BÜYÜK BİLİMSEL EĞİLİM/ÖN YARGI

CANLI KRYON KANALLIĞI

“Büyük Bilimsel Eğilim/Ön Yargı”

Bu canlı kanallık Washington DC’de verildi

7 Kasım 2009

Selamlar sevgililer, ben Manyetik Hizmetten Kryon’um.

Bugün sizinle konuşmak istediğim şeyi tanımlamak zordur. Partnerimin bu kanallık için bir başlık koymasına izin verdim, çünkü insanlar bundan hoşlanıyor. “Beklentilerin bölümlere ayrılmasını” kavramak istiyorlar. Yaptıkları her şeyde bir tür kimlik işlemine sahip olmayı diliyorlar, böylece bunu yapmasına izin veriyorum. Çünkü sözünü edeceğim şey daha önce hiç anlatmadığım şekilde boyutsallığın algısıdır. Bunun ve biraz da nasıl çalıştığının bazı mekaniklerini vermeyi diliyorum ve ayrıca partnerimin joker kartın yaratılması dediği şeyden bahsedeceğim… ummadığınız veya inanmadığınız o şeylerden. Bir örnekle başlamalıyım.

Size Henry ve Mary’i takdim edeyim, onlar çizgi film karakterileridir, bir parça kağıda yapıştırılmış figürlerdir. Onlar iki boyutludur. Elbette zekiler, çünkü bu bir mesel. [Kryon gülümser] Yaşamları karmaşık değil ve basit yapışmış figürlerdir. Düşüneceğiniz her şeye sahipler. Hatta sevgileri bile var. Yaşamlarının iki boyutluluğu bildikleri her şeydir ve bundan hoşnutlar. Üzerinde oldukları kağıt parçasının parametrelerini biliyorlar ve bunlarla birlikte olmaktan mutlular. Sahip oldukları her şey bunlar. Ne yapabileceklerini ve ne yapamayacaklarını biliyorlar. Henry ve Mary realitelerinden hoşnutlar ve tatminler.

Oraya biraz daha farklı çizilen özgür düşünen biri gelir. Bu garip karakter ikisine de üçüncü bir boyutun potansiyelinden bahsetmeye başlar… “yukarısı ve aşağısı” fikri. Onların şu anda keyfini çıkardıkları 2B yerine 3B’den bahseder. Bu hiç görmedikleri bir tür realite kavramının başlangıcıdır ve ona katıldıklarını hissetmedikleri ne de gerçekte anlamadıkları bir realitedir.

Henry ve Mary’nin bu bilgiyle ne yaptıklarına bakalım. Öncelikle, bunu kavramazlar. Bu onlar için biraz yüksek düşüncedir. İkincisi kendi realitelerinin dışındadır, bu nedenle gerçekten ilgilenmezler. Onu kullanmak zorunda değildirler, onlara göre bu varsayımdır ve onun gerçekten önemli olduğuna veya var olduğuna inanmazlar. Bir bilim fantezisi olur, her şeyden önce bir parça kağıttaki 2B çizimleri olan Henry ve Mary ile ilgili değildir.

Bu 2B kağıt parçasını okuyan ve benzer olan bir çok insan vardır. 3B realitenizin dışındaki herhangi bir şey sizi ilgilendirmez. Tercihen değil, her zaman var olmuş olan paradigmanın parçası olduğunuz için… tüm hayatınızı yaşadığınız 3B’deki bir paradigma. Bu ötesini düşünmenin zor olduğu bir realitedir ve birçok insan aslında onu incelemeye aldırış etmez. Her şeyden önce, içinde oldukları realitenin nesi var? O işliyor.

Önünüzde bulunan yeni geçiş, kuantumluluk geçişidir. İnsan Varlığının etrafında olup bitenleri, onlara görünmeyen ama çok gerçek olan şeyleri anlamasını gerektirecek. 3B düşüncesinde her şeyin görünebilir ve anlaşılabilir olmadığı ve gerçekte dünyalarının parçası olan çok fazla şey bulunduğu, ama onları kavramak için alışık olduklarının ötesindeki bir mantığın gerektiğini anlamalı ve inanmalılar.

Ayrılan zamanda bu incelemeye başlayabilmemin en iyi yolu, sizi bir yolculuğa çıkarmak ve bazı bilgiler vermektir. Bu mesajda bilimi sevenler için ilginç olan bazı şeyler olacak. Bilimle ilgilenmeyen diğerleri için ilgili olmayabilir, ama yine de verdiğim benzetmeye katılabilir ve dersi anlayabilirler.

