SİMYA & 13-20-33 DEVRESİNİN ZORUNLULUĞU

The Earth-Keeper Chronicles

Mart 2010 Sayı # 43

Simya & 13-20-33 Devresinin Zorunluluğu

Başmelek Metatron ~ James Tyberonn kanalıyla

Selamlar Üstatlar! Sizi sevinçle selamlıyoruz ve her birinizi Koşulsuz Sevgi alanında kucaklıyoruz.

Ve 13-20-33 devresine spesifik odakla, insan aurik alanının optimum devresinden söz ediyoruz. Üstatlar, İnsan Aurası otomatik olarak düzenlenmez. Muntazam bakım gerektirir. Ve bu eşdeğerdir, çünkü bütünsel Aurik Alanın 13-20-33 Devresine ulaşmak ve bunu sürdürmek Kristal Işık Aracına yükselişin mutlak önkoşuludur.

Aurik Gelişim

İnsan Aurasının gelişiminin zaman – lineer veçhesine kısaca değiniyoruz. Sevgililer, her biriniz dualitede pek çok konukluğunuz sırasında bilinçte büyürken, aurik alanınızın daha çok katmanlarını aktive ettiniz. Her yeni aktivasyon ile, daha fazla sorumluluk gerekir, daha büyük idrak optimum Aurik bakım için doğal olarak gerekliliktir. En son ve optimum rezonans 13-20-33 Devresidir. Bu anahtar orandır ve tam olarak çiçek açmış Aurik Alanın akışıdır. Kristal Işık Bedene akışı sağlayan bu rezonanstır. 13-20-33 elde edilmedikçe, işlenmedikçe ve sürdürülmedikçe, Işık Beden edinimi savunulamaz.

Bu önemli mesaja derinlemesine girmeden önce bir uyarı ekleyelim, Aurik genişleme bir varış yeri değil, bir yolculuktur. Başka deyişle, elde edilen şey SÜRDÜRÜLMELİDİR. Birçoğunuz Aurik katman aktivasyonunun yüksek seviyelerine eriştiniz, sadece onların bakımı için gereken temel şartların kavrayışının yokluğuna & istikrarsız disiplininize göre onları kaybetmek için eriştiniz.

Konuşma dilinizde ‘Yaşlı Ruhlar’ olarak terimlendirilen birçoğunuz Dünya planına orijinal olarak Kristal Işık Bedende, gerçek Yükselmiş Üstadın Mer-Ka-Ra’sında girdiniz. Gökkubbenin Çöküşü ile ‘Dualite Üniversitesi’ne gönüllü olarak girdiniz ve zamanla gerçek özünüzün çok daha büyük veçhesiyle bağlantınızı kaybettiniz. O zaman, sizler kutupluluk fiziksel bedenlerinizin dağılmış yoğunluğuna düşerken farkındalığınızın yanı sıra auralarınız da aşağı doğru spiralllenmeye başladı. Bunu daha önceki mesajlarda sizinle paylaşmıştık.

Şimdi, bu noktada Dünya Planına dualitenin gelişinin tesadüf olmadığını açıklığa kavuşturmayı diliyoruz. Bu, dualite içinde deneyimi ve büyümeyi sağlamak için bizim maksatlı hadise diyebileceğimiz şeydi. Dünya, Seçim Gezegeni rolünde bir Üniversite oldu. Dini metinlerinizin çoğu bundan insanlığın ‘düşüşü’ olarak bahseder. Ama gerçekte, bu kasıtlı bir ‘maya’ idi, amacı olan bir yanılsamaydı. Dualite bilince fitreler yerleştirdi ve tam kristalin bilince geri ‘büyümek’ için çalışma gerekliydi/gerekiyor. Ama HEPİNİZ bu büyümeyi seçtiniz ve bu özlü referanslar taşır.

Dualite deneyi kendisinde belirli hassasiyetler taşıdı ve maksatlı gerilemeler diyebileceğimiz şeye izin verdi. Bu dualite yolculuğudur, büyüme ve engellerin üstesinden gelme vasıtasıyla yeniden ortaya çıkış için sözleşmeli yoldur.

Ve böylece bu yeniden – büyüme sürecinde, yoğun daha yoğun hale geldi, fiziksel daha katı hale geldi ve insan beyninin yarıküreleri dodecahedronal (on ikiyüzlü) ızgaranın kutupluluğunda kilitlendi.

Sonra dualite döngüsü içinde insan frontal (ön, alın) zihin tarafından hükmedilen ve alt çakraları deneyimlediği ömürlere enkarne oldu. Bu bilinçsizlik seviyesi sadece 7 katman çakra alanına izin verdi, amaç yedi çakrayı tam akışta birleştirmekte alt 3 çakradan 4 ncü çakraya kadar aktive etmekti.

Dualite kutupsal elektromanyetikler tarafından tanımlandı ve yoğunluk seviyesini belirleyen ızgara sistemi manyetik veya yerçekimi ızgarası idi. Aslında bu, insanlığın ilerleyişi boyunca farklı seviyelere ayarlandı. Atlantis’in Altın Çağından bu yana lineer zamanın çok büyük bölümünde yerçekimi ızgarası İnsan Aurasında sadece 8-8-16 devresine izin verdi ve cinsiyet Mer-Ka-Bah’ı bu frekans seviyesiden büyümeyi sağlayan Işık Beden idi. Bazı Avatarlar 13-20-33 rezonans kalıbını yeniden yapılandırmak üzere bu özlü gerçeklik hologramından 5000 yılından 2000 yılına dek dualiteye geldiler.

Sadece 1987’deki Armonik Kavuşumdan itibaren ızgara ayarlanması gerçekten kitleler için 13-20-33 potansiyelini yeniden doğurdu. Bu başlangıçta 2001’de 144 – Kristal Izgara ile sağlandı. Yeniden ortaya çıkan Kristalin, kutupsuz Mer-Ki-Vic Üçlü Sisteme 13-20-33 güncellemesine geri dönüşü tam olarak güçlendiren Kristal Izgara vasıtasıyla Kristal Çağdır.

Devre: 13-20-33

13-20-33, OM’un enerji mırıldanmasını yaratan kristo – elektrik amalgamda antimadde/madde/eterik madde arasındaki bağlanabilirliği tarayan enerjisel emülsiyon arabirimdir (☺). Bu itibarla 13-20-33 devresi sadece dolgun omnitary aurik fonksiyon ve yükseltme için gerekli olan optimum frekanssal akış değildir, bunu yapabilen tek frekanssal akıştır. O anahtardır ve tam güç için ‘prize takma’ olarak hizmet eden karmaşık bir anahtardır. Aslında sadece o zaman yoğun enerji taşıma kapasitesine sahiptir. Sıfır noktasına, Mer-Ki-Va’nın Kristalin Alanına akabilen uyumlu birleşik matriksteki çeşitli heterojen ve homojen enerji formlarını çözer ve birleştirir.

