19 – İç Alevi Tutuşturmak


Gezegen kendi içinde bir denge arayışında. Benlik her şeyin bileşimi olduğu için sizin bütün dünya dışı benliklerinizi, çok boyutlu benliklerinizi, erkek ve kadın benliklerinizi dengeleyen de bir armonidir.

Sizler, ayrımına varmaya başladığınız inanılmaz ölçüde bütün varlıklarsınız. Kendinizi gelişmeye ve bu tamlığa ulaşmaya bırakın. Sizi tek engelleyen kendinizsiniz. Eğer bu bütünlenmeye izin verecek olursanız sizi hayallerinizin ötesinde olanaklar bekliyor. Duygusal bedeninizde ve hem dişiliğinize, hem de erkekliğinize gereksindiğinizi keşfediyorsunuz. Hayatta kalmak ve gezegende olanları anlamak için hepinize olanaklar sunulduğunu anlamanız gerekiyor. Lütfen yaşadığınız zamanların ciddiyetinin farkına varın. Biz her birinize zaman verirken siz de buna karşılık sınavdan geçirilecek ve zamanı geldiğinde birçok insana öğretmek üzere alınacaksınız.

Bir şeyi çözmeye ve kendi içinizde bütün hale getirmeye çalıştığınız için hissetme yoluyla çok daha fazlasını keşfedeceksiniz. Kendinize tamlıktan ne kadar uzak olduğunuzu göstermek için dışınızdaymış gibi görünen muazzam bir ayrılık yarattınız. Dramanız, güçlü bir kadının karşısındaki güçlü bir erkekle ilintili gibi görünüyor. Kurban hangisi olacak? Kim haklı, kim haksız? Bu iç dramanın gerçekte anlattığı ne? İçinizde olanı yansıtan bu dış ayna nedir?

Çok boyutluluğa eriştiğinizde erkek ve dişiyi birleştirmek zorundasınız. Ayrım ya da binlerce yıl sürmüş olan kadın erkek savaşında kalmayacaksınız. Erkekler ve kadınlar arasındaki ayrımı kim yaratıyor? Paradigmayı sizin için oluşturan ve bu frekansları başka açılardan teşvik eden yaratıcı tanrılar. Yarattığı zarar nedeniyle ayrılık hikayesi çok işlerine yaradı onların.

Erkek titreşimleri yakın zamanlarda, beş bin yıl kadar önce iktidar oldu. Kim olduklarını yavaşça keşfetmek için kendilerini daha önce iktidarda olan her şeyden -anaerkil hareket ve dişiler- bütünüyle ve tamamen ayırdılar. Dişiler geleneksel olarak sezgi ve hissediş alanlarından hareket eder. Erkekler de birçok zamanda sezgi ve duyguyu taşımışlardır ama yakın zamandaki bu ayrıma duyguları da beraberlerinde getirmediler. Dev bir ayrım oldu ve gezegendeki erkek ve dişiler büyük bir çatışma içine girdiler. Neden oldu bu? Öyle ayarlanmıştı. Gezegeni ele geçirip gerçekliği talan eden -kendilerini doyuran, canlı ve işler halde tutan, duygusal kargaşa ile beslenen- yaratıcı tanrılar tarafından ayarlandı.

Bu gezegen giderek büyüyen bir duygusal kargaşanın yaratılması için her türlü plan ve etkinliğe konu oldu. Bu etkinliklere ne kadar insan katılırsa duygusal karmaşa potansiyeli de o kadar büyüyordu. Yaratıcı tanrılar bu etkinlikleri körükledi ve sizi birbirinize karşı hale getirdiler. Hepinizin görevi olduğu şekilde bu paradigmayı yıkmak için, kurulan birçok ayrılık yapısını değiştirmek zorundasınız. Ayrım ne olursa olsun -erkekle kadın, beyazla siyah ya da Doğulu ve Batılı arasında- değiştirmek zorundasınız.

