AGARTHA’NIN ELÇİSİ TAMARİNDA MAASSEN İLE RÖPORTAJ – BÖLÜM 1

inner-earth-ambassador-era-of-light1

OTHER WORLD GLOBAL TV – Röportaj PI (Geçmiş Hakkında)

Ev Sahipleri: Sandra Sabatini & Natalie Sabatini

Konuk: Tamarinda Maassen

Okuyucularımıza özel not:

Aşağıdaki röportaj 13 Temmuz 2014’te, Agartha Savaşçı Şövalyeler Düzeninin Şövalyesi ve Agartha’nın Elçisi Tamarinda Maassen ile yapıldı.

 Bölüm I: “AGARTHA’NIN SESİ” – TAMARINDA MAASSEN ile GEÇMİŞ

Tercüman: Oana Dembele

NATALIE: Merhaba, bu röportajda “Agartha’nın Sesini” tartışacağız. Bu, 3 röportaj serimizin 1 nci BÖLÜMÜdür. Ve Tamarinda Maassen ile kadim geçmişi tartışacağız.

– Tamarinda Maassen kimdir?

– Agartha hakkında temel bilgiler

– Agartha’nın geçmişi

– İçerideki kültürler

– İnsanlığın orijinleri

NATALIE: Ok, konuğumuz Tamarinda Maassen. Tamarinda Maassen Agartha’dan Savaşçı Şövalyeler Düzeninin Şövalyesidir. O, Agartha’nın Elçisidir ve Kadim Bilgelik Okulunun Master Eğitmenidir.

SANDRA: Ayrıca, bu bilgileri korumakta olanlara söylemek istiyoruz – kapı koruyucuları bu temel röportajın ilk kez yolunu açtılar. Tamarinda bir zamanlar insanlık için gizli olan kadim bilgileri getirecek.

NATALIE: Hoşgeldiniz..

OANA: Herkese merhaba. Burada olmaktan mutluyuz ve herkese merhaba. Tamarinda bir şey söylemek istiyor…

 TAMARINDA (Oana tercüme ediyor): Tamarinda bildiği şeyleri ve kim olduğunu insanlar ile paylaşabilmesinin onun için çok büyük onur olduğunu söylüyor. Bilgi vermekten çok keyif alacak ve herkesi büyük sevinç ve sevgiyle selamlıyor.

NATALIE: Çok teşekkürler. Başlamadan önce söylemek istediği bir şey var mı?

OANA: Çok fazla ve uzun konuşmak isterdi, ama herkese sorularının yanıtlanması için bir şans vermek istiyor. Sorularınızı sorabilirsiniz.

NATALIE: Tamarinda ile röportaj yapmaktan çok onur duyuyoruz. Ve onu gerçekten tanımayanlar için, bu muhteşem bir röportaj olacak, çünkü o gerçekten bir Üstat. Sadece bu değil, o Agartha’nın Elçisi. İnsan tarihi boyunca, insanlığa gezegenimizin bilincini yükseltmeye yardımcı olan bir çok bilge öğretmenler tarafından bilgiler armağan edilmekte. Ve o böyle bir insan. Hoşgeldiniz ve burada olduğunuz için teşekkürler.

Tamarinde, lütfen bize kendinden bahset. Bir çocukken, Agartha’yı her zaman biliyor muydun ve eğer böyleyse, bu bilgi içsel miydi yoksa öğretildi mi?

TAMARINDA (Oana tercüme ediyor): Onun için Dünya üzerinde bedenlenme kararı İç Dünyada verildi. Orada, insanların gerçekte kim olduklarına geri dönebilmeleri için yardım gönderilmesine karar verildi. Bu nedenle sunulma formu (bedenlenmesi) insanlar ile aynı olmalıydı. Gerçekte, o çok daha büyük ve daha uzun.

NATALIE: Kendisini nasıl tanımlıyor?

