34 – Bu Düş İçinde Uyanın Sevgili Dostlar

Inancta bir degisim icin bir yasam turu olarak size gereksinme duyulacak zamana hazirlaniyorsunuz.

Size gelisiminizde bir basamak olarak kullanabileceginiz oykuler anlatiyoruz. Buna inanip inanmamayi secebilirsiniz. Ancak, eger inanirsaniz onlari bir yana birakmaya hazir olun ve artik isinize yaramadigi zamanin ayirdina varin. Su andaki butun yaklasim ve hedefimiz kafanizi karistirmak ve varliginizin hucrelerini dolduran dusunce kaliplarinda cozumsuz paradokslar yaratmaktir. Cunku bu sekilde dusuncenizin aciklik kazanmasini istiyoruz. Sozlerimizi degerlendirirken degisirsiniz. Tipki bir zamanlar fiziksel dunyanizin arastirmaniz icin el degmemis bir guzellik sundugu gibi gelecek gunler de gorkemle dolacak. Uc boyutlu gercekligi asmak, zaman koridorlarina girmek icin bir olanak yaratiyorsunuz. Bu zaman koridorlarinda dunyalar ve gerceklikler daha fazla cesitlilik, esneklige sahip. Goreviniz, zaman gecitlerinde giriseceginiz define avi sirasinda sifa bulmak. Sizinle pek cok anahtarin varligini paylastik, pek cogunu da duyulmadik. Sizler varolus gucunun bir ifadesisiniz. Kendinizi sonsuz simdinize hazirlayarak donusmek zorundasiniz.

Sizlere evrimlesen insanlar -isik elcileri- olarak sesleniyoruz. Su anda gorulmemis bir kesfe hazirlaniyorsunuz. Acikliginiz ve arayisinizla secim yapma olgunluguna eristiniz. Gercekliginize yolculuk yaptigimizda sizin direnc gosterdiginiz, ogrendiginiz ve yasam yarattiginiz surecleri izleyerek biz de ogreniyoruz. Kendinizi su anda yasam yolculugunun butunu olarak gorebilirsiniz. Sizi bizim sozcuklerimize ceken an bir sona erisin gostergesidir.

Onceki on bir bolum boyunca sizinle paylastigimiz her sey sizi kendi derinliklerinize dogru goturmek uzere tasarlandi. Benligin yapilandigi inanc ve dusunceleri, bunlarin secimle, Dunyaya acik ve kapali olarak gonderilen etkiler ve goklerden gelen etkiyle olustugunu gordunuz. Ne olacak ki? Gerceklik karsisinda gonulsuz davranmayin. Bir olanak yarattiniz. Yaptiginiz yolculuk ve ogrendiklerinize tesekkur edeceginiz bu sona eris noktasina hazirsiniz. On ikilerin hikayesinde kim oldugunuza iliskin daha cok sey ogrendiniz.

On iki fikri fiziksel varliginiza derinlemesine isleyip iz birakmistir. On iki, bircok duyarli varligin gercekliginize girmek icin kullandigi sifredir. Bugun dunyanizda gerceklige iliskin belli matematiksel uzlasmalara gore yasiyorsunuz. Sayilar ve yorumlari icin bircok matematiksel temel vardir. Cogunuz bunlarin genellikle en cok dusunulup kullanilan sadece bir tanesini kabul ediyor, bunun tek olduguna inaniyor. On iki fikri en cok kullanilan matematiksel temel ve bakis acisina karsilik gelir. On iki hikayesi bu temeli asar, bununla birlikte onunla iyi uyusur. Sizi etkilemede bu yapi kullanilabilir ve gerceklige yaklasiminizda size rehberlik edilebilecek bir yol yaratilabilir.

