12 – Işık Taşımak Müthiş Bir Görevdir

Hepiniz için kendi kimliklerinizi çok daha geniş bir anlamda yeniden tanımlamanın zamanıdır. Kozmosta sizin ve hatta siyasetçilerinizin çoğunun hiç bilmediği olaylar oluyor. Tanrıları tanımlamanıza ilişkin saçmalıklara -tanrıların bu gezegene uzaydan gelen, özel yetenek ve becerilere sahip, ruhsal nitelikli varlıklar olduğu düşüncesine- bir son vermek zorundasınız. Gelecek birkaç yıl içinde tür olarak bazı son derece rahatsız edici düşünceleri ortaya çıkaracaksınız. Sizleri Işık Ailesi’nin kararıyla seçeneklerinizi anlayabilme ve bilgilenmeye hazırlıyoruz.

Sizinle çok boyutluluk düşüncesini -pek çok yerde olabileceğiniz ve bilincinizi değiştirebileceğiniz anlayışını- vurguladık. Bu Dünya dışında yaratılmış bir dizi dünya olacağı fikrini paylaştık sizinle. Zaman gelecek, sizinle paylaştığımız her şeyden kuşkuya düşeceksiniz. Sisteminiz sarsılacak ve bilgisiz olduğunuz boyuta inanmak istemeyecek, böylece verdiğimiz bilginin geçerliğini bir süre yadsıyacaksınız.

Size ancak kendi hızlanmanız temelinde bilgi sunabiliriz. Kendinizi geliştirmek ve bilgi istemeyi akıl etmek zorundasınız çünkü müdahaleye ilişkin tanrısal bir yasa bulunuyor. Yasayı çiğneyip Dünyaya müdahale eden pek çoğu var. Atalarımızın dünyasında bile bunu yaptılar. Buranın bir özgür irade evreni ve özgür irade bölgesi olduğunu, elbette bunun altında yatanın da her şeye izin olduğunu yeterince tekrarladık. Bundan dolayı her zaman diğerlerinin üzerinde efendi, usta ve otorite olmak isteyenler bulunacaktır. Burada ne kadar çok varlığın diğerlerini kontrol ettiğini fazla basite indirgediniz.

Işık Ailesi, ışınlar boyunca her yöne doğru müthiş bir hareketin olduğu toplumlar yaratma merakı ya da tercihiyle tanınmıştır. Bu ne demek? Işık bilgidir, onun için de Işık Ailesi bilgi ailesidir. Sizin zaman anlayışınızda belki milyarlarca yılı bilinç denetimini araştırmak ve yaymakla geçiren bilinçler -savaş aileleri- vardır. Zaman sınırlamasının dışında varolan bir evrende özgür irade alanındaki bütün senaryolar sahnelenir.

Bu sizin için, kendinize ilişkin görüşlerinizi kökten değiştirip sınırları aşma zamanı. Sizin için bu, gündelik yaşam dramaları ve olaylarının önemsizliğini geride bırakıp gerçekleşmekte olan daha yüksek dramayla kozmik bir düzlemde bağlantıya geçme zamanı. Bu şekilde kendi niyetleriniz amaçlarınız ve dramanız hakkında daha iyi bilgi sahibi olabilirsiniz. Hem kendi kimliğinizi, hem de kimliğinizle seçtiğiniz herhangi bir dünyaya gitme yeteneğinizi anlayacak durumda olmak zorundasınız.

Işık Ailesi ya da bizim adlandırdığımız şekliyle “Beyaz Fanilalıların Dönüşü”nün bu öyküsü sizin kim olduğunuzdur. Belli bir görevi yerine getirme, görevli olma ve buraya yapmaya geldiğinizi anımsayıp yerine getirme sözü verdiniz. Size dünyalarınız ve içlerindeki kimliğinizin temelden değişeceğini, bu zamanların yaklaştığını söyledik. Çoğunuz değişti. Döner, bir yıl önce kim olduğunuza bakarsanız şimdi çok daha güçlenmiş olduğunuzu hepiniz göreceksiniz.

En iyi durumda hepiniz, her an kendi gerçekliğinizi yaratmakta olduğunuzu, kullanılın, kullanılmayın, deneyimlediğiniz her durumun kendi tasarımınız olduğunu hissetmeye başlıyorsunuz. Bu zamanda, her biriniz düşüncenizi gerçekleştirme yeteneğine sahipsiniz, çünkü şimdi bilginin gezegene yönelik vericileri haline gelebilmeniz için kozmik bilgi ağını bedenlerinize çekme zamanı. Bu, bedeninizin dışındaki ışık şifreli iplikçikler tarafından harekete geçirilen ağdır.