Gezegene arketipal olaylara Işık Ailesi üyeleri olarak katılmak amacıyla geldiniz. Dediğimiz gibi, bunu kitleleri anlayabilmek ve enerjiyi kendi içinizde dönüştürecek duruma gelerek kitleler için de dönüştürmek üzere yapıyorsunuz. Bir iyileştirme ya da katılımı gerçekleştirdiğinizde bunu benimsersiniz ve iyileştirdiğiniz yalnızca kendiniz değil insan ırkı ve kitle psişesi de olur.

Kişisel dramanızdan çıkın ve bütün bunların simgesel olduğunun ayırdına varın. Kendinizi kimlik arayışında bir dişi varlık olarak görün ve bir erkek kimliğinin nasıl size sürekli karşıymış gibi göründüğünü fark edin. Bu kimlikleri kendi içinizde nasıl bir araya getirebileceğinizi keşfetmek zorundasınız. Bu birleşme içinizde gerçekleştiğinde kendiliğinden dışınızda da gerçekleşecektir. Bu gezegene yolculuk ettiğinizde iyileştirmeye geldiğiniz şeylerden biri de dişi üzerindeki erkek egemenliğiydi. Yaptığınız şeyi üzerinize alınmanıza ya da size ait kişisel bir yükmüş gibi taşımanıza gerek yok. Sizin yükünüz değil bu; evrensel bir yük.

Hepiniz kolektif deneyiminiz içinde çözümlenmek üzere enerjiler taşıyorsunuz. Işık Ailesi üyeleri olarak sizi en iyi temsil edecek, canlandırıcı bulduğunuz alanlarda hepinizin kendi tekrar doğum çerezleri -kendi “malzemeniz”- var. İşte bunun için hepiniz bu kadar farklısınız. Işık Ailesi üyeleri olarak dikkatinizi insan varlığının nasıl çalıştığına açmanız gerekiyor. Dönüşüm gereksinimi, güçsüzlük duygusunun hangi derinliklere kadar uzandığınızı ve ırkın belleğinden Tanrıça enerjisinin ne kadar yitmiş olduğunu hücresel bir düzeyde anlayabilmeniz için bütün bir deneyim yelpazesini yaşamanız gerekiyor.

Gelişimleri frekans yoluyla kilitlenmiş yaratıklar olduğunuzu unutmayın. Göreviniz, insanları insan evrimini bilinçle hızlandıracak şekilde dengelenecekleri bir noktaya getirmek. Evriminiz frekans ve DNA manipülasyonuyla engellendiğinde yayınlanabilir sadece belli bir frekans türü kalır geriye: İnsanın kendi kendisiyle savaşı; her şey böylece birbirinden daha da ayrıymış gibi görünür. Daha bütün hale geldikçe şeyleri birbirinden bu şekilde ayırmaz olursunuz. Her şeyin deneyimin parçaları olduğunu görürsünüz. Kimi zaman insan olma deneyiminde öylesine kayboluyorsunuz ki, burada ne yaptığınızı unutursunuz.

Işık Ailesi üyeleri olarak buraya insan ırkı için dönüşmek üzere geldiniz. Dramalara daha az bağlı hale gelir gelmez kendinizi onların bu kadar avcunda ve kurbanı olarak hissetmeyeceksiniz. Yüzleştiğinizin kolektif bir enerji olduğunu anlayacaksınız. Onun için, bunun farkına hep birlikte varabilirseniz kadınlara ve erkeklere uyum içinde olacakları yeni bir titreşim yayınlayabilirsiniz.

Kendinizi yol almış gibi hissettiğiniz her zaman yol almışsınızdır. Attığınız adımları hesaptan düşmeyin. Davranışınıza bakıp kendinizi ya da başkalarını kötü olarak yargıladığınızda güvenilirliğinizi sarsarsınız. Her şeyden ne elde ettiğinize bakın.

