KRYON: “GERÇEKLİĞİN SOĞANINI SOYMAK”


KRYON MESAJI

GERÇEKLİĞİN SOĞANINI SOYMAK”
Bu canlı kanallık Longmont, Colorado’da verildi

 Lee Carroll kanalıyla

13 Ocak 2018

 Selamlar sevgililer, ben Manyetik Hizmetten Kryon’um. Bu sabah başladığımız konuya devam etmek istiyorum. Bazen hayat bir gizem gibi görüñür ve bu sabah söylediğim şey, İnsan, etrafınızda size öğretilmeyen enerjiler olduğunu kabul edinceye kadar – ki bu gizemin çoğunu açıklar -, bu gizem olmaya devam eder. Yüzünüzde daha büyük bir kaynak vardır. Bu sabah, bu büyük kaynağın gözlerinizin önünde olduğunu anlattık. Elbette, bu bir metafordur.

Gezegende yeni olan bir enerji var ve bunun tümünün yeniliği, geçmişin kehanetlerini kaldırırken insanlık olarak gerçekleştirdiğiniz şeyden gelir. Birçoğunuz hayatlarınız için bir döngünün sonu hakkında anlatılan kehanetler ile büyüdünüz. Tüm uygarlığınız 2000’den sonra devam etmeyecekti. Kavgacı yollarınız son savaşı yaratacaktı ve insanlığın yıkımı dünya çağında nükleer bir savaş ile olacaktı. Ama bu gerçekleşmedi.

Bunun yerine gerçekleşen şey tamamen tahmin edilmezdi. Düşünmenin yeni paradigmasına bir tırmanmanın başlangıcı oldu – bir çoğunuzun hazır olmadığınız bir değişim. Bundan dolayı, daha fazla anlayış olması için şimdi gerçekte etrafınızda ne olduğunu görmek için iyi bir zaman.

Bu sabah buna “gerçekliğin soğanını soymak” adını verdim. Soyup çıkardığınız ve incelediğiniz şeyin bir kısmı, bir çok şey hakkında doğumdan itibaren size anlatılan şeylerdir. Soyup çıkardığınız büyük bir katman, size Tanrı hakkında öğretilmiş olan şeylerdir. Başka bir katman, etrafınızdaki hayatın parçaları, diğer İnsan Varlıklar, içinde olduğunuz toplum ve hayat olduğunu düşündüğünüz en temel paradigma ile ilişkiniz hakkında öğrenmiş olduğunuz şeylerdir.

Var olan gerçekliğinizin soğanını soysaydınız ve hayatınızda gelişigüzel şans yerine eşzamanlılığı görseydiniz? Ya size asla öğretilmeyen bir gerçeği görseniz, belki de tasarlanmasına yardım ettiğiniz bir gerçek? Ya bu, neden burada olduğunuzun bir parçasını göstermiş olsaydı? Bu, hayatın kendisine karşı tutumunuzu değiştirir miydi? Gelişigüzel durumlarla savrulmak yerine, tasarlanmasına yardım ettiğiniz şeyin kontrolü sizdedir! Tüm bunlar eski bilgileri soyup çıkarmaktan geldi.

Bunu daha önce söyledik. Bugün toplumunuzu tam gözlerinizin önünde değiştiren bir enerjide oturuyorsunuz. Şimdi bile, bunu her gün haberlerinizde görüyorsunuz. Aniden, belirli durumlardaki bütünlük farklı şekilde görülür. Bu neredeyse çekilen bir perdeye benzer ve yüzyıllardır bütünlük dışında olan şeyler şimdi ifşa olmaya başlar! Fark ettiniz mi?

Öğretimiz şu oldu: Çağlardır eski, karanlık enerjide var olmuş olan şeyler ışıkta var olmaya devam edemez. O paradigmayı nasıl tanımlardınız? Bunun ismi nedir? Birçoklarının kullandığı isim aydınlanmanın evrimidir. Metafor, ışığın karanlık bir yerde açılmasıdır ve bu sadece spiritüel şeyler için değildir. Bu, kültürünüzdeki bir çok nitelik içindir ve beklemediğiniz enerjiler ve reaksiyonlar yaratıyor.

