SHAMBALLA – AGARTA – ATLANTİS

25,000 yil önce Atlantis zamanlarinda, Dünya karanlik güçlerin isgali altinda karantinada bir gezegen oldugunda, isigin kuvvetlerinin bir bölümü yeryüzünün altina çekildiler ve orada çok genis tünel sistemleri ile birbirine bagli olan isigin bir çok sehirlerinin bir uygarligini kurdular. Bu Atlantis sehirlerinde, varliklar, dünyanin Krali’nin, Lord Sanat Kumara’nin rehberligi altinda spiritüel yollarini sürdürüyorlardi. Isigin bu kralligi Agarta veya Shamballa olarak bilinmektedir ve Lemurya’dan beri eterik planda mevcut olan ve yeraltindaki uygarlik için spiritüel bir fener olarak hizmet eden Shamballa ile karistirilmamalidir.

Yeraltindaki Agarta insanlari spiritüel dünya ve onlarin en yüksek hayrina hizmet eden ileri Atlantis teknolojisi arasinda uyum içinde yasadi. Onlarin her biri kendi en yüce amacini biliyordu ve bunu izlediler, birbirleri ile uyumlu iliskiler içinde yasadilar. Atlantis’in son büyük seline kadar, onlar o zamandan beri yeraltinin bazi alanlarinda kendi kalelerini insa eden karanlik güçlerin saldirilarina karsi korunuyordu. Büyük selden sonra her sey degisti. Karanlik güçler Agarta’ya saldirmaya basladilar ve Tibet kutsal kitabi Dzyan’in söyledigi gibi, yapicilar ve yikicilar arasinda çatismalar oldu. Isigin güçleri daha önceden yerlesmis olduklari bir çok bölgeyi terketmek içiz zaorlandi. Yeralti tünel sistemi tüm gezegeni çevreliyordu. Batidaki tünel sebekesi Sili’deki Atacama çölü altinda basliyordu ve Tiahuanaco – Cuzco – Shasta Dagi- Grand Tetons, Amerikan karasinin alti ve under Atlantik okyanusunun altindan Atlas dagina dogru, bati Afrika’ya ve sonra Ahaggar/Tibesti daginin altindan dan son istasyonuna – Giza piramitlerine yöneliyordu. Önemli bir merkez Brezilya’da Mato Grosso’nun altinda idi, burasi Agarta’nin yüzeydeki Atlantis sehirleri ile güçlü baglara sahip oldugu yerdi. Himalaya sebekesi olaganüstü öneme sahipti. Burada yeralti uygarligi çagdas (ayni zamana ait) Gobi çölü alanindaki yüzeyde mevcut olan Atlantis kolonisinin bir aynasi olarak gelisti. Süphesiz, o zaman çöl degildi, Gobi subtropikal bir cennet idi. Himalaya sebekesi Gobi çölünün altinda kendi kaynagina sahipti ve o Takla Makan çölüne dek ve sonra Pamirler, Altai, Karakurum, Baltistan,Kunlunlarin altina ve Himayalara dogru Chang Tang platosuna kadar genisledi.

Atlantis’in sular altinda kalisindan sonra, yüzeydeki bazi gruplar önemli spiritüel ve bilimsel kesiflere rastladilar ve bundan dolayi hemen hemen tüm yüzeyi ele geçirmis olan karanlik güçlerden kaçip yeraltindaki Agarta’ya geri çekildiler. Bu takviye/destek Agarta’da bilimsel ve teknolojik ilerlemeyi hizlandirdi ve birlesmis güçleri ile eski Atlantis tünellerinin mühürlerini açtilar, eski Atlantis makinelerini onardilar ve oturduklari orijinal yeralti yerlerini genislettiler. Bu genisleme ile, onlar çogu zaman yeraltindaki nehirlerin ve yeralti enerji akimlarinin yönünü izlediler. Teknolojinin gelisimi çok iyi idi. Eski Atlantis kristal teknolojisinin ötesinde, teleportasyon odalari ve serbest enerji teknolojisi gelistiriyorlardi. Yeralti sehirlerini manyetohidrodinamik (MHD) tahrik kullanan, o zaman 3000 mil/saat (4830 km/saat) hiza ulasan trenler ile birbirine bagladilar. Onlar, bazilarini karantinadaki Dünya’dan kurtarmakta basarili olan galaktik yildiz filosu ile temasa geçtiler. Ay, Mars, asteroidler,dis gezegenlerin aylari ve X gezegeni üzerinde yildiz üsleri olan Isigin güçlerinin direnme hareketi her zaman takviye gönderiyordu.