Gerçekte süren çatışma içinizdeki erkek ve dişi arasında. Erkek ve dişiyi nasıl birleştireceğinizi anlamadıysanız, aynı çatışmayı yaşayan milyonlarca başkaları var. Kendinize karşı nazik ve verici olun. Kendi içinizdeki erkek ve dişi yanlar arasında işbirliği kurduğunuzda gezegende birbirinizle ve uzaydan gelen varlıklarla da işbirliği yapar hale geleceksiniz. Bunların hepsi de sizsiniz.

Bütün gereksindiğiniz kendi egemenliğinizi kazanmak. Değiştikçe, kimseye zorunlu olmaksızın içinde hareket edebileceğiniz bir alana gereksinirsiniz. Aynı zamanda da, aynı hakkı tanımaksızın başka birisinden isteklerde bulunamazsınız. İlişki ve işbirliği anlayışlarını birçok açılardan yeniden tanımlıyorsunuz. İlişki işbirliğidir. Frekansların işbirliği ya da frekans değişimi bileşimi kararlaştırılmıştır. Bir özgürlük frekansını keşfetmekte olduğunuzdan, eski ilişki kurma yollarınızın çoğu çok rahatsızlık uyandırıcı hale geliyor. Göreviniz bu özgürlük frekansını gezegene çekmek. Elbette onu önce kendi yaşamınıza, aileniz ve ilişkilerinize yerleştireceksiniz. İdeal durumda karmaşık sayıda ilişki, bağlantı ve yaşam aktarımı içindeyken özgür olmayı öğreneceksiniz.

Bu gezegendeki ilişkiler ne yazık ki sahiplenme çağrıştırıyor. Bir erkekle kadın evlendiklerinde geleneksel olarak kadının babası onu verme rolünü üstlenir. Başka bir deyişle kadını bir erkek devralmalıdır. Karşınızdakinin davranışına ilişkin inanılmaz bir beklenti var ilişkilerde. İlişki fikrinizin ne olduğu konusuna açıklık getirin, bu sizin için uzun vadede her şeyi kolaylaştıracaktır. Ana babalıkta nasıl sahiplenme yoksa ilişkide de yoktur. Birbirinizle nasıl ilişki kuruyorsanız ileri, geri enerjilerle de öyle ilişki kurarsınız. İdeal durumda, bütün bu ileti ve ilişki kurmada iletişim vardır.

Dişiler kadar erkek titreşimler de güçlerini sunar. “Hadi bakalım, git hayatını tehlikeye at. Bir görüş benimse ve silahını bizim için çek. Bedenin biçilecek olursa bir hastanede bakımını yapar sana bir parça para veririz. Hadi bakalım kahrolası, koyul yola.” diyen bir hükümete armağan ederler güçlerini ve öylece boyun eğerler. Boyun eğme ve bireyin gücünü başkasına verme zinciri bu şekilde tamamlanır.

Hissetme merkezlerini açıyorsunuz. Erkeklerin hissetme merkezlerinde kadınlardan daha büyük engeller taşıma eğilimi vardır. Enerji, erkekte sıkışıp kaldı çünkü birinci çakradan çıktı, ikincisinde durdu. Erkek titreşimin hissediş merkezi harekete geçirilmedi. Bu, son dört-beş bin yıldır sürmüş bir deneyin parçasıdır. Hisseden ve gezegene yaşamı getiren, yaratıcılığı temsil eden dişi enerji, erkek titreşime dünyayı hissetmeksizin yönetme fırsatı vermek için boyun eğdiği bir duruma geçti.

