Dünya Dışı Varlıklar! Buradalar mı, Değiller mi ? ve Neden ?

Drunvalo Melkizedek

İnsanlığın bir çok seviyelerinin bu konuya odaklanması ile, ET’lerin araştırılmasında bu noktada, bu iddia edilen göksel temasın yüksek amacı ile ilgili söylediklerimizin sadece “başka bir perspektif” olarak alınacağını biliyorum. Ancak yine de, Spirit of Maat’ın alternatif görüşler vermeye devam etmesinin nedeni şudur : daha fazla olasılıklar sunmak ve insan zihnini ve kalbini açmaya yardımcı olmak.

Bu eşsiz dramaya güçlü şekilde çekildiğini hisseden insanların genellikle direkt deneyimler nedeni ile bu yolu hissettiklerini gördük. Ancak, bu deneyimler çeşitlidir ve büyük resme göre sık sık çeşitli fikirler yaratırlar.

Medya Karışıklığı

Çoğunuz Edward J. Ruppelt’ın kitabını okudunuz ve bunu okurken bir çok soru sormaya başladınız.

Bu iyi bir başlangıç. Kaptan Ruppelt’in sözleri, hükümetimizin yarım yüzyıldan daha fazla zamandır UFOlar ve ET ziyaretçiler realitesinde gerçek bir araştırma yürüttüğünü kanıtlıyor. Ve bu araştırma başladığı zaman, gizli tutulmamasına rağmen, birkaç yıl sonra aniden, bilgi saklandı.

Okuyucuların mektuplarından, direkt veya dolaylı deneyimden, çoğunuzun bu alanda olup bitenleri bildiğiniz ve kalplerinizde bildiğiniz bir değişime sessizce hazırlandığınız açıktır. Bu biraz bekareti kaybetmeye benziyor, çünkü bir gezegen sadece bir kez daha büyük Yaşama uyanıyor ! Okuyucularımızın çoğu, bu gezegende dünya dışı yaşam kitleler tarafından gerçek olarak kabul edilirse, insan deneyiminin ebediyen değişeceğini anlıyor.

Ancak, dünyanın finansal marketinin gezegensel insan duygusal bedeni tarafından dramatik olarak etkilenebildiği gibi, Yıldız İnsanları anlayışını nasıl kabul ettiğimize ve onlarla ilgili çarpıtılmamış gerçek olarak neye inanacağımız çok önemlidir. Evet, dünya dışıların aramızda yaşadıkları ve Dünyanın etrafında boyutlararası olarak döndükleri genel olarak kabul edilirse, dünyanın vizyonu büyük ölçüde değişecektir. Ancak, bu değişimin doğası inançlarımızın doğasından derin şekilde etkilenecektir.

Çünkü biz insanlar kutupluluk bilinçliliği ile algılarız, bu yeni realiteyi negatif veya pozitif olarak algılayabiliriz.

Eğer yeni realiteyi negatif olarak görürsek, o zaman muhtemelen korkuya düşeriz. Ve eğer korku dizginleri ele alırsa, o zaman Karanlık dizginleri ele alır ve insanlığı daha yüksek bilinçliliğe getirmek ve Yıldız İnsanlar ile birleşmek potansiyeli yavaşlayabilir, hatta durabilir.

Eğer, insanlık pozitif tarafa, Işığa açık olursa – eğer bir dakika için bile mükemmel birliği ve her yerdeki Tüm Yaşamın düzenini deneyimleyebilirsek – o zaman bu yıldız kardeşleri Evrensel Ailenin bir parçası olarak görürüz. Ve bu istikrarlılıktan, Kozmosa çok hızlı olarak genişleyebiliriz.

Şimdiye kadar, algılanan realite kitlesel medyamız – özellikle filmler – ve, gizli olarak hükümetlerimiz tarafımızdan belirlendi. Sonuç olarak, çoğu insan ET bağlantısını karanlık ve korkutucu bir şey olarak yorumlamakta. Büyükbaş hayvanların sakatlanması, kaçırılma, melez ırk, “Griler”, uçan daireler, UFOlar, reptilian ırkları ..vs ile ilgili şeyler işitiyoruz.

