28 – Işık Bedenin İnişi


Gerçekte zeki elektromanyetik sinyallerin bir bileşimiyken et ve kemikten oluştuğunuzu sanıyorsunuz.

Geçirmekte olduğunuz evrim, ışık bedenin oluşturulup bütüne katılmasını gerektiriyor. Işık bedeninizin alıştırılması, çalıştırılıp incelikle kendi farkındalığına ulaştırılması gerekiyor. Işık bedeninizin oluşturulmasındaki temel anahtarlardan birisi de gerçekliğinizde kim olmaya niyet ettiğinizdir.

Işık bedeniniz, düşünceyle yarattığını ve sizi yaradılışın fabrikasına bağladığını bilir. Işık bedeninizle çok düzlemli dramalara erişim sağlayan zaman hatları açılır ve siz görünürde keşfedilmemiş, ancak yine de tanıdık bir coğrafya ile karşılaşırken geçireceğiniz sınavlar güç kazanır. Bütün varoluşa bağlısınız. Yapacağınız evrimsel sıçrama bu yeni farkındalığa anlam kazandırmak, onu yaşadığınız anda kullanmaktır.

Kesinlikle bilin ki sevgili dostlar, daha yüksek bir düzen ve amaç vardır. Göreviniz, yaşam hedefinizi bedeniniz ve Dünya içinde yorumlamaktır. Bu hedef varoluşun aynı şimdiyi paylaşan birçok düzleminde yeni bir düzenlemeyi harekete geçiriyor. Varlığınızın özünün araç olarak kullandığınız fiziksel bedene daha kapsamlı bir açıdan yaklaşması gerçeklik araştırmalarında büyük önem taşır.

Işık bedeniniz, çok boyutlu kimliğinizin özünü barındırır. Çok boyutlu kimliğinizi erişilir kılansa sahip olduğunuzu hissettiğiniz bu kimlikle birleşme arzunuzdur. Işık bedeniniz, bilinçli niyetinizin bir televizyonun kanallarını değiştirir gibi bir bakış açısından diğerine geçişi ile gerçekliklerle oyun oynama yetisine sahip olacaktır. Işık beden, farklı dünyalar ve gerçekliklerden gelen bedensel iletişimi sizin için yorumlar. Size düşen, size işaretler sunan inceliklerin ve eşzamanlılıkların farkına varmaktır. Kendinizi anlamak için zihninizde çok düzlemli bir varlık canlandırın. Varlığın her bölümünün soluk alan ayrı bir bedeni var. Her bölüm bütün diğerleri ile bağlantı içinde. Siz, enerji yayan ve ışık varlıkların sonsuz dizileriyle bağınızı kuran ışık bedeninizle bağlı fiziksel, zihinsel, duygusal ve ruhsal bir varlıksınız.

Madde yakalanmış ışıktan ibarettir. Siz ışık bedeninizi oluştururken molekül yapınızın yeniden düzenlenmesi gerçekleşir. Bu sırada, ruhsal bir anlayışın gündelik yaşamda size yol gösterebilmesi için maddeyle olan bağınız gevşer. Dünyanızda olup biteni ancak ruh yoluyla anlayabilirsiniz. Işık bedeniniz, daha serbest bir maddenin ışık olarak bileşimini ve siz olana dönüşmesini sağlar. Bu da size daha özgür bir ifade olanağı sunar ve kaynağınızı aramanızı olanaklı kılar.

Bedeninizde tam anlamıyla değişimler olduğunu göreceksiniz. Daha canlı, daha güzel, güçlü ve olayları yaratma yeteneği artmış bir hale gelecek. Sayısız bilginin işlemcisine dönüşecek.

Bedeninizde daha yüksek bir elektrik akımıyla çalışabilir olmak zorundasınız. Bu, er geç size yüzleştiğiniz sınavların çözümünü getirecek. İçinizdeki artan enerji, gizli yetenekleri harekete geçirecek ve şimdiki kavrayışınızın çok ötesindeki duru görü, duruişiti, telepati ve ‘bilme’yi içine alan algısal farkındalık gibi psişik yeteneklerin yeniden doğuşu olacak. Elektrik akımı bedeninizle birleştiğinde yürüyeceğiniz yol kısalacak. Yolunuz sizi iletişim ve bilgi alış verişinde sınırlı kalıplar içinde biçimlendiren geleneksel yapıların içinden geçmez olacak. Merdivenin basamaklarını çıkacak ve gerçekliği yorumlayacağınız yeni bir bakış deneyimleyeceksiniz.

Gelecek yıllarda çocuklar, bebekler, yaşlılar da içinde olmak üzere herkes bu elektrik akımından etkilenecek. Bunun yararlarından biri de hala taşımakta olduğunuz ayrılık bilincine şifa getirmenizi sağlayarak fiziksel bedeninizi gençleştirme özelliğidir. Yaşamı düşünce ile yarattığınız anlayışını kavrayıp hayatınıza geçirdikçe korkulardan da o kadar özgürleşirsiniz. Çünkü güçsüz yaşamın yarattığı gerilim böylece ortadan kaldırılmıştır. Vizyonunuzu koruyun ve ışık bedeninizin yaptığınız her şeye anlamlı bir amaç katmasına izin verin.

Bu enerjiye hazırlanmak üzere rahatça oturun, gözlerinizi kapayın, bedeninizin ışıkla dolduğunu canlandırın ve ışığın yanıp hücrelerinizi arındırdığını düşleyin. Sonra, bedeninizin her parçasından idealleştirilmiş halinde çalışmasını isteyin. Bedeninizle işbirliği yaptığınızda sizin de dışınızdakilerle birlikte çalışmanız çok daha kolay hale gelir. Bedence sağlıklı olmayanlar çoğunlukla dış dünyayla da pek iyi ilişki kuramazlar. Ne istediğinizi görselleştirin ve böylece bedeninizin iç işleyişine katılın.

Fiziksel bedeniniz bir frekans aracı olarak varolmaktadır. Gerçekte zeki elektromanyetik sinyallerin bir bileşimiyken et ve kemikten oluştuğunuzu sanıyorsunuz. Yiyerek, deneyimleyerek, algılarınızı kullanarak, sevişerek, benzeri bütün etkinliklerle elektromanyetik sinyalleri fiziksel bedeniniz aracılığıyla anlamlı bir yaşam halinde yorumluyorsunuz. Gerçekte sizin tarafınızdan itkiler olarak deneyimlenen elektromanyetik sinyallerinizi bu şekilde yorumluyorsunuz. Sisteminizin dışından çeşitli şekillerde görülebilirsiniz. Kimi varlıklar sizi yalnızca bir frekans, çevresine çeşitli frekanslar temelindeki duyguları ileten bir zeka topluluğu olarak yorumlar. Başkaları, yayınladığınız psişik/duygusal frekansları pek çok şey için kullanır. Altın enerjisinin bilincinizi dönüştürmede, suyun yıkanmanızda ya da susuzluğunuzu gidermede kullanılması gibi şu anda keşfetmekte olduğunuz şekilde insanların frekansının da ifade edilmemiş pek çok amacı vardır.

Daha önce değindiğimiz gibi bedeninizde kundalini adı verilen, yılana benzer, belkemiğinizin kökünde konumlanan bir güç yatmaktadır. Bu gücü kabul edip yukarı doğru çağırmak, ışık bedeninizin toplanıp birleştirilmesini kolaylaştırır. Bu güç, çoğalan elektromanyetik değişimlerle dengenizi korumanıza da yardım eder. Geleneksel olarak kundalini kırk yaş dolayında çözülür ve bedeninize güç verir. Bu dönemde böyle bir gücü barındıracak kadar olgunlaştığınız düşünülür. Çoğu insan için bu güç öylesine kuvvetlidir ki bu yaştan başlayarak gençleşip büyük yaratıcı elektrik gücü kullanıma sokacakları yerde yokuş aşağı gidip yaşlanmaya başlarlar.

Bir kundalini deneyimi yaşadığınızda deneyim kendisini belkemiğinizin kökünde, kuyruksokumu bölgesinde yoğun bir enerji konsantrasyonu şeklinde hissettirebilir. Kimi zaman insanlar kundaliniyi deneyimlediklerinde yükselen olanca enerjiyle ne yapacaklarını bilmedikleri için seks yapmak istediklerini sanabilirler. Gezegen kundalini enerjisini bütünüyle üreme ile sınırlıyor. Kundalininin bedende hareket ederek baş içi ve çevresine yükselebildiğini bilmeyen insanlar deli gibi evlilik dışı cinsel ilişkiye giriyor. Kundalininize yükselme izni verirseniz benliğinizin yeni bir yorumuna ulaşacaksınız. Bütün yaratılarınızın, şifalar, oluşumların-her şeyin- içinizdeki doğal Tanrıça kaynağından geldiğini anlayacaksınız.