Bu devre bütünsel alanın 33 bileşeni arasında zorunlu bağlantıyı gerçekleştirir ve yönetir. Aslında o içeride ve dışarıda uygun ağ iletişim rezonansını ve kafes – dokusunu düzenleyen bağlantı düzeneğidir. Aşağıdaki gibi tanımlanır: 13, Birliğe uyumlu hale gelen ve senkronize olan eterik madde içindeki Aurik Alanın 12 katmanını temsil eder. Böylece 12+1= 13 olur. Bu yalnızca, dualitede yeterli sayıda konukluk, varlığın bilincinin tüm 12 katmanını aktive etmesini ve 12 ana çakranın auranın her katmanına aktive olmasını ve aslında 12 iplik DNA’nın aktive olmasını sağladıktan sonra gerçekleşir.

20, insan aurik arabirim katmanlarının Antimadde alemlerindeki çokboyutluluğa aktivasyonunu temsil eder. Bu katmanlar, manyetik ızgaranın ayarlanması gerçekleşene kadar kolayca erişilebilir değildi.

13 + 20’nin Fibiocci senkronizasyonu 33 devresine olanak sağlar. Bu, devrenin insanlığın Kristaline, bilincin kutupsuz seviyelerine tam olarak genişlemesini sağlar. Bu gerçekten sizi tam çembere, tam devreye, yuvaya geri götüren araçtır.

Bakımın Mekanikleri

13-20-33 devresinin doğru akışı tanımlamış olduğumuz gibi belirli bakım sorumluluklarına bağlıdır. Şimdi optimum devreyi elde etmekte ve sürdürmekte en genel olan engelleri tartışacağız.

Aurik Bütünlüğü Etkileyen Sorunlar:

· Ters Enerji Alanları

· Duygusal Stres

· Çatışma

· Gezegensel Enerji Genişlemesi

· Düşünce Formu Bağlanması

· Uçak yolculuğu – Fiziksel Aşırı – Stres

· İlaçlar, Aşırı Alkol, Toksinler

· Uygun olmayan Tutum/Kontrol sorunları/Ego Dengesizliği

Bunların bazılarına burada ayrıntılı olarak değiniliyor.

(1) Engelleyici Elektromanyetik Alanlar & Mikrodalgalar Bio – Polar tersine çevrilme ile Sonuçlanır

Şimdiki zamanlarınızda, yükselen dünyanın elektromanyetikleri güçlü dalgalarda, aurik alanlarınızı gerebilen, ince çatlaklara neden olabilen basınçlı dalgalarda yükseltiliyor. Bu, sizler Mer-Ki-Vic Üçlü Sistemde Mer-Ka-Na’ya erişmek için genişlemiş 13-20-33 Devre Auralara şekil değiştirirken, Yükselişin temel & tanımlayan gerekliliğidir.

Sizin çağınızda ve cep telefonlarının, televizyonların, elektronik cihazların kullanımında, işyerleriniz ve evleriniz ters elektromanyetik enerji alanlarının sürekli yaylım ateşine uğruyor. Bunun sonucu geçici bir ‘kısa devre’ etkisi olabilir, eğer bu çözülmezse çatlaklardan enerji kaybı aracılığıyla aurik dengesizliğe yol açabilir. Buna ‘aurik sızıntı’ denilebilir. Etkilerin bazıları kısa vadelidir, ama diğer etkiler kronik hale gelebilir.

Mikrodalga fırınlarınızdan, bilgisayarlarınızdan, cep telefonlarınızdan ve televizyonlarınızdan gelen elektromanyetik alanların & mikrodalgaların zararlı etkileri bazı tıp uzmanlarınız tarafından fark edildi. Bu zararlı etkiler kitleler tarafından minimize edilmeye & görmezden gelinmeye eğilim görüyor, çünkü kısmen bu mikrodalga jeneratörlerinin üreticileri ve manyetik alanların sponsorları ve maliyetleri üstleniciler veya danışman bilimadamları ile ters etkileri minimize etme veya çürütme amaçlı önceden anlaşma yapılan uzmanlardır. Aslında, zararlı etkiler çok gerçektir ve birçoğunuz sürekli bu kontra – alanların içindesiniz. Tipik bir örnek sorun olarak, çoğunuz bu mesajı bir bilgisayar ekranının önünde okuyorsunuz.

Sevgililer, bu kontra alanlarla baş etmenin etkili yöntemleri vardır ve bunlar size sunulacak.

Ancak bu alanların aurik alanınızda kesinlikle çeşitli seviyelerde zararlı etkilere sahip olduğunu görmezden gelmeyin. Kaynaklandığı yerdeki dalgalar ve alanların çoğu aurik kalkanınızın katmanlarına çok derin bir şekilde nüfuz etmez, diğer dalga ve alanlar nüfuz eder, buna rağmen bunların hepsi enerji alanlarınızda çatlaklara neden olabilir. Bunun bir inanç sistemi sorunu olduğunu veya bu mesajın korku verici bir mesaj olduğunu düşünenler olabilir. Her ikisi de değildir. Bir Yükselmiş Üstadın bu tür etkileri dönüştürebileceği doğrudur, ama Sevgililer, bu seviyede tezahür etmedikçe ve suyun üzerinde yürüyebilmedikçe, dikkatli olmanızı sevgiyle anlatıyoruz. İster inanın ister inanmayın, alternatif akımlardan yaratılan mikrodalgaların ve elektromanyetik dalgaların zararlı sonuçları dualitedeki insanlık kitleleri için kesindir.

Bu etkiler yaşamı tehdit edici değilken, enerji devrenizi etkilerler ve ‘ters bio – kutupluluk’ ve aurik kısa devre denilen şeyi yaratabilirler. Bunların ikisi de aurik çatlamaya neden olabilir ve aurik sızıntı ile sonuçlanır.

