23 – Oyun, Şifreler ve Üstatlar

PLEİADES ÖĞRETİLERİ

2

EVRENİN GENETİK KİTAPLIĞI: DÜNYA

Barbara Marciniak

…ÖTESİ YAYINEVİ

OYUN, ŞİFRELER VE USTALAR

Bütün yaptığımız,evrimleşme basamağınız olabilecek bir be­timleme yaratmak.

Selam, sevgili dostlar, buradayız. Niyetimiz, sizi Dünya ge­zegeninde yaşamaya ve sevmeye esinlendiren yeni bir vizyon yaratmanıza yardımcı olmak. Toprak ve taşın karanlık tabakala­rında saklı eşsiz bir mücevher gibi Dünyanın güzelliği de zaman ve mekanın mağaralarında parıldıyor. Farkına varılıp ortaya çı­karılacak bir değer olarak sabırla insanlarının gelip onu taçlan­dırmasını bekliyor. Sizi yaratıyor, destekliyor. Sizin de bildiği­niz gibi, eğer o olmasaydı siz de olamazdınız. Büyük öykülerin peşinde olan varlıklar olarak sizden istediğimiz, Dünya’ya bağlı­lığınızı duyurmanız. Kendinize dönüşüm sözü verin. Dönüşü­münüz ışık ve karanlık içinde bir yolculuktur. Dünyanın özgür­leşmenizde oynadığı önemli rolü onurlandırın. Sırlar göksel mirasınızı ortaya çıkarmak üzere çözüldükçe cennetin çekiciliğinin tuzağına düşmeyin; sizler de bir gezegende yaşıyor, kendi yara­tılışlarında çözümler arayan dünyalara ışık yansıtıyor ve gönde­riyorsunuz. Zamanın bu noktasında göreviniz, Dünyadaki Yaşa­yan Kitaplığı harekete geçirmek, Dünyayı ve yaşamın insan bi­çiminde belirmiş halini yenilemek, yaratılışın ön planına getir­mektir. Budur çıktığınız yolculuk.

Gerçekliğin pek çok biçimi vardır, her biride varlığını kendi hedef ve niyeti ile bağımsız bir şekilde sürdürebilir. Zaman, uzay ve dünyaların varlığı katı bir yapıdan yoksundur, gerçekliklerini üzerlerinde yoğunlaştırdığınız dikkatinizden alırlar. Aralarından seçim yapılacak birçok Dünya vardır, unutulan ya da belki kasıtlı olarak farkındalığınız ve gelişiminizden uzak tu­tulmuş olan öykülerin pek çok zaman çizgisi bulunur.

Zihin ve yüreklerinizi açmanızı istiyoruz; çözmek istediğiniz büyük gizlerin yanıtları bedeniniz ve Dünya’da gizli. Size gele­cekten seslenen Pleiades’li bir enerji topluluğu olarak dışınızdaymışız gibi görünmekle birlikte biz aynı zamanda sizin içinizdeyiz. Bizler sizin içinizde olduğu kadar dışınızda da var olan atalarınızız. Zamanın altın sarmallarında, varoluş dönemlerinin döngülerini tamamlayan, sizi kutsal bildiğiniz her şeyi yeniden değerlendirmeye çağıran bizler siziz. Sizden yaşamınızın amacı­nı yeniden değerlendirmenizi, sizi yöneten güçleri yeniden ta­nımlamanızı, varlığınızda saklı olan bilinç şifrelerini yeniden canlandırmanızı istiyoruz. Düşünce yoluyla yaratma bilginizi duyurmanın, Dünya’nın Yaşayan Kitaplığının amacını canlandır­manın, yaşama değer vererek güzelliği yenilemenin ve kim ol­duğunuzu anımsamanızın vakti geldi. Şimdi bizimle birlikte Dünya’nızın gizemleri boyunca yolculuğa çıkın.

On iki imgesi boyunca bir gezinti yaptığınızı canlandırın ve on iki anlayışını zihninize yerleştirin. Bu kitaptaki malzeme sizi yapılandıran ve tanımlayan on ikili sistem yoluyla şifrelerinizi açmak üzere tasarlandı. On iki yoluyla kişinin sayısal simgeleri­ni deneyimlediğinizi düşleyin; takvimin on iki ayı, zodyakta yer alan on iki hareket (ev), on iki saati hayal edin. Bunlara kendi kişisel on ikili yapınızı ekleyin. DNA’nızın on iki sarmalı oldu­ğunu, bunların, ruhsal kalıtınıza erişim sağlayan enerji girişleri olan on iki çakranızı harekete geçirip onlarla bağlantı sağladığı­nı canlandırın. Burada bir anahtar yatıyor; üstesinden gelmenizi bekleyen iş, kendinizi hayal gücünüz yoluyla tanımak, gerçekli­ğin gözünüze görünmeyen içinizdeki bilgi ağları ve bildiri lev­halarına ulaşmaktır. Ruhunuzun arayışında belki de yeni pek çokşeyin şimdiki dünyanızı daha geniş bir bakışla zenginleştirdiğini göreceksiniz.

Bizler oyun, şifreler ve ustalar için buradayız. Harekete ge­çirdiğimiz şey, birlikte dans etmek zorunda olduğumuz şey oldu­ğu için bu zamanda Dünya ile ilgilenmek karmamızın parçası. Atalarımız bulunduğumuz zaman içinde Pleiades’teki gelişimi­mizi engelleyen olaylar yarattılar. Pleiadesliler olarak bu büyük çıkmaza çözümler arıyoruz. Sizin bizimle paylaştığınız kötü bir durum bu.

Uygarlığımız, sizin bulunduğunuz noktaya göre gelecek bir zamanda tehlike içinde. Onun için bir çözüm bulmak üzere yol­culuğa çıkmaya itildik. Biz sizin geleceğinizdeyiz ve neler oldu­ğunu ortaya çıkarmak için öğretmenlerimizle, Zaman Bekçileri olarak da adlandırılabilecek Varlık Bekçileriyle karşılaşmak üzere geleceğimizde daha da ilerilere gittik. Bize zamanın fark­lı bölümlerinde yolculuk etmeyi öğrettiklerinde olayların nerede saklı ve kilit altında tutulduğunu ortaya çıkarmak üzere zaman içinde geriye doğru yolculuk etmeye ikna edildik. Geleceğimi­zin geleceğinden ve şimdiden, sizin gerçeklik anınızdan bakar­ken geçmişimizi etkisi altına alan fırtınaların nerede koptuğunu inceledik.

Atalarımız, gelişimini tamamlamış ve evrensel anlamda İlk Yaratıcı olarak, İlk Yaratıcının zaman içindeki yolculuğu olarak anlaşılmış olan bir evrenden geldiler. Yaratıcılık olan özünü keş­fetmiş bir evrenden geldiler. Bu özü ortaya çıkararak yaratıcılar olduklarını anladılar. Pleiades’e geldiler, çünkü bu yıldız sistemi günün birinde en zorlu zamanınızda, İlk Yaratıcı ile yeniden bağlantı kurmaya hazır olduğunuz bir zamanda size yardım ede­bilecek durumda olacaktı. Atalarımız, Dünya’nın Özgün Planla­macılarının, yaratıcılık ve sevgi yoluyla dünyalar ve uygarlıkla­rın tohumlarını atan düzenleyicilerin arasında yer alıyordu. Ata­larımız sizin de atalarınızdır. DNA’larını Özgün Planlamacılara verdiler ve bu DNA, insan ırkı DNA’sının parçası haline geldi.

Plan, gezegeniniz Dünya’da galaksiler arası bir bilgi alış ve­riş merkezi yaratmaktı. Olağanüstü bir plandı bu. Dünya bir galaktik sistemin kıyısında yer aldığı ve başka galaksilerden ko­layca erişilebilir olduğu için güzel bir yeri kapsıyordu. Dünya, enerjilerin sizin uzay bölgenizde yolculuk yapması için var olan birçok yol girişine, otoyola yakın bir yerde var olmaktadır.

Dünyaya bütün galaksilerden bireysel temsilcilerin getiril­mesi için büyük bir hareketlilik yaşandı. Amaç bu gezegende benzerlerinin olmasıydı. Yaratıcı tanrılar olarak anılan kimi gö­revliler genetik ustalarıydı. Yaşam yaratmak üzere kimlik, fre­kans ve elektrik yüklerini şifreledikleri moleküller yaratma, or­taya çıkarma ve birbirine bağlama yeteneğine sahiptiler. Kendi genetik çizgileri ve şifrelerinin bir benzerine bu gezegende sa­hip olmak üzere pek çok duyarlı uygarlık gönüllü olarak DNA’larından örnek verdi. Genetik ustaları, bilgi alışveriş mer­kezinin, ışık merkezinin yapılışına katkıda bulunmak üzere du­yarlı uygarlıkların verdiği DNA çeşitleriyle oynayarak kimi in­san kimi hayvan olan ırkları yarattılar. Bu, Dünya için tasarlan­mış olan büyük bir plandı. Yaratıcı tanrılar sizin bildiğiniz şek­liyle zaman içinde var olmadıkları için birkaç bin ya da milyon yıl onlar için hiçbir şeydi.

