AGARTHA’NIN ELÇİSİ TAMARİNDA MAASSEN İLE RÖPORTAJ – BÖLÜM 2

sphinx-bucegi-romania

OTHER WORLD GLOBAL TV – Röportaj Bölüm 2 (Şimdi Hakkında)

Ev Sahipleri: Sandra Sabatini & Natalie Sabatini

Konuk: Tamarinda Maassen

Okuyucularımıza özel not:

Aşağıdaki röportaj 20Temmuz 2014’te, Agartha Savaşçı Şövalyeler Düzeninin Şövalyesi ve Agartha’nın Elçisi Tamarinda Maassen ile yapıldı.

 BÖLÜM II : “AGARTHA’NIN SESİ ” – TAMARINDA MAASSEN ile ŞİMDİ

 Tercüman: Oana Dembele

SANDRA: Hoşgeldiniz.

TAMARINDA (Oana tercüme ediyor): Herkese merhaba. Romanya’dan merhaba.

TAMARINDA (Oana tercüme ediyor): Tamarinda bazı soruları yanıtlamaya hazır olduğumuzu söylüyor. Yanıtlar kısa olacak çünkü tüm yanıtları vermek istiyor. Yanıtlar anlaşılamayabilir, ama hissedilirler. Anlatılamayacak bazı şeyler var, ama herkesin anlayabilmesi için bunları açıklamaya çalışacak.

NATALIE: Bu röportaj şimdi ile ilgili. Biraz geçmiş biraz şimdiden konuşmak istiyoruz. Ağustos 2003’te Amerikan ve Romanyalı askeri birlikler arasında gizemli ve eşi görülmemiş bir partnerlik yapıldı. Ve bu partnerlik Bucegi Dağlarındaki Romanya Sfenksinin altında bir keşif gezisini içeriyordu – tüm zamanların en büyük arkeolojik buluşunu yaptılar – insanlığın en çılgın hayallerinin ötesinde olan holografik teknoloji bulunan 50,000 yıl yaşında gizemli bir oda. Tamarinda, bunu dinleyiciler ile tartışmakta rahat hisseder misin? Bu bulgu, gerçek miydi? Değil miydi? Yanıt neydi?

 TAMARINDA (Oana tercüme ediyor): Keşifler gerçek, ama kısmen gizliler. Bilincin sırlarıdır. Çünkü gizli sözcüğü nüfuz etmenin gerçekten zor olduğu anlamına gelir (veya ima eder). Daha fazla kuvvetler buna katkıda bulundu. Her şeyden önce, doğal kuvvetler onların keşiflerine izin verdiler ve ayrıca onlar, kendilerini anlayabilen varlıkları buldular. Onlar bu keşif için doğduklarından bu yana hazırlanmaktaydılar. Keşifler gerçektir.

NATALIE: Ok… ve bu keşifler ve şaşırtıcı teknoloji hakkında okudum. Bunun kimin ve ne amaçla yarattığını her zaman kişisel olarak bilmek istedim. Bilinç ile ilgisinin yanısıra başka amacı var mı – holografik teknolojinin?

TAMARINDA (Oana tercüme ediyor): Odanın içindeki teknolojiler mi yoksa içindeki kütüphane mi?

NATALIE: Hepsi.

TAMARINDA (Oana tercüme ediyor): Öyleyse kütüphanede … orada var olan holografik kütüphane yaratıcı varlıklar tarafından yaratıldı. İçine Yaradılıştan Yeniden – yaradılışa kadar Evrenin tüm bilgisini sakladılar. Orada var olan hologramlar her zaman için ve her realite için bilgi taşırlar. Şimdi keşfedildi, çünkü bu, bir uygarlığın doğum anı. Teknoloji sözcüklerin ötesindedir. Bilgiyi taşıyan bilince aittir, niyete tepki verir ve sadece bilinç vasıtası ile ortaya çıkarır. Basit tutmak için, kütüphanenin onu araştırmakta olan kişinin bilincine var olduğunu söylüyor.

NATALIE: Bu büyüleyici.

SANDRA: Tamarinda, biliyorsun, çok fazla dinleyicimiz Romanya’daki sfenksin Mısırdaki sfenkse benzerliğini fark etti. Romanya’da bulunan sfenks neden Mısırdakine benziyor?

TAMARINDA (Oana tercüme ediyor): Sfenks insan modelini temsil eder, Evren ile Dünyanın göbek bağını temsil eder ve Evrenin Yaratım noktasının titreşimine sahiptir. Yaradılışın başladığı noktadır, Dünyanın kendisinin yaradılışı ve Dünyadaki insanın yaradılışı, ve tam olarak gelecek için uygarlıkların yeniden doğuşunu temsil eder.

SANDRA: Anlıyorum. Tamarinda, biraz daha anlatır mısın? Neden bu bilgi şimdi ortaya çıkıyor. Neden Romanya sfensksi altında bulunan şaşırtıcı keşif ile ilgili bu sırlar şimdi paylaşılıyor? Neden şimdi?

