13 – Sizler Kimin Amacısınız?

Bir amaç için varolduğunuzu söylemiştik. Kimin amacı için? Hiç düşündünüz mü? Siz kimin amacısınız?

Amacınız var çünkü bilincin bütün yönleri birbirine bağlıdır. Hiçbir şey sistemin dışında varolmaz; hepsi bütünün parçalarıdır. Kullandığınız araç (bedeniniz) ve ürettiğiniz enerjinin özü, yaşamdaki kişisel arayışınız için bir amacı olduğunu söyleyebileceğiniz gelişimsel bir sürekliliğin parçalarıdır. Ama bütüne ne gibi bir amaç katabilirsiniz? Sizin amacınızı kullanıp onunla büyüyen başka birisini düşünebiliyor musunuz? Varolduğunu bilmediğiniz bir enerjiyi?

Evren, domino sistemini temel alan bir şekilde birbirine bağlıdır. Bu belirli sistemde bilincin kendisini deneyimleyebilmesinin yegane yolu bu olduğu için bilincin bütün yönleri bu evrende etkileşim içinde olmak üzere bir araya gelmiştir. Başka bir sistem ya da evrensel yapıda bilincin her bir türü bütünüyle özgür olabilir. Başka bir deyişle, kendi başınıza olabilir, başka hiç kimsenin amacına hizmet etmeyebilirsiniz. Bu evrende bu doğru değildir.

Pek çok evren ve konu var. Yüz peninin bir dolar etmesi gibi bazı evren toplamları da enerji koleksiyonu olan bir şey oluşturur. Sizin çalıştığınız varoluşla hiç ilgisi olmayan pek çok varoluş sistemleri olduğunu er geç anlayacak, farkına varacaksınız. Bu sistem, içinde her şeyin birbiri ve her şeyle bağlantılı olduğu bir özgür irade sistemi olarak tasarlandı.

Belki özgür irade bölgeleri olarak adlandırabileceğiniz, her şeyin her şeye bağlı olduğu başka türlü alanlar da var. Burada, Dünyada her şey her şeye bağlantılı. Her şeyin bağımsız olduğu bir sistemde çok daha fazla alan vardır ya da daha fazla alandan çok, alan farkındalığı. Bu tür bir evren, gerçekten bu evrenden çok daha küçük olabilir ama yoğunluktan hareket edilmeyeceği için alan farkındalığı daha büyük olacaktır.

Amacınız bilgi taşımaktır ve taşıyarak bilgiyi frekans yoluyla başkaları için erişilir kılarsınız. Sizinle bir öykü paylaştığımızda bilgi taşıma görevini yerine getirirsiniz. Bilgi ışık, ışık bilgidir. Ne kadar bilgi sahibi olursanız frekansınızı o kadar değiştirirsiniz. Sizler elektromanyetik yaratıklarsınız, olduğunuz her şeyi başkalarına yayarsınız. Tıpkı birisinin korku içinde olduğunu ayrımsamanız gibi, bedeninizi bu tür bir farkındalığa nasıl ayarlayacağınızı öğrenmeye başlarsanız o kişinin coşku içinde olduğunu da ayrımsarsınız.

Göreviniz bilgi taşımak ve kendinizi insan biçimi içinde olabilecek en yüksek kapasiteye ulaştırmak. Bunu yaptığınızda kalabalıkları etkilememek elinizde değildir. İşinizin önemli olmadığını hissedebilirsiniz. Sözgelişimi garsonsunuz diyelim; hatırlayın, bir şey dışarıdan göründüğü gibi değildir; sizinle teması olan herkes titreşiminizden etkilenir. Kimileriniz bir süre ayak işi ya da sıradan bir iş yapabilir ya da sadece ana baba olup çocuklarınızın bakıcılığını yaparsınız veya büyük zafere ulaştıracak yolun üzerinde olmadığını hissettiğiniz bir işiniz olabilir. Yine de, gerçekten radikal olan bütün bu bilgiyi sindirmek zorunda olduğunuz belli bir zaman geçireceksiniz. Bilgiyi yaşamınıza uyarlamak, yaşayarak, kavrayıp alışarak kendinizi dünyanızın tarihine uydurmak zorundasınız. Kim olduğunuzu bilmediğiniz için alçalıp yükselen duygularınızın atlıkarıncasına binmek yerine, bir bilgi frekansını tutarlı bir şekilde koruduktan sonra size bir görev verilecek. Görev önünüze getirilecek ve planınızın bir parçası olacak. Planınız, ayrıntılı kişisel tasarı ya da bu yaşam için geçerli olan hareket taslağınızdır.