Yasam ve varolus icinde ilerledikce nereye yolculuk ederseniz edin her zaman bir yol oldugunu dusunebiliyor musunuz? Diyelim Dunyada otoyollarda otomobil kullaniyor, yoldan hic sapmiyor, cikmaya yeltenmiyorsunuz. Yolun disinda, kenarlarda ne oldugunu gorebiliyorsunuz ama araciniz yalnizca yolda calisiyor. Boylece ancak yollarin oldugu yere gidebiliyor ve yurumek icin asla arabadan inmiyorsunuz. On iki kavraminin biraktigi izin yol gibi oldugunu bilin -bu ister zodyagin on iki burcu, ister on iki saat, bu kitabin on iki bolumu, DNA sarmallari ya da cakra enerji merkezleri olarak kimliginizin on iki izi olsun. Butun bunlar kozmosun, zeki bir varlik olarak sizin uzerinde yolculuk ettiginiz yollaridir.

Niyetimiz, on ikili enerji formunun sundugu bir otoyolda oldu gunuzun butunuyle bilincine varmanizdir. On ikinin bu engin yol gostericiligini gercekten kavrayacak olursaniz belki o zaman kozmik yollarin sizi nereye goturecegi uzerine bir fikriniz olur. Evrensel dusunce modelleri olarak sizler on iki yola uygun bir sekilde duzenlendiniz. Kitap boyunca sifrelenmis olan ogretinin parcasidir bu. Enerjinin on iki yolunu anlamada derin bir yaraticilik vardir. Bu on iki yol, sizi bir kilan varolus icinde ayri yerlere ulasmanizi saglar. Enerjinin bu yollarinin sizi buyuk bilinc degisimlerine goturdugunu anladiginizda bu, su anda bildiginiz sekliyle gerceklige bir son verecektir. Bilincteki bu degisimleri su anda kitle bilinci olarak biriktirip deneyimlemektesiniz . Henuz taninmayan bir baslangicin esiginde oldugunuzda yasadiginiz sona erisler ise, yeni, kendi butunlugune erismis anlardir. Inancta bir degisim icin bir yasam turu olarak size gereksinme duyulacak zamana hazirlaniyorsunuz.

Kendinize, “Bildigimin ana fikri ne? Bir Isik Ailesi uyesi oldugumu bilmek bana ne kazandiriyor: Belki de bir Pleiadesli oldugumu bilmek? Dunyanin degerli oldugunu, benim degerli oldugumu, Dunyayi arastiracak olursam sinirsiz gorkeminde, kutsal yerlerinde ve sessizce konusan dairelerinin senfonisinde sakli gizlerini bulabilecegimi bilmek? Neden Kertenkelecikler, Tanrica ve bedenim hakkinda bir seyler bilmem gerekiyor? Bedenimde baskalarinin benimle birlesmesi, benim gozlerimden bakmasi icin yer olmasi nasil bir sey? Baskalari benimle birlesirse benim yapacagim seyleri mi yaparlar? Yoksa baska dunyalar benim varligimla birlesme yoluyla varlik alanina cikarken ben de baska dunyalarda mi ortaya cikarim? Posesyon (ele gecirme) nedir? Yirminci yuzyil sonu Dunyasinda birlesme ve varlik alanina cikma nedir? Salgi bezlerimin bununla ve bedenimle ilgisi nedir? Butun bunlarla birlikte cinsellik beni nereye goturuyor?” Simdi, siz bu noktalari deserken biz de size soruyoruz; Icinizdeki kutsalligi bilincinizin gizlerine acmayi ogrendikce ne gibi derin surprizler kesfediyorsunuz? Duvarlarla karsilasip benliginizin en derin gizemlerini ogrendiginizde buldugunuz ne?

Enerjiyi donusturup yarginin otesine gecmeyi ogrenebilirseniz yuce bir yere ulasacaksiniz. Bu da sizi anin otesine, zamanin, sizin zamaninizdan daha farkli yapilandirildigi daha genis bir yonune tasiyacak. Sizin zamaniniz sayilar tarafindan yonetiliyor. Zamanin bu sekilde kavranisinda da on ikinin sizin bir cember icinde kim oldugunuzu tanimlayan oykusunu buluyorsunuz. Onun icin bu kitabin on iki dongusunu tamamladiginizda zamani degerlendirmenin yeni bir yolunu dusunun. Bunun bir yapi oldugunun, baska varolus bicimlerinin bu yapidan yararlanarak matematiksel mirasi geometriyi ifade eden bir dil olarak kullandiginin bilincine varin.

