GENETİK BARIŞ IZGARASI

Dr. Robert Gerard ve Zeljka Roksandic

2 Ocak 2007’te modifiye edildi

DNA mızın içinde, İlahi kaynaklarımızı yansıtan çok eşsiz bir bilinçlilik alanı vardır, ben bunu “Tanrı” geni olarak adlandırıyorum. Davranışı nedeniyle bu bilinçlilik alanına özel bir ilgi duyuyorum – genişleme ve benzer alanları ile birleşme. Bu alanların insanlığa hizmet ettiğine ve sosyal – bilinçliliğin birleşik alanını ürettiğine inanıyorum. Bilinçlilik hücresel davranışı idare eder ve çevresel sonucu etkileme gücüne sahiptir. Bilim gözleyenin bilinçliliğinin deneyin sonucunu nasıl etkileyebileceğini önceden kanıtladı. Özellikle, 1952’de, Kishoma Adasında “Yüzüncü Maymun” fenomeni adı verilen araştırma, minimum sayıda birey ‘yeni bir yol’ bildiği zaman, bu bilginin o bireylerin bilinçli özelliği olarak kaldığı sonucunu çıkardı. Ancak, daha fazla birey bu yeni farkındalığı tezahür ettirdiği zaman, alan güçlenir, kritik kitleye erişilir ve farkındalık herkesin bilinçli özelliği olur. Bu yeni farkındalık zihinden zihine iletişim kurar (Ken Keyes Jr.’ın Yüzüncü Maymun’undan). Davranış ve sosyal bilim adamları bilinçliliğin davranışı etkilediğini bilir. Davranış olduğu zaman, deneyim vardır ve böylece bilgelik fiziksel ifadeye topraklanmış olur. “Spiritüalite” teriminin eşsiz anlamını aldığı yer burasıdır, bu gezegende yaşamını sürdürmesi için “davranışa” gereksinimi vardır. Yaratıcı ve etkili olabilmesi için spiritüalitenin insan – dünyasal deneyime topraklanması gerekir. Yoksa, güçsüz kalır.

Ünlü Japon Biyolog Dr. T. Kishina’ya göre, uygarlıkların kökleri insanlığın kollektif DNA’sındadır. O, insan biyolojik tasarımının kendi Spiritüel hayatta kalmasını zekice tasarladığını teorize etti. DNA’mızın, varoluşun daha yüksek haline – Spiritüellik – gelişme ve erişme bilgeliğine sahip olduğu için, varoluşun daha saf duygusal haline doğru çoğaldığını ileri sürüyor. İlahi Doğamızın özünün DNA’mızda köklenmiş olduğunu düşünüyorum. Bazı radikal araçlar ile, DNA aktive edildiği zaman – kodon hızlanması ve genişleme işlemi – bilinçliliğin daha yüksek fonksiyon yapan alanı dinamik olur. Holistik psikoloji, müşteriler ile DNA Aktivasyonları çalışmalarımın sonuçlarından ve küresel topluluğun dünya barışı için artan dürtüsünü gözleyerek, İnsan Ruhu için kodlanmış olan bu gizli bilinçlilik alanının “Tanrı Geni”nin asıl, doğal veçhesi olduğunu buldum.

Küresel seviyede, bu bilinçlilik alanının kollektif ifadesine “Genetik Barış Izgarası” ismini verdim. “Izgara” felsefi teorinin ötesindedir. Daha somut olarak, bu ızgara fiziksel DNA’ya demirlenmiştir. Burada anahtar prensip yatar – Genetik Barış Izgarası davranışsal olarak fonksiyon görür. Bu davranışta, İçsel Barışın genetik özellikleri, İlahi Doğamızın krallığı – çevremiz haline gelir. Bu gündeme ulaşmak için, dünya insanlarının Genetik Barış Izgarası kavramını absorblaması önemlidir.