İnsanlık değişime, büyüyüp yeni bilgiler bulmaya karşı direniyor. Hissettiğiniz direncin çoğu elbette doğal değil. Bu direnç, yeni bir şeyi ele almaktan, tanrılara boyun eğmeyerek uzanıp onlara eşit hale gelmekten korkmanız için içinize programlandı. İnsanlık bilgi arayışına girdiğinde bilgilendirilecek ve Tanrıça olarak adlandırılabilecek olana yaklaşacak.

Özlem dolu ayrıntılar anımsayıp yaşadığınız anda yapılandırıyor, geçmişi yeniden yaratıyorsunuz. Bedeninizin hücreleri özgürce doğup ölüyor, kendilerini sürekli olarak kopyalıyor. Hücreleriniz talimatlarını nereden alıyor? Onlara ne yapacaklarını şablonunuz, inanç sisteminiz ve gerçekliğe ilişkin enerji kalıplarınız söylüyor. Kavramlarınızı genişleterek kalıplarınızı değiştirdiğinizde molekül yapınız bunu izleyecektir. İstediğiniz bedene sahip olma potansiyeli sizin elinizde. Hücrelerinizin yeni bir haritasını yaratarak, farklı bir plan ya da güzergah seçeneği ileterek varlığınızı canlandırabilirsiniz. Siz bunu yaptıkça bedeniniz ve deneyiminiz eyleminize ayak uyduracaktır.

Bedeniniz doğal bir canlılığa sahip. Saygı duyduğunuz, haklı olduğuna inandığınız insanların etkisiyle korku dolu ve negatif düşünceleri benimsediniz. Bir birey kötü bir deneyim yaşamıştır, bunu başkaları için yorumlar, imgesini yaratır.

Eskiden kundaliniyi başarıyla deneyimlemeden yıllar önce pek çok disiplin öğrenip bedeninizi hazırlamanız gerekirdi. Bazı nedenlerden ötürü ender sayıda birey kundaliniye eriş ebilirdi. Dünya bir frekans kontrol duvarıyla çevriliydi. Kundalini bedende yükselirken bedenin dışından gelen kozmik güçlerle karşılaşır ve beden canlanır. Bedene bir ışık sütunu çekmek gibidir bu. Sizi bilgiden uzak tutmak isteyenlerin sınırlarına girildi. Gezegenin çevresindeki frekans kontrol duvarı artık İsviçre peynirine benzer hale geldi. Başka bir deyişle, ışığın diğer biçimlerinin içeri girebileceği delikler açıldı.

Kozmik enerji Dünya planına ulaştıkça milyonlarcanız için yeni bir olanak doğuyor. Artık kundalininin gücünü yeniden yorumlayabilirsiniz . Kundalini yaşamlarınızın gücüdür, nabzınız onunla atar. Uygun bir şekilde kullanıldığında size olağanüstü çözümler getirecektir. Bu enerji varlığınızı kozmik bir kaynağa bağlıyor ve size kundalini ile yapabileceklerinize ilişkin daha yüksek bir amaç ve anlayış esinliyor.

Kundalini şifa vermede kullanılabilir, ellerinizde biçimlendiğinde şifacının ellerine dönüşür elleriniz. Birkaç yıl sonraki geleceğinize bir göz atacak, ellerinizden çıkan enerji ile yapabilecekleriniz de içinde olmak üzere yaşayacağınız sözümona beklenmedik şeyleri görecek olsaydınız çoğunuz çok şaşırırdı. Ellerini bir araya getirerek kağıt tutuşturabilen kişiler var artık. Ellerdeki bu enerji yaşamlarınızda çoğalacak. Yiyecekleri arındırmada, okyanuslara şifa verip temizlemede, ırmaklar ve toprağı kirlilikten arındırmakta kullanabilirsiniz onu. Gezegeninizin her yerindeki toksik kirlenmeyi dönüştürebilecek halde olacaksınız.

Böyle şeyler yapma becerisi inanmaya hazır olanların olacak. İnandıkça, uygulayıp aradıkça ödülünüzü alacaksınız. Sonra da başkalarına göstereceksiniz. Bunlar, gezegen ölçeğinde gerçekleşecek kitlesel bir işbirliğine geçişte fark yaratacak ödüllerdir. Onun için bu beceriler üzerinde toplu halde çalışacaksınız. Şifa bulmamış, hasta olanlar da içlerindeki bu enerjiyi harekete geçirip bedenlerinde yönlendirebilirler. Benliğinizin değerini ortaya koymak zorundasınız: “Eğer bedenim hastalığı tezahür ettiriyorsa sağlığı da ettirebilir. Kimin sınırlamalarını, kimin hastalık kararını kabul edeceğim?”

İçinizde olağanüstü bir bilgi depoladınız. Yaşayan Kitaplığın anahtarısınız ve bir ölçüde herkesin ardında olduğu şeysiniz. İnsanların içinde bulunduğu süreç çok ilginç. Düş gücünüzü kullanarak beyninize bir mesaj gönderebilir ve düş gücü alanına bağlı nöronların daha ince bir şekilde birleşmelerine niyet edebilirsiniz. Bununla birlikte, ayaklarınızın da beyninizle aynı düşlem sinyalini taşıma yetisi vardır, çünkü nerede konumlanırsa konumlansın bedeninizdeki her hücre bütünüyle aynı malzemeden oluşur. Her hücre aynı bilgi üretme potansiyeline sahiptir. Hücreleriniz kendilerini yönetmeniz için sizi bekliyor. İnançlarınızı yönetme ve sizi suçlu kılma iznini topluma, aileye ve eğitime verirseniz, yaşamınızı ‘şu gerek-bu gerek’ler kaplarsa bedeninizin karşılık vereceği programlar da bunlar olur.

Siz hafızaya çok yakından bağlı olan düş gücünün bilincine vardıkça gezegeniniz dönüşüm sürecini başarıyla geride bırakır. Zihninizde imgeler barındırarak bilinç şablonları yaratan düş gücü, bir sinema sahnesi gibi hareket eder. Bedeniniz farklı dünyaların anıları ve yaşadığınız andan farklı zaman çerçeveleriyle doludur. Dünya evrimleştikçe bu kavram ve şablonları çözecek, amaçlarındaki öğretiyi ve bilebildiğiniz kadarıyla yaşadığınız anda taşıdıkları anlamı görecek duruma geleceksiniz. Başka zaman ve mekanların anılarını varolan gerçekliğinize taşımak yaşamınızın anlamını bütünleyecek. Kendinize açtığınız yaraların varlık amacını anlamanıza yardım ederek şifa yaratacak.

Size verebileceğimiz en önemli anahtarlardan birisi de şu; kendinizi sevin, içinde yaşadığınız aracı onurlandırın ve paha biçilmez değerdeymişsiniz gibi hareket edin. Çok şanslıymışsınız ve olabilecek en iyi şeye -bedeninize- kavuşmuşsunuz gibi davranın. Dünyayı da sevgi ve saygıyla onurlandırın, çünkü düşsel dramalarınızı sahnelediğiniz yer burası. Evrende yaptığınız yolculuk içinde kendinizi ve Dünyayı sevin, yolculuğunuz daha kolay olacaktır.

Bedeniniz kesinlikle mucizevi beceriler sergileyecek. Duyarlığınız o ölçüde gelişecek ki tat ve kokuların ruh halleriniz, duygularınız ve genel anlamda sağlığınız üzerindeki etkisi artacak. “Şu otu yemeğime serptiğim ya da bu kokuyu evimde kokladığımda daha fazla enerjim oluyor. Şunu kullandığımdaysa daha sakin oluyorum”, diyeceksiniz. Yaşayan Kitaplığın armağanları olan çevrenizdeki bitkileri kullanmayı öğrenin.

Fiziksel bedeniniz içinde olağanüstü ve kökten bir değişim gerçekleşmekte, bunu ne kadar vurgulasak azdır. Size yol gösteriliyor, onun için sigortalarınızın yanmasını önlemek üzere içinizde olanlara kulak verin. Yavaşlayıp sindirmeksizin çok fazla yeni bilgiyi çok çabuk almak ayarlanan psişenizin aşırı yüklenmesine yol açabilir. Arabayı her zaman hızlı kullanmazsınız. Hızlanır, frene basar, ışıklarda durur, çeşitli hızlarda hareket edersiniz. Hızlanacak ve yavaşlayacak noktalar vardır. İçinde bulunduğu süreçte beden yavaşça yapılanıyor.

