YENİDEN DOĞUM KUTLAMASI: 9-11 MAYIS 2009

9-11 Mayıs 2009

Mayıs 2009’da Maya Kozmolojisine göre, evrenin merkezindeki kavranılamaz büyük bir zeka olan Hunab-Ku’dan büyük bir yayılma, kozmik boyutlardaki görkemli bir doğumu haber verecek. Bu dönem periyodu, Galaktik Altdünyanın Altıncı Gününün Orta – Noktası, insanlığa bireysel ve kollektif amaçları gerçekleştirmek ve Doğa ile uyum, bolluk ve dengenin sürdürülebilir dünyasını yaratmak üzere tekamül kuvvetleriyle işbirliği yapmak için benzeri görülmemiş bir fırsat veriyor. Ve herhangi bir doğumda olduğu gibi, ölüm de vardır… artık bu yeni tekamül enerjileri tarafından desteklenmeyen şeylerin ölümü. Bu makale bu çelişkili görünen mübarek ve uğursuz anın ve buna bilinçli şekilde katılmak için bireysel ve kollektif olarak ne yapabileceğimizin geri planını sağlıyor.

Aşağıda iki makale var:

1 Yeniden Doğum Kutlaması – Galaktik Altdünyanın Altıncı Gününün orta noktası, 9-11 Mayıs 2009; Carl Johan Calleman. www.Calleman.com

2 Kozmik Yeniden Doğumun İçsel Boyutları – Hızla değişen dünyada seçimin ve dönüşümün ekolojisi. Joseph R. Giove. www.CommonPassion.org

Yeniden Doğum Kutlaması – Galaktik Altdünyanın Altıncı Gününün Orta Noktası, 9-11 Mayıs 2009

Carl Johan Calleman

Maya takvimine göre şu andaki durumumuzu anlamak için, önce Galaktik Altdünyanın son zamanlardaki geçiş noktalarının en önemlisinde neler olup bittiğine bakmanın gerekli olduğuna inanıyorum (Bakınız Şekil 1). Böyle çok önemli bir nokta 19 Kasım 2007’de 5 nci GECE’nin başlangıcıydı. 2003’te yazdığım ‘Maya Takvimi ve Bilincin Dönüşümü’ kitabımda, zamanda bu nokta ile ilgili bir tahminle ekonomi ile ilgili tartışmayı bitirmiştim (sayfa 233): “Bu tür bir finansal çöküşün formlarının nasıl olabileceğine bakmaksızın, bunun gerçekleşmesi için en iyi bahisin 5 nci GECEnin başladığı zamana (Kasım 2007) yakın olduğu görünüyor.” Bu tahmin kozmih tarih boyunca 5 nci GECEnin, eski düzenin sıklıkla yıkıldığı bir zaman olduğu gerçeğine dayanıyordu. Bugün, ekonomistler küresel ekonomik gerilemenin Aralık 2007’de başladığını kabul ederlerken (bakınız Şekil 2), geçmişe bakarak, bunlar gerçek Maya takvimine dayanırsa ne kadar şaşırtıcı şekilde doğru tahminler olabileceğini görebiliriz. Bu takvimden elde edilen tahminler taşa yazılmış olmasa da, yine de hangi zaman periyotlarının belirli aktivitelere ve zihin çerçevelerine olanak sağladığını bize anlatır.

Şekil 1: Galaktik Altdünya zamanın değişen enerjilerinin dalga hareketidir.

Şekil 2: Dow Jones İndeksi

İkinci çok önemli geçiş noktası 6 ncı GÜN’ün başlangıcıyla geldi, 12 Aralık 2008 – Obama’nın ABD başkanı olarak seçilmesiyle, yeniden doğum enerjisinin tezahür etmiş olduğu söylenebilir. Bu ayrıca doğum tanrıçası Yohalticitl ile sembolize edilen o belirli zamanda başlayacağı tahmin edilmiş olan şeydi. Barack Obama’nın Maya günü – işareti 9 Ben’de doğduğu görülüyor, bu ABD’nin doğum günü olan 4 Temmuz 1776’ya özdeştir ve böylece bu ulusun tarihinde önemli bir rol oynuyor, Obama tam bir çember yaratıyor. Onun şeffaflıkla yönetme ve diğer ülkelere daha dostça ve eşitlikçi ilişkiler kurma niyetleri, elbette ondan önce gelenlerin çoğuna zıt bir karşılamadır. Etik değerlerin yeniden doğum duygusu, daha büyük ölçekte küresel bir birliğin açılışını yaratarak onu kuşattı.

