15 – Bütünlük Yoluyla Dünyanın İnisiyasyonu

Bu güzel dünya öyle derin, öyle yüce bir hazine ki, uzayın uzak köşelerinden varlıkları güzelliğini esirgemeleri için kendine çekiyor. Güzelliğini içinizde hissetmenizi, kendi varlıklarınızda yaşatmanızı istiyoruz. Bu güzelliğe varlığınıza dokunma izni verdiğinizde derinden etkileyecek sizi ve insan ırkı olarak Dünyanın güzelleştirilmesinin, öncelikler arasında ilk sırayı almasını istemeye başlayacaksınız. Dünyaya karşı sorumluluğunuzu uyandırmak için bu düşünceyi içinize ekmek istiyoruz. İçinizde kendinize karşı sorumluluğunuzu uyandırdık, olabileceğinizin en iyisi olma yolundasınız; kutluyoruz sizi. Ya şimdi? Dünya için neyi nasıl yapacaksınız?

Size mümkün olan her an kendiniz için en iyi olanı talep etmeyi öğrettik. Dünya sizin yuvanız olduğuna göre, bu enerjiyi şimdi Dünyaya nasıl yönlendirecek ve bildiklerinizle bu gezegen üzerinde nasıl bir etki uyandıracaksınız?

Kaçınız onu kutsal bir yer olarak görüp, kendi mülkü olarak algılayıp üzerinde yürüdü ve Dünyaya üzerine titrediğini bildirdi? Bu tür bir iletişim sizi Dünya ile ilişkiye sokacaktır. Onunla ilişkiye bu şekilde girin. Çöpünüze bakın, kaldırıp attığınıza bakın, bilincinde olmadığınıza bakın. Bu, sizden kendiniz için yapmanızı istediğimiz şeyin harika bir yansımasıdır. Düşüncelerinize bakın, psişenizi darmadağın eden çöplere bakın. Size öğrettiğimiz her şeyi Dünya için genelleştirebilirsiniz. Nereye giderseniz gidin, Dünyayla iletişim kurun ve uyanmakta olduğunuzu bildirin. Kendinizi ışık ipi olarak düşünmelisiniz; nerede yürür, araba kullanır, uçar, nereyi ziyaret ederseniz edin, ışık ipinizi taşıdığınızı unutmayın. Gezegenin çevresine örülen iplikler çoğaldıkça er geç olağanüstü kozmik bir ışık dalgası olacaktır.

Çılgınlığa yuvarlanmadan önce yavaşlamanın kıyısında bulunan bir dünyadayız. Dünyaya daha bilinçli bir dikkat yönelterek bu yavaşlamayı başlatabilirsiniz. Bu zamanda Dünya, özellikle Birleşik Devletler’deki egemen bilinç, bir statü simgesi olarak en güzel çimenlere sahip olmayı isteyen bilinçtir. En güzel çimenlere sahip olmak için çimenler oturma odanıza serebileceğiniz bir halı görünümünü alana dek olabildiğince çok ilaç ve kimyasal gübre kullanıyorsunuz. Bu değer sistemi nereden geliyor, anlamı nedir? Değer sisteminin anlamı, birisinin bir üründen para kazanması, ürüne meşruluk kazandıran bir pazarlama kampanyası yaratması ve birisinin de bunu satın almasıdır.

Dünyayla iletişim kurun, kulak verin ona, bırakın bu güzel gezegen size uyum içinde yaşamayı öğretsin. Bu yavaş ilerleyen bir süreçtir, bir günde öğrenmeyeceksiniz. “Dinleyin beni, hanginiz teninize böcek ilacı dökülmesini ister?” diyen Dünyaya kulak kabartın. Dünyayı ilaçladığınızda olan budur. Dünya duyarlı bir varlık ya da varlıklar toplamıdır. Dünyayı yaratan duyarlı varlıklar, bu bilincin birliğine duydukları sevgi ve bilinç için bir yuva olmayı deneyimleme arzusu ile hareket ederek geldiler buraya. Bu, sizin deriniz ve içinizde yaşayan bütün bakterilerin yuvası olmanıza benzer. Onlarla çalışırsınız. Dünya, iyi bir ana olmak için çocukları derslerini kendi başlarına almaya bırakmak gerektiğini bilir. Sizin dersiniz de kuşkusuz sorumluluk. Bir şey istediğinizde hedefinize ulaşmak için yapmanız gereken şeyler, almanız gereken sorumluluklar vardır. Dünya, yüzeyine ve içine hasar vermenize izin vererek insanlara sorumluluğu öğretiyor.

