Kabullenme

Genç bir Yahudi erkeği, babasına başkaldırmaya karar verir. Bunu da, babasının her şeyden üstün ve değerli bulduğu inançlarından vazgeçerek yapar. Oğul, babasının onun kendi ruhsal yolunu seçmesine asla izin vermemesine kızmıştır. Bunun karşılığında, babası da kendi dinsel geleneklerini onurlandırmak için oğlunun reddine karşı duyduğu kızgınlığı gösterir. Baba, soykırımdan kurtulup sağ kalan bir kişidir. Akrabalarının uğrunda öldükleri dinin, ailesinde onurlandırılacağına yemin etmiştir. Oğlu, dine sırtını dönünce de baba da oğluna sırtını döner, onu reddeder ve evden kovar.

Arayış içinde olan ve yıllar boyunca dolaşan oğul, babasının geçirdiği kalp krizi sonucu ölüm döşeğinde olduğunu söyleyen eski bir dostuyla karşılaşır. Oğul, acı ve suçluluğa yenik düşer, çünkü babasının kırık kalbinin sorumlusunun kendisi olduğundan emindir.

Oğulun kafasında tek bir düşünce vardır : Zamanında geri dönüp babasına onu sevdiğini söylemek ve ondan kendisini affetmesini dilemek. Fakat tabii ki bu olanaksızdı. Kendini kaybolmuş ve yalnız hisseden oğul, İsrail ‘e, Yahudilerin yüzyıllardır mucizeler olması için dilekte bulundukları Ağlama Duvarı ‘na gitmeye karar verir. Çok geç olsa bile, babasının onu anlaması için dua etmek amacıyla oraya gitmek istemektedir.

Oğul, Ağlama Duvarı ‘nın yanına vardığında, babasının ona öğretmiş olduğu eski dualardan birini okumaya başlar. Sonra da, babasının onu sevdiğini ve neden olduğu acıdan ötürü üzgün olduğunu anlaması için yalvararak kendi duasını okur.Çevresine bakındığında, dilekte bulunan diğer insanların notlar yazdıklarını ve bu notları duvardaki çatlaklara yerleştirdiklerini görür. İnsanların dileklerini yazıp bunları duvara yerleştirdiklerini ve bu yerin duaların mucizevi yollarla gerçekleşmesini sağlayacak kadar kutsal olduğu için dua ettiklerini öğrenir.

Çevredeki diğer insanlar gibi oğul da bir not yazar. Bu notta, babasının kendisini anlamasını istemekte, onu hep sevdiğini hatta onu evden kovduğunda bile babasını sevmekten vazgeçmediğini söylemektedir. Her tarafı kağıtlarla kaplı duvarda, notunu koymak için bir yer arar. Sonunda bir yer bulur ve mektubunu taşların arasındaki daracık bir çatlağa sıkıştırır, bu sırada bir başka kağıt düşer. Avucuna düşen kağıdı alıp açtığında, gerçekten de bir mucize meydana gelir. Not babasının el yazısı ile oğluna yazılmıştır ve oğlunu sevdiğini, hatta oğlu inançlarını reddettiğinde bile onu sevmekten vazgeçmediğini yazmıştır. Her ikisinin birbirlerinin yollarını ve yaşamlarını kabul etmeleri arzusu sonunda gerçekleşmiştir.

Bu öyküdeki mucize, her iki insanın da notlarını eski bir duvardaki aynı küçücük çatlağa koymaları değildir. Buradaki mucize, iki adamın kendi kızgınlık duvarlarının üstesinden gelip, kabullenmenin iyileştirici mucizesini paylaşmalarına izin vermeleridir.