Göklerden kimlerin geldiğini çok daha iyi ayırt etmek zorundasınız çünkü aldatılacak, kandırılacak ve bunu anlamayacaksınız. Sizi aldatıp kandırmanın ne kadar kolay olduğunu biz bildiğimiz için bunu görüyoruz. Bazen sizi harekete geçirmek için bunu yapıyoruz. Sizinle birçok numaraya başvurduğumuzu söylemiştik. Gerekliydi; size bütün gerçeği söyleyecek olsak çoğunuz çoktan arkasını döndüğü gibi kaçar giderdi.

Size yavaş yavaş güven telkin ettik. Size ayrıca bu sistemin -sizin kendinizi yarattığınız, gerçekliğinizi düşüncelerinizle yarattığınız anlayışı- temel yapı taşlarını alabilmeniz ve Işık Ailesi tarafından tasarlanan bir dünyayı ifade edebilmeniz için yeni bir ek bilgi verdik. Bu şekilde, yepyeni bir olasılığın ileri atılabileceği bir plan ve yeni bir ağ bu Dünyanın bir kısmına yayılabilir. Siz ve yeni olasılık olmaksızın Dünyada bir zaman büyük bir kozmik savaşın gerçekleşme olasılığı var.

Hissetme merkezinize uzanın ve olanlara ilişkin bu dünyaya yayılan karmaşayı hissedin. Bu gezegen, çok düşük bir frekansta, hayatta kalma, güçsüzleşme temelli bir frekansta işledi. Kimliğiniz, kendinizin dışında toplayabilecekleriniz üzerine oluştu. On iki sarmal, iki sarmalın temsil ettiği ve çevresindeki her şeyi konu dışı bırakacak. Biriktirilen bütün para, sahip olunan mal mülkün -size kimlik sağlayan iki sarmala dayalı bütün güvenliğin- gezegenin evrimiyle hiçbir ilgisi yoktur.

İnsanlar, yaşamlarını belirleme yollarının şimdi çökmekte olduğunu anlamaya başladıkça, bir korku ve belirsizlik içine girdi. Bunu hissedin. Işığın bu çöküşün suçlusu olduğunu, Işık Ailesi’nin ve Frekans Bekçilerinin üyeleri olarak sizlerin de, yeni frekansı gezegene yayınlayan elektromanyetik yükleri taşıyarak bu çöküşe neden olduğunuzu görün. Yeni bilincin bu karmaşasının yaratılmasına yardım ediyorsunuz.

Dönün, kendi yaşamlarınızın son bir ya da iki yılını gözden geçirin ve sizin de inanılmaz bir bilinç karmaşası yaşamış olduğunuzu ayrımsayın. Kim olduğunuz, nerede yaşamak istediğiniz, kiminle birlikte olacağınız, birisiyle birlikte olmaya devam etmek, çocuk sahibi olmak, ana baba olarak kalmak ve pek çok başka şeyi isteyip istemediğiniz konusunda karar alma karmaşası içindeydiniz.

Düşüncenizi içinde bulunduğunuz topluluklara çevirin ve insanların yaşamlarını bir temele oturtma tarzlarının nasıl yavaşça moloz yığını olmaya doğru kaydığını hissedin. Gerçekliğin küresel kavranışı gitti gidecek. Temel kayıyor, kayışı şu anda göremeyenler var. Kaymanın en anlamlı nedeni, eski bilgiyi ilkel ve yıpranmış kılan erişilebilir yeni bilgi, bunun da sorumlusu sizlersiniz. Dolayısıyla, bir ölçüde kendinizi bu yoldan geçerek evrimleştirmekten, kendi esin biçimleriniz olmak, başkaları için yaşayan örnekler olmaktan sorumlusunuz.

Son derece etkin bir rol oynuyorsunuz. Işık, karşılaştığı her titreşimsel frekansı değiştirmekle tanındığı için, “Ah, olamaz, ışık geliyor!” diyen çok insan var. Işık bilgi taşır, bilgiyse sistemleri eski sistemlerin artık varolamayacağı kadar genişletir. Böylece ışık yok etmek üzere hareket ettikçe geride bıraktığıyla yeni sistemlere hayat verir. Yeni bir düzen kurulur.

