9 – Derin Yeni Sınırlar

Frekans kontrolü altında bir toplum olduğunuz için insanlığın teknoloji yaratma becerisi sınırlıdır. Daha ileri ya da uzayda daha geniş yolculuk yapma olanaklarına sahip, sistemler arası etkileşim oranı daha yüksek olan, daha az denetlenen bir toplumda teknolojik ilerlemeler oldukça şaşırtıcı ve yücelticidir. Gezegene dışarıdan gelen çoğu armağan ya da etki ört bas edilmiştir. Elbette kimi bilgiler gezegene çeşitli yollardan verilmiş ve bunun sonucu olan teknolojiler yaşama biçiminde büyük değişikliklere yol açmıştır.

Bu yüzyılda yaşama biçiminde gerçekleşen değişikliklerden biri de filmlerin gelişidir. Sinema endüstrisi yoluyla yepyeni bir etki yaratma yolu gelmiştir gezegene. Bu gezegende bir sinema endüstrisinin varoluşu gibi uzayda bir holografik endüstriye sahip gezegenler vardır.

Bunlar, holografik eklentiler, gerçeğinden ayırt edilemeyecek dramalar yapar ve giriş kapılarından sizin gerçekliğinize sokarlar. Bu uzay varlıkları yüzlerce bin yıldır varolduğu ve insanlığın frekansları da denetlendiğinden insanları aldatmak oldukça kolaydır.

Holografik eklentiler, Dünya üzerinde bilinci yönlendirmede, denetim altında tutmada ve bilginin tarihini bilgisizliğin -sınırlı sayıda bilginin- tarihine çevirmede kullanıldılar. Gördüğümüz kadarıyla holografik eklentileri kullananların amacı her zaman insanlara ışık, bilgi ya da yücelmeyi getirmek değildir. Işık gibi gösterilebilse de gizli amaçları vardır.

Holografik deneyimler, özellikle de gökyüzündeki görüntüler çok sayıda insanı aynı anda etkilemek üzere oluşturulur. Hepsi olmasa da UFO görüntülerinin çoğu holografik eklentilerdir. Bir kişinin çeşitli şekillerde tasarlanıp aynı anda birçok farklı kültürde gösterildiği holografik eklentiler olmuştur. Bazı Dünya dinsel öykülerinin Dünya’nın bir köşesinden onunla hiçbir fiziksel teması olmamış başka bir köşesine kadar birbirleriyle benzerlikler taşımasının nedeni budur.

Holografik eklentiler tıpkı üç boyutlu gerçeklik gibi görünürler. Ardışık bir hareketin parçasıymış gibi görünmeleri için üretilen ve sizin gerçekliğinize sokulan yaratılmış olaylardır. Gözlemcilerin zihinlerini etkilemede kullanılırlar ve farkına varılmaları çok zordur. Ortadoğu ve gezegenin diğer bölgelerinde birçok dünya dışı etkinliğin bütünüyle gündeme geldiği ve yayınlanmaya başladığı gelecekteki birkaç yıl içinde bunu bol miktarda deneyimleyeceksiniz. Büyük olayların kimisi son derece gerçek, kimisiyse insanlığın bilincinin denetleneceği bir dünya düzenine götürmek üzere tasarlanmış olan eklentiler olacaktır.

Holografik eklentilerin enerji alanları vardır ve taranabilirler. Enerji alanları farklı olduğu ve inanılmaz bir hızla titreştiği için tarama çubukları bu eklentiler üzerinde farklı bir biçimde hareket eder. Aralarına girip katılabilirsiniz. İnsanlar aralarına girip gerçek olduklarına yemin edebilirler. Ancak, insanların zihinlerini etkilemek için düzenlenmiş olan olaylardır bunlar. Holografik eklentiler bilgi vermek için değil, kontrol amacıyla oluşturulurlar. Varolan teknolojinin bir yönüdürler.

Tıpkı filmler gibi gerçeklikler de yaratılıp sahneye çıkarılabilirler. Sinema, televizyon sizin gerçeklik yaratma biçiminizdir. Gerçeklikleri öylesine zekice “gerçek” bir şekilde yaratan başka, son derece ileri varlıklar vardır ki aradaki farkı söyleyemezsiniz. Işın gibidirler. Projektör ışıklarının geceye yayılması gibi holografik eklentiler de giriş kapılarından gezegene yansıtılır. Sürecin, boyutların birleştirilmesini gerektirmesinden ötürü muazzam bir enerjiye ihtiyaç vardır. Bunun gerektirdiği teknoloji üçüncü boyutta değil, başka boyutlarda bulunur, bu nedenle boyutsal bileşim gerekir.

