Shamballa, Agartha ve Işığın Galaktik Federasyonu

Pdf Olarak Görüntüle

Alberto Cogliani (Nityanand)

Giriş

Dünya gezegenindeki insanlık, Bilincin tekamülüne dayalı olarak daha büyük İlahi Tasarım’ın parçasıdır.

Şu andaki Bilinç halimiz nedeniyle bizler fiziksel bedendeki insan varlıklarının bu anındayız. Ancak bu bilinç hali değişecek, eğer istersek bizi başka bir şey olacağımız yere götürecek.

Bilincin bu tekamül çizgisinde daha önceden ilerlemiş olan başka yaşayan varlıklar var. Diğer birçok örneklerin arasında bilinçteki tekamülün üç örneği vardır.

Bunlar: Agartha, Shamballa ve Işığın Galaktik Federasyonu.

Bu üç unsur Dünya gezegenindeki insanlığımızın pozitif geleceğinde çok büyük bir rol oynayacak.

İçi Boş Dünya’daki Agartha

Dünya’nın merkezinde yaşayan Agartha olarak bilinen bir insan uygarlığı vardır.

İlk olarak, Budist teoloji Agarta’nın varlığını onaylar. İnsan ırkının gelişimini izlemek ve talimatlar vermek üzere bazı insanlar ile temas kurmak için ara sıra Dünya’nın yüzeyine çıkan süper adamlar ve süper kadınların bir ırkı olduğuna inanılır. Ayrıca, bu yeraltı dünyasının milyonlarca sakininin ve birçok şehrinin olduğuna inanılır.

Bu dünyanın Kral’ının, onun dünyadaki temsilcisi olan Tibet’in Dalai Lama’sına emirler verdiğine inanılır. Onun mesajları Agartha’nın iç dünyasını Tibet ile birleştiren bazı gizli tüneller vasıtası ile aktarılır.

Yükselmiş Üstat El Morya’nın kanalı olan ünlü Rus kanal Nicholas Roerich Tibet’in başkenti Lhasa’nın iç Dünya’ya bir tünel ile bağlandığını iddia etti. Bu tünelin girişi sırrı saklamak için yemin eden Lamalar tarafından korundu. Benzer bir tünelin Giza’daki Büyük Piramit’in tabanındaki gizli odaları Agartha’ya bağladığına inanıldı. Agartha’nın varlığının ilk halka açık bilimsel kanıtı, 1947’de ABD Ordusundan Tuğamiral Richard E. Byrd Kuzey Kutbuna uçtuğu ve kuzey kutbu yerine iç Dünya’ya girdiği zaman gerçekleşti.

Byrd, günlüğünde başkaları ile birlikte Dünya’nın içindeki boşluğa girdiğini ve on yedi mil yolculuk yaptığını ve dağlar, göller, nehirler, yeşil bitkiler ve hayvan hayatı gördüğünü anlatır. Çalılıklarda dolaşan, ilk çağlardaki mamutlara benzeyen korkunç hayvanlar gördüğünü anlatır. En sonunda şehirleri ve gelişmiş bir uygarlığı buldu.

Sonunda onun uçağını, daha önce hiç görmediği türde uçan makineler karşıladı. Güvenli bir iniş yerine kadar ona eşlik ettiler ve Agartha’nın temsilcileri tarafından cana yakınlıkla karşılandı. Dinlendikten sonra, o ve mürettebatı Agartha’nın Kral ve Kraliçesini görmeye götürüldü. Yüksek ahlaklı ve etik karakteri nedeniyle Agartha’ya girmesine izin verildiği söylendi. ABD, Hiroshima ve Nagasaki’ye atom bombası attıktan bu yana, kendi güvenlikleri ve hayatta kalmaları ile ilgili kaygılı olduklarını anlattılar.

İnsanlığın gezegeni ve uygarlıklarını yok etmemesinden emin olmak için dış dünya ile daha fazla temas kurmanın zamanı geldiğine karar vermişlerdi. Byrd’ün içeri girmesine izin verildi, böylece güvendikleri birileri ile temas kurabilirlerdi. Uzun hikayeyi kısaltmak için, ziyaretleri bittiği zaman, Amiral Byrd ve ekibi dış dünyaya geri dönmeleri için uçaklarına götürüldü, onların hayatları ebediyen değişmişti.