İnsanlık fazla ileri gittiğinde, tehlike içinde olan Dünya sakinleri olan sizlerin daha büyük bir ders almanız için yuvalarına nasıl bakmaları gerektiğini öğretmek üzere ne gerekiyorsa onu yapar. İnsanlığa karşı beslediği tanrısal sevgi ve öğretmen rolünün tanrısal kabulüyle Dünya, saygısızca değil, onunla işbirliği ve sevgi içinde nasıl yürüyeceğinizi anlayabilmeniz için size gizlerini öğretecektir.

Bu, kaçınılmaz bir şekilde Dünyanın insanlık bilincini yakalamak, insanların neyi gözden kaçırdıklarını vurgulamak için bazı büyük değişimler geçirmesi gibi büyük bir olasılığa yol açıyor. Bir öğleden sonra bir Dünya değişimi nedeniyle yirmi milyon insan yok oluverirse belki diğer insanlar uyanır. Belki!

Dünya değişimleri üzerine kehanetler duyup durdunuz. Bazılarınız bunu zor tarafından yaşadı. Bunların başkalarının başına gelebileceğini, dünyanın yarısına yayılan gazetelerde yer alabileceğini düşünmüş olmakla birlikte, sizin başınıza geleceğini aklınıza getirmediniz. Peki değişim ya kapınızın önünde ya da komşu kentte cereyan ederse? Birleşik Devletler’in büyük kentleri çökmeye başlarsa? Günün birinde uyanıp da Dünyada New York ile Washington arasında bir uçurumun açıldığını gördüğünüzde ne hissedeceğinizi düşünüyorsunuz? Bu sizi biraz sarsmak için yeterli olur muydu? Yaşamlarınızı yeniden yapılandırmak için ve gözden geçirmenize yeterli olur muydu?

Şimdi artık gazeteleriniz öyküleri dört bir yana taşıdığı için olanların biraz daha farkındasınız. Oysa bu öyküler bir süredir buradaydı. Yirmi yıldır çevresel değişimlerden söz eden çevreciler ve korumacılar vardı ama insanların sorunların kendiliğinden çözüleceğini sandı. Üstelik çevre konuları gazete satışlarını artırmaz, bir ölçüye kadar insanlar da sorumluluk öğrenmeye ilgi duymuyordu. Bu tavır geri tepecek; cehalet içindeki çoğu insan sorunların yoktan varolduğunu düşünüyor. Sorunlar ciddileşecek; otomobil kullanımını yasaklayacak ülkeler olacağını öngörüyoruz.

Dünyanın bu zamandaki öğreti ya da dersleri pek çok şeyle ilintili. Frekanslar değiştiğinde her şey değişir. Frekanslar değiştiğinde evinizden çıkıyormuş gibi olursunuz; bütün çevre değişir. Bu değişim herkesin yaşamını yüceltmek için tasarlanmıştır. Herkesi daha büyük bir olaylık ve anlayış noktasına getirmek için tasarlanmışlardır. İnsanları dünyanızı katı olarak ve çok sınırlı bir şekilde tanımlayan paradigmadan kurtarmak için tasarlanmışlardır.

İnsanlar Dünyanın niteliklerini onurlandırarak yaşamlarının öncelikler sıralamasının başına yaşam kalitesini getirirlerse bu gezegende çok az Dünya değişimi olacaktır. Ancak, özellikle Batı dünyasında çoğu insan çok farklı bir yaşam kalitesi ile ilgileniyor; ne kadar elektronik gerece sahip oldukları, dolaplarında kaç giysi bulunduğu, garajlarında kaç arabanın durduğu ilgilendiriyor onları. Bütün bu malzemenin üretiminin, sizin ebeveynleriniz olan duyarlı varlık üzerindeki etkisi onları hiç mi hiç ilgilendirmiyor.