Çoğunuz planın ne olduğunu ve size hangi yolda rehberlik edildiğini şimdiden biliyor. Planın ne olduğunu hepiniz varlığınızın en derin yerinde biliyorsunuz. Bilginizin önündeki engel, mantıklı olarak planınız için gerekli yeteneğe sahip olmadığınızı ya da yapamayacağınızı düşünmektir. Meditasyon durumuna geçecek olursanız kimliğiniz, gerçekliğiniz ve gün be gün görevinizdeki bir sonraki adımın ne olacağına ilişkin bir görüntü alırsınız. Meditasyon bir iletişim yoludur. Kaybolacağınız bir yerlere gitmek değildir. Meditasyon bilgi edinmenin ve sizi besleyen bir yere gitmenin yoludur.

Hedefinize doğru ilerleyeceksiniz, göreviniz büyük olasılıkla frekansın kolaylaştırılması olacak; uyarlamak, başkaları için indirgemek, açıklamak, başkalarını iyileştirmek için kullanmak ve insan ırkı için kararlı bir hale getirmek. Eğer hepiniz bir bilgi frekansını korkmaksızın korur ve sürekliliğiniz konusunda güvenilir olursanız, frekansı dünyaya yerleştirmiş olursunuz. Bu frekansın farkına varılmıştır. Sınırları tam olarak çizilemez ama tanınabilir ve şu anda da ayrımsanıyor. Bu nedenle de frekansı değiştirmek için çılgın bir hareket oldu. Baktığınız her yerde daha fazla frekans kontrolü göreceksiniz, ancak şimdi bunun neden olduğunu görebilecek durumda olacaksınız.

Yaşamınızda her şeyin sizi adım adım yapacağınız şeye hazırladığını göreceksiniz. Belki bir zamanlar oymak başıydınız, genç çocuklarla nasıl çalışılacağını öğrendiniz. Belki başka bir zaman bir restoranda çalışıyordunuz, besinlerin kullanımını, servisin nasıl yapıldığını öğrendiniz. Yaptığınız işler aracılığıyla, daha sonraları, kendini aşma sistemlerini öğretmek durumunda olduğunuzda, bu insanlar nereden geldiğine ilişkin bir fikriniz olacak şekilde gerçekliğin çeşitli yönlerini yarattınız.

Sizinle insan değilmişsiniz gibi konuşuyoruz çünkü bizim için değilsiniz. Bizim için Işık Ailesi’nin üyelerisiniz ve biz sizin çok boyutlu benliklerinizi tanıyoruz. Size insanlarla nasıl hareket edileceğinden söz ediyoruz, çünkü onları bütüne dahil etmek, yatıştırmak ve hepsinin yok olmaması, böylece burasının yeni türler ve yeni bir etkinlik alanı barındırması için içlerinde bir ışık kıvılcımı uyandırmak sizin göreviniz.

DNA’nın evriminde, insan ırkını ve onunla yapılan deneyi denetim altında, yönlendirilebilir bir halde tutan frekans değişikliğinden birçok kez söz ettik. İşe alındınız; gelecekte bu yana bu varoluş döngüsüne geri gelmek, insanları kontrol altında tutmanın ne olduğunu anlamak için birçok kez bedenlenme görevinde bulunuyorsunuz. Bu şekilde içeriden çalışabilir ve sistemi değiştirebilirsiniz. Mantıklı zihninizle savaş halinde olduğunuzda, öyküyü yutan insan yanınızla, öyküye inanmayan ve daha büyük bir bakış açısını öğrenen Işık Ailesi’ni temsil eden yanınız arasında bir çelişki deneyimlersiniz.