Geniş açıdan bakmanızı istiyoruz. Bilinç hareketlerine bakıyoruz. Maji ve sezgiselliği taşıyan dişi bunlardan vazgeçmeyi kabul etti -dişi yalnız fiziksel olarak dişi varlık değil, dişi olan bilinçler anlamına gelir. Dünya ile birlikte yaşayan ve hayatın ne olduğunu bilen pek çok yerli kültür son derece dişiydi. Hatırlayın, hayat dişi bedenden doğduğu için dişi, gezegene gerçek anlamda yaşam getirir. Dişi bundan ötürü hislerin taşıyıcısıdır çünkü gezegene hayat getirip de -sizi hissetmekten alıkoyan uyuşturucuları yaratan ataerkil harekete katılmadıkça- hissedemezlik edemezsiniz. Hayatı hissedemediğinizde hayatın değerini de bilemezsiniz. Yaşamı hissedip hayatın yaradılışına, doğuşa katıldığınızda ne demek olduğunu bildiğiniz için yaşamı çok daha iyi değerlendirirsiniz.

Son beş bin yıl boyunca ataerkil hareket, savaş ve insanların sürekli yok edilişi deneylerini gerçekleştirebilmek için kendisini doğum sürecinden çıkardı. Enerji erkekte kasıtlı olarak engellendi. Değindiğimiz gibi, erek enerjisi son derece çıkmazdadır. İşaret parmağımızı uyaran bir hareketle sallamıyoruz. Bununla birlikte, genel olarak gezegendeki erkek cinsinin enerjisinin ikinci çakraya, penise saplandığını söylüyoruz. Dişiler, siz de gırtlak çakrasına saplandınız çünkü dört beş bin yıl önce, temsil ettiğiniz ve ikiz alevinizin parçası olarak bildiğiniz şeyin maji ve sezgisi konusunda sessiz kalmayı kabul ettiniz. İkiz alev, fiziksel olarak ister erkek, ister dişi olun, tek bir bedende varolan erkek ve dişidir.

Ataerkil toplum, benliğin hepinizin olmuş olduğu erkek yönü tarafından yönetildi. Alevlerin bedeninizde birlikte tutuşturulacağı bu zamana hazırlanarak neyin en iyi sonuç verdiğini hepiniz bilinçli bir şekilde deneyimleyip öğrendiniz. Bu zamanda ikiz alev benliğin dışında bir eş olarak aranmıyor, erkek ve dişi benliklerin bütünlüğü ve bütün bu benliğin yaptıklarının olgunluğu olarak anlaşılıyor. Erkek ve dişiyi kendi içinizde bütünleştirdikten ve ikiz alevinizi harekete geçirdikten sonra, ancak o zaman, bir eş aradığınızda varlığını kabul etmediğiniz ya da kendinizin karşılamadığı bir gereksiniminizi yerine getirecek birisini değil, bütün birisini ararsınız.

Bu değişim zamanlarına kadınlar gırtlak çakralarını açıp kendilerine konuşma izni vermeye gereksinecek. Zamanı geldi. Siz erkeklerinse kadınları ve diğer erkekleri anlamadaki sınavınız, hissetmek ve hissedişin ilişkilerinizdeki cinsel ifadeye girmesine izin vermek. Çoğu erkek kadınlarla çok zor bir zaman geçirecek. Kadınlar erkekleri çıldırtıyor. Gerçek bu.

Erkek titreşime -ve benliğin erkek yanıyla çalışan dişiye de- önerimiz, cinselliği paylaşırken hissedişe geçmeniz. Yalnızca cinsellik ve bedensel tahrikten çok, şeylerin duygusallığına girin. Duygusal bağlılık ve güven gerektiren duygusal bir uyarım vardır. Bu duygusal uyarım, elektromanyetik olarak içinizde bir frekans açar. Cinselliğin temsil ettiği bu frekans iyiliğinizin anımsatıcısıdır.

Gezegen ev sahipliğini deneyimlemek için, erkek hissetme merkezini kapadı. Savaşlar çıkarıp öldürmeyi, gezegene egemen olmayı başardı çünkü hissetme merkezini kapamıştı. Erkeğin bu sistemin sorumluluğunu üstlenmeyi deneyimleme fırsatının olması için kadın konuşma merkezini kapamayı kabul etti.

