Zorlayıcı Yardımcı Kompleksi

Reniyah Wolf

“Sadece yardım etmeye çalışıyordum…”

Diana Luppi/Zoev’in yazdığı *ET 101” adlı olağanüstü küçük kitaptan size bir pasaj aktarmak istiyorum:

“Mesih olmak ve Mesih olduğunuzu düşünmek iki farklı konudur. Eğer sadece Mesih olduğunuzu düşünüyorsanız, o zaman Mesih’in nasil davrandigini düsündügünüz gibi davranacaksınız, bu genellikle birilerini kurtarmaya çalışmayı gerektirir.”

……..

Bazan bunu “zorlayıcı yardımcı kompleksi” olarak adlandırırım. Bu yerde kendim kesinlikle bulundum. Dünya gezegenine, ışığa hizmet etmek için, insan dünyasında İlahi olmak için geldik. Kodlarımızda “hizmet’’ var. Biz ayrıca insanız, ve bundan dolayı, “kardeşimizin koruyucusu“ olduğumuz bize öğretildi ve şartlandırıldık ve eğer biz iyi bir insan isek, kardeşimizi herhangi bir zarardan ve içine girdiği yanılgıdan kurtarmak zorundayız. Çoğumuz bununla ilgili değişik derecelerde kafa karışıklığı içindeyiz. Çoğumuz, gerçekten yardım istenmediği veya yardıma ihtiyaç olmayan yerde yardımımızı zorla kabul ettirmeye çalışan “iyilik – yapanlar’’ olduk ve ayrıca özel gündemimizi ve inanç sistemlerimizi zorla kabul ettirmeye çabalıyoruz. Bu, atalarımızın dualistik yolundan farklı bir şey değildir. Bu sadece farklı bir inanç sistemidir, birileri “ışık çalışması“ olarak adlandırmıştır.

Iyi bir şey olacağını düşündüğünüz ve sonra tamamen farklı bir şekil alan bir şey yaptınız mı hiç? Şüphesiz, hepimiz yapmışızdır. Gerçekten yardımcı olacağını düşündüğünüz, ama felakete dönüştüğü için azar işittiğiniz bir şey yaptınız mı hiç? Birine yardım etmek için bir sürü zaman ve enerji harcadığınız, ama sadece onun aşırı şekilde nahoş/nankör ve değer bilmeyen/minnet duymayan olduğunu gördüğünüz oldu mu? Belki, o size karşı geldi, güveninize bir şekilde ihanet etti? Veya … bu kişi yalnızca daha da fazlasını istedi?

Yardım istenmediğinde, yardım etmeyi üzerinize aldığınız zaman veya çok fazla yardım ettiğiniz zaman, diğerlerinin özgür iradesini ihlal ediyorsunuz. Ayrıca yardım ettiğiniz kişiyi güçsüzleştiriyorsunuz. Buradaki her ruh, aramızdaki herkes uyanışımızın bir parçası olarak bazı şeyleri deneyimlemek ve bazı şeyleri hatırlamak için kendisi için bir yol tesis etmiştir. Bazılarımız için bu karmayı dönüştürmeyi, zorlukları ve meydan okumaları deneyimlemeyi kapsar. Eğer biri ondan kurtulmamıza yardım etmek için deneyimi “çekip alırsa’’, sadece karmik deneyim başka bir şekilde geri dönecektir. Bazan, mevcut meydan okumayı izlemek yerine sunulan bir yardımı almak çok kolaydır. Gerçekte hem alıcı hem de verici bununla güçsüzleştirilir.

Özgür irade bizim elimizden alınamaz hakkımızdır. Her ruh bu özgür irade ve kendi yolunu seçme hakkına sahiptir, bizim gözlerimizde bu yol aptalca, tehlikeli vs olsa bile. Hepimiz *kendi yolumuzu seçme hakkına sahibiz*. Masumca olsa bile, “sadece yardım etmeye çalışıyordum” diyerek, başka birinin yolunu değiştirmeye çalışmak yargılamadır ve sizi düşük frekanslara bağlar. Alıcı sizin yardımınızı alsa bile, siz özgür iradeyi ihlal ettiniz ve o güçsüzleştirilmiş hissedecektir. Siz onu güçsüzleştirdiniz ve o gerçekte ne olduğunu bilmese bile, bundan sonra artık sizden hoşlanmayacaktır. Eğer birine yardım ediyorsanız ve aniden, enerji kızgın veya düşmanlığa dönerse, bir şekilde o kişiyi güçsüzleştirdiğinizi bilirsiniz.