Sizi gerçek bir yere götürmek istiyorum, ama bugünlük, bu sadece sizin yaratıcı zihninizde olmalı. Yer gerçektir, ancak şu anda oraya gidemezsiniz… henüz değil. İlginç olan şey her birinizin sizi götürdüğüm yerde siz Dünya’da olmadığınız zaman gerçekten bulunmuş olduğunuzdur. Bu siz İnsan olmadan önceydi ve biz burada zaman geçirdik. İnanılmaz güzel bir yer. Görünüşün doğaüstü (dünyaya ait olmayan) olduğunu söylemeliyiz. Sizi kendi galaksinizin biraz üzerine ve dışına götürmek istiyorum, spirale yukarıdan bakacaksınız. Bir an için benimle gelin. Bir an için uzayın basıncının ve sıcaklıkların İnsan bedeninde etkisi olmadığını varsayın. Bunların hiçbiri önemli değil, çünkü siz ruhsal benliğiniz olan korunan bir baloncuğun içindesiniz. Hep beraber gideceğiz ve bu görkemli manzarayı seyredeceğiz.

Bir İnsan Varlığı olarak, her bir yıldızın şarkı söylediği gerçeğini anlamayarak uzayın sessizliğiyle çarpılıyorsunuz. Ben onların hepsini işitiyorum. Sizin için sessizlik olan şey benim için bir senfoni. Çünkü yıldızlardan yayılan ışığın titreşim hızlarının hepsi birleşip koro haline geliyor, güzel olan titreşimsel sesliliğin manipülasyonu. Evren bana şarkı söylüyor, çünkü ben kuantumum. Sizin kuantum olan parçalarınız, üç boyutlu parçaları delip geçiyor. Bu birleşim, bu birlikte akma gezegendeki başkalarından farklı olan düşünce paradigmaları yaratacak. Çünkü gezegende, rahat realitenizin kutusunun dışında düşünmenizin ve doğal eğiliminizin duvarının ötesine geçmenizin istendiği buna benzer bir zaman olmadı. Bir an benimle galaksinize bakın. Onun güzel spirali tek olarak birlikte yavaşça hareket ediyor… ışık levhaları gibi yavaşça dönüyor. Hepsini görün.

Bugün size bilim veriyorum. Bugün, sadece geleceğinizde gelecek ve bilinecek olan bilgiyi veriyorum. Ve bugün alınan aktarımlar nedeniyle, bu özel mesajı gösterip “Kryon haklıydı” diyeceğiniz bir zaman gelecek. Ve bunu yaptığınızda, bilim size bugün anlattıklarımı onayladığında, tüm mesaja bakmanızı istiyorum. Çünkü o zaman inanç faktörünüz de sizin Ruh ile, içinizdeki yaratıcı ile ilişkiniz hakkında konuştuğumda, gerçeği konuştuğumu bilecek. Önünüzde ve geleceğinizde olan şeyler hakkında konuştuğum zaman doğruyum ve size şimdi bilimi vermemin tek nedeni lineerliğinizin ve eğiliminizin bunları gelecekte birleştirecek olmasıdır.

Galaksiye Bakmak

Burada yuva Galaksinizin üzerinde havada dururken galaksi güzel, öyle değil mi? Bu anın sessizliğinde, çok yavaş hareket eden, tek olarak birlikte spirallenen galaksiye bakınca, inanılmaz, doğaüstü, sözlerin ötesinde olağanüstü. Şimdi sizi galaksinin içine götürüyorum ve biliminiz için gizem olan gerçekleşmekte olan şeyin birazını anlatıyorum. Burada dünyasal paradigmalara veya kurallara uymayan garip şeyler var. Bunlar sizin fiziğinize uymuyor.

Henry ve Mary, sayfadaki iki yapışmış figürün de bilim adamları var. Onlar fizik için 2B yasalarına sahipler ve tüm gereksinim duydukları bunlardır. Onlar sayfanın üzerinde kaldıkları sürece her şey iyi çalışıyor. Sizin fiziğinizin dört yasası var, çünkü siz teknik olarak 4B’desiniz ve bu yasalar iyi işliyor. Bu yasalar kendilerini tekrar tekrar kanıtladılar ve siz 4B’de (siz buna 3B diyorsunuz) kaldığınız sürece, her zaman işleyecekler.

İşte sizin için ezoterik bir soru. Yapışık fügürler Henry ve Mary’e bakın. 2B karakterler için gerçekte kaç tane fizik yasası vardır? Çok boyutlu realiteyi kucaklayan bütün bir set mi vardır, yoksa sadece 2B’yi tatmin edecek kadar mı? Yanıt açık olmalıdır. Fizik onu nasıl algılarsanız algılayın tamdır, eksiksizdir. Bundan dolayı Henry ve Mary sadece 2B’nin farkındalar, 2B’ye inanıyorlar ve 2B’yi kullanıyorlar, ama tüm yasalar hala oradadır… keşfedilmeye hazırlar. 3B yapışık figürlerin anladığı bir şey olmayabilir, ama yine de orda hazır oturuyor. Öyleyse bu düşünceyi genişletin ve size şunu sormama izin verin üç – boyutlu yaratıklar: Eğer size görmediğiniz bir boyutsallığı kapsayan fiziğin altı yasası olduğunu anlatsaydım, kaç tanesi orada sizin için olurdu? Yanıt Henry ve Mary için olan yanıtın aynısıdır. Sadece sahip olduğunuz dört yasanın farkında olsanız ve aktif olarak kullansanız bile, bildiğinizden fazlası vardır.