DNA’sı bir zamanlar zarar görmemiş olan, gezegeninizde çok ileri uygarlıklar geliştiren ve size benzeyen başka insan tür­leri de bulunuyordu. Çok zaman önce, yarım milyon yıldan uzun bir zaman önce var oldular. Çağdaş insan dönemi olarak andığı­mız bir döneme denk gelen Lemurya ve Atlantis isimlerini ver­diğiniz uygarlıklardan söz etmiyoruz. Sözünü ettiğimiz, güney kıtanız Antarktika’nın buzlarına ya da Moğolistan’daki Gobi çö­lünün kumlarına gömülü olan eski uygarlıklar.

Sizin tanrılar olarak adlandırdığınız enerjiler bu gezegendeki her şeyi yarattı ve bütün yarattıklarına büyük bir zeka yerleştir­di. Parmak uçlarınızdaki moleküllere kadar Dünyada var olan her şeyde bilinç vardır ve her şeyin bir arada çalışması hedeflen­miştir. Elektromanyetik frekansların titreşimi ile bilinç sürekli iletişim içindedir. Bu frekanslar, her birinin bütünden yararlan­ması için birlikte çalışmaya ortaklaşa katkıda bulunurlar. Bu za­manda Dünyada yaşanan zorluk, insanların birlikte çalışmak için burada olan enerjiden ayrı olduklarına inanmalarıdır. Ayrı parçalara olan geçerli inancınız, varoluşun bütünlüğünü görme­nize ve bütünlüğe erişmenize engel oluyor.

Niyetimiz, Dünyayı etkileyen Pleiades deneyleri konusunda daha geniş bir anlayışa kavuşmanıza yardımcı olmak. İnsan ır­kının baskılandığı kaos ve karmaşa zamanları sırasında bizim sistemimizden pek çok grup gezegeniniz çevresindeki farklı noktalara gelerek son derece ince yapılı açılımlar gerçekleştirdi. Kozmosta çoğu varlık gezegeninizin muazzam bir felaket ve bü­yük bir baskıya doğru ilerlediğini bildiği için gezegeninize bir enerji ışığı bırakmak üzere küçük bilinç kümeleri ile çalıştılar.

Dünya bu zamanda bir dar boğazından geçiyor, buna hiç kuş­ku yok. Ancak, bu karmaşada büyük bir olanak gizli. Bir çağrı­ya yanıt vermeniz için her birinizin omzuna dokunuldu. Pek ço­ğunuza dokunuldu, ama bilinmeyene doğru ilerleyip rahatça bi­rer özgür ruh haline gelerek kitlelerin belki de arka çıkmayacağı bir şeyi desteklemeye rıza göstereniniz az. Pratik amaçlarını­zın bütünü içinde hiç anlamamış olduğunuz dişi ve erkek yanla­rınıza göz atmak istediğiniz için sizleri onurlandırıyoruz. Farklı bir olanak araştırmaya ve elinizdekini daha da güzelleştirip zenginleştirmeye hazır olmanızdan ötürü hoşnutluk duyuyoruz. Farkedilmenizin zamanı. İçinizden geçen enerjileri kendi yolunuzca büyütüp bedeniniz ile Dünyaya zorlamasız bir şekilde ışık ışınlan yerleştirmenin, bu enerjileri başkaları için de erişilir ha­le getirmenizin zamanı. Gülmeyi, hoşça vakit geçirmeyi her za­man seviyoruz ve bu oyunsu yaklaşımla sizin belki de daha uza­ğa gitmenize engel olacak olanı meydana çıkarıyoruz.

Evrim, niyet ve belli bir plan temelinde gruplaşan bilinç ai­leleri vardır. Ait olduğunuz Işık Ailesi böyle bir bilinç ırkından gelmektedir. Kimdir ışık? Işığın sahibi kimdir? Işığın ötesinde ne vardır? Bunu birkaç dakika boyunca hissedin ve insan zihin­lerinizde kozmosta olduğunu düşündükleriniz konusunda her zaman bir mit, küçük bir öykü ya da masal yarattığınızın ayırdında olun. Sizin bakış açınız, var olanın ışığında küçücük kalır. Onun için sizden öykülerinizde devasa değişimler düşünmenizi ve varoluşun daha büyük çeşitlemelerini düşlemenizi istiyoruz.

Işık Ailesi gezegene bilgi getirmek üzere şifrelenmiş varlık­lar topluluğudur. Şifreleme her bireyin içinde yer alır. Bir kez gerçekliğin var olan yorumunu sorgulayacak ve ötesini görecek hale geldiğinizde size başkalarının şifrelerini ateşleyecek düşün­ce biçimleri yaratacak şekilde yol gösterilir. Bizler, gezegensel geliş imin belirli bir noktasında insan bilinç şifrelerini ateşleyen bir enerji grubuyuz. Bu süreç siz evrimleştikçe evrimleşecek ve size yardımcı olmak üzere ortaya çıkacak sayısız öğretmeni içi­ne alan muazzam bir bilgi oluşacak. Işık ailesi geniştir. Üyeleri nerede bilgi dağıtılacaksa orada toplanır. Acil durumda çağrılan özgür ruhlu özel kuvvetler gibi­dir. Işık Ailesi üyeleri, bedenleri ya da işgal ettikleri yaşam güçlerini yok etmeksizin gerçeklik değişimlerini bütünleme ve bu değişimlerden sonra hayatta kalma yeteneğine sahiptir. Bir Işık Ailesi üyesi olarak gerçekliği değiştirme yeteneği sizde doğuştan vardır. Onun aracılığıyla başarabileceğiniz inanç sistemini yarat­mak zorundasınız. Çünkü zihniniz evrimleşmek üzere yapılan­mıştır ve hangi paradigma düzleminden kaynaklanırsa kaynak­lansın deneyiminizi talep ettiğiniz şey temelinde biçimlendirir.

Işık Ailesi, boyut değişimlerinde bir istikrar unsuru olarak hareket eder. Üyeleri pek çok insanı uyandırmada kullanılan bir frekansın taşıyıcıları olarak hizmet eder. Bazılarınız var olan ola­naklar karşısında korkuya kapılacaktır, bu da doğaldır. Yapabil­diğiniz kadar yeni bilgiyi alacak ve değişeceksiniz. Bu olanak sizde şifrelidir, değişime karar vermek ya da vermemek ise sizin özgür seçiminiz. Bunu başarıp başaramayacağınızı düşünmek sizin özgür iradenize bağlıdır. Geçen birkaç binyıl boyunca Dünyadaki birçok gizem okulunda yaşanan inisiyasyon süreci bizim bu görüşümüze örnekler sunuyor. Işık Ailesi üyeleri içle­rindeki şifreleri ortaya çıkararak kendilerini üç boyutlu gerçek­lik yasalarından deyim yerindeyse başka bir boyuta doğru geç­meye ittiler.

Çoğunuz bunu daha önce yaptığı duygusunu taşıyabilir. Yap­tınız da. Bu sizin, başka sistemlere giderek aynı şeyi yaptığını­zın çok boyutlu anısıdır. Son derece bildik bir süreçtir, çünkü Işık Ailesi üyeleri olarak yaptığınız budur. Siz sistemleri bilgi­lendirirsiniz. Gider, gerçeklikleri yeniden yapılandırırsınız. Bu konunun uzmanlarısınız.

Bu sürecin anısını yitirdiniz, çünkü buraya diğer herkesle ay­nı yasalar altında çalışmaya geldiniz. Onun için, bütünüyle silin­miş belleğinizle insan olarak geldiniz. Gelmeden önce, belleği­nizi kaybetmenin sürecin bir bölümü olduğunu biliyordunuz ve sizi enerji ve genetik açısından hedefinize ulaştıracak zaman ile ebeveyni özel olarak seçtiniz.

Dünya düzlemine bedenlendiğinizde psişik ve sezgisel yete­nekleri geliştirmede en yüksek olanağı sunan ışık şifrelerini içe­ren bazı belirli eşleşmiş resesif genleri aldınız. Bu genler ayrıca adlandıramasanız da sizi başkalarından ayıran bir belleği taşı­yordu. Bu güç ve yeteneklerle göreviniz, yaşamınızı yapılandır­mak ve momentumun sizi insanların çoğundan farklı bir şeye yönlendirmesine izin vermekti. İnsanların içinde, bu genetik yükselişte size eşlik edenlerin etkisiyle dışarıdan da uyarılan ge­niş çaplı bir dönüşüm gerçekleştikçe içinizde uyanmakta olana göre hareket etmek ve onu bütünlüğünüze katmak zorundasınız.

