5 – Işık Telini Kim Taşır

Evrenin tarihini fiziksel bedeninizde taşıyorsunuz. Gezegende şu anda olmakta olan, bu bilgiyi barındıracak bir bilgisayar, olacağı noktaya kadar evrimleşmesine izin vermenizden ötürü, fiziksel bedeninizin tam anlamıyla geçirmekte olduğu dönüşüm.

Bu, sizinle gerçekten bir ilgisi olmayan biyogenetik mühendisliği sayesinde olacak. Elbette, bu süreci işbirliğine girmeyi isteyerek kolaylaştırabilirsiniz. Tür olarak sizler, sizi yaratan ve tarihinizin periyodik dönüm noktalarında DNA’nızı yeniden tasarlayan varlıklar tarafından biyogenetik olarak değiştiriliyorsunuz.

Bu zaman periyodu, geri dönmeleri, burayı geri alıp özgün planına döndürmeleri için, özgün yaratıcı tanrılar ya da tasarının yaratıcıları tarafından tasarlandı. Tasarıya katılmaları için milyonlarca varlık çağrıldı. Milyonlarca varlık, “Evet” dedi, “bizler özgür ruhlarınız. Gidelim, geri alalım tasarıyı ve görelim bakalım olması gereken hale getirebilir miyiz. Yıkıntıları yeniden ayağa kaldıracak, bir araya getireceğiz.”

Böylece planlar çizildi, tasarımlar yapıldı, içlerinde hangilerinin resesif gen ve ışık iplikçiği taşıdığının anlaşılması için genler incelendi. Açık seçik bir şekilde, soyaçekimsel olarak, ışığın şifrelendiği evrimleşme potansiyeli taşıyan iplikçik birleşimlerine bütünüyle ulaşmanızı sağlayan soyu seçtiniz.

Bedenlenmeden önce hepiniz, şifre ya da planınızı ateşleyecek, hafızalarınızı harekete geçirecek olayların tasarlanmasına izin verdiniz. Sonra bedenlendiniz ve unuttunuz. Parçası olduğunuz tanrısal bir amaç ya da Tanrısal Plan olduğunu anladığınız için hepiniz plan ve şifrelerinizi bir ölçüde ateşlediniz. Şifrelerin ve benliğinizin gerçekleştirilmesinin ateşlenmesi son derece yoğun bir hale gelecek. Bunun nedeni, evrimleşen DNA. On iki sarmallı DNA’nız yerine yerleştirildiğinde bu sarmallar on ikili çakra sistemine bağlanmaya başlayacak.

On iki çakra, çevirebilecek durumda olmanızın gerektiği bilgiye doğru girdap merkezidir. Gezegende olmadığınızda bile evrimleşiyor, benliğinizin diğer kimlikleriyle belki de daha hızlı ilişki içinde oluyorsunuz. Bundan ötürü, evrimleşmek için, mümkün olanın tavanı ya da sınırı olarak belirlenenin ötesine geçip büyümenizi gerektiren özellikle zorlu durumlar seçiyorsunuz. Girdiğiniz gerçeklik ne olursa olsun, olağanüstü varlıklar haline gelmeniz gerekiyor çünkü Işık Ailesi’nin üyeleri, özgür ruhların dalları olarak sizin güçlü olduğunuz yan bu. Sorun ya da ahenksizlik yaratacak bir karşıtlık değil, uyumlu bir karşı koyuş yaratacak bir şekilde karşıt konumda olabileceğiniz zorlu durumlarla yüzleşmek için bu gezegene bilerek geldiniz. Ahenginizle eski titreşimsel frekansa karşı çıkıyorsunuz.

Başkalarıyla aranızda hissettiğiniz sürtüşme, kısmen sizin bu evrimleşme ve atılım yolunda olmanızdan kaynaklanıyor. Başkaları bundan hoşlanmıyor çünkü sizin gibi cevap verecek biçimde kodlanmadılar bu zamanda. Bazıları bunun için hiç kodlanmadı. Kimisi planı biliyordu, buraya bu zamanda izleyici olmak üzere geldi. Bazı çekingen varlıklar buraya geldiler, çünkü planetin planı gerçekleştirilirken gezegene adım atacak cesareti bulurlarsa, bunun bir şekilde onların kendi bilinçli yolculuklarının onaylanması olacağını, dönüşüme katılımları sadece burada olmakla sınırlı bile olsa, bunun onları daha yüksek bilinç durumlarına fırlatacağını biliyorlardı.