Görüyor musunuz? Sahip olduğunuz dört yasa iyi çalışıyor. Onlarda yanlış olan bir şey yok, ancak fazlası var ve bu nedenle hepsini size göstermek ve astronomların da görebileceği bir şeyi sunmak için sizi galaksinin üzerine götürüyoruz. Bakın: galaksinin hareket etme şeklinde olağandışı olan bir şey var. Fark ettiniz mi?

Size daha önce fiziğin iki ilave yasasını verdik ve bunları tekrar açıklamanın zamanı değil. Ama boyutlararası aleme girdiğiniz zaman, şu andaki fiziğinizden daha fazla bilgi içermek zorunda olan çokboyutlu enerjilere bakıyorsunuz. Şimdi dört adet yasanız var. Dilerseniz bunlara Newton, Euclidian (Öklid), Einstein diyebilirsiniz. Bunlar sizi bugün bulunduğunuz yere getiren yasalar. Ama şimdi bir an benimle birlikte spiral galaksiye göz atın ve hareket etmesini izleyin. Sizin güneş sisteminiz gibi hareket etmiyor.

Hareket halindeki nesneler ile ilgili yasalar kendileriyle birlikte tutarlılığın üç boyutlu eğilimini taşır. Biliminiz deneysel/gözlemsel yasalar bulmaya çalışır ve her şey için geçerli olduğuna inandıkları şeyi bulurlar. Ancak kavramadıkları şey, uygulanan bir eğilimin/ön yargının olmasıdır. Bu sadece tek bir yönde işler… 3B’de. Eğer kuralları sadece zamanın tek oynanan alanında uygularsanız, matematiği uygulayabilirsiniz ve bundan gereksinim duyduğunuz şeyi hesaplarsınız. Bunların hepsi düz bir çizgidedir, hepsi ileri doğrudur, asla değişmez, her zaman aynıdır. Biliminizin basit tutarlılıkta önyargılı olduğunu söyleyebilirsiniz!

“Kryon, bunda yanlış olan şey nedir? Bana iyi görünüyor!” Burada şunları söyleyen özgür düşünceli geliyor: “Boyutlararası olaylar 3B mantığına veya eğilimine uygulanmaz. Boyutlararası zayıf ve güçlü kuvvetlerin yasaları 3B anlayışının ötesindedir ve hatta kaotik ve tutarsız olduğu görülebilir.”

Size daha fazla açıklama sunayım. Güneş sisteminiz sizin beklediğiniz gibi çalışır. Uzayda hareket eden nesnelere uyguladığınız fizik türünde, daha hızlı hareket eden güneşe daha yakın nesneler var, örneğin Merkür. Güneşten daha uzak olup daha yavaş hareket eden nesneler var (dış gezegenler). Yörünge mekaniklerinin yasaları iş başındadır. Güneşten uzaklık yerçekimi, kütle, mesafe ve hız için keşfettiğiniz kurallara dayanan yörünge mekaniklerinin 3B yasalarına gelişiyor. Ve kurallar doğrudur… 3B için. Tekrar, bu sizin gezegenlere uzay araçları göndermenizi sağlar, daha kesin olursak gezegenlerin yörüngesinde dönüp resimler almanızı ve onları analiz etmenizi sağlar.

Ama tam şimdi bir an için benimle bakın… galaksiniz bu şekilde hareket etmiyor. Galaksiniz ters kare yasasına (enerjinin kaynaktan uzaklaştığında nasıl dağıldığını tanımlayan yasa) karşı gelen zarif bir hareket içindedir. Bu yerçekimi ve kuvvetin temel yasalarını tanımlar. Nesnelerin uzayda hareket etme şeklinin basit, eğilimli (önyargılı), tekil niteliklerini tanımlar. Benimle birlikte galaksinize bakın. Dönüşünü izleyin. Neredeyse düz bir levhanın üzerindeymiş gibi. Her şey birlikte hareket ediyor. Her şey! Her şey merkeze göreli olarak aynı hızda dönüyor… hepsi birbirine bağlı dev bir tekerlek gibi… Bu dev levha, tüm yıldızlar çakıl taşlarıymış ve her nedense hepsi bir arada hareket ederek uzayın dokusuna yapışmışlar gibi davranır.

Bu nasıl olabilir? Ne görüyorsunuz? Size bir tiyo ve ipucu vereyim: Fiziğin keşfedilmemiş beşinci ve altıncı yasaları olan zayıf ve güçlü boyutlararası kuvvetlerden bahsettik. Galaksinizin hareket etme şekli galaksinin merkezinde bulunan ve bu kuvvetleri sergileyen şeyle ilgilidir. Siz bunun bir kara delik olduğunu düşünüyorsunuz, ama değildir. Sizin hayal edebileceğinizin ötesi vardır. Fizikte her zaman kutupluluk olduğunu fark ettiniz mi? En küçük atomik yapıdan en büyük yapıya kadar, her zaman kutupluluk vardır. Bunu manyetiklerde de görüyorsunuz. Bu ayrıca yerçekiminde de saklanıyor. Bu her yerdeki enerjinin esasıdır. Her zaman iki türlü enerji vardır ve bunlar boyutsal realiteyi yaratmak için birbirine karşı ve birbirleriyle çalışırlar. Maddenin kendisi realitenin bir kutbudur, antimadde diğer kutbudur. Her zaman itme ve çekmeye bakın, çünkü bu fiziğin en kafa karıştırıcı konularının yanıtlarına yol gösterir.