Şimdi bütün bunlar istikrar ya da eşitlenme noktasına geliyor. Kadın otuz yıl önce gırtlak çakrasını açmaya başlayarak zamana uygun bir şekilde konuşma fırsatını yarattı. Sorun, çoğu kadının konuşma merkezlerini açarken hissetme merkezlerini kapamasıdır. Erkeklere çok benzemeye başladılar. Dengeye ihtiyaç var. Şimdi kadın, içindeki dişi ilkeyi uyandırma gereksinimi duyuyor. Bir dişi beden içinde yaşıyor ve içindeki erkek titreşimi kullanmada ustalaşmış. Dünyaya açılıyor, güçlü hissediyor kendisini. Sokaklarda yüzüne bir tül olmaksızın dolaşabiliyor, evlenmek isteyip istemediğine karar verebiliyor. Kendi kendisinin sahibi. Bu ülkede kendi kararlarının sorumluluğunu taşıyor. Kendisini beslemiş ve yaşam getirmiş parçasını yumuşatmaya ve uyandırmaya başlıyor. Erkek ve dişi yanlarıyla bir bütün haline gelip evrimleşmiş DNA’yı deneyimleme iznini kendisine verdiğinde bu frekansı yayınlar. Bu frekans gezegende çok yaygın bir hale gelecek.

Erkeklerin hissetme merkezlerini açmaları kaçınılmazdır. Dişiyle arada denge kurmak için atmaları gereken sonraki adım budur. Erkekler için bu çok çabuk gerçekleşecek. Kitle olarak erkekler bir karmaşaya doğru ilerlediklerinden otuz yıllık bir süreç olmayacak bu. Erkekler varolandan hoşlanmadıklarını fark ediyor ve otoriteyi sorguluyorlar.

Bir noktada frekanslar ağır basacak. O zaman da, sözgelimi birisi, hissetme merkezi aniden ve temelden açıldığında laboratuarda bir hayvan üzerinde çalışıyor olabilir. Kişi hayvanın hissettiği acıyı hisseder ve yapmış oldukları tiksinti uyandıran bir hale gelir. O kadar sarsılmıştır ki döner dolaşır, çıkar laboratuardan ve bir daha da geri dönmez. Erkek titreşim için olacak olan budur.

Erkek titreşimin çok kısa bir süre sonra dönüşeceğini söylemiştik. Bazılarınız bunu son derece uğursuz bulacağı için size neden ve nasıl olacağını söylemiyoruz. Bununla birlikte, dalgalar gelmeye devam ettikçe insanlar arasında tek yanlı bir bilinç yükselişi olacak. Belli bir noktada, erkekler egemenlik duygusunun en derin savaşındayken hissetme merkezi harekete geçirilecek. Bu ya nazik bir biçimde gerçekleşecek ya da bir vuruşla ardına dek açılacak.

Bu sırada kadınlar, erkeklerini hissederken seyrederken şefkat duyabilmeleri için kalp çakrasının açılışıyla sarsılacak, aşılanıp sarmalanacak. İnsanları ışık dalgalarıyla harekete geçiren kitle olaylarından söz ediyoruz.

Hisseden ve yaşamı yaşama bağlayan dişi enerjisi herkeste uyanıyor. Kadınlar dişilik ve gücü yeniden tanımlamak zorunda. Erkeklerin erkek olarak yaralanabilir olmanın ne olduğunu anlaması gibi dişilerin de dişi olarak güçlü olmanın ne olduğunu anlaması gerekiyor. Yaralanabilir olduğunda erkeğin sevimli yanı nedir? Güçlenen dişinin -bu güçlenmenin erkekçe değil, kadınca bir çeşidiyse- sevimli yanı nedir?

Kadınlar enerji alanlarının çevresine kalın bir kabuk örmüşlerdi, kendilerini böyle koruyorlardı. Şimdiyse gerçek bir duygusal güç geliştirecekler. Sert dış kabuk belirsizleşecek, ışık beden kalpten ışıyacak. Tanrıça ve tanrılar bu enerjiyi kabul edip onunla çalışıyor. Dramanın bu şekilde açılması kararlaştırıldı.