Kadim Yunanistan zamaninda bazi koloniciler Atlantik okyanusundan Brezilya’ya ve Amerika’nin bati sahiline yolculuk yaptilar ve oradaki Agarta ile temas kurdular. Bir iz birakmadan ortadan kaybolan bir çok kadim kültürler (örnegin Mayalar) gerçekte Agarta imparatorluguna katildi. Bazi Hopi Yerlileri, sadece birkaç on yil önce Agarta ile temas kurdular.Agarta’da, Yildiz Düzeni çok etkindi. Onun amaci Dünya gezegeni üzerindeki ayriligi iyilestirmektir ve ayrica dualite deneyini basarili sekilde tamamlamaktir. Agarta’nin Krallari on ikiler Konseyinin liderleridir ve Sanat Kumara’nin enerjileri için fiziksel bir çapadir. Bazi Amerikali baskanlar ve diger bazi ülkelerin baskanlari kendi dönemleri esnasinda Agarta’nin krallari ile temas kurdular. Agarta çogu zaman spiritüel etkisini yüzeyde kullandi, özellikle Hindistan ve Tibet bölgesindeki Himalaya sebekesi. Bin yildan fazla bir zaman önce, o zamanki Pakistan’daki Gilgit’e yakin Agarta’nin temsilcileri yüzeye tantrik ögretileri yaydi. On dokuzuncu yüzyilda, Agartalilar kendileri ile fiziksel temas kuran Helena Petrovna Blavatsky^nin ögretilerini kuvvetle etkilediler. Yirminci yüzyilin basinda, Agarta’nin yirmi milyondan fazla üyesi vardi. Birinci Dünya Savasi sirasinda, karanlik güçlerin saldirisi basladi. Onlar Agarta’nin gücünü kirmak istiyordu. Karanligin savasçilarinin sürüleri Agarta’nin spiritüel etkisinin bati uygarliginda yükselmesini sinirlamak için Çin, Indonezya, yakin Dogu ve Afrika’nin altindaki çok büyük üslerden Atlantik okyanusundan Meksiko’ya ve güneybati Amerika’ya dogru gittiler. Dünya yüzeyine Birinci Dünya Savasi ve 2 nci Dünya Savasi olarak yansiyan bir çok fiziksel yeralti savaslari oldu. 2 nci Dünya Savasinin sonundaki isigin güçlerinin zaferinden sonra, Agarta dikkatini Bati’nin spiritüel uyanisina çevirdi. Karanligin güçleri kendi kuvvetlerini, yüzeye Çinlilerin Tibet’i isgali olarak yansiyan Himalaya sebekesinin yokedilmesine çevirdi. 1996 da karanlik güçlerin çabasi Agarta’yi dramatik olarak zayiflatti ve 1999 da Agarta yeraltindaki ikametgahlarindan hemen hemen silindi. Bundan dolayi 1999’un sonunda, isigin güçlerinin çok güçlü destegi direnme hareketi savasçilari seklinde asteroid kusagindan ve X gezegeninden geldi. X gezegeni, ona mavimsi bir renk veren donmus metan yüzeyi ile 9000 mil (14 500 km) yariçaplidir. X gezegeni 6 – 7 milyar mil uzaklikta çok egimli eliptik yörüngede Günes’in etrafinda dönüyor.