Bir saç kurutucu olduğunuzu hayal edin. Zamanınızın çoğunu kordonunuzla ambalajlanmış, küçük bir çantanın içinde, rafın üzerinde geçirirsiniz. Derken yaşamınızın doruk deneyimi gelir; fişe takılır, her gün kullanılmaya başlarsınız. Eğer bir saç kurutucu olsaydınız kendinizi artık yalnız hissetmeyecektiniz. “Kimliğime bir şey oldu! Yaşasın, çalışıyorum” diyecektiniz. İnsan olarak durumunuz buna benzer. Bağlanırsınız ve birden bir şey olur, olanı sindirmek zorunda kalırsınız. Sizin içinizde dolaşan enerjiyi, saç kurutucusunun içinden geçerek onu yalnızca bir nesne olmaktan çıkarıp yararlı bir nesne haline getiren elektrik akımına benzetiyoruz. Bu çok yalın bir örnek, size kendinize ilişkin bir imge sunuyor. Yaşam akımının sizi hedefinize taşıması için sizin de ‘çalıştır’ düğmenize basılabilir.

Bedeninizi anlamanız ve yaptıklarından utanmamanız çok önemlidir. Ancak, bedeninizle ne yaptığınız başka bir öyküdür. Fiziksel biçimin büyük bir asaleti vardır. Bedensel inceliğiniz konusunda cömert olun. Eğer söylediklerimiz sizi tedirgin ediyorsa kendinizi ne kadar sevdiğinizi ve bedeninizden duyduğunuz hoşnutsuzluk ve utancın nereden geldiğini araştırın. Bedende yanlış olan hiçbir şey yoktur. İdealleştirilmiş dişi biçimindeki çağdaş Barbie bebek anlayışı, bu kalıba uymadığında dişi bedene karşı duyulan nefrete katkıda bulunuyor. En basit oyuncaklardan en karmaşık bilgisayarlara kadar bütün imgeler kendinizi algılayışınızı etkiler. Barbie bebek kalıbına uyan kadınlar çoğu zaman seçim özgürlüklerini kısıtlayarak arzulanan ve onaylanan biçimi taklit etmek için kendilerini zorlayıp sınırlamak zorunda kalırlar. İnsan bedeni bütün biçim ve büyüklüklere, her türlü ifadeye sahiptir. Yüzlerin çeşitliliğine bakarak gezegende çeşitliliğin önemli olduğunu söyleyebilirsiniz. Bir kalıba dökülmeniz gerekseydi model tipler olarak yalnızca sınırlı sayıda yüz olurdu.

Siz insanlar çağlardır kim olduğunuzu unuttunuz. Bedeniniz ve işlevlerinden utanç duydunuz. Bedeninizin asıl işlevlerini kabul etmek için pek az yüreklendirildiniz. Çoğu zaman sizin bedeninizi kullanışınızı birisinin, ‘Aman onu kullanma. Gerçekten kötü bir şey. Açma, kullanma, içine bir şey koyma. Burada duruyor ama dokunma’, dediği bir araba sahibi olmaya benzetiyoruz. Benzerliği görüyor musunuz? Gülünç değil mi?

Üçüncü boyutta cinsellik üst bilinç seviyelerine çıkabileceğiniz enerjiyi sağlayabilir. Sizi çok boyutlu gelişiminizin önemli bir bölümüne ulaştırabilir. Kimi zaman cinsellik konusunu dinlemek güçtür, çünkü utanç duyduğunuz travmatik olayların yargısına asılır kalır ya da cinselliğinize ilişkin olarak kendinizi kötü hissedersiniz. Herkesin cinselliğine ilişkin sakladığı şeyler vardır. Sizi cinselliğiniz ve bedeninizden utanç duyma yönünde etkileyecek geniş ölçekte bir plan vardı. Bu plan sizi gücünüz, hedefiniz, sevinç ve özgürlüğünüzden alıkoydu.

Bedeniniz yeni enerjiyi alıp bütünledikçe içinizdeki hafıza uyanacak. Kozmik hatıralar kadar bu yaşamın anıları da galaktik tarihte kim olmuş olduğunuzu gösterecekler. Anımsamaya yer açmanız önemli. Kimileriniz, ‘Eh, o zaman ben de arabanın teybine bir müzik koyar bir yere gidip anımsama çalışması yaparım’, diye düşünebilir. Hafızaya gelebileceği bir yer bırakın. Hatırlamanın en iyi yollarından birisi de doğayı kullanmaktır; doğada oturmak, doğayı izlemek, bir şeyle meşgul olmamak, yaşanan anda olmak ve şimdiyi sürekli, anlıksal, eşzamanlı ana, sonsuz şimdiye doğru genişletmek.

Doğa size kuşların ötüşü, kelebek kanatları, çekirge ve kurbağaların senfonisi, deve bağırtısı, çöl tozunun kokusu ve taze bahar yağmuru ile öğretir. Eğer ses ve kokuların fiziksel bedeninize nüfuz etmesine zaman tanırsanız bütün bunlar anıları harekete geçirir.

Hafızayı harekete geçirmek, kendiniz için biriktirdiğiniz bütün zorunluluklardan kopmanızı gerektirir. Hiç bir yere çıkmayan bir koşuşturmayla mı meşgulsünüz? Gerçekten mümkün olan en anlamlı yaşamı mı sürdürüyorsunuz? Kendi gerçeğinizi ısıtma gücünün ebedi gölgesi olarak başkalarının onayını mı bekliyorsunuz? Lütfen kendiniz ya da başkalarından saklanmayın. Yaşayın!

Size bütün bunları neden söylüyoruz. Niyetimiz, içinizdeki hücresel zekayı harekete geçirmek. Siz bedenlenmeden önce kimi anılar erişilir kılınarak genetik olarak içinizde depolandı. Günün birinde bunun nasıl yapıldığını ortaya çıkaracak, uykudayken üzerinizde çalışıldığını anlayacaksınız. Bedeninizdeki bu hızlı elektrik akımı ya da kayışını çoğu zaman hissediyorsunuz. Bunlar sizi gelecek serüvene hazırlamak için içinize yerleştirilen hatıra aşılamalarıdır.

Bir hafıza aşılaması deneyimi ile gerçek yaşam deneyimi arasında az bir fark olduğunu anlayın lütfen. Bunun nedeni gerçekliğin son derece oynanabilir olmasıdır. Gerçeklik geçip gitmek üzere tasarlanmaz. Gerçeklikler ve kültürler defalarca yeniden yaratılabilir. Henüz doğmuş bir ruhsanız ve evrenin bütün heyecan verici olaylarını kaçırdığınızı hissediyorsanız hafıza aşılamaları yaşayabilirsiniz. Nüfus artışına yol açmaksızın kendinize kültürler içinde yer yaratabilirsiniz. Sözgelimi, herkes Mısırlı ya da Maya olmak ister. Oysa bu uygarlıklarda ancak sınırlı sayıda insana yer olmuştur. Onun yerine bu kültürlerin yapay hafızalarına sahip olabilirsiniz. Sizin için üretilen anıyla varolanın üzerinde başka bir Maya kültürü kurabilir, Mayaların bir parçası haline gelebilirsiniz. Bu kavram size gerçekliğinizin esnekliği üzerine bir ipucu verebilir.

Hafıza, bedeninizdeki bir havuz ya da ayna gibidir, suyun yansıtma özelliği ile canlandırılıp tazelenmesig erekir. Fiziksel bedende hafızayı yükselten sudur. Kundalini ışık şifreli iplikçikleri harekete geçirip ışığa getirerek şifreleri ateşler. Bu ince iplikçikler bilgi doludur ve bedeninizde dolaşan kundalini kendi anılarınıza sahip çıkma fırsatı sunar size.

Çoğunuz manipülasyon, belki sürüngenler tarafından yenilme ya da sürüngenlerle çiftleşme gibi acı dolu anılar, genetik deneylere ilişkin hatıralar yaşıyorsunuz. Belli bir şeyi deneyimlememiş bile olsanız kanınızda her şeyin bütün tarihini taşıyan iplikçikler var. Bu iplikçikleri size yaşanabilir bir film gösterecekleri şekilde nasıl bir araya getireceğiniz ayrı bir hikayedir. Sinema filmlerinin neye benzediğini bilir misiniz? Küçük kare ya da çerçevelerden oluşur. Her bir parçanızın bütün diğerlerinden koparıldığı şekilde çerçeve çerçeve kesilip ayrılmış büyük bir film gibisiniz. Biz sizinle çalıştıkça size getirdiğimiz enerji bu küçücük film karelerini yeniden düzenliyor.

