İNANILMAZ İNSAN – 2 Kasım 2008

(ÖZET)

Lee Carroll kanalıyla

2 Kasım 2008, Caracas, Venezuella

Buradaki her biriniz Yaratıcı’nın bir parçasısınız. Her biriniz perdenin benim tarafında başladınız. Ancak, benin tarafım hiç de bir yer değildir. Bunu gerçekten anlayamazsınız, çünkü üçüncü boyutta gelmiş olduğunuz fiziksel bir yer olmalıdır. Tanrı bir yerde değildir. Tanrı sadece vardır. Bunu anlamanız zor, çünkü siz 3B’desiniz. Ama gerçekte, siz Tanrı denen çorbanın bir parçasısınız.

Tanrı’nın fiziksel bir niteliği yoktur. Tanrı’nın bir parçası olmak 3B’de açıklanamaz. Önünüzde oturuyorum, ama ben tekil değilim, sizin gibi Tanrı çorbasının bir parçasıyım. İsmim perdenin diğer tarafında Kryon değil. Bu isim sizin için yaratıldı. Bu iletişimde partnerimin enerjisinde bir grup olarak oturuyorum. Bunu okuyanları ve bu mesajı dinleyenleri görüyorum. Bunu hayal edebilir misiniz?

Doğumda başlamadınız. Her zaman vardınız! Evren yaratılmadan önce, siz vardınız. Siz Tanrı’ya aitsiniz ve Tanrı ailesindensiniz ve dünyaya bir amaçla gelmeyi seçtiniz… herkesin iyi bildiği bir amaç (siz hariç).

Bu gezegene gelme nedeni birçok kereler açıklamaya çalıştığım bir şeydir. Bunu yapmak zor, çünkü bunun aslında Yerküre ile fazla ilgisi yok. Evren ile ilgisi var. Buradaki deneyiminizden oluşturacağınız gelecek enerjileriyle ilgilidir. Bir kaptaki balığa dış dünyayı açıklamak zordur, çünkü balık sadece kabı bilir. Eğer balığa güneş sisteminizi ve onun etrafındakileri anlatırsanız, balık hiçbir şey anlamaz. O sadece bildiği şeyi bilir. Öyleyse yine, bu kabın içinde yaptığınız şeyin dışarıda çok daha uzak mesafelerde bir şeyi etkilediğini söyleyelim.

Gezegene doğmak kolay değildir. Yaptığınız ilk şey ayrılıp bölünmektir. Tanrı’nın tüm parçaları İnsan bedenine aktarılmaz. Bir kısmı perdenin bu tarafında oturmaya devam eder. Ama bunu biliyordunuz, değil mi? Çünkü ayrılmış olan parçayı aramak için çok zaman harcadınız… Yüksek Benlik, onunla bağlanmayı istiyorsunuz. Ama doğumla tekil oldunuz. Boyutlararası bir varlıktan tekil, 3B bir varlığa geldiniz. Yüksek Benlik gerçekte kim olduğunuzun en iyi betimlemesidir. O öz ruh enerjisidir ve gerçekte SİZdir. Sonunda bağlandığınızda o kadar iyi hissettirmesinin nedeni budur. Bu istemiş olduğunuz bir bağlantıdır ve bir hatırlayış oluyor.

Böylece doğumda ayrılıp bölünürsünüz. Hepsi bu değil ve işte anlamanızın zorlaştığı yer. Öz ruhunuzun parçaları ve bölümleri perdenin benim tarafımda kalır, bunlar Yüksek Benlik değildir. Ayrıca “siz” olan bu enerjiler, sizin rehberleriniz olur. Tam şimdi size bir sır verdim: Rehberleriniz sizsiniz. Bu nedenle onlar etrafınızda olduklarında o kadar iyi hissediyorsunuz ve onlar geri çekildiklerinde kayıp hissediyorsunuz.

Doğumda gerçekleşen ilk şey zamansız olan boyutlararası bir işlemdir. Bebek doğar doğmaz, Yaradılış Mağarasında aktive olan kristal bir yapı vardır. Yerküre geri döndüğünüzü bilir veya yerküre henüz ilk kez gelmiş olduğunuzu bilir. Eski bir ruh için, kristal yapı sizi beklemektedir, çünkü aslında o sonraki yaşamı bekleyen yaşamlarınızın hepsinin özüdür. Burada başka hayatlar yaşamış olduğunuzu kavrıyorsunuz, değil mi? O yaşamların ne oldukları size yabancı görünebilir, ama onların her birinde bir arkadaşınız var. Bu, Yüksek Benlik olarak adlandırılan arkadaştır. Şimdi sahip olduğunuz aynı Yüksek Benliktir. Bu, o geçmiş yaşamların hiç de yabancı bir deneyim olmadığı anlamına geliyor, sevgili İnsan Varlığı. Çünkü siz ordaydınız.