Böyle bir etkinliğin sadece çevresinde olmak bile güçlendiricidir. Onun için, bu zamanda gezegende olup da bu büyük frekans değişikliğine katılma kararı alan herkese hak ettiği değeri verin. Gezegende ne kadar çok frekans olursa eski frekansı değiştirecek o kadar çok enerji bulunmuş olur. Kendisini ışığa açanların bedenleri tam anlamıyla yeniden düzenleniyor. Bedenin bu yeniden düzenlenmesi, DNA’nın yeniden yapılandırılmasıdır.

DNA’nız bir iplikçiktir. Bir bilim insanı bunu bağlayıcı iplikçik olarak tanımlayabilir. Bu noktada yapabileceklerinin en iyisini yapan bilim insanları, DNA’nın belli kısımları üzerinde belli şifreler buldu. DNA’nın gereksiz kısımlarını da buldular. Başka bir deyişle, çözemedikleri, anlayamadıkları kısımlar var, bunların öylesine varolduklarını düşünüyor ve “Artık DNA” adını takıyorlar. İzi kaybediyorlar.

Yaratıcı tanrılar tarafından hepinizin nasıl yaratılmış olduğunuzdan söz etmiştik. Gelecekte genişletilecek ya da mekan eklenecek evler gibi inşa edildiniz. Şimdi, sizi tasarlayanların kimliğinize eklemeler yaptığı bir dönüm noktasında bulunuyorsunuz. Bilim insanlarının “Artık DNA” adını verdiği, bedeninizde uzun zamandır uyur durumda bulunan bir şeydi ve artık harekete geçiriliyor. Öğretilerimizde oksijenlenmenin önemini her zaman vurguluyoruz çünkü oksijen şifreleri besliyor, bedenlerinizdeki artık (aslında kuşkusuz artık olmayan) DNA’yı uyandırıyor.

Bilim insanlarının “Artık” diye nitelendirdiği, bedeninizin derinliklerinde, bütün bir alıcı, bir dördüncü boyut varlığı olmanızı sağlayacak algıları barındırıyor. Uyandırılan bu DNA, görme, işitme duyularınızı değiştirmenizi, ömrünüzü uzatmanızı vb sağlayacak. DNA’nızın bilim insanlarını şaşırtan uyur durumdaki parçası şimdi hayata geçiyor.

Öylesine hızlı bir dönüşüm geçiriyorsunuz ki, kimi bilim insanları süreci hastalık olarak adlandırıyor. Bazıları bu durumdan ötürü çok kaygılı. Hükümeti DNA araştırmalarına milyarlarca dolar yatırım yapmaya ikna ettiler. Bedeninizde olmakta olan kesinlikle bir hastalık değil. Doğal bir şekilde dönüştürülmekte, yeniden düzenlenmektesiniz. Bu dönüşüm, çoğunlukla siz uykudayken yapılıyor. Böylece, sabahları uyandığınızda bedeninizde bir şeyleri farklı hissedebilirsiniz. Bu değişimlerin kendilerini göstermesini, yeni yetenekler geliştirmeyi bekleyebilirsiniz. Kendiliğinden birçok şey bileceksiniz.

İnsan bedeninin özgün tasarımcıları iyi niyetli varlıklardı. Bu özgün yaratıcı tanrılar, size biyogenetik olarak müthiş bir ruhsal canlılık ve müthiş bir yetenek zenginliği bağışlamada çok cömert davrandılar. Bilginin çoğu, bedeninizde dağıtılıp şimdi yeniden düzenlenen ışık şifreli iplikçiklerde saklıdır. Kemikleriniz ve iskelet biçiminiz bu bilgiye uyar. İskelet biçiminiz düzenlendiği, kutsal güç alanlarının enerjisi serbest kaldığı, kozmik ışınların bedeninize çekildiği ve hücrelerinizin içinde ışığın şifrelendiği iplikçikler kendi kendilerini yeniden düzenlemeye başladığında değişim içinde olduğunuzu göreceksiniz. Baktığınız her şey size değişimi yansıtacak.