Disinizda olduguna inandiginiz donguleri baglantilandiran zaman geometrisini -gezegenler ve ayin dongulerini- dusunun. Ay bir bilgisayar mi? Gokteki bir goz mu? Ana Tanrica mi? Gizli uslerin yuvasi mi? Yakit istasyonu mu? Kozmik bir kitaplik, kadim bilginin saklandigi yer mi? Ay buyucudur, donguleri ceviren, ic gelgitlerinizin guclendiricisi ve Buyuk Ana su tanrisidir. Gunesle iliskisinde kimdir ay? Oz kesif yolculugunuzda bunu arastirmak zorundasiniz.

Gunes buyuk usta yonetici, gunes sisteminizin yoneticisidir. Isik olmaksizin kimsiniz ki siz? Isiga sahip olan kim? Ve isik kim gercekten? Cevresindeki enerji bicimleri, gunes sisteminizde varolduklarina inandiginiz, kozmik uzayin her yerine inci gibi serpistirilmis gorkemli gezegenler, Dunya kadar guzel mucevherler kim? Uzayda isildayan bu bicimlerin her birinin zeka sahibi oldugu dusuncesiyle alay edecek olanlar var. Pek cok defa isildayan bu kayalarda varolan bizlerse bu zamanda gezegeninizi bombardimana tutan olaganustu dusuncelere kendisini kapatanlara hayret ediyoruz. Sizi sinirlandirmak isteyen yetki sahiplerinin aldatmasina kapilmayin. Yukselin. Gercekligin daha genis bir bicimini secerek yuce bir duruma erisirsiniz. Yasaminizdaki her seye daha buyuk bir rol verir, kendinizi kendi otoritenizin ic cekirdeginde bulursunuz.

Kimliginizin butununu ifade eden bu noktaya butun bunlari bilerek yolculuk ettiginizde bilginizi aileniz, toplum ve kulturunuzle paylasacaginiz an gelir. Cogunuz bu ana hazirlaniyor. Bildiginizi paylasmak goreviniz; vaaz vermek, korku tohumlari ekmek ya da birbirinizin tarlasini ekmek degil, oldugunuz butunlukte titresmek. Toplumu olusturan her seyi, yasami, olumu, dogumu, cocuklari, sadece verimli oldugunu dusundukleriniz degil toplumun genc-yasli butun bireylerini anlayip kapsamaniz gerek. Kokten bir degisim olacak. Ogrendiginiz seyleri uygulamaya koyarken sefkatli olun.

Bir kitle bilinci olarak Balik Cagi son sahnesi ve hedefini sona erdirirken kolektif bir karma toplami ile karsi karsiyasiniz. Karma, evrensel neden-sonuc yasalariyla belirlendigi sekilde sahnelenmekte. Karma, buyuk bir comertlikle varliklarin kendilerini ortaya cikarana geri donmesini sagliyor. Yani sizin. Kisisel olarak siz, yaratmis oldugunuzun geri donusuyle karsi karsiyasiniz. Bunu ogrenmek simdi sizin icin yasamsal onemde. Bu gunlugun basinda karmamiz nedeniyle burada oldugumuzu, Dunyayi deneyimledigimizi belirttik. Kendi yolunuzdan siz de bu noktada bunun farkina variyorsunuz. Onun icin yasamlariniza bakmaniza, benliklerinizin disina cikarak on iki boyunca yaptiginiz yolculugun buyuk gozlemcilerine donusmenize gerek var. Siz olan kim, bu bilinc grubuna -yasamin on iki dongusu oyunu ya da donup duran ve cemberi defalarca tamamlayan on iki etkiye- dogru yolculuk ederken benliklerinizi nasil kullandiniz? Donguden cikabilir misiniz? Ne biliyorsunuz? Bildiginizle ne yapacaksiniz?