Bunu kendim bir çok kere yaptım. En sonunda bunu bırakana kadar, Metatron melek tüyleri ile beni tokatlamak zorunda kaldı. Bunun her iki ucunda da bulundum, aynı şekilde başkaları tarafından güçsüzleştirildim. Bazı armağanlara sahibim; Kanallık yapıyorum, Duyular Dışı Algılarım var, kavramları sözcüklere iyi taşırım. Cömertlikle bu armağanları yıllar boyunca para almadan kullandım, sadece yardım etmek için. Her nasılsa, bunu yapmanın dünyaya karşı borcum olduğunu sanıyordum. Bol miktarda yardımımı sundum, bir kanal mesajı veya bir okuma, bir enerji seansı olarak, gerçekten gereksinim olmadığında veya istenmediğinde. Evet, eminim, parasız olduğu için kabul edildi.

Çoğu zaman biri bana bir soru sordu – bir çok kez yanıtladım. Benden istenenin daha fazlasını verdim. Kişi, benim tüm yanıtların sahibi olduğum fikrine sahip olmaya başladı, kendi yanıtlarını aramaya son verdi. Çoğu kez çok fazla yardım ettim, “iyi niyetlerimle’’ insanları güçsüzleştirerek. Bu nedenle “iyi niyetlerin’’ önemi olmadığını biliyorum. Niyetlerim ne olursa olsun, kişinin seçmediği, uygun olmayan bir şey vererek veya çok fazla vererek birini güçsüzleştirdim.

Bu durumların bazılarını düzeltebildim, bazılarını düzeltemedim. Hala, ben, kendim bunu yaparak en yüksek bütünlüğümde değildim. O zaman bunu bilmiyordum, şimdi biliyorum. Önemli değil – ˝yardımım’’ birini güçsüzleştirdi. Şüphesiz, daha yüksek bir seviyede, bu insanlar güçsüzleştirilmeyi seçiyorlar ve bundan öğrenmeyi seçiyorlar. Ben, kendim, daha yüksek bir yolu öğrendim, kendi rehberliklerine göre, insanların onu kendilerinin yapmalarına izin vermenin yolu.

Şimdi, herkes ˝Kimseye yardım etmeyecek miyiz???. Bunu yapmak için burada olduğumuzu sanıyordum !!!’’ diye bağırmaya başlamadan önce ; Ayırdedilmesi gereken önemli bir şey var. Biz *hizmet etmek* için buradayız. Hepsinden çok, biz kendimize yardım etmek için buradayız, çünkü eğer biz kendimize yardım edemezsek, başkalarına veya gezegene yardım edemeyiz. Eğer hasta iseniz, çocuklarınıza bakamazsınız veya işe gidemezsiniz. Eğer insan dualitesinde yaşıyorsanız, başkalarına çok fazla hizmet edemezsiniz.

Bu iki bölümlü bir işlem idi, buraya yapmaya geldiğimiz * hizmet* misyonu. 1nci bölüm, kodları, Işık İpliklerini gezegene getirmek, kitlesel uyanış için gezegensel bilinçliliği tohumlamak ve tekamül eden insanın genetiklerini değiştirmek. Evet, buradaki herkes buna katkıda bulundu. Bölüm 2, görevi kabul edenler için, tüm dualite ve korkusu ile insanlığımızı yenmek ve Sevginin yüksek frekanslı enerjilerinde YAŞAMAKtır. Görev İlahi İnsan olmak, geleneksel Üstattan biraz farklı harika yeni bir süper – insan olmaktır. İlahi İnsanlar olarak, dünyaya çıkıp Varlığımızdaki enerji ile dünyanın her köşesini dönüştürürüz. Yaşamlarımızı YAŞAMA yolu ile, örneği oluşturarak gezegensel bilinçlilikte Birliğin yeni kalıbını oluştururuz.

İlahi bir İnsanın kimseye yardım etmeye, kimseyi kurtarmaya gereksinimi yoktur. İlahi bir İnsan başkasına/başkalarına hizmet etmek için ve etmemek için bilge zamanları seçen berrak bir yerdedir. Ayrıca kendine hizmet etme yerinden başkasına * hizmet* etmek güçlendiricidir. Onlar için en iyi olduğunu bildiğinizi düşündüğünüzden dolayı başkasına *yardım etmek*, hem sizin için hem de diğer kişi için güçsüzleştirmedir. *Hizmet etmek* başkalarının yerine ve sınırlarına saygı duymaktır, çünkü gerçekte, böyle yaparak siz kendinize saygı duyuyorsunuz.