Her galaksinin merkezinde “ikizler” vardır. Samanyolu’nun merkezinde de ikizler vardır. İki enerjiye sahipsiniz: Biri iter, diğeri çeker. Ancak, siz bunu algınızda dev bir Kara Delik olarak görüyorsunuz. Kara Deliğin yerçekiminin her nasılsa o spirali kavradığını ve Newton’un tüm yasalarını çiğneyen olağandışı bir tarzda birlikte dönmesini sağladığını varsayıyorsunuz. Bu şekilde değildir. Galaksinizin merkezinde gerçekleşen şey güzeldir. O yerçekimi olmayan, tüm galaksinizin tüm bölgesine yayılan zarif boyutlararası bir kuvvettir, açıklamak için yasalarınızın olmadığı bir şekilde bir araya yapıştıran bir kuvvet. Ek olarak, bilimin ancak şimdi boğuşmaya başladığı saklanan bir şey vardır.

Tüm bu açıklama, çok büyük bir konuyu açmak için mantık yerine varmanız içindir. Basitçe şu şekilde ifade edildi: Boyutlararası fiziğe adım attığınız zaman ve bu sizin spiritüellik dediğinizin enerjilerini kapsar, ummadığınız bir şey bulursunuz: Bilinç… bir tutumu olan fizik. Galaktik merkezinizin boyutlararasılığının bilinci vardır. Olmak zorundadır. Boyutsal olan herhangi bir şey yaradılış ile hizalıdır. Anlamadığınız şeylerden sözediyorum. Bunlar daha önce bu şekilde öne sürülmemiş, bazen inanılmaz niteliklerdir. Lineer fiziğinizde beklediğiniz şeyden lineer mantık duvarını yıktığınız zaman, eğiliminiz için anlam ifade etmeyen şeylere hızla ilerleyeceksiniz. Anlam ifade etmeyecekler… bunlar kuantum halde oldukları için değil, “tutarlı 3B biliminin” kabul etmek istemediği başka bir şeyi içerdiği – fizikteki zeka – için anlam ifade etmeyecekler.

Biliminiz Big Bang Teorisinden çok gururlanıyor. Her şeyi çözdüler, hesapladılar ve bunun için bir zaman çizgisine sahipler. Bu bizim için gerçekten komik! Kuantum bir olay için bir zaman çizgisine nasıl sahip olabilirsiniz? Kuantum halde zaman yoktur, yine de onlar her şeyi çözdüler. Hatta, haklı olduklarını kanıtlayan ölçebildikleri kalıntı olduğunu bile anladılar. Ne kadar akıllılar!

Size bir şey sorayım, mutfakta pişen ekmeğin harika kalıntı aromasını koklarsanız, bu size ne anlatır? “Burada dört milyar önce ekmek pişti” mi der yoksa “ekmek şimdi pişiriliyor” mu der?

Bu ekmeği koklayan ve ne kadar süre önce pişirildiğini hesaplayan tekil zaman boyutunda düz çizgi düşünme eğilimidir! “Big Bang” kuantum olayının hala gerçekleşmekte olduğunun anlayışı yok. Bu Evrensel genişlemenin enerjisini açıklar. Hatta “göremediğiniz şeyin enerjisini” açıklamaya başlar. Onların ölçtüğü “kalıntı”, siz onu 3B’de görürken hala ilerlemede olan bir olayın realitesinin kanıtıdır, ancak kuantum halde, yaradılışın realitesi olan bir olay.

3B’nin şu andaki teori ile uyuşmadığı şeye bakın: Her şey hiçbir şeyden nasıl ortaya çıkabilir, sonra nano – anda evrenin şu andaki kütlesini yaratmak için şu andaki fiziğin tüm yasalarını çiğneyerek ışık hızından daha büyük hızda anında nasıl genişleyebilir? Buna rağmen tekil lineer düşüncenin eğilimi bunların hepsinin bir anın zaman çizgisinde gerçekleşmesine izin verir… ve onlar hepsini hesapladılar. Bhnların hepsini Henry ve Mary ile birlikte kutlamalılar! [Kryon espri yapıyor].

Size daha önce asla anlatmadığım, hiç tanımlamadığım bir şey anlatayım. Galaksinizin merkezi siz olan maddeden dışarı tükürüldü. Galaksinizin merkezindeki ikizler, tüm diğer galaksilerin merkezindeki ikizlere yönelir. Onların milyonlarcası, onların milyarlarcası. Hepsi bilince sahip olan dostlar arasındaki bağlar gibi, uzayın dışında, zamanın dışında anlayamayacağınız bir şekilde birbirine bağlıdırlar. Beyninizde gördüğünüz gibi bir zeka ve bilinç türü değil, hayır. O evreni sevgi içinde tutan hayırsever, zeki bir zamktır. Tüm bunları anlamayacağınızı söyledim. Bu yüksek düşüncedir ve çoğu insan henüz buna hazır değildir.