Bunu kavramanız önemlidir, çünkü size arama, hatırlama, hatta daha önce sahip olduğunuz yeteneklerden bazılarını alma izni verir. Bu, eğitim olabilir, ileri eğitim olabilir. Kendi kristalinizin kristalin yapısı aktive olur ve bu bir ağacın halkalarına benzer. Her yaşam temsil edilir ve görülebilir. Şimdi, bilmeniz gereken bir şey: Bu gezegende spiritüel olarak yapmış olduğunuz her şey o kristale aşılanır (massedilir). O, orada DNA’nızda yatar, doğumda DNA’nıza, iki adet boyutlararası enerjiye veya katmana aktarılır, buna DNA’nın Akaşik Kaydı adını verdik [Kryon DNA öğretisinde 7 ve 8 nci katmanlar]. Sizi uyandırması veya spiritüel sorular sormaya başlamanız için o bu şekildedir, çağlar boyunca bildiğiniz veya deneyimlediğiniz her şey geri gelecek.

Bu gezegende yaptığınız her şey enerji olarak kaydedilir ve siz gittikten sonra Kristal Izgarada kalır. Jeologlar bu gezegendeki kayaların çoğunu tanır, özellikle kabuktaki kristaldir. Kristaller çoğunuzun anladığı bir şey yapar: enerjiyi tutarlar ve hafızaya sahiptirler. Bilim adamları bile kristal yapıdaki hafızanın enerjisini bilir.

Gezegenin içinde yüksek titreşen budur. Tüm yaşamlarınızda kollektif olarak yaptığınız, burada kalan budur ve bu gezegeni daha yüksek titreştirdi. Bu enerji şu anda şaşırtıcıdır! Çünkü inanılmaz İnsan Varlığı son iki haftada Kristal Izgarayı bile değiştirdi!

Hepinizin son nefesinizi alacağınız bir gün gelecek. Bu sizin için üzücü bir gün değil. Arkanızda bıraktıklarınız için üzücü olabilir, ama sizin için değil. Hepiniz daha önce orada bulundunuz. Kaydı dinleyenler, bu odadakiler ve okuyanlar… beni dinleyin: Doğal yaşamınızı bitirdiğiniz zaman, Yaradılış Mağarasına bir yolculuk yaparsınız. Bu, gerçekleştirdiğiniz her şeyin özünü kristalin içine bıraktığınız zamandır. Güzel olan sahip olmuş olduğunuz tüm düşünceler, size bir şeyler öğretmiş olan sahip olduğunuz tüm düşünceler, tüm görünüşler, hepsi o boyutlararası nesneye aşılanır.

Sonra İnsan olmayan bir parçanız (boyutlararası ruh parçanız) bu gezegeni terk eder ve Yüksek Benlik ile yeniden birleşir. Bölünüp ayrılmış olan her şey – hücrelerin ilahiliği, rehberlerin hepsi tekrar Tanrı’nın uygun parçasına geri döner. Kutlamanız gerken budur. Ben kutluyorum! Çünkü diğer tarafta sizi karşıladığım zaman, bir kardeşi karşılıyorum. Tam şimdi bunu yapıyorum. Benden ayrılanlara, doğmakta olanlara hoşça kal diyorum. Vefat edip yuvaya dönenlere tekrar merhaba diyorum. “Kryon, aynı anda bir çok yerde nasıl bulunabiliyorsun?”

**

İki tane çok küçük, zararsız mikrop İnsan Varlığını keşfe çıkarlar. İletişim için ikisinin de bir radyosu vardır. [Kryon gülümser]. Onlar, bir gün İnsanın sağ elinden İnsanın sistemine sokuldular. Biri sabit durmakta, diğeri de keşif yapmaktadır. Yolculuk yapan mikrop hücresel yapıdan geçerek yıllar geçirir. DNA’nın trilyonlarca parçası görülür ve kilometrelerce hücresel madde gözlenir. Kimya ortaya serilir. Sonunda, yolculuk yapan mikrop yolculuğu sol elde bitirir.

Onlar İnsanı, bir jeologun yerküreyi keşfettiği gibi keşfeder. Canlı olan hiçbir şeyin farkında değillerdir, ne de olsa o çok büyüktür! Onlara göre, asla değişmeyen gizemli yapıda engin bir kara parçasıdır. Hareketi hissetmezler çünkü onlar çok küçüktür, aynen İnsanın saatte binlerce mil hızla uzayda koşturan yerkürenin farkında olmadıkları gibi. Mikroplar sadece engin yeni bir bölgenin kaşifleridir – belki de sizler uzayı keşfetmeye başladığınızda olacağınız gibidirler.