Uçak Yolculuğu

Uçak yolculuğu yaşamlarınızın yerleşmiş bir yönüdür. Bir noktada hepiniz bir başka varış yerine uçakla yolculuk yaparsınız. Ve bu tür yolculuklar auranızı şu anda anlaşılandan çok daha fazla tüketir. Aslında yaygın düzenli uçak yolculuğu kişinin ömrünün uzunluğunu kısaltabilir, özellikle orta yaşlarda ve üzerinde olanlar için. Kıtalararası ve okyanuslar ötesi uçuşlar, uzun süreli uçuşlar nedeniyle insan aurik alanı için üssel olarak çok daha dejenere edicidir. 9 – 10 saat süren uluslar arası bir uçuştan çıkan herkes değişen derecelerde düzensiz veya yırtılmış aurik işleve sahip olur. Doğuya yönelmiş vektörlerde enine bir şekilde (enlemsel) yolculuk yapan uzun mesafe uçuşları en zarar verici olandır. Yine de tüm bu uçuşlar enerji alanında inkar edilemez büyük zarara neden olurlar. Siz buna jetlag diyorsunuz. Bu tür yumuşak bir terim kötü, yetersiz bir ifadedir, çünkü durum zaman bölgesi değişiminden kaynaklanan basit bir yorgunluktan çok daha fazlasıdır.

Sorunun kökü olan anahtar temel faktörlerden biri, çoğu ticari uçakların stratosferde 35,000 feet yükseklikte ve Schumann Rezonansının düzenleyici titreşiminin dışında uçmalarıdır. Schumann Rezonansı gezegenin ‘kalp atışıdır’, yerküre tarafından salınan anyonik yüktür, zemin seviyesinden yaklaşık 30,000 feet’e kadar gezegenin etrafında bir elektromanyetik kapasitör oluşturmak için stratosferden salıverilen katyonik yükler ile birleşir. Bu kapasitör insan bedenindeki hayati organ & endokrin bezi ritimlerini düzenlemekte anahtar bir rol oynayan geri plan rezonansı oluşturur. 35,000 – 37,500 feet’te uçan uçaklar bu düzenleyici aralığın dışındadır ve uçağın metalik gövdesi kalan bütünleşmeyi daha fazla saptırır. Sonuç fiziksel ritimlerin bozulmasıdır. NASA kurumlarınız ve uzay istasyonu kurumlarınız bu sorunun farkındalar, çünkü astronotlarda da kronik fiziksel sorunlar yarattı. İstasyonlara ve mekiklere manyetik üreteçler yerleştirerek deneyler yaptılar.

Jet yorgunluğunu inceleyen tıp personeliniz, uçuşların kalbi daha fazla çalışması için zorlayabileceğinin ve zorladığının ve de daha uzun süreli uçuşların kalbi geçici olarak büyüttüğünün farkındalar. Her gün uçan pilotlar ve uçuş personeli bedenlerini ve aurik alanlarını strese sokuyorlar, bu kronik hastalıklar ile sonuçlanıyor ve ‘yaşlanma’ akut şekilde hızlanıyor. Havayolu çalışanlarının kısalmış ömür beklentisinin içsel çalışmaları yapıldı, ama bunlar halktan gizli tutuluyor. Aslında onlar, uzun uçuşlardan sonra uçakların basınçlandırmasının neden olduğu hipobarik oksijen yetmezliğinin ritmikliği değiştirdiğini, geçilen zaman bölgesi sayısından bağımsız olarak insanın hormon seviyelerini önemli miktarda azalttığının farkındalar.

Bu sorun, uzun periyotlarda birbirine çok yakın olan koltuklara oturtulmanın epeyce sıkışık koşulları tarafından oldukça şiddetlendirilir ki bu durumda dinlenmek zordur, dolaşım bozulur ve beden daha az oksijen çeker, bunlar yorgunlukla sonuçlanır. Basınçlı kabindeki aşırı kuru hava ve basınçlandırmanın kendisi zararlıdır. Döngüler kesintiye uğrar ve birçoğunuz uzun uçuşlardan sonra bedeni dinlendirmenin zor olduğunu, uykusuzluğun meydana geldiğini fark ediyorsunuz, bunlar aurik devrenin kesintiye uğramasının yan etkisidir.

Şimdi açık olalım, 3-4 saatin altındaki uçuşlar, 8-12 saatlik uçuşlar kadar zararlı değildir, düzelme daha hızlıdır. Diğer önemli faktörler uçuş süresi, yapılan uçuşların sıklığı ve bireyin yaşı ve fiziksel sağlığıdır. Buna rağmen, vurgulamış olduğumuz gibi tüm uçuşlar değişik derecelerde zararlıdır.

Ekvatoral Geçiş

Enlemesine geçilen uzun uçuşlar zaman bölgesi değişiminden dolayı fiziksel bedene daha fazla yorgunluk getirir. Bu, sözü edilen tüm diğer faktörlere ilavedir. Güney yarımküreden kuzey yarımküreye yapılan (veya tersi) boylamsal uçuşlar aurik enerjiye bir diğer frekanssal ayarlama getirir. Ekvatorun altında tınlayan enerji, doğal olarak ekvatorun altında saat yönünde, ekvatorun üzerinde saatin tersi yönde döner. Bu nedenle ekvatorun üzerinden, ekvatorun alt kısmındaki varış yerine uçulduğu zaman veya bunun tersi, Aurik devre bir süreliğine kötü etkilenir.

Metatron’a Soru: Birçok insan uçakla seyahati gerektiren işlere sahip. Zararlı etkileri minimize etmek için ne yapılabilir?

BM Metatron: Tekrar, etkiler uçuşların sıklığına ve uçuşların süresine göre şiddetlenir. Diğer faktörler uçan kişinin genel sağlığı ve yaşıdır. Tüm durumlarda, mümkün olduğu kadar uçuş sıklığını en aza indirmeye çalışın. Tüm aktivitelerde sağlığı devam ettirin. Uçak yolculuğunuz olduğu zaman, her iki bileğinize bakır veya altın takarak ve alanı sağlam tutmaya yardımcı olmak için yüzük ve kolye ucu olarak belirli taşlar kullanarak alanı stabilize edebilirsiniz. Uçuştan sonra, mineral banyosu yapın ve uyku haplarından kaçının. Uçuş sırasında ve uçuştan sonra mümkün olduğu kadar bedeni sulandırın.