Göze görünmemesine rağmen, Izgara Dünya Bilinçliliğinin mekanikleri ile birleşir, yekvücut olur. Bu, gezegenin etrafında beyaz bir parıltı olarak tasavvur edilebilir. Bu kavram için niyet oluşturursak, onu yaratırız. Onu imgelediğimiz zaman, realitemize demirleriz. Ve ona tutku kattığımızda, ona Yaşam veririz.

Böylece bilinçliliğimiz – davranışsal olarak Dünyaya topraklanmış – çok gerçek bir Genetik Barış Izgarası oluşturdu. Bu, İçsel barışın DNA Aktivasyonu ile daha da güçlendirilebilir. Bu noktadan sonra, dışsal dünyamızı tezahür ettirmeye elverişliyiz, çünkü bilinçliliğimiz Tanrı – benzeri Hizmete konumlandı. İnsan Genomunun yaklaşık 3 milyar genetik koddan oluştuğu biyolojik olarak bilinen bir gerçektir. Ayrıca bu kodların, sadece bir milyonunun her birimizde farklılaştığını biliyoruz. Derin şekilde düşünersek, bu sadece üçbinde bir (1/3,000) eder. Biyolojik olarak, zaten genetik olarak bir (tek) olarak tasarlandık. Birlik Bilinçliliğinin bizi yönlendirdiğini ve bizi Dünya barışına doğru güçlendirdiğini kavramak önemlidir. Açıkça, insanların çoğunluğu Dünya Barışını arzu ediyor, ama parçalanmış ve kontrolsüz kalıyor. Dünya Barışı bilinçliliğinin genişlemesi için, genetik olarak topraklanmalıdır. Genetik Barış Izgarasının tezahür ettirdiği şey budur.

Birlik Bilinçliliği bizi içsel ve dışsal Tanrımız ile yeniden birleştirir – sevgi dolu Zekamız, Sonsuz Varlığımız. Genetik Barış Izgarası bu süreci küresel ölçekte güçlendirir. Bu deneyimin doğal bilgeliği değişim için en güçlü kaynağı serbest bırakır. Nasıl? Çünkü, Genetik Barış Izgarasının varlığı ile, Ruh şimdi yaratma, davranışı değiştirme ve bizi barışa ulaşmaya doğru güçlendirme mekanizmasına sahiptir. Daha önce, Ruh sadece tesir ederdi. Buna şu şekilde bakın: insan zihnimiz, insan davranışını değiştirmek için yaratıcı güçleri etkileyebilen eterik bir süreçtir (zihnin madde üzerindeki etkisi veya “Sözün et olması”). Bizler bireysel ve kollektif olarak bilinçliliğiz. İnsan zihni varoluşu için insan bedenine bağımlıdır. Biri olmadan diğeri var olamaz. Kutsal Ruh, yani, Spiritüellik değişimi yaratmak için fiziksel bir bedene sahip değildir. Sadece insanın İlahi olana inancı ve imanı aracılığı ile bunu yapabilir (genellikle dinler tarafından hizmet edilir.)

DNA Aktivasyonlarını gerçekleştirdiğimiz zaman, İlahi Bilinçliliği kapsamaya gelişen DNA Bilinçliliğini genetik olarak hızlandırıyoruz. DNA ve İlahi bilinçlilik bütünleşirken, genetik davranış ile direkt ilişkiye sahip olurlar. Bu, “İlahi Zihnin” İnsan Zihni ile etkileşmesini sağlar. İlahi olan ve İnsan arasındaki ayrılık azalır ve İnsanların fiziksel olarak spiritüel olma ve Ruhun insan realitelerimizi duyumsaması fırsatını sağlar. “Tanrı bizim vasıtamız ile hisseder” sözünü sık sık işitiriz. İnsanlar aslen iyi – doğada, sevgi solu ve huzurlu olduklarından, bu yeni bütünleşme kendisini daha etkili şekilde ifade etme gücüne sahiptir.