Agartha engin kıtalardan, okyanuslardan, dağlardan ve nehirlerden meydana gelir. Oradaki nüfus çok gelişmiştir. Yucatan, Peru, Brezilya, Kamboçya ve Tibet uygarlıkları da yeraltına gitti ve birçok UFO iç Dünya’dan gelir. Dünya’nın bir iç güneşi vardır; her iki Kutup’ta da girişler vardır.

Mısır hükümetinin, bu tünellerin birçoğunu keşfetmelerini kaydetmek ilginçtir, son otuz yıldır bunları keşfetmeye çabaladılar, ancak bunlar o kadar karmaşık ve geniş ki, turistlerin içine girip kaybolmamaları için son zamanlarda mühürlendiler.

İç Dünya’ya Mısır, Tibet ve Yucatan’da girişler vardır ve Bermuda Üçgeni, Eski Sovyetler Birliği ve Afrika’da başka girişler vardır. Dünya’nın yüzeyinde olduğu gibi, iç Dünya’da farklı ırklar vardır, bunların bazıları oldukça uzundur. ABD hükümeti ve diğer ülkelerin hükümetleri iç Dünya’nın farkındalar ve dünya dışı varlıklarla olan bağlantılarını gizledikleri gibi, bununla ilgili bilgiyi saklıyorlar. Atlantisliler gelmeden çok önce Agartha’da yaşamakta olan varlıklar var.

Yerli Amerikalı insanlar arasında, Navajo söylenceleri, insanın atalarının Dünya’nın altından geldiğini öğretir. Kadim insanların doğaüstü güçleri vardı, ama büyük bir tufan tarafından büyük mağaralardan dışarı sürüldüler. Yüzeye çıktıklarında, kendi büyük tapınaklarını bir kez daha aramadan önce, büyük bilgilerini insan ırkına aktardılar.

Pueblo Yerlilerinin mitolojisi de kendi tanrılarının kaynağını da iç dünyaya yerleştirir. İç dünya Kuzey’deki bir delik ile yüzeydeki insanlara bağlanıyordu.

Kadim Çin, Mısır ve Eskimo yazıları Kuzey’deki büyük bir açıklıktan ve Dünya’nın kabuğunun altında yaşayan insan ırkından bahseder. Yazılar, onların atalarının Dünya’nın içindeki cennet topraklardan geldiğini söyler.

Budist gelenekte kadim felsefe, Agartha’nın, binlerce yıl önce kutsal bir adam kabileyi yerin altında ortadan kaybettiğinde ilk kez kolonileştiğini ifade eder. Yeraltı krallığının şu andaki nüfusunun milyonlarca olduğuna inanılır ve insanların Dünya’nın yüzeyinde bulunan bilimlerden çok daha üstün bir bilime sahip olduğu inanılır, bunların arasında yeraltı tünellerinde muazzam hızlarla işleyen arabalar da var.

Azteklerin ve Tolteklerin büyük avatarı kadim Quetzalcoatl efsanelerinde, onun sekiz gün boyunca bir uçan dairede gözden kaybolduğu ve yeraltı dünyasını ziyaret ettiği anlatılır.

Gizli Şehirler

Dünya’nın altında yüzlerce yeraltı kolonileri vardır, bunlardan sadece bir tanesi yüzeye oldukça yakındır. Bu yeraltı şehirlerinden ‘Agartha Şebekesi’ olarak söz edilir. Onların gelenekleri değişir, ama yaşamanın ortak, spiritüel yönelimli bir yapısını takip ederler – Melchizedek öğretileri. Bu şehirlerin ortalama nüfusu beş yüz bindir, ancak Shasta Dağı’nın altındaki Telos 1,5 milyon nüfusa sahiptir. Yaklaşık aynı büyüklükteki ikinci bir koloni Brezilya’nın Matto Grosso Ovalarının altında yerleşiktir. Bu Atlantis ileri karakoluna Posid adı verilir. Atlantis ve Lemurya Dünya’nın üzerindeki bir çok insan için efsane olsa da, gerçekte onlar tekamüllerini yeraltında sürdürüyorlar.