Karanligin güçleri maksimum güçlerine 1996 ve 2003 arasinda sahipti. Karanligin güçlerinin dis bölümü Alpha Draconis yildiz sisteminden insansi varliklar olan Draconianlardir. Atlantis’ten beri onlar Yeni Dünya Düzeni olarak adlandirilan insan nüfusunun kitlesel kontrolü için bir plana sahipler. Onlar, uluslar arasinda yapay çatismalar yaratmak ve kazanç saglamak için savaslari ateslemek için dünya siyasetini kullaniyorlar. Onlarin ana merkezleri ve aktiviteleri Washington, Brüksel ve Roma’dadir. Onlar asilar ile insan bedenine sokulan programlanabilir bioçipler ile ve insan düsüncelerini kontrol eden ve yönlendiren nanoelektronik aletler ile insanligi kölelestiriyor. Kiliselerdeki, farmasonluklardaki ve okült gruplardaki temsilcileri vasitasi ile, insan spiritüalitesini kontrol ediyorlar ve spiritüel çatismalar/uyusmazliklar yaratiyorlar. Onlarin özü/çekirdegi Illuminati olarak adlandiriliyor, Dünya üzerindeki Sistemi kontrol eden seçilmis bir grup. Sadece Illuminati karantinadaki Dünya’nin gerçek üstatlari ile direkt baglantilidir, genetik mühendisligi ile Orion’un karanlik lorlari tarafindan milyonlarca yil önce yaratilmis olan yaratiklarin irki. Bu yaratiklar insanligi bir rehine olarak tutarak, nükleer savas ile tehdit ederek ileri dünya disi uygarliklarin Dünya’ya ulasmasini önlüyorlar. Onlar Atlantis zamanindan beri insanligi kölelestiriyor ve karantina altinda tutuyor. Onlarin gerçek sekilleri örümceklerin, iri kara böceklerin, böceklerin, sürüngenlerin, solucanlarin ve yilanlarin çesitli mutasyonlarinin formunda olmasina ragmen, bu irk çogunlukla insansi klon bedenlerde enkarne oluyor. Onlarin tek motivasyonu tüm Yaratilisin toplam kontrolü, kötülük, terör ve korku yaymaktir. Onlar çogunlukla uzay/zaman kara delik anomalisi yaratan ve böylece insan bilinçliligini bilinemeyen bir dereceye kadar tahrif eden, insanin zihnini ve duygularini karistiran asilar ile insanligi kontrol ediyorlar. Asilar, Dünya üzerindeki her bir insan varliginin fiziksel ve enerjisel bedenlerine güçlü elektronik aletlerle konulan programlanabilir kristallerdir. Yaratik irki Philadelphia deneyinde kullanilana benzer sekilde elektromanyetik uzay/zaman odalari ile uzay/zaman yapisini bozmayi/çarpitmayi sürdürüyor. En etkili olarak onlar temsilcileri tarafindan yayilan tehdit ve siddet ile Dünya üzerindeki tekamülü geciktiriyor. Onlar insan toplumunun tüm gözeneklerine süzülüyor, kendilerine siradan insan süsü veriyor. Yasadisi araçlar, tehdit ve siddet kullanarak ikiz ruhlar arasindaki bulusmayi önlüyorlar. Kendi gizli yeralti üslerinde, bir çok kadinda korkunç tecavüzlerle cinsel travmalar yaratiyorlar, bu, Dünya gezegeni üzerinde cinsel enerji akisini bloke ediyor. Onlar ayrica çoklu kisilik rahatsizliklari üretmek için travmalar yarattilar, bu islemin kurbanlarini köleler olarak kullaniyorlar. Onlarin gücünün yüksekliginin sükür ki önceden önüne geçildi ve isigin güçleri onlari adim adim yenilgiye ugratiyor.

Isigin güçleri, X gezegeninden direnme hareketinin yetmis milyon üyesi seklinde yardim etmek için geliyor. Onlar yakin gelecekte Dünya’da bir sistem degisikligine neden olacaklar. Eski Asya efsanesi Shamballa’nin savasçilarinin yüzeye çikacagini ve karanligin güçlerini yikacagini söyler. Direnme hareketi teleportasyon odalarinin, serbest enerjinin, klonlamanin ve biyoteknolojinin bir bütün olarak ileri teknolojisini gelistirdi. Onlar çogunlukla Avrupa’nin ve ABDnin büyüksehirleri altinda kendi yeralti sehirlerine sahipler. Onlarin sehirleri 15,000 mil/saat hiza sahip MHD tahrikli metro – tren sistemi ile birbirine baglidir. Onlarin yeralti uygarligi 1996 ve 1999 arasinda karanlik güçlerin saldirisinda hemen hemen tahrip olmus olan Agarta kralliginin halefidir (ardili).

Isigin güçlerinin çekirdegi Atlantis sebekesinin temsilcileridir. Bu, Atlantis’in kendisinin zamanlarindan beri Atlantis mirasinin safligini sürekli olarak devam ettiren çok yüksek spiritüel titresimli birkaç bin bireyden olusan bir gruptur. Atlantisliler Himalayalarin altinda, güney Kaliforniya’nin altinda, Tahiti’ya yakin bazi atollerin altinda ve Titicaca gölünün altinda bazi seçilmis yerlerde kendi yeralti konutlarina sahiptir. Onlar Yeni Atlantis ismi ile bilinecek uyumlu bir toplum yaratmanin ideallerine dogru bireylere ilham veriyorlar.

(Çeviri ; Saffet Güler)