PİSKOPOSLARIN REİKİ İLE İLGİLİ AÇIKLAMASINA YANIT

William Lee Rand

Son günlerde Katolik piskoposlar komitesi, Reiki’nin batıl inanca dayandığını ve Katoliklerin Reikiyi kullanmamaları gerektiğini söyleyen bir bildiri yazdı. Daha spesifik olarak, Reiki’nin Katolik hastanelerinde, sağlık bakım merkezlerinde kullanılmaması gerektiğini veya Katolik okul, ordu ve hastane rahipleri tarafından kullanılmaması gerektiğini söylediler. Bu ifade yanlış bilgiye dayanmaktadır.

25 Mart 2009’da ABD Katolik piskoposları Katolik hastanelerine, sağlık bakım kurumlarına ve Katolik hastane, ordu ve okul rahiplerine Reiki seanslarının kullanılmasını desteklememelerini tavsiye eden bir bildiri yayınladılar. Bildiri “Alternatif Terapi Olarak Reiki’yi Değerlendirmek İçin Talimatlar” başlığıyla ABD Katolik Piskoposlar Konferansında “Doktrin Komitesi” tarafından yayınlandı.

Bildiri komitenin aylar süren bir periyotta yapmış olduğu, İnternet ve Reiki kitaplarında bulunan bilgileri içeren araştırmasına dayanıyordu. Bu kaynaklara dayanarak, Reiki’nin Budist metinlerden geldiği ve dini bir temeli olduğu; Reiki şifa enerjisinin insan düşüncesi ve iradesi ile yönlendirildiği; Reiki’nin bilimsel araştırmalar tarafından onaylanmadığı ve bilimsel açıklamasının olmadığı ve Reiki’nin tıp toplumu tarafından kabul edilmediği sonucunu çıkardılar.

Piskoposların bildiriminin değeri düşünüldüğünde, eriştikleri kaynakları not etmek önemlidir. Onların araştırmasının çoğu İnternet Web sitelerinde yayınlanan bilgilerden geliyor. İnternet gerçekçi bilginin iyi bir kaynağı değildir, çünkü orada yayınlanan bilginin doğruluğunun kontrol edilmesi ve onaylanması gerekmez. Herkes bir Websitesi yapabilir ve dilediği her şeyi yayınlayabilir. Çoğu zaman olan şey, sitelerin yazarlarının birbirlerinden kopya yapmalarıdır, böylece eğer bir sitede doğru olmayan bir bilgi yayınlanırsa, İnternetteki birçok siteye kolayca yayılabilir. Eğer araştırma için İnternet kullanılacaksa, sadece en saygın ve itibarlı, tanınmış Web siteleriyle sınırlı olan bir seçim kriteri kullanılmalıdır. Aksi taktirde, kişi dedikoduyu ve yanlış bilgilendirmeyi gerçek olarak kabullenme riskini üstlenir.

Bu özellikle Reiki Web siteleri için geçerlidir. Reiki bilgisi, Batı’daki uygulamasının başlangıcından beri yanlış fikirlerle delik deşik edildi. Birçok Reiki uygulayıcısı, öğretmeni ve yazarı, öğretilerini ve yazılarını dayandırdıkları bilginin doğruluğunu kontrol etmeyi başaramadı ve bunun hem İnternette hem de Reiki kitaplarında yayınlanan bilginin niteliğine zararlı etkisi oldu.

Reiki ile ilgili en iyi bilgi Japonya’da araştırma yaparak, orijinal dökümanları okuyarak ve Japonya’daki Reiki organizasyonunun kurucu üyeleriyle görüşerek Reiki’nin tarihini ve uygulamasını profesyonel olarak araştırmış olanlardan gelmektedir. Eğer Reiki ile ilgili bildiriyi yazan piskoposlar bu uzmanların birkaçı ile görüşselerdi, Reiki ile ilgili yayınlanan bilginin çoğunun yanlış olduğunu kavrarlardı ve sonuçlarını dayandıracakları doğru, kanıtlanabilir bilgiye sahip olurlardı.

Reiki’nin Kaynağı

Bayan Takata tarafından Reiki’nin kaynağı ile ilgili anlatılan hikayelerden biri kurucu Mikao Usui’nin Reiki’nin sırrını Budist metinlerinde keşfettiğini anlatır.1 Bu hikaye Reiki derslerinde, İnternet Websitelerinde ve birçok Reiki kitaplarında tekrar tekrar anlatıldı. Bunun doğru olmadığını biliyoruz. Yıllar boyunca, Bayan Takata Batı’dakiler için Reiki ile ilgili tek bilgi kaynağı idi ve birçok uygulayıcı onun ifadelerini sorgusuz kabul etti. Japonya’daki dil, kültürel ve organizasyon ile ilgili engeller, Reiki’nin kaynakları ve uygulaması ile ilgili daha fazla bilgi öğrenmek isteyenler için araştırmayı zorlaştırdı. 90’lı yılların sonunda birkaç araştırmacı atılımlar yapabildi.

Toshitaka Mochizuki, Hiroshi Doi ve Frank Arjava Petter’i kapsayan araştırmacılar orijinal Reiki organizasyonu ile temas kurdular, Mikao Usui’nin mezarını keşfettiler, bu anıtmezarda yazılı Reiki’nin hikayesini tercüme ettiler ve Mikao Usui’nin yazdığı Reiki’nin doğası ile ilgili orijinal dökümanı ortaya çıkardılar. Bu kaynaklar Mikao Usui’nin bir şifa yöntemi aramadığını, şifa verme yeteneğinin kutsal bir dağda ruhsal bir deneyim sırasında ona kendiliğinden geldiğini belirtiyor. Bundan başka, Reiki Ryoho Hikkei’sinde (Reiki Şifa Sanatı El Kitabı) Mikao Usui şöyle belirtiyor: “Benim Usui Reiki Ryoho’m (şifa sanatım) orijinaldir, daha önce asla keşfedilmedi ve dünyada emsalsizdir.” Bu gerçekler Reiki’nin Budist metinlerden gelemeyeceğini, ne de herhangi bir dini veya inanç sistemiyle bağlantılı olamayacağını belirtiyor. İlave olarak, Budizm bilgisine sahip olan Japon Reiki Masterları, Reiki uygulamasında Budizmden gelen hiçbir şey bulamadıklarını ve Reiki’nin dini olarak tarafsız olduğunu belirttiler. 2

Reiki Şifasının Doğası

İlk Reiki dersimi aldıktan ve Reiki uygulamaya başladıktan sonra fark ettiğim ilk şeylerden biri, Reiki şifa enerjisinin kendisini yönlendirdiğidir. Reiki enerjisini zihnimle veya irademle yönlendiremiyordum ve Reiki’nin benimkinden daha üstün olan kendi rehberlik formuna sahip olduğundan bunun gerekli olmadığını kavradım. Bu deneyim diğer Reiki uygulayıcıları tarafından doğrulandı ve Reiki’yi kullanmanın en önemli anahtarlarından birinin temelini oluşturur: Eğer Reiki’nin en iyi şifa deneyimini sağlamasını istiyorsanız, uygulayıcının kendi arzusunu, iradesini ve egosunu bir kenara koyması ve Reiki enerjisinin kendisini yönlendirmesine izin vermesi gereklidir.

Reiki’nin Bilimsel Açıklaması

Reiki’nin bilimsel araştırmalar ve gerçekçi bilgilere dayanan bilimsel bir açıklaması vardır. Bu açıklama James Oschman, Ph.D. tarafından test edilebilir bir hipotez olarak sunulmuştur.

Dr. Oschman geleneksel özgeçmişi olan, enerji tıbbı uygulamasına ilgi duyan bir bilim adamıdır. Araştırma vasıtasıyla, fizik ve biyoloji yasalarına dayanan enerji tıbbı için bilimsel bir temeli işaret eden önemli bilimsel araştırmaları keşfetti. Bu bulgular Reiki News Magazine’in Kış 2002 sayısında yayınlanan “Bilim ve İnsan Enerji Alanı” röportajında tartışılıyor.

İnsan bedeninin her bölgesinde dolaşan elektrik akımları, Dr. Oschman’ın hipotezinin temelini sağlıyor. Bu akımlar bedenin sinir sisteminde, organlarında ve hücrelerinde mevcuttur. Örneğin, elektrik sinyalleri bedenin tüm dokularında yolculuk yapan kalp atışını tetikler ve bedende herhangi bir yerde belirlenebilir.

Ampere yasası, bir elektrik akımı bir iletkenden aktığı zaman, bir elektromanyetik alanın üretildiğini belirtir; bu elektromanyetik alan, onu yaratan akımın doğasını yansıtır. Bilimsel enstrumanlar ile yapılan testler, elektromanyetik alanların bedenin etrafında ve beyin, kalp, böbrekler, karaciğer, mide vs yi kapsayan bedenin organlarının her birinin etrafında bulunduğunu gösteriyor. Kalp en kuvvetli alan sahiptir, bedenden 4,5 metre uzaklıkta ölçülmüştür.

Organların her birinin etrafındaki alanlar farklı frekanslarda titreşir ve sağlıklı olduklarında spesifik frekans aralığında kalırlar, ama sağlıksız olduklarında bu aralığın dışına çıkarlar. Şifacının elleri, şifa işleminde iken titreşen elektromanyetik alanlar üretir, oysa şifacı olmayanların elleri bu alanları üretmez. Şifacı ellerini şifaya gereksinimi olan bir insanın üzerine veya yakınına koyduğu zaman, şifacının ellerinin elektromanyetik alanı, tedavi edilen beden bölgesinin ihtiyaçlarına dayanan frekans aralığında yayılır. Faraday yasası, bir elektromanyetik alanın yakındaki bir iletkene akımlar indükleyebileceğini ve bu işlem vasıtasıyla, onun etrafında benzer bir alan oluşmasına neden olabileceğini belirtir. Bu şekilde, bir şifacı sağlıksız bir organın etrafında sağlıklı bir elektromanyetik alanı başlatabilir, böylece organda sağlıklı hali başlatır. Bilimsel araştırmaları, diyagramları ve referansları içeren bu hipotezin ayrıntılı açıklaması, yukarıda sözü edilen röportajda sunulmaktadır.

Tıp Toplumu Tarafından Kabul Edilme

Reiki tıp toplumunda evrensel olarak kabul edilmese de, birçok tıp uzmanı, hastane ve sağlık bakım servisleri onun yararlarını onaylıyor ve tamamlayıcı terapi olarak kabul ediyor. Holistik Hemşirelik, Uygulama El Kitabı, Bölüm 2 “Uygulamanın Amacı ve Standartları” nda, Amerikan Holistik Hemşirelik Derneği (AHNA) Reiki’yi kabul edilen bir tedavi şekli olarak listeliyor.3 Ek olarak, Amerikan Hastane Derneğine göre, 2007’de Reiki ABD’deki hastanelerin %15’inde veya 800 den fazla hastanede hasta bakımının standart bir parçası olarak sunuldu. 4 Doktorlar çeşitli sağlıkla ilişkili durumların iyileşmesi için hastalarına Reiki tavsiye ettiler. Cerrahlar ameliyattan önce, ameliyat sırasında ve sonrasında Reiki uygulayıcıları kullanıyorlar. Bir örnek olarak, ABD’deki en saygın kardiyovasküler cerrahlardan biri olan Dr. Mehmet Öz açık – kalp ameliyatları ve kalp nakilleri sırasında Reiki kullanıyor. Dr. Öz’e göre, “Reiki hastalar ve ana görüş tıp uzmanları arasında rağbette olan bir şifa sanatı haline geldi”. 5

Etik Çıkarımlar

Reiki’ye gereksinimi olan hastaların Reiki tedavisini reddetmek etik bir sorun yaratır. Piskoposların bildirimine yanıt olarak AHNA açıklamasına göre, holistik hemşirelik uygulaması Katolik kilisesinin düzenlemesine tabi değildir ve AHNA’nın bir üyesinin Reiki’ye gereksinimi olan bir hastadan Reiki tedavisini esirgemesi etik bir ihlal olurdu; bu durum, Katolik hastanelerinde çalışanları da kapsıyor.

Bilimsel Araştırmalar

Reiki’nin tedavi edici etkisi olduğunun kanıtını sağlayan bir sayıda saygın bilimsel araştırma vardır. Bu araştırmalar, PubMed veya Cochrane Collection gibi uzman tıbbi data verilerinden birini kullanarak bulunabilir. 6 Tıbbi ve bilimsel standartları karşılayan araştırmalar genellikle ‘peer-reviewed’ dergilerde yayınlanır (yayınlanmadan önce konunun uzmanı tarafından değerlendirilip onaylama yapılan dergiler). Reiki’nin tedavi edici değeriyle ilgili böyle 20 den fazla araştırma vardır. Bu araştırmaların bazılarının incelenmesi, Anne Vitale, Ph. D tarafından yazılan “Reiki Dokunuş Terapisi Araştırmasının Bütünsel İncelenmesi”, http://www.nursingcenter.com/pdf.asp?AID=732068. linkinde bulunabilir. Şimdiye dek yapılan Reiki araştırmaları başlangıç doğasında olsa da, ilave araştırmalar için destek sağlıyorlar.

İyi tasarlanmış bir Reiki araştırması “Reiki Tedavisi sırasında Otonom Sinir – Sistemi Değişimleri: Başlangıç Araştırması”dır. 7 45 süje gelişigüzel olarak üç gruba ayrıldı. Bir grup tedavi almadı, diğer grup deneyimli Reiki uygulayıcılarından Reiki tedavisi aldı ve üçüncü grup Reiki eğitimi olmayan, gerçek Reiki alanlar tarafından kullanılan aynı el pozisyonlarını kullanan birinden sahte tedavi aldı.

Kalp hızı, cardiac vagal ton (kalple ilgili vagus sinirine ait ton), kan basıncı, baroreflex’e kardiyak hassaslık ve nefes alma ölçümleri alındı. Kalp hızı ve diastolic (kalbin ritmik genişlemesi) kan basıncı Reiki alanlarda önemli ölçüde azaldı, sahte Reiki alanlarda veya tedavi almayanlarda azalmadı. Bu araştırma, bedenin Reiki enerjisine karşılık verdiğini ve bu karşılığın tamamen psikolojik olmadığını gösteriyor.

“Reiki Laboratuar Farelerinde Kalp Hızı Homeostazını Geliştiriyor (Homeostaz: Organizmada normal şartların devamlılığı)” 8 bir diğer değerli araştırmadır. Bu tür bir araştırmada hayvanlar kullanmanın değeri, onların inançtan veya Reiki ile ilgili kuşkuculuktan etkilenmemeleridir. İlave olarak, biyometrik verileri aktarmak için yüksek doğrulukta telemetrik implantasyonlar kullanıldı. Üç aşılanmış laboratuar faresinin kalp hızını artırmak için parazit (radyo) kullanıldı. Fareler parazite maruz kalmadan önce ve sonra bir Reiki uygulayıcısı tarafından ve sahte bir Reiki uygulayıcısı tarafından tedavi edildi. Prosedür, uygulayıcının kafesteki fareye 120 santim mesafeden ellerini uzatmasını kapsıyordu. Reiki alan fareler kalp hızlarında önemli azalma deneyimlediler, hem kalp hızları parazitle artırılmadan önce hem de sonra. Sahte Reiki alanların kalp hızı azalmadı. Bu, hem stresli hem de stressiz hayvanlarda Reiki’nin kalp hızını azalttığını ve homeostazı teşvik ettiğini gösteren en titiz Reiki araştırmalarından biridir.

Reiki birçok dini geleneğin takipçileri tarafından uygulanmaktadır. Bazı uygulayıcıların Reiki’yi mevcut dini inançlarına bütünleştirmesine rağmen, Reiki bir din, doktrin veya dogma değildir. Reiki, tüm dini gelenekler için ortak olan şefkatli eylem prensibine oturtulmuştur. Her din kendi kurallarını yaratma hakkına sahipken, hangi yolu izleyeceğine ve kendileri için hangi aktivitelerin uygun olduğuna karar vermek her insanın özgür iradesinin ve insan kıymetinin doğası içindedir.

1 Paul David Mitchell, The Blue Book, revised edition for The Reiki Alliance (Coeur d’Alene, Idaho: 1985), page 13.

2 Personal communication with Japanese Reiki practitioners Hiroshi Doi and Hyakuten Inamoto.

3 page 56.

4 http://www.usatoday.com/news/health/2008-09-14-alternative-therapies_N.htm and www.reikiinhospitals.org

5 http://healthcare-research.suite101.com/article.cfm/reiki_in_hospitals

6 http://www.pubmedcentral.nih.gov/ PubMed is the U.S. National Institutes of Health (NIH) free digital archive of biomedical and life sciences journal literature. http://www.lib.umb.edu/node/1353 The Cochrane Collection provides access to a collection of databases, which focus on the effects of health care and evidence based medical practice.

7 Nicole Makay, M.Sc., Stig Hansen, Ph.D., and Oona McFarlane, M.A., The Journal of Alternative and Complementary Medicine, Volume 10, Number 6, 2004, pp. 1077–1081. This study is also discussed in “The Science of Reiki” by Nicole Mackay, Reiki News Magazine (Summer 2005).

8 Ann Linda Baldwin, Ph.D, Christina Wagers, and Gary E. Schwartz, Ph.D., The Journal of Alternative and Complementary Medicine, Volume 14, Number 4, 2008, pp. 417–422.

William Lee Rand Uluslar arası Reiki Eğitim Merkezinin başkanı ve Reiki News Magazine’in yönetici editörüdür. Beş adet Reiki öğretmeni ile çalıştı, ikisi Japonya’dan, Reiki’nin tarihini ve doğasını araştırmak için Japonya’ya üç yolculuk yaptı. Rand 1981’den beri Reiki uyguluyor ve 20 yıldır öğretiyor.