 TAMARINDA (Oana tercüme ediyor): Evren kendi programlamasına sahip. Keşif uzun zaman önce programlandı. Çünkü şimdi değişim zamanı, bu uygarlığın tarihi zamanıdır ve Sfenks muazzam miktarda enerji aktarıyor. Ayrıca Dünyanın başka 6 enerji noktasına bağlıdır, yani tüm kıtalar üzerinde kendilerine şu soruyu sormaya başlayacak olan varlıklar olacak: ONLAR KİM?

NATALIE: Ve tüm bu bilgilerin bugün ortaya çıkması çok şaşırtıcı. Yani bu teknoloji – dinleyicilerimizin bunun farkında olup olmadığından emin değilim – ama (bu teknoloji) insanın en çılgın hayallerinin ötesinde. Ve bunu deneyimlediğimiz bu zamanda yaşıyor olmamız inanılmaz. Ve her zaman sahip olduğum sorulardan biri, çünkü ben Transilvanya Serilerinin okuyucusuyum, onlar tüm bu odaları tartışıyorlar. Ve İç Dünyaya veya İçi Boş Dünyaya aşina olan bir çok insan tüm dünyada odalar olduğunu biliyorlar – elbette dünyanın içinde. Ve eğer bu senin için uygunsa bilmek istiyoruz Tamarinda, bunlar nerelerde? Mısır’a ve Tibet’e götüren var olan bu tüneller nedir? Bunlar neden yaratıldı?

 TAMARINDA (Oana tercüme ediyor): Her şeyden önce, tünellere girmek için Bucegi Dağlarının altına girmek zorundasınız. Orada üç ana tünel vardır: biri Mısır’a, biri Tibet’e ve biri İç Dünyaya gider. Bunlar ana tüneller, çünkü bu tüneller siz onlara erişirken, daha ileri giderken kendilerini tezahür ettiren tünellerdir. Bunların yanısıra, diğer kıtalara götüren daha fazla tüneller vardır. Bunlar Yerkürenin kabuğunun altında, 15 km’de ilk katmanın altındadırlar.

NATALIE: Ve, sormak istiyorum, İç Dünya, Mısır, Romanya ve Tibet arasındaki bağlantı nedir?

TAMARINDA (Oana tercüme ediyor) Hyperborean’ların ortaya çıktığı yerden uygarlıklara bağlantılar var. Hyperborean’lar Agathyrsi topraklarını terk ettiler, Mısır’a doğru ve Tibet’e doğru gittiler ve yeraltı tünelleri ile Yerkürenin üzerine, Batıya, Kuzeye gittiler ve Amerika kıtasına geçtiler. Bu nedenler, muazzam bağlantıları vardır. Dünyada gittiğiniz her yerin, Dünyadaki her nüfusun ataları Hyperborean’ardır.

SANDRA: Anlıyorum. Romanya ile ilgili çok hassas bazı bilgiler olduğunu biliyorum. Ve öne çıkıp bu zaman-uzay için bu bilgileri ifşa etmene çok minnettarız. Bunun gibi bilgilerin, belirli zaman-uzayda ifşa edildiğini biliyoruz. Eğer uygunsa, Romanya’da bulunan yıldız kapılarının varlığı hakkında biraz daha konuşabilir miyiz?

TAMARINDA (Oana tercüme ediyor): daha çok yıldız kapıları veya portallar vardır, ama bunlar farklıdır. Bunların bazıları diğer Evrenlere, diğerleri başka realitelere, diğerleri geçmişe veya geleceğe götürür ve bunlar gündönümlerinde ve ekinokslarda ve elbette 12 Ağustos’ta daha hassastır, daha aktiftir.

SANDRA: Sormak istiyorum, 12 Ağustos bu yıldız kapıları için ne anlama geliyor?

TAMARINDA (Oana tercüme ediyor): 12 Ağustos Dünyanın açık olduğu gündür. Dünyanın morfogenetik ağı esnektir.

NATALIE: Bilmek isterdim, yıldız kapılarını kim yarattı? Bunlar çoklu ırkların yaratımı mı, yoksa tek belirli bir ırkın mı? Amaçları nedir?

TAMARINDA (Oana tercüme ediyor): Bunların bazıları doğal olarak yaratılır, yani bir bilinç buna katkıda bulunur ve diğerleri yapay olarak inşa edilir. Her ülkenin ilgisine göre… Her durumda, realitenin duvarına nüfus edebilmek için çok fazla enerji gerekir, doğal olanlar için, Doğa nüfus etmemize yardımcı olur ve yapar olanlar için teknoloji kullanılır.

NATALIE: Anlıyorum. Neden 12 Ağustos? Neden bu tarih daha esnek? Neden bu yıldız kapıları bu zaman sırasında daha aktifler? Astrolojik olarak ne oluyor? Ve bu iç güneş ile nasıl ilişkili? (Merkezi Güneş)

TAMARINDA (Oana tercüme ediyor): Bu bağlantılı, ama orda İç Dünyada zaman farklı ölçülüyor. Orada, ZAMAN YOK.