Eğer insanlar değişmezse -değerlerini değiştirmez, Dünya olmaksızın burada olamayacaklarının farkına varmazlarsa- Dünya, kendi inisiyasyonu ve daha yüksek bir frekansa erişime karşı beslediği sevgi ile onu yeniden dengeye getirecek bir temizliğe girişecektir. Pek çok insan için bir öğleden sonra bu gezegeni terk etme olasılığı vardır. Belki bu şekilde kalanlar uyanır ve neler olduğunu anlarlar. Başından beri sizi harekete geçirecek, yüreklendirici ve küresel bir değişimin olması gerektiği konusunda uyarıcı olaylar oldu. Temelden başlayıp olağanüstü bir şekilde büyüyecek olan hareketler vardır. Dünyaya ne olacağı herkesin değişime ne kadar gönüllü olduğuna bağlıdır.

Bunda sizin sorumluluğunuz nedir? Siz ne kadar isteklisiniz değişmeye? Artık bu konuda sadece konuşmanın değil, eyleme geçmenin zamanı geldi. Kendi yaşamınızda değişmeyi vaat ederseniz, değişimi gezegen için de kendiliğinden olası kılarsınız.

Dünya, bütünlüğü için çabalıyor. Bu zamanda gezegen kendisini bütünlüğü elinden alınmış, onuru lekelenmiş ve sevilmekten uzak hissediyor. Dünya sizi seviyor ve çalışmanız için bir yer veriyor; yaşayan bir organizma o. Dünya bütünlüğünü yeniden oluşturmak ve size Dünyayı severek kendinizi sevmenin önemini anlatmak üzere. Kendinizi sevin, Dünyayı sevin çünkü bu ikisi aynı şey.

Dünya değişimleri, sistemi alaşağı etmede önemli bir rol oynayabilir. Değişimler sigorta şirketlerinin, sigorta şirketleri ise pek çok başka sistemin çöküşüne yol açacak. Bankacılık sektöründeki çoğu kuruluş ipoteklerini sigorta şirketlerine satıyor, sigorta şirketleri de ağırlık olarak naylon hisse sanayine yaptırım yapıyor. Hugo kasırgası ya da San Francisco depremi gibi birkaç büyük değişim yanında savaş ve yeraltı ekonomisi de olsa, varolmaya daha ne kadar devam edebileceklerini düşünüyorsunuz? Kağıt üzerinde bundan henüz kimse etkilenmedi. Her şey hala, bankalar arasında mekik dokuyan ve her şeyi su üstünde tutan çeklerin çevresinde dönüyor. Onun için büyük olasılıkla Dünya değişimleri bir şekilde bu çöküşü oluşturmak için kullanılacak. Dünya değişimleri, insan ruhunun bir araya gelişi ve zaferini de getirecek beraberinde çünkü felaketler sırasında erkek ve kadınlar diğer erkek ve kadınlara yardıma koşar. Bu insanları birbirine bağlar.

Plan eğer bu olmuş olsaydı burayı çok çabuk temizleyebilecek teknolojiler var. Ancak, insan ırkı bugün Dünyanın sorumluluğunu üstlenmediği için bunun hiçbir anlamı yoktur. Mevcut ırk, yuvasını onurlandırmayı öğrenmek zorundadır. Hepiniz bedenlerinizi onurlandırmayı öğrenmek zorundasınız çünkü bedenleriniz olmaksızın burada varolamazdınız, Dünya olmadan burada olamazsınız. Bedeniniz ve gezegen en büyük iki armağan ve sahip olduğunuz en değerli şeylerdir. İdeal, Dünyanız ve fiziksel bedeninizi onurlandırıp koruyup severek bir kutsallığı ifade etmenizdir. Bu, evinizde, mülkünüzde, bağlı olduğunuz ülke ve bedeninizin ülkesinde yankısını bulacaktır.

Dünya tahmin edebileceğinizden daha esnektir. Sizi besleyip desteklemek üzerede burada o. Hayvanlar da sizinle işbirliği için çalışmak üzere burada. Sevgiyle yapıldığında her şeyin arkasında Yaratıcının gücü vardır. Sevgiyle yapıldığında ortada ne acı olur, ne de zarar. Davranışlarınız hakkında karar verirken bir rehbere gereksinirseniz sorun kendinize, “Bütünlüğümün en yüksek düzeyinden mi hareket ediyorum? Sevgiyle mi hareket ediyorum? Dünya, hayvanlar, karşılaştığım herkes ve her şeyde sevgi mi benim niyetim?”