Boyutlar arasındaki fark nedir? Bir boyut bir diğeri için neden önem taşır? Çünkü her boyutun farklı bir moleküler titreşim değeri ya da biçimi bulunmaktadır. Holografik eklentiler boyutların birleşmelerini tamamladığı yerlere gereksinirler, çünkü buraya girebilmek için başka boyutlardan geçerek oynamaları gerekir.

Bilginin bağlanamadığı gelişmemiş sarmallar yüzünden insanlığın gözü defalarca kapatıldı ve aldatıldı. Işık Ailesi bütün bunları değiştirmek için geldi. Gezegende yeni bir frekansın taşıyıcılığını yapmak ve gezegenin geri kalanının da aynı frekansta titreşmeye başlayabilmesi için bu yeni frekansı bedenlerinizde korumak üzere buradasınız. Bu frekans, gezegendeki iki sarmallı DNA temelindeki yapılarda bir kesinti yaratacaktır. Yapılacak bir şey yok; zaman evrim zamanıdır. Dünya bu evrim için ne gerekiyorsa yapmaya hazırdır.

İnsanlar enerji okumayı öğrenmek zorunda. Gerçekliği algılamak için gözlerinin, kulaklarının, burunlarının, ağızlarının vb sağladığı algılardan fazlasını kullanmak zorundalar. Gözlerin, kulakların, burun, ağız ve dokunma duyusunun gerçeklik aldatıcıları olduğunu söylemiştik. Gerçekliği kilit altına alır onlar. Siz gerçekliği bu duyular aracılığıyla algıladığınızı sanırken gerçekte onlar sizin gerçeklik algılayışınızı sınırlandırıyor. Çocukluğunuzdan beri deneyimi yorumlamak için gözlerinize, kulaklarınıza, burnunuz, ağzınız ve dokunma duyunuza güvenecek şekilde eğitildiniz. Artık deneyimi belirlemek için algılamanın başka biçimlerine ihtiyacınız olacak. Sizin hesaba katmadığınız biçimlerden biri de hissetmek. Hissetmenin -bilişiniz, sezgisel, psişik benliğinizin- yolu gezegendeki frekans kontrolüyle hiçbirinizin ulaşamayacağı şekilde tıkandı. Kendi bilginizi ve size özgü sezgi yolunu bulsaydınız kontrol edilemezdiniz.

Neyin denetlendiğini, neyin denetlenmediğini nereden bilirsiniz? Buradaki deneyiminizin bir bölümü de bunu öğrenmek, biraz sıcak olan suyun içine girip ne zaman dışarı fırlayacağınızı bilmektir. Varlığınızın en derin yerinde keşfedebileceğiniz ve oradan hareketle yaşayabileceğiniz bir bütünlük var. Bu, yaşamı ve öncelikle sizi ama en önemlisi, sorumlu olduğunu yaşamı onurlandıran bir bütünlüktür. Siz sizden sorumlusunuz ve size verilen ve güvence altına alınan armağan, ışığınızı, bedeninizi, becerinizin elverdiği en iyi deneyimi onurlandırmaktır.

Bütünlüğünüzü korumaya, geliştirmeye, mucizeleriyle potansiyelini keşfetmeye başladığınızda size oraya buraya taşıdığınız bir yük gibi görünmüş olan bedeninizin gerçekten paha biçilmez olduğunu anlayacaksınız. Sizin için işitilmemiş bir zenginlik kaynağıdır o. Fiziksel bedenlerinizle sizler birer milyardersiniz. Hissetme merkezini kullanmayı, içinizdeki bilgiyi harekete geçirip onunla hareket etmeyi, ona güvenmeyi öğrenmek zorundasınız.

Işık Ailesi’nin üyeleri olarak boyutları birleştirmeye niyetleniyorsunuz. Göreviniz, başka gerçeklikleri bu gerçekliğe çekmek, sinir sisteminizin farklı moleküler dalgalanmaları işlemden geçirmesi ve her şeyi yoluna koyabilir halde olmasını sağlamaktır. Hissetme merkezinizi kullanarak algılamayı ve başkalarına bunu nasıl yapabileceklerini göstermeyi öğreniyorsunuz. Sizler yol göstericilersiniz.