Shamballa

Shamballa bir bilinç halidir veya ilahi amaca keskin ve dinamik karşılığın olduğu duyarlı farkındalık safhasıdır. Bu Merkez, İrade’nin veya Gücün Işını tarafından yaratılır; en büyük aktivitesi yaşamın kendisinin temel prensibini, gezegensel Yaşam veya Logos’un gezegensel ring-pass-not’u içinde tutulan her forma miras bırakmak, dağıtmak ve deveran ettirmektir.

Bu Merkez’den, Tanrı’nın iradesi çıkar ve Tanrı’nın gücü O’nun iradesinin habercisi olur. Shamballa’nın temel niteliği dinamiktir. Çalışma tarzı ilhamdır. Yanıtı çeker, ama kendisini sabit tutar. Çekim Yasası ile çalışmaz, Bireşim (Sentez) Yasası ile, berrak şekilde formüle edilen amaç ve programa dayanan İrade’nin buyruğu ile çalışır. Shamballa ayrıca Tibet’in Himalaya dağlarında yerleşik olan Tanrıların Şehridir, “Shangri – La”dır, ancak eteriktir. Orada ‘Aydınlanma’ dediğimiz bilinç seviyesine erişmiş olan İnsanlar oturur ve buradan gezegenin yüzeyinde yaşayan insanlığa hizmet ederler.

Shamballa’dan yayılan enerji, gezegendeki tüm ‘güç noktalarını’, kutsal merkezleri veya siteleri besleyen canlandırıcı kuvvettir. Shamballa ‘Tek Bir Merkezi Nokta’ veya Evrensel sistemin en iç Kalbi olarak durur.

Gezegensel sistem, insan bedenindeki çakralar & nadiler sistemine benzetilebilir. Her biri tek bir merkezi güç kaynağı tarafından beslenir. Bu ‘güç’ Kundalini, Kutsal Ruh, Shekinah veya sadece İlahi Yaşam olarak adlandırılsa da, mikro & makro – kozmik ilişkilerin karmaşık sistemi ile ifade edilir.

“Bu, doğu metafiziğindeki prana veya mana’dır, “vril”dir, okültistlerin evrensel ortamında simyanın anima mundi’sidir. Çin’de “qi” olarak bilinir… “maddeyi ve maddi formları ortaya çıkaran yin ve yang kuvvetlerin fışkırdığı yaradılışın ilk matriksidir.”

Varoluşun insan, gezegen, solar & galaktik seviyeleri arasındaki birbirine bağlı & senkronize aktivitenin daha fazla bilincinde oldukça, evrensel matriks’in herhangi bir bölümündeki manyetik & elektrik akımların & ‘aktivite’nin birbirine nasıl bağlı olduğunu görmek kolaylaşır.

Gezegensel fiziksel – eterik ızgaradaki anahtar noktalar, Kailash Dağı, Shasta Dağı veya Zion Dağı gibi fark edilebilir güç merkezlerinde yatar. Hiyerarşi & İnsanlığın kendisi, Shamballa dediğimiz En Üstün Merkezden üretilen güç için ‘merkezler’ olarak görülür.

Shamballa, Kudüs, Delphi ve Benares gibi tüm diğer Kutsal Toprakların prototip Kutsal Toprağı’dır. Birçok geleneklerde ve mitolojilerde, bu ezeli merkez ‘noktası’ çeşitli isimler ile bilinir, ‘Beyaz Ada’, ‘Beyaz Dağ’, ‘Kurtuluş Dağı’. Onun sembolü, “Hayat Ağacı”nda Dünyasal Cennet’in merkezinde görülür.

Bu kendini – organize eden evrensel sistemin ‘Kalbi’ veya ‘Kutsal Merkezi Yer’ olarak Shamballa fikrine eşlik ederek, bunun aynı Tek Evrensel Güç tarafından nasıl beslenebileceğine göz atmak daha kolaydır. Mikro ve makrokozmik merkezler & sistemler arasındaki birbirine bağlı ilişkilerde, Shamballa’dan yayılan enerji büyük bir ‘iniş’ işlemi olarak görülebilir. Bu ‘Merkezi Kalp’, her bir ‘uydu’ veya organize edici alt – merkeze özel hizalanmalar vasıtası ile şu andaki belirli yollardaki ‘Yaşam’ akımı ile tüm sistemi titreştirir. Bu, Büyük Kozmik veya Evrensel Düzen’in parçasını temsil eder.