Dişinin, yaratıcının, doğurabilenin, kanın -yaşam gücünün- sırrını elinde tutanın ve yaşam gücünü Dünyaya geri getirenin büyüsünü anlatan eski öyküler gömüldü ve üzeri kapatıldı. Tanrıçanın -seven, besleyen ve doyuranın- öyküleri nerede? Erkek cinsinin de içinde Tanrıça enerjisi vardı ve Tanrıçaya o da ihtiyaç hissetti.

Son birkaç bin yıldır gezegeni daha iyi kontrol altında tutmak üzere dünya dışı varlıklar tarafından size gereken bütün mitler verildi. Bütün dinsel kurumlarınızın tohumlarını attılar. Sizin bir deney olduğunuzu söyledik. Deney kimi zaman yüceltici ve sevgi doluydu ama yakın zamanlarda inanılmaz bir bozulmaya uğradı. Işık Ailesi üyeleri olarak sizler gezegeni ele geçirmeye, ayrılık ve savaş saçmalığına inanılmasına asla gerek duyulmaması için ışığı yeniden gezegene çekmeye geldiniz. Erkek ve kadın birbirlerini bütünlemeyi amaçlamışlardır, birbirlerine karşı çıkmayı değil.

Hatırlayın, hissetmek duymaktır. Hissetmek bu gezegeni kurtarmak, çok boyutlu benliği anlamanın anahtarı, onu iyileştirmek ve onunla bir olmaktır. Aynı zamanda Dünyayı sevgi dolu bir şekilde Yaşayan Kitaplık olarak harekete geçirmenin, varoluşu yok olmaktan değerli bir alana geri getirmenin anahtarıdır. Erkekler ve son birkaç bin yıldır bu gezegenin sorumluluğunu taşıyan ataerkil toplum ile -arka koltukta bile değil- yeraltında bir konum edinen kadınlar nedeniyle ayrılık ana konu haline geldi, duygu bir kenara itildi, kötü bir isim verildi ve uygunsuz bulundu. Sizi ayrı tutmak için verilen rolleri canlandıran robotlar haline geldiniz.

Güçlü dişinin yaratıcı imgelerinden oluşan bir tanrılar birliğiniz (pantheon) yok. Güçlü dişinin olumlu imgesini biçimlendirebileceğiniz hiçbir şeyiniz yok. Böylece erkekler erkek olmaya çabalıyor, kadınlar da erkek titreşimiyle güçlenmeye çalışıyor çünkü güçlenmiş dişiye ilişkin açık bir fikriniz yok. Bunu yaratmak zorundasınız. Benliğin sezgi, alıcılık, yaratıcılık, şefkat, beslenme olan kadın biçimindeki enerji bolluğunu fark etmeye başlayın. Uzun zaman boyunca değer verilmemiş bir varlıktaki kimlik zenginliğini keşfediyorsunuz. Dişiyseniz, elbette bu özün yaşayan bir biçimisiniz. Erkekler, Tanrıçanın tanrıyla birleştiği içlerindeki Tanrıça biçimlerini ortaya çıkarmak zorundalar.

Aynı şekilde, erkeğe bakış da çarpıtılmıştır. Güçlü, hisseden bir erkek örneğiniz yok. Toplum hisseden erkekleri “yumuşak”, erkeklikten yoksun sayar. Erkekler duygularına bakıp, “Bunu hissediyorum” deyip erkekliklerini de kaybetmediklerini görmeye başladılar. Böylece erkekler de kadınlar da erkek ve dişinin güç kazandırılmış, bütünlenmiş biçimleri için rol modelleri yaratıyorlar. Bu modeller hızla geliyorlar. Ayrılık zamanı sona erdi.