Karanlığa bakmak için buradasınız, çünkü karanlıkta hem ışığı hem de ışığın geri dönüş nedenini bulacaksınız. Işığa doğru öylesine gidip, ‘Baksana, karanlık kötü. Negatif. Görmek istemiyorum’, diyemezsiniz. Görmek istemediğiniz şeye açık olun. Yüreğinizi açık tutun ve hafıza düzeyinde işlendikten sonra serbest bırakılması için deneyimleyebileceğiniz acının incelenmesi gerektiğine inanın. Anıların derinlerdeki inlerden çıkıp yüzeye vurduğu bir zamandasınız. Hatıralar duygusal karşılıklar getirebilir. Gördüğünüz ne olursa olsun bakmayı gerektirir. Gördüğünüz şey sizsiniz. Kabul edin ve ‘Hah işte! Bildiğime ve bilincimin hazır oluşuna dayanarak önümdekine bakabilir ve enerjinin kötüye kullanımı olduğunu görebilirim. Her şey yolunda. Dönüştürebilir, sevinç veren bir şeye çevirebilirim onu’, deyin.

Kaç kişinin negatiflik ve karanlığa bakmaya razı olduğunu biliyor musunuz? Çok fazla sayıda değil. Kaç kişinin karanlıkta yaşadığını biliyor musunuz? Yaşamın gölgesinden kaçmayın. Hayatın daha karanlık yüzünün acısı bir kez hissedilip, farkına varıldığı ve anlaşıldığında gerçekleştirilecek büyük bir iyileşmeye gereksinim var orada.

Duygular insan olarak servetinizin bütünüdür. Duygular bedeninizin kişisel eczanesini harekete geçirir. Bedeninizin eczanesinde eczacı sizsiniz. Olaylara duygusal yanıt ya da tepkinize göre reçete yazarsınız. Duygularınız fiziksel biçiminiz içinde uygun bir kimyasal süreç yaratır. Duygusal tercihlerinize verilen kimyasal karşılıklardan sorumlu olan endokrin sistemi evrimleşecektir. Bedeninizde değişmenize yardım eden yeni kimyasallar üretilecek. Başka bir algı ya da gerçekliği yorumlama yolunun seçilmesi iç kapıları açacak ve sizi daha yüksek alemlere götürecek olan maddeler üretilecek.

Atomaltı bir düzlemde yeniden düzenleniyorsunuz. Bedeninizin, ışık şifreli iplikçiklerin -ince ipliksi lifler- her şeyi birbirine bağlayan ince enerji biçimleri bulunuyor. Bu incecik iplikler, gezegene kozmik enerji getiren ışın ve fotonların harekete geçirilmesiyle bedeninizde yeniden düzenleniyor. Eğer arı, temiz su içerseniz bedeninizi gençleştirecek şekilde yeniden düzenleniyorlar. Özellikle oksijenlenme ve derin solunum süreciyle harekete geçiriliyorlar. Kan temizleyici olarak bilinen otları yemek de oksijenlenme yoludur. Kanınızı temizlerseniz daha büyük miktarlarda oksijen taşıyacak hale gelir. Liflerin hücre düzeyinden yeniden düzenlenmesi başlar, gelişir ve bu lifler bedeninizi çeşitli yollardan canlandırıp güçlendirir. Bütün bunlar beyninizin harekete geçirilmesini gerektirir. Uykudaki bu alanın geri kalanını açacak anahtar ve şifrelere sahipsiniz.

İnsan için temeli ışık olan plan, çoklu yeteneklere sahip varlıklara dönüşmek üzere gelişmektir. Bazıları beyin kapasitelerinin yüzde altı ile sekiz arasını kullanır. Beyninin Einstein gibi daha fazlasını kullanan birisi en iyi durumda potansiyelinden yüzde on beş ile yirmi arasında yararlanır. Kendinize şu soruları sorun; Beynimin geri kalan yüzde sekseni ne yapıyor? Neden uyur durumda? Bütünlenmemiş olan ne?

DNA evrimleştikçe endokrin sistemi de gelişecek, zeki geometrik biçimler olan kimyasal maddeler üretecek. Bu biçimler bedenin bütününde yer alacak ve yalnızca beyinde konumlandırılmayacak. Her şey eşzamanlı olarak gerçekleşecek.

Endokrin sistemi sizi yeni zeka formlarına doğru fırlatan psikodelik benzeri kimyasal maddeler salgılayabilir. Toplumunuzda uyuşturuculara bakış konusunda çatışma var. Zihnin genişletilmesiyle ilgili her şey çok kötü ve korkutucu olarak tanıtıldı. Bununla birlikte, aynı zamanda dünyanın önemli bir kısmı da insanları uyuşmuş bir halde tutan uyuşturucu ilaçların bağımlısı. Toplumunuzda zihni harekete geçirip başka gerçeklikleri açan uyuşturucular kötüyken doğal kimyasal süreci baskılayan reçeteli ilaçlar iyi sayılıyor. Ana kontrol bedeninize neyi alıp neyi alamayacağınıza dair düşüncelerinize ilişkin. Bu konuya bir göz atın.

Endokrin sisteminiz yoğun bir karmaşadan geçecek. Karmaşanın erken aşamaları başlamış durumda. Küçük, eski, döküntü, raflarında yirmi yıldır aynı tür yiyeceklerin olduğu bir bakkal düşünün; zamanı geçmiş, çağdaş alışkanlıklara, zevk ve isteklere uymuyor. Birisi gelip, ‘Bu bakkal çok eski. Toplumun gereksinimlerine göre düzenleyeceğim. Ürünleri değiştireceğim’, diyor. Süpermarketler belirli gereksinimlere hizmet eder ve insanların gereksinimleriyle zevkleri değişir. Süpermarketin raflarındaki yiyecekler yeni zevk ve taleplere karşılık vermek zorundadır.

Endokrin sisteminiz de aynı şeyi yapar. Endokrin sistemine yeni gıda sunma kararını aldıran nedir? Siz. Kendini seven, ışık sütununu bedenine çeken, kim olduğunuzun temel genetik yapısını yeniden düzenleyen siz. DNA sarmalları kimliklerini ortaya çıkarmaya başlayıp canlandıkça endokrin sistemini değiştirecekler. Yaşadığınız anda olma, kendinizi sevme, gezegende kendiniz ve başkalarıyla sevgi ile çalışma kararınız içinizde olanları bütünüyle değiştirecek. Bu kesinlikle gençleşmenin anahtarıdır. Kendinizi, yaşamınızı, bedeninizi kendi yaratılarınız olarak deneyimlemeye istekli olun.

Hızlandırılan enerji kökten, devrimci, ani değişikliklerin eşlik ettiği büyük bir karmaşaya yol açarak gezegeninize zarar verecek. Kayıtlı tarihinizde gezegende asla bu kadar çok enerji ve enerjinin burada olduğu bilinci olmamıştı, bu nedenle hazırlığını yapabileceğiniz hiçbir şey yok -hiçbir şey. Bu hareketlerin oluşturacağı kökten değişim kavrayışınızın ötesinde.

Çevrenizdeki pek çok olasılığı etkileyeceğinizi bilerek olabileceğiniz en iyi şeye odaklanın. Bunun sizin için büyük bir değişimi harekete geçirme fırsatı olduğunu bilin. Işık enerjilerinin verilişiyle pineal beziniz harekete geçiriliyor. Bu da barış ve özgürlüğün içten hissedilerek fark edileceği yeni olasılıkların vizyonunu oluşturacak.

Timüs beziniz bedeninize gençleşme sinyalinin gönderilmesinde son derece önemli bir rol oynar. Siz yaşlandıkça timüs beziniz küçülür, büzüşür. Ense kökünüzde yukarıdan ve aşağıdan gelenleri düzenleyen bir kapı bekçisi gibidir. Daha yukarıdaki bezleriniz, hipofiz ve pineal, tam olarak harekete geçmemiştir, esas olarak uyur durumdadırlar. Timüs beziniz bedeninize idealleştirilmiş şablonunu sürekli olarak anımsatma işlevini yerine getirmiyor, çünkü bunu yapma komutunu almıyor. Bunun nedeni de şakaklarınızın DNA sarmallarının bütününden kopmuş olması. Timüs beziniz, bedeninizin hazırlığını yaptığını, bilincinizin hazır olduğu mesajını aldığında yeniden canlanacak. Ömrün uzatılması açısından bakacak olursanız kimileriniz işe henüz başladı. Başkaları sizi bir sonraki değişime hazırlayacak çalışmayı yaptı. Çalışmanız gezegene, uygarlığa sunulmuş bir armağandır.