Genetik Barış Izgarası, İlahi bilinçliliğin kendisini DNA mız vasıtası ile davranışsal olarak ifade etmesi için bir enstruman olarak hizmet eder. İnsan farkındalığımızı ve davranışımızı daha evrensel bir zihne doğru hızlandırmanın uygulanabilir, somutlaşmış ve birleşik işlemi oluyor – Dünya Barışı için. Bu yapım ile, Genetik Barış Izgarasını yöneten kollektif beden insanlığın sosyal, politik ve spiritüel ortamlarını yeniden tanımlamada büyük bir oyuncu oluyor. İnsan Genetik Barış Izgarasındaki herkes, Kaynak’tan küresel topluluğa farkındalığın ve davranışların bir aktarıcısı olarak hizmet edebilir. Bu noktaya kadar, Spiritüel bilgi oldukça parçalandı. Şimdi daha odaklanmış, tutarlı ve davranışsal olarak kuvvetli oluyor. Yüzüncü Maymun prensibinde gösterildiği gibi, Dünya Barışına ulaşılabilir, çünkü Genetik Barış Izgarası tüm bireysel “Barış Bilinçliliğini” tek bir küresel ızgarada birleştirir.

Genetik Barış ızgarası bir teori değildir; fiziksel bir kuvvettir. Sosyal bilinçliliğin birleşik bir alanı olarak kollektif olarak demirlendiğinde, Ruh’un gezegende değişim yaratması için başlıca yöntemlerden biri olmaya tekamül edecektir. Genetik Barış Izgarası genişlerken, onun kollektif bilinçlilik alanı, materyalliği sürdüren ve bilinçliliği tüketici olan o enerji için dengeleyici bir kuvvet olur. En sonunda, materyalistik dualitenin tuzaklarını kökünden yok eden İlahi Dualiteyi – fiziksel varoluşun cennet – benzeri hali – besleyen bir araç olur. Kendini – ilgilendiren grupları kontrol eden bu materyalistik dualite alt kültürü topluluklarımızın geri kalanı ile nasıl daha yi harmanlanabilir ve daha çok uyumlanabilir? Uygun şekilde, bu Ruhun işi olabilir. Bunu yapmak için, Genetik Barış Izgarası yerinde olmalıdır. Ruh Dünyada sosyal değişim sağlamak istediği zaman, davranışsal bir değişim yaratmaya ihtiyaç duyar. Ruh, yalnızca sözü geçen bir kuvvet olarak değil, yaratıcı kuvvet olarak DNA’mızda genetik olarak demirlenmeye gereksinim duyar. Eğer bu paradoks gerçek olmasaydı, o zaman Ruh, insanlığın durumunu geliştirme adına gerekli olan sosyal ve çevresel değişimleri önceden yapmış olurdu. Ama Ruh, aydınlanma vasıtası ile olan istisna, bunu yapamaz, ve bu yavaş bir süreçtir. Musa, Akhenaton, İbrahim, Buddha, İsa ve Muhammed, Aydınlanmış Varlıklar olarak geldiler. Onlar bir çok düşünse okullarını ve bir çok dinleri başlattılar. Teoloji ve teori yavaş ve etkisizdir, çünkü entelektüelliği kullanmaları ve rasyonel düşünme bedene topraklanmaz. Ruhun insanlık için sözleri topraklanmalıdır, İncil’in açıkça belirttiği gibi, “ ..söz ete büründü…” Ruh’un genetik davranışı yerinde olduğunda, kendisini Dünyada ifade edebilir ve fonksiyon gören İlahi Dualite çevresini yaratmaya başlayabilir. Bizler uygarlığımızın gerçek kralları ve kraliçeleriyiz. Herhangi bir kültürde veya alt kültürde kim gerçekten Tanrı veya Sonsuz Varlık tarafından kral ve kraliçe olarak atanabilirdi? – hiç kimse. İnsan yapımı taç giyme törenleri yüzyıllardır İlahi Plan ile çatıştı. Ruhun, toplumumuzun davranışını yeniden modelleme çalışmasını yapmasının zamanıdır. Ruhun Dünya Planına genetik olarak demirlenmeye gereksinimi vardır. Bilinçliliği yükseltmeye ve DNA’mızın açılan fonksiyonuna bu kadar fazla odağın olmasının nedeni budur. Genetik kodlarımızın içinde – Tanrı Genleri – güzelliğimizin ve kraliyetimizin arketipik kodları vardır. Burada toplumumuzu özgürleştirecek olan bilinçlilik alanı yatar. İlahi Plan ortaya konurken: Birlik Bilinçliliğinin Birleşik Alanı sonunda belirlenebilir ve ifade edilebilir. Genetik Barış Izgarası DNAsının hızlanmasını deneyimleyen her insan varlığını kapsar. Bu, ölüme yakın deneyim yaşayan (ÖYD), ses ile yapılan dahil herhangi türdeki DNA Aktivasyonunu alan veya Anne – Baba Bir Prensiplerinin kabulüne yeniden doğan insanları kapsar. Ayrıca çocukları, onların ebeveynlerini ve büyükanne/büyükbabalarını (İndigo Nesli) ve bilinçli amaçları her şeyin En Yüksek Hayrı için Dünya Barışı için, ;çsel Barış üretmeye hizmette olanları da kapsar.