Kimileriniz kendisini yıkıcı olarak düşünmekte zorluk çekiyor çünkü yıkıcılığa ilişkin bir inanç sisteminiz var. Bir paradigma bu. Ve bu titreşime sıkışır kalır, böylece düşünceleri yok etmezseniz gerçekliğin deneyimlenmesinde çok sınırlı bir hale gelirsiniz. Evet, kesinlikle yok edicilersiniz sizler. Karanlık ve bilgisizliğin egemen olduğu sistemleri yok ediyorsunuz. Bütün bu sistemleri yok etmek üzere içlerine giriyor ışık. Yıkımın deneyimi ise, bilincin, yok edilene ne kadar kuvvet ya da nasıl bir tutkuyla asıldığına bağlı.

Olaylar şiddetlendikçe kim kurtaracak sizi? Nerede kurtarma ekibi? Kurtarıcı sizsiniz. Dönüşümün gerçekleşmesi için oluşturmanız gerekeni kullanmak zorundasınız. Her türlü alemden inanılmaz bir yardım alıyorsunuz. Ancak yine de her şey size bağlı, bize değil. Frekansı yalnızca bağlılık, kararlılık ve irade gücüyle değiştireceksiniz.

Fiziksel bedeninizde kim olduğunuzu keşfedin çünkü o sizin gücünüzün uzantısı. Işığı bedeninize taşıyarak frekansı gezegene getiriyorsunuz ve bu frekansta bilgi var. Işık frekansı, kimliğinizin ve size özgü bilincin tarihini içeriyor. Dediğimiz gibi, sizin tanrılarınız olmak üzere gelenler, onlarla aynı becerilere sahip olmanız halinde sizi denetleyemeyecekleri için bu bilinci veri tabanınız ya da hücre yapınızda dağıttılar. Adına “Düşüş” denilen biyogenetik deney ve dönüşümü gerçekleştirdiler. İnsan türünün cehaletinin egemen olduğu zamandaydı bu. Çok uzun bir zaman dilimi boyunca süren pek çok deney yaptılar.

Işık, dağıtılmış olanı bir araya getirmeye temsil eder. Bu görevi yerine getirmek için bütün yapmanız gereken olmaktır. Sadece varolduğunuzda, kendinizi evrimleştirip kişisel yaşamınızı geliştirdiğinizde gerçekten de ışığın bütün diğer üyelerinin sizin gibi evrimleşeceğine kesin gözüyle bakmanız gerekir. Bizim size her zaman “buradayız” diye söylediğimiz gibi, varlığınızın burada olduğunu telepatik olarak yayınlarsınız. Biz de Işık Ailesi’nin üyeleriyiz, bilgiyi getiriyor ve her yere yayınlıyoruz.

Hepinizin çevrenize koyduğunuz sınırları incelemeniz gerek. Evrimleştiğinize, geniş bir bakış açısına sahip olduğunuza, birçok şeyi gördüğünüze inanıyorsunuz. Yola nereden çıktığınız düşünülürse gerçekten de ilerleme kaydettiniz. Bununla birlikte ne yapabilip yapamayacağınıza olan inancınızı sınırladığınızı görmediğiniz konusunda size güvence veririz. Onlar, sizi bu gerçeklik frekansına bağlayan ipler.

Bu sınırlamalar sizi, içinizde uyanan bilgiyle harekete geçmekten alıkoyuyor. Bilgi, ruhsal yükselişin bir parçasıdır. Ruh alemiyle daha büyük bir uyum içinde olmanız için gerçekliğin çeşitli katmanları ortadan kaldırılıyor. Ruhsal ilerleme budur. Sınırlamalardan vazgeçmenizi, ve yaşamanızın her bir yönünü belirleyip korumayı bir yana bırakmanızı istiyoruz.

Işık taşımak müthiş bir görevdir. Işığa bir kez bedeninize girme izni verdiğinizde değişim sürecine başlaşmış olursunuz -kiminizin keşfettiği gibi bu süreç her zaman da sevinç dolu, yükseltici ve eğlenceli değildir. Değişim süreci eğlenceli bir halde değilken yeltenebileceğiniz ilk şey kendinizi gelişmekten alıkoymaktır, değişim duygusal olaylara korkuyla karşılık vermeye dönüşür. Başka birisini suçlayabilir, sızlanıp yakınabilir, birisinin size bir şey yaptığına inanabilirsiniz.