Yükseliş Manyetiklerinin Potası

Bir başka daha az görünen, ama çok önemli olan aurik yayınım Yükselişin mekanizmalarıdır. İlk bakışta bu çelişkili görünebilir, ama aslında bu gerçekleşiyor ve bunun farkında olmalısınız. Değindiğimiz birincil mekanizmalar solar rüzgarlar, gezegen çekirdeğinin dönüşündeki artış ve bunun sonucu oluşan gezegensel frekansların yükselmesidir. Gezegensel nabız atışı, titreşim yükseliyor ve sevgililer bu sizi sayısız şekillerde etkiliyor. Çok geçerli bir anlamda, yükseliş enerjileri vasıtasıyla gerçekleşen şey sizin frekanssal kapasitelerinizi geriyor. Bir yılanın her yıl deri değiştirmesi gibi, yeni genişlemiş aurik alana büyümeniz gereklidir ve daha büyük bir bedeni daha iyi sarmalayabilen yeni bir alana uyma aşamasından geçiyorsunuz. Anlıyor musunuz? Yeni olan sağlam olabilmeden önce, eskisi gerilir ve çatlar ve bu dönüşüm sırasında bir metamorfoz aşaması vardır, yeni olan tamamlanıncaya kadar bu aşama içinde bazı hassasiyetleri kapsar.

Dünyanız 2012 Yükselişine yaklaşırken, etrafınızda birçok büyük değişimler gerçekleşiyor, bu değişimlerin fiziksel, duygusal ve zihinsel sıhhatinizde çok derin etkileri var. Birçoğunuz ‘savunmasız, hassas’ olduğunuzu hissediyorsunuz, sanki hiçbir şeyi halledemiyormuşsunuz gibi, bir günde yeterli saatler yokmuş gibi bazen bunalmış hissediyorsunuz. Bazılarınız depresyon periyotlarından geçiyorsunuz, dehşete düşmüş gibi hissediyorsunuz ve bu pekmezden (şeker tortusundan) geçiyormuşsunuz gibi görünüyor. Duygular ekstatik yüksek duygulardan karanlık çaresizlikte gölgelenen derinlere düşmeye kadar değişiyor. Sevgililer, yalnız değilsiniz, milyonlarcanız bu gerilimi yaşıyorsunuz ve ‘yeni aurik deri’ oluşturuyorsunuz ve size söylüyoruz, süreci anlayarak ve aurik alanınızın bütünlüğünü sürdürerek, bu süreç çok daha kolaylaşır.

Tipik Bir Vaka

Kanal sıkça, arayıcılar güç noktalarını veya kutsal siteleri ziyaret ettiği zaman gerçekleşebilen enerjisel dengelenmeden bahsetti. Bu tür yerlerde oturmayan bir arayıcı Shasta Dağı, Titicaca, Sedona, Arkansas veya Glastonbury gibi bir mega – güç noktasına gittiği zaman, birçok insan kendisini alışmış olduğundan çok daha kuvvetli rezonant bir elektromanyetik alan içinde sarmalanmış bulur, onların aurik alanlarının tınlayan titreşim hızından çok daha kuvvetli olan bir enerji. Bazıları için, ama herkes için değil, bireysel arayıcının alanının aurik kuvvetine & dirençliliğine bağlı olarak 3-7 gün içinde aurik alan, ozmotik dengelenme şeklinde basınç farkını stabilize eder. Aurik alan bunu minik çatlaklar oluşumu vasıtasıyla yapar ve aurik kalkanın yırtılması doğal olarak gerçekleşir.

Birey bununla baş edemedikçe, aurik kısa devre ile sonuçlanır, bu da enerji kaybıyla sonuçlanır. Bunun gibi, aurik alan yeniden stabilize olana & yeniden topraklanana kadar duygusal aşırılıklar gerçekleşebilir.

Daha önce yaşadıkları daha düşük enerjili yerlerden bir mega güç sitesi bölgesine yerleşen insanlar için, bu süreç 6 aydan bir yıla kadar sürebilir. Shasta Dağı ve Sedona bölgelerine taşınmış olanlarınız bunu anlayacaktır. Ziyaretçiler için, aura kendisini evlerine döndükten sonra bir veya iki hafta içinde düzeltir. Anahtar, aurik frekanssal oranın farkında olmak ve alanınız yüksek frekans taşıyabilene kadar, zamanınızı aşmamaktır.

Güç düğümlerini ziyaret etmenizin faydalı olmadığını söylemiyoruz, tam tersine. Bu tür genişleme kaçınılmazdır ve daha geniş frekansa ve çokboyutluluğa genişlemek için gerekli olan ‘yeni deri’yi geliştirmek için oldukça faydalı & oldukça gereklidir. Güç noktaları bu süreci hızlandırır ve aslında ziyaret edilmelidir. Bu sonsuzluk noktaları metamorfozunuza yardımcı olan ve sizi yükselişin yükselmiş enerjilerine hazırlayan gerçek hızlandırıcılardır.

Güç düğümlerinin içinde gerçekleşen, makrokozmosun mikrokozmosu olan süreçler olduğunu ve bunların anlaşılması gerektiğini anlıyoruz. Görüyorsunuz, tüm gezegeniniz hızlanmaya başlıyor, frekansı artıyor ve kendinizi bu frekansı kapsamaya hazırlamalısınız. Birçoğunuz bununla baş ediyorsunuz. Şimdi veya yakında bunu deneyimleyeceksiniz ve süreci anlamak onun daha kolay olmasına hizmet edecektir.

Aurik Metamorfoz: Eterik Deriyi Değiştirmek

Daha fazla aydınlanmış ruhların çoğunda ters süreç de gerçekleşiyor. 144 – Kristal ızgara daha büyük boyutsal erişim sağlarken, geniş çokboyutluluğunuza erişenleriniz vardır. Sonuç, içsel EMF’nizin (Elektromanyetik Alan) daha fazla enerji dalgaları çekmesidir, aurik kapasitörlerinizin parametrelerinden daha büyük olan enerji seviyeleri çekmesidir. Bu durumlarda, sonuç geçici çatlamalar ve enerji kaybı ile sonuçlanan gerçekleşmekte olan geren aşırı yüktür. Derinizi değiştiriyorsunuz.

Bu metamorfik gerilimin bir kısmı temizlik işlemi gerektirir. Güç düğümlerinin ve Yükselişin kendisinin çokboyutluluğu ‘potalardır’ ve sorunların yüzeye çıkmasını zorlar ve böylece varlığın gömülmüş engelleri salıvermesi & göğüs germesi için önemli bir fırsat sağlar. Daha erken olması daha iyidir. Bunların birçoğunuz için fırlayıvermelerinin nedeni budur. Bunları yeniden gömme girişimleri, bunları görmezden gelme sadece sorunun büyümesine ve irin toplamasına neden olur.

Çözülmeyen bu sorunların kendileri stres üretir ve kutup değişimine, devre hatasına ve aurik sızıntıya neden olur.