Kendinizi hırpalıyor ya da negatif düşüncelerle besliyorsanız ikilem taşıyan içtenliğinizi gözden geçirmeniz gerekir. Bu anda burada olmanız bize insan ırkının beslenegeldiği düşünceleri aşma konusunda niyetli, coşkulu ve samimi olduğunuzu söylüyor. Eğer bununla kavga halindeyseniz -aynaya bakıp, “Aman Tanrım, şu suratıma bak, nasılda görünüyor! Kötü haber”, diyorsanız- ikilem, kuşku, çatışma içindesiniz demektir. Eğer böyle bir çatışma içindeyseniz enerji çoğaldıkça kendinizi daha da çok gerilip gerilip bırakılan lastik bir şerit gibi hissedeceksinizdir. Kendinizi böyle bir lastik şerit gibi hissediyorsanız buna karşılık gelen ve göz atılması gereken şey de, sessiz ya da açıkça ifade ettiğiniz inançlarınızın kararsızlığıdır.

Hipotalamusunuz bedeninizin ısı ve suyunu düzenler. Siz susunuz, anlıyor musunuz, elektriklenmiş su. Okyanus suyunun elemanları ve dengesi insan bedenindeki kana benzer. İnsanlar okyanustan yapılmıştır. Yaradılışın en büyük gizlerinden biri budur. Pleiadesli tanrılar gelip hidrojen ve oksijen moleküllerinin enerjisini kullandılar. Sizin içinden çıktığınız budur. Temel anahtardır bu. Gök yaratıldı, gökten de yaşam geldi. Sizin ortaya çıkarılışınızda temel alınan ilkelerden birisi de budur. İnsan oluşturmanın pek çok yolu olduğunu anlamanızı istiyoruz. Toz ve çamurdan oluşturulduğunuza ilişkin hikayeler duydunuz. Bu öykülerden kimi doğru değil; sizi gerçeklerden uzaklaştırmak için anlatılıyorlar. Sudan çok katı maddelere yakın olduğunuzu bilmek sizin için daha anlamlıdır. Kimliğinizin gerçeğini ortaya çıkarmamanız için her şeyin değiştirilmiş olduğunu çok sık söylediğimizi anımsayın.

Hipotalamusunuz fiziksel beden ve dış çakralarınız arasında bir kapı bekçisi olarak düşünülebilir. Zamanı henüz gelmedi.

Evriminizin şu andaki aşamasında onun işlevini anlayamazsınız. Evet, beden ısınızı ve suyun akışını düzenliyor. Su ise yaşamınızın özü. Sizi her zaman suyun yakınında, içinde olmaya, hipotalamus bezinizin işleyişini artırdığı için suyu kullanmaya teşvik ediyoruz. Hipotalamus, suyu ısınması gerektiği zaman için ılık tutar. Hipotalamusu incelemeye devam edilecek zaman gelecek.

Hipotalamusu uyarmanın (craniosacral) yolları vardır. Bunlar keşfedilecek ve bilinçlerini bu bezden gelecek büyük enerji patlamasına hazır olacakları ölçüde geliştirdiklerinde bu bilgi insanlarla paylaşılacak. O zamana kadar bilgi tehlikeli olacaktır. İnsanlar bazen ölçüyü bilmez ve yaşadıkları deneyimin bütün iksirini gerekli bilinç hazırlığı yapılmadan içmek zorunda olduklarını düşünürler.

Hipotalamus salgılamalarınız bir kez başladığında artık asla eskisi gibi olmayacaksınız. Şimdiye kadar psikodelik bir madde kullandınız mı hiç? O gerçekliği yirmi dört saat boyunca dengeleyerek nasıl yaşayabilirdiniz? Olmazdı; aşırı kafa karıştırıcı bir şey olurdu.

Psikodelikler trip (yolculuk) denilen deneyim için uygundur. Öğrenmeye, Şamanik, gizemli Yaşayan Kitaplık alemlerini öğrenmeye doğru yapılacak bir yolculuk için uygundur. Ancak, kuşkusuz her sabah kahvaltıda almak isteyeceğiniz bir şey değildir. Sinir sisteminin geri kalanı bu farkındalıkla eşzamanlık içinde çalışmaz. Bir tripe çıktığınızda gerçekleşen de tam olarak budur – hafta sonunda kent dışına çıkmak, sahile gitmek gibi. Gider, deneyimler, sonra geri döner ve anısını aklınızdan geçirirsiniz.

Hipotalamusunuz sizi varlığınızın yeni bir kıyısına, kimyasal olarak aşılanacak olan yeni bir alanına doğru ilerletecek. Endokrin sisteminin yaptığı budur. Siz herhangi birşey almaksızın çeşitli kimyasalları bedeninize vermek. Kimyasallar yalnızca kendilerini salgılamaya başlar ve sizin gerçekliği algı ve yorumlama biçiminizi etkiler.

Yenilenen hipotalamusunuz sizi bir yolculuğa çıkaracak ve her şeyi öyle değiştirecek ki olduğunuz yerde bulunmaktan mutluluk duyacaksınız. Eski yerinizde olmak istemeyeceksiniz. Dünyadan ayrılmaksızın yeni bir ülkeye, yeni bir gezegene taşınmış gibi olacaksınız. Dünyanız bölünecek. Dünya ve Dünyanın Yaşayan Kitaplıktaki gerçekliği gözünüzün önünde değişecek, çünkü hipotalamustan salgılanan kimyasallar size gerçekliğin yeni bir yorumunu verecek.

Henüz buna hazır olmaktan çok uzaksınız. Önce kendinizi sevildiğinize ve sevginizin kaynağının siz olduğuna inandırmanız gerekir. Endokrin sisteminizde sizi hipotalamusun uyanışına hazırlayacak olan ince düzeyli değişimlere başlamadan önce bu duyguyu içinizde kararlı bir şekilde yerleştirmek zorundasınız. Eğer her şey ortaklaşa gerçekleşecekse Işık Ailesi hipotalamusun uyanışını ne zaman karşılayacak? Biz bunun 1999-2009 arasındaki on yıllık dönemde artarak gerçekleşeceğini öne sürüyoruz.

Birleşik Devletlerinizde sağlık sistemi konusunda koparılan bütün o yaygaraya karşın size sağlığın bedelsiz olduğunu anımsatırız. Sağlığın gerçek maliyeti, bedeninize karşı doğru tavrı geliştirmek için zamanınızdan ayırdığınız birkaç dakikadır. Sağlık ya da hastalığınızı siz yaratırsınız, kimseye de sağlıklı olup olmadığınızı söylemeniz gerekmez. Her şeyden önce, bedeninizle temas halinde olduğunuzda-duş yaptığınızda ya da yıkandığınızda sağlık düzeyinizi hissedebilir, bilebilirsiniz- sağlıklı bir durumda olup olmadığınızı bilirsiniz. Tasalı olmayı seçip bedeninize güvenmeyebilirsiniz. Sağlığınız konusunda tasalanırsanız belli bir şey yaratmış olursunuz. Bedeniniz, içselleştirilen imgeleri izler.

Yakalanabileceğiniz hastalık, kanserin nasıl büyüdüğü, AİDS, difteri, verem ya da tasalanmayı arzu ettiğiniz her ne ise bu konularda tasaya yatırım yaparsanız olasılıklar, eğer şu anda bir şeyiniz yoksa da hastalığı yaratacağınız ve ilerleteceğiniz yönündedir. Sağlıklı olduğunuzu bilirseniz sağlıklı olursunuz. Bu kadar basit.

Korku öldürür. Size gücünüzün korkunuzun başladığı yerde bittiğini anımsatırız. Bir şeyden korkmanız, başınızın üzerine bir işaret koyup, “Hoş geldin. Seni bekliyorum”,demek gibidir. Korkunun amacı yaşamınızı kurtarmak, sizi harekete geçmek üzere şimdiye fırlatmaktır. Çoğunlukla sizi tehlikeli olandan yaşamsal varlığınızın özüne doğru yönlendirmeye yarar. Bununla birlikte, bir yaşama biçimi olarak korkuya takılır, çevrenize yaşam korkusu saçarsanız bedeninizi kapatır ve yaşam gücünüzü öldürürsünüz. Bu da stres, hastalık ve yaşlanma yaratır. Düşünceleriniz gerçekliğinizi yaratır. Bilinç inisiyasyonunun bir bölümü toksik, zehirli olandan geçmektir; bedeniniz, niyet ve cesaret olarak adlandırılabilecek olan daha fazla arınma ve hazırlıktan geçmek zorundadır. Korkuya yerleşirseniz herşeyi dağıtırsınız. Kendi gücünüzü dağıtırsınız. Onun için, son derece yabancı gelen bir şeyi mantıklı zihninize sokmak için niyetinizin açıklığını korumak ve olağanüstü bir cesaret, güvenlik ve soğukkanlılık göstermek zorundasınız. Sizi bir şeyi başarmaktan alıkoyan her şey yalnızca bir düşüncedir. Gelecek yirmiyıl -herkesin Dünya amfitiyatrosyunun ön sıralarının pahalı biletlerini aldığı dönem- içinde pek çok değişiklik olacak.