Gezegenin geri kalanı buna inanır ama Işık Ailesi’nin üyeleri değildir onlar. Işık Ailesi’nin milyonlarca üyesi var elbette ve ışık, Kara Fanilalıların çok uzun bir zaman başta olduğu bu gezegene geri dönüyor. Kara Fanilalılar sizin korku, olumsuzluk, savaş ve hırs duygularınızla beslendi, bütün bunlara izin vardı. İlk Yaratıcı, karanlık takım kadar Işık Ailesidir de. İlk Yaratıcı her şeydir.

Size öykülerle öğretiyoruz. Belki günün birinde anlattığımız öykülerin ötesini göreceksiniz. Onlara ihtiyacınız kalmayacak, paradigmaları parçalayıp gerçekliklerin daha geniş bilgisine ulaşacaksınız. O güne dek ilginizi canlı tutup korktuğunuz -ruhunuzun en derin kısmında yolculuğa çıkmaya söz verdiğiniz- alanlara girmeye ikna etmek için size öykülerle sesleneceğiz.

Kısa bir süre içinde kimlerin gerçekten Frekans Bekçisi olduğunu, kimlerinse sadece sözünü ettiğini ayırt etmek önemli bir ihtiyaç haline gelecek. Gerçekliklerini yarattıkları zamanı yüzde yüz bildikleri için Frekans Bekçileri gezegende belli bir istikrar oluşturmaya çağrılacak. Farkındalıkların bilinçli yönlendirilmesi ve enerjileriyle insanlık yasalarına nasıl karşı koyacaklarını öğreniyorlar. Sözünü ettiğimiz kusursuzluk ve adanmışlığın derinliği burada yatıyor.

Sizinle söz düellosuna girmeyeceğiz ya da kendinizi iyi hissetmenizi sağlamayacağız. Kim olduğunuzu, ne yapmayı kabul ettiğinizi, bu gezegene neyi gerçekleştirmek üzere geldiğinizi size hatırlatmak için buradayız. Size amigoluk yapmak, anımsamaya yüreklendirmek, insan bedeninde bekleyen mucizeyi keşfetmenize biraz rehberlik ve yardım etmek için buradayız.

Bu zamanda yapabileceğiniz en iyi şey, ortalara düşüp başka herkesi “kurtarmak” değil, kendi frekansınızın koruyucusu olmaktır. Olanlar karşısında farkındalık ve anlayışınızı tutarlı bir şekilde sürdürmek için elinizden gelen her şeyi yapın. Size bilgi getiren ışık enerjisi ve yaratılışın frekansı olan sevgi frekansıyla tutarlı olun.

Yaratıcı tanrıların ellerinden besin kaynakları alınıp frekans engeli delindiğinde Dünya ağı değişecek. Aslında Dünya bir inisiyasyondan geçiyor. Üzerinde yaşayanlar Dünya için önemli. Üzerinde yaşayanlar evrimleştikçe o da daha büyük olanakların gündelik olaylar haline geleceği, erişilebilir olacak olan frekansın içinde yer alacakları için mucizelerin yaşama biçimi olacağı bir varoluşa doğru evrimleşiyor. Işığa ve bildiğinize göre yaşayarak her biriniz bu frekansın gezegen üzerinde yaşar hale gelmesine yardım ediyorsunuz. Bireysel nitelikli bir iş bu. Gruplar halinde çalışabilirsiniz, belli liderleriniz olabilir ama birey olarak kendinizi geliştirmek zorundasınız. Evrimleşip belli bir şekilde yaşamak üzere ışık size yol gösterdikçe coşku duymaya başlayacaksınız.

Bilgi toplamak için bizimle ya da herhangi biriyle sürekli birlikte çalışmanız gerekmiyor. Size gereken tek şey süreklilik, kendinizle çalışmak ve bizim yüce benlik dediğimiz şeyin anlamını aramaktır. Yüce benliğin ne anlama geldiğini hissedin -elde etmede tutkulu, özgürleşmiş, sevinç dolu olan, başarıda ise en yüce olandır o.