Ancak ekonominin, 6 ncı GÜN başladığında tekrar düzelmediğini fark edebiliriz. Bunun neden böyle olduğu farklı seviyelerde anlaşılabilir. Bir seviye ekonomidir, kredi kolaylığını genişleterek ekonomik büyümeyi sürdürme araçları şu anda tükenmiştir. Borç alan herkes, bunun gelecekten kaynaklar almak anlamına geldiğini bilir ve bunun itilebileceği sınırlara ulaşılmıştır. Anlayışın bir diğer seviyesi kozmik plandır, şu anda ana amacı ekonomik ve teknolojik gelişim olmayan Galaktik Altdünyadayız. Tersine, Galaktik Altdünya insanın ufkunu dünyanın ekonomik sisteminin gittikçe çatıştığı, tüm yaradılış ve bütün gezegen için kaygı duyduğumuz holistik bir bakış açısına genişletmekle ilgilidir. Medya gerilemenin ne zaman sona ereceğini konuşmaya devam etmesine ve bankacılar ve Obama dahil dünyanın yöneticileri bu amaçla önlemler almasına rağmen, dünyanın yine uzun bir ekonomik büyüme periyodu deneyimleyip deneyimlemeyeceğini ciddi olarak sormak için nedenlerimiz var.

Şu anda büyüme ekonomisini yeniden canlandırmak için yapılmaya çalışılan şey, bankacılara vergi ödeyenlerden aldıkları aynı parayı vergi ödeyenlere ödünç verebilmeleri için, bankacılara vergi ödeyenlerin parasını vermektir. Bu biraz şaka gibi görünebilir. Buna rağmen birçokları bunu gereklilik olarak kabul etmiş olduğu ve sıradan insanın anlaması için çok karmaşık olduğu gerçeği eski yollara hala ne kadar inanıldığını gösteriyor. İnsanların çoğunluğunun bunu sorgusuz sualsiz kabul etmesinin nedeni, gelecekte bir zamanda ekonomik büyüme periyodunun tekrar olacağıdır. Ve aslında, eğer MS 1755 – MS 1999 arasında bilincimizde baskın etkisi olan Gezegensel Altdünyanın dalga hareketini incelersek, ekonomik büyüme periyotlarının, GÜNLER ve GECELER arasındaki geçişlerinin direkt bir fonksiyonu olarak gerilemelerle değiştiğini görebiliriz. Endüstriyel ekonomide GÜNDÜZLER düzelme (iyileşme), GECELER düşüş (sıkıntılı dönem) anlamına geldi.

Ancak, Gezegensel Altdünyanın bu dalga hareketi, 19 Kasım 2007’de başlayan Galaktik Altdünyanın 5 nci GECESİ tarafından aşılan şeydi. O zaman, şu andaki durumda herhangi birinin büyüyen ekonomiyi yeniden canlandırması gerçekten olası olacak mıdır? Kişisel olarak belki sınırlı sektörler ve sınırlı dereceler haricinde durumun böyle olduğunu düşünmüyorum. Bu 6 ncı GÜNde düşüş bir şekilde yavaşlayabilir, ancak 7 Kasım 2009 civarında başlayacak olan 6 ncı GECE zamanında şiddetlenmesi olasıdır. Şu andaki Galaktik Altdünyanın amacı, Gezegensel Altdünyanınkinden farklıdır ve onun amacı dünyaya cinsiyetler, gezegendeki uluslar, ırklar ve dinler (ve aslında tüm evrendeki, ama bununla ilgili çok az şey biliyoruz) arasındaki dengeli ilişkilerde tezahür eden, holistik küresel ve eşitlik taraftarı kafa yapısına dayanan ilişkileri takdim etmektir. İstersek, bütün Bush dönemine bu bilincin tezahür etmesini bloke edici gözüyle bakabiliriz.