Biz zaman icinde sizin su anda olabileceginizin otesinde bir yerdeyiz, bununla birlikte, varoldugumuz yer sizinle ayni ani kapliyor. Zamanin derinliklerine dogru nasil gideceginizi, sizi ilerlemeye kandiran sonsuz bir melodiyi nasil kesfedeceginizi ogreneceksiniz. Aradiginizin her zaman az otenizde oldugunu anlamanizi istiyoruz. Bu dusunce size sikinti vermesin. Arayis sirasinda kendi kendinizi harekete gecirdiginizi ve dus gucunuzu esin kaynagi olarak kullandiginizi bilin. Niyetimiz size hedefe iliskin bir fikir vermek, sizi esihlendirmeye devam etmek. Sizi biz yasatamayiz. Bunu ancak siz kendiniz yapabilirsiniz.

Size bir andan digerine ileriye dogru yol gosterilir. Bu da kundalininizin gucunu kullanmada, bu gucu cennetin sonsuza kadar genisleyen vizyonu ve cosku titresimine yonlendirmede yapilir. Cennet vardir. Gercekten vardir. Hepiniz onu ariyorsunuz, bulacaksiniz da. Onu bir vecit hali olarak algilayacaksiniz. Cennet, sonsuza kadar oturup sikildiginiz suregiden bir yer degil, bir husu anidir. Onu cogunlukla onunuzde bir yerde ariyor, surekli ne zaman gelecegini merak ediyorsunuz. Butunuyle yasadiginiz anda oldugunuzda bir vecit aninda oldugunuzun ayirdina varabilirsiniz. Ya da geriye bakar, boyle gecen pek cok ani dusunebilirsiniz. Sonsuza kadar genisleyen, anliksal, eszamanli ve size yolunuza devam etmenizi isaret eden ani defalarca yarattiginizi bilerek mutluluk frekansinda kalabilirsiniz.

On ikinci sektordeki kapanis ve sona erme noktasina ulastiginizda burasi aslinda bir karma alanidir. Harekete gecirdiklerinizin toplami bir cemberin tamamlanmasi olarak size geri dondugunde dersinizi alma alanidir. Bu dusunceye birkac yoldan tepki verilebilir. Kendinizi onun tarafindan tuzaga dusurulmus, kolelestirilmis hissedebilir, ozu “Gucsuzum. Bu konuda hicbir sey yapamam. Cembere sikisip kaldim. Bunun nasil basima geldigi konusunda hicbir fikrim yok”, olan kurban fikri anlamina gelen bir aci yaratabilirsiniz. Eger tavriniz buysa yasadiginizi yeniden yaratacaginiza inanabilirsiniz. Ya da on iki yolculugunun toplamini kullanabilir, soyle diyebilirsiniz; “On ikinin yolculugunda ogrendigim nedir? Benim kendi tasarim ve yaratim oldugu icin yasamimdaki her seyin sorumlulugunu ustleniyo’rum. Bu yolculukta ayirdinda olmasam da neden belirli seyleri sectigimi gormeye basladim. Secimlerim bana dusuncelerimin kendi gercekligimi yarattigini gostererek hizmet etti ve artik on ikinin yolculugunun isime yaradigini anliyorum. Ortaya cikardigim beni uzmuyor, tutsak etmiyor. Simdi artik kendimi ozgurlestirebilirim .”