Bu raporların gerçeğini yadsımıyoruz, bunlar çok büyük bir resmin çok küçük bir parçasını temsil ediyor. Bu konuda, bu büyük resmi olasılıkları ile birlikte size anlatmak istiyoruz. Çünkü bu görüntü bize, aynen bedenlerimizdeki hücrelerdeki gibi, Tüm Yaşamın beden, zihin, kalp ve ruhun birliğinde birbirine bilinçli olarak bağlı olduğu bir realiteyi gösteriyor. Geleceğin, yeni yaşam için umutla parladığı bir realite.

Hermes ve Emerald Tabletleri

Kadim Yunanistan’da, iki bin yıl önce, Yunan Tanrısı, Hermes, Emerald Tabletlerini yazdı. Bu kitapta, Hermes tarihten bahsediyor, Dünya’nın Ekinoksların Presesyonundaki iki özel noktaya ulaştığı her seferinde, ETlerin daima buraya gelip, – bir nedenle – bu gezegeni ele geçirmeye çalıştığını söyler. (İki bin yıl önce, insanların bunları düşündüğüne inanmanın zor olduğunu kavrıyorum.) Hermes, onların bu özel zamanlarda çaba gösterdiğini söyledi, çünkü bu zamanlar bilinçliliğimizde en büyük değişimleri yaptığımız ve en hassas olduğumuz zamanlardır – henüz doğmuş olan bir bebek gibi.

Bu anda – tam şimdi, 2003 – bizler ekinoksal döngünün bu noktalarından birinde fiziksel olarak bulunuyoruz.

Hermes, geçmişte her seferinde, döngünün bu noktasında kaos getirmeye çalışan ETlerin, Dünyayı terk etmeleri için dişil prensip ve duygusal bedenimiz ile insanlığın birbirine yapışmasının gücü ile uzaklaştırıldığını anlatır. Ayrıca, garip şekilde, her seferinde, onları defedenin tek bir kadın olduğunu söyler.

Bana göre, bu güç ve birliktelik Kalplerimizden bilinçli olarak birlikte yaratma yeteneğimizden gelir. Tek bir kadının kendi Kalbinde hayal ettiği şey, yıldızların ve gezegenlerin bu dünyasında Realite olur.

Kaos getirmeye çalışan ETler ayrıldıklarında – ve onların “tahliyesinin” hemen hemen tamamlandığına inanıyorum – o zaman sonunda yeni teknolojik olarak değiştirilmiş dünyamızı berraklık ile görmeye başlayabiliriz. Korku getiren ETlerin hayaletinin arkasında gizli olan, her zaman sessizce orada olan parlak, gözetici ve sevgi dolu Işıktır. Bu ışık Evrendeki Yaşamın geri kalanından dökülür. O bizim Annemiz ve Babamızdır. Çünkü, biz de, Yıldızlardan geldik.

Bu büyük Işığı tam şimdi algılamak hem Modern İnsanlar hem de hala Modern kalplerde yaşayan Kadim İnsanlar – onların ataları – olarak, tüm insanlık için heybetli doğanın bir kutsaması olacaktır. Şimdi burada ve Dünyadaki tüm ruhlar için ve Yaşayan Evrendeki Tüm Yaşam için, Işığın bu algısı her şeyi değiştirebilir.

Cennetlere Ulaşmak

Burada bizler “karanlık ve ışık, tüm olasılıkların dünyasında yaşayarak, bu “özgür irade” oyununu oynuyoruz. Sadece maya mı ? Sadece illüzyon ? Belki, Ayın önünden geçen gümüş bir UFO imgesinin ötesinde, içeriye yolculuk yapan süper – zeki dünya dışı varlığın ötesinde bir şeyi sağlayamayız ? Daha derin bir şey mi ?

Dünyamızı ziyaret eden dünya dışıların realitesi ile ilgili herkesin bir teorisi var. Biz de bir tane sunuyoruz:

Gelecekte, insanlık geriye baktığında, tarihte bu zamanın insanlığın yaşamında doruk noktası olarak görüleceğine inanıyoruz. Onlar bunu her zaman hatırlanacak bir zaman olarak görecekler: insanlığın ellerinin Cennetlere ulaştığı ve tanrıların ellerine dokunduğu an.

Çok yakında Kalbimizi bulacağız, çok yakında Yuvamızı bulacağız.

Sevgi ve hizmette,

Drunvalo

(Çeviri: Saffet Güler)