TAMARINDA (Oana tercüme ediyor): Bu daha sonra yapılabilir. Şimdi, sizlerle konuşabilmesi için bugüne kadar nasıl geldiğini anlatabilir. Ona bakan bir ailede, askeri bir birliğe yakın bir şehirde bedenlendi. Çocukluğunu askeri birlikte geçirdi. Okula orada gitti. Ve sonra kuantum fiziği ve uzay öğretmeni oldu. Onun öğretmeni Hermann Oberth idi – NASA roketinin icadına yardımcı olan kişi. Tamarinda titreşim terapisinde uzman oldu. Böylece insanlara kendi orijinal titreşimlerine geri dönmelerinde yardımcı olabiliyor.

İç Dünyada bir ailesi var. Çok sevgi dolu ebeveynleri var. Ve onlar onun “fedakarlık” yapmasını ve İç Dünyadan ayrılmasını büyük sevgiyle kabul ettiler. Burada Dünyada insanların bildiği her şeyi öğrenmek zorunda kaldı, saldırganlıktan sevgiye, hayatta kalmaktan bolluğa kadar. İnsan duygusunun ne olduğunu öğrendi. Ve şimdi herkesin (yüzeyin üzerindeki insanların) hissettiği şeyleri hissetmekte başarılı.

NATALIE: Onun bize armağan ettiği bilgiler gerçekten çok ilginç. İnanılmaz olduğunu söylemeyeceğim; aslında tamamen inanılabilir, çünkü bilim bile bizim holografik bir gerçekliğin içinde yaşadığımızı ve duygularımızın programlandığını onaylıyor. Bu nedenle onun söylediği her şeyi kabul ediyoruz. Tamarinda, çocukluk sırasında herhangi özel yetenekler veya bilgi sergiledin mi?

TAMARINDA (Oana tercüme ediyor) Evet, askeri okul sırasında havacılık ve serbest paraşütte uzmanlık vardı. Bilgisi ve çoklu yetenekleri test edildi. Örneğin, eğer bir uçak inşa ediliyorsa, motorun çalışıp çalışmadığını hemen söylemek zorundaydı.

NATALIE: Tamarinda, şifa yeteneklerin ile tanınıyorsun. Doğal tıp, parapsikoloji, kuantum mekaniklere ilgi duymaya, geliştirmeye ve öğretmeye ne zaman başladın? Bu ne zaman başladı?

TAMARINDA (Oana tercüme ediyor): O tüm bu yeteneklerle geldi. Tek bildiği, insanların sadece titreşimler ve sesler olduğu idi. Bir insanın düşük sesi olduğunda, yüksek frekanslı sözcükler ile konuşuyordu ve o insanın frekansı yükseliyordu. Burada dünyada, bu sesler mantra sözcüğü ile bilinir. Bunlar titreşimi, sayıları, nümerolojiyi, müziği ve armonikleri temsil eder. Ve insanlar artık armoni içinde değiller. Yani hormonlar tarafından yönetilen enerjisel noktaları, yani hormonlardan yoksunlar. İnsanlık uyumsuzluk içinde.

NATALIE: Anlıyorum… ve bu zamanda açıkça insanlık çok fazla armoni yoksunluğu içinde, bunun kanıtı tüm savaşlar, sadece şimdi Orta Doğu’da değil, ayrıca tarih boyunca tüm savaşlar. Ama ayrıca bir insan varlığı olmanın çok meydan okuyucu olduğu da doğru. Ona sormak istiyorum..

TAMARINDA (Oana tercüme ediyor): Evet… insanlık armoniden yoksun, çünkü zorlanıyor ve çok düşük frekanslarda tutuluyor. Bu belirli alanda bir müdahale yapıldı. Ve insanlar korku ve saldırganlığın frekans bilincinde yaşıyorlar. Güzel sözler kullanarak titreşimlerini yükseltmek için tüm kuvvete gereksinimleri var.

NATALIE: Katılıyorum… Tamarinda, bir walk-in olarak, şu andaki insan bedeninde karşılaştığın zorluklardan bazıları neydi?