Size bu noktada bir senaryo sunalım. Kendinizi, hiçbir şeye şimdi baktığınız gibi bakmayan bir Işık Ailesi üyesi olarak can­landırın. Kozmik kimliğinizi tıklayın. Bir sınıftasınız, öğretmensizinle konuşuyor ve değiştirmek üzere sistemin parçası olmak için Dünyaya dönme görevinin önemli noktalarının altını çizi­yor. Mesleğinizin doruğundasınız; kusursuz bir sistem bozucu olduğunuza inanıyorsunuz. Keyfiniz müthiş yerinde bu sınıfta, çünkü öğretmen size bir şey açıklıyor; “İster inanın ister inan­mayın, Dünyaya indiğinizde bunların hiçbirini anımsamayaca­ğınız için gelip sizi bilgilendirmemize gereksineceksiniz. ” Bü­tün sistem bozucular gülüyorsunuz, çünkü biliyorsunuz ki şim­di duruma ne kadar egemen olursanız olun, bir kez kendinize gömüldüğünüzde bu sınıfı artık hatırlamayacaksınız. Öğretmen, “Şuna bakın, diyor. Size resimler göstereceğiz. Bakın, burada bir araç kullanarak geliyoruz, şurada da siz insan biçimindesiniz ve neler olduğunu bilmezmiş gibi hareket ediyorsunuz. Görevinizin parçası bu.” Bütün bunlar hakkında bilgi veriliyor size, an­lıyor musunuz?

O sınıfta Pleiadesliler olarak bize ve pek çok başkasına cevap vermek üzere şifrelendiniz. Daha büyük kimliğinize açıldıkça alıcı ve sınırlarınızın ötesine geçmeye istekli olun, çünkü yap­maya çalıştığımız bu. Sizi daha ileri götürmek üzere zihninize yeni imgeler aşılamaya niyet ediyoruz. Bunu nasıl yaptığımızın önemi yok. Yaptığımızın gerçek olup olmamasının da önemi yok. Önemli olan tek şey, sizin için yeni imgeler yaratmamız. Günün birinde bu sizin için sıradan bir hale gelecek ve bunca za­manın ardından neyin peşinde olmuş olduğumuzu anlayacaksı­nız. İçinizde bir şeyleri harekete geçirmek, insan olarak gelişi­minizi sağlamak üzere kimi zaman kimi şeyleri bütünüyle bizim yaratmış olduğumuzu anlayacaksınız. Bizler son derece kurnaz öğretmenleriz.

Zaman, kendinizi kendiniz için sevinç, yaratıcılık ve sevgi yaratmaya adama zamanı. Başkalarına ancak o zaman yararınız olur, çünkü siz gelişmeksizin başkalarına hizmet etmezsiniz. Ya­şayan bir örnek haline gelerek, yüreğinizi izleyerek başkalarına yüreklerini cesaretle izlemenin yolunu gösterirsiniz.

Burada oluşumuzun nedeni, yapacağımız daha başka bir şe­yin olmaması değil. Köpürmeye ve gezegeninizin çevresine bu­harını salmaya başlayan bir dönüşüm sürecinde yardımcı olmak üzere buradayız. Geçen birkaç yıl içinde pek çok insan yaşamın büyük ve anlamlı bir hedefini anımsayarak uyandı.

Bu zamanda üstbenliğinizin bildiği kadar çok şey bilseydi­niz göreve başlamak için çok sabırsızlanırdınız. Bu sizin insan olarak bedenlenmenizi, insan olduğunuzu düşünmenizi, insan­dan öte bir şeye evrimleşmenizi ve her şeyden önce insandan fazla bir şey olduğunuzun farkına varmanızı içeriyor. Geriye doğruymuş gibi görünebilen bir işleyiş olmakla birlikte bilinç evriminizi insan olarak geçirmeniz için gerekli. Dönüşüm sizin bir yaşam biçimi olarak bilinçle evrimleşmenizi kamçılayan kit­lesel bir uyanışı gerektiriyor. Süreç, kilit bir kavram olarak se­çimle ilgili. Bunu adım adım yapacaksınız, başkaları sizi seyre­decek ve yolunuzda sizi izleme cesaretine kavuşacak.

Gerçekte insan bedeninde saklı olan değer üzerine sizin hiç­bir fikriniz olmasa da insanlar bu evrende kimilerince paha biçilmez varlıklar olarak görülür. İnsan bedeniniz bilip karşılaşacağınız en değerli şeydir. Paha biçilmez varlıklarsınız sizler. Dünya uğruna uzun savaşlar yapıldı ve bunun sonucunda, içi­nizde saklı olan bilgi bolluğu güçlerin kontrolü ya da sınırlan­ması ile sizden kasıtlı olarak uzak tutuldu. Başka zeka biçimle­rinin gelip enerjinizi çekmemesi için kasıtlı olarak size önem­siz ve değersiz olduğunuz öğretildi. Sizi denetimleri altında tu­tanlar formülleri elinizden alamayınca sizi gizliyor, karantina altına alıp bütünden yalıtıyor. Bu şekilde, elinizde tuttuğunuza ihtiyacı olanlar sizi ele geçiremiyor. Tür olarak koreograflığını yaptığınız bir güçsüzleştirme dansı öğretildi size. Şimdi kendi değerinizi bulmayı öğreniyorsunuz; bizim süre giden bir süreç­le sizinle paylaşmak, öğretmek ve ortaya çıkarmanızı yüreklen­dirmek istediğimiz kendi değerinizi. Ortaya çıkardığınız kendi değeriniz, içinizdeki, bizim başka uygarlıklar için şifreler ola­rak adlandırdığımız bu formüller karşısında hayranlık duyduk­ça büyüyecek.

Dünya makrokosmos içinde mikrokosmostur. Bizim çekir­dek olarak adlandırdığımız bir tetik noktası olması dışında her yerde olmakta olanın çok küçük ölçekli bir modelidir. Çekirde­ğin tohum olduğunu biliyorsunuz. Olayların değiştirileceği bu çok önemli zamanda buraya ekilen Işık Ailesi üyelerine yardım­cı olmak için Dünya’ya geri döndük. Zaman, üç boyutlu gerçek­likte büyük ölçüde yanlış anlaşılmıştır. Kendi çevresinde esne­yip çarpılarak, eğilip bükülerek gerçekliklerde eşzamanlı hare­ketlerin oluşumunu sağlayan, sizin kavrayabildiğinizden çok da­ha esnek bir yapıya sahiptir. Kendinizi gelecekten geçmişe ek­lemleyerek tarihin akışını değiştirmek üzere Dünyaya doğdu­nuz. Bu şekilde geçmişi yeniden biçimlendiriyorsunuz. Bir de­ğişim fidanısınız siz.

Sizi kendinizi tanımlama şeklinizin ötesine itecek bazı kav­ramları paylaşacağız sizlerle. Önerdiğimiz şeylerin çoğu zihninizi eğip bükmeye yönelik. Bunu neden yapıyoruz? Kafanızı mı karıştırmak istiyoruz? Belki gerçekliğe şimdiki bakışınızda kar­maşa yaratamasak da başka gerçeklikleri algılamanızı sağlaya­biliriz. Amacımız da kafanızı berrak bir kavrayışa doğru karış­tırmak zaten! Kitle bilincinizin yeniden ürettiği paradigmanın öylesine tutsağı haline geldiniz ki şimdiki inanç sisteminizin dı­şına çıkmak büyük çaba ve kararlılık gerektiriyor. Var olan inançlarınızın temeli doğrusal (lineer) zaman ve tarihsel olayla­rın kısıtlı bilgisi.

Size gerçekliğin belli bir şekli yutturuldu. Aşırı değer verdi­ğiniz eğitim sisteminizde hikayeleri içerik ve öğrenim yöntem­lerini asla sorgulamaksızın gerçekler olarak yineleme yeteneği­nizi ödüllendiriyorsunuz. Size birçok öykü anlatıldı, bizler bir­kaç tane daha anlatacağız. Paylaştığımız sözcüklerin ötesini okumak için bedeninizin bütününü kullanmayı öğrenin. Size bi­zim öykücüler olduğumuzu anımsatmaktan hoşnutluk duysak da varlığınızın kadim katmanlarında gerçeğin gereçleri yatıyor. Onları nasıl ve ne zaman kullanacağınız size kalmış. Sözcükler göründüklerinden fazlasıdır.