Holografik eklentileri hissederek ayırt edeceksiniz. Doğru gelmeyecekler hislerinize, inandırıcı olmayan, tuhaf bir şeylerin varlığını hissedeceksiniz. Holografik eklentiler gerçekliğinize sokulduğunda doğru olmayan bir şeyler vardır. Işık Ailesi üyeleri olarak, holografik eklentilerle karşılaştığınızda, bunlar sizi yüceltmekten çok denetlemede kullanıldığı için şifreleriniz ve iplikçikleriniz kendilerini iyi hissetmeyecektir. Bu eklentiler, duygularınızdan başkalarını besleyecek bir noktaya kadar yararlanmada ve sizi belli bir yeni işlerlik düzeyine getirmede kullanılırlar.

Gelecek on yıl içinde bu teknolojiler daha fazla kullanılacak. İşte bu nedenle insanlığın gerçekten, gerçek olan konusunda köklü bir uyanışın eşiğinde olduğunu söylüyoruz. Gerçeğin sınırları oldukça derindir.

Ortadoğu’nun kimi enerjiler için uygarlık aramak üzere kullanılan boyutsal bir giriş kapısı ya da yolu olduğundan söz etmiştik. Gezegensel bir alanı terk edip uzaya gittiğiniz, belli bir takım bilinç kuşaklarını aştığınız zaman, hedeflediğiniz belirli zaman dilimi ya da koridorunda gezegene dönüşünüzü olanaklı kılacak girişi bulmak zorunda olduğunuzu anımsayın. Sistemler bu şekilde kapalı ve dokunulmamış bir halde tutulur, akınlardan ve ele geçirilmekten korunur. Güney Amerika kıtası, Kuzey Amerika kıtası, Asya, Çin ve dünyanın her yerinde giriş kapıları vardır. Tartışmakta olduğumuz muazzam kapıysa Ortadoğu’da bulunmaktadır. Dev boyutlarda bir kapıdır bu.

Halkın zihin ve inançlarını etkilemek üzere pek çok holografik eklenti ya da drama bu kapıdan içeri sokulmuştur. Kapı şimdi bir bunalımın ortasında olmasından dolayı holografik eklentiler için olduğu kadar karmaşa içindeki bu dünyayı değiştirecek, herkesin farklı yönlerde ilerlemesini sağlayacak bir inanç sistemi için de önde gelen adaydır. Gezegende bu tür olayların gerçekleşmeye başladığında hissetme merkezlerinizin farkına olun.

Ortadoğu birçok boyutun buluştuğu ve başka boyutlardan varlıkların gezegene girebileceği bir kapıdır. Hassas bir nokta. Yakın zamanlarda, son kırk elli bin yıl içinde birçok uygarlık ortaya Ortadoğu’dan çıktı, pek çok dinsel drama burada başladı. Film üretiminin California’da daha kolay olması gibi, holografik eklentilerin bu bölgede üretilmesi girdap nedeniyle daha kolaydır. Bu kapıdan sokulacak olası bir holografik eklenti, dünya dışı varlıkların uzaydan gelişidir. Ya da Mesih’in gelişi. Ya da bir tanrının geri dönüşü, bir kurtarıcı, herkesin belli bir düşünce yolu izlemeye başlaması için yaratılan bir neden. Gördüğümüz gibi, bu kez ışığın gelişi değil. Geçmişte tarihin akışını değiştirmek üzere gezegene sokulan holografik eklentilerin bir örneği, İsa’nın çarmıha gerilişidir. Size tarihsel olarak oynatılan drama, Çarmıha Gerilenin oynamaya geldiği gerçeklik değildir. Bu varlığın yaşam versiyonlarından biri, gerçekmiş gibi eklenecek ve oynanacak şekilde holografik bir gösteri olarak biçimlendirilip tasarlanmıştır.