TAMARINDA (Oana tercüme ediyor): Çoğu kez, Yalan ile yüzleşmek zorunda kaldı. Bir anlamda, insanların içlerinden konuşmadıklarını kavradığı zaman, gerçek olanı konuşmuyorlar – yalanları konuşuyorlar – öğrenmeye zorlandıkları ortak davranıştan konuşuyorlar. Kendilerini asla bulamıyorlar, asla, yani kendilerine yalan söylüyorlar. Bu, başka herhangi bir gerçeği bilmedikleri anlamına geliyor, başka yol bilmiyorlar. Bu onların kendilerine karşı olmalarına neden oluyor (kendi gerçek doğaları ile çatışıyorlar). Bu nedenden, eğer biri kendi gerçeğini söylemeye çalışırsa, dinleyenler bu gerçeği bilmiyorlar ve gerçeği bir yalan olarak işaretliyorlar. Bu, güvende uyumsuzluk anlamına geliyor.

SANDRA: Tamarinda, ben Sandra Sabatini. Agartha uygarlığının ne zaman farkına vardın?

TAMARINDA (Oana tercüme ediyor): Burada Dünyanın üzerinde iken, 7-8 yaşlarında, İç Dünyaya, anne babasına götürüldü. O zamanda, bağlantı yapıldı ve tüm anılar onun zihnine geldi. Bunun yanıt olduğunu düşünüyor.

 SANDRA: Evet, çok teşekkürler Tamarinda. Sen aynı zamanda Agartha’nın Temsilcisi olarak biliniyorsun. Bunu dinleyenler için “Agartha” ismi ne anlama geliyor? Senin sözcüklerinde bu kelime ne anlama geliyor?

TAMARINDA (Oana tercüme ediyor): Romanya’da – karasal Romanya’da – kadim insanların Agathyrsi adını verdikleri bilinir. Onlar Agathyrsi olarak adlandırılırlardı, Aryan-mani olarak adlandırılırlardı, yani Aryanlar. Sankrit’te, herkes Agartha’da Aryanlar olduğunu bilir. Agartha aslında hayat vermek anlamına gelir. Onlar Dacians insanlarının, Rahmanların, Romanyalıların atalarıdır. Ve “Dacians (Dakyalı)” “Yaşam Enerjisi vermek” anlamına gelir. Da, vermek anlamına gelir (Romanya dilinde) ve Ci Yaşam Enerjisidir. Romanya’da Dacianlara Daci deriz.

Ama yanıta geri gelirsek, Agartha “Aryanların memleketi” anlamına gelir.

 SANDRA: Teşekkür ederim. Sana şunu sorayım, bu zamanda enkarnasyonunun amacı hakkında dinleyicilerimize ne anlatabilirsin Tamarinda?

TAMARINDA (Oana tercüme ediyor): Bu, büyük değişimler zamanıdır. Onun gibi, aynı yöntemlerle Dünyanın üzerine çıkmaya karar veren varlıklar var. Onlar tüm dünyada bulunurlar. Nedeni, İlahi Benlikten gelir. Ve seçim her biri tarafından yapılır. Tamarinda’nın seçimi, Dünyadaki insanlarla, daha büyük bilincin onları daha iyi bir hayata hazırlayacağını paylaşabilmek için buraya gelmekti – acı ve ıstırap olmayan Ölümsüz bir hayat.

SANDRA: Teşekkürler Tamarinda, Agartha’nın Temsilcisi olarak sorumluluklarından bazıları nelerdir?

TAMARINDA (Oana tercüme ediyor): İlk sorumluluk bilinç seviyesini değiştirmek ile ilgilenen insanları toplamak. Bu onun önceliği – onun buradaki ana eylemi. Bilinç seviyelerini değiştirebilen daha fazla insan daha çok insana yardımcı olabilir.

NATALIE: Teşekkürler. Tamarinda, sen Agartha’nın tek Elçisi misin? Dünyada senin gibiler var mı? Eğer başkaları varsa, sahip oldukları vasıflar nedir?

TAMARINDA (Oana tercüme ediyor): Agartha’nın başka elçileri var, biri Kuzey Amerika’da, biri Asya’da. Gerekli olan vasıf yok. Gerekli olan sadece seçimdir. Agartha’dan bir varlık bunu yapmayı seçtiği an, burada Dünya üzerinde Agartha’yı temsil etmek için Agartha’dan tüm sorumluluğu alır.