Böylece, Maya takviminin enerjilerinin etkisi altında olduğumuzu hissederken (aksi taktirde tahminler mümkün olmazdı), ayrıca bizim seçimlerimizin ve farklı yöneticilerin seçimlerinin bunların nasıl tezahür edeceğini etkilediğini de hissediyorum. Bu nedenle, örneğin Bush döneminin belirli politikaları durumu kötüleştirmiş olabilir. Her şeye rağmen, şu anda işlerini, özel ekonomilerini ve evlerini kaybetmiş olabilen ve de zamanla muhtemelen benzer durumlarla karşılaşacak olan birçok birey için hayli zorlukları tahmin etmek için nedenler olduğunu hissediyorum. Ancak farklı bir gezegendeki bir gözlemci buna farklı bir perspektiften bakabilir. Sürekli büyüme ekonomisinin sonunu, gezegensel kanserin gerilemeye başlaması umudu olduğunun ve insanlığın hayatta kalma ve amacını gerçekleştirme umudu bulunduğunun bir işareti olarak görebilir. Bu tür bir perspektifte, buna sanki kozmik plan Dünya için koruyucu bir mekanizma kurmuş gibi bakabiliriz, çünkü emin olabileceğimiz tek bir şey var, eğer büyüme ekonomisi sona ermezse, o zaman dünyanın sonu gelecektir. Küresel ısınma, okyanuslardaki yaşamın tükenmesi, yağmur ormanlarının yıkımı, arıların ortadan kaybolması nedeniyle bunun gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini hiç kimse söyleyemez. Gerçekte, gezegensel ekosistemin çöküşünü neyin tetiklediğini bilmeye ihtiyacımız yok, çünkü kavranacak nokta çevremize olan bu tehditlerin hiçbirine diğerlerinden izolasyon içinde bakılamaz. Hepsinin ekonomide ortak bir kaynağı vardır, uzun süredir ekonomi sürekli büyümeye dayanmaktaydı ve şimdi Galaktik Altdünya tarafından taşınan bilinç çerçevesi bizi bunun sonuçlarıyla yüzleşmeye zorluyor.

Bunun önümüzdeki yıllarda, kişisel seviyede genellikle basit çözümleri olmayan çok zor ikilemlerle yüzleşebileceğimiz anlamına geldiğini hissediyorum: “Eğer kendime bakmazsam, kim bakacak? Daha büyük bütüne özen göstermezsem, ben kimim?” Elbette ekonominin çöküşü için geleceğin kaynaklarından geçimimizi sağlamaya yol açan ekonomiyi yaratan bankacıları ve başkalarını suçlayabiliriz. Ancak bu çok fazla şey değiştirmez ve ayrıca maddi anlamda bundan bir dereceye kadar yararlanmayan birini bulmak muhtemelen zordur. Böylece, birkaç istisnayla insan varlıklar büyümeye son vermeye gönüllü olarak istekli olmadılar.

Bu durumda sorabileceğimiz yapılacak bir şey var mıdır? Eğer ekonomi bir daha asla büyümeye başlamazsa, onun yerine ne ortaya çıkacak? Birçokları gerçekleşmesine ihtiyacımız olan şeyin, insanlığın 5000 yıldır deneyimlememiş olduğu bir şeye, sürdürülebilir ekonomiye geçiş olduğunu kavrıyor. Bu, yeni ve daha yüksek seviyede çevre ile dengeli dualistik olmayan Aden Bahçesine geri dönüş, birçoklarının muhtemelen çok zor bulacağı ve zihinsel olarak kavranması neredeyse imkansız olan bir geçiş anlamına gelir. Örneğin, şu anda hiçbir dünya liderinin veya ekonomistin sürdürülebilir olan bir ekonomiye geçişi savunmadığı gerçeğine dikkat edebiliriz. Şimdiye kadar, çok az kişi ekonomide düzelme olmayacağını düşünmeye başladı ve bu durum insanların kafasına dank etmeye başladığı zaman, farklı kültürlerde farklı şekiller alan çaresizlik ve sosyal huzursuzluk eylemlerinin her türüne tanık olabiliriz. Birçok hiyerarşik yapı muhtemelen çökecektir.