Her gün radyoları vasıtasıyla birbirleri ile konuşurlar, biri diğerine gördüğü şeylerin olağanüstülüğünü anlatır. Yolculuk yapan mikrop, diğerini hiç göremeyebileceğinin farkındadır… başlamış olduğu yerden çok uzaktadır… ama o bir kaşiftir, bundan tatmin olur. Bu, ayrıca güneş sistemini turlamaya başladığınızda bir uzay yolcusuna çok benzer. Görünen tek hareket sizsinizdir ve başka her şey statik, durgun görünür.

Aniden, İnsan Varlığının bilinci her ikisine de konuşur! İnsan Varlığı onları selamlar ve onun spiritüel benliğine hoş geldiniz der. Onun ismi Joe’dur. Bu Joe’nun bilincinin gücüne şaşırırlar, çünkü izleyen veya dikkat eden herhangi bir şeyin veya herhangi birinin olduğunun gerçekten asla farkında değillerdi. Bu Tanrı olmalı, derler, çünkü başka bir açıklaması yoktur. Onlar için gerçek kanıt 3B’dedir, çünkü Joe görünüşe göre aynı anda iki yerde bulunabilmektedir! Joe aynı anda, sol eldeki mikroba neler olduğunu tanımlamaktadır ve sağ eldeki mikroba neler olduğunu tanımlamaktadır! Bunu düşünün – aynı anda iki yerde bulunma gücüne sahip bir varlık! Şüphesiz, Joe sadece orada elleri dizlerinde otururken, hücreleriyle konuşmaktaydı.

Burada söylediğimiz şey şudur; realite algınız sadece realiteyi nasıl tanımladığınızdır. Kryon aynı anda iki yerde birden bulunmaz. Kryon sadece Tanrı’nın boyutundadır (büyüklüğündedir). Ne oluyorsa olsun, Tanrı oradadır. Ama, zamanla bir sorununuz var, çünkü sizin algınızda zaman değişken değildir. Gördüğünüz o uzun yolu geçmiş ve zaman olarak gözünüzde canlandırın ve onu bir çembere yerleştirin. Şimdi kendinizi muazzam bir büyüklüğe genişletin ve o çemberi dizinizin üzerine koyun. Şimdi ona bakın. Aniden, olan biten her şeyi aynı anda görebiliyorsunuz. Sizin Akaşanızı bu şekilde algılıyoruz.

***

Size son 2 haftada neler olduğunu anlatacağım… partnerim, bunu doğru aktarmanı istiyorum, çünkü bunu ilk kez işiteceksiniz.. Ekim ayında potansiyel tahmin dediğiniz kehanetler vardı.

Bundan şimdi bahsedebilirim, çünkü Ekim bitti, sizin lineerliğinizde geçen aydı ve size gerçekleşebilecek bazı potansiyelleri anlatmıştık… ve size gerçekleşmiş olabilecek bazı potansiyelleri anlatacağım ve bunların bazıları çok zorlayıcı olabilirmiş gibi görünüyor – bunu söyleyen sadece biz değildik, aslında bilim bile aynı şeyi söyledi.

Kehanet bilimi canlıdır ve bu gezegende epeyce vardır… on yıldan fazla süredir, üniversitedekiler insan bilincine reaksiyon gösteren cihazların nasıl yapılacağını keşfettiler ve insan bilinci boyutlar – arası olduğundan, bu cihazlar olaylar gerçekleşmeden önce reaksiyon veriyor!

Bu cihazların potansiyelin rasgeleliğini (tesadüfiliğini) toplayabildiğini söyleyebilirsiniz – bu bir sır değildir, partnerim bile konferanslarında bunu bildirdi… Bu ilginç bir çalışmadır ve futuristler (gelecekçiler) bu makineleri seviyorlar, çünkü makine potansiyel olaylar gerçekleşmeden önce reaksiyon vermeye başlıyor ve onlar bunu gördüler, bunu tsunami, Prenses Diana’nın ölümü gibi olaylarda daha önceden gördüler ve bu indikatörler çalışmamaya başlıyordu.

Gerçekleşmeden önce, bilinçte bir şeylerin hissedildiğini okumaya başlamışlardı ve bu Ekim’in ortasında merkezleniyordu. Onların toplamaya başladıkları şey 13 ve 14 Ekim’de gerçekleşecek olan bir değişim idi, büyük bir değişim gerçekleşecekti!