NATALIE: Teşekkürler.

TAMARINDA (Oana tercüme ediyor): 1920’lerde, başka ünlü bir elçi vardı. Ama o Dünya üzerinden idi ve İç Dünyaya gitti. Onun adı Nikolai Roerich’tir.

NATALIE: Bununla ilgili bir sorum var, ama önce eğer uygunsa, gerçekten bilmek isterdim, saygı duyulan bir öğretmen ve şifacı olarak Tamarinda, insanlığın amacı hakkında senin perspektifin nedir?

TAMARINDA (Oana tercüme ediyor): İnsanlığın amacı evrimdir. Herkesin daha fazla realiteler olduğunu bilmediği hakkında düşünelim.. Örneğin, içinde bulunduğumuz realite, gerçek olan ile karşılaştırıldığında değiştirilmiş bir realitedir. Her realitede, insan bilinci bir deney yapıyor. Bulunduğumuz realitede, deney bu deneyden çıkmaktır, yani deney gerçek bir realite değildir. Bu yanıltıcı bir realitedir. Bu, realitenin illüzyonudur.

NATALIE: Kesinlikle, buna matriks adı veriliyor… insan matriks sistemi. Bir çok insanın bilmek isteyeceğine emin olduğum bir sorum var. Tamarinda, Agartha’da oturan uygarlıkları tanımlayabilir misin?

TAMARINDA (Oana tercüme ediyor): Evet, uzun zaman önce – 2,6 milyon yıl önce – Dünyada ilk uygarlık var oldu, Dünyanın içinde ve üzerinde, o zamandan şimdiye kadar, evrimleşen daha fazla uygarlık var oldu ve onların bilgileri evrimleşti. Agartha, Dünya bir metamorfozdan geçtiği zaman, 30 – 35,000 yıl önce ortaya çıktı – Atlantislilerin neden olduğunu herkesin bildiği felaket. Ve Lemuryalı ve Atlantisli insanlar tüneller vasıtasıyla İç Dünyaya çekildiler. Evrendeki diğer uygarlıklardan yardım aldılar, Sevgiye doğru evrimleştiler ve şimdiye kadar hala oradalar. Dünyanın içinde, başka gezegenlerden varlıklar var, ayrıca Dünyanın üzerindeki insanların ataları var, Aldebaran’dan, Sümerlilerden insanlar var, hatta uzaylılar – küçük griler ve yeşil olanlar. Ayrıca elfler ve unicornlar (tek boynuzlu at) var. Ve “yükseldiği” söylenen bir çok “varlıklar” var.

NATALIE: Teşekkürler bize anlattığın ve paylaştığın için, mitolojik olduğunu düşündüğümüz tarihimizdeki yaratıkların çoğu gerçekte varlar.

TAMARINDA: Evet.

NATALIE: Bilimimiz henüz ölçümler ile frekansları yakalayamadı. Farklı frekanslarda var olan değişik realitelerin bulunduğunu anlayamıyorlar. Bu nedenle çok heyecanlıyız, çünkü bu bilgiye sahipsin ve bunu insanlığa geri getiriyorsun. Ayrıca bilmek isterdik, Agartha hangi boyutta var oluyor?

TAMARINDA (Oana tercüme ediyor): Bilinç seviyesinde, 5 nci boyut ve ötesi.

Sonraki soru… Amiral Richard Byrd’ün Agartha’yı ziyaret ettiğini çok fazla işittik. Onun deneyimleri hakkında bize ne anlatabilirsin? Bunlar gerçek mi?

TAMARINDA (Oana tercüme ediyor): Richard Byrd bilgi elde etmeye istekli olan bir varlık idi, çok cesurdu ve bu nedenle, Agartha’ya gidebildi. Herhangi gizli amacı veya niyeti yoktu, yani onun titreşimi Agartha’ya girmek için uygundu. Oraya girdi, ama Dünyaya çıktığı zaman başka bir bilinç seviyesine sahipti. Ve doğal olarak insanlar onun delirdiğini düşündü, çünkü “ormanın her zaman yeşil olmadığını” herkes kabul edemez.