Sevgililer, aurik bütünlüğün etrafında gerçekten meta – bilim vardır. Bu yeni bir bilim değildir, unutulmuş bir bilimdir, ama büyümeyi arayan, dengeyi, bilgeliği & bilgiyi arayan herkes tarafından anlaşılması, yeniden öğrenilmesi gereken bir bilimdir.

Sağlam bir aurik alan kişinin Kozmik Kafesi yeniden inşa etmesini ve 13-20-33 devresine ulaşmasını ve kristalin Mer-Ki-Va sisteminin seviyeleri vasıtasıyla çokboyutlu genişlemeyi sağlar. Çatlamış bir alan enerji kaybeder ve enerji kaybı fiziksel devreyi strese sokar. Kayıp farkedilmezse ve düzeltilmezse, kronik kutupsal değişime, duygusal inişlere, kronik yorgunluk sendromuna, uykusuzluğa, migrene, kilo almaya, endişeye ve panik rahatsızlıklarına yol açabilir, bu liste uzayabilir. Bunlar düzeltilebilir.

Şimdi, hepinizin bu konuyu etkin şekilde incelemenizi teşvik ediyoruz.

Anlamanız gereken şey şu; ‘metamorfoz’u yavaşlatabilen zararlı EMF (elektromanyetik alan) etkilerinin birçok farklı kaynakları vardır, bunlar alandaki geçici devre hasarının değişen derecelerini yaratırlar ve bunlarla başa çıkılması gerekir. Bunları arabanızın lastiklerinden yavaş sızmalar olarak imgeleyin. Eğer görmezden gelinirse lastik inecektir ve araba hareket edemeyecektir. Aurik alanınızda da böyledir.

BM Metatron’a Soru: Aurik sızıntı nasıl fark edilir?

BM Metatron: Öncelikle enerjisel dengesizlikler ve aurik enerjisel dağılım yaratabilen belirli durumları anlayarak. Bunları yukarıdaki konuşmada sıraladık… İnsan elektromanyetik alanının bazı yerleşik savunmaları vardır. Derinizin koruyucu 3 seviyesi olması gibi, dünya boyutlarında aurik alanlarınızın on iki katmanı vardır. En dıştaki 3 seviye, elektromanyetik dalgalardan gelen enerjisel dağılımın en çok gerçekleştiği yerdir, mikrodalgalar sizi çok daha derin seviyelerde etkileyebilir.

Mikro dalgada pişirilen besinler, ısıtılan gıda maddesinin moleküler kutbunu ters çevirir. Bu, sizin ana görüş akademik toplumunuzun bir kısmında bilinen bir gerçektir. Bunlar bedene alındığında, hem fiziksel hem de enerjisel bedenlerde sindirim sistemindeki ve bağırsaklardaki devre etkilenir.

Hangi durumlarda ters enerji alanlarından gelen aurik engelleme gerçekleşebildiğini bilerek, ön koşulun tanınması zorunludur. Duyusal göstergeler oldukça süptil olabilir. İlk duyusal gösterge duygusal inişler, yorgunluk hissi ve keyifsizlik/huzursuzluktur. İnsanlar nadiren bunu EMF kaybına bağlar, çünkü çoğu evlerin engelleyici alanlar içermesi ve aile, iş ve günlük yaşamın içindeki hayatın stresinin onların stresli yanları olması nedeniyle bu oldukça yaygın şekilde gerçekleşir. Kısmen gergin yoğun hızdan kaynaklanan enerji kaybı olan veçheler egzersiz yokluğu ve sağlıksız beslenme ile kötüleşir.

BM Metatron’a Soru: İnsan EMF’sini (elektromanyetik alanını) kuvvetlendirmek & sağlamlaştırmak için ne yapılabilir?

BM Metatron: Alanı kuvvetlendirebilecek birçok şey vardır. Ama öncelikle, aurik kısa devrenin ve yayınmanın kök kaynağını elimine etmeye çalışın. Yiyecekler için mikrodalgalar kullanmayı bırakın. Eğer bilgisayarın önünde saatler geçirmek zorunluluğu varsa, bombardımanı nötralize etmek için atılabilecek adımlar vardır.

Aurik alanı kuvvetlendirmek için egzersizler sayısızdır. Bunların bazıları geleneksel yöntemlerdir, bazıları değildir.

· Günde en az 30 dakika egzersiz yapın. (Tai Chi, Yoga veya Yürüyüş)

· Su tüketimini ve manyetize suyu artırın

· Saunalar, kolon temizliği, masaj terapisi ile toksin giderin.

· Tuz banyoları & mineral banyoları yapın ve termal doğal kaynaklara gidin

· Tesla Mor Işın Terapisi Kullanın

· Ayak tabanlarında & bileklerde manyetikler kullanın ( <3500 Gsse)

· Belirli kombinasyonlarda yarı değerli taşlar takın

· Boynunuza ve her iki bileğinize soy metal takın (altın, platin vs)

· Sağlıklı diyet

· Aşırı alkolden kaçının

· Toksinlerin, sigaranın ve belirli reçeteli ilaçların atılması/en aza indirilmesi

· Çiğ sarımsak, zencefil ve elma sirkesi gibi temizleyicileri her hafta kullanın

· Aurik mühürlemede Phi kesimli Vogel kristalleri ile çalışın

· Alanı dumanlama, adaçayı ile tütsüleme

· Kristal çanaklar, Tibet çanakları & diyapozonlar vasıtasıyla saf sonik frekans kullanmak

Buna ilave olarak, duygusal durumunuzun farkında olun. Eğer uyuşukluk, bezginlik, kronik yorgunluk, uykusuzluk, depresyon ve endişeden sıkıntı çekiyorsanız, yukarıda sıralanan adımları atmanız kesinlikle size hizmet edecektir, ama muhtemelen başka eylemler de gerekli olacaktır. Birçoğunuz ‘anlaşmalı kurguları’ yenerek engellerin uzaklaştırılmasını kapsayan belirli yaşam derslerini seçtiniz. Bu kurgulanmış yaşam dersleri aslında bunların sizi ilerletmesine izin verirseniz, fırsatlar, armağanlardır. Eğer bunlar kolay olsaydı, öğrenmeniz gerekmezdi. Sizi bezgin depresyon halinde bırakan bir hayat dersi ile uğraşırken, sadece bakış açınızı ‘pozitif düşünmeye’ değiştirmeniz yeterli değildir. ‘Polyanna’ bakış açısı çekirdek sorunu çözmez, bununla birlikte, sağlam bir aura alanı bu sorunları yenmeye yardımcı olur ve belirli durumlarda bu kronik sorunlar çözülmedikçe aurik alan bütün olmaz. Biri diğerini tahrik eder. (Enerjisel rahatsızlıklar ile sonuçlanan bu tür kurgulara yardımcı olması için Mickel Terapisi tavsiye edilen bir yaklaşımdır.)