Gaia Etkisi

Başka bir şeye geçelim. Gezegendeki hayat ve onun yaratılma şekli tartışmalı hale geldi, çünkü bilimde bunun hepsini lineerleştirmek zorunda olanlar var. Darwin size tekamül eden bir hayat sisteminin olasılıklarını verdi. Bunun, milyarlarca yıl boyunca sizin şu anda sahip olduğunuz şeyi yaratarak tekrar tekrar biyolojinin gelişigüzel seçiminde nasıl işleyebileceğini gösterdi. Ama sonra, Gaia Etkisi gelir.

Bilim adamları dünya tarihine bakıyor ve diğer bilim adamları için çok can sıkıcı olan bir şeyi görmeye başlıyorlar: yaşamı yaratmış olan bir bilinç olabilir. Doğal olarak, gerçek bilim bu şekilde düşünmek istemez, çünkü şu andaki biliminizin 3B düz çizgi düşüncesi tam tutarlılık kutusunun dışındaki kurallara izin vermez. Buradaki gerçek ironi, tekil tutarlılık eğiliminin yaratıcı eğilime izin vermemesidir. Evren yaşama doğru eğilimli olabilir mi? Bu ironide, İnsan sınırlı boyutsal düşünceden dolayı eğilimli, ön yargılıdır ve Evren sevgiye eğilimlidir.

Tartışma şöyle devam eder: Dünya tarihi gezegende dört milyar yıldır yaşamın yaratılmaya ve yok edilmeye devam ettiğini gösteriyor. Yaşam başladı ve durdu ve kendisini tekrar tekrar yarattı ve yok etti. Bir zamanlar yaşama gezegenin “her şeye rağmen” özelliği olarak bakılırken ve Evrende başka yerde bulunmadığı düşünülürken, şimdi tekrar tekrar yaratıldığı görünüyor!

Bazıları “Peki, bu gelişigüzel gerçekleşen bir olay” der. Gerçekten mi? Yaşam kendisini yok ettikten sonra, tekrar gelip çatan o inanılmaz gelişigüzelliğin olasılığı nedir? Tekamül için bu nasıl mümkündür? Bir şey işlemiyor… geri dönüyor! Bunun hakkında ne düşünüyorsunuz? Bilim adamları her nasılsa bir yerden gelen, hayatı yaratmaya eğilimi olan bir bilinç olarak Gaia Etkisini göz önüne almaya başlıyor. Bu sizin şans dediğiniz şeyin kapsamının dışındadır. Gezegen onu doğru yapana kadar tekrar tekrar gerçekleşti. Fotosentez yanıttır, çünkü o dengeyi yarattı… yaşamın yan ürününü tüketen bitkiler ve ağaçlar. Böylece sonunda, denge başladı.

Bunun gerçekleşmesi uzun sürdü, ama “sistem” onu doğru yapana kadar hayat her zaman tekrar yaratıldı. Sistem hayatı söndürdüğü zaman bile, o tekrar döndü! Dünya işe yaramadığı için yaşamdan yoksun olduğunda bile, beş kereye kadar hayat tekrar yaratıldı. Bilim bunu görmeye başlıyor ve dünyanın yaşamı yaratmaya nasıl eğilimli olduğunu merak ediyor. Bazıları bir bilinç olduğunu söylüyor; bazıları bunun doğru olmadığını söylüyor… olamaz, sadece olamaz.

Ancak sevgililer, her şeyi bir arada tutan bilinç vardır ve bu boyutlararası bilinçtir. Çünkü siz boyutlarası bir hale girdiğiniz zaman, Tanrı’nın yüzüne, evrenin yaratıcı enerjisine dokunmaya başlıyorsunuz ve bu aslında sevgiye eğilimlidir.

Jeolojik Sürprizler – Zamanı Yeniden Düşünmek

Düz çizgi düşüncelerinde dünyanın jeolojik olarak nasıl oluştuğunu inceleyenler vardır, onlar ön yargılıdır. Ön yargılıdırlar, çünkü erozyon modellerine bakıyorlar, alışık oldukları şekilde bakıyorlar, sonra gezegendeki her şeye spesifik evrensel yasaları uyguluyorlar. Pekala, bazı sürprizler var: En sonuncusunu duydunuz mu? Grand Canyon’un biçimlenmesi ne kadar sürdü? Kanyonu bugünkü haline aşındırmak için su akıntısı kaç milyon yıl devam etmek zorundaydı? Bir milyon yıl, iki milyon yıl? Tarihi sitelerdeki levhalarda hala ne kadar sürdüğü gösteriliyor. Ama şimdi jeologlar düşüncelerini değiştirmeye başlıyorlar, çünkü anlam ifade etmeyen başka özellikleri keşfettiler. Şimdi yaklaşık üç yüz yıllık bir zaman çizgisi belirliyorlar!