Hepiniz, Balik Caginin sonunu deneyimleyerek kozmik takvimde bir olay olarak sahnelenen bu belirli asamadan geciyorsunuz. Yakin gelecekte son gelecek. Varligin butun yonlerini birbirine baglayan kalip ve fikirler olarak icinde yolculuk ettiginiz dongulerin bilincine variyor, deneyimi ozumsuyor ve sonuna geliyorsunuz. Dis sistemdeki cemberleri degerlendirmis, deneyimini sindirmis olan kimileriniz simdi kendi sisteminizde, bedeninizin derinliklerindeki cemberleri kavriyor. Bazilariniz kendi Eyfel kulelerinde tutsak oldugunu kesfediyor. Tutsakliginiza son verin. Bugun uyumaya giderken yasadiginiz kulenin duvarlarinda anahtarlar oldugunu canlandirin. Gercekligin nasil bir yalitilmis parcasini yeglerseniz yegleyin, eger kendinizi tutsak olarak dusunuyorsaniz duvarlarin ardindan cekip cikmanizi saglayacak anahtarlarla yeni giysileri de hayal edebilirsiniz. Yukselin ve karmik bir yuk gibi goruneni cozebileceginizi bilin.

Eger karma sizi bu zamanda sikistiriyorsa bunun nedeni, kendi cezalandirma ihtiyaciniz ya da utanc ve suclama hisleriyle kendi yarattiginiz hapishanelerden kurtulma geregidir. Her seyi akisina birakacaginiz buyuk ana hazirlaniyorsunuz. Uzay ve titresimi kendi iclerinde hisseden, dusuncelerinizin sizi hareket ettiren enerjiyi tasarladigini bilen isik elcileri oldugunuzu dusleyin. Onu gozunuzde canlandirip dusleyecek olursaniz yeni bir sinir ve dunya gorusu sizi bekliyor. Bu mutluluk anini canlandirmak zorundasiniz; sizsiz varolamaz o.

Inisiyasyon size inanci, kendinizi akisa birakmayi ve degismeyi ogreten bir sinavdir. Cok kucukken, bacaklariniz kisacikken uc tekerlekli bisiklete binmeyi ogrenirsiniz. Kimse yardim etmeden cikip oturdugunuzda gurur duyarsiniz. Kucuk bacaklarinizi hareket ettirmeyi ogrenip bisikleti surdugunuzde, uzerinde durmayi ogrendiginizde uc, dort, bes yasindaki bir cocugun gelisim asamasini tamamlamissiniz demektir. Sonra bir inisiyasyon gelir. Bacaklariniz uzamistir, artik sigmazsiniz bu kucuk bisiklete. Bugunku dunya, uc tekerlekli bisiklete binen otoritelerle dolu. Deneyimledikleri bilginin otesine asla gecmemislerle. Gercekligi zorlar, uzun bacaklarini bu tek ana sigdirmaya calisirlar. Inisiyasyon sizin sonsuza kadar genisleyen ana girmenizi saglar. Daha buyuk bir bisiklete binerek bedeninizin gelisen gereksinimleriyle birlikte hareket etmenize yol acar. Bedeninizin yalnizca fiziksel olarak gelismedigini anlayin. Cok boyutlu bir varolusa dogru zihinsel, ruhsal ve duygusal olarak da buyur.

Anahtar, gercekligin her boyutunda benliginizin butun bicimleriyle buyume ve degisim surecine guvendir. Yuzlestiginiz bunalim, zaman disi inanclarin cemberinde yitip evlerinin cevresini uc tekerlekli bisikletleriyle dolanip duran dunya liderleri ve otorite figurlerinin yer aldigi bir krizdir.

Inisiyasyon, engin ve bilinmeyen bir seye kendinizi verip ustalasmaktir. On iki acisindan ogrendiginiz her seyin birikimi sizi cogunlukla bir bunalima goturur. Neden krize gidilir? Cunku dik kafali varliklarsiniz. Cunku, “Genisledim. Yukseldim. Acigim. Bedenimde yer aciyorum. Degisime hazirim”, demeyi seviyorsunuz. Sonra da frenlere asiliyorsunuz; “Buraya gelme ruh. Yok, yok! Gelme buraya. Degismiyorum. Ayni kaliyorum.” Enerjiye icinizden gecmesi icin yer acmiyorsunuz, filtrelerinizi tikiyorsunuz. Sonra da buyuk bir geri tepme oluyor.