Bazılarınız ‘karmasız’ olabilirken, çoğunuzun hala üzerinden geçmeniz gereken dersleriniz, temizlemeniz gereken sorunlarınız var. Şu anki zaman bu derslere erişmenizi ve kalan enerji – virüs engellemelerine göğüs germenizi ve uzaklaştırmanızı sağlayan bir yapıdır (durumdur). Aurik bakım hepsini destekler.

BM Metatron’a Soru: Monitörlerden ve bilgisayarlardan gelen zararlı etkileri elimine etmek için mevcut olan ‘nötralize edici çipler’ işlevsel olarak geçerli ise tavsiye edebilir misin?

BM Metatron: Bireylerin ‘inanç’ derecesi hariç, bunların ‘plasebo etkisinin’ ötesinde çok az yardımı vardır. Şu anda ‘biyo-çip’ teknolojisi kendi hünerinde gerçekten etkili olacak yeterli gelişmeyi göstermedi. Bu alanların yönünü değiştirmek için en faydalı araçlar 5 katlıdır, ilk nokta engellemeyi etkisiz duruma getirmek için tüm alanı kuvvetlendirme durumlarında uygulanabilir:

1) Yarı değerli taşlar takmak şu andaki nötralize edici çiplerden çok daha fazla yardımcıdır. Alanların yönünü değiştirmek için, tek bir 2 cts veya daha fazla refraktif (ışığı kırıcı) bir taş bir ele takılır ve diğer ele çifte refraktif taş takılır. Tek refraktif taşlara örnek elmas, lal ve spinel’dir. Çifte refraktif taşlar akuamarin, safir, yakut, zümrüt, turmalin, topaz veya ametist, peridot & sitrin gibi herhangi bir kuvars türüdür. Çifte refraktife referans olarak, 4 karat boyutu veya daha fazlası daha iyidir. Bunu her bilekte soy metaller ile birleştirin, altın, palladyum veya platin en iyisidir. Soy metaller satın alınamıyorsa gümüş, bakır, pirinç, titanyum ve karbon çeliği yardımcı olur. Boynunuza stabilize edici olan bir kolye ucu bulunan bir zincir takın, örneğin lapis lazuli, malakit veya azurit. Bu işlem vasıtasıyla alanınızı daha fazla artırma ve gördüğünüz ters alanları başka yöne saptırma yeteneğine sahip olursunuz. Berrak taşlar yüksek boyutlu ışık dalgalarının harika üreticileridirler ve kişinin alanını büyütürler ve sağlam olmasına yardımcı olurlar. Aynı anda beril (zümrüt, morganit, aleksandrit, aquamarin) ve korundum/alümintum oksit (yakut & safir) takmayın.

2) Ekranlardan uzak durmaya çalışın. Bilgisayar ekranları için bu zordur, televizyonlar için 4-5 metre uzaklık tavsiye edilir.

3) Bilgisayar, mikrodalgalar ve televizyon bulunan odalarda anyon katyon oranını düzeltmekte yardımcı olan halit tuz blokları & hava filtreleri gibi iyonik üreteçler koyun.

4) Alanı dengelemek, ters kutupluluk durumlarını düzeltmek ve alanın aurik sızıntısını mühürlemek için, soy gazlar ile ışık ışını uygulaması, Tesla bobini mor ışını kullanın.

5) Bilgisayarın etkilerinin etkili bir nötralize edicisi, ekranın bir tarafına demir nikel meteorit, diğer tarafına da malakit bloğu koymaktır. Bunların her birinin ağırlığı en azından yarım kilo olmalıdır.

BM Metatron’a Soru: Bazı metafizikçiler ve şamanik öğretiler aurik alan ‘açık’ olduğu zaman gerçekleşen ‘psişik saldırılar’dan söz ediyorlar. Bu gerçekleşebilir mi ve gerçekleşiyor mu?

BM Metatron: Gerçekleşebilir ve oluyor da. Ancak, aslında psişik saldırı teriminiz elektromanyetiklerin ve armonik salınımın bir veçhesidir. Daha yüksek bir perspektiften, sizler içsel yaratıcı güçlerinizden sorumlu olmayı öğrenirken bunlar dualitede kurgunun ve büyüme katmanının parçasıdır. Size anlattığımız gibi, dualite içinde düşüncelerinizin & duygularınızın oldukça gerçek ve oldukça canlı olan titreşim frekansı vardır. Bir olaya odaklandığınızda veya başka bir insana ya da duruma kuvvetli bir duyguyla tepki gösterdiğinizde, düşünce formları denen enerjileri yaratırsınız. Bunlar çeşitli tarzlarda armonik olarak birikir. Eğer başka birine karşı öfke, kıskançlık veya sevgi, tutku ve neşe gibi duygusal olarak yüklü enerjinin büyük yüklerini yansıtırsanız, her iki tarafın etkilendiğini kabul edersiniz, öyle değil mi? Eğer bilinçli olarak bu yüklü titreşimsel düşüncelerin üzerinde durursanız, o zaman normalde kısa süre yaşayan enerji kütlesi farkında bir düşünce formu olmak üzere yeterli enerjiyi kazanır. Spiritüel sevgi ve şefkat yansıtıldığı ve yaratıldığı zaman, her iki tarafa uygun olan bir sinerji gerçekleşir. Öfke ve nefretle dolu negatiflik yansıtıldığı zaman, her iki tarafta toksik bir reaksiyon gerçekleşir. Eğer ‘hedef’ kişinin aurik alanı açık ise, etki kötüleşir ve geçici bir enerji sızıntısı ortaya çıkabilir.

Kötü niyetli veya kontrol edici enerjiler ve dürüst reaksiyonlar arasında ayırt etme önemlidir. Eğer birileri saygısızlık ederse uygun, dürüst reaksiyon saf öfke ve incinme olabilir. Bunlar açıkça ve dürüst şekilde ifade edildiğinde, daha iyi anlayışlara ve yenilenmiş, gelişmiş iletişime yol açabilen temizleyici bir durum gerçekleşir. Bu bir öğrenme sürecidir ve uygundur. Ama her şeye rağmen enerjisel bir aykırılık şekli gerçekleşir.