Onların mantığına ne oldu? Onların şimdi gördüğü şey joker kartıdır. Yani, su akıntısı yoktu. Bunun yerine, ona boşalan bir deniz vardı… çok kısa bir zaman periyodunda kayayı kesen şiddetli su seli. Düşünce paradigmasının dışında, bu doğrudur. Bununla nereye gittiğimi görüyor musunuz? Bu, sizi kağıt parçası üzerindeki 2B figürler gibi düz bir çizgide tutan tutarlı eğilim/ön yargıdır. Kutunun dışında düşünmeye başlamalı ve bulunabilecek başka şeyleri aramalısınız. Böylece bir sonraki absorblayabilmeniz için size Grand Canyon hikayesini verdim.

Lemurya Varoluşunun Dile Getirilmemiş Jeolojisi

Size gezegenle ilgili bazı garip şeyler anlattım. Jeologlar, size Kryon çoğu zaman “jeolojik olarak imkansız” olan bilgi veriyor diyorlar. Size Lemuryadan bahsettim. Orijinal Lemurya uygarlığının tabanından tepesine dek ölçüldüğünde dünyadaki en yüksek dağların tabanındaki kuru topraklarda merkezlendiğini anlattım, burası şimdi Hawaii’dir. Birçok zirvesi olan tek büyük bir dağdır ve bugün dağ zirveleri suyun dışına yükseliyor, siz bunlara Pasifik Okyanusunun ortasındaki Hawaii Adaları adını veriyorsunuz.

Lemurya günlerinde, tabanın etrafındaki toprakların kuru olduğunu söyledik. Jeologlar güldüler. Burası Pasifik Okyanusunun ortası! Bu nasıl olabilir? Size nasıl olabileceğini anlatacağım. Öncelikle, 50,000 yıl önce jeolojik olarak levha tektoniklerinin bu özelliğe etkisi olması gibi bir şey için yeterince önemli zaman olmadığını anlamalısınız. 50,000 yıl aslında jeolojide çok kısa bir zamandır… buna rağmen o zamanlar su seviyesi şimdikinden 120 metre aşağıdaydı. Bunun nedeni daha önce tartıştığımız bir su döngüsü sürecinde olmanızdı. Böylece rol oynayan niteliklerden biri budur. Ancak, diğer nitelik en büyük nedendir ve daha önce hiç sözünü etmediğimiz nedendir.

Hawaii’nin dağları yavaşça sıcak nokta denilen şeyin kenarına çekildi, yani yavaşça orada milyonlarca yıldır var olan muazzam volkanik aktivitenin çekirdeğine çekildi. 50,000 yıl önce bu sıcak nokta Hawaii dağı etrafındaki okyanusun tabanını giderek yükselten (1800 metreden fazla) dev bir “çıkıntı (kabarma)” sürecindeydi. Yani, volkanik basınç nedeniyle yerkürenin kabuğu bu dağları şu anda olduğundan daha yükseğe yükseltmek üzere, Hawaii dağını kapsayan kuru toprakların göreli olarak küçük bir alanını yaratmak üzere yeterince kabardı. Lavlar salıverildiği zaman fokurdamalar yavaşça söndü. Bu kendisini dağın zirvelerine yavaşça salıverdiği ve denize döküldüğü için, Hawaii etrafında daha fazla toprak oluşturarak felaketsel bir patlama olmadan binlerce yıl sürdü. Bu Hawaii dağının tabanının bir süre deniz seviyesi üzerinde olması durumunu yarattı. Yavaş salıverme fokurdamanın hafiflemesine neden oldu ve Lemurya yavaşça sulara gömüldü. Bu size orijinal olarak anlattığım hikayedir ve Lemuryalıların birçok yerlere dağılmalarının nedeni budur.

Şüpheciler için, Lemurya’nın tüm kanıtlarının olması gerektiği gibi yok olması uygundur. Bu sizin merak etmenize neden olur. Bu olayların böyle olup olmayabileceğini merak etmenize neden olur. Ama lineer düşünen biri size bunun böyle olamayacağını söyleyecektir, çünkü tarihte bunun kanıtını hiç görmemişlerdir. Daha önce bu tür bir kabarıklığı görmediniz, bundan dolayı ön yargılı tutarlılık nedeniyle gerçeğin saklı kaldığı “Grand Canyon” etkisi ile aynı şeye sahibiz.

Bu arada, kabarıklığın kanıtı gerçekte oradadır, çünkü okyanus tabanının şeritleri dağın etrafında hala garip bir simetri gösteriyor, bir zamanlar volkanik etkiler vasıtasıyla yukarıya doğru sıkıştığının ve sonra yatıştığının ipuçlarını veriyor. Ayrıca o derinliklerde, derinlere gömülmüş hayvan kemikleri vardır, bunlar bir biyoloğa Pasifik Okyanusunun ortasındaki okyanus tabanında bulunan şeylerin bir zamanlar güneş ışığına maruz kaldığını anlatacaktır… yaklaşık 50,000 yıl önce.