Eğer süreç içinde sevilir ve onurlandırılırsa Dünyaya ait her şey kullanılabilir. Bir grup petrol işçisini delgiyi toprağa yerleştirmeden önce ellerini havaya kaldırıp Dünyayı delmede yol göstericilik ve izin isterken canlandırmak güç olabilir. Ama bu yapılacak olsa her şey çok daha uyum içinde olur. Gülüyorsunuz çünkü size cevap vermeyen bir şeyle konuşmayı aptallık sayıyorsunuz. Ama eğer sanayi, eğitimciler ve herkes önce durup ilgili herkes için en yüksek bütünlük ve sevgi sözü verecek ve Dünya ya da insanlara hiçbir zarar gelmemesini isteyecek olsalar seslenişleri olağanüstü bir şekilde kabul görürdü. İleri bir uygarlık için yapılan planı harekete geçirirdi bu. Böyle bir farkındalık gelmek üzere; bu zamanda birçok kişi bu tür bilgiler alıyor.

Çoğu insan hizaya girmek ve bütünlüğü desteklemek istemiyor. Başlarının belaya girmesinden korkuyorlar. “Bütün istediğim, işimi ve güvencemi korumak, lanet olsun”, diyorlar. Herhangi bir toplumda olabilecek en inanılmaz şey, güvence herkesin elinden alındığında gerçekleşir. Yitirilecek hiçbir şey olmadığı için cesaret, yeni kurulmuş bir bahçe gibi çiçek açmaya başlar. İnsanlar ayaklanmaya başlar.

Asla çabalarınızın boşuna olduğu duygusuna kapılmayın. İstediğinizde açıkça niyetlenmek için zihin gücünüzü kullanın. Fizik ötesi alemlerden yardım isteyin ve elde etmek istediğiniz sonucu gözünüzde canlandırın. Gerçekliğinizi yarattığınızı, herkesin gerçekliğini yarattığını anlayın. Herkesin her an uyanma şansı var. Yaklaşımınız geniş açılı olsun.

Yeterince insan kendi gerçekliğini -bilinçli bir şekilde- yarattığında yeni bir gezegen yaratacaksınız. Bu, gerçek anlamda dünyaların bölünmesi olacak. Bu bölünmenin gerçekleşmesi büyük olasılıkla yirmi yıldan uzun zaman almayacak. Bu sırada Dünya muhtemelen birkaç kez savaşlarla kasılıp kavrulacak. Kim olduklarını herkesin önünde ortaya koymaya gereksinen uzaylı kuzenlerinizle çok şaşırtıcı ve karmaşa yaratan bir uzay draması yaşayacaksınız.

Dünya bir boyutsal çarpışmaya doğru ilerliyor. Bu on yılın içinde birçok boyut ya da olasılık kesişecek. Bu gerçekliklerden kimi, herkesin bilincin başka bir paradigmaya tekmelenmesi için gereksindiği şok düzeyine bağlı olarak şok yaratacak. Şok mutlaka yıkım anlamına gelmez. Sadece gerçekliği görüş tarzınızı değiştiren bir yöntem olabilir. Herhangi bir şey sizi şoke ettiğinde gerçekliğe artık daha önce tutunduğunuz gibi asılmazsınız. Midenize ani bir tekme yemişsinizdir, her şey değişir. Dünya yalnızca ulusal düzeyde olmayan birçok şokla yüz yüze. Yalnızca gerçekliklerinin çökmesine gereksinenler için gerçekliklerin yıkılıyormuş gibi görüneceği küresel bir boyutlar kesişmesinden söz ediyoruz.

Olasılık anlayışı tek bir gerçeklik olmadığı görüşünü savunuyor, sizler de düşüncelerinizle sürekli olarak başka gerçekliklere ayrılıyorsunuz. Dünyayı değiştirmiyorsunuz, hangi dünyada yaşıyorsanız değiştirdiğiniz o. Bu da bizi dünyanın katı olmadığı fikrine geri götürüyor. Dünya enerjiden oluşuyor, enerji ise dünyanın içinden ona katılanların düşünceleriyle biçimleniyor.