Bu gezegen umutsuzca yüce benliğin arayışında olan adanmış varlıklara gereksiniyor. Sözünü ettiğimiz -yaşamlarınıza getirmeniz gereken- süreklilik, varlıklarınızın içinde an be an bu yücelmeyi keşfetmeye söz verdiğinizi bilmenizi gerektiriyor. Bu yüceliş, frekans, his dalgası ya da titreşim olarak sözcüklere çevrilebilir. Titreşimi hepiniz ışık ve ses olarak anlıyorsunuz. Titreşimler süreklidir, zeka biçimlerini taşır ve iletirler. Kendinize baktığınızda ve bu yolda olduğunuzu unutmadığınızda -ve sürekli olarak ışığı bedeninize çektiğinizi, fiziksel bedeninizin frekansını yükseltmeye çalıştığınızı, insanlık yasalarına meydan okuduğunuzu, gezegen frekansını değiştirdiğinizi kendinize anımsattığınızda- dünyadaki bütün kitap ve kasetlerden daha fazlasını yapabilecek bir süreklilik üretiyorsunuz demektir.

Yüce benliğe bağlılıktan daha güçlü birşey yoktur. Bir kez ışık enerjisinden, yüceliş enerjisinden ve yücelmiş enerjiden yana tavır aldıktan sonra işaretlenirsiniz. O zaman, göreviniz için hızlandırılmayı istediğinizde bu enerjilerin önünüze koyduğu şeye uygun bir şekilde yaşamak zorunda olursunuz.

Birincisi ve en önemlisi, ışığınızı yaşayın. İçinizdeki bu ışığı cesaretle yaşayın. Kapalı kapılar ardında değil -yaşayın onu. Pembe dizi haline getirmeden ya da bir fanatik gibi elinizi kolunuzu sallamaksızın bildiğinizi anlatın. Sadece şöyle ifade edin: “İşte buna inanıyorum. Bunun için yaşıyorum.” Sözgelimi size birisi “Dikkat et” diyebilir, “soğuk alabilirsin.” Siz de şöyle karşılık verebilirsiniz: “Soğuk almaya inanmıyorum. Bedenimi hastalık için kullanmıyorum.” Böyle şeyler söyleyerek başkalarını uyandırabilirsiniz. Aileniz ve arkadaşlarınızla sohbetlerinizde bildiklerinizi söyleyin.

Nerede olursanız olun ışık sütununu kullanın. Hepinizin taç çakranızı açarak başınızdan gelen ve bedeninizi ışıkla dolduran bir ışık sütununu görselleştirmeesini öneririz. Kozmosun yüksek boyutlarından gelerek içinizi dolduran ve güneş sinir ağınızdan çıkarak parlak bir eterik yumurta içinde varolmanız için bedeninizin çevresinde bir ışık topu oluşturan bu kozmik ışık sütununu canlandırın.

Kendinizi ve Dünyayı sevdiğinizde, yeniden tanımlamak, yeniden tasarlamak ve insanlığın sınırlarını ortadan kaldırmak için burada olduğunuzu bildiğinizde bunu yayarsınız. Hayatınızı buna adanmış olarak yaşarsınız. Bize bunun için ne kadar zaman ayırmanız gerektiğini soracak olursanız yanıtımız; “Çok basit; bütün zamanınızı” olur. Bütününü. Hakkında endişelendiğiniz bir şey değil bu, sadece olduğunuz bir şey. Bunu yaşarsınız, kutsallığınızdır bu sizin. Işığınızı yaşadığınızda yaşamlarını aynı biçimde yaşamaya büyük bir ilgi duyanları kendinize çekeceksiniz ve sayınız arttıkça artacak.

“Ruh, beni çalıştırmanı istiyorum. Beni işe koy ve ne yapabileceğimi göster. Işığımı yaşama, gerçeğimi söyleme ve bu ışığı dünyanın her yerine taşıma fırsatı tanı” demeye karar verdiğinizde Ruh sizi işe koyacaktır. Ne yapabileceğiniz konusunda açık olun ve Ruh’la bir sözleşme yapın. Ruh’a, karşılık olarak ne istediğinizi söyleyin. Görüşme yapmanıza izin verecektir Ruh. Titreşiminizi yükseltmek için kendinize hizmet göreviyle çalışırken istediğiniz sözleşmeyi yazabilirsiniz. Kendi hizmetinizde ve kendinizi kişisel gelişim ve değişime vermişken çevrenizdeki herkesi yükseltirsiniz. Hizmet budur. Hizmet, gidip kendini kurban ederek, “Sizi kurtaracağım”, demek değildir. Hizmet, işi kendinizin yapıp size dokunan herkesin yolculuğunuzdan etkileneceği biçimde yaşamaktır.