Diliniz şifrelidir, sesler bilinci harekete geçiren ve yapılandı­ran yansıtılmış imgeler yaratır. Söylenen sözcükler yazılan söz­cüklerden farklı titreşimler taşır. Biz dilin her iki biçimiyle de oynamayı seviyoruz. Konuş tuğumuzda vurgumuz kendi imzasını yaratıyor, belirli sesler üzerindeki vurgulama ile ince düzeyli de­ğişimler kullanıyoruz. İfade etmek istediğimizi özenle seçiyoruz. Her bir sözcüğü kullanmada belirli yollarımız var. Siz bir şey işi­tirken çıkardığımız sesin bedeniniz için bütünüyle farklı bir an­lam yarattığını biliyoruz. Bizim titreşimimize geldiğinizde bilgi­nin pek çok katmanını harekete geçiren birçok ders alıyorsunuz. Anladığınızı düşündüğünüz sözcükler işitiyorsunuz, her sözcük arasında kendi başına ve kendisi hakkında başka bir öğreti olan bir boşluk oluyor. Sonra bir de hücrelerinizde size Pleiades öyküsü anlatan bir yankılanma yaratan sesler çıkarıyoruz. Evriminizi hızlandırmak için iç ve dış çalışmalar bir araya geliyor.

Başlangıçta söz vardı, söz ise sesti. Yaradılış varlık katına böyle sıçradı. Ses hepinizi etkiler ve gezegeninizi değiştirir. An­cak, sürecin ardındaki inceliğin ayırdında değilsiniz. Bir sayfa­ya basılan sözcüklerimizde size gerçekliğin pek çok düzlemini verecek şekilde düzenlenmiş ve şifrelenmiştir. Hiç sözcükleri­mizin yer aldığı bir sayfayı okuyup da bir şey söylediklerini hissedip aynı sözcükleri daha sonra okuduğunuzda yeni bir anlam keşfettiğiniz oldu mu? Hatta kimi zaman şimdi okuduğunuz şe­yin daha önce orada olmadığı hissine kapılabilirsiniz, belki bu da doğrudur.

İçinde olduğumuz sözcükler, kim olduğumuza ilişkin daha büyük bir kimliğin ilanı ile başka bir dile aktarılırken bozulabi­lir. Anımsamak sözcüğü, sizi yaratan kaynağa sahip çıkmayla ilgilidir, aynı şey biz buradayız sözcükleri için de geçerlidir. Söz­cükler yaratıcınızın kaynağını saptar ve sizinle konuşmak için geldiğimizde kullandığımız sözcükler ses aracılığıyla bizim sizi Pleiades’te ortaya çıkaran kaynaktan geldiğimizi duyurur. Hüc­releriniz bunu duyar ve bedeninizi kendi şimdisinde anımsama­ya çağırır.

Yaklaşık yarım milyon yıl önce varoluşun bu bölgesinde si­zin bugünkü Dünyanızı etkileyen fırtınalı olayların gerçekleşti­ğini öne sürmüştük. Dünya geniş çapta özerkliğini yitirdi, başka bir yönetici güç gelerek sizin yuva olarak adlandırdığınız bu iş­tah kabartan gayri menkul parçası üzerinde hak talep etti. Yakın zamanda atanan tanrı benzeri bu yöneticiler her zaman türlerin en nazik, iyi niyetli olanları değildi. Dünya milyonlarca yıl ön­ce bir amaç doğrultusunda kuruldu. Galaksiler arası bir bilgi alış veriş merkezi, pek çok galaksiden gelen verinin saklandığı geniş bir kitaplık sisteminin parçası, tam olarak söylemek gerekirse bir Yaşayan Kitaplık olacaktı .

Yaratılış güçleri olduklarına inanan yaratıcı tanrılar bir araya geldi, bilgilerini birleştirip yaşam biçimleri yarattılar. Pek çok farklı dünyadan DNA ve genetik malzeme bileşimleri ödünç al­dılar. Bu malzemeyi, on iki kozmik kitaplığa bağlı olan Dünya­nın kitaplık sistemine yerleştirdiler. Buradan da Dünya için ha­zırlanmış olan planın büyüklüğünü anlayabilirsiniz.

Dünyanın Özgün Planlamacıları Işık Ailesi üyeleri, ışık adı verilen bir bilinç özelliği için çalışıp onunla ortak olan varlık­lardı. Işık bilgidir. Işık Ailesi üyeleri, tasarladıkları bilgi merke­zini yarattılar. Galaksilerin bilgileriyle katkıda bulunacağı ve kendi özgül bilgileriyle katılıp paylaşabilecekleri bir yer tasar­ladılar.

Dünyadaki Yaşayan Kitaplık projesi sonunda savaşlara yol açtı. Mücadeleler oldu ve Dünya bir çatışma ve ikilem yeri ha­line geldi. Dünya bir özgür irade bölgesi olduğu için her istedi­ğini yapma hakkı olan bazı yaratıcı tanrılar geldi ve buraya el koydu. Bu yaratıcı tanrılar yaklaşık yarım milyon yıl önce-ta­rihsel açıdan insan uygarlığının başlangıcı olarak adlandırabileceğiniz bir zaman diliminde- Dünyaya baskına geldi. Bu, şimdi­ki günde sizin uygarlığın başlangıcı olduğunu öğrendiğiniz za­man dilimidir. Gerçekteyse yalnızca uygarlığın son aşamasının, çağdaş insanlık aşamasının başlangıcıydı. İnsan yaşam biçimle­ri milyonlarca yıl boyunca var oldu.

Çatışmalar sırasında bir grup varlık uzayda savaştı ve Dünya bölgesini kazandı. Bu yeni sahipleri Dünyanın yerli türünün ev­rimleşmeden kalmasını, bilgisiz bırakılmasını istedi. Tür bu şe­kilde daha kolay denetim altında tutulabilecekti. Özgün insan yaratısı büyük bir yıkım deneyimledi, DNA’sı dağıtıldı.

Dünyanın sizden uzaktaki büyük bir imparatorluğa bağlı bir prenslik olduğunu düşünün. Belki hükümdar ailesinin çocukla­rıyla sorunu vardı, onlara,”Gidin, biraz Dünyada oynayın”, de­diler. Tanrılar bu öneriyi yaparken harekete geçirdikleri şeyin kendilerini gelecekte bağlayacağını görememişlerdi. Tanrıların çocukları altın ve genetikle oynamaya başladığında-dişi güçle oynayarak kanı da oyuna kattıklarında- ne yarattıkları üzerine hiçbir fikirleri yoktu.

Tanrıların şimdi farkına vardığı, Pleiades’te çıkmazda oldu­ğumuz. Dünyada ipleri gevşetilen zorbalık bize geri döndü. Zor­balığı bizim yaptığımızı, sizi bütünüyle işler halde olan on iki sarmallı DNA mirasından bizim yoksun bıraktığımızı biliyor muydunuz? Pleiadesliler, buna bizler de dahiliz, konusunda saf­dil olmayın. Gezegeninizdeki bu şifa işini neden yaptığımızı sa­nıyorsunuz? Size belki de bundan sonraki gelişim aşamasında ihtiyacımız olacak. Eğer büyümek istiyorsak bağlı olduğumuz bir geçmişi iyileştirmek zorundayız.

Atalarımız gezegeninizi harap etti, aynı zamanda da pek çok değişim boyunca size yardımcı oldular. Pleiades’in her iki yön­de de etkisi altındasınız. Etki kayıtları Pleiades enerjisinin Dünyada çok sevildiği ve onurlandırıldığını gösteriyor. Gezegeni­nizdeki çoğu kültür Pleiadesliler karşısında olumsuz duygular beslemiyor. Bununla birlikte, uzak bir geçmişte Pleiades enerji­lerinin insanların genetik soyunu arzuları doğrultusunda yönlen­dirdiklerini ve sürüngenlerle bağlantılı olduklarını ilk kabul et­mesi gerekenler de bizleriz. İyileştirmek için geldiğimiz işte bu. Bu, ziyaretimizin amacı.

Pleiades’de neden böylesine büyük bir karmaşa içinde oldu­ğumuzun, arayışımız içinde siz olmaksızın sistemimizin hiçbir yere ilerleyemeyeceğinin gösterilmesi için geleceğe doğru çekildik. Başka bir deyişle, yaratıcılar olarak bütün yeteneklerimi­zi ve haklarımızı yarattığımız her şeye aktarmaksızın evrimleş­meye devam edemeyiz. Yarattığımızın başına polis gücü dikip kontrol edemeyiz. Bu bizim çıkmazımız. İşte onun için, yaratıcı olarak kendi deneyiminizi keşfetmenizi bekliyoruz. Bunu yaptı­ğınızda şifrelenmiş formülleri açığa çıkaracaksınız. Çok ileri düzeylerde evrimleşseniz bile formülleri belki de uzun, çok uzun bir zaman boyunca hiç anlamayacaksınız.

Başkaları formüllere sizin aracılığınızla ulaşacak. Karşılığın­da esrime, bilinç değişimleri ve belki de başka dünyalara yolcu­luklar deneyimleyeceksiniz. Bunu yaparken formülleri yayınla­dığınızı farketmeyebilirsiniz. Formüllere gereksinen başkaları onları yaşam kopyalamada yada yok edilmiş sistemleri yeniden kurmada kullanacaklar. Bu bilgi şifreleri hayata geçirildiğinde özgür olacağız, çünkü bilinç şifreleri kendi özgürlüğümüzün be­deninizin hücrelerince frekans ve yayın olarak söylenen şarkısını içeriyor.