İsa belli bir süre bir varlıklar komitesi olarak geldi. Size anlatılan öykü dramlaştırılmış, pazarlanmış bir versiyondur -bu varlığın geçmişte ve şimdi kim olduğunun sıkı bir şekilde denetlenen bir versiyonu. Size öğretilen İsa dramasının bir kısmı holografik bir eklentiydi. İsa hakkında gelecekte ortaya çıkaracağınız şeyin bir kısmı da başka bir potansiyel holografik eklentidir. O halde uyanık olun. Çoğu insan bizim dine küfrettiğimizi, bu sözlerin şeytandan gelme olduğunu söyleyecektir. İncil’in söylediğini nasıl sorgulayabiliriz? Bütün bunları nasıl sorgulayabiliriz? Bunların hepsi ataerkil örgütler tarafından söylenip yapıldığı için kendi propagandalarını yapmışlardır. Hepsi böyleydi. Gezegene denetimi geri getirmede kullanıldılar.

Gerçekte İsa, bir sistem bozucu, Işık Ailesi’nin bir üyesi olarak ışığı Ortadoğu kapısından getirmek üzere gönderildi. Bu da birçoğuna içeri girip insanlığın bilincini, olayların nasıl gelişeceğine bağlı olarak gelecek yaklaşık yirmi yıl içinde tamamlanacak bir döngüye hazırlayacak olan gerçekliğin tohumlarını atmanın yolunu açtı. İsa’ya “Çarmıha Gerilen” de denir. Çarmıha gerilen tek bir varlık değil, insanları insanlığın karanlık zamanında, insanların gizemlerini anlayabilecekleri bir zamanda etkisi altına alan bir dizi varlık olarak geldi. Size, gerçeğe pek bağlı kalınarak söylenmeyen şeylerden biri de İsa’nın büyük bir kabul gördüğüdür. Çarmıha Gerilen varlıkların gezegene getirdiği enerji çok iyi bir şekilde kabul edilmişti.

İsa varlığıyla ilgili bir dizi drama, özgün bir plan vardır; Çarmıha Gerilenler komitesinin Dünyaya gelme, ışık ya da bilgi dağıtma, insanlara insan bedeninin neler yapabileceğini gösterme planı. Sonra, “Bu konuda ne yapacağız? Bizim kapımıza geliyor, bizse bu kapıyı kontrol altında tutmak istiyoruz. Bu enerjiyi nasıl kullanabileceğiz? Bu bir özgür irade evreni, istediğimizi yapabiliriz”, diyen varlıklar vardır. Böylece, başka birisinin niyetlerinden korku ve duygu yaratmak ve bilinci aslında hiç de amaçlanmadığı bir yola sokmak üzere İsa dramasının holografik bir eklentisini yarattılar. Bu da, bir özgür irade evreninde, özellikle kapı bölgelerinde bir grup tanrı için başka bir grubun öyküsüne baskın yapıp, kendi versiyonlarının eklentisini sokmanın mümkün olduğu anlamına geliyor. Belki bu, zamanında çok fazla insanı etkilemez ancak zaman içinde holografik eklentinin etkisi er geç kendisini hissettirecektir.

Bunun çoğunuz için düş kırıklığı yarattığını biliyoruz. Ancak, bizim bu bilgiyi sizinle paylaşarak yaptığımız, sizi harekete geçirmek, hissetmenizi, hatırlamanızı ve bu kadar çok düşünmemenizi sağlamak. Bu bir mantıklı düşünce süreci değil, bir hissetme süreci. Bedeninizde neler oluyor? Sorun kendinize, “Kimliğim ne benim? Bu nasıl olabilir? Onun içindeki ben kimdir?” O zaman kendiniz için kim olageldiyseniz özelliklerinizin çoğunu bırakmaya başlayacak ve birçok şeyi anlayabilir hale geleceksiniz.

Sistemi bozmak için neden buraya geldiğinizi anlıyor musunuz? Frekans kontrolünün ne kadar karmaşık olduğunu anlıyor musunuz? Gerçeğin ne kadar hassas ve ince olduğunu anlıyor musunuz? Birbirleriyle uyum içinde oldukları ve zihinleriyle her şeye sahiplermiş, her şeye inanabilir, her şeyi yaratabilirlermiş gibi hareket ettikleri taktirde insanların gerçeklik denetimini nasıl ele geçirebileceklerini anlıyor musunuz?