Çocukken panayıra gidip de o büyük atlıkarıncaları ilk kez gördüğünüz zamanı anımsıyor musunuz? Anneniz, babanız ya da ablanız ağabeyinizden serüven dolu ve dev gibi görünen o atlıkarıncalara sizi götürmesini istemiş miydiniz? Dünya da koca bir panayıra benzeyecek. Hepiniz kavrayamadığınız atlıkarıncalara doğru gidiyorsunuz, onun için belli bir arınma ve niyet belirleme işine girişmeniz gerek.

Büyük çoğunluğunuz bu işi iyi yapacak. Yolunuzu bulacaksınız. Ağlayıp sızlamanıza bir göz atın – enerji kaybıdır bu. Yarattığınız her şeyi kabul edin ve her şeyde bir fırsat olduğunu bilin.

Bizim açımızdan, sizin fırsat demek olana korku ile yaklaşmanız bizi hayrete düşürüyor. Bir düzlemde kim olduğunuzu, buraya gelmek için nelerden geçtiğinizi biliyoruz. Neden burada, Dünyada olduğunuzu ve yalnız başınıza bata çıka ilerlemek için gönderilmediğinizi biliyoruz. Sizinle çalışan güçler, siz onların varolduğundan bile habersiz olsanız kavrayışınızın ötesinde bir şekilde gerçekliğinizi etkileme kapasitesine sahiptir. Şu ya da bu kişiyi dürtüp ‘Şuraya git. Şunu yap. Yok, bunu yapma’, demek üzere parmaklarını nasıl hareket ettirdiklerini anlamıyorsunuz. Olaylar ayarlanıyor.

Tıpkı AİDS fikrinin tohumlarının atılması ve teşvik edilmesi gibi gezegende kanserli fikir ve düşüncelerin de tohumlarının derinlere atıldığını bilin. İnsanlar bunları bulup bağlanıyor. Şu anda güneşten korkuyor insanlar. Sanki doğanın bir yanlışı varmış gibi dışarı çıkmaktan korkuyor. Doğanın yanlışlığı düşüncesini yutanlar kendilerine zarar vermede korkularının güneş ışınlarından çok daha hızlı hareket edeceğini görecekler.

Korku öldürür. Bu, Amerika’nın erken dönemlerinde bağırarak sokaklarda at koşturan Paul Revere gibi insanı etkisi altına alan bir düşüncedir. Korku bedeninizde dolaştığında ona eşlik eden kimyasallara ortaya çıkıp bedeni doldurmalarını hatırlatır. Aşağı doğru giden bir sarmalı ve ölüm düşüncesini harekete geçirir bunlar. Temel olarak bu kadar basittir.

AİDS’i ve ona HIV virüsünün neden olduğunu duydunuz. Bununla birlikte, şimdi ortada HIV yokken AİDS var. Şimdi AİDS, bir çok rahatsızlığın elektromanyetik olarak yayılması gibi elektromanyetik olarak yayılıyor. Anımsayın, elektromanyetizma içine çevrenizdeki, insanlık ve diğer kaynaklarca üretilen büyük elektrik akımlarını alır. Manyetizma, elbette her şeyi bir arada tutan güçtür. Beyninizde de manyetik parçacıklar bulunmaktadır.

Bu düşünceyi başkalarına yüreklerini açmalarına yardım ederken kullanabilirsiniz. AİDS, kendini bir taşıyıcıdan diğerine şöyle bir tavır ya da titreşimle çekerek elektromanyetik olarak yayılır; ‘Senin gibi düşünüyorum. Düşüncelerini bana gönder.’ İzleyebiliyor musunuz? ‘Aynı korku inançlarına sahibim. Olduğumu düşündüğüm şeye ilişkin olarak kafam karışık. Değersizim. Bedenim üzerinde gücüm yok.’ Bu şekilde düşünmek, sanki aura alanınızda kim olduğunuzu duyuran işaretler, posterler, çıkartmalar taşıyormuşsunuz gibi büyütülür. Virüsler elektromanyetik olarak dağıtılabilir, böylece büyük kent bölgeleriniz er geç etkilenebilir. Neden? İnsanların geri kalanının karma ve titreşimi nedeniyle belli bir kent yada yerde yaşamaya doğru çekilirsiniz. Çoğunuzun yer değiştirme ve taşınma itkisi hissetmesinin nedeni budur.

Aynı ilke yürek için de geçerlidir. Eğer AİDS elektromanyetik olarak yayılabiliyorsa yüreğin açılması ve tanrıça da aynı yoldan diğer insanlara yayılabilir. Her zaman çok, pek çok planın hareket halinde olduğunu bilmenizi isteriz. İnsanlar, “Neden kötü, negatif, düşük titreşimli planların hareket halinde olması gerek?” diyor. Çünkü insanlar bunları bekliyor. Oturup başlarına heyecan verici ve iyi şeylerin gelmesini beklemiyorlar. Sandalyelerinde sallanarak, sigara içerek, bir arabanın ne zaman oturma odalarına dalacağını merak ederek oturuyorlar. Neden? Çünkü televizyon seyrediyorlar. Üzerinizdeki ana etki sizi esas olarak korkuyla damgalayan bu zihin kontrol aracından geliyor. Kronik korku katile dönüşecek. Size çok korktuğunuz ve başınıza geleceğinden emin olduğunuz şeyleri çekecek. Dünyanın bütün olasılıkları arasından neden bu yaptığınızı seçiyorsunuz?

Başkaları için duyduğunuz şefkat arttıkça kitle bilinci de o kadar çabuk değişecek. Sizden bu yürek oyununu yalnızca boş zamanlarınızın dışında da çok daha sık oynamanızı istiyoruz. Yüreğinizin açılması için bir anlaşma yapın ve açık kalmasına, Ana Tanrıçanın kalp enerjisini kullanmaya dikkat edin. Bu çok şey fark ettirecek, çünkü burada söz konusu olan yalnız sizin yüreğiniz değil, Tanrıçanınki de. Bununla birlikte, Tanrıçanın yüreğinizi açmanız ve enerjisinin sizin kanalınızdan dolaşması için size ihtiyacı var.

Bugün, gezegeninizde sevgi frekansını yayınlayan pek az yer var. Bu elbette değişmek üzere. Gayet iyi bildiğiniz gibi Dünya, yumuşatılarak ifade edilecek olursa bazı güçlüklerden geçiyor. Ancak, yaşananların yoğun olduğunu düşünüyorsanız sıkı tutunun. Büyük bir yolculuk için buradasınız. Çok kısa bir süre içinde sizi gezegeninizin yıkımı gibi görünecek bir şeyin derinliklerine sürükleyecek enerjiler küresel ölçekte ortaya çıkacak. Bunu bilmenizi istiyoruz. Kimi zaman, enerji geliştiğinde siz evrim süreçlerinizden geçiyor olsanız da bir yönsüzleşme, kaos, karmaşa ve kimliksizleşmenin olduğunu anlamanızı istiyoruz. Zehirlenme sizi hasta ederek bedeninizden çıkabilir. Bağırsaklarınızda sorununuz, hasta bir mideniz ya da tıkanan bağırsaklarınız olabilir. Pek çok şey yaşanmakta olan değişimin göstergesidir.

Dünyayı insanların içindeki oluşumları yansıtan dev bir ayna olarak düşünebilirsiniz. Dünya bu zamanda kirliliğin kötü kokularını yayıyor. Bunca zaman dayandı. Yıllar ve yıllar boyunca Dünya yalnızca radyoaktif atıklar ve her türlü çöple değil, artan insanlık öfkesiyle de doldu. İnsanlar enerji varlıklarıdır, duygularınız yayılan ortak bir güç oluşturur. Siz yalnızca uzun zaman boyunca ortak yaşamlarınızın ana temaları olan kaos ve korkuyu değil, öfkeyi de yayıyorsunuz. Öfkenin nedeni, olduğunuzu bildiğiniz şeyin varlığınızın derinliklerinde inkar edilmesi.