Ancak, bir insan kan davası hissederse veya başkasını kontrol etmek için uzun süreli arzusu olursa, durum (enerji) yüklü bir çatışmaya dönüşebilir ve kötücül bir irade enerji savaşı gerçekleşebilir. Çok sıklıkla her iki taraf ‘haklı’ hisseder ve nefretin frekansı armonik olarak daha fazla benzer enerji çeker, en sonunda biriken enerji formu o kadar güçlü hale gelir ki, her iki taraf için de yıkıcı bir ‘saldırı’ rolü etkisine sahip olur. Taraflardan biri veya her ikisi de nefreti salıvermenin bilgeliğini görünceye kadar, bu onları aşağı doğru spirale çeker, hastalık ve daha derin negatiflik yaratır.

Bir insan kötü niyetli öfke veya kendinden – iğrenme, depresyon hali içindeyse, bu titreşim rezonansı kendi başına aurik alanı tüketir ve açar. Çok daha derinleşen kendini kazan bir oyuk haline gelir. Yaşamlar boşa harcanabilir. Yine de yüksek bir perspektiften, çok fazla öğrenim gerçekleşir. Büyük ruhların bü tür enerjileri yenme yaşam dersleri seçtikleri zamanlar vardır. Gandhi ve Nelson Mandela gibi bazı evrimleşmiş ruhlar hatalı bir şekilde suçlanma ve cezaya mahkum edilme kurguları seçerler ve en sert baskı koşulları altında huzur ve irade kuvvetini bulmayı öğrenmek için hapishanelerinizin negatif enerjisinde yıllarını geçirirler.

Çatışma halinde olduğunuz zaman, aurik alanınızı sürdürmeyi sağlama alın ve kötücül reaksiyon vermenize izin vermeyin. Dürüstlük ile tepki vermek yanlış değildir, ama üstatlığın dar yolu nefret ve kötücül intikama düşmemektir. Görüyorsunuz, bu tuzaklara yakalanmak, bunlardan çıkmaktan çok daha kolaydır. Nefret daha fazla nefreti çeker. Gruplar birbirlerine karşı geldiklerinde, benzer düşünce formlarının kollektifi birikir, harmanlanır ve muazzam çatışma halinde birbirlerine kafa tutarlar. Çok sıkça tüm savaşan uluslar kollektif enerji alanları oluşturur ve bu gruplarda yeniden enkarne olurlar ve en sonunda çözülünceye kadar bu çatışmalara devam ederler. Şu andaki Körfez Savaşlarınız bu tür bir örnektir, Haçlı Seferlerinin pozisyon yenilemesidir. 2 nci Dünya Savaşınız Poseida (Bir’in Yasası) ve Aryan (Belial’in Oğulları) arasındaki Atlantis çatışmalarının sürdürülmesiydi.

Düşünce Formlarının İki Kenarı

Çok sıklıkla en zor ‘saldırılar’, kişinin kendi negatif düşünce formlarının tünemek için yuvaya gelmesinden dolayıdır.

Belki bunların en zor olanı kendini sevmeyi öğrenmek ile ilgilidir. Kişi depresyona girdiğinde, kendini reddettiğinde veya kendinden iğrendiğinde, saldırı kendisini üretir. Bu sevgili ruhların yarattıkları düşünce formları o kadar güçlü olabilir ki, aurik alan kişilik parçalanmalarına ayrılabilir. Negatif enerjinin sekiz şekilli kalıbı yayılır, birikir ve solar pleksusun açıklığı vasıtasıyla geri akar. Kişinin kendisinden nefret etmesinin düşünce formu belli bir bağımsız farkındalık seviyesine erişir ve kişi büyük irade ve bilgelik çabasıyla problemin kökü ile yüzleşmeyi öğreninceye kadar, çok gerçek bir engel, kendini – empoze eden bir zindan haline gelir.

Günlük yaşamda enerji değiş tokuşları sıklıkla gerçekleşir. Bazıları karşılıklı yararlıdır, diğerleri değildir. Aurası sağlam olan insanlardan enerji alınamayacağını not etmek önemlidir.

Şifacılar sürekli olarak sağlam bir aura içinde enerji verirler ve aktarımdan etkilenmezler. Sevgi enerjisi yüksek kaynaklardan aktarılır ve şifacının aurik alanı, kendi aurik alan enerjisinden kaybetmeden istekli bir şekilde iletken olabilme yeteneğine sahiptir. Ancak not alın, eğer şifacı 13-20-33 devresinde değilse, gerçekte şifa sağlanamaz. Aslında bunun tersi gerçekleşebilir, hem şifacının hem de tedavi edilen kişinin enerji kaybettiği senaryo gerçekleşebilir.

Kontrol & Enerji Yansıtmaları

Birilerine öfke hissettiğiniz her seferinde, bu düşünceler yansıtılır. Birileri sizi kontrol etmeye veya siz birilerini kontrol etmeye çalıştığınız her seferinde bir enerji yansıtması başlatılır. Elbette bir başkasının yönünü izlemenin uygun olduğu durumlar vardır. Bunu yaşamınızın her alanında yaparsınız, bu iş yerlerinde, orduda, okullarda ve çocuklar ve ebeveynleri arasında gerçekleşir.

Bu anlaşmaya dayanır ve suistimal edilmediği zaman uygun şekilde ilişkilidir. Ancak, kişinin başkasına ruhunu taciz edici şekilde hükmetmesine veya kötü niyetli şekilde iradesini ihlal etmesine izin vermesi, bu ve diğer durumlarda uygun değildir. İlişkilerde, evliliklerde, işte, ailede ve sosyal senaryolarda gücün suistimali sıkça gerçekleşir. Bazı senaryolarda, tanımlandığı gibi, kişinin kendi özgür iradesinin suistimal edici şekilde empoze edilmesine izin vermesi yanlıştır ve kişinin uygun anlaşma yapılarının dışında bu tür kontrolü araması da eşit derecede yanlıştır. Bu sizin terimlerinizde ‘psişik saldırı’ şeklinde gelişebilir. Kontrolcüler, kontrol edilen tarafın solar pleksus merkezine bağlanırlar ve onların enerjilerini alırlar ve yıkıcı bir baskıyı araya sokuştururlar. Sizin dilinizde bu ‘vampirlik etkisi’ özellikle egosantrik insanlar, kontrolcüler ve manipülatörler arasında gerçekleşir. Buna çoğunlukla, kendi enerji eksiklikleri nedeniyle etraflarındaki insanlar vasıtasıyla ‘yükseltilmeye’ gereksinimi olan dengesiz ve depresyondaki insanlar tarafından bilinçsiz şekilde girişilir. Bu ayrıca ataerkil dogmatik dinlerde, erkek egemenliğindeki toplumlarda ve evliliklerde büyük ölçekte gerçekleşir. Bu tür tuzaklarda karşı atak yapmak çok daha zordur. Kişi kötü niyetli enerji yansıtmalarında hedef olduğunun farkında olduğu zaman, aurik bütünlük çok önemlidir.