İktidara geçirilen kılıflar, manipülasyon ve gerçeklik aşma konusunda ilerledikçe düşüşünüz hız kazanır. Dünya bir ölçüde düşen enerjileri çeken manyetik bir girdaba dönüştü. Bu enerji­ler yalnız Dünyaya değil güneş sisteminiz çevresindeki bütün bölgeye geldi. Dünya kusurlu diye geri kalan her yerde işlerin yolunda olduğunu sanmayın. Gerçekte bütün güneş sisteminiz bu zamanda bazı güçlükler geçirmekte. Güneş sisteminizin çe­şitlemeleri olup onunla çakışık başka güneş sistemleri vardır. Özel düşünce biçimleri gerçekleşmeye başladığında benzer doğası olan başkalarını kendilerine çekerek ikna ederler. Olumsuz bir enerjiniz olduğunda ve bundan kurtulamadığınızda olan ne­dir? Giderek daha fazla negatif enerji size doğru çekilir. Uzun zamanlar boyunca Dünya negatif enerjileri kendisine çekti. Bu enerjilere bağlı olan varlıklar kararlar, belki yanlış ya da uygun olmayan kararlar aldıkları idealleştirilmiş yüksekliklerden düş­müşler ve yüceltici gerçeklikler kurma güçlerini yitirmişlerdi.

Gerçekleşen güçten düşme ve manipülasyon, evrimleşmemiş yaşam biçimlerini daha iyi bir şeyler bulmaya doğru itti. Bütün bu süreçte büyük bir yarar var, korkacaksa hiçbir şey. Kesinlik­le hiçbir şey. Gelecek zamanlarda kesinlikle korkacak hiçbir şey yok. Olduğunuz gibi onurlandırdığınızı ve siz de kendinizi onurlandırmaya başladıkça kavrayışınızın çok ötesinde olanak­ları kendinize çekeceğinizi açıkça bilmenizi istiyoruz.

Şu anda Dünyada olmanın en heyecan verici yanlarından bi­risi de DNA’nızda gerçekleşmekte olan yeniden yapılanma. Kozmik ışık şifreli ışınlar fotonlar olarak Dünyaya geldi, insan bedeninde değişim ve yeniden düzenlemeyi harekete geçirdi. Tarihi ve Yaşayan Kitaplığın farkındalığını içinde barındıran ve dağıtılmış olan bilgi şimdi yeniden düzenleniyor. Işığın Galaktik Gelgit Dalgası, 1993’deki büyük Uranüs-Neptün birleşimi ile ifade bulduğu gibi, kitlelerde olası bir üçüncü DNA sarmalı yaratarak Dünyaya kozmik ışınların sızmasına yol açtı. Işık şif­reli iplikçikler halinde biçimlenmiş yeni DNA sarmalları arala­rında yeniden bir araya gelmeye itildi. Dağıtılmış olan veri, İlk Yaratıcıdan gelen elektromanyetik enerjilerle bedeninizde bir araya getirildi. Sizdeki bu süreci izlemek, size yardımcı olmak ve kendimiz de evrimleşmek için buradayız.

Yeniden bir araya getirme ve düzenleme ilerledikçe, yeni bil­ginin bilincinize kendiliğinden çıkmasını kolaylaştıracak daha ileri bir sinir sistemi yaratacaksınız. Uyur durumda olan birçok beyin hücresini uyandıracaksınız ve şimdiye dek düşük bir yüzdesiyle çalışmış olduğunuz fiziksel bedeninizi bütünüyle kullan­maya başlayacaksınız.

Işık taşımayı ve gezegene ışığı geri getirmeyi kabul ettiniz. Bedeninizi ışıkla doldurmaya başladıkça hafızanızın açılması gerekecek. DNA’nız evrimleştikçe kendinizin, içine pek çok gerçeklik düzlemini alan çok boyutlu bir biçimine evrimleşmek zorundasınız. Kendinizi on iki farklı DNA sarmalı ile düşleyin. Çift sarmalın iki sarmalı vardır. Hepsi birbiriyle bağlı on iki sarmal hayal edin. Mutlaka bu şekilde bir araya gelmek durumun­da olmasalar da altı çift halinde canlandırabilirsiniz onları. Bu hayalle oynayın.

Bedeninizin dışında on iki çakranızdan çıkan enerji otoyollarını gözünüzde canlandırın. Görünmez bir enerji ağında yaşıyorsunuz. DNA’nın on iki sarmalı, sizi varoluşun ya­şamsal güçlerine bağlayarak enerjinin bedeninize giriş kapıları olan on iki çakranız aracılığıyla bu ağa bağlantı sağlar. Kendini­zi bu enerji kapılarının harekete geçirilerek açılmasıyla tanıya­bilirsiniz.

Beyninizin kullanmakta olduğunuz yüzde sekiz-dokuzluk bölümünden çok fazlasını, bütün kapasitesinin kullanımını ge­liştirmeyi amaçlıyorsunuz. Evrensel tarihinizin bütününü içeren ışık şifreli iplikçikler, sizi başka türlü kontrol altında tutamaya­cakları için fazla yetenekli olmanızı istemeyen varlıklar tarafın­dan bedeninizde dağıtıldı.

Kendinize bir şey göstermek için tarih malzemenizi kullan­mayı öğrenin. Sizi hep aynı noktada tutan pembe diziler yaratmaktansa yargılamaksızın, coşkuyla yaşayın. DNA’nızın on iki sarmalı biçimlenmeye başladıkça kişisel tarihinizde yüzleşmemiş ya da barış içinde bir berraklığa getirmemiş olduğunuz ko­nular ne olursa olsun bedeninizde kaos yaratacak. Size varlık dokunuzu deneyimleme fırsatı sunan, içinizde karmaşık bir bi­çimde örülmüş olaylar ve inançlar yoluyla kim olmuş olduğunu­zu ortaya çıkaran duygu ve anılar bilincinize çıkacak.

Ta içinizden bildiğinizi anımsatıyoruz size. Hafıza bankanızı harekete geçirmek – kim olduğunuzu hatırlamaya başlamanızı ve kendi gerçekliğinizi yaratmanız için insan ırkını ışık ile esinle­mek- üzere bu gezegene geldik. Gezegenin frekansını değiştire­cek, kendiniz ve bu bölge üzerinizdeki hakkınızı talep edeceksi­niz. Sahip olduğunuzu düşünmediğiniz yeteneklerinize güven­dikçe duruma egemen olma fırsatına yaklaşacaksınız. Bize yardım ettiğiniz -bir şeyi yerine ulaştırmamızda yar­dımcı olduğunuz – için her birinize karşı derin bir bağlılık duyu­yoruz. Gezegeniniz mucizevi bir yer. Ona uzaktan bakıp pek çok şeyin farkına varanlar var. Siz gezegeninizi uzaktan görmüyor­sunuz. İlk elden deneyimliyorsunuz onu. Yalnızca birkaç yıl ön­ce Dünyanın uzaydan görünüşünün resimleri size ilk kez göste­rildi. Böylece, bir bütün olarak kendinizin görsel bir imgesi su­nulmuş oldu. Eğer yayınladığınız titreşimleri nasıl okuyacağını bilmeyen birisi sizi uzaydan inceleseydi hepiniz birbirinize ben­zer görünürdünüz.

Burada edindiğimiz bir şey var. Son birkaç yılda kişisel araş­tırmaya, kimliğin anlamına ve yaşama kozmik bakışınıza daha derinlemesine dalmaya güdülendiniz. Başlangıçta belki uygarlık verilerinin kaldıracağının çok daha ötesine erişmişsiniz gibi gö­ründü. Her yerde sessiz topluluklarla karşılaşıp yaşamınız bo­yunca sahip olduğunuz en derin özlemlerinizi, bilgi ve sırlarını­zı ifade ettikçe uygarlığın belki de o kadar uzağına düşmemiş ol­duğunuzu farketmeye başladınız. Belki de siz sınırları genişlet­tikçe uygarlık da ilerliyordu.

Kendinizi yaşama ilişkin temel varsayımlarınızı yeniden de­ğerlendirmeye, ele almaya ve düzenlemeye adayısınız uygarlı­ğın kendini ifade ediş biçimlerini geliştirdi. Siz insanların, hari­tası çıkarılmış ve çıkarılmamış keşifler olarak ortaya serdiğiniz yeni alana uzanmaktan başka bir seçeneği yok.

***

Son yarım milyon yılda Dünyaya özgün kitaplık tasarısının parçası olan farklı yıldız sistemlerinden çeşitli uygarlıkların to­humu atıldı. Her biri, Dünyayı yalıtan ve kitaplık olarak erişil­mez kılan kontrollü bir güç alanına farklı bir zaman diliminde girerek ortaya çıktı. Bu uygarlıklar beş yüz, beş bin, on bin yıl boyunca yükselecek, sonra gezegene sahip olan güçler tarafın­dan bir şekilde kovulacak ya da yok edilecekti. Gezegene sahip olamadılar, ama bu şekilde özgün planın parçası olarak geride ipuçları ya da merdivenin basamaklarını bıraktılar.