O zaman, sürdürülebilir bir ekonomi ortaya çıkacak mı? Maya takviminde bunun yanıtı yok, çünkü bu insanların önümüzdeki zamanlarda yapacakları seçimlere ve ne yaratmaya odaklanacaklarına bağlıdır. İnsanlığın geleceğini belirleyen bu tür kollektif bir seçim perspektifinde, kutup değişimleri, asteroitler, doğal felaketler, güneş lekeleri veya kendinizin dışındaki diğer fiziksel olaylar nedeniyle Maya takviminin dünyanın sonunu kehanet ettiğini iddia eden insanları işittiğiniz zaman bu ahmakça görünür. Gerçek şu ki Maya takvimi bilincin tekamülünü tanımlar, gelecek için insan varlıklarının direkt veya dolaylı olarak kendilerinden yayılan şeyler haricinde herhangi bir şeyi kehanet etmez. Aynı şeyi söylemenin başka bir yolu, bu gezegende kendimizin dışında gerçekleşmekte olan başka “bilinç değişimleri” yoktur. Ekonominin düşüşünün tam zamanı, bunun Kozmik Hayat Ağacı ile rezonansa bağlı olan insan davranışının sonucu olması nedeniyle Maya takviminden tahmin edilebildi. Mayalara ve diğer kadim geleneklere göre Kozmik Hayat Ağacı, takvimdeki kritik geçiş noktalarında kuantum sıçramaları yapan evrenin merkezindeki Hunab – Ku, kavranılamaz büyük Zekadır. Evrenin böyle merkezi bir ekseninin varlığı son zamanlarda (2003) bilim tarafından keşfedildi, bunun tüm zamanların en önemli keşiflerinden biri olduğuna inanıyorum. Evrenin tüm seviyelerinde tekamülü senkronize etmeye hizmet eden bu Kozmik Hayat Ağacından yayılan enerjilerdir. Bu enerjilerle kendi rezonansımız ve onun kuantum değişiklikleri vasıtasıyla, dünyamızı kozmik plandaki yedi GÜNDÜZ ve altı GECE’nin dalga hareketleri ile uyum içinde yaratmak için ilham alıyoruz.

Bu perspektiften History Channel veya Hollywood filmlerinde sunulduğu gibi önceden belirlenmiş bir “kıyamet günü”nden konuşmak, Maya takvimi ile ilgili bilgisi olanlar için saçma görünüyor. Bu tür bir düşünce sadece korku aşılamaya ve dikkatimizi gerçek sorunlardan saptırmaya hizmet eder. Sürdürülebilir bir ekonomiye başarılı bir şekilde geçemezsek, dünyanın sonu gelse bile, bunun nedeni önceden belirlenmiş bir “kıyamet günü” olmayacaktır. Böyle bir felaket insanlığın kollektif olarak kendisine çektiği bir şey olurdu. Bir fark varsa, bu felakete Maya takviminin mesajını nasıl görmezden geldiğimiz neden olurdu; Maya takviminin mesajı birlik içinde huzur haline geçmemizi ifade ediyor. Gelecekteki bir tarihe korku yansıtma veya gerçekleşeceğini düşünmenin, çok güçsüzleştirici olduğuna ve şu andaki eylemlerimizden olayların yönü için sorumluluğu uzaklaştırdığına inanıyorum.