Sizi bir dizi boyut ya da frekansa yükseltmek üzere yaratıcı tanrılar tarafından tasarlanmış olan şimdiki evrimsel sistem, yedisi bedeninizin içinde, beşi dışında olmak üzere on iki çakra merkezine karşılık gelen on iki sarmalın evrimine dayanır. Sistem bu şekilde devreye girer. İnsan bedenindeki sarmallara ilişkin olarak en düşük frekanslı olan istasyonlara bile ulaşılabilecek ortak bir frekans yakalanmalıdır.

On iki sarmalın ötesine geçebilecek insanlar da vardır. Ancak, genellikle insanlığın bilinç durumu bu tür bir hızlandırmayı başarabilecek durumda değildir. İnsanlar için çifte sarmala dayalı bir sistemden on iki sarmallı sisteme geçiş yeterince büyük bir aşamadır.

Bazı kişiler kısa bir süre sonra on iki sarmalla çalışacakken gezegendeki diğerleri on yılın sonlarına dek bu değişimi almayacaklardır. Bunun nedeni, her bir bireyin ancak bütünleyebilecek hale geldiğinde frekansı alacak biçimde şifrelenmiş olmasıdır. Planın bu erken aşamasında bile birçok kişi değişiklikleri bütünlemede zorluk çekmekte. Yeryüzündeki insanların büyük bir çoğunluğu kendisini sadece tek bir gerçeğin varolduğuna, bunun dışında bir şey olmadığına inandırmış. Bu insan ırkının çöküşü olabilir.

Bir kişide sarmallar bütün güçlerine ulaştığında o kişinin düşüncesini aşan iç bilgisinde bir uyanış olur. Bu iç bilgi, kendini bilmedir, fiziksel dünyadan çok daha fazlasının olduğunu söyleyen bilgidir. İnanın ona. Bilin. Anlayın.

Fiziksel dünya ruhsal dünyanın izidir. Ruhun ve benlik evriminin dünyası bir bilgi patlamasının eşiğinde bulunuyor; ucuz enerji, serbest enerji -her şey verilecek size. Bunların hepsi ışık şifreli iplikçiklere bağlı.

Öyküyü size anlatırken, baskına gelip duruma el koyan yaratıcı tanrıların sizi denetim altında tutmak için belli bir şekilde hareket etmeleri gerekiyordu. Zekanızı kaynağından koparmaları gerekiyordu, onlar da DNA’nızdaki sarmalları oluşturan ışık şifreli iplikçikleri dağıtıp kopararak bunu yaptılar. Bu iplikçikler şimdi yeniden sarmallar halinde bir araya gelmeye başlıyor. On ikili sarmallar haline gelene kadar üçlü gruplar halinde evrimleşecekler. Birçok ışık şifreli iplikçiğin oluşturduğu bu on iki sarmal beden içinde titreşmeye başladığında sarmalların her biri bir çakra merkezine karşılık gelecek.

Birçok çakra merkezi ve oluşturabilecekleri olası sarmallar var. Şu anda, insanlığın kendisini yok etmeksizin başa çıkabileceği sarmal ve çakralara ilişkin ortak payda on ikidir. Böylece şu anda -daha önce belirttiğimiz gibi yedisi bedende, beşi beden dışında olmak üzere- on iki çakraya bağlanacak on iki sarmalın gelişimi üzerinde çalışıyoruz. Kendinize hissetme izni verdiğinizde fiziksel olarak dokunup yerini saptayabileceğiniz için bedendeki yedi çakrayla çalışmak fazla zor değildir. Bunların ilk üçü, hayatta kalma, cinsellik ve algısal hissetme çakralarıdır. Dördüncüsü, şefkat ve her şeye bağlı oluş merkezi olan kalp çakrasıdır. Beşincisi gırtlak çakrasıdır ve konuşmayla ilgilidir. Altıncısı üçüncü göz, vizyon gözüdür. Yedincisi taç çakradır, insanın kimliğinin fiziksel biçimin ötesine uzandığı bilgisine açılır. Bedenin dışındaki beş çakraya geçtiğinizde gerçekliğinden emin bile olmadığınız bir şeyde olup biteni anlamak için yeni yollar aramaya başlamak zorundasınızdır.