Bir zaman önce ışığın bu gezegende azımsandığını söylemiştik. Gerçekten bu böyle. Ne kadar çok insanın kendi düşünceleri ve yaşamları üzerinde söz hakkı kazandığı, kaçının bu bağımsızlığı ve yaşama biçimini başkalarına da öğretmek üzere yaydığı bilinse sorumlular bu konuda bir şeyler yapmak için oldukça çabuk harekete geçerdi. Işık azımsanıyor, iyi bir şey, çünkü ışık hepinizi özgürlüğe kavuşturacak.

Heyecan verici bir göreviniz var -gıpta edilecek bir işiniz- ve hepiniz, ödevinizi yerine getirmek için gereksinim duyacağınız yardımı alıyorsunuz. Şu anda aracı ya da belki gerçek anlamda enerji dönüştürücü olarak hareket eden varlıklar ve ana gemilerden oluşan muazzam bir akın var gezegene. Gezegene gelen ışınlar, çağlar boyunca Dünya ile birlikte çalışmış olan eski ve yaşlı yıldız sistemlerinden geliyor. Astronomlarınız tarafından çoğuna sadece sayı verilmişken, bazıları da Sirius, Arcturus, Orion, Plieades takımyıldızları gibi tanıdığınız isimler taşıyor. Işık ışınları Dünya çevresindeki bir dizi ana gemi tarafından bütünüyle farklı bir sistemle süzüldükten sonra gezegene gönderiliyor. Çoğunuzun içinde bu iletişime cevap verecek ve frekansınızı kapatan, sizi bu bilgiyi almaktan alıkoyan psikotronik savaşı sayesinde atlatacağınız aşılanmış parçalar var. Bu aşılamalar negatif değil. Kaçırılmadınız, bunları iradeniz dışında almak üzere incelenmediniz. Bunlar, gezegen dışı enerjileri almak için kendinize çektiğiniz eterik aşılamalar. Şimdi aktif hale geliyorlar. Çoğunuz farklı hissettiğinizi düşünüyor. Günün değişik zamanlarında, özellikle uykudan önce çeşitli sesler duyuyor ya da bedeninizde bir tür elektriksel titreşim hissediyorsunuz.

Bilgi size ışınlandığında olabilmesi için bedeninizin belli bir durumda olması gerekir. Bilgi bir akım gibidir, akımı kullanmazsa bedeniniz rahatsız bir duruma geçer. Dünya insanları bu zaman için programlandılar, gezegende bedenlenip de bir yanlış yaptıklarını, burada olacakları bilmediklerini söyleyecek hiç kimse yoktur. İçlerinde bu frekansları barındırma yeteneğine ayarlanabilecek bir mekanizma olmaksızın hiç kimse doğmamıştır bu gezegene.

Çoğunuzu mantıksal zihinden uzaklaşmaya yüreklendirdik çünkü mantıksal zihin, bu bilgi ve elektronik enerjiyle çatışma içine girecektir. Gelecek birkaç yıl içinde anlayışınız ve size gelen bu frekanslarla titreşiminiz kendi radyonuzun düğmesini çevirmek gibi olacak. Size yayın yapan ana gemilerle doğrudan bir telepatik bağlantı kuracaksınız. Bilgiye kendi bağlantı hattınız olacağı için zaman gelecek, bir kanal bilgisi toplantısına gitmek aklınıza bile gelmeyecek. Size gelecek bilgi zenginliği büyük bir güvence olacak; sizi olanlara ilişkin bilgilendirmek üzere yayınlanacak.

Daha güvenli bir hale geldikçe, fiziksel olarak gelip size öğretmeye başlayan bir ışık varlığı görünür hale getirme yeteneğine sahip olacaksınız. Kanal bilgisi ya da bilginin başka bir varlık kanalıyla getirilme süreci, her biriniz kendi varlığını size ders vermesi için tam olarak tezahür ettirdikçe ilkel bir yöntem haline gelecek. Bu arada bizler size öğretmek, kim olduğunuzu anımsatmak ve kendinize neyi çekebileceğinize ilişkin bir fikir vermek üzere buradayız. Bizim her şeyden çok istediğimiz, Işık Ailesi’nin üyeleri olarak insanların özgürlüğe kavuşturulmasında size yardımcı olmak. Dikkatinizi kendi dansınızda yoğunlaştırın. Hangi melodiyle dans edecek, hangi sihirle hareket edeceksiniz, ona olanakların yeni bir tanımını sunmak üzere bilincinizi hangi yüksekliğe itmeye hazırsınız?