Sarmalayıcı ‘beyaz ışığı’ gözünde canlandırma genel olarak kabul edilen koruyucu mekanizmadır. Ancak eğer auik alan açık ise, ışığı gözünde canlandırma yeterli değildir. Yukarda verilen alanı kuvvetlendirmek ve mühürlemek için sıralanan prosedürler kullanılmalıdır. Negatif doğası olan kuvvetli duygularınız olduğunda veya depresyonda olduğunuzda alanlarınızın geçici olarak çatlak olduğunun farkında olun. Bu saldırılar sadece eğer alan açıksa enerjisel olarak tüketici olabilir. Aurik alan bütünüyle sağlam olduğunda yansıtılan negatif enerji kolayca geri püskürtülür. Bu tür ‘bütünlük’te enerji gönderen kişiye geri yansıtılır, böylece kendisi bununla uğraşmak zorunda kalır. Burada ders vardır ve Sevgililer, kötü niyetli enerji göndermeyin, kaçınılmaz olarak size geri döner ve sizde büyük vicdan azabına neden olur. Bu armonik salınım yasasının doğasıdır.

Dinler çoğu zaman büyük uygunsuz kontrolün, korku vasıtasıyla kontrolün kaynağıdır. Sizin terimlerinizle ‘Yeni Çağ’da bile, şöhret ve güç tutkularının onları egonun, kendini yüceltmenin ve kontrolün aşağı doğru spiraline düşürdüğü gurular ve spiritüel öğretmenler türedi. Liderliğin ve gücün yolu kaçınılmaz şekilde çatallanır ve kişi sevginin yerine körce açgözlülük & gücün yoluna girerek baştan çıkabilir. Bu dersin parçasıdır ve birçok insan bu tür ego tuzaklarına düşmüştür. Bu gerçekleştiği zaman bu insanlar ‘enerji alıcıları’ haline gelirler. Bu nedenle herhangi bir lideri veya kanalı asla kör bir şekilde takip etmemelisiniz. Bunun yerine ayırt etmeyi kullanın ve kendi Kutsallığınıza uyumlanın. Herhangi bir ‘grup bilincinin’ parçası olduğunuz zaman ve sonra ayrılmaya karar verdiğinizde, kollektiften sizi geri getirmek için doğal bir çekiş olur ve sizin dilinizdeki ‘enerji saldırısı’ şekli gerçekleşir, özellikle takipçi toplamak için çalışan posesif kollektiflerde gerçekleşir.

BM Metatron’a Soru: Aurik alanı kuvvetlendirmek için belirli taşların birleşiminden söz ettin. Bunu detaylandırabilir misin?

BM Metatron: Bu konu çok geniş bir konu ve kendi başına bir kitap. Kısaca aurik bakım ve kuvvetlendirme ile ilgili yarı değerli taşlar, kişinin EMFsini güçlendiren ve sağlamlaştıran kuvvet alanlarının faydalı bilinçli üreteçleridir. Matrikste kristalindirler, ayrıca 13-20-33 Aurik Devresine ve MerKiVic oluşuma ve genişlemeye yardımcı olan diyapazonlardır.

Temel bir birleşim bir elde elmas, lal veya spinel gibi tekil refraktif taş ve diğer elde çifte refraktif takmaktır. En iyi tekil refraktif elmastır, ama en azından optimum olarak 2 karat olmalı ve bunların fiyatının yüksek olduğunu kavrıyoruz. Elmasın yerini alacak en iyi taş laldir, tercihen Ural Dağı yeşil demantoid veya kırmızı – turuncu spessartite. Her ikisi de kristalin formda oktahedron yansıtır. Elmas dodekahedron ve oktahedron yansıtır. Eğer satın alınabiliyorsa, tekil refraktif arasında renklerin birleşimi en iyisidir. Bunlar astrolojik kuvvetlere ve döngülere bağlı olarak sezgisel olarak değiştirilebilir. Laller mavi hariç her renkte olurlar. Spinel pembe, kırmızı, mavi ve menekşedir.

Yüzük için çifte refraktif taşlar açısından, en güçlüsü zümrüt, yakut, safir, morganit ve akuamarindir. 3-5 karat boyutu göz önüne alınarak en geniş alanları yansıtır. Döngüler değişirken renkleri değiştirin. Turmalin, topaz ve opal, ametist ve sitrin gibi kuvars türlerinin hepsi piezoelektriktir ve ayrıca oldukça güçlü kuvvet üreteçleridir.

Taş kullanımı folklor değildir, aslında taşlar kristalin düzenli ışığın kristalin kuvvet alanı üreteçleridir. Özellikle birlikte kullanıldıkları zaman, kişinin canlılığını ve hatta ömrünün uzunluğunu artırabilirler. Bu konuyu iyi inceleyin. Bedenin bi – simetrik ve yarımküresel olduğunu hatırlayın. Hem el bileklerinde hem de boyunda taşları metaller ile birleştirin. Altın ve platin gibi soy metaller en güçlüsüdür. Gümüş üçüncüdür, ama oldukça faydalıdır. Bunları birbirlerinin yerine kullanın. Boyunda bir kolye ucu da tavsiye edilir. Bu konuyu inceleyin ve yaşayın.

Kapatış

Sevgililer, değişimin hızı Yükseliş yolunda artıyor. Öğrendiğiniz gibi değişim Tüm Realitelerin Doğasıdır. Daha fazla enerji taşıyabilmek ve kalbin niyeti & iradesi ile Kristalin Işık Beden Mer-Ki-Va’sına evrimleşmek için Aurik Alanın geçişinin zorunluluk olduğunu kavramalısınız. 13-20-33 Devresi, daha büyük realiteye ve Kutsallık Bilincine yolunuzda çok derin bir adımdır.

Ben Metatron’um ve sizinle bu Gerçekleri paylaşıyorum. Sizler Sevgililersiniz. Ve Öyledir.

Website ismini belirterek websitelerinde yayınlanabilir. Sadece yazılı izin ile basılabilir. Telif hakları www.Earth-Keeper.com’a aittir. Tüm hakları saklıdır.

(ÇEVİRİ: Saffet Güler)