Sekizinci çakra sizin hareket alanınızda yer alır. Başınızın on iki ya da daha fazla inç üzerinde salınmaktadır. Çoğu insan sekizinci çakra merkezini fiziksel bedenin yakında tutar. Dokuzunca çakra da yakındır, bedenin birkaç fit uzağında bulunur. Dokuz sarmal oluştuğunda bu çakra Dünyanın atmosferine ilerleyerek ağa bağlanacak, daha çok bir Dünya çakrası haline gelecektir. Dokuzuncu çakra bir bağlantıdır.

Onuncu, on birinci ve on ikinci çakralar çok daha uzaktadır. Hatta girip bağlandığında onuncu çakra güneş sisteminizde olacaktır. On birinci çakra galaktik sisteminizde gidecek, on ikinci çakra ise bu evrende bir yerde bulunacak ve temellenecektir.

Tıpkı diğer kişisel çakralarınızın ortak merkezler olması gibi, onlar da ortak merkezler olduğu için bu kişisel merkezlerden de bilgi alacaksınız. Çakra deneyimlerinin dilini çözmeyi öğrendiğinizde yaşamın artık eskisi gibi olmadığını göreceksiniz.

Hepiniz bu özel zamana yanıt vermek üzere kodlandığınız için şu anda gezegendeki herkes geçmeyecek bu değişimlerden. Her biriniz, ne zaman, nerede ve nasıl en iyi şekilde hareket edeceğinizi gösteren bir harita, belli bir düzenle geldiniz. Çoğunuz, size yüce benliğinizin keşfinde rehberlik edecek bu planı nasıl izleyeceğini öğreniyor. Bunu bir kez öğrendiğinizde ışığın bir aracı haline geleceğiniz ve sadece eyleme niyetlenerek bu harekete geçirileceğiniz için yaşam oldukça çabasız bir hale gelecek.

Farklı insanlar bu değişimlere farklı zamanlarda maruz kalacak çünkü herkes bir anda yaşamayacak bunu. Bu, belli bir düzenin gerektiği bir zamanda kaosa yol açardı. Bir birey değişimlerden geçer, deneyimlerinin dilini çözerken kendisine yardımcı olması için bu değişimlerden geçmiş birisine başvurabilir. Başlangıç kişileri olanlarınız için süreç çok güç olabilir. Sizler yol göstericilersiniz. Değişimlerden geçebilecek hale geldiğinizde yolu açıp diğerlerine gösterebilirsiniz. Zamanın örgü yapısına bağlanmak isterseniz olabilecek bazı olayları gösteren yol haritaları vardır. Kendi evriminiz için sürekli olarak ne kadar çalışırsanız, evrimleşecek en son kişi için de değişimler o kadar hızlı gelecektir.

Bir zamanlar insan ırkı daha yüksek boyutsal frekanslardaydı, gerçeklikler arasında hareket etme ve maddeyi değiştirme yeteneğiniz vardı. Bu yeteneklerin çoğu, gerçekliğinizden sorumlu olan varlıklar tarafından kasıtlı olarak dağıtıldı. Her gerçekliğin kendi koruyucuları olduğunu ve farklı zamanlarda farklı hizmetler ve koruyucuları bulunduğunu anlamanız gerekir.

Koruyucu deyimini yansız bir şekilde kullanıyoruz. Siz koruyucu sözcüğünü koruyan birisi için kullanırsınız. Biz, bir koruyucunun gerçeklikten sorumlu olduğunu ve belki de onu başkalarından koruduğunu, başkalarının gelip gerçekliği değiştirmesine izin vermediğini söyleyeceğiz. Koruyucular, onlara değindiğimiz anlamda mutlaka iyi niyetli, yükseltici varlıklar olmak zorunda değildir. Gerçekliğinizi koruyan varlıklar sizi özgürleştirecek varlıkları uzak tutabilirler.