Olası Dünyalar ve olası deneyimler her zaman vardır ve olmuştur. Şimdiki sizden oldukça farklı yaşamlar süren olası “siz”ler vardır. Siz enerji ve frekanssınız. Sizin şarkınızı varoluşa doğru söyleyen enerji telinin ritmine göre atıyor nabzınız ve bu tirim sizin için öylesine tanıdık ki, sürekli olarak varoluşunuzun tek bir yönüne odaklanıyorsunuz. Deneyim birçok bakış açısından kazanılır; frekansı değiştirerek doğal olarak fark etmediklerinizi fark edebilecek ritme nasıl geçeceğinizi öğreniyorsunuz.

Bedenlerinizde nörolojik değişimler gerçekleştikçe sürekli olarak gözlemleniyorsunuz. Bu yeniden kablolama ya da yapılanma, sinir sisteminizin iki şeritli bir otoyol sisteminden on iki şeritli bir otoyol sistemine geçmesi gibi bir şey. Bu gerçekleştiğinde anılar diğer olaylara koşut bir şekilde akan olaylar olacak. Önceleri bunları neye bağlayacağınızı bilmediğiniz için biraz korkabilirsiniz.

Sözgelimi yolun diyelim iki yıl gerisinde, 1989 ya da 1990’daki bir Şükran Günü yemeğini hatırlarsınız. Sonra birden, daha önce hiç hatırlamadığınız bir olayın anısı gelir ve hatırladığınız Şükran Günü yemeğinin yanında, ona koşut yer alır. Sinir sitemi yeni bir tempoya geçtiğinde ve beden kitaplığını yeniden bir araya getirdiğinde olacak olan budur. Işık şifreli iplikçikler kendilerini yeniden biçimlendirdiğinde ve ellerindekini yayınladıklarında sinir sisteminin bunu taşıyacak ve yorumlayacak durumda olması gerekir.

Birçok katılımcı ve gözlemcinin olduğu büyük bir enerji kutuplaşması gerçekleşiyor. Gözlemlemeye gelenlerin çoğu aynı zamanda süreci kesintiye uğratmak için de geliyor; bu zamana, onlar da kendi “malzemelerini” öğrenmek için geliyorlar. Muhteşem bir dünya yaratmaya son derece kararlı olan katılımcılar da var. Gördüğümüz kadarıyla, olası dünyalar oluşmaya başladığında bu gezegende insanlık arasında büyük değişimler gerçekleşecek. Büyük bir kaos ve kargaşa varmış gibi görünecek, uluslar birbirlerine karşı savaş açacak, daha sık depremler olacak. Her şey ayrılıyor, bir araya getirilemiyor gibi görünecek. Tıpkı kimi zaman sizin yaşamınızda eski kalıplarınızı değiştirip yeni enerjilere doğru ilerlerken her şeyin gümbürdeyip sarsılması gibi Dünya da özgürleşmek için silkiniyor. Belli bir yeniden düzenlenme dönemi bekleniyor. Hayvanlar ve balıklar da Dünyayı terk ediyor gibi görünüyor. Bu hayvanlar şimdi kurulmakta olan yeni dünyaya geçiyor. Varoluşlarının sonuna gelmediler, yalnızca onları katılmanızı beklemek üzere yeni dünyaya doğru süzülüyorlar.

Açıklamak bir ölçüde güç çünkü bir üçüncü boyut deneyiminin ötesinde bu. Temel olarak, dördüncü boyuta doğru ilerliyorsunuz. Süreç tamamlandığında tam anlamıyla yeni bir Dünya oluşturacaksınız. Bir düşten saf ve güzel bir dünyaya uyanmış gibi olacaksınız. Gökleriniz, izleyen ve sizin bunu nasıl yapacağınızı görmek için bekleyen, yardımlarını sunan gözlemcilerle dolu. Birçok insan için bu geçiş bütün olanakların ötesinde görünüyor. Ama bu enerjiyi simyager ve tapınak yaşamındaki eski Atlantisliler olarak incelemiş olan sizler için öyle değil. Başka zamanlarda aldığınız eğitim sizi bu geçiş dönemine hazırlamak üzere varlıklarınıza şifrelenmiş durumda.