Bu yeni enerjinin her şeyi etkileyeceğini anlatık. En sonunda, anlattığım şeylerin bir seviyede her yerde gerçekleştiğini göreceksiniz. Bunu kurumlarda göreceksiniz; bankacılıkta göreceksiniz; hükümet programlarında göreceksiniz; politikada göreceksiniz; ve yeni bütünlüğe ve şefkatli enerjilere tamamen farklı bir şekilde tepki veren bir nüfus göreceksiniz.

Kryon, bu ne kadar sürecek?” Yine, yanıt “evet”tir. Size gelecek potansiyeli verdim ve bu tamamen sizin tarafınızdan kontrol ediliyor. İnsanlığın eski paradigmaları ne kadar hızlı bırakmaya başlayacağı size bağlıdır. Yavaş olmasının nedeni? Geçmişte çok iyi işlemiş olan şeye katılmak size çok iyi hissettiriyor. Hisleriniz şöyle: “İşle böyle yürüyor! Bana ne anlatırsan anlat, işlerin işleme şeklini değiştiremezsin.” Bu itiraza yanıt aşağıdaki gibidir: İşlerin işleme şeklini değiştirecek olan yeni bir paradigma geliyor. Meydan okumanız bu gerçeğe inanmak ve bunu gözlemeye başlamaktır. Bu değişimleri görmek, söylediğimiz şeyin gerçeğini güçlendirecek. Birçokları için, bu daha önce olduğu kadar rahat olmayabileceği anlamına geliyor, çünkü bu yeni paradigmadır ve insanların alışık olduğu veya beklediği bir şey değildir.

Eski  yoldan farklı bir yola bu paradigma değişimi iki adım ileri ve bir adım gerinin tekrarlanan senaryosunu gerektirebilir. Sizi ağlatacak şeyler ve daha karanlık yollara geri dönüş olduğu görünen diğer şeyler olacak. Bunun nedeni, bu geçişin Polyanna dünyasında gerçekleşmemesidir. Bu, enerjilerin savaşını temsil eder, ama şimdi ışık önce olduğundan daha kuvvetlidir. İnsanlık çok eski bir karanlıktan yeni ışığa gidiyor. Gerçekte neler olduğunu göstermek için, size daha önce hiç vermediğim bir metafor vermek istiyorum.

Metaforik Satranç Oyunu

Yüzyıllardır, satranç adı verilen oyunu oynamaktasınız. Bu nedenle bu, karanlık ve ışığın satranç oyunu metaforu olacak. Bu metaforu seviyorum, çünkü gerçek satranç tahtasında siyah ve beyaz karakterler zaten vardır. Aslında bunu karşılaştırmak için 3B de bir şeyiniz var.

 Bu metaforda, diyelim ki karanlık enerji oyuncuları ve ışık enerji oyuncuları var. Odadaki her bir ruh ve bunu dinleyenşer çok uzun zamandır ışık/karanlık bulmacasında – dualite savaşında – oldular. Bunu geçmişinizin satranç oyunu olarak düşünün. Siz tahtadaki beyaz parçaları temsil ediyorsunuz ve tarih boyunca her zaman ışığın tarafında idiniz. Kuralları oluşturulmuş bu oyunda, bütünlük, dürüstlük, şefkat ve ışık ile çalışmaya çalıştınız. Ama, bu hiç de iyi gitmedi. Her zaman kaybettiniz. Oraya buraya gittiniz, ama bu satranç oyununda karanlık karakterler her zaman avantaja sahipti. Aslında, kuralların karanlığın lehine olduğu görülüyor. Karanlık bilinç bir oyuncuyu esir alırdı ve ilerlerdi ve en sonunda oyunu bitirirdi. Çok az oyun kazandınız.

Metaforik olarak, İnsan tarihinizde dört kez bu oyunun sonunu gördünüz. Bu, kötü bir şekilde biten ve yeniden başlamak zorunda kalan Dünyadaki önceki dört uygarlığın metaforudur. Bu oyunun sonu her zaman istemiş olduğunuz şeye karşı mantıksız oldu. Aklınızda, ışık kazanmalıydı. Karanlık kazandığı zaman, bu “kazanan her şeyi alır” idi ve kazanan yıkım, ölüm, savaş ve düşük bilinç idi. Karanlığın üstünlüğünün mantıksız olmasının nedeni, daha önce söylediğimiz şeydi: Düşük bilinç önünde olan şeyi göremez. Önlerinde olan şeyi hesaplayamazlar, çünkü onun için ışık yoktur. Size “aptal, aptal olduğunu bilmez” dedik. Bir fikirleri yoktur. Dünyayı çözdüklerini sanırlar, ama sadece karanlığın görmelerine izin verdiği şeyi görürler. Ayrıca kazanırlarsa bunu göremezler, bu insanlığın vefatıdır.