İlahi Yaradılış – Olasılıklardaki Kanıt

Size yaradılışı anlatayım. Astronomlar Zeki Tasarım hakkında konuşmaya başlıyorlar. Şimdi bir yere geliyoruz, çünkü onlar evrenin kuantumluluğunun gerçekte bilince sahip olabileceğini anlamaya başlıyorlar. Her şeye rağmen, siz istatistiksel olarak “her şeye rağmen” olmaya devam eden uzaydaki bir parametreyi, bir niteliği yaşıyorsunuz. Siz yaşam için yaratılmış bir evrendesiniz! Eğer fiziğin zarını atabilseydiniz, asla bu şekilde ortaya çıkmazdı. Asla. İstatistikçiler bunun şans olasılığının dışında olduğunu söylediler… buna rağmen siz yaşamla kaynayan bir dünyada oturuyorsunuz. Yaşamla dolu bir evrende oturuyorsunuz. Etrafınızdaki gezegenlerde yaşam var, ama bunu henüz keşfetmediniz. Oralardaki yaşam mikrobiktir ve tek hücreli yaşamın başlangıç niteliklerini temsil eder. Hepsi oradadır. Europa’ya (Jüpiter’in ayı) yolculuk yapın ve okyanusta biraz etrafınıza bakın. Göreceksiniz. Yaşam kesinlikle evrenin yoludur… her yerde. Göreceksiniz. Ve her şeye rağmen bu gerçekleşti ve bilim şimdi bunu görüyor. Bu herhangi bir evrenin yaradılışının istatistiksel modelinin dışındadır, onlar buna Zeki Tasarım etiketini koydular. Bir plan olmalıydı.

Galaksinizin ortasında boyutlar arası enerjilerin zeki tamamlayıcısına sahip olan boyutlararası enerjileri iten ve çeken ikizler vardır. Tüm yıldızlar birlik içinde bununla birlikte hareket ederler. Yerçekiminin ötesinde olan kuvvetler dahildir. Bu galaksiyi bir arada yapışık tutan boyutlararasılılıktır ve geleceğiniz ile ilgili olduğundan bahsetmek istediğim bir şeydir.

Geleceğiniz

Toplumunuzun gelecekçilerinin olmuş olan şeye bakıp sonra ne olacağını yansıtma eğilimleri vardır. Düz çizgi düşünceyi görüyor musunuz? Tutarlılık eğiliminde onlar, “Bu nedenle, bundan dolayı, şu olacak” diyorlar. Eski enerjinin tutarlı modeline bakıyorlar ve yansımalarında değişime asla şans vermiyorlar. İnsanlığın geçmişte olmuş olanı aşıp geçme yeteneğini yadsıyorlar.

Bilinç ile ilgili gezegendeki tutarlı olmuş olan şey nedir? Niteliklere isim verelim: Savaş, yoksulluk, ıstırap, drama, aynısının tekrarı, aynısının tekrarı, aynısının tekrarı. Zamanın fraktalları gelir gider, gelir gider, tekrarlanan ve tekrarlanan ve tekrarlanan bir bilinç yaratır.

Şimdi eğilimi/ön yargıyı ve neden orada olduğunu görebiliyorsunuz. Çünkü aynı çemberde kalan herhangi bir şeyin ebediyen orada kalması beklenir. Bu sizin fiziğinize de yansımıştır. Ne kadar kuantum olursanız, bu şekilde düşünmenizde daha az tutarlı olursnuz. Yani, en sonunda daha önce hiç gerçekleşmemiş olayların gerçekleşmesini umarsınız. Siz buna izin veren bir geçiştesiniz ve etrafınızdaki her şey, olaylar değişiyor. Dinleyin: Dünyada barışa geçen yılın kurallarını uygulayamazsınız. Bu mümkün mü? Evet… mümkün olmaktan çok, size verebileceğimiz en olası sonuçtur.

Geçen yılın kuralları size bedeninizdeki iyileşme ile ilgili ne anlatır? Onun tedavi edilemez olduğunu mu söyler? İçinde olduğunuz geçişte üretilen korku hakkında geçen yılın kuralları ne anlatır? Size sularla kaplanacağınızı mı söyler? Pekala, eğer buzulların erime hızını uygular ve sonra bunları geleceğe yansıtırsanız, zayıf bilimin söylevini uygularsınız… o zaman elbette sularla kaplanırsınız! Ancak bu son derece tutarlı, öyle değil mi? Ne söylediğimi görüyor musunuz? Joker karta herhangi bir izin vermiyorsunuz. Bu gezegenin tamamıyla farklı bir manyetik niteliğe girdiği gerçeğine izin vermiyorsunuz. Güneş işbirliği yapıyor; evren işbirliği yapıyor; bu neredeyse ikizlerin sizin kim olduğunuzu görebilmesine benziyor!

İkizler fiziktir, size açıklayamayacağımız boyutlararası bir niteliğin görkemli itme ve çekmesidir. İkizler Tanrı değildir. İkizler Tanrı – eğilimli evreni bir sonucudur ve sizin sadece henüz keşfetmeye ve sorgulamaya başladığınız boyutlararası fiziktir. Biliminiz bunu görmenin yalnızca başlangıcındadır. Gaia Etkisi, Zeki Tasarım, dünyanın bir araya getirilme şekli, burada bulunmanızın tesadüf olmaması, her şeye rağmen… bu sizin mantığınıza bir şeyler eklemeli.