Bu uygarlıkların ektiği ipuçlarını yeterince insan okuyabilirse Dünyanın uyumlu kozmik varoluş anahtarları anlaşılabilecek. Mısırlılar, İnkalar, Balililer, Yunanlılar, Tibetliler, Sümerler, Amerikan yerlileri, Mayalar, Aborjinler ve daha birçok yerli halk her biri gökleri işaret eden anlayış anahtarlarına katkıda bu­lundu. Eğer bugün insanlar bu kültürlerin geride bıraktığı basa­mak ve ipuçlarını okuyabilse Dünyayı bir kez daha özgürleştirip sahip olabilirlerdi ona. Bir şekilde her kültür, Kitaplığı açık tut­tu ve uygarlığını yaşamı güçlendiren yıldız bağlantıları ile aşıla­mayı bildi. Her biri yaratıcılıkta eşsizdi, hücresel hafızanıza bir yapboz parçası olarak gizemli, psişik bir ayak izi bıraktılar.

Nereden gelmişti bu uygarlıklar? Topraktan papatyalar gibi fışkırdıklarını mı sanıyorsunuz? Düşünceyle yaratıldılar. Varlık alanına çıkmaya güdülendiler. Büyük idealleri gerçekleştiren bütün kültürler Oyun Ustaları tarafından tasarlandı. Her bir dün­ya ve varoluş alanında özgürlük düşüncesi bütünüyle farklıydı. İnsanlara sahip olunabileceği ve saygısızca davranabileceği fik­ri Dünyaya yarım milyon yıl kadar önce geldi ve dünyanın pek çok bölgesinde büyük ağırlık kazandı. İnsan ya da çeşitlemeleri maden kazmaya da belirli duygusal kalıplarda titreşmede köle olarak kullanıldı.

Zaman içinde idealleştirilmiş bir uygarlık biçimi insanların en büyük gereksinimini karşılamak için Dünya’ya aktarıldı. Ge­zegene getirilen en büyük öğreti, bütün insanların eşit yaratıldı­ğı ve yaşamın her şekliyle onurlandırılması gerektiği idealiydi. Pek çok toplumda bir uygulama olarak yerleşmiş olsa da bu dü­şünce varoluşun her düzlemine süzülemiyordu. Elbette kayaları, ağaçlar, bitkiler ve insanları onurlandırabilenler de vardı. An­cak, çoğunun onurlandırdığı şey, burada zekayla çalışmak ve ge­zegenin olağanüstülüğünü anlamak için bulunan kendileriydi.

Oyun Ustalarının bir şekilde Dünya’yı geri kazanmak ve ya­şamın değerini yeniden öğretmek üzere farklı yollar bulmaları gerekti. Böylece, zaman içinde Oyun Ustaları en küçük ayrıntısına kadar düşleyerek eksiksiz uygarlıklar kavramlaştırdılar. Sonra, halkını yıldızlardan getirerek bu uygarlıkları dünyaya ek­tiler. İşlem, varlıkların insanın genetik soyuna uyacak şekilde biçimlendirilmesinden sonra gerçekleştirildi.

Varoluş anlayışınızı genişletin ve şunu düşleyin. Bir iş için Oyun Ustaları gerçeklikler düzenleyip bu gerçeklikleri yaşam biçimleri olarak farklı gezegenlere aşıladılar. Oyun Ustaları si­zin kağıt ya da top oyunu için bir araya gelmeniz gibi toplanır­lar, ancak onların oyunu uygarlıklar yaratmaktır. Uygarlıkların içinde yer alan değişikliklerin düzenledikleri farkındalıklara gir­mesini sağlayarak dünyalarda değişiklikler gerçekleştirir, değiş­tirirler onları. Bu uygarlıklar bütünüyle kendi güdüleriyle hare­ket eder, ancak bütün güdüler şablonlar doğrultusunda beslenir. Bütün şablonlarsa zamanın ilerisinde ifade edilmiştir, tıpkı sizin Işık Ailesi olarak aslında kendiniz tarafından oluşturulan bir pla­nı izleyerek görevlendirilmeniz gibi.

Oyun Ustaları son derece yeteneklidir. Oyunu kurup uygar­lık için içinde yükseleceği bütün bir şablon yaratmakla kalmaz, en ince zanaatkarından dilencisine kadar uygarlığın içine kendi­lerini de katarlar. Uygarlığın, kendi kimliklerini onunla birleştirmeleriyle tamamlanacağını bilirler. Böylece uygarlığı yaratarak aynı zamanda da içinde yer alırlar.

Bir zaman Meksiko ve Güney Amerika’da yaşayan Mayalar bu işte ustaydılar. Gerçeklikleri karıştırma ve sistemden sisteme geçme becerisi geliştirmişlerdi. Dünyaları Pleiades’teydi ama kesinlikle orada oturmadılar. Kendi dünyaları vardı. Bugün Ma­yalar her yerde iş başında. Birçok dünyayı karıştırıyor, uygarlık­ları hiç sona ermemiş de yalnızca bir dünyadan başka bir dünya­ya aktarılmış gibi Maya kültürünü beraberlerinde taşıyorlar.

Maya sözcüğü gerçekliğin yanılsamasını anlatır. Mayalar Za­man Bekçileri olarak o kadar ileriydiler ki, gelecekteki araştır­macıların gerçek kimliklerini bulacağı ya da bundan uzaklaşacakları gerçeklikler yaratabiliyorlardı. Mayalar hakkında anlatı­lan hikayelerin çoğu bir Maya oyunu, yanılsamanın parçasıdır. Başka gerçekliklere geçip bu alanlarda yolculuk yapacak hale gelmeden bunu anlayamayacaksınız. Mayalar kendi yollarında Mısırlılar kadar ustaydılar. Mısırlılar gerçekliğin pek çok düşün­ce formunu çağırır ve dünyalara farklı bir yolla yolculuk eder­lerdi. Mayalar zaman kilitleri yaratmak üzere zamanı düzenle­yebiliyordu. Farklı kültürlerin farklı amaçlan vardı ve bütün bunlar kendi içlerinde birbirine bağlıydı.

Neden bütün bu uygarlıklar burada, Dünyadaydı? Neden her uygarlığın kendi zamanı oldu? Bunlar araştırmanızı istediğimiz sorular. Bunun ardından kendinize sorun, “Benim bu süreçteki payım nedir?” Yükselişlerinin farklı aşamalarında bütün bu uy­garlıkların birbirleriyle alış verişi vardı. Kendi zamanlarında ideallerini paylaştılar. Kimileri binlerce yıl yaşadı.

Uygarlıkların ne kadar zengin bir şekilde katmanlandığını görüyor musunuz? Bu düşünceyi kavramak için şu örneği düşü­nün: Rocky gibi bir film yapılır ve başarılı olur. Sonra Rocky 2, Rocky 3 ve Rocky 4 yapılır. Birisinin size bu filmleri art arda gösterdiğini hayal edin. Aralarında boşluk yokmuş gibidir. Oy­sa gerçekte bir filmin yapımıyla diğeri arasında zaman vardır. Filmlerin oluşumu için olması da gereklidir. Uygarlıklarda da bu böyledir. Dünyaya aşılanırlar, sonra Oyun Ustalarının bir sonra­ki versiyonu – 2. ya da 500. bölümü – oluşturması ve aynı bölge­ye yerleştirmesi için bir zaman geçer. Gezegeniniz boyunca her biri diğeriyle bağlantıda olan uygarlıkların birbiri üzerinde kat­manlandığını öne sürüyoruz. Bu anlayış, size duygularınızla da kavrayabileceğiniz bazı yeni fikirler verir.

Pleiadesliler olarak bizler bir Oyun Ustası deneyiyiz. Oyun Ustalarının belirli bir biçimi yoktur. Ancak, pek çok farklı biçi­me girebilirler. 2001 ve 2010 filmleri belirli yaşam biçimleri üzerindeki sahne arkası etkileri göstererek Oyun Ustası düşün esini ortaya koyar. İyi bir benzetmedir bu, ama siz yine de bu iple kuyuya inmeyin.

Oyun Ustaları sınırlanmamış, şekilsiz, biçim değiştiricidir. Ses ve geometri içinde ve ötesinde hareket ettikleri için seçtik­leri her biçimi alabilirler. Oyun Ustaları zihinlerinde kültürlerin bütün şablonlarını yaratırve kültürleri Dünyaya tam anlamıyla aşılamak için kapıları açarlar. Başka zamanlar aşılayıp etkile­mek üzere bu kültürlerin gelişip büyümesini sağlarlar. Bu za­manda Dünyada yitik olduklarını, bir daha temas kuramayacağı­nızı düşündüğünüz kutsal yerler ve kültürler var. Büyük uyanış ve bilinç sıçrayışı sırasında bu kültürler canlanacak ve şablonla­rı geri getirileceği, bu çok boyutlu düzlemin açılışına çekileceği için aynı anda işlemeye başlayacaklar.