Bu tür yansıtmalardan kaçınmak için, şu anda yaşamkata olduğumuz Maya takviminin değişen enerjilerinde niyetlerimizi ve eylemlerimizi oluşturmanın ve bizleri şu anda hangi tür niyetlerin güçlendirebileceğine bakmanın gerekli olduğunu hissediyorum. Bunları anlayışımız, ekonomik gerilemenin başlangıç zamanının tam tahmin edilmesi gibi farklı Altdünyalar arasındaki paralelliklere dayanabilir. Bu, küresel ölçekte Büyük Bunalım’ın başlangıcını ifade eden Gezegensel Altdünyanın 5 nci GECESİNİN başlangıcı olan 1932 yılı benzerliğine dayanıyordu. Farklı Altdünyalar arasındaki aynı paralellikleri düşünerek, biz 11 Mayıs 2009’daki (10 Ahau) Galaktik Altdünyanın 6 ncı GÜNÜNÜN orta noktasına ve 7 Kasım 2009’a kadar olan ikinci yarısına yaklaşırken, şu andaki durumumuza da bakabiliriz. Geçiş tarihi 1962 yılına paraleldir (Gezegensel Altdünyanın 6 ncı GÜNÜNÜN orta noktasıydı) ve ikinci yarısı 1962 – 1972 zaman periyoduna paraleldir. Bu zaman periyodu sırasında neler olduğunu hatırlamak isteyebiliriz. 1962 Küba Füze Krizi yılıydı, bir geçiş noktasıydı, bu noktada Soğuk Savaşın buzları çözülmeye başladı ve bir yıl sonra Beatles fenomeni patladı. Elbette buradaki nokta bunun gibi müzikal bir fenomeni vurgulamak için değildir, ancak bu muazzam kültürel yeniden doğuş ve sosyal deneyimler yaratacak olan yoğun bir değişim dalgasının başlangıcıydı, daha sonra çiçek çocukları, hippiler ve barış hareketi dünyaya yayıldı. Bu hareketin farklı ülkelerde farklı karakterleri vardı ve buna rağmen küresel olarak senkronize idi. Yaşamın her alanında kontrol oluşturmanın dışında yeni yolları test etme arzusunu taşıyordu. Bugün bunun bazı ifadelerine aşırılıklar olarak bakabiliriz, örneğin Çin’deki kültürel devrim gibi, ancak şu andaki dünyamız hala o dönemde yaratılmış olana açıklığın ve eşitlikçiliğin çoğuna minnettardır.

Söylemeye gerek yok, bugün dünya 1962’den çok farklı ve bir fark varsa bu, ekonomik büyümenin sınırlandığı bir diğer Altdünya tarafından hükmediliyor. Yine de, bu tür bir deneysel tutumun şimdiki zamanda tam olarak gerekli olan şey olduğunu düşünüyorum. Herhangi bir kriz zamanı yeni yaratıcılığı teşvik eder, bu yaratıcılık yönetici hiyerarşilerin baskısından kaçan kendini – organize eden ortak girişimlerin birçok şekillerini alabilir. Bundan başka, Maya takvimine dayanarak ekonomideki düşüş tahmin edilebildiyse, önümüzdeki zamanlarda yoğunlaşmış kökleşmiş bir yaratıcılığın Hayat Ağacı tarafından destekleneceğini farzetmemiz için nedenlerimiz vardır. Şu andaki durumda eski yolların genelde insanlar için işlemediği ve yeni bir şeylerin ortaya çıkması gerektiği zaten açığa çıkmıştır. Bunu şimdi anlamazsak, 7 Kasım 2009’dan 2 Kasım 2010’a kadar olan 6 ncı GECE sırasında, büyüme ekonomisinin geri dönmesinin mümkün olmadığı kesinlikle açık olacaktır. ABD hükümetinin, en azından büyük finans kurumlarına, borçların küresel ertelenmesinin deklare edilmesi gerektiğini gördüğü bir nokta gelebilir, bu zorluğu azaltabilir ve aynı zamanda sürdürülebilir ekonomiye doğru büyük bir adım anlamına gelir. Bu nedenle, 5000 yıldır ilk kez sürdürülebilir ekonominin yaratılmasına odaklanmak için, sizleri 9-11 Mayıs’taki küresel meditasyona katılmanız için davet ediyoruz. Bu milyonlarca insanın paylaştığı bir niyettir, ancak küresel ölçekte büyüme ekonomisini aştığını hep birlikte görmek farklı bir konudur.