Bir barajin coktugunu gorduyseniz bilirsiniz ortaya cikan kargasayi. Yakinda bunu goreceksiniz. Dunyanizin kimi barajlari cokecek, cunku siz insanlar bilincin onune bir set cektiniz. Inisiyasyondan gecmek yerine uc tekerlekli bisikletlerinizin ustunde kaliyorsunuz. Daha buyuk bisikletlere binip dusmekten korkuyorsunuz. Kim oldugunuzun buyuk bir sevgiyle karsilandiginin bilincinde olun. Gerceklik sizin tarafinizdan tasarlanir, onu yarar saglayacak bicimde tasarlayabilirsiniz . Siz onu cagirdikca varolusun gucu sizden yana hareket eder. O zaman dunyanin nasil olmasini istiyorsaniz bu isteginizden buyuk, guzel bir senfoni yaratin. Siz sinirsizsiniz, inisiyasyonun size ogrettigi de bu. Uc tekerlekli bisikletlerden inip daha buyuklerine binebilir, daha hizli surerek baska bir dunya gorebilirsiniz. Simdi bir ortak bilinc olarak daha buyuk bir araca, duslemeye henuz basladiginiz bir araca binmek uzere buyuyorsunuz. Uc tekerlekli yasam bisikletlerinden inmekten korkanlara karsi sefkat duyun. Sefkat duyun, acin yureklerinizi, onlari cagirin. Siz gorunmez araclara binen, isigin elcisi olma yurekligini gostermis olanlar, onlara yolu gosterin.

Sizinle paylastiklarimiza bagli kalmayin. Oykulerimizden yeni Inciller yaratmayin. Sizi eglendirmek ve soyledigimiz gibi, otede olana bir merdiven uzatacak yeni imgeler yaratmak icin buradayiz. Muazzam bir evren bu, onun icin kendinizi sinirlandirmayin, her seyi kek pisirmenin tek bir tarifine uydurmaya zorlamayin. Yasama bakisin bircok yolu vardir.

On ikinin icsellestirilmesi size butununuzu sunacaktir. Alin bunu ve on ikinin tamama ermesiyle yeni bir yolculugun basladigini bilin. Bu an icin hazirlanmaktasiniz. Her anin tadini buyuk bir mutluluk ani olarak cikarin. Tanrica, tanrilar ve benliginizin butun bicimlerinin yolunu sizin icin actigi sonsuza kadar genisleyen olanaktan ayrilmayin. Kendi yaratinizi kabul edin.

On iki toplami on iki kitaplik dusuncesiyle de iliskilidir. Bunu su anda kavrayamazsiniz. Ancak, size bir vizyon ve bir dusunce sundukca kimileriniz bu kitapliklari kendi sanat bicimleriniz icinde, once duslemleriniz sonra da gezegendeki cesitli aracilar kanaliyla yaratmaya baslayacak. Ancak, bu imgeleri secim ozgurlugunuz icinde bicime dokersiniz. Dunya da icinde olmak uzere on iki essiz merkezin canlanmakta oldugu fikrini korumanizi istiyoruz. Her yone ilerleyen bu anda simdinizi genisletip arastirdikca, varolusun yeni doruklarina tirmanma yurekliligini gosterdikce, hep daha fazlasi oldugunda israr ettikce bu da yankisini on ikinin her yonunde bulur.

Bilginin bu on iki merkezi enerjiden olusan bir isik agi olarak yeniden birbiriyle baglanti kurdugunda ortaya yeni bir mandala, icinde bulundugunuz evrende yeni bir enerji otoyolu cikacak. On ikinin oykusu bir cembere sigar ve gerceklik daha cok ani doldurmak uzere esnedikce bir sarmala da uyacak hale gelir. Bir on iki dongusunu tamamladiginizda bu, icinde evrimlestiginiz daha genis bir bilinc alani ya da cemberi yaratir. Sinirsizi duslemekte zorluk cekiyor, kendinizi bir cembere mahkum ediyorsunuz. Bu cemberi, adina ister zodyak deyin, ister takvim ya da saat, on ikiye boluyorsunuz. Kendinizi geometrinin bu yonunde buluyorsunuz, cunku orada rahatsiniz. Onsuz hareket edebilirsiniz. Ancak, gelisiminizin bu asamasinda kendi dongulerinizi ogrendiginiz yer burasi, o nedenle de size bu alanda ogretiyoruz. Daire butun geometriyi icine alir, sarmalin anahtaridir. Ani kavrayarak sarmalin kendisini anlamasina yardim eder.