Yeniden işlendiğiniz, doğuştan getirdiğiniz pek çok yeteneğiniz dağıtıldığı, kaynaktan koparılarak çalışmaz hale getirildiği için bu kadar fazla şey unuttunuz. Toplumunuzda kontrol yukarıdan zihinlere geliyor. Bilgilerden bazılarına ulaşmaya yeltenecek olursanız elinizde bu gerçeklikleri anlamlandırmanızı sağlayacak araçlar ya da birikim olmadığı için Dünyanın çevresinde koruma perdeleri bulunuyor.

Şu anda gezegen bütünüyle gerçekliklerin genişletilmesine gömülmüş durumda. Bu başka gerçekliklere girebilmek için önce kendi gerçekliğinizi son derece derinlemesine keşfetmek zorundasınız. Yirmi yıllık bir psikanaliz sürecine vakit yok. Kendi duygusal evriminiz içinde yirmi otuz yıllık bir yolculuğa çıkmanızı sağlayacak beceri ve yetenekleri birkaç saat içinde geliştirmek durumundasınız. Duygusal otoyolda yolculuğa çıkacaksınız çünkü insan bedeni kendisini duygularla ifade eder. Bu da türünüzün eşsizliği ve ona bahşedilmiş armağandır.

Duygusal otoyolları önce bu özel yaşam süresinde kendinizden gizlemiş olduğunuz alanlara açmanız gerekecek. Bilgi içinizde düzene kavuştukça anılar sel gibi akabilir. Yaşandığı zamanlar size güç gelen ya da belki anlamlı bir çerçeve bulamamış olduğunuz anıların akımına uğrayabilirsiniz. Bazılarınız çocukken hepinizin yaşamış olduğu dünya dışı varlıklarla temas olaylarını anımsayabilir. İster etkin, ister edilgen katılımcılar olun yaşarken anlamamış olduğunuz cinsel ifadeleri hatırlayabilir bazılarınız. Böyle şeyler insanın duygusal bedeni tarafından gizlenebilir çünkü duygusal beden yargıya karşı çok duyarlıdır, zihinsel beden ise muazzam yargılarda bulunur. Ruhsal bedene bağlı olan duygusal beden bundan sakınır.

Hepiniz kim olduğunuzu bildiğinizi düşünüyorsunuz. Bu yaşam süresince büyümeniz sırasında anımsadıklarınıza dayalı öyküleriniz var -kim olduğunuza ilişkin. Size iletmek istediğimiz anıları sizinkilerden farklı olan bir dizi paralel ve geçerli varoluşunuz olduğu. Duygusal bedeniniz işleyemeyeceği için bu anılara ket vuruyor ya da ilgili olaylara odaklanmıyorsunuz.

Bağlantı kuracağınız şeyin çoğu, anlamamış olduğunuz ve hedefini anlamak üzere içine girmeniz gereken bir bölümünüz olduğu için cinselliğinizle ilgili. Nedir cinsellik? Uygun olan ve olmayan ifadelerini belirleyen kurallarını kim koymuştur? Çoğunuz daha gençken size öğretmek için sürekli olarak çevrenizde olan temas ve enerjilerin farkına varmak da sizi bekleyen şeylerden biri olacak. Onların gerçekten olmakta olduğuna inanmanız için size destek verilmemiş olduğundan bu olayların önünü tıkadınız.

Bu çok boyutlu keşfe başladığınızda kendinizden gizlemiş olduğunuz anılar öne çıkacak. Özellikle on iki yaşında küçükken geçirdiğiniz olayları ve yaşamınızdan kocaman parçaları bütünüyle unutabilmiş olmanıza şaşıracaksınız. Sinir sistemini keşfederken, zihin işleyecek durumda değilse bilgi akışını kesme ustalığı sizi hayrete düşürecek. Ama yine de kayıtlar burada, yeniden gösterebileceksiniz. Artık yansız olmayı, katıldığınız şeyi yargılamamayı öğrendiğiniz için bu şeylerin çoğunu işleme beceriniz olacak.