Dünya değişimleri zamanında gezegeni terk edenler artık buraya uymayan ve Dünyanın uyumunu durduranlardır. Bir anda belki yirmi milyon insanın gezegeni terk ettiği zaman geldiğinde kalanlar için muazzam bir bilinç sıçraması olacak. Büyük bir grup birlikte göçtüğünde kalanların bilinci üzerinde bir etki yaratır.

Geliştirin kendinizi. İş, uyku ve yemek gerçekliğinin dışındaki gerçeklilerle de olmaya başlayın. Uyanık olduğunuzda zihninizi olasılıklara doğru genişletin, bırakın düşünceler size gelsin. Düşünceler özgürdür, her yerdedirler ve yayınları sürekli olarak gelir gezegene.

Dünya değişimini gerçekleştirdiğinde herkes aynı şeyi deneyimlemeyecek. Yeni frekansa uymayacakları için, yıkım deneyimlemeye gereksinenler, yıkım içeren bir Dünya değişimi ya da döngüsü deneyimleyecek. Daha yüksek bir titreşimi almaya hazır olanlar bir frekans değişimi deneyimleyecek. Böylece, birisi için, bildiği şekliyle yaşamın sonu ve korkunç bir yıkım olabilirken, başka birisi için vecd hali olacak. Bütün potansiyeller var. Hatırlayın, düşüncelerinizin sonucu olan simgesel bir dünyada yaşıyorsunuz. Dış dünya size içinizde olanları yansıtıyor. Öyleyse dünyanın parçalarına ayrılması neyi temsil eder? Yeni bir sistem ve yeni bir enerjinin doğuşunu yaratmak üzere içeride olanın parçalarına ayrılması ya da çöküşünü.

Toplumdaki değişimleri sevip kutsamanız ve kendini ortaya koyan karşısında korku ya da endişeye kapılmamanız şarttır. Hiçbir anlamı olmasa da her anın, Ruh’un işini yapması ve sizi yüceltmesi için bir fırsat olduğunu bilme titreşiminde kalmak sizin görevinizdir. Olağanüstü tembel bir ırksınız. Patronunuz, karınız ya da kocanıza, her şeyi sizin için yapacak birisine bütün gücünüzü armağan ediyorsunuz. Durmadan armağan ediyorsunuz gücünüzü. Sizi kendinize doğru yönlendirmek için hayatlarınızın sorumluluğunu üstlenmenizi sağlayacak olaylara ihtiyacınız var. Dünyada olacak değişiklikleri ve olayları kutsayın, açıklıkla istediğinizin gerçekleşeceğine güvenin. Sınandığınızı göreceksiniz. Kendinize, “Kurban mıyım ben burada? Dünya etrafıma çöküyor mu? Yoksa her şey görünüşte çöküşün tam ortasındayken çevremde kendisini mi yüceltiyor?” diyeceksiniz.

Doğru yerde, doğru zamanda, doğru şeyi yapıyor olacağınız inancı, sizin için temel önemde bir ihtiyaçtır. Doğru yerde, doğru zamanda olmaya niyetlenmek –niyetlenmeden de öte bunu bilmek- sizi rehberliğe açacaktır. Belki siz daha aramaksızın birisiyle bağlantılı olarak bir arsa ya da fırsat önünüze konacaktır. Bunu görecek ve “Benim için geldi. Almalıyım” diyeceksiniz.