Size iki dunyada oldugunuzu animsatmak isteriz. Arabalarinizi surseniz, banyoya gitseniz, uyuyup yemek yeseniz, insanlarin yaptigi her seyi yapsaniz da ayni dunyada yasamiyorsunuz. Bir bilgi dunyasinda yasiyorsunuz ve her iki dunyayi da yoneten kurallara erisim sagladiniz.

Size guvenli bir dunya dusuncesine de enerji vermenizi animsatiriz. Bulunulan kehanet gerceklesmeye basladikca degisimi firtinali, sarsici, sasirtici olaylarla getirecek olan cok sey olacak. Eskilerin, butun kulturlerin yerli halklarinin bilgeligini aramak, paylastiklari ogretilere kulak vermek sizin icin akillica olacaktir. Eskiler bu zamanlari anlatirlar, onlarin ogretmenleriyse bizim ogretmenlerimiz oldu. Dunyanin dilini anlarlar.

Bizler, size Oyun Ustalarinin uzaktan yaratip icinde yasadigi gerceklikleri kurgular ve duzenlerken iyi vakit gecirdigini animsatan varolusun cok, pek cok yaratisindan gelen dostlariz. Uyanin, sevgili dostlar, bu dusun icinde ve insan olarak su andaki bilginiz temelinde guvenli bir dunya dusleyip canlandirmanin gorev ve sorumlulugunuz oldugunu bilin. Siz kararinizi verdikce o gerceklesecek ve boylece deneyiminiz boyle bir dunyayi yansitacaktir.

Sizi varliklarinizin ozundeki yasam kivilcimi olarak inanc alevini tutusturma yurekliliginiz ve anlam ve hedefin gelistigi mutlu bir yasamin sinirlarina onculuk etmenizden oturu selamliyoruz. Bu alevi buyutun ve varolusun buyuk arenalarina uzanan guvenli ve essiz bir seruvenin yakiti olmasini saglayin.

Enerji Alistirmasi

Kendinizi acik havada ayakta dururken canlandirin. Hava temiz, enerji dolu, ayaklarinizin altindaki yer saglam. Derin bir nefes alin ve kendinize, “Ben canliyim”, deyin. Canliliginiza odaklanin, ic vizyonunuzun ressami olarak dus aninizda yolculuga cikin.

Onunuzde eski bir tas cember canlandirin. Bir an icin kendinizi zaman kubbesi altinda agirbasli bir sekilde duran on iki gorkemli dikilitasin enerjisine acin. Taslarin bagliliklarinin deneyimini bilinclerinde tasidigini ve konustugunu hissedin. Dunyanin kemikleri olarak gomulduklerinde canli ve varolusun buyuk caglarinin bilincindeydiler. Bir tasa dogru yuruyun. Ellerinizi soguk yuzeyine koyun ve tastan sizin yasadiginiz ana dogru dans ederek ilerleyen altin sarmallari hucrelerinizle dinleyin. Bir devden digerine giderek on ikiyi deneyimleyin, her bir tasin korudugu gorev ve anitsal enerjiyi duyumsayin. Bu enerjiyi alin ve kendinize aktarin; varliginizin kemikleri altin sarmallarla dolsun.