Dünyanın titreşim seviyesi yükseldi – bunu biliyor muydunuz? Hayır diyeceksiniz, ama size söylemek istediğim şey bu. Bunu nasıl tanımlarım? İnsanlar bu potansiyelleri kendi inanç sistemlerinde lineerleştirmeye eğilimlidir, binlerce insan 13 veya 14 Ekim’de dev bir uçan dairenin ineceğine inanıyordu ve o uçan daireden sizin gezegeninizin ötesinden gelen, bilgeliğe sahip varlıklar çıkacaktı, konuştuğunuz kişilerin inanç sistemlerine göre, bu varlıkların bazıları Arkturuslu, bazıları da Pleiades’li olarak adlandırılacaktı – ve onlar buna inandılar.

Size bunun, beklenen bir dünya değişimini lineerleştirmek için yaptıkları en iyi şey olduğunu söyleyeyim. Bunu tamamen, inen bir gemi olarak lineerleştirdiler. Tam şimdi, bunda bir yanlış olmadığını söylüyorum – yapabilecekleri en iyi şey buydu. Haklı mı çıktılar, gemi indi mi? Hayır. Ama onlar haklı idi – evet! Bilimsel cihazlar haklı mıydı? Evet! Ama herhangi bir şey görmediniz, gördünüz mü?

Devam edeyim… size o tarihlerdeki bir mesajda, Ekim ayındaki değişimlerden korkmamanızı söyledim, çünkü Kryon bile gelen bir meydan okumayı gördü. Çünkü Kryon orada olan potansiyelleri görür. Ve bunu aktaran sadece ben değildim, bir çok kaynaktan geldi, hikayeyi işittiniz: Ekim ayında dikkatli olun! Eğer 13 ve 14’ünde en basit türde nümeroloji uyguladıysanız, 13 = 1+3 = 4 (4 dünya rakamıdır, Gaia Rakamıdır, topraklanmaktır), 14 = 1+4 = 5, 5 değişim anlamına gelir. Gaia, dünya, değişim!

Bir deprem bekliyorduk – büyük bir deprem! Küresel bir deprem. Tsunamiye benzer şekilde çok büyük olacaktı; o büyük deprem ve tsunami gezegenin çekirdeğinin dönüşünü değiştirdi. Dönüşü yavaşlattı. Bu kadar büyüktü. Ve işte bilmeniz gereken şey. Gaia’yı insan bilincine kancalayan eski enerji paradigması nedeniyle, bu gezegendeki bilinçli bir titreşime sahip olan her bir değişim, gezegenin bir tür fizikselliğini gerektirdi. Bir deprem, gezegenin çekirdeğinin hareketi; Gaia’ya bu şekilde bağlısınız!

Şimdi dikkatli ol partnerim, çünkü bunu doğru aktarmanı istiyorum. İki hafta önce bu gezegen, beklenen meydan okumalar, zorluklar olmadan boyutlararası bir şekilde ilerledi. Perdenin benim tarafımda bulunanlar da dahil tüm kaynaklar, gerçekleşenden çok daha büyük bir şeyi beklediler. İnsan bilincinin, hiçbir şeyin olmayacağı bir yere yükselmesini ummadık. Bu ilk kez gerçekleşti – felaketlerin zorluğu olmadan ve ölümün meydan okuması olmadan bu gezegenin büyük değişimi, geçişi gerçekleşti!

Ve tüm kehanetler oradaydı – ama yere inen uçan daireden ne haber? Pekala, boyutlararası bir şekilde bu gezegen kadimlerden gelen bilgelikle eskiden olduğundan daha fazla massedildi (bilgeliği emdi)! Herhangi bir zorluk, meydan okuma olmadan, herhangi bir yer hareketi olmadan. Peki, bir iniş gerçekleşti mi? Bir şekilde, evet! Çünkü şimdi bu gezegen daha önce olduğundan daha yüksek titreşiyor – bu daha öncesinden daha yüksek olan bir bilinç değişimidir, iki hafta önceydi ve siz farkında olmadınız, öyle değil mi?

Bunun farkında olmayan insan varlığı kutsanmıştır – çünkü gezegenin gittiği yer budur – meydan okumalar olmadan değişim, bu her zamanki hedeftir. Her zaman bu şekilde olmaz, ama bu kez oldu. Ve bunu size anlatıyorum, çünkü birçoğunuz kehaneti, hatta makineleri bile gördünüz! Kryon bile! Ve bu inanılmaz insan varlığı hepimizi şok etti.

Bu işliyor, Dünya’da barış yaratmak için bir uyanışı gerçekleştirmeniz için yüzde birin yarısına gereksinim var! Oh Kryon, ne kadar yakında? Bu size bağlı. Ama olaylar düşündüğünüzden daha hızlı gerçekleşiyor ve tüm yapmanız gereken içinize bakmak ve taşıdığınız ışığı bulmaktır!

KRYON

(Çeviri: Saffet)