Değindiğimiz gibi, ikiz alev eşinizi dışınızda aramıyorsunuz. Dişi ve erkek özün bütünlenmesini içinizde arıyorsunuz. İkisi bir bütün ediyor. Bütünlenmiş insanlar, güven, arzu ve seçime dayalı ilişkilerle bağlanmak için bütünlenmiş insanlar arar. İlişki, “Sana yaşamımda beni tamamlaman ve değerlendirmen için gereksiniyorum” temeline dayalı değildir. Siz kendi içinizde tamamlanır, kendi içinde tamamlanmış ve keşfedilecek yepyeni bir alan sunan başka birisiyle birlikte çalışırsınız.

İçinizdeki ikiz alevle birleştiğinizde benliğinizin sezgisel, Tanrıça, yaşam getiren, duyarlı yanı kadar güçlü, akılcı ve entelektüel yanının da bilincine varırsınız. Birisi son derece Dünya düzleminde, diğeri son derece ruhsal düzlemdedir. Bu enerjileri içinizde birleştirdiğinizde aynı niteliklere sahip birisini bulmanız zorunlu hale gelecektir. Bütünlenmemiş ve tam olmayan birisiyle uyuşamazsınız.

Kendinize bütün insanları kendiliğinden, çabasızca çekeceksiniz. Birbirinize arzu ve kabul edişle bağlanabileceksiniz, ihtiyaç duyarak değil. Daha önce hiçbir ilişkide bir olasılık olarak kabul etmediğiniz bir şeyi başaracak ve ilişkiye yepyeni bir kişilik, yeni bir sınır, yeni bir tanım getireceksiniz. Bu yeni tür ilişki için kendi rol modeliniz kendiniz olacaksınız. Çoğunuz evlilik kurumunu anlamsız bulacak. Bu kurum, bildiklerinize ve nasıl yaşamak istediğinize uymayacak ve barındırmayacak bunları.

Hepiniz içinizdeki kutuplaşmaları bütünleştirme yolunda olduğunuzdan zor konular durmadan karşınıza çıkacak. Zor zamanları hoşlukla karşılayın, en büyük öğretmenler olabilir onlar sizin için. Dikkatinizi kendi büyümeniz, kendi yolunuz, kendi benliğiniz üzerinde tutun, başkalarının ne yaptığında değil. İçinizdeki erkek ve dişiye seslenin ve birlikte, uyum içinde çalışmaya başlayabilmeleri için aralarında bir diyalog oluşturun. Kendinize bol sevgi ve cesaret verin. Kendinizle buluşun ve “Seni seviyorum benliğim. Sen harika bir benliksin. Bir numarasın, en iyi benliksin” deyin.

İnsanların hürmetini kabul eden bir soyluymuşçasına kendinize kendi sevginizin saygınlığını sunarsanız her şey değişir. Kim olduğunuza inanıp onu sevdiğiniz için güç ve bütünlenme sizin olur. Kendinize inanır ve severseniz her şey sizin yolunuzda gitmeye başlar. Çoğunuz için en zor şey, sevgiyi hak ettiğinize karar vermektir. Başka hiç kimsenin sizi sevmesi gerekmez. Ortalarda dolaşıp kendinizi bunu hak ettiğinize inandırmak üzere sevgiyi başkalarından toplamak için burada değilsiniz.

Karanlık, gerçek öykü hakkında çok az veri, uyarım ya da bilgi veren bir sistemde çok zor bir görevin üstesinden gelmek üzere buradasınız. Olanaksızı başarmak için buradasınız. Kendinizi sevme kararı alarak, bu kararlılığı her günkü yaşamınızın ilk adımı kılarak her şeyin yerini bulmasını sağlarsınız. Bütün ve tamam hale gelirsiniz. İşte o zaman bütün bir insanla bir bağlılık ilişkisi için hazırsınızdır ve bu ilişki sizi keşfedilmemiş dünyalara götürebilir.