Oyun Ustaları uygarlık planları yapmanın bir yolunu bulur. İşin numarası şimdi geliyor. Oyun Ustaları bir uygarlık için bel­li bir plan, şablon yarattığında bunun pek çok çeşitlemesi vardır. Bu çeşitlemeler birçok dünya ve gerçeklikte ifadesini bulur. Oyun Ustalarının işinin bir bölümü bütün bu gerçekliklerle aynı anda hokkabazlık yapmak ve bu şablonun her bir çeşitlemesin­den ders almaktır. Pelerin yapmaya benzer. Terzi bir pelerin di­ker ve bundan herkesin gereksinimine, pelerinin de özüne uya­cak yüzlerce pelerin çeşidi içinesin kazanır. Oyun Ustaları da böyle çalışır. Onun için Oyun Ustaları gezegene aktarılacak bir şablon, bir dil, bir yöntem yarattığında şablon yalnızca bir alana yerleştirilmez. Pek çok varlık alanına yerleştirilir.

Kimi zaman bu uygarlıklar arkeologlarınızın inandığından çok daha uzun ya da kısa zamanlar yaşar. Çağlar boyunca var ol­muş gibi görünebilirler, oysa gerçekte, uygarlık denilen bu ifa­delerin kimi tek bir öğleden sonra olup bitebilir. Böyle bir dü­şünce gelişiminizin bu noktasında size aşırı ya da yabancı gele­bilir. Ancak, günün birinde gerçekliğin aslında oldukça esnek olduğunu görmeye başlamanız için sizi kavrayışınızın sınırları­na iteceğiz.

Kimlik sınırlarınızı genişletmek istiyoruz. Gerçek olduğuna inandığınız şeyi karıştırmak istiyoruz, çünkü o zaman üst benli­ğinizden gelen bilginin varlığınıza girişini hissedebileceksiniz. Dünyaya gelişimizin bütün amacı sizinle konuşmak, yoksa yep­yeni bir varoluş planı verip “Bakın, şuraya bir çivi çakın, şura­ya bir kalas yerleştirin, şöyle yapın, böyle edin”, demek değil. Burada oluşumuzun amacı Dünyanızı yeniden tanımlamak de­ğil. İçinde yaşamış olduğunuz planın üzerindeki perdeyi kaldır­manıza yardımcı olmak ve onlara dayanarak yeni yapılar oluştu­rabileceğiniz çok genel yasalar telkin etmek için buradayız. Bu­nun ardındaki genel fikir, neyi düşünürseniz yaratabileceğinizdir. Öne sürdüğümüz düşüncenin özü budur.

Niyetimiz, kendini­zi bu büyük anlayışı deneyimlemek üzere özgür kıldığınızda so­nunda beyninizin bütün potansiyeline ulaşmanızdır. Kim olduğunuzu bütünüyle ortaya çıkaracak şekilde dizginleri saldığınız­da içinizdeki büyük bilinç şifrelerini er geç açığa çıkaracaksınız. Bu şifreler tam anlamıyla varoluşun büyük bir bölümünün ara­dığı değerli veri parçalarıdır. Gezegeninizde altın ve eski eser arayan hazine avcıları vardır. Bizi de zamanın geçitleri boyunca bu oyunu oynayan hazine avcıları olarak düşünebilirsiniz.

Peşinde olduğumuz şifreler ve ustalar insanın içinde saklı ge­ometrik formüller ve zeka bileşimleridir. İnsan elbette Yaşayan Kitaplık tasarımının ayrılmaz bir parçasıdır. Yaşayan Kitaplıkta­ki her yaratının kendi amacı vardır ve içine büyük miktarda bil­gi depolanmıştır. İnsan bedeninde evreninizde var olan başka ze­ka biçimlerini kopyalayacak formüller vardır. Bunu hissedin. Evrimleşmiş oniki sarmallı insanın içinde bu evrendeki başka zeka biçimleri için yaşam yaratacak formüller bulunur.

Dünyayı tasarladıklarında başka zeka biçimleri Dünyanın yaratılış amacını kavrayabilecek durumdaydı. Kendi uygarlıkla­rının belki de günün birinde yok olabileceğini anladılar ve onu bütünüyle yitirmek istemediler. Böylece varoluşun her yanında kitaplıklar kuruldu, her biri belirli bir bilgiyle dolduruldu. Kitap­lıkları oluşturan bütün zeka biçimleri kimlikleri ve uygarlıkları­na değer verdi. Uygarlıkların nasıl kurulduğunu anlamışlardı. Yaşama değer veriyorlardı.

Belirli titreşimsel şifreler yayınlayan birey kitlesi eşik değe­ri aştığında ustalara ulaşılır. Ustalar belli bir uygarlığa bozucu herhangi bir enerji türüne karşı bağışıklık yaratan çeşitli zaman kilitleri yerleştirilmesini sağlar. Ancak, bütün süreci yaratmak için önce bozucu enerji gereklidir. Oyun böyle oluşur.

Bu evrende özgür iradeyi potansiyelinin doruğuna doğru ha­rekete geçirmek için ikilem ve kutuplaşmalar gereklidir. Aslın­da bir ikilemin parçaları, kutupsallaşmanı n birlikle sonuçlanaca­ğı şekilde birbirlerine ayna tutma görevi görürler. Gerçeklik çok katmanlıdır ve sürekli olarak kendisinin yeni biçimlerine hayat verir, böylece bir andan diğerine aynı kalmaz. Evreninizin nab­zı büyük bir değişim deneyimliyor. Dünyada şifa yaratmak, Dünyayı yenileyerek belirli bir titreşimsel frekansa ayarlamak için bir hareket var şu sırada. Geri dönen, ülkelere yerleşen ve yıldız bilinçlerini getiren özel varlıklarla Dünya sonunda çok farklı bir koloni olarak yeniden kurulacak. Herkes için daha çok fırsat yaratan bir coşku, uyum, işbirliği ve birlik olacak.

Aynı şey evrensel bir düzlemde de gerçekleşmekte. Dünya bu galaksi ve evrenin ana kitaplıklarından biridir, dramın bu ka­dar büyük olmasının nedeni de budur. Dünya dönüşümünde iler­ledikçe üzerinde yaşayanların bileşik psişik enerjisi onun dönü­şüm sürecinin mesajını yayacak.Bu da sonunda titreşimsel ola­rak bir dalgalanma yaratacak ve bu evrendeki kutupsallaşmaya bütün dünyaların katılımında büyük bir sıçrama oluşturacaktır.

Niyetimiz, sizi Pleiades ve yıldız kalıtınız konusunda daha geniş bir bakış açısına taşımak ve daha sorumlu, yürekli, cüret­kar ve eğlenceyi seven insanlar olma esini vermek. Pleiades soyunuz şu anda farkında olduğunuzdan çok daha büyük, karmaşık ve kapsamlı. Soyunuzu anımsamanızı ve çok eski bir gerçe­ği ortaya çıkarmanızı istiyoruz.

Oyun, şifreler ve ustaların ne anlama geldiğini daha derinle­mesine ele alacağız. Bütün varoluş bir oyun olarak görülebilir. Gerçekte, bu eğer birisi gerektiği gibi oynamayacak olursa sona erebilecek bir oyundur. Son sadece belli düzlemlerde ortaya çı­kar, başka düzlemlerde son yoktur. Bununla birlikte, belirli düz­lemlerde ortaya çıkan son da yeterince dehşet vericidir. Pleiades sistemi içinde bir son bulma bunalımıyla yüz yüzeyiz. Bunalım bize geri dönen karmamızla ilgilidir. Evrimimizde büyümeye devam etmek için yeni enerji, anlam ve yaşam biçimleri arayışı­mızda yarattığımız ve harekete geçirdiğimiz bütün yaşam bi­çimlerinin kendimiz için arzuladığımız kadar özgürlüğe sahip olduğundan emin olmak zorundayız. Pleiades deneyiminin acısı Ana Tanrıçayı yatıştırmanın bir yolunu bulmaya bağlı. Çünkü hepimizin ona bağlıyız.

Sürüngen enerjiler bu günlerde bir şekilde saklandıkları yer­den dışarı süzülüyor. Pek çok şey oluyor; kuyruklu yıldızlar, uzaydan gelen göktaşları, asteroidler, başına buyruk hareket eden gezegenler, her türlü fenomen, gerçekliğin küresel kavranışı kayıp giderken insanları bu dünyaya neler olduğu konusun­da hayrete düşürüyor. Bunların hepsinin tanrısal düzen içinde yer aldığını anlamanızı isteriz.