Diğer taraftan, beyaz oyuncular saklanan ışık olduğunu ve kendisini zafer ile göstereceğini her zaman biliyorlardı. Savaşın işlevsiz olduğunu ve asla bir çözüm olamayacağını biliyorlardı. Yine de tekrar tekrar savaş kazandı. Başarmayı istediği şeyi başaran bir savaş asla olmadı, asla. Yeni bir mücadeleye yol açan, her zaman işlevsiz bir yanıt oldu. Kanıt? Eğer savaş çözüm olsaydı, o zaman sadece tek bir savaş olurdu. Bunun yerine, her savaş daha fazla savaş olan sonraki bölümü tohumladı. Öyleyse, neden ışık kazanmadı? Her şeyden önce, ışık görebiliyordu ve karanlık göremiyordu.

Beyaz oyuncular her zaman oyun tahtasındaki parçalarını sevgi ve şefkat, bütünlük ve dürüstlük ile itiyorlardı. Yardımcı olan şaman ve bilge insanlar vardı. Daha iyi bilenler oradaydı. “Bunu sevgi yapsın, bunu şefkat yapsın” diyenler oradaydı. Yine de ışık asla kazanmadı. Yüzyıllardır, ışık asla kazanmadı.

Sonra bir şey oldu. Bu metaforik eski satranç oyununda, kimin nereye ve ne zaman gidebileceğinin kuralları her zaman karanlık oyuncuların tarafındaydı. İnsan doğası karanlık oyuncuları tercih ediyordu ve korku her zaman işe yarayan alet idi. Bu nedenle karanlık oyuncular çok fazla göremese bile, köşeye sahiplerdi çünkü tahtadaki ışık oyuncularını kandıran veya zorlayan kuralları kullanarak ilerleyebiliyorlardı. Oyunun kuralları karanlığın lehine idi ve kurallar ne pahasına olursa olsun korunuyordu.

Gerçek yaşamda diğerleri ile oynadığınız satranç oyununun siyah ve beyaz parçalar için tam olarak aynı kuralları vardır. Ama bu metaforda, kurallar insanlığın bilincine bağlı olarak hareket ediyordu. Düşük bilinç ile, kurallar her zaman taraflı idi. Karanlık parçalar, beyaz parçaların gidemediği yerlere gidebiliyordu. Beyaz parçalar asla bunu bilmiyordu ve kuralların eşit olmasını umuyordu. Ama eşit değildi ve karanlık yönetiyordu.

Büyük Değişim

Beşinci ve son oyunun sonundai karanlık tekrar kazanıyordu. Kitlesel yıkım silahları yeniden icat edildi ve yayıldı ve bir diğer kötü son geliyor gibiydi. Bu 50 yıl önce kültürünüzün kehaneti idi. Karanlığın adaletsiz ve taraflı kurallar yine hüküm sürdü, sadece bu kez insanlığın yeniden başlatlması olmayacaktı. Bu bittiği zaman, Dünyanın kendisi tüm hayat için harap olacaktı. Kadim takvimler bir kez daha 5,200 yıllık uygarlığın neredeyse sona eren saatlerini sayıyordu. Tüm karanlık parçalar, daha önce olduğu gibi yine oyun tahtasında ilerledi, beyaz parçaları itti. Ama sonra bir şey oldu, ezoterik ama enerjisel olarak görünür bir şey gerçekleşti.

