KRYON – İRAN ÜZERİNE

KRYON On İkinci Kitap: PERDEYI KALDIRMAK
2007’de yayınlandı

“İki şeyi gözleyin. Bunların zamanlamasını size veremem, çünkü bu size ve sizin serbest seçiminize bağlı. Dilerseniz buna kehanet diyebilirsiniz, ama sadece eğer siz sözünü ettiğimiz burada olan potansiyelin enerjisini izlerseniz bu gerçekleşecektir. Bu gezegende politik olan iki şeyi izleyin. (1) Yumuşak devrimler. Bu terimi dilediğiniz şekilde tanımlayabilirsiniz. İki önemli ülkede yumuşak devrimler. Biri Çin. Biri İran. Ve bu devrimler – bütün zorluklara rağmen – bir bilinç değişimini, geri kalanınızda bir barış hizalanmasını tetikleyecek. Bunu gözleyin. Eğer bu yolda kalırsanız bu kaçınılmazdır. [2] Sonra büyük bir şey daha var. Orta Doğu’da, İsrail’de, tam Kudüs’te bir değişim. Bunu gözleyin. Beklenmeyeni. (3) En sonunda, daha önce sözünü ettiğimiz daha genç bir insanı göreceksiniz [İsrail’de].

Bu gerçekleşiyor, ama şu anda sizin için saklı olan bir şekilde. Bunu göremeseniz bile benimle kutlayabilir misiniz? Gerçekten meydana gelen şey budur. Bunu haberlerinizde göremezsiniz, ama oradadır.

‘Perde’nin Ötesi, İllüzyonlar ve Karışıklık’tan alıntı

2008’de yayınlandı – Ariane Publications –Kryon ile bir görüşme – Sadece Fransızca.

Kryon’un İran ile ilgili verdiği bilgi…

“İran ile ilgili, Sovyetler Birliği ile ilgili olan kötümser bakış açısı kehanetlerinden bir fark yok. Gerçekte, mekanikler benzerdir. Geriye gidersek, Rus insanları düşman değildi, ama diktatörlük liderliği düşmandı. Liderlik dağıldığında, “son savaş” olmadığını fark edebilirsiniz. Bunun içeriden gerçekleştiğini ve Rus insanlarının bunu sona erdirenler olduğunu fark edebilirsiniz. Onlar bilge olanlardı ve bu barış çabasında onlara katılan dünyadaki tüm diğerlerinden gelen ışığı kullanarak, tarihi değiştirme kararını verenlerdi. Savaş yoktu, ölüm yoktu, bombalar yoktu… ve batı şaşkınlık içinde kaldı.

İran’ın insanları çok bilgedir. Onların çoğu gençtir… sizin uygarlığınızın ortalama yaşından daha genç. Sizin sahip olduğunuz sayıda yaşlı insanlara sahip değiller, farklı düşünmekteler. Ve tamamen radikal olmak ve kendi Tanrıları için bir tür son savaşta kendilerini buharlaştırmak yerine, çoğu liderlerini nasıl denetime alacaklarını sessizce merak ediyorlar, ama hala imanlarını taşıyorlar. Onların çoğu kendi dinleri içinde onlara bolluk ve daha huzurlu bir hayat getirebilecek bir durumu yaratmayı diliyor. Hata yapmayın. Onlar batı ile müttefik (batıya bağlı) değiller veya olmak üzere değiller. Bu onların arzusu değil. Onlar kendi soylarını ve kendi peygamberlerini seviyorlar. Ama riske girmeye ve onları yıkımın eşiğine getirmeye hazır olduğu görünen yaşlı insanları tarafından idare edilen, emre hazır (harcanabilir) şehitler oldukları fikrini değiştirmeyi diliyorlar.

O küçük topraklarda oradaki neredeyse her vatandaşa zenginlik getirecek türde kaynaklara sahipler. Bu nedenle, onların bilgelikleri barış yapıcı ve sanayici bir bilgeliktir. Onların büyük peygamberleri onlara BİRLİĞİ öğretti ve buna rağmen hükümetleri en yüksek seviyede bölünmeyi arıyor… ve gezegenin karmik nesline karşı (Museviler). İran’ın bu vatandaşları liderlerinin budalalığını düşünüyorlar ve yaşamlarını ve ülkelerini kaybedecekleri korkusuna sahipler… ve eğer hiçbir şey yapmazlarsa haklı olabilirler. Böylece işte burada da tekrar serbest seçim var.

(Çeviri: Saffet)