Simdi de bu tas cemberin merkezine dogru ilerleyin, Dunyanin yasayanlari tarafindan onurlandirilip taclandirildigi goz kamastirici, olaganustu bir versiyonunu barindiran bir tohumu ekin. Isik ve niyet bilginizi kullanarak bu tohumu harekete gecirecek bir yasam kivilcimi yaratin.
Simdi, sesi ve tarzi tanidik olan bir ses konusuyor, “Biz siziz, diyor, zamanin altin sarmallarinda, varolus caglarinin dongusunu tamamlayan, kendimize cagrilan siziz biz. Yukselin. Yolculugunuz yeniden baslasin. Kendiniz olun.”

Son Soz

Sevgili Isik Elcileri,

Kavradiginiz yeni anlayislarda bile belli bir yapi ve sinirlama oldugunu bilin. Bununla birlikte, izlemeye cesaret ettiginiz her yeni sey, kendilerini bugun sizin yasam versiyonunuzda canlandiran kutsal ogretiler olarak sizi varolus doruklarina tirmandiginiz yeni bir bakis acisina goturur. Yasamlarinizin bu parcasina bakarken kendinize hangi bolumun sona erdigini sorun. Izlediginiz, sizi yasami deneyimlemek uzere zamanin bu anma yonlendiren sey neydi? Eski kesifleri birakarak kendinizi yasadiginiz an icinde yol almaya dogru esinlendirin. Varliklarinizin ozunden gelen sese inanin; yeni bir ogrenme dongusu sizi bekliyor. Yolunuzda ilerleyin ve yukselin dostlar. Kendi yolunuzu izleyerek surekli genisleyen, anliksal, eszamanli andan gecmise gitmeyi ogrenin. Yeni bir varolus donemi sizi bekliyor. Kendi kendinize bilincin yeni super oto yolunda rehberlik etmek icin dusunce araclarini kullanin. Sizin biyolojik, ruhsal varliklarinizin gorkemini hicbir teknoloji asamaz. Cogunuz icin birakmanin giderek zorlastigi bu gunler uzuntu dolu olabilir. Elimizden ve elinizden gelen en iyi sekilde bu firtinali zamanlarda Dunyada yasamanin anahtarlari verildi sizlere. Bilgelik icinde buyuyup gelisin.

Gorunmez dostlariniz ve bilinmeyendeki is arkadaslariniz

Pleiadesliler

Yazar Hakkinda

Pleiadesliler yildiz sistemi Pleiades’ten gelen bir dunya disi varlik grubudur. 18 Mayis 1988’den baslayarak Barbara Marciniak kanaliyla konustular.

Pleiades ogretileri, kadim bilinc grubu Samanizm’in ogretilerine benzetilebilir. Samanlar gibi Pleiadesliler de insanlara celiski, paradigma degisimi ve ruhsallik icindeki oz kesiflerinde yol gostererek fiziksel ve ruhsal alemler arasinda aracilik yapiyorlar.

Barbara Marciniak uluslararasi un sahibi Kuzey Carolinali bir trans kanalidir. Kanal olusu, Eski Misir ve Yunanistan’a yapilan uc haftalik bir yolculugun sonunda Mayis 1988’de Atina’da baslamistir. Bu yolculukta Barbara -Giza’daki Buyuk Piramit, Nil kiyisindaki tapinaklar, Atina Akropolis’i ve Delfi gibi- belirli tapinak ve guc alanlarini simdiki yasaminda yeniden deneyimlemeye dogru cekilmistir.

Yazar o zamandan baslayarak Birlesik Devletler’in dort bir yaninda ders ve seminerler yonetti, Peru, Meksiko, Misir, Yunanistan, Bali ve Avustralya gibi kutsal guc alanlarina turlar duzenledi. Bu alanlarin, Dunyanin yeniden yaratmayi hedefledigi yuksek zekanin, yuksek dusuncenin bilgisini barindiran enerji girdaplariyla baglantida oldugunu hissediyor.

Barbara, Pleiadeslilerle yasadigi deneyimin paha bicilmez bir armagan oldugu duygusunu tasiyor. Calismasi, onun kisisel, kuresel ve kozmik donusum olanaklariyla bag kurmasini sagladi, bunun icin buyuk bir minnet duyuyor.