Bir çok insanın sahip olmadığı yanıtlara sahibim. Tanrı’nın, Evrenin doğası ile ilgili, yaşamımın amacı ile ilgili kendi önemli sorularımı yanıtladım. Bu yanıtları cömertçe paylaşmaya her zaman istekli oldum. Şüphesiz, yanıtları bulmadan önce yıllarca mücadele ettiğim şeyleri başkalarının daha kolaylıkla anlaması için “yardım etmek“ istedim. En sonunda, Metatron bunu yapmamı durdurdu. Neden ?

Öncelikle, sahip olduğum yanıtlar sorulara anahtardır, herkesin kendi – uyanışının çok önemli parçalarıdır. İkinci olarak, bu yanıtlar benim gerçeğimdir, *gerçek* değildir. Her bir insan bu soruların yanıtlarını kendi kalbinde aramalıdır. Gerçeğimiz çok benzer olabilir, benim gerçeğimle rezonansa girebilirsiniz, ondan ilham alabilirsiniz, ama benim gerçeğim sizin gerçeğiniz ile aynı değildir. Eğer kendi gerçeğinizi aramak yerine, benim gerçeğimi kabul ederseniz, gücünüzü kendinizin dışına verirsiniz. Gücünüzü kendinizden başka bir şeye verdiğinizde, yükselmezsiniz.

Şüphesiz, kendi gerçeğinizi aramak yerine başka birinin gerçeğini kabul etmek çok daha kolaydır. Önemli yanıtları verebilen bir Üstat veya bir guru aramak insanın yolu idi. Sonra, tüm yapmanız gereken “inanmak” ve her şey iyi olacak. Bununla tek problem şu ki, siz güçsüzleştiriliyorsunuz, insanlığın çoğunun her zaman güçsüzleştirildiği aynı şekilde. Sonunda, kendinizin dışından olan gerçek parçalanır ve elinizde hiç bir şey kalmaz. Sonra ya kendinizin dışında başka bir Üstat aramalısınız veya içinizdeki Üstadı arama cesaretini toplarsınız.

Gücünüzü geri alma ve kendi gerçeğinizi içinizde bulma sürecinden geçmeden İlahi İnsan olamazsınız.

Bu İlahi Simyadır ve onun doğası gereği, kendi kişisel dönüşümünüz ile ilgilidir, başkasınınkinin değil. Siz birilerinden ‘’yardım’’ almak için, ya da başkalarına ‘’yardım’’ etmek için burada değilsiniz. Siz hizmet etmek ve eşit dengede hizmet edilmek için buradasınız.

Bir başkasına tüm bu “yardım etmeler” Işığa veya bu grubun simya amaçlarına hizmet etmez. Şimdiye kadar insanlığımızın maskelediği Yüksek frekanslar OLARAK, Sevgi ve Işık OLARAK olası en yüksek şekilde HİZMET EDERİZ. Ben, kendim, artık “yardım” sunmuyorum. Bir şey sorulana dek bekliyorum ve sorulan şeye yanıt vererek gerçekte *hizmet* edip etmediğimi yüksek rehberliğim ile kontrol ediyorum. Hizmet sunduğum daha az sıklıktaki durumlarda, bu hizmetin gerçekten istenip istenmediğini * soruyorum*. Bazan yardımımı alarak onları gerçekte nasıl güçsüzleştirdiğimi insanlara açıklıyorum. Şimdi kime hizmet edeceğimi tamamen eğer bunu yapmayı hissedersem biliyorum.

Yukardakileri yaparak *hizmet* etmiyorsunuz. Bu, zorlayıcı yardımcı karmaşası/kompleksinin ve ruhları kurtarma gereksiniminin, “kardeşinizin koruyucusu” olmanın tezahürüdür. Bu dualiteye dayanır.

Yüksek derecede bütünlükte bir kişi başkalarının yerine ve sınırlarına saygı duyar. Bu kişi başkasının yerine saygı duymanın kendi yerine saygı duymak olduğunu bilir ve o kişi basitçe başka bir seçim yapabilir. Kişi, İlahi İnsan olmak için en yüksek bütünlüğe ilerlemelidir. Kişisel bütünlük kişinin içinde yaşadığı frekans seviyesinin bir göstergesidir. Yüksek benlik dualitenin enerjilerinde yaşayamaz, bundan dolayı İlahi İnsan olmak için tam bütünlükte yaşamanın Birliğine girmelisiniz.

Sevgi, Işık ve Gökkuşakları,

Reniyah Wolf

(Çeviri ; Saffet Güler)