Ümit ederim ki, bu makale birkaç kaşın kalkmasını ve merakınızı uyandırmasını sağlamıştır. “Kutu”dan dışarı çıkmanın zamanıdır. Gözlerimizin önünde daha büyük olaylar ortaya çıkıyor: yoğun küresel olaylardan, hücre dünyamızdaki yeni mikroskobik keşiflere kadar. Uyanıyoruz ve şöyle sorabiliriz: (1) “Ne yapabilirim?” (2) “DNA sı hızlanmış insanlar grubunda mıyım?” ve (3) “Hangi davranışlara sahip olmam gerektiğini nasıl bilebilirim?”. Evet, bazılarınız yanıtları zaten biliyorsunuz ve İnternet var. Yeni başlayanlar için www.oughtenhouse.com’u deneyin. Yeni dünyayı keşfederken eğlenin.

Özet olarak, Ruh’un Dünyadaki başarısı, DNA’mızın bilinçli ve fiziksel hızlanmasını artırma insan yeteneğimizi anlamaya bağlıdır. “Tanrı – benzeri” tarzda ifade edilen davranışımıza bağlıdır – çünkü hepimiz krallığa yakışır varlıklarız. Kral benliklerimizi ifade ederek küresel Genetik Barış Izgarası üretmek için gayret edelim. Gezegeni terk etmeyelim, onun üzerinde yaşama şeklimizi değiştirelim ve bırakalım kalanı Ruh yapsın.

Her şeyin Işığında,

Barış,

Dr. Robert V. Gerard & Zeljka Roksandic

Revize: 2 Aralık 2006

1994’te, Dr. Gerard, kendini –güçlendirme ve diğer ilhamsal konular üzerine yoğunlaşan dünya çapında bir eğitim ve yayın şirketi olan Oughten House Foundation, Inc.’ı başlattı. Binghamton, NY’ta özel holistik danışmanlık yapmayı sürdürüyor ve dünya çapında konferans ve seminerler veriyor. Altı kitap yazdı: Handling Verbal Confrontation, The Corporate Mule, DNA Healing Techniques, Change Your DNA, Change Your Life!, Lady from Atlantis, Divine Quick-Fix Healings, ve onlarca makale yayınladı. Dr. Gerard’a şu adresten ulaşılabilir.

E-mail: robertg@oughtenhouse.com

“Bu makalenin telif hakkı vardır. Lütfen bu makaleyi paylaşmakta özgür hissedin. Tüm bilgiler aktarılmak koşulu ile bu makaleyi herhangi bir ortam vasıtası ile paylaşabilirsiniz. Copyright @2006 Dr. Robert V. Gerard; web: www.oughtenhouse.com;

e-mail: Robs1World@aol.com.”

Copyright©2005, 2006 Dr. Robert V. Gerard

(Çeviri: Saffet Güler)