Ruh ile biraz kanlı canlı bir ilişki kurup, “Dinleyin çocuklar, ben yaptım. Sordum ve istedim yapmayı. Hızlandırılmak istiyorum, lütfen, dedim” demenin yanlış bir tarafı yoktur. Hızlandırılmak istiyorsanız açık olun, harekete geçmeye çok hazır olun, size geldikçe simgeleri okumaya açık olun. Raftan bir kitap düştüğünde okuyun. Bir yere gitme fırsatı çıkarsa, “Kusura bakmayın, yapamam” demeyin, gidin. Yolunuza birisi çıktığında ve bir ilişki istediğinizi söylemişseniz ama o kişin donanımı uygun değilse yine de girin ilişkiye. Anlamsızlık içinde çalışırsınız ama belki de bütün bunlar Ruh’un kalıpları kırmak için getirdiği yollardır. Açık olur, her durumda iletişim içinde kalırsanız ilerleme kaydedebilirsiniz.

Hepiniz olayların nasıl oluşacağı ve nasıl bir ambalaj içinde geleceği konusunda endişeleniyorsunuz. Bunun farkına varmak önemli. Hızlandırılma istediğinizde mantıklı zihnin korkabileceği riskleri göz almaya hazır olun. Korkacağı için mantıklı zihin bunların kimisine karşı çıkıp sorun çıkarabilir. “Yapamam” ya da “Hiçbir anlamı yok bunun” dediğiniz anda kulak verin. Bunlar anahtar sözcüklerdir. Sadece şunu söyleyin: “İlahi bir şekilde rehberlik ediliyor bana. Hızlandırılmaya niyet ediyorum. Yükseltici bir görevde çalışmaya niyet ediyorum ve bu şansımı deneyeceğim. Anlamı olmasa da doğru olduğunu hissediyorum, onun için bu yolda yürüyeceğim.” Ama eğer iyi olduğunu hissetmiyorsanız anlamı da yoksa yapmayın. Hislerinize güvenin.

Devam eden bir toplanma var, seçilmişlerin toplanması. “Seçilmiş” olmanın anlamı nedir? Biz konuştuğumuzda anlayanlar ve içsel şarkılarını işitenler seçilmişlerdir. Tek başına seçilmiş olmak, sizin doğrudan saflardan öne çıkıp yapılması gereken görevi yerine getirmeniz anlamına gelmez. Sizi kim seçiyor? Siz kendinizi seçiyorsunuz. Seçkin bir kulübün üyeleri değilsiniz -öte yandan yine de öylesiniz. Bu kulübün üyeliği gönüllü ve hepiniz kim olacağınıza ve neden buraya geleceğine karar verdiniz. Cesaretin her birinizin adı olacağını ne kadar söylesek azdır.

Çoğunuzun kapalı kapılar ardında geçen bir yaşamı var. Derinlerdeki inançlarınızı herkese bildirmek istemiyorsunuz. Bir odada kimi çok uzağınızda olan çeşitli konularda tartışmayı son derece güvenli bulabilirsiniz ama işyerinizde, aileniz vb ile ağzınıza bir fermuar çekiyor, gerçeğinizi konuşma iznini vermiyorsunuz kendinize.

Şifreleri, sesinizi duymayı bekleyen çok sayıda insan var. Böylece siz seçilmişler toplanıyorsunuz bu zamanda. Cesaretiniz nedeniyle seçildiniz. Cesaretinizi şimdi toplamazsanız gelecekte toplayabileceğinizden emin değiliz.

Siz hepiniz gezegene bir görev için geldiniz, bu görev elinizde. Şimdi. Değişimin on yılı içindesiniz ve değişimin anlamını ayrımsayıp bütünlüğünüze kattıkça, bu, yaşamlarınızın her birini değiştirecektir. Değişim pek çok şeyden vazgeçmek, ayrılmak ve güvendiğiniz için başka şeylerle bir araya gelmek demektir. Güven, her birinizin ikinci isminiz olmasını isteyeceğimiz bir şey olsa da, sahip olmadığınızı hepinizin söylediği bir şeydir.

Güvenmek ne demektir? Düşüncelerinizin dünyanızı yarattığını içsel olarak bilmek, ilahi soğukkanlılık ve iç bilgiyle bir şeyi düşünürseniz onun olduğundan emin olmak demektir. İşte bu, günün birinde kavrayabilmeniz için ifadenin bütün olanaklarıyla size döne döne sunmaya çalıştığımız konudur. Bir kez kavrayıp yaşamaya başladıktan sonra yaşamlarınızı değiştirir olacaksınız.

