğinizi hisseden tarafınızdır. Yaşayan enerjinizin- Ruh olan sizin- henüz çocukken Tanrı’dan, kendinden ve çevresindekilerden ayrı olduğuna ikna edilmiş parçasıdır. Bugün dahi kendisini tehdit altında hissetmektedir.

Farkındalığınızın bu parçası kendisini bu şekilde siz olarak tanımlar, ancak siz bu değilsiniz. Bu egonun bir parçası veya alt kişiliktir. Kendine has bir yaşamı varmış gibi görünür ama sadece siz dikkatinizi ona yönelttiğiniz zaman- yeterince iyi olmadığınıza dair hissini kabul ettiğiniz zaman- aktif hale geçer. Gerçekte, olduğunu sandığınız kişiye dair bir algı çarpıklığından ibarettir.

“Yeterince İyi Olmayan” sizin önemli bir alt kişiliğinizdir. Değersiz olduğuna öylesine inanmıştır ki, bu deneyimin dışında kendisini hayal dahi edemez. Buna bütünüyle inandığı için, şimdi veya daha sonra sizi sevilmeye değmez ve kusurlu bulan birisi tarafından incitileceğinizi bilir ve bu şartların doyuma ulaşmasını bekler.

“Yeterince İyi Olmayan” aynı zamanda bir sabote edicidir. Kim olduğunuza dair bu inançtan kaçmanıza izin vermeyecektir. Sevdiğiniz bir şeyi – yapmaktan haz aldığınız veya yapmakta iyi olduğunuz birşey – yapmaya cüret ettiğiniz an, tehdit altında olduğunu hissedecek ve buna izin vermeyecektir. Size, sizin gerçekte “Yeterince İyi Olmayan” olduğunuzu ve bundan dolayı hiçbir şeye dair yeterince iyi hissedemeyeceğinizi söyleyecektir. Size, buna tekrar inanana kadar durmaksızın ve sürekli bunu hatırlatacaktı r.

“Yeterince İyi Olmayan”, yapmaktan hoşlandığınız ve size iyi hissettiren şeyleri bırakana kadar, sizi şüpheyle, kendini yargılamayla ve kuşkuyla baltalar. Bu işe yaramazsa, yetersizlik duygularınızla kendiniz uğraşmanız yerine, hayalkırıklığınız ve cesaretsizliğiniz yüzünden onları suçlayasınız diye diğerlerinin sizi onaylamadığı durumları size çeker.

Işık İşçilerinin Yanılsamaları

Bu size tanıdık geliyor mu? Bir çoğunuz bununla savaşıyorsunuz. Yorgunluk, hevesinizin kırılmış olması, yaratmak için ne kadar zorlarsanız zorlayın gerçeğe dönüşmeyen rüyalar. Bu kötüye gidişi yükseliş sürecinizle bağdaştırıyorsunuz, ancak bu her zaman böyle değildir. Bazen bu bir Işık İşçisi yanılsamasıdır. Bu tür bir yanılsama bu durumu bilincin ışığına getirmek yerine, kendinizi değersizlik hisleriyle sürekli sabote etmenize neden olur. Bu yanılsama yükseliş, bilincin genişlemesi adına yapmaktan hoşlandığınız şeyleri feda etmeyi gerektirirmiş gibi davranmanızı sağlar. Aslında yapmakta olduğunuz ise, büyümemek adına bilincinizi feda etmekten başka birşey değildir.

Birçoğunuz hizmet etmeyi arzuluyor. Bu fikir hoşunuza gidiyor, ve bunu yaparken dünya size müteşekkir olsa, iyi hissettireceğini hayal ediyorsunuz. Ama durun! Bu konuşan kim? Bu siz misiniz yoksa sizin adınıza konuşan “Yeterince İyi Olmayan” mı?

“Yeterince İyi Olmayan”, sizin ışık işçisi ideallerinizden ilham almanıza ve hatta bu tarz aktivitelerin içine girmenize izin vermekten son derece mutlu. Ama, sizin büyümekte olan hazzınız ve mutluluğunuzdan tehdit edildiğini hissettiği bir noktaya kadar buna izin verecektir. Ve size tekrar “Yeterince İyi Olmayan” olduğunuzu hatırlatacaktı r, ve böyle olduğu içindir ki, kim veya ne olduğunuzla ilgili iyi hissetmeniz mümkün değildir.