İster inanın ister inanmayın, çoğunuzun yaşamlarında kapıyı şimdi bildiğiniz şekliyle yaşamın üzerine kapayacağınız bir zaman gelecek -ya da gelebilir diyelim. Sahip olduğunuz evi gerçek anlamda bırakıp elinizde pek az eşya ile çıkıp gidebilirsiniz. Pek olası görünmüyor şimdi, değil mi? İçinizde bir şey, “Tanrım” diyecek, “çıldırdı mı dünya? Benim değerlerim neler? Hayatta kalmam için en önemli şey ne şimdi?” Ve Ruh gelip hatta kalmanız için en önemli şeyin ne olduğunu söylemenizde rehberlik edecek. Bu belki sadece pek az bir eşya taşımak olacak. Belki bazılarınız bu yaşamda tam anlamıyla evlerinin eşiğinde durup içeri bakacak ve her şey anlamsız görünecek onlara, çünkü en önemli şeyler manevi değerleriniz ve yaşamınız olacak. Dönüştüğünüz şeyin ışığında bütün bu maddi varlık ve şeyler toplamının hiçbir anlamı yoktur. Sizi bu eyleme götürecek olayları hayal edebilir musunuz? Küçük olaylar olmayacak bunlar.

Anımsayın, insanlığın kaderi evrimleşmektir. Size, bildiğiniz yaşamın bundan on yıl sonra artık olmayacağını garanti ederiz. Bildiğiniz dünya, bildiğiniz gerçeklik, konfor, tasarılar, tatiller ve yaptığınız hiçbir şey bundan on yıl sonra burada olmayacak. Kendi kişisel evriminiz için burada bulunuyorsunuz. Evrimin dünya çapında nasıl geleceği de ilginç olacak. Birkaç düzine insanın evriminden söz etmiyoruz. Türün evriminden söz ediyoruz. İnsanları uyandırmak için bazı olaylara gerek olacak. İşte bunun için yaşamınızı yüreklilikle yaşamak ve ışığınızı yaşamak için cesaret sahibi olmak gereği ile karşı karşıya kalacaksınız.

Hepinize yerli Amerikan öğretilerinin karşınıza çıkmasını öneririz. Kızılderililerin ter dökme töreni, davul çalma, dans vb öğretileri araştırmaya başlayın. İçinizde pek çok şey uyandıracak ve Dünya hakkında çok şey öğretecektir. Ritüel için şifrelendiniz. Ritüel uygularken bedeniniz kim olduğunuzu ve ne bildiğinizi anımsamaya başlar.

1990’larda topluluklar çok etkin olacak. Yirmi-kırk dönümden birkaç yüz dönüm kadar büyüklükte ya da belki on dönümlük arazi parçaları üzerinde kurulacak ve otuz ile yüz kişi arasında barındıracak yerler olacak. Üyeleri bir iç bilgiye cevap verdiği için bir araya gelecek bu gruplar. Gelecek topluluklar tarafından kullanılacak olan yeni teknolojiler sevgi üzerinde temellenecek. Teknolojinin yanlış bir tarafı yoktur. Bu gezegende şimdi kullanılan teknolojinin en büyük engeli, insanları yükseltmekten çok ayırmak, manipüle etmek, kontrol etmek için kullanılmasıdır. Anahtar, sevgi taşıyan teknolojidir. Çoğu insana hiçten varoluş gibi görünen büyük miktarlarda teknoloji verilecek. Size bir buluş fikri verilebilir ve ortaya koyduğunuz icadın ne olduğu üzerine hiçbir fikriniz olmaz. Gerçekleştirmesi için başka birisine devretmek zorunda kalabilirsiniz. İnsanlar bu yeni teknolojiyi geliştirmek için birlikte çalışacak.

Bilinç evriminin bir bölümü de bir bilinci diğer bir bilince bağlamak, kendinizi ayrı tutmamaktır. Bir kişi belki bir fikirle gelir, başka birisi düşünceyi alır uygulamaya geçirir, bir diğeri de satar. Gördüğümüz kadarıyla, icatlar için olağanüstü bir yeraltı pazarı olacak. Bu icatlar geleneksel pazarlarda asla görünmeyecek çünkü böyle becerileriniz olduğu anlaşılırsa yok edilirsiniz. Topluluklar arasında sizin için her şeyi yapacak olan bu yeraltı teknolojileri büyük bir ticaret konusu olacak.

Sizin için bu yaşamdaki en ödüllendirici deneyimlerden birisi de toprağı seven ve kendisine karşılık verecek toprağı -Dünya- olan insanların grubuyla işbirliği içinde yaşamaktır. Toprağı sevip Dünyaya neyin arayışında olduğunuzu bildirirseniz Dünya sizi besler ve bakar size. Anahtar budur.