Güneş Sistemimiz, Gezegen sistemimiz & insan bedeni bu ışıkta görüldüğü zaman, Solar veya Gezegensel Logos’un bazı işlemleri bu “İlahi” düzenin bağlamından görülür. Gezegeni tüm kozmosa genişleyen, birleşmiş bir bütün olarak gören ‘Gaia’ kavramı ile uyum içinde, “Yaşamın” web’i interaktif ve tekamül eden her bir canlı varlığı, daha fazla yaşamın sürekliliği ve tekamülünü teşvik etmek için her bir diğer parça ile işbirliği yapan bir varlık olarak görür.

Gezegenin kendini – düzenleyen mekanizmalarının hepsi bu sonucu gösterir.

Bu Yaşam, Shamballa adını verdiğimiz En üstün merkezin etrafında organize olan bir Supra – Varlık (En üstün varlık) olarak görülür. Zaman boyunca, tüm yaşamın ‘ilham aldığı’ & aktiviteye düzenlendiği En üstün Merkez’e birçok isimler verildi. Bu, Mutlak’ın bölgesidir. Bu “Kutsal Yer”den, kalbimizin merkezinde veya Solar Sistemin veya Galaksi’nin Kalbinde bulunan gücün üçlüsü (İrade – Sevgi – Zeka) yayılır.

Shamballa’nın ‘örtülü doğası’ sadece efsanelerin & söylencelerin konusu değildir, ayrıca ister mikrokozmik ister makrokozmik seviyede görülsün veya ‘alınsın’ inisiyasyon sürecinin ‘kalbindedir’. İnisiye için, bu En Üstün Merkez ile ilişki metaforik veya sembolik terimlerden uzaklaşır & bilgiyi ‘çağıran’ ve talep eden ‘manyetik bir merkez’ olur.

Bu, her şeyin ondan çıkıp ilerlediği ve her şeyin geri döneceği Nokta’dır.

Bu, cennetin Kutbunu temsil eden ‘ Dünya Dağı veya Dünya Ağacı’nın kökündeki göksel bir merkezde… cennet gibi bir yerde yerleşik… Gizem geleneklerinin süperinsan ustaların inisiye Hiyerarşisidir. Onlar bu gezegen için en üstün otoritedir, etkilerini oradan ‘ikincil merkezlere’ ve ‘dünyamıza’ genişleten, Shamballa’nın yönetici çekirdeğini oluştururlar.

Dünyanın yüzeyindeki Shamballa’nın eterik ‘yeri’ veya fiziksel temsili birçok spekülasyona konu oldu. “Lamalar dünyevi yolcuların Shamballa’ya giden yolu asla bulamayacaklarını bildirir – kişi davet edilmelidir” Ayrıca, bir anlamda bu En Üstün Merkezin bir diğer veya ikincil ‘gezegensel ileri karakolu’ olarak görülebilen Altdünya “Agharti” ile ilgili detaylı mit vardır.

Kozmik ışınların, Güneş’in solar parlamalarının veya elektromanyetik salınımların, dış solar veya gezegensel kutup etkilerinin, manyetik akımların, şimşeğin veya elektriğin incelenmesi ile, tüm güç kaynaklarının kendi ‘ortaya çıktıklarını noktaya’, kendi kaynaklarına sahip olduklarını görebiliriz, ayrıca onların yönlerinin veya ‘amaçlarının’ En Üstün organize edici Prensip’ten, Shamballa’dan yayıldığını görebiliriz.