Size, hiçkimsenin sizin ve sunduklarınızın kıymetini bilmediğini söyleyecektir. Size, iş arkadaşınızın yapmış olduğunuz şeyi takdir etmediğini, veya bir ebeveynin, cocuğun sizi hakettiğiniz ölçüde sevmediğini söyleyecektir. Belkide, size dünyanın sizin gibi farkında, duyarlı ve sevgi dolu birisine henüz hazır olmadığını söyleyecektir. Tüm bunları söyledikten sonra, yapmakta olduğunuz ve size iyi hissettiren tüm o şeyleri bırakmanızı söyleyecektir. Ve yapacağınız şey de budur, çünkü “Yeterince İyi Olmayan” olduğunuza şimdi bir kez daha ikna olmuşsunuzdur.

Buna bir son vermezseniz, kendinizi mutluluğu haketmeyen, veya iyi şeylerin size akmadığına inanmış ve bunu yaratmış halde bulacaksınızdır.

Peki bu halde ne yapabilirsiniz?

Bir köşede oturup herşeyin dağılmasını mı beklersiniz? Hayır sevgili dost. Kendinizle oynamış olduğunuz bu oyunu görmenin vaktidir.

Bunun Yerine Yapabileceğiniz Şey

Sevgi dolu, Tanrısallığınızla tam bağlantılı bir hayat yaşamak için yeterince iyi olduğunuzu bilin. Yeterince iyiden daha fazlasısınız. Siz Tanrısallığınızsınız. Tanrı sizin içinizde, en özünüzdeki siz olarak yaşar; bu bakış açısını her zaman – içinizdeki şüphenin size “Yeterince İyi Olmayan” olduğunuzu söylediği her seferinde- kullanabilirsiniz.

Varlığınız hakkındaki bu en yüksek bakış açısını bilinçli olarak seçtiğiniz zaman, nötr Gözlemci konumunu alırsınız. Karmaşa içindeki bu parçanıza bakar ve ona sevgi sunarsınız. Çekmiş olduğu acı için sefkat duyarsınız, ama artık hayatınızı mahvetmeye devam etmesine izin vermezsiniz. Ona gerçekte kim olduğunuzu – Tanrı’nın bir çocuğu ve Öz’ü- olduğunuzu nazikçe hatırlatırsınız. Ve onu, Tanrı’nın tüm kutsal niteliklerinin bütünleşmiş olduğu yerde, benzersiz kişi olarak hepsini bedenlediğiniz yerde, yuvada yeniden karşılarsınız.

“Yeterince İyi Olmayan”a verebileceğiniz en zarif ve bütünleştirici hediye aynı zamanda yeni ve tekrar edilen bir davettir. Ona bütün olduğunuzu, bütünüyle – olduğunuz haliyle- sevildiğinizi ve bu bütünlük alanında onun da memnuniyetle karşılandığını söyleyebilirsiniz. Ona, sevgiden sizin sorumlu olduğunuzu, sevginin sizin ellerinizde olduğunu ve ihtiyacı olan tüm sevgiyi ona vereceğinizi söyleyin. Ve ona iyiliğinizle ilgili daha farklı bir şekilde uyanık olmasını hatırlatın.

Kendinizle ilgili iyi hissedebileceğiniz tüm olasılıklara karşı kendisinin uyanık olmasını, Sizin hoşunuza giden şeyleri yapmasını, ve siz bunları yaparken iyi hissetmesini söyleyin. Bu parçanızın sizin iyiliğinizi sabote etmek yerine, onu koruyan olmasına izin verin. Onu, Tanrı ile olan bağınızın gerçeğine getirin ve bu yönde destekleneceğinizi bilin. Böylelikle, hayatınız birçok şekilde kutsanmış olacaktır.

Ben Saint-Germain.

Çeviri: Halil Gül

http://joyandclarityinternational. blogspot. com/2008/ 11/alt-kiilikler -101-yeterince- iyi-olmayan. html