Meditasyonda yapabileceğimiz şey, bunun gerçekleşmesi için neyin olmasına gereksinimimiz olduğuna bakmaktır. Ayrıca şu anda sadece Dünya nüfusunun çok küçük bir azınlığı tarafından paylaşılan Kozmik Hayat Ağacının artan farkındalığının, insanlık kaynakları, işleri vs paylaşmanın yeni yollarını ararken en çok ihtiyaç duyulan artan şefkati yaratmaya yardımcı olacağına inanıyorum. Böylece paylaşma, işbirliği ve şefkat ruhunun, 9-11 Mayıs 2009’da 6 ncı GÜNÜN orta noktasında küresel meditasyonu renklendirmesine gereksinim var. Eğer yeni yollar şefkat ve işbirliğini kucaklamazsa, muhtemelen sadece eskiyi yeniden üreteceklerdir. Küresel meditasyon kendi başına insanlığın problemlerini çözmez. Ama çözülmesine yardımcı olur! Kozmik Hayat Ağacına bağlanmaya odaklanarak, bu, 28 Ekim 2011’de 13 Ahau’nun enerjisinde en yüksek halini elde ederken, kendi amacımızı gerçekleştirmek için gerekli olan şefkati yaratmaya yardımcı olabiliriz. Küresel bir meditasyonda sürdürülebilir Aden Bahçesine geçiş için gereksinim duyulacak olan kökleşmiş yaratıcılığı uyandırmaya odaklanabiliriz, kendi adıma bunun kozmik planın amacı olduğuna ben ikna oldum.

Carl Johan Calleman,

Seattle, 9 Reed (14 Nisan 2009)

www.calleman.com

Kozmik Yeniden Doğumun İçsel Boyutları;

Hızla değişen bir dünyada seçim ve dönüşümün ekolojisi

Joseph R. Giove

9 – 11 Mayıs 2009 Yeniden Doğum Kutlaması ortak bir tutku olarak şefkati paylaşan insanların küresel bir işbirliği olacaktır. Maya Takviminde ifşa edilen bu anahtar periyotla belirtilen yeni kozmik doğumu karşılamak için kollektif bilgeliğimizi ve gücümüzü birleştireceğiz. 2004’te, Harmonic Condordance’ı birlikte yarattık. 2007’de Atılım Kutlaması ile Beşinci Günün Orta – Noktasında içimizdeki ve dünyadaki İlahi Dişili onurlandırdık ve kutladık. Geçen yıl, Yaz Gündönümünde Altın Aden olayında, Bir’in Toplanmasında içimizdeki İlahi Dişil ve Eril’in Kutsal Birliğini davet ettik. Şimdi geçmiş yıllarda hayal edilmemiş ve yeni bir şeyin doğumunu kutlamak için onurlandırılıyoruz. Yaradılıştaki ve içimizdeki İlahi Planın Yeniden Doğumunu kutluyoruz. Lütfen www.CommonPassion.org’e girerek katılın ve daha fazlasını öğrenin.

Şu andaki meselelerin ana odağının küresel ekonomik çöküş ve küresel ısınma olduğu görülüyor, zamanımız için iki çok uygun metafor. Bunların ayrıca kişisel yaşamlarımızda karşılıkları var: işlerin ve evlerin kaybedilmesi, modern konforumuz ve geçimimiz için güvendiğimiz sistemlerin geniş ölçekli başarısızlığı, ekonomik büyüme için azalan gelecek ihtimalleri, biyosferik çöküş korkusu ve dünyanın durumundaki genel sıkıntı.

Carl’ın yukarıda tartıştığı gibi, şu anda tekamülde ilerleme hareketi bilinç alemindedir; tekamül eden bizim bilincimizdir, ayrıca tüm yaşamın bilincidir. Bundan dolayı, bu dışsal değişimlerin içsel boyutlarına bakarak da hizmet ediyoruz. Burada sadece spiritüel topraklanma yeri ve avuntusu bulamayabiliriz, ayrıca bizleri olasılıklara ve olanaklara gebe olan bu heyecena verici zamanlardan bilinçli şekilde ve zarafetle ilerleten yolda ayak basacak sağlam yerler de bulabiliriz.

Şu andaki gezegenin ısınması ve ekonominin çözülmesi, aşağıdaki durumlara yol açan insan aktivitesini bilgilendiren bilincin açık sonuçlarıdır:

1) Küresel ısınma açısından, çevreden bağlantısı kopan ve çevreye etkisine karşı hissiz olan bilinç;

2) Ekonomi açısından, çevresinden bağlantısı kopan ve çevresiyle ilişkisinde kendi değerinden güçsüzleşen bilinç.