Mantık ötesi yanınızın size bir şey öğrettiğini anlamaya başlayın. Bu yanınız size, insanların çoğunun nasıl hareket ettiğinin ilk elden deneyimi ile, başkalarına ulaşmak için nasıl çalışmanız gerektiğinin ilk elden bilgisini veriyor. Eğer sezgiye geçiş ve sezgi alanında güvensiz bir şekilde hareket etmek sizin için çok kolay bir deneyim olsaydı ve mantıklı zihninizde sezginizden kaynaklanan bu kavrayış ikileminiz olmasaydı, uzunvadede insanlığın geri kalanına karşı çok sabırsız, anlayışsız olurdunuz. Sizin için kolay olsaydı başkaları için ne kadar güç olduğunu nasıl anlayabilirdiniz?

İnsanlar uzun zamandır frekans tarafından kontrol ediliyor. Frekans kontrolüne öylesine alıştılar ve yakın zamanlarda mantıklı zihin öyle aşırı bir şekilde gelişti ki, çok fazla kuşku ve korku oluştu -benliğin öylesine kontrol altında tutulan karanlık bir yeri var ki, insanlar oraya gidip bilgiyi kendilerinin alabileceğine inanmaya bile korkuyorlar. İnsanların yaptığı yayını, DNA’larını yeniden düzenleyip gezegende çeşitli senaryo ve olaylar yaratarak -sonra da kendilerince nedenlerden ötürü, bu psişik enerjinin sonuçlarını çeşitli kapılardan uzaya hortumlayarak- değiştirmiş olan varlıkları düşündüğünüzde neyle savaştığınızı görebilirsiniz.

Sizin ve bütün gezegenin yalnızca mantık -son derece korku dolu bir mantık- kanalıyla düşünmenizi isteyenler var. Size şu sıra verebileceğimiz en iyi öğüt, bu mantığı kullanmak. Kendinize, “Burada bir süre mantık sınırları içinde kalacak ve mantıklı zihnimin ne yaptığını göreceğim. Egemen olmak istiyor. Bunun nasıl olduğu ona söylendi. Bana da işin diğer yönünün de gerçek olduğu söylendi. Yalnızca birini bırakıp diğerlerine nasıl gittiğimi gözlemleyeceğim. Kızgın mıyım? Güvensiz miyim? Yücelmenin bana getirdiği nedir? Güvenlik bana ne getirir? Düşünce yollarımın her birinin benim için taşıdığı anlam nedir? Kendimi nasıl algılıyorum, nasıl hissediyorum?”

Bütün bunları gözlemleyin ve kabul edin. Sonra, “Her birine sahneye çıkma iznini verdim; peki ben ne istiyorum?” deyin. İstediğiniz şeyi bir kez daha onaylayın, evrimleşmek istediğinizi biliyorsunuz. Kuşku yoluyla döngüyü geriye doğru izlemenin nasıl da Tanrısal Planın parçası olduğunu görüyor musunuz? Bu, sizi izleyecek olanların nereden geçeceğini anlamanın yoludur. Şefkat ya da yürek merkezinizi açmayı öğrenmek zorundasınız, bu da yapılacak en zor işlerden biridir. Hayatı akmaya bırakma ve hissetme cesareti gösterirken kendiniz ve başkaları için şefkat duyun.

Olayları nasıl karşıladığınızı gözlemlemek çok önemlidir. Gözlemleyebilmeniz için karşınıza çeşitli olaylar çıkarıldı. Davranışınızı gözlemlemeyi ve -sizin için kimi zaman güç de olsa ve kendinizi yalnız da hissetseniz- kendinizle çok daha fazla zaman geçirmeyi öğrenin. Uzun vadede, sizi kendinizle daha anlamlı bir yüzleşmeye yönlendirdiğimiz için bize teşekkür edeceksiniz. Sizi daha büyük bir anlayışa ulaştırabilecek olan zenginlik ve olgunluğu elinizde tutuyorsunuz.

İçinde bulunduğunuz, benliğinizin bir bölümünün göremediği bir düzen var. Benliğinizin bir bölümünün anlamlı bir bakış açısından yoksun bir şekilde davrandığı, kimi zaman sizi yolunuza geri getirecek olaylar gerçekleşir. Bu yeni bilinç kaosunda, karmaşa ve belirsizliğe geçişte tanrısal bir düzen bulunduğunun farkında olun.