Kryon’un bu gezegene geldiği zamandan biraz önce, Sovyetler Birliği çöktü ve var olmaya son verdi. Kehanet edilen son zamanlardaki ana oyunculardan biri gitmişti. Bu kutsal kitaplarınızda asla kehanet edilmemişti. Bunu biliyor muydunuz? Bunun kehaneti kutsal metinlerde nerede? Onu bulun. Bu, beklenmekte olan şeyden o kadar derin bir şekilde farklıydı ki, ezoterik entellektüeller şu soruyu sormaktalar, “ Çoklu gerçeklikler var olabilir mi ve insanlık bunlar arasında hareket edebilir mi? Aslında siz hala oradayken yok olan bir dünyanın olduğu bir yer var mı? İnsanlık bir şekilde başka bir Evrende veya boyutta o potansiyelin üzerine mi yükseldi, başka bir yöne mi gitti?” Aslında bu potansiyeli başka bir kanallıkta tartışmıştık ve yanıt, gerçekliğin sorunun algısında olduğudur, ki bu şeylerin nasıl işleyebileceğinin lineer fikrine dayalıdır. Öyleyse bu başka bir boyuttaki başka bir gerçeklik mi?

Çoklu evrenler vardır. Buna kanallık yaptık. Çokboyutlu gerçeklikler var. Bunu daa önceki bir mesajda anlattık Sizler aslında ‘80 lerin sonnda yarattığınız yeni bir gerçekliktesiniz ve eski kehanetlerin bilincinden çıktınız. Şimdi kehanetler olmayan yeni bir gerçekliktesiniz! Durun. Bu size ne anlatıyor? Aslında, belki Dünyanın artık eskiden oldupu gibi olmadığı bir boyuta girdiniz? Bakın, bugün bulunduğunuz yer hakkında konuşan hiç bir kutsal metin yok. Fark ettiniz mi? Bu size nasıl hissettiriyor?

Farklı gerçeklikler boyutsal değişim taşır. Ama, sadece siz dramatik olarak değiştiğiniz için, bu eski gerçeklikte var olmaya devam ettiğiniz anlamına gelmez. Bunun yerine, siz gerçeklikler arasında ilerlediniz – daha önce hiç yapmadığınız bir şey.

Bazılarınız için, bu doğru hissettirmiyor. Bir harita istiyorsunuz, öyle değil mi? “Buradasın; buraya doğru gidiyorsun ve işte şidmi yapmakta olduğun şey” diyen bir tür harita istiyorsunuz. Ancak, bu yeni gerçeklikte, bir haritanız yok ve olmayabilir. Çokboyutu hale hafifçe girmek bile, gerçekte neler olduğunun gariğ algılarını yaratır. Bazıları geçişten korkuyor.

Ama dahası var. Satranç oyununa ne dersiniz? 2012 geçişiyle, başka bir şey oldu. Görüyorsunuz, bu muazzam enerji değişimiyle satranç oyununda bir kural değişikliği geldi. Karanlık parçaların köşeye sahip olması yerine, şimdi beyaz olanlar buna sahip ve sadece ışık ve karanlık yerine, daha önce orada olmayan, beyaz parçalara uygulanan bir bilinç var. Öyleyse, satranç oyununu kim kontrol ediyor? Siz!

Yeni Kurallar

Daha fazla ışığın gelişiyle ve şefkatin ileri bilinci ile geçişi yapma sürecinde, oyunun kuralları değişti. Şimdi, aniden satranç oyunundaki her beyaz parça kendisini kopyalayabiliyor! Karanlık tarafından oyun tahtasından itilen kaybeden oyuncular olmak yerine, yüksek bilinci olanlar daha fazla oyuncular yaratıyor ve en sonunda diğer tarafı yenecek. Karanlık parçalar aynı şeyi yapabilirdi, ama karanlıkta göremedikleri için, bir fikirleri yok. Yeni kurallar burada ve yeni bir benlik yaratma yeteneğini hissedebilenlerin tarafında.

 Size bir şey anlatayım: Tam şu anda yeni oyuncuları ve paradigmaları yaratanlar aslında haberlerinizde! Bunu görebiliyor musunuz! Bütünük ortaya çıkmaya başladığı zaman ve karanlık fikirler ve eylemler artık görünmeden karanlıkta etrafta sürünemedikleri zaman neler olduğunu görebiliyor musunuz? Bunun yerine, yeni ışık onların üzerine parlıyor ve bunu herkes görüyor! Sevgililer, bunun farklı olduğunu bilmek zorundasınız! Bunu gözlemenizi söylemiştik ve işte burada.