Siz istemiş olduğunuz muazzam bir geçişin ortasındasınız, bunun zamanıdır, ben bunun için geldim! Bu sizi yok edecek olan bir şey değil! Bundan korkmamalısınız. Sizler daha fazla kuantum olurken, bu sizin kontrolunuzda olan bir şeydir. Siz bunun gerçekte eski bir paragidma olduğunu gördüğünüzden yaşamın tutarlılığını anlamaya başlıyorsunuz. Korkunun, nefretin, hayal kırıklığının tutarlılığı… değişmeye başlıyor. Bu şeylerle tutarlı olmayı istiyorsanız, bilin ki Tanrı’nın sevgisi bu dünyada ve evrende en tutarlı ve sürekli olan şeydir. O tutarlıdır! Öyle tutarlıdır ki yaşam yaratılana ve sevgi keşfedilene kadar durmaz.

Kryon’un Bilinci

Bugün bir resim çizmek istedik. Bu size şu andaki 3B mantığınızın geniş olmadığını göstermek için çoğunlukla bilimsel, kısmen mantık bilmecesi idi. Geleceğe ilerlemek için gereksinim duyacağınız türde bir mantık değildir. Joker kartını beklemenizi söyledik. Daha önce gerçekleşmemiş olan şeyleri bekleyin. Tekamülsel olan ve kendileri joker kartlarını temsil eden gelecek olaylar hakkında düşünerek tarihi değiştirin. Çok yakın geçmişinizde o joker kartların bazılarını fark edebilir misiniz? Size bakılacak bu şeyleri kaç kere vermek zorunda kalacağız? Nostradamus’un dörtlüklerinin hiç biri bugün doğru değil. İslam ile gelmekte olan çok büyük savaş ile ilgili kitaplar yazıldı. Pekala, bir gün bunları okuyup gülebilirsiniz, çünkü bu şekilde gerçekleşmeyecek. O tüm senaryo, her şeyin beklenen eski kalıpta tekrarlandığı dünyadaki tutarlı, değişmeyen bilince dayanıyor.

Siz dünyada beklenen kalıp mısınız yoksa joker kart mısınız? Görüyorsunuz, beklemediğiniz gelmekte olan olaylar var. Bu olayları biliyorum, çünkü sizin için açıkça mevcut olmayan potansiyellerini görüyorum. Bu tam şimdi sizin beklemediğiniz şekillerde işleyen, “fırında pişirilen” bilinçtir. Bu geleceğin falına bakmak değildir. Gezegendeki zihinlerin potansiyellerinin olgularını ifade etmektir… nereye gittiklerini ve ne düşündüklerini.

Bu yerden umutla ayrılmanızı istiyorum. Bu mesajı bu özel grup için sakladık. Bu ileri bir mesajdır ve burada ilk kez bulunanlar veya ilk kez enerjide bulunanların kulaklarına girmez. Yaşlı ruhların kulaklarına girer. Bunu hatırlamıyor musunuz? Benimle bunu hatırlayın, çünkü bunu umdunuz. Bu nedenle buradasınız ve bu nedenle geri döneceksiniz.

Son olarak: Doğumunuzda sizinle birlikteydim, her birinizle. Siz bu gezegene girmeden önce, melekler yatağınızın etrafında durmadan ve annenize doğumunuzun sevincinde şarkı söylemeden önce, ben oradaydım. Siz gelmeden tam önce, her zaman yaptığım gibi sordum, “Bu gerçekten yapmayı istediğin şey mi? Potansiyellere ve İnsan olmanın zorluklarına, hastalıklara ve üzüntülere bak. Gerçekten geri gitmek istiyor musun?” Her zaman yaptığınız gibi bana baktınız ve “Beni oraya gönder. Geri dönüp başladığım şeyi bitirmek için bekleyemem” dediniz.

Şimdi İnsan olduğunuzdan bu yana sahip olduğunuz, bu gezegenin mezuniyete girebileceğinin, daha yüksek titreşebileceğinin ve sizin yalnızca hayal ettiğiniz enerjinin birlikte akmasının parçası olmasının ilk işaretlerinin bazılarına sahipsiniz… ve bunun kenarında oturuyorsunuz.

Ben Kryon’um, insanlığı seviyorum. Bu size bugün verdiğim gerçektir. Kalplerinizde ve zihinlerinizde, olayların böyle olduğu ve doğru olduğu umudunu aşılamak için bu mesajı veriyorum. Belki bugün bazılarınız bu nedenle buraya geldiğinizden farklı ayrılacaksınız. Ve bu özel mesaj farklı bir topluluk için farklı bir formda tekrar verilecek, ama her parçası sevgi dolu ve etkili.

Ben Kryon’um. Ve öyledir.

KRYON

(ÇEVİRİ: Saffet Güler)

http://www.kryon.com/k_channel09_gaithersburg.html