Neredeyse altı milyarınız – ikiye katlanmanın sınırında bir sayı- gezegende öfkeyi çoğaltmakta. Bunun neye yol açacağını düşünüyorsunuz? Gezegenin özen gösterilip sevilmemekten gelen kendi öfkesi böylece harekete geçiyor. Şimdi bütün bu birikim fışkırmakta. Bu şekilde uzun vadede bir arınmadan geçeceksiniz. Yeni bir bilince ulaşıyorsunuz. İnsanlar ve gezegen olarak sınırlarınıza doğru itiliyorsunuz. Ne istediğiniz, neye izin vermeyeceğiniz konusunda yeni sınırlar ifade etmeye zorlanacaksınız. Kimse tembel tembel evinde oturup olanları kaçırmayacak. Hepiniz katılmak zorundasınız; katılmazsanız büyük olasılıkla şu ya da bu şekilde silinip gideceksiniz.

Size gerçekliğinizi kendinizin yarattığını ve hissettiğiniz kolektif korkunun düş gücünüzün değer kaybetmiş olmasıyla ilgili olduğunu anımsatırız. Bunu birkaç dakika boyunca hissedin. Düş gücü dehanın, kavramlaştırmaların ve düşünceleri gerçekleştirmenin anahtarıdır. Düzenli olarak düş gücünüze yatırım yapmaya en son ne zaman teşvik edildiniz? Doğuştan gelen ve kullanarak kendinizi kurtarabileceğiniz, değiştirebileceğiniz ve özgürlüğü yeniden tanımlayabileceğiniz niteliklerinizi kendinizden çalıyorsunuz. Düş gücü gerçekten de capcanlı Dünya panayırına giriş biletinizdir.

Dünyada bu zamanda yalnızca insanlar değil, pek çok zeki güç de bulunuyor. Çeşitli yaşam biçimlerini birbirinden ayrı ve yalıtılmış halde tutan boyutsal kilitler var. Zamanın çöküşüyle insanlar Dünya ağını harekete geçirmeye itiliyor. Kozmik ışık enerjisiyle aşılandığınızda bu, enerji itkilerinin beyninizi dolaşması için otoyol görevini gören sinir sisteminizi değişikliğe uğratır. Bedeninizin doğal dolaşımlarına benzeyen bilgi akımında artış sağlamak için sinir sisteminiz yol yapımını andırır şekilde yeniden inşa ediliyor, genişletilip güçlendiriliyor. Normların dışında, bilinen sınıflamasına uymayan bir deneyimle karşı karşıya kaldığınızda sinir sisteminiz kapanma eğilimi gösterir. Alışılmış dışı gerçekliği sindirme becerisi gösteremeyen bedeniniz şoka girer.

Gezegendeki enerji çoğaldıkça fiziksel, zihinsel ve ruhsal bedenlerinizdeki blokajlar da büyür. İfade edilmemiş duygu ve düşünceler amacı sizi kaynağa bağlamak olan enerji akışında engeller yaratır. Nerede “Bilmek istemiyorum! Kendimde şundan nefret ediyorum. Bunu sevmiyorum”, gibi bir önyargınız varsa ya da zorluk yaşıyorsanız üzerine büyüteç yerleştirileceğinden emin olabilirsiniz. Durumu düzeltene kadar kıvranıp duracaksınız. Düzeltemeyecek olursanız blokaj zorlu bir meydan okuma şeklinde belirecektir önünüzde. İnsanlara sorumluluğu ve hedef, niyet açıklığını öğretmek için her şey yoğunlaştırılıyor. Bugün ve bu çağda çeşitli beden çalışmaları yapmak hayatta kalmanız açısından çok önemli. Beden çalışması aracılığıyla keşif yollarını izlemek kimliğinizi tanımanızı kolaylaştırıp hızlandırır.

Kim olduğunuz ortaya çıktıkça sizi tutsak eden dramalar daha derinden anlaşılabilir. Dramalar hücrelerin barındırdığı, sizi şaşmaz bir şekilde çözümlenip bağışlanmadan bırakılan durumlara yönlendiren davranış kalıpları tarafından ortaya çıkarılır. Gerçekte bütün oyuncuları yaşamınıza siz davet edersiniz ve yönetmen olarak siz rolleri bölüştürüp gösteriyi yönetirsiniz. Artık bu senaryodan yorulduysanız onu sizin yazdığınızı anımsayın! Suçlama ve kurbanlık hali güçsüzleşmenizi güvenceye alan nihai tuzaklardır. Anımsayın, dramalarınız sizi şimdi etkisi altına alan eski tanrıların dramalarıdır. Bütün gerçeklik bağlantı içindedir ve birliğin şifa bulmasını ister.

Yüksek oranda evrimleşmiş enerjilerin, özellikle de sevgi enerjisiyle çalışanların gelişmiş bir mizah duygusu vardır. Bu onların ayırıcı işareti olarak görülebilir. Karşılaştığınız enerjilerde engin bir mizah duygusu olduğundan emin olun, çünkü gülmek özgürlüğün anahtarıdır. Varoluşun bütününde sevinç için pek çok yer var ve bu da sizin idrak etmeye çalıştığınız bir kavram.

Sizi hissetme merkezinizden – solar plexus ya da bağırsak-hareket etmeye yüreklendiriyoruz. Midenizin içyüzünde beyin hücrelerinizle aynı oranda bir kapasite ve etkinliğe sahipsiniz. Kendinizi yeniden değerlendirin. Yarattığınız her olaya inanıp onda bir fırsat gördüğünüzde deneyiminizi değişikliğe uğrattığınızı anında göreceksiniz. Size bu fırsatın çoğu zaman kayıp kılığında göründüğünü anımsatırız.

Solar plexus, bedeninizde gücü barındırdığınız ve gücünüzü dünyaya uzattığınız bölgedir. Hissetme merkezidir. Bilgiyi aldığınız yer burasıdır, çünkü solar plexus yoluyla mantıklı zihniniz için bir anlam ifade etmeyecek olaylar arasındaki yolunuzu hissedersiniz. Bir adım geri çekilin ve bir bakın. Bedeniniz içinde izlediği yolu değiştirerek karar alma sürecinize yeni bir güzergah çizin. Siz kulak verecek olduğunuzda bedeninizde doğuştan varolan bilgeliğin size nasıl sevgi dolu bir danışman gibi seslendiğini hissedişinizi ve benimsediğinizi görün. Bedeniniz sizinle birlikte çalışmak istiyor, çoğu zaman bedeninize karşı çalışansa siz ve düşüncelerinizdir. Anımsayın, mantıklı zihniniz, sizin çok sınırlı bir paradigma ve sınırlı bir frekans içinde hareket etmenizi isteyenler tarafından eğitilmiştir.

Son derece anlamlı olduğunuz fikrini kabul etmenizi istiyoruz. Kim olduğunuz, niyetiniz ve kendinize deneyimleme izni verdiğiniz şey büyük bir değer taşıyor. Çok düzlemli bilinç gerçekliklerini birbirine bağlama ve çoğu insanın kaldıramayacağı bir alana sıçrama yeteneğiniz var. Bu yeteneğiniz karşısında olağanüstü bir yükseliş ve kişisel değer duygusuyla dolu olmanızı istiyoruz. Size gözü pek olmaya yeltenmeniz için altın bir yıldız veriyoruz. Çünkü yaşam dönemlerinizi inceledikçe algılamadan kaynaklanan engellerden bir oyun duygusu içinde kurtuluyorsunuz. Size hangi zaman dilimlerinde gelişip ilerlemiş olduğunuzu, karşılıklı bağlantılar içinde olan gerçekliği nerede etkilediğinizi ve bu zaman ve yerlerin şimdi ile nasıl bir ilgisi olduğunu gösterecek olan pek çok öğretmen vardır. Günün birinde, bu diğer zamanların şimdi olduğunu anlayacaksınız. Her şey şimdide gerçekleşir. Varoluşun ana anı -nerede bulunduğunuz- gerçekten de sürekli, anlıksal ve anlamlı olan andır. Bu an kendinizi her zaman bulabileceğiniz yerdir.

Başka uygarlıklardan eş zamanlı bilgiler alma konusunda uyanık olun. Farkına varın ve eşzamanlı olarak neleri birbirine bağlayabileceğinizi ortaya çıkarın. Çoğu zaman sizi güdüleyen bir bilgi olur. Ancak bu her ne kadar alışılmış bir şekilde gerçekleşse de gerçekten bir şey bilmekte olduğunuza kendinizi inandırmanız belli bir zaman alır. Düzeltme dönemleri vardır. Sabırlı olun, seçtiğiniz her yere gidebilirsiniz. Niyetinize açıklık kazandırın ve serbest bırakın.