Kek pişirmeye benzetilebilir bu. Tarifteki her malzeme kendi içinde bir bütündür ve kendi yapı anlayışına sahiptir; yumurta, un, yağ, şeker. Hepsini bir araya getirdiğinizde bir kaos yaratıyormuşsunuz gibi görünür. “Her şeyi mahvediyorsun!” diyebilir birisi, “Yumurtayı mahvettin. Şeker nereye gitti? Bütün temel malzemeyi mahvettin.” Herhalde böyle söyleyenler, ısının sihirli katalizör etkisini anlamayanlardır.

Bu zamanda gezegende bütün bireysel yapılar kaos gibi görünecek şekilde erirken ve yaratmak için birleşirken katalizör enerjisini görüyoruz. Tıpkı belirli malzemelerin karışımının kaosundan kekin doğması gibi bundan da yeni bir şey doğacak. Kek hamurunu karıştırdıktan sonra pişmesi için fırına koyacağınızı anlamayan birisi yapışkan hamura bakıp bundan hiçbir şeyin çıkmayacağını düşünebilir. Gezegendeki çoğu insan kaosun ötesinde daha yüksek bir düzenin olduğunun, bir tarifin izlendiğinin farkında değil.

Bu tarih içinde her birinizin özel bir görevi var. Tarifi nasıl gerçekleştireceğinize, onun nasıl bir parçası olacağınıza elbette özgür iradenizle karar verirsiniz. Özgür irade ana planı izlemek zorunda olmakla birlikte sizin yaşamak istediğiniz hayatın özelliklerini tasarlamanızı sağlar. Bunu ister güç, ister kolay, ister yoksulluk, ister zenginlik içinde yapın, seçiminiz size bağlıdır. Her şey, sınırlarınızı nereye çizmeye inandırıldığınıza bağlıdır.

Sizi bütün sınırlarınızı kaldırmaya -kendinizi, size ait olduğuna inandığınız sınırlarla kısıtlamaya son vermeye- ikna etmek için ne söyleyebiliriz? Başarmak istediğimiz bir şey varsa o da her düşüncenizin bir şekilde deneyiminizi belirlediğini bilmenizi sağlayarak hepinizi sınırsız ve özgür kılmaktır. Eğer sizi istediğiniz şeye göre zamanınızı yüzde yüz yaşar hale getirebilirsek bunun son derece başarılı bir yıl olduğunu hissini deneyimlerdik.

Sizden hepinizin bu sözü vermesini ve daha temiz, daha az kusurlu bir hayat yaşamasını isteyeceğiz. Sorumluluk almayı aklınıza bile getirmediğiniz anlarda sorumluluğunuzu kabul etmenizi istiyoruz. Her birinizin olanları biliyormuşçasına hareket etmesini istiyoruz. Yaptığınız her seçimde size tanrısal bir şekilde yol gösteriliyormuş gibi hareket edin ve her zaman doğru zamanda doğru yerde bulunduğunuza inanmaya başlayın. Kendinize, “Yolumu gösteren tanrısal rehberlik. Hep doğru zamanda doğru yerdeyim. Yaptığım her şey daha da büyümem, bilincimin, evrimimin daha yüksek düzeylere ulaşması için düzenleniyor” deyin. Sizin artık her zaman böyle davranmanızı istiyoruz. Yaşayan Frekans Bekçileri olun. Işık bedeninize girdiğinde ışık şifreli iplikçiklerinizi ateşler ve bir frekans değişimi yaratarak DNA’nın yeniden düzenlenmesine yardım eder. Frekans bildiğiniz şeydir. Frekans sizin kimliğinizdir.

Gezegende birçok farklı boyutun aynı anda yaşadığı zamanlar oldu. Son bin yılda insanların arasında büyük bir kaos ve karanlık egemen olduğunda pek çok farklı boyut geri çekildi. Varoluş yasalarının biraz farklı olduğu bu boyutlar ya da başka gerçeklikler veya yerler şimdi geri dönüyor. Boyutları gezegene çekip boyutsal birleşim denilen şeyi yaratarak dönüşlerinde yardımcı oluyorsunuz onlara.

Kimi zaman bu boyutlara gider ve içlerinde olduğunuzu bilmezsiniz. Özellikle Dünyadaki kutsal bir yere gittiğiniz zaman farklı bir bilinç duruma girersiniz. Farklı bir boyutsal frekansa girersiniz ve her şey değişir. Kendinizi yücelmiş ve enerji dolu hisseder ya da midenizden rahatsızlanırsınız. Farklı bir bilinç durumuna geçtiğinizde devam eden bir şey vardır.