Her bir ‘nokta’nın arkasında Tek Bir Nokta durur, tüm konumların ‘kalbindeki’ konumsuz – mekansız merkez. Shamballa, her bir merkezin arkasında yatan şeydir. O, tüm tezahürlerin ortaya çıktığı Merkez Nokta’dır. İster varlığımızın kalbindeki veya çekirdeğindeki merkez, ister güneş sistemimizin merkezindeki Güneş ile ya da Galaktik merkez ile temsil edilsin, Shamballa, bir kişi bu merkezi prensibe bağlandığında bulunur. “Merkezi ilksel hal, ‘mekandan bütünüyle bağımsızdır’.

“Taocu doktrine göre, mükemmel bilge merkezi noktaya erişen ve orada Prensip ile sürekli birlik içinde oturan, onun değişmezliğini paylaşan ve hareketsiz aktivitesini taklit eden kişidir. Boşluğun maksimumuna erişmiş olan o kişi, sabit olarak sebatla istirahatte olacaktır. Prensibin köküne geri dönmek, tüm varlıkların aynı anda ilk orijini ve nıhai sona erişidir.”

Son olarak, gelecekte insan tekamülümüzde muazzam bir rol oynayacak olan bir diğer unsur Işığın Galaktik Federasyonu’dur.

Işığın Galaktik Federasyonu

Çok uzun zaman önce, bu galaksinin Spiritüel Hiyerarşilerinin kutsal Zümrüt Düzenleri, Işığın büyük spiritüel bir konseyini oluşturdular. Bu kutsal varlığa, Lyra, Yengeç ve İkizler takımyıldızları olarak bildiğiniz yıldız gruplarındaki kutsal kolonileri yaratan büyük Varlıklar geldiler. Bu büyük Varlıklar sonunda şu andaki soyları Işığın Galaktik Federasyonu olan bir Işık Birliği oluşturdular. Galaktik Federasyon ayrıca Yaradılışın Büyük Mavi Locası tarafından denetlenir; bu Mavi Loca’nın olağanüstü Işığı bu Galaksiye Sirius yıldız sisteminde yerleşik olan büyük bir yıldız kapısından yayılır. Sirius yıldız – ulusu Galaktik federasyonun üyesidir.

Işığın Galaktik Federasyonu, Dünya’nın yükselişine adanmış olan birçok dünyalardan gelen birçok insanlıklardan oluşur. Federasyonun içinde, üyeleri sadece yükseliş sürecine yardımcı olma misyonuna sahip olan bir bölüm olan Ashtar Kumandası vardır. Burada Dünya’da özel bir misyona sahip olan bu dünyadaki birkaç insan vasıtası ile konuşan spiritüel rehberler gönderirler. Bu insanlar başka herkes gibi doğmuş olan sıradan insanlardır, ancak, onların spiritüel soyları bu dünyaya ait değildir. O insanlar ışık işçileri ve yıldız tohumlarıdır, ruhları Federasyonun içindeki çeşitli dünyalardan kaynaklanır, örneğin Lyra, Sirius, Pleaides, Andromeda Galaksisi ve sayısız diğer dünyalar. Ayrıca bugün doğan, şu andaki bedenleri bir çok yaşlı insandan çok daha fazla tekamül etmiş olan çocuklar var ve onlar İndigolar ve Kristal çocuklar olarak bilinir. Ve son olarak, “walk – in”ler vardır, bir bedene doğan orijinal ruh bedeni terk eder ve bir ışık- varlığı bedene girer.

Sonuç

Agartha, Shamballa ve Işığın Galaktik Federasyonu şimdiye kadar rol oynadılar ve yakın gelecekte Dünya üzerindeki insanlığın tekamülünde muazzam bir rol oynayacaklar. Agartha’nın insanları insan ailemiz ile yeniden birleşecek ve gerçek demokrasi ve bütünlüğe dayanan küresel bir devlet yaratmaya çalışacak. Onlar Işığın Galaktik Federasyonu’nun bir parçası ve ayrıca Shamballa’nın üstatları ile temas halindeler. Tüm ülkeleri bir araya getirmek için gezegenin yüzeyindeki ülkelerin bazı başkanları ile önceden temas kurdular; ayrıca simya bilimi, fiziksel bedenin Prana’ya dönüşümü ile ilgili talimatlar vermek için birçok birey ile de temas kurdular. Bu bilimi Kundalini Yoga, çakraların bilimi olarak biliyoruz ve ayrıca başka isimlerle de biliyoruz, ama genelde İnsanı ‘Dünya’da Cennet’i deneyimlemeye götüren ‘İlahi Simya’ işlemi olarak tanımlanır. Bilincin bu ilahi haline erişmek için, bedenin dört elementinin beşinci element olan Prana’ya dönüşmesi için meditasyon, ‘Om Namah Shivaya’ gibi güçlü simyasal mantraların tekrarlanması, bazı bitki diyetleri, bekarlık ve kendini kısıtlama gibi çeşitli teknikler kullanılır. Agartha, Shamballa ve Işığın Galaktik Federasyonu, Gezegenin yüzeyindeki İnsanlığın yükselmesi için önceden bağlantı kurdular ve işbirliği yapıyorlar. Bu süreçte anahtar element özgür iradedir. Eğer gezegenin üzerinde yaşayan biz insan varlıklar küçük egomuzu yenebilirsek, o zaman sonunda Agartha, Shamballa ve Işığın Galaktik Federasyonu’nun tezahürleri olduğu Yüksek Evrensel Benliğe katılacağız.

Bu, bilincimizi yükseltme konusudur ve bunun anahtarı insan realitemizin süptil veçhelerini keşfetmek olacaktır: enerji katmanlarından oluşan süptil bedenlere sahip olduğumuz gerçeği, bu katmanların her biri bilincin bir seviyesine karşılık gelir.

Bu enerji katmanları ve bilinç seviyeleri İnsanın Ebedi veçhesine giriş kapıları olan Çakralar vasıtası ile bağlıdır. Bu bizi Agartha, Shamballa ve Işığın Galaktik Federasyonu ile bir araya getirecek olan bilincin yüksek halidir. Sevginin bu üç ailesine ait olan varlıklar kendi ilahiliklerinin, ‘Aydınlanma’ halinin daha çok farkındadırlar.

Bu gezegenin yüzeyinde yürüyen, bilincin tekamülünde sahnede olan insanlar her zaman oldu. Tibet’te onlar Maha Siddhalar olarak adlandırılır ve onlar Agartha, Shamballa ve Işığın Galaktik Federasyonu ile Bir’dir. Örnekleri Paramahansa Yogananda ve Baba Muktananda Paramahansa’dır.

Şimdi, insanlığın geri kalanının onlara katılma zamanıdır; kayıtlı tarihimizde ilk kez kollektif Uyanış şansı vardır, milyarlarca insan kendi ilahiliklerini unutmaya ve reenkarnasyon döngüsüne son verecek. Dünya gezegeninin yüzeyinde yaşayan insanlık Agartha’ın insanlarına ve Işığın Galaktik Federasyonu’na katılacak ve kendisini Tanrı’nın İradesinin bilindiği ve icra edildiği Shamballa’nın frekansına uyumlayacak. Shamballa, Agartha ve Işığın Galaktik Federasyonu arasındaki bağlantıdır…Dünya gezegenindeki insanlığı Aydınlanma ve Özgürlük haline götürecek olan bu Yeniden – Birleşme sürecindeki Alfa ve Omega.

Tüm varlıklar mutlu olsun

Tüm varlıklar Özgürlüğe ulaşsın.

Om Namah Shivaya

(ÇEVİRİ: Saffet Güler)

Tavsiye edilen kitaplar:

`Voyage a Shamballa’, by Daniel Meurois. Editions: Persea.
`Lights of the Great White Lodge’, by Michel Coquet, editions: Arista.
`Walk-In’ by Anne Givaudan. Editions: s.o.i.s.
`Alliance’ by Anne Givaudan. Editions: s.o.i.s.
`Messages from the Hollow Earth’, by Dianne Robbins.
`Telos, the Call goes out from the Hollow Earth and the Underground
Cities’, by Dianne Robbins.
`Angels in Starships’, by Giorgio Dibitonto. Editions: Mediterranee.
`Bringers of the Dawn’, by Barbara Mercinniak.
`Treatise on Cosmic Fire’ by Alice Bailey
`The King of the World’ by Rene Guenon
`Shambhala’, by Victoria Le Page, 1996.