SANDRA: Anlıyorum. Agartha’nın sakinleri tüm dünyadaki hükümetlere neyi iletmek isterler?

TAMARINDA (Oana tercüme ediyor): Agartha daha fazla hükümetlerle temas kurdu. Şimdi bile, büyük hükümetler ile temastalar. Ama herkesin kendi realitesinde kalması için anlaşma yapıldı, bir tür müdahale etmeme. Ama Dünya üzerindeki hükümetler Agartha’dan fayda sağlamak istiyorlar. Ve Agartha’dakiler artık fayda sunma seviyesinde değiller. Bazı anlaşmalar var. Ve Agartha’dan, nükleer silahlar kullanmama anlaşması karşılığında büyük teknoloji teklifleri var. Yukarıdakiler nükleer silahlar kullanamazlar.

SANDRA: Bizimle biraz daha ayrıntı paylaşabilir misin? Kendisinin ve Agartha’dan diğerlerinin şu anda yapmakta oldukları şeyler hakkında biraz daha içgörü?

 TAMARINDA (Oana tercüme ediyor) Anlaşmalar Amiral Byrd Agartha’yı ziyaret ettiğinde başladı. Çünkü İkinci Dünya Savaşında Alman ulusunun çok büyük bir parçası İç Dünyaya transfer edildi; Agartha’ya gelen herkesin saldırganlığa son vermesi ve savaşa son vermesi şartıyla… ve önceden orada İç Dünyada var olan nüfus ile barış içinde yaşaması şartıyla. Anlaşma, Agartha’ya gelen herkesin Agartha’daki koşullar altında yaşamasıydı ve yerleşebilecekleri topraklar alacaklardı, orada yaşayabileceklerdi. Genel olarak, bunlar 3-4 milyon Alman, 3-4 milyon Amerikalıdır … Ayrıca Amerikalı Kızılderililer, kadim Vikingler, Ruslar ve Himalayalardan bir çok insan var. Ayrıca bir milyon nüfusu aşan şehirler de var.

Temel kontrat saldırgan olmamak ve müdahale etmemek. Bu, yardım sunulmadığı anlamına gelmiyor. Dünyanın içindeki insanlar hükümetlere yardım edecekler, ama koşul artık Dünyayı yıkmamak, artık suları zehirlememek, artık ormanları kesmemek ve artık savaş olmaması. Bunlar Dünya üzerinde var olduğu sürece, yardım minimumdur.

NATALIE: Çok teşekkürler Tamarinda. Dinleyicilerimizin bazı sorularını yanıtlayabilir misin?

TAMARINDA (Oana tercüme ediyor): Evet. Onların ismini de söyler misin?

NATALIE: Ok, ABD’den Gary Fleck. Agarthalıların sıradan insanlara ne zaman görüneceklerini soruyor?

TAMARINDA (Oana tercüme ediyor): 2020 civarında, 2020’den sonra.

SANDRA: Arjantin’den Hugo Donadello’dan bir sorumuz var. İç Dünyada 3B şehirler var mı? Yoksa bunlar sadece 5B mi?

 TAMARINDA (Oana tercüme ediyor): Şehirler 3B olamaz, sadece insanların bilinci. Orada var olan insanlar, oradaki varlıklar, hepsi 5B bilinç seviyesine sahipler. Çünkü o kadar basit yaşıyorlar ki, Dünyadan insanlar bu varlıkların yüksek bilinç seviyesine sahip olduklarına inanmazlar.

SANDRA: Hugo ayrıca İç Dünyanın, İçi Boş Dünya ile aynı şey mi olduğunu soruyor? Yoksa bunlar farklı mı Tamarinda?

TAMARINDA (Oana tercüme ediyor): İç Dünyaya bir boşluk, bir delik ile girilebilir. İçerideki imge dışbükey değil, içbükeydir.

 NATALIE: Stella Aurora’dan bir sorumuz var. “Naziler Orta Dünyaya nasıl girdiler?”

TAMARINDA (Oana tercüme ediyor): Orta Dünyaya Himalayalar vasıtasıyla girdiler ve Agartha’dan liderler ile karşılaştılar ve yardım istediler. Ve yardım aldılar.