Farklı bir bilinç durumunda olduğunuz için içinde olduğunuz durumu her zaman bilmezsiniz. Bu, boyutsal bileşimin başlangıcıdır. Kutsal bir yerden eve dönüşte geriye bakar, “Vay canına! Ne oldu orada?” diyebilirsiniz. Bu, farkı boyutları deneyimleme duygusudur.

Boyutsal çarpışma ise ayrı bir fasıldır. Bu zamanda, bu gezegende oluş amaçları değişim olsa da korkunun avucunda olup değişmeyi reddedenler, boyutları çarpışmalar olarak deneyimleyecek. Onlar için boyutsal bileşim, sağlam bir çimento duvarın başka bir sağlam çimento duvarla çarpışması gibi olacak. Büyük bir rahatsızlık olacak bu gezegende birçoğu için. Sinir sistemindeki çok küçük ölçekli rahatsızlıklar olarak şimdiden olmakta da. Gelişmeyi, kendileri ve gerçeklikleri karşısındaki tavırlarını değiştirmeyi reddetmeleri nedeniyle insanlar sinir sistemi rahatsızlığı geliştirebilir. Tıp alanında, bedeniyle çalışanlar olsun, öğretmenler, müzisyenler ya da diğerleri olsun, benlik ve gerçeklik tanımını değiştirme gereğinin insanlığın açmazı olduğunu anlamalı.

Gerçekliğin kendi kendisini ne şekilde oluşturmasını istediğinize karar vermek için iradenizi ve aklınızı kullanın. Bu sırada er geç daha yüksek bir irade ve daha yüksek bir plan olduğunu keşfedecek, bilincinizle bunu kullanacak ve tanrısal yolu ortaya çıkaracaksınız. Tanrısal yolun amacı bilincin evrimidir. İnsan ırkı olarak siz, çağlar boyunca kendiniz hakkında başkalarının size söylediklerine inandınız. Söylediğimiz gibi bunun bir amacı vardı; başkaları sizi kontrol etmek istiyordu. Başarmak için istediğiniz kadar çabalayın, bu gezegende güçtü bu, çünkü DNA dağıtılmış ve kapatılmıştı, böylece istediğiniz ne olursa olsun titreşimsel bağlantılar yoktu. Titreşimsel bağlantıların gezegene geldiği şimdi -bir ağ ya da plan olarak düşünebileceğiniz- Tanrısal Plan Dünyaya yaklaşıyor, boyutlar da er geç bir araya gelecek. Ne zaman karşılaşacakları size bağlı. Tanrısal Plan buraya belli bir zamanda gelmek üzere planlanmadı; gelişi, insanların gereksinimleri ve kendileri konusunda ne kadar hızlı ustalaşabileceklerine bağlı.

Kendiniz üzerinde ustalık kazanmak ne demek? Tanrısal Planı anlamak ve plana doğru hareket etmek için kendinize bakmak zorundasınız. Kim olduğunuz konusunda ustalık kazanmak zorundasınız. Toplumunuzda, “Evet. Ben gereken nitelikleri taşıyorum. Bu kurallar konusunda ustalaştım, onları iradem doğrultusuna kullanıyorum” diyebilmeniz için sınav vermeniz gereken pek çok şey vardır. Sözgelimi sürücü belgesi almak için araba kullanmada ustalaşmak zorundasınızdır. Kaçınız bedeni konusunda ustalaşıp iradesi doğrultusunda kullanabilir onu. Pek azınız. Neden? Çünkü size kimse bunun mümkün olduğunu söylememiştir. Size bir dizi şeyi anımsatmak üzere buradayız.

Gezegene değişimi getirmek üzere şifrelenmiş olanlar kendi kendilerine öğrenmeye kodlandığı için, Dünya bu zamanda varolmanın çok zor olduğu bir yerdir. Görüyorsunuz, gezegendeki sorun, sürekli olarak tanrılardı. Birbiri ardına gelen tanrılar. Kimdi bu tanrılar? Tanrılar sizi yarattı. Siz onların tasarısısınız. Sevgili varlıklarısınız onların. Bununla birlikte, hisleri anlamadıklarından bazıları için sevgili varlıklar değilsiniz. Bazılarıysa farklı gerçekliklere sizin kadar tutkun.