Şimdiki bedeninizi, kimlik ve yaşamınızı araştırırken çabuk olun. Yıllarınız yok incelemeye ayıracak. DNA’nızdaki bilgi yeniden işlenip devreye sokulduğunda bu yaşamdaki olayların yaşadığınız pek çok farklı yer, girdiğiniz pek çok farklı kimlikle nasıl bağlantılı olduğunu, geliştiğini ve amaçlılık sergilediğini hissedebilecek hale geleceksiniz.

İdeal durumda yargılamaktan uzaklaşacak, böylece de burada gerçekten ne yaşanmış olduğunun ilk elden, hücre hafızası yoluyla deneyimlediğiniz öyküsünü yakalayabilecek durumda olacaksınız. Daha yüksek frekansa geçip gezegendeki yaşamlarınızın geleceğini belirlemenin biricik yolu süreçteki katılımını yargılamamaktır. Son derece karmaşık, son derece önemli bir şeydir bu; sadece söylediğimizi hissedin. Bu süreç, varolan paradigmanın yıkımını ve gerçekten ayrılmayı gerektiriyor. Meşru, gerçek bir varoluşun sizden saklandığını anlamaya başlayacaksınız. Kim olduğunuzu hatırlamaya başlamanız şart.

Yalnız değilsiniz. Bunu tek başınıza yapamazsınız. Size ruhunuzun sancak taşıyıcısı olduğunuzu söylesek de sizin öyküyü anlayan ve bütün gerçeklikleri etkileyebilecek olan bu enerji girdabını yaratmak üzere geri gelen başka yönleriniz var. Bu zamanların önemini, siz değişmeye razı oldukça getirdikleri heyecan ve sevinci ne kadar vurgulasak azdır.

Değişmeye, tutunduklarınızı bırakmaya razı olmazsanız pek sevinç kaynağı olmayan deneyimlerden geçeceksiniz. Hepinizin vazgeçmek istemeyebileceği bazı şeyleri olacak. Sıkı sıkı sarılıp tutunduğunuz bir alan olduğundan hepiniz için zorluk oluşturacak bu. Ama yine de, her biriniz buraya bir şey yapmak üzere geldiniz, onun için yolculuklarınızda, ruhunuzun deneyimlemek için yanıp tutuştuğu şeyle ilgilenebilirsiniz. Burada bitmemiş bir işiniz olmasına benzer bu. Perde çoğunuz için öyle sıkıca çekilmiş ki, uçup gidemiyor ve “Ne işim var ki burada yine? Buralı değilim ben!” diyor.

Daha yüksek boyutları anlayanlarınız kendini çoğu zaman çok yalnız hissetti bu gezegende. Şimdi milyonlarca var sizin gibi, müthiş bir destek grubu oluşturuyorlar. Karşılaşıp birbirinizi bulmak, ince bir ipek ipliği başka bir ipek ipliğe ekler gibi bilinçlerinizi bir araya getirmek üzeresiniz. En güzel oluşumun büyük bir çaba gerektirmeksizin ortaya çıktığını göreceksiniz, çünkü bir planın parçası bu ve bazı şeyleri yapmak üzere harekete geçiriliyorsunuz.

Gezegen bütünüyle öyle bir kontrol altında tutuldu ki, buraya ilk geldiğinizden bu yana kendi gerçekliğiniz üzerinde denetim sahibi olmadığınız düşüncesiyle eğitildiniz. Size her şeyin ikincil olduğu, her şeyin söz hakkınızın olmadığı bir şeye bağlı olduğu öğretildi. Bu yanlıştır! DNA’sını kontrol eden sizsiniz.

Her şey üzerinde bütünüyle kontrol sahibisiniz. Bunu keşfedip inanana dek bu özgür irade alanında kim ne yapmanızı isterse ona bağlı olursunuz. Masumiyetiniz içinde DNA’nızın, zekanızın ve başka birçok şeyin kontrol edilmesine yol açan şeylere maruz kaldınız.