NATALIE: Biraz çok duyduğumuz merkezi güneş veya iç güneş hakkında konuşmak istiyorum.

 TAMARINDA (Oana tercüme ediyor): Bu bir kristal, mükemmel olan bir kuvars ile ilgilidir, yan, bedenimizin her molekülü gibi olağanüstü bir zekaya sahiptir; zekası vardır ve İç Dünyanın her sakini ile bağlantılıdır. İç Dünyadaki tüm sakinler kristale bağlıdır. Dış Güneşin Süper bilinci temsil etmesi gibi, benzer şekilde kristal aynı süper bilinci temsil eder. Ayrıca içimizde bir kristale sahibiz.

NATALIE: Tamamıyla katılıyorum ve çok güzel olduğunu hissediyorum. Bunu daha önce hiç duymadım, kesinlikle şaşırtıcı, teşekkür ederim.

SANDRA: İnsanların zaman yolculuğu kavramının bilim kurgu olduğuna inandıklarını anlıyoruz, Tamarinda. Ama, zaman yolculuğunun gerçekte var olduğunu biliyoruz. Bu zaman – kontrolü teknolojilerinin bazılarının özel organizasyonlar ve bazı hükümetler tarafından kullanıldığını biliyoruz. Bunun hassas olduğunu biliyorum, Tamarinda, ama farkında olduğun zaman yolculuğu teknolojilerinin varlığını tartışabilir miyiz?

 TAMARINDA (Oana tercüme ediyor) Zaman yolculuğu her insan bilincinde var olur. Çünkü insanlar, hikayeler anlattıkları zaman, geçmişteki eylemlerini aktardıkları zaman, geçmiştedirler. Gelecek için planlar hakkında konuştukları zaman, gelecektedirler. Ama tüm varlıklar şimdide yaşarlar, çünkü, realitede, “yarın” dediğimiz gün var olmaz.

Yarın için bile, yarına “bugün” deriz. Aynı zihinle geçmişe ve geleceğe gitmenin bilincinin prensibi (kavramı) teknolojide kullanılır, yani geçmiş, şimdi ve gelecek oradadır, ve baktığın yer, dikkatini verdiğin yer, senin şimdinin olduğu yerdir. Teknoloji aynı şeyi yapar; zamanda ve uzayda dikkatini vermek istediği yer, onun gittiği yerdir. Çünkü bunlar eşzamanlı olarak var olur; geçmişimizi ve şimdimizi bizimle taşırız, o kalmaz veya herhangi bir yere gitmez ve zihnin, düşüncenin yöntemi, eylemi keşfedildiğinde, teknoloji çok hızlı şekilde uygulandı. Yani beyin bir bilgisayardır ve herhangi bir bilgisayarı çalıştırırsanız, sizi oraya götürür. Bilgisayara bir adres verirsiniz, sizi oraya götürür ve geçmişten şimdiye bilgi getirir. Ve işe yarar. O vardır ve bu oluyor. Teknoloji ayrıca gelecekten, Wingmakers’dan geliyor.

NATALIE: Dinleyicilerimizin soruları ile devam edeceğiz. Eğer sizin için uygunsa, başlamak istiyoruz.

NATALIE: ABD’den Aurora soruyor, “Yıldız kapılarının koruyucuları veya muhafızları var mı?”

TAMARINDA (Oana tercüme ediyor): Doğal olanların muhafızları var; diğer yıldız kapıları ordu tarafından korunuyor.

NATALIE: Yıldız kapıları neden korunuyor? Neden muhafızları var?

TAMARINDA (Oana tercüme ediyor): İnsanları yıkımdan uzak tutuyor, çünkü herkes bir portaldan geçmeye direnemez. Bir portal girişinde İçsel Benliğiniz olursunuz ve kişiliğinizi unutursunuz. Eğer kuvvetiniz yoksa, diğer tarafta kendinizi yeniden bir araya getiremezsiniz.

NATALIE: Bu gerçekten ilginç.

 SANDRA: Brezilya’dan Marcello’dan sorumuz var. O soruyor, “Yeshua, İsa ve Buddha gibi aydınlanmış üstatlar Agartha’nın farkında mıydı? Agharta’nın insanları insanlığın evrimi için nasıl çalıştılar? İnsanlığı nasıl birleştirebiliriz? Ve insan evrimi için bir yeri nasıl yaratırız, Tamarinda?”

 TAMARINDA (Oana tercüme ediyor): Bilinçlerini yükselten tüm varlıklar, Agartha’yı bilirler, Agartha’nın farkındadırlar. Onlardan yalnızca bir kaçını biliyoruz, çünkü dinler onların öğretileri etrafında oluştu. İsa çarmıha gerildiği günden sonraki o üç günde bile Agartha’da idi ve ondan bile önce. Orada inisiyasyon aldı. Buddha Agartha’da, Shamballa’da bulundu, ama Buddha’dan da bir din yapıldı. Buddha Aydınlanma Yolunu temsil eder ve Yeshua veya İsa Aydınlanmanın kendisini temsil eder. Agartha’dan olanlar ayrıca teknoloji sundular ve Öğretmenler sundular