Bunlar kendilerinin daha fazlasını yaratan, satranç tahtasında karanlığı yenen ışığın satranç oyuncularıdır. 2012 den sonra bugğn bu sizsiniz. Bir gün, aslında geçmişten gelen enerjinin değişmesi nedeniyle takvimi resetlediğiniz zaman, “sevginin dağıtılması”nın doğuşundan 600 yıl sonra yaptığınız gibi dünya takvimini değiştirebilirsiniz [MÖ – MS geçişi]

Savaşın sonu, bulmacanın sonu değil. Bu başlangıçtır. Herhangi bir şeyin çözümü olarak diğer İnsan Varlıklarını öldürme fikrine, İnsan Varlığının yapabileceği en işlevsiz, barbarca şey olarak bakılacağı bir zaman gelecek. Bu şeyleri sadece okuyacak ve sadece eski haberlerde görecek olan gelecek dünyanın potansiyeli vardır.

Sevgililer, uyandığınız ve eski kuralların ve eski gerçekliğin soğanını soyduğunuz zaman, içinizde sahip olduğunuz şaşırtıcı gücü göreceksiniz. Bu güç gerçekte yıldızlardan geldi. Güç? Şunu dinleyin: Bilincinizin neler yapabileceğini kavradığınız zaman, hastalığın aydınlanmış bir bedende hayatta kalamayacağını kavrarsınız. Ne? Bilincin bedeninizin kimyasını değiştirebileceğini mi kastediyorsun? Evet ve bu neredeyse 30 yıldır bizim öğretimiz oldu. Gezegenin yerli insanlarının çoğu bunu yaptı ve siz de yapacaksınız. Bu nedenle, bir “şifacı” ne yapar? Şifacı bilinç koçu olur! Hastalığı elimine etmeye yardımcı olmak yerine, öğreti hastalığı asla içeri sokmayacak bir beden kimyasının nasıl yaratılacağı olur!

Bu yarın gerçekleşemeyecek, sevgililer. Siz, 2012 den bu yana geçtiğiniz yıllarda  sadece ancak köşeyi döndünüz. Bu zor kalıyor ve hiç kimse değişimi sevmiyor. Işıkişçileri, size yeni bir paradigmayı deneyimliyorsunuz dediğim zaman, bu birçokları için çok gerçektir. Bir çoklarınız için çok farklıdır, hata bazıları şöyle söyler, “Bunu yapamam; bu çok zor, yaşamlar boyu istediğimiz şey bu olsa bile.” Bu geçişim zor olmasına şaşırdınız mı?

Bitirirken size bir şey anlatmak istiyorum. Bu geçişi bu kadar zor bulmanızın ana nedeni, bunun bildiğiniz her şeyin yeniden çalışılması olmasıdır. Bir paradigmayı, bir sistemi değiştirdiğiniz her seferinde işlerin olma şekli zordur. “Neden? Neden değiştirmek zorundayız?” diye soran o parçanız olacaktır. Yanıt, daha önce işitmiş olduğunuz yanıttan farklıdır. Yaşamlar boyu her zaman gitmek istediğiniz yere gitmek için – hayatlarınızı kontrol ettiğiniz ve kendi kültürünüzü ve uygarlığınızı kontrol ettiğiniz yere. Birbirinizi sevebileceğiniz ve “birleşmiş insanlık” olan bir şeye sahip olacağınız bir zaman olacak. Bu, hepinizin komşularınızı tanıyacağınız bir zamandır. Bu gördüğümüz potansiyeldir, gezegenin yok oluşu değil, bitiş değil, ama yenilenme.

Geldikleri zaman Pleiadeslilerin size göstermiş oldukları olma yolu, zamanla özgür seçim ile yaratabildiğiniz bir şeydi. Bu yeni partiye hoşgeldiniz, sevgililer. Sonra ne olacağının anlama yolunuzdasınız.

Daha fazlası geliyor. Beklemediğiniz gemlekte olan şeyler var ve bunların negatif veya pozitif olması gerekmez. Bunlar yalnızca beklediğiniz şeyden farklıdır.

Yaşamlar boyu dört gözle beklediğimiz bir şeyi görmeye neasıl tepki verirsiniz? Korkudan siner ve ‘Bunu yapamam! Korkuyorum!” mu dersiniz. Veya bunun yerine, “Tüm bu belirsizlik ve büyüme tam olarak beklemekte olduğum şey” mi dersiniz. Bu yeni ışıkta satranç oynayalım.

Bu sözünü ettiğimiz özgür seçimdir.

Ve öyledir.

KRYON

(Çeviri: Saffet Güler)