Altını çizmeye devam ediyoruz; harekete geçme zamanı şimdidir. Bu sizin için mutlaka zamanın daralması anlamına gelmiyor. Zaman azalıyor ve eğer harekete geçmezseniz rahatsız edici şeyler olabilir. Dediğimiz gibi, seçilmişler bir araya geliyor. Kendinizi siz seçiyorsunuz; onun için, kendiniz için yaptığınız plana göre çalışmazsanız zamanınız bir ölçüde azalacak. Her şey alt üst olup gönüllü olduğunuz gibi hayatınızı ışığın gerçek ışık düzeyinde yaşamayışınızın telaşı ortalığı sarmadan birkaç yıl daha var önünüzde, sonra çok geç olabilir. Başka bir deyişle, harekete geçmeyi erteler durursanız geldiğinde -belki de gerçek anlamda- deprem dalgasının altında kalacaksınız.

Katılmanız için size yolunun gösterildiği çaba ne olursa olsun, bu sizin tasarınızın, planınızın parçası olduğu için ilerleyebilirsiniz. Gelişirken de gezegenin evrimini etkilersiniz. Yaptığınız her şey evriminiz içindir. İnsanların kim, burasının ne olduğu anlayışına kavuştukça başkaları için yeni yollar açmaya başlarsınız. Asla hayal etmediğiniz olayların bir şekilde önünüzde oluştuğunu göreceksiniz. Kavrayışınızı aşan şeyler, hiç aklınıza gelmemiş, bizim deyimimizle “ayarlar” ya da fırsatlar olacak bunlar. Bu, ışığınızı cesaretle yaşadığınızı bildiğiniz zaman gerçekleşecek.

Işık taşıyıcıların önümüzdeki birkaç yıl içinde gündemde olma olasılığı yüksek. Bunun planın bir parçası olduğunu anlayın. Hepinizin, gerçekliğinizin nasıl tasarlanmasını istediğiniz konusunda açık bir niyeti olmak zorunda. Bu sizin esnek olmayacağınız anlamına gelmiyor; “Rehberlerim ve Dünyadaki evrim yolculuğumda bana eşlik edenlerin tümü; Niyetim, başarılı olmak. Niyetim, yaptığım her şeyde güvenlikte olmak. Niyetim, yaptığım her şeyde sevgi almak, sevgi vermek. Niyetim, iyi vakit geçirmek ve gereksinimlerime göre geçimimin bollukla sağlanması. Niyetim, maddi dünyaya aşırı düşkün olmamak.”

Evrimleşmek için kendi işinizi kendiniz görmek zorunda olmakla birlikte sizinle birlikte çalışmaya hazır birçok gezegen dışı ve bedensiz varlık var. Bütün yapmanız gereken, onları yardım için çağırmak. Çağırdığınızda her zaman bütün yardımın ışıktan gelmesini açıkça belirtin. Bütünlüğünüz içinde kalın ve uyanıklığınızı koruyun. Bu gezegende zeki birisinin ruhsal olarak farkında olduğu varsayılıyor. Kesinlikle yalan bu! Birisi parlak olabilir, insan yasalarını aşmayı öğrenebilir ama ışık ya da sevgi frekansıyla hareket etmiyor olabilir. Bunun farkında olun ve kendinize çektiğiniz yardımın doğası hakkında açık bir görüşünüz olsun.

Işık frekansının bilgi getirdiğini birçok kez belirttik. Sevgi frekansı, yaratıcılık ve yaratılışın bütününe karşı saygı ve bağlılık getirir. Işık frekansı olmaksızın sevgi frekansı çok eksik kalır. Işık frekansının içinizden değil, dışınızda bir şeyden geldiğini düşünürseniz bu gezegende durmadan yapılan bir şeyi yapar, sevgi frekansı propagandası yapan birine bir azizmiş gibi tapınırsınız.

İdeal, bilginin ışık frekansını taşımak -bilgi sahibi haline gelmek- ve bunu sevgi frekansı ile birleştirmektir. Bu, sizin kendinizi yaratılışın bir parçası olarak hissetmenizi, onu yargılamak ya da ondan korkmak yerine, içindeki her bilince kendisini öğretmeye doğru evrimleşen yaratılıştaki tanrısallığı ve kusursuzluğu görmektir.