Yunuslar birbirlerinden sır saklamaz. Ellerindeki bilgi birikimini isteyerek paylaşırlar. İnsanların evrimleşme düzeyini bildiklerini paylaşmaya ne ölçüde hazır olduklarıyla ölçebilirsiniz. Bildiğinizi paylaştıkça daha fazla bilgiyle dolarsınız. Size verilen bilgiye ne kadar yapışır, kendinize saklarsanız ellerinizin arasından o kadar çabuk akıp gider, yitirirsiniz. Açın ellerinizi, bilgeliğiniz bir kelebek gibi uçup gidecek, yeni kelebekler konacaktır.

Bütün yaşamın çakra sistemleri vardır. Bir kentin üzerinde arabaların hareket ettiği yolları, enerjinin depolandığı yakıt yerleri vardır. Çakra sistemleri de böyledir. Yaşam biçimlerinin çevresi ve içindeki enerji depolarıdır onlar. Çakralar iç işleyişleri -fizyolojik üçüncü boyut işlemlerini- çok boyutlu, eterik katlı süreçlere bağlar. Gereğince kullanılırlarsa enerjiyi fizik ötesi alemlerden fiziksel olana taşırlar.

Bütün yaşam biçimleri yeniden enerjiyle doldukları geçitler olarak işlev gören enerji kapıları ve yerlerine sahiptir. Her bir yaşam biçiminin enerjiyle dolma biçimi kendi yaşam biçiminin şablonu ya da DNA’sı içinde yer alır. DNA’nız kendisinin yeni bir ifadesine doğru yeniden düzenlendikçe taşıdığınız frekans ya da kimlik, fizikötesi düzeyde belli bir şey dile getirir. Nereye giderseniz gidin, kendi varlığını duyuran dönüşüm enerjisini de taşırsınız. Bilinciniz kendisini bütün yaşam biçimlerine duyurur. Belki bir alışveriş merkezi ya da restoranda yanınızda bulunanlar bilinç düzeyinde kim olduklarının pek farkında değillerdir. Ancak ormanlarda, tarlalarda bir yürüyüşe çıkacak olsanız ya da okyanuslara gitseniz çevrenizdeki yaşam biçimlerinin sizin kim olduğunuzun çok daha farkında olduğunu göreceksiniz. Siz değiştiğiniz için onlar da yanıtları ve DNA’larını değiştirir. Sizin aracılığınızla bütün doğa Yaşayan Kitaplık olarak daha erişilebilir bir hale gelir.

Sizin açınızdan binlerce yıl boyunca yaşamış pek az insan vardır, ancak yaratıcı tanrılar hücresel bedenin ömrünü uzatma yeteneğine sahiptir. Ömür uzatma ve hücresel yaşamın gençleştirilmesi yeniden moda haline geliyor. O kadar yoğun olmayan, böylece de kendi kendisini yok etmeyen, kendi kendisini canlandırıp güçlendiren bir beden olan ışık bedeni oluşturmanın bir parçası bu. Yapmaya çalıştığınız da bu. Mantıklı zihniniz neyin olası olduğu konusunda bu kadar tasalanmayacak olsa o noktaya ulaşır ve hissedebilirdiniz. Topluma ve gerçekliğin resmi biçimlerine kulak vermeyi bir yana bırakmanız gerektiğinin üzerinde ne kadar dursak azdır. Bu, seçim demektir, saygısızlık değil. Toplumsal benliğiniz ile ruhsal benliğiniz arasındaki köprüyü aşmak sizin en zorlu işiniz, en büyük adımınız olacaktır. Hangisi kutsal bir hale gelecek? Hangisi sizin otorite kaynağınız olacak? Bu sıçrayışı ne kadar erken yaparsanız o kadar çok zevk alırsınız. Sezgisel benliğinizin deneyiminizin sancaktarı olmasına izin verin. Başka hiç kimsenin değerlendirmeyeceği, bilseniz de anımsayamadığınız bir anlaşmadan kaynaklanan deneyimdir bu.

Enerji Alıştırması

Rahatça ve sakin bir şekilde oturun. Bedeninize gevşemesi, rahatlaması ve kendini serbest bırakması için bir mesaj gönderin. Derin bir soluk alın. Verdiğinizde bir dinginlik dalgasının bedeninizde hareket ettiğini hissedin. Ritminizi bularak bilinçli bir şekilde soluk almaya devam edin. Göğsünüzün genişleyip açıldığını hissedin. Kalp bölgenizin ısındığını hissedin. Boğazınızı gevşetin. Zihninizi arındırıp görüşünüzü merkezleyin. Birkaç dakika boyunca soluklarınızı izleyin. Bir ışık sütununun başınıza dokunduğunu, sonra bedeninize girdiğini hayal edin. Derin nefesler alıp verin. Soluğunuzu izleyerek kendinizi yapabildiğiniz kadar hafif, sakin ve barış içinde kılın.

Dinginliği bulduğunuz yere ulaştığınızda enerjinizi üçüncü gözünüze odaklayın ve Dünyanızı gözünüzün önüne getirin. Hayal ettiğiniz her şey iyidir. Zihin gözünüzde Dünyanın resmini tutarken Dünyada bütün yaşayanlar için bireysel bir şablon ve hedefin var olduğunu hissedin. Bu şablonları ışık kıvılcımları ve geometrik biçimler olarak görebilirsiniz.

Bilincin evrimleşmesi için gerekli olan derslerin eşsizliği ve çokluğunu hissedin, ilerleyen yalnızca her bir bireyin bilinci değil. Dünyanın kolektif bilinci de eşsiz bir biçimde bütünle bağlantıya geçmekte. Her bir bireyin küresel plana yaptığı katkıyı hissedin ve yaşadığınız andan hayatın insan biçimine sevgi ve inanç esinleyen bir niyet dalgası gönderin.

Şimdi, sanki bilinciniz kendisine benzer bilinçleri çeken bir mıknatısmış gibi varoluş şablonunuzdan altın bir ışık topu olarak yükseldiğinizi hissedin. Sizinle birlikte çalışmaya uyarlanmış başka şablonlar var. Amaçları insanlık için yeni bir küresel şablonu harekete geçirmek. Bırakın, şablonunuz onları arayarak Dünyayı kuşatan ağ etrafında dönsün. Bu küresel arayışı hissedin. Kendinizi altın bir ışık küresi olmaya, bir yerden başka bir yere giderek gezegenin çevresinde dönmeye bırakın. Altın top, kendisine benzer bilinçler çektikçe bırakın büyüsün, bir ışık örtüsü oluştursun. Bilinçlerin çakışımıyla uyanışa geçmek üzere tasarlanmış olan bir enerji ağını harekete geçirsin. Altın ışık topunuzun Dünyanın dört bir yanındaki farklı yerler tarafından çekildiğini hissedin. Kendinizi orada görün. Nereye giderseniz gidin varlığınızın değişiklik yarattığını, açılıp yayıldığını görün.

Bedenlerinin içinden bu küresel şablona bağlı olan altı milyar insan hayal edin. Gelmekte olan değişimle yaşama çok daha farklı bir açıdan bakma özgürlüğüne sahip olduklarını biliyorlar. Böylece daha sevinç dolu ve genişlemiş yaşamlar sürme fırsatına sahipler.

Bilincinizi fiziksel bedeninize geri getirin. Işığın içinizde dolaştığını, içinize aktığını, sizi bağlantıya geçirdiğini canlandırın. Enerji akışını yüksek hızda izleyin ve nabzınızı atmaya bırakın. Kendinizi daha güçlü ve yeni bilgi, sağlık ve canlılıkla dolmuş hissedin. Işık sütununun sürekli sizinle birlikte olduğunu, içinizi doldurup sizi kaynağınıza bağladığını hissedin. Işık sütununu her zaman fizik bedeninize girer biçimde tutun. Işık sütunu sizin daha yüksek alemlere davetiyenizdir.

Düşünce vardır. Dünyanızı farklılaştırmak ve gerçekliğin yepyeni bir paradigmasını yaratabilmeniz için düşüncenizi üretken bir biçimde kullanmayı öğrenme yolunda evrimleşiyorsunuz. Kendinize güvenin ve keşfettiğinizin ne olduğuna iyi kulak verin. Önünüzde beliren yol çok ilginç olabilir. Onu sürekli olarak yarattığınızı anımsayın. Senaryoyu beğenmeyecek olursanız da yeni bir yola koyulabilirsiniz. İyi yolculuklar.

Barbara Marciniak