 NATALIE: Tekrar Gary Fleck soruyor, “Bir çok insan Agarthalılar ile daha direkt temas kurmak ile ilgileniyor, ama tüm bunların gerçek olup olmadığı ile ilgili şüphe var. Onların şüphelerine yanıt verebilir misin?

TAMARINDA (Oana tercüme ediyor): Elbette. Dünyadaki herkes, Cenneti bilir, ama Dünyadan hiç kimse Cennette hiç bulunmamıştır. Şimdiki hayatta, Cenneti bilirler, ama asla Cennette bulunmadılar. Ama Cennete inanıyorlar. Neden? İç Dünya, Cennetin var olması gibi aynı realitedir, ama insanlar İç Dünyada değil. Ama oraya sadece kendi bilinçleri ile gidebilirler.

 NATALIE: Ok, ve Arjantin’den Hugo soruyor, “5B realitesine gitmek için kapılara ulaşmak için nasıl eğitilirsiniz?

TAMARINDA (Oana tercüme ediyor): Eğitim yalnızca bilinçtir – bilinç eğitimi. Bilinç fiziksel bedenin frekansını değiştirir. Eğer fiziksel beden yüksek frekansa geçerse, kapıdan kolayca geçebilirsiniz. Şimdiye kadar, Aralık 2012’de insanlar 3B boyuttan 4B’ye geçmeyi başardılar. Yani bilinçlerini seçimle yükseltenler için fiziksel bedenin maddesi frekansını yükseltti. İnsanların bir kısmı onları mutlu eden şeyleri yaparak frekanslarını yükseltirler ve fiziksel bedeni değiştirirler; insanların diğer kısmı saldırganlığı – kendini yıkmayı- seçerler, yani fiziksel bedenin yıkımı başlar. Kendini yok etme programı gibi.

 SANDRA: İskoçya’dan Robert Adminson’dan bir sorumuz var. Aslında bu bir bildirim. Ama bunu genişletmeni istiyorum, Tamarinda. Robert Ocak 1956’da Amiral Byrd’ün Antarktika’ya ve/veya Güney Kutbuna başka bir keşifi yönettiğini söylüyor. Bu keşifte o ve mürettebatı tekrar İç Dünyanın 200 – 300 mil içine girdiler. Tamarinda bu keşif ve Byrd’ün nereye gittiği hakkında bize biraz bilgi verebilir misin?

TAMARINDA (Oana tercüme ediyor): Orada Yeni Berlin – New Schwabenland- isimli bir şehirden orijinleri Almanlar olan Agartha’dan insanlar tarafından karşılandı. Orda Alman aksanı ile İngilizce konuştuğu anlar yaşadı. Genel olarak, orada konuşulan dil arkaik kadim Almancadır ve telepatik olarak konuşanlar semboller kullanırlar.

 SANDRA: Bir soru daha alacağız. Soru Atara-Reyes’ten. Bize İç Dünyanın suları ve Shasta Dağı ile ilişkiniz hakkında biraz daha bilgi verir misiniz? Orada herhangi bir ilişki var mı?

TAMARINDA (Oana tercüme ediyor): Evet ve bir bağlantı var. İç Dünyada bir okyanus var ve Kaliforniya İç Dünyadaki okyanusun üzerinde yüzüyor. Temel olarak… Kaliforniya İç Dünyanın bir adası.

SANDRA: Kadim tarihi yazılarda Agartha mitolojik bir Cennet olarak tanımlanıyor. Agartha Cennet mi Tamarinda?

TAMARINDA (Oana tercüme ediyor): Evet, Agartha bir Cennettir. Ama ayrıca Dünya da bir Cennet olabilir. Çünkü Dünya 13 ncü Evrenin bir yansımasıdır. Cennetin bulunduğu Evren, neşe ve mutluluğun Evrenidir. Ve Dünya onun aynadaki yansımasıdır. Burada Dünyanın üzerinde kahverengi renk frekansının deneyi yapılıyor ve İç Dünyadakiler orijinal Cennete önceden gitmiş olanlardır.