Yüzeyde bunlar ilişkisiz fenomenler gibi görünebilirken, realite zamanlar için özellikle ilişkili olan holistik içermelere sahip olan derin bir ilişkililiktir. Ancak çok şükür ki, Carl’ın işaret ettiği gibi, “bilinç” değişiyor ve tekamül ediyor; bu, bazılarının Tanrı, Allah, Brahman, Evrensel Zeka, Büyük Ruh veya Hunab – Ku diyebileceği, evrenin merkez Zekasına derin gömülmüş kozmik kuvvetler tarafından yönetiliyor. Bu Zeka her birimizde holografik olarak yerleşmiştir. Şimdi bizi “O”na güvenmemiz ve tekamül ile bilinçli şekilde işbirliği yapmamız için çağırıyor.

O’nun vasıtasıyla… ve O’na bakabiliriz ve Güzellik, Gerçek, Lütuf, Uyum, Bolluk, İlahi Denge ve Sevgi ile huşu içinde, şefkatli ve mütevazi olabiliriz. Ya da parçalanmış, ayrılıkçı, açgözlü, bencil bir bilinçten kaynaklanan, insanlığın daha küçük tezahürlerine ve çarpıtılmış yaratımlarına odaklanarak O’nu engelleyebiliriz. Ne mutlu ki, bilincimiz Tanrı’nın Lütfu ile – bu kozmik yayınımlarla – holistik olarak tekamül ediyor ve sadece geçmişten gelen dışdeğer olan bir geleceği tasarlamak zorunda değiliz. Gerçekte, Mayaların deha ve içgörüsünden gelen en derin içgörülerden biri şudur: tezahür etmiş dünyamıza yol açan enerjiler ilahi plan ile birlikte değişiyor, biz bilinçli olarak bu değişime hizalanabiliriz ve böyle yaparak ilahi planla daha büyük bir mükemmelliğe gireriz. Başka bir deyişle, olmuş olan dünya, yeni dünyayı haberdar eden dünya değildir. Yeni dünyayı ve yeni yaşamlarımızı haberdar eden şey, evrenin boyutlararası, yaratıcı özü ve Zekasından sürekli olarak yayınan güçlü kuvvetlerdir. Big Bang artık yalnızca tarihi bir olay olarak algılanmamalıdır; bunun yerine, o ayrıca şu andadır, Kutsal An: yaşayan evrenin Yaratıcı Kalbi ve Zihninden gelen yeni Işığın daimi doğurulması. Bu Kalp – Zihin ile rezonans yaratarak, işbirliği yaparız ve böylece yaradılışın kozmik planını hızlandırırız. Bu, Yeniden Doğum Kutlaması’nın paylaşılan niyetinin özü olacak: Yaşayan Evrenin Yaratıcı Kalbi – Zihni ile rezonanstayım (tınlıyorum). BEN Yaşayan Evrenin Yaratıcı Kalbi – Zihniyim.

Alnınıza bakarken nefes alın: Yaşayan Evrenin Yaratıcı Kalbi – Zihni ile rezonanstayım (tınlıyorum).

Nefes verin ve gülümseyin: BEN Yaşayan Evrenin Yaratıcı Kalbi – Zihniyim.

Çökmekte olan, çözülen, eriyen – yeni tekamül enerjileriyle desteklenmeyen – şeylere odaklananlar umutsuz, korkulu, sınırlı düşünceli olabilirler, fırsatlara güvenmeyebilirler, kaynaklarını paylaşmak istemeyebilirler ve başkalarına ve çevreye karşı hareketlerinin sonuçlarına aldırış etmeyebilirler. Bu, tekamül itkileri tarafından artık desteklenmeyen bir davranıştır. Kıtlık, ayrılıkçılık, açgözlülük, hükmetme, kontrol, dengesizlik, zor kullanma, çatışma vs özelliklerine dayanan herhangi kişisel, sosyal, ekonomik, politik, eğitim, ticari veya tıbbi sistem enerjisel temelini kaybetti ve boşluğa geri çözünüyor. Şu anda ortaya çıkan… yeni tekamül enerjileriyle desteklenen şey, işbirliği, uyum, doğanın örtülü bolluğu, eşitlikçi farkındalık, birbirine bağlı olmanın belirgin ve kalıcı doğası, dayanışma ve bağlantılı olmaya dayanan sistemler yaratan insanlardır. Etrafımıza masum gözlerle bakabilir ve sevinçle seyredebiliriz:

Toplumun ve alış verişin tüm veçhelerine süzülmüş olan sosyal ağın muazzam çoğalması;
Jeopolitik, ekonomik ve ideolojik hatları aşan teknolojinin sağladığı işbirliği;
Doğa ile dengemizi restore etmek için tüm dünyada geliştirilen ilham verici ve yaratıcı programlarla, çevre üzerindeki etkimizin artan farkındalığı olan muazzam “yeşil” hareket;
Ortak farkındalığa yavaşça yollarını açan serbest ve sürdürülebilir enerji kaynakları;
Uzun zamanlı rakipler arasında yeni partnerlikler oluşturma;
“Açık kaynak” modellerinde küresel programcı toplulukları tarafından “ücretsiz” geliştirilen yazılım;
Kontrol eden merkez bankası veya hükümet gerektirmeden… veya kendi sömürülerinin keyfi için her birimizden vergi talebi olmadan, bireyler arasında para birimi ve nakit değişiminin alternatif şekillerinin ortaya çıkmasını sağlayan, tüm dünyadaki topluluklarda çoğalan yeni ekonomik modeller ve paylaşılan fikirler…
Hükümetleri veya diğer politik sistemleri beklemeden açlık, yoksulluk ve salgın hastalık gibi inatçı problemleri çözen kollektif insanlık.

Bu holistik, işbirlikçi, daha dengeli, daha ekolojik olarak hizalanmış yaratımların kendileri, bu dünyasal yenilikleri haberdar eden yeni insan bilincinin betimlemesidir. Ancak, eski sistemlerin çözülmesine odaklanmak, bizlerin bu yeni ortaya çıkan özelliklere ve zamanlarımızın sihirli doğasına kör olmamıza neden olabilir. Bu körlük kaçınılmaz şekilde bizi güçsüzleştirir ve gözlerimizi tamamen açmamızı engeller. Uygun soruları sormamızı durdurur, kendi kişisel gerçekleştirmemizi ve amacımızı ateşleyecek olan yanıtları engeller. Şunun gibi sorular: İçsel doğamı etkileyen bu yeni tekamül dalgasının karakteristikleri nedir? İçsel, kendini – yansıtıcı bakış noktasından… kişisel dönüşümün “içsel ekolojisi”nin bakış noktasından, küresel ısınmanın, ekonominin, artan yeniliklerin ve hızlanan zamanın daha derin anlamı nedir? Kişisel ve toplum refahı için bu açılıma en iyi şekilde nasıl hizmet edebilirim? Şu anda gezegene salıverilen bu yeni ve heyecan verici dönüşüm enerjileriyle hizalanmamı nasıl hızlandırabilirim?

Bir zamanlar mantığa aykırı veya tezat görünen şeyin şimdi anlamı olabilir ve çoklu fakındalığın yüksek ışığında görülebilir veya hissedilebilir. Şimdi, beklemekte olduğumuz şeyin zamanıdır. Bu 2012’de veya gelecekte diğer hayali bir tarihte değildir. Bu şimdi ile ilgilidir; bu şimdidir.

9, 10 ve 11 Mayıs 2009’deki Yeniden Doğum Kutlaması bununla ilgilidir. Bu büyük kutlamaya ve küresel meditasyon/duaya yol açan www.CommonPassion.org tartışma forumunda gerçekleşen bir diyalogtur. Burada, yukarıdaki soruları ve “Doğurulacak olan nedir” sorusunu yanıtlamak için kollektif bilgeliğe, yaratıcılığa ve dehaya erişiriz. Nıhai olarak yanıtlar hayatlarımızın yaşanmasındadır, bizler çağların bu görkemli değişimini yönlendirirken, birlikte bilinçli, niyetle ve kollektif olarak yaşadığımız hayatlar.

Joseph R. Giove
San Francisco, 14 Nisan 2009 (9 Reed)

(ÇEVİRİ: Saffet Güler)