Bilince kendini ifade izni verilmiştir, size de sizi yönetenler tarafından sınırlı bir şekilde kendini ifade izni verilmiştir. Sizin bakış açınızdan, hiçbir zaman yönetmeleri için kendinizi onlara bırakmadınız, varlıklarından haberiniz bile yoktu. Sizin din, önderlik ya da kimi zaman esin olarak adlandırdığınız kılıklarda dramalar getirdiler gezegene. Belli şeylerin elde edilmesi için düzenlenmiş olsalar da kimi zaman olaylar, onlara tutunanları bir araya getirir ve asıl amaçlarından başka pek çok olasılık çıkarır ortaya.

Size, temelden bir değişim olduğunu iletmek istiyoruz. Bunun üzerinde ne kadar dursak azdır. Dünya büyük bir sarsıntı içinde. Sarsıntı, insanlığın şimdiki paradigmasının bütünüyle, dışındaki bilgi işlem ve kavrayışına ilişkin. Bu, sinir sisteminin veri saldırısına uğrayacağı ve gerçekliği nasıl kontrol ettiği ya da algıladığıyla ilgili inancından kurtulmak zorunda olması demek.

Bu bilgiyi içine almayı arzu eden siz Işık Ailesi üyelerinin görevi, yeni bir frekansı kusursuz bir şekilde bedenlerinize yapılandırarak gezegende yerleştirmektir. Kolay değil. Kolay olmak değildi amacı. Buraya basit bir görev için gelmediniz. Sizler özgür ruhlarsınız, geçmişte de öyleydiniz. Size bir dakikalığına çok boyutlu anılarınızı verebilseydik neden söz ettiğimizi anlardınız. Defalarca, farklı kılık ve biçimlerde değişimin nerede temellendirilmesi gerekiyorsa oraya gittiğinizi benliğinizin en derin noktasında bilirdiniz. Pek çok kez gittiniz, paradigmaları yok ettiniz, kendinizi özgürleştirdiniz ve kimliğinizin, olduğunu düşündüğünüz yerin ötesine geçtiniz. Tanrısal Plan budur; benliğin birleşmesi.

Tanrısal Planın pek çok dalı vardır ve birçok güç türünü bir araya getirir. Bizim ışık güçleri ve karanlık güçlerinden söz ettiğimizi duydunuz. Durumu yansız bir hale getirmek ve bunun bir oyun olduğunu bilmeniz için onlara “Beyaz Fanilalılar” ve “Kara Fanilalılar” lakaplarını taktık. Oyun konusunda ağır bir ciddiyetin olduğunu ve oyunun içi, çevresi ve üzerinde Tanrısal Planın bulunduğunu da bilmenizi istiyoruz. Tanrısal Plan, bunun için kodlanmış olan ve buraya bu frekansı taşımak üzere gelen belirli insan bedenlerine bir titreşim olarak yerleştirilebilir. O zaman da kendi kurusuzluk planınıza ulaşabilirsiniz.

Kendi yaşamınız, bunun sizin hayatınız olduğunu bile fark etmediğiniz bir konuma yükseldiğinde, fiziksel olmayan alemlerin enerjisinin sizi -boyutları birleştirmek ve bilinci yeni bir algı yoluna doğru özgürleştirmek için- bir kanal olarak kullanmasına izin verirsiniz. Dünyanıza ölüm ve yıkım gelse de, ölüm ve yıkımın bu gezegene her sonbaharda geldiğini anımsayın. Don, çiçekleri ve ağaçlardaki yaprakları öldürür, bitkiler solup ölür. Her zaman yalnız yaz olduğu bir yerde yaşayan birisi sonbaharı gördüğünde belki çok endişelenecektir. “Aman Tanrım!” Dünya mahvoluyor burada. Bütün güzellik yok oldu” diye düşünecektir. Dünyada sürüp gidenin de bu olduğunu anlayın. Yenilerinin doğabilmesi için eskilerinin öldüğü bir mevsim bu. Bunların tümü Tanrısal Planın parçaları.