NATALIE: Bu soruya yanıtın için teşekkür ederiz. Tamarinda eğer uygunsa bir soru sormak istiyorum. Özellikle şimdi gerçekleşmekte olan geçiş ile – gezegenimizdeki bilincin değişimi. Yüzyıllardır, aslında binlerce yıldır, eril enerji Dünyanın yüzeyinde hüküm sürdü. Ama bilmek istiyorum, kadınlar Agartha’da hangi rolü oynuyorlar? Onların statüsü nedir, onlar kimdir?

TAMARINDA (Oana tercüme ediyor): Agartha’da uyum vardır. Dişil bilinç ve eril bilinç arasında armoni vardır. İç Dünyada var olan erkekler kadınlara yaratıcı bilinç olarak saygı duyarlar. Eril bilincin merkezcil (merkeze doğru çeken) ve dişil bilincin merkezkaç (merkezden uzaklaşan) olduğunu bilirler. Yani, eril bilinç yaradılış için temeldir, dişil bilinç için temeldir. Kadınların pozisyonu yaratmaktır. Kadın yaratıcıdır ve çok dikkate alınır. Kadın enerjiyi kendi bilincinde hareket ettirerek Sevgi yayandır.

SANDRA Bunu sana sorayım Tamarinda. Biliyorsun, insanlığın tarihini düşündüğümüz zaman.. Bunun Agartha ile nasıl bağlantılı olduğunu sormak istiyorum. Ve bunu genişletmek için, bu Romanya ile nasıl bağlantılı?

TAMARINDA (Oana tercüme ediyor): Agarthyrs Agartha’dan çıkanlardır, onlar Hyperborean’lardır. Onlar Romanya bölgesini seçenlerdir – yanlışlıkla değil. Romanya Evrenin merkezine bir ip, bir kordon ile bağlıdır. Bu iple, kordonla tüm insanlık ve tüm insanlar Yaşam Enerjisi aldılar. Bu nedenle Agartha’dan olanlar çıkıp Transilvanya denilen bölgeye yerleştiler. Çünkü Romanya’nın titreşimi altının titreşime sahiptir ve altının titreşimi Cennetin aynı titreşimine sahiptir. Orada insan tezahürünün temeli olan hologramlar vardır. İnsanlığın tezahürü.

NATALIE: Tamarinda, bu zamanda neden Agarthalı varlıklar insanlık ile etkileşimle bu kadar ilgililer?

TAMARINDA (Oana tercüme ediyor): Çünkü insanlık kendisini yok etmek üzere.

SANDRA: Ok. Öyleyse insanlıkta evrimin eşiğindeyiz. Bu nedenle Tamarinda gibiler bu zamanda öne çıkıyorlar. Onaylıyor musun Oana?

TAMARINDA (Oana tercüme ediyor): Evet, harika insan bilincinin yok olmaması ve Ruhun kayıp olmaması için Tamarinda gibiler öne çıkıyorlar.

NATALIE: Bu daha fazla tartışmamız gereken önemli bir konu. Özellikle şimdi, tüm bu savaşlara giriyoruz. İnsanlar uyanmalı ve bunun insanlığın tarihinde çok kritik bir periyot olduğunu kavramalılar. Seçim yaparız, evrimleşme veya gerileme gücüne sahibiz. Ve Tamarinda, sormak istiyorum, Agarthalı varlıklar şu andaki tüm toplumumuz ile mi yoksa sadece seçilmiş bireyler grubu ile mi iletişim kurmak istiyor?

TAMARINDA (Oana tercüme ediyor): Toplumun hepsiyle, tüm vatandaşlarla iletişim kurmak istiyorlar, ama izin verilmiyor. Herkesle iletişim kuramıyorlar, çünkü kabul edilmiyorlar. Çünkü onlar insanlar gibi düşünmüyorlar ve davranmıyorlar. Onların çoğuna toplumdan dışlanmış kimseler gibi davranılıyor ve avlanıyorlar.