Zaman değişiyor. Gelecek şeyler konusunda telaşa kapılmak size göre değil. Sizin için varlığınızdaki coşkuyu hissetme za­manı. Beklediğiniz zaman, amacınız gerçekleşmenin eşiğinde. Size Işık Ailesi olduğunuzu ve milyonlarcanızın bu zamanda Dünyada görevde olduğunu hatırlatırız. Işık Ailesi üyeleri ola­rak her biriniz ışık frekansını bedenine çekme ve Dünya düzlemine yayma yeteneğine sahip. Bu şekilde, bağımsız, yaşayan bir yaratı olan Dünya da kendi geçişinde ilerleyip eski bir düzende ölebilir. Dünyanın ölmesi bazılarınızın ödünü koparıyor. Dünya­nın ölümü ve çevrenin bozulmasına son verecek büyük bir du­var örmek istiyorsunuz. Tatsız, zorlu ve tiksinti verici görünen bütün bu olaylar gerçekte Dünyanın altı milyar insanını değiş­meye doğru harekete geçirmek için gerekli olan itkiyi yaratıyor.

Siz bir enerji aktarıcısınız. Tıpkı bizim enerjiyi bir gerçeklik sisteminden sizinkine aktarmamız gibi bildiğinizi alıp son dere­ce incelikle – Dünyada yaşayanlar için korkmaksızın oyun duy­gusuyla – aktarmak zorundasınız. Başkaları sizin tutarlı, ayakları yere basar ve sevgi dolu olduğunuzu ve barış adına çalıştığınızı görecek. Bu konudaki açıklığınızı koruyun. Şu anda bilinmeyen bir şeye erişip görünüşü başkalarını korkutabilen enerjilerle ar­kadaş oldukça her zaman barış anlayışına bağlı kalın. Büyük bir güçle yüklü bir iş yapıyorsunuz.

Işık Ailesi üyesi olarak birleşik düşünce iletimi çağını, Işık Çağını getiriyorsunuz. Işık dalgalarını içinize alıp barındırır ha­le geldikçe gezegenin dönüşümünün zihin gücünüze dayalı ol­duğunu anlayacaksınız. Bu zihin devrimi büyük bir hızla bütün kültürleri etkisi altına alıyor. Biz kültürel sınırları aşıyoruz; siz galaktik sınırları aşacaksınız. Niyetimiz, bizi, enerjimizi tanı­yanlarınızın gezegene daha kolay ayak basması ve sizinle pay­laştığımız anahtarları yaşayabilmesidir. Anahtarları size dosdoğ­ru uzatıyor ve sizi kandırıyoruz; sürekli kandırıyoruz sizi. Biz­den biraz kuşkulanmanız akıllıca olur. Kuşkulanmazsanız buda­lalık edersiniz. Her şeye karşı kuşkucu olmayı ve bazen yaptığı­mızın belki yaşarken göremediğiniz büyük bir nedenden kay­naklandığını öğrenin.

Size olanca dürüstlük ve içtenlikle, en üstün çıkarınızın, bü­tünlük, güvenlik ve yetişmenizin bizim birincil ilgi alanlarımız olduğunu söylüyoruz. Sizi yitirmek istemiyoruz. Siz bizim için bir anahtarsınız. Bunu kavrayabiliyor musunuz? Varlığınızın özünde hissedebiliyor musunuz? Eğer size bu anda ilettiğimizi anlayabilirseniz yıllarınızın nasıl geçeceği konusunda büyük bir fark yaratacak bu. Eğer size gereksindiğimizi ve sizi istediğimi­zi, değerli olduğunuzu anlar, egonuzu biryana bırakıp yüreğini­zi açarak bilinmeyenin bu bölgelerinden geçerseniz günlerinize damgasını vuran görkem olacak.

Kim olduğunuz öyküsünü değerlendirdikçe, daha çok deneyimledikçe hikayenin kozmik bir düzleme nasıl bağlandığını ve içinde yer aldığınızı anlamanıza yardım edeceğiz. Size pek çok ipucu vereceğiz ve niyetimizin size her zaman kendi öğretmeni­niz, bilgi kaynağınız olmaya yol açan enerji çeşidiyle öğretmek olduğunu anımsatacağız. Eğer sizi zeki bir varlık olarak hareke­te geçirmede başarılı olursak varlığınızda yer alan ve bildiğiniz şekliyle bu düzlemdeki bütün varoluş yelpazesinde bir sıçrama yaratacak olan belli şifre ve ustaları tetikleme niteliği kazanacaksınız. Bir kez daha tam anlamıyla açık bir kitaplık kuracak­sınız. Kendi yanıtlarınızı bularak -biz size ipuçlarıyla yardım ederken parçaları siz bir araya getirerek-sadece kendinize ge­reksindiğinizi anlayacaksınız; yalnız ya da bizsiz çalışacağınızı değil. Bütün türler arasında bir uyum ve işbirliği vardır; ışığı ve her şeyin bir olduğu bilgisini paylaşım vardır.

Bütün yaptığımız, evrimleşme basamağınız olabilecek bir betimleme yaratmak. Bizim ipimizle kuyuya inmeyin. Herkesin öyküsünü dinleyin, sonra kendi sentezinizi yapın. Kendiniz için çözün. Şu sıra Dünya düzlemindeki her öğretmen size bir ipucu sunuyor. Biz size bir ipucu sunuyoruz. Yalnızca biz bunu zekice bir yoldan yapıyoruz. Bizim kendi kişiliğimiz, kendi gündemi­miz var ve sizi -harekete geçmeniz, yükselmeniz için – nasıl güdüleyeceğimizi biliyoruz. Sizi nasıl özgür kılacağımızı biliyoruz ve hedefimiz de bu. Niyetimiz insan varoluşunun değerini yeni­den yaradılışın ön planına getirmek.

Enerji Alıştırması

Derin bir soluk alın ve kendinize gevşeme, içe dönme izni ve Su anda içinizi kaplayan enerjileri en üst düzeyde kullanmaya niyet edin. Bilincinizi sizin için o her neredeyse on ikinci çakraya doğru uzatın. On ikinci çakradan niyetin içinizde yankıla­nan sesini işitin. Uzayın derinliklerinden dalga ve ışık uyaran­larının size doğru ilerlediğini düşleyin. Işık dalgaları size doğ­ru geldikçe var olan bütün yaşam boyunca duyulan yanıta kulak verin. Kozmosunuzu oluşturan ince, örümcek ağına benzer bir ağ hayal edin. Enerjiyi bu ağla çektikçe ağ vızıldamaya, şarkı­sını söyleyip bütün parçalarını bilgilendirmeye koyuluyor.

Bırakın ışık dalgaları gezegene gelsin. Genişlemiş bilinci kendisine çeken bir mıknatıs olduğunuzu hissedin. Bu andan başlayarak bilinç frekanslarına biz Pleiadeslilerin sizin için yolunu açtığımız bir şekilde çabasızca ve coşku dolu ulaşmaya ni­yet edin. Bir yaratıcılık bolluğunun kendisini sizin varlığınız aracılığıyla, büyük bir soğukkanlılık ve cesaretle ifade edişini hissedin. Sizin içinizde hareket edip gezegene yeni seçenekler sundukça bu yaratıcı ışığı kullandığınızı hissedin.

Işık dalgaları on ikinci çakranız kanalıyla gelirken Dünyaya çarpan binlerce kilometre en ve boyunda, küçücük geometrik bi­çimlerle kaplı dev ışık dalgaları düşleyin. Zihninizin armağanlarını, güdüler ve niyetlerini kullanarak Yaşayan Kitaplığı yeni­den harekete geçirme gizli gücünüz var. Dünyanın ışık dalgala­rıyla kaplandığını hissedin. Kısa bir süre için yaşamın her bir parçacığının onun asla yok edilmediğini bildiğini düşleyin. Yıkı­mın ilk Yaratıcının oyununun bir yanılsaması olduğunu hayal edin. Gerçekte siz bir Oyun Ustasısınız. Sakladığınız bu hazine sandığını bulun. O, sizin kendinizden bile gizlediğiniz en değer­li gerçeğinizi barındırıyor. Sandığı açmaya cesaret ettiğinizde gördüğünüz kendinizdir; kendisine bu dünyada bir kez daha ba­rış ve özgürlük yaratan İlk Yaratıcı olan kendinizin bir biçimi.

Zekanızın toplamını birbirinize özgürce vermeye ve sahip ol­duğunuz yetenek ve becerileri şifa bulması için dünyanın geri kalanına iletmeye niyet edin.

Bedeninizin sevgiyle ışımasına niyet edin. Bu sevgiyle sizi büyük bir amaca bağlayan bir sarmal yaratın. Yalnız değilsiniz, ancak kendinizi keşfetmeniz için yalnız başınıza yürüyüp hareket etmeniz gerekiyor. Kendinizi sevgi sarmalının içine koyun ve kim olduğunuzu anımsamaya niyet edin.

Barbara Marciniak