NATALIE: Modern toplumumuz her zaman yaşama modalitelerimizin yapısını mükemmelleştirmeye ve değiştirmeye çalışıyor, yine de çoğu zaman en güvenilir ve sağlam olan kadim öğretiler. Öyleyse neden şimdi önce olduğundan çok bilinçli yaşama, doğayı takdir etme, spiritüellik ve meditasyon ile ilgilenen daha fazla insan görüyoruz?

TAMARINDA (Oana tercüme ediyor): Çünkü Doğa Ruhun titreşimine sahiptir. Şansı değerlendirecek olan Doğa olacaktır. Herkes, eğer Doğaya yakın olursanız, başaracağınızı ve devam edeceğinizi, ilerleyeceğinizi söyler. Doğa Yaşam ve yenilenme anlamına gelir, duygular değildir, intikamlar değildir. Eğer insanlar Doğaya yakın olurlarsa, Doğa ile yaşarlar ve bundan fazlası, aldatıcı realiteyi aşabilirler. Kadim bilgelik – hepsi Dünyanın üzerinde ve İç Dünyada olan kadim öğretiler – kalbin yolunu veya ruhunuzun yolunu izlemenizi söyler. Ve şu an için, insanlık rasyonel zihin yolunda ve rahatlık yolundadır.

 NATALIE: Evet, katılıyorum Sonraki soru… Tüm dünyada bir çok birey şu andaki sosyoekonomik paradigmalardan hoşnutsuzluklarını ifade ediyor. İnsanlar daha büyük şeffaflık gereksinimini ifade ediyorlar, yine de insan tarihi ve gerçek saf orijinlerimiz ile ilgili yanlış kanılar “modern toplumuzda” aşırı boyutlarda. İnsan, gerçek olmayan şeylerle dolu bir toplumda gerçeği bilgece nasıl ayırt edebilir?

TAMARINDA (Oana tercüme ediyor): Toplum tüketim toplumu. Bu hipnoz gibi. İnsanlar daha fazla madde biriktirmek için kendilerini hipnoz ediyorlar. Bunun için kendi enerjilerini harcamak zorundalar. Ürünlerin, maddenin tüketicisi, ekonomik pazarın tüketicisi olmak, bu bir illüzyon. Bu nedenle bu proje sadece çökecek, ekonomik süreç çökecek. Çünkü insanlar çok fazla madde biriktirdi ve bu onların bütün enerjisini alıyor. Ekonomik kavramı yaratmış olanlar bile, bunu gözlemlediler ve bu artık işe yaramıyor. Ve gerçekten artık işe yaramıyor. Bu nedenle sadece maddeyi tüketmekte olan bir toplum için bu çok zor – aslında bilincin ne olduğunu kavramak bu toplum için çok zor.

 SANDRA: Ve bu akşamın son sorusu. Agartha’nın Temsilcisi olarak, insanlığın Agarthalılar ile etkileşim kurmasının önemli olduğunu neden hissettin?

TAMARINDA (Oana tercüme ediyor): Bu çok önemli. Çünkü Agartha’dan olanlar yukarıdaki Dünyadaki insanları kurtarabilecek Bilinci temsil ediyorlar. Agartha’dan olanlar, Dünya üzerindeki insanların olağanüstü varlıklar olduklarını biliyorlar. Muazzam Sevgi kapasitesi olan varlıklar. Ve bu insanlar Dünyada Cenneti yaratabilirler. Bu nedenle Agarthalılar, yukarıdaki insanlardan illüzyona son vermelerini, kendi Cennetlerini yaratmalarını istiyor, arzu ediyorlar. Mutlu olabilmeleri için kendi Cennetlerini yaratmalarını.

SANDRA: Tamarinda Maassen ve Oana’ya teşekkür etmek istiyoruz.

NATALIE: Bu gece burada olduğunuz ve bizimle bunları paylaştığınız için çok teşekkür ederiz.

SANDRA: 2 nci ve 3 ncü Bölümlerde Romanya ile bağlantılı olan şu andaki konular ve Romanyada gerçekleşen keşifler hakkında daha fazla tartışacağız.

NATALIE: İyi geceler

SANDRA: İyi geceler Tamarinda.

Tamarinda & Oana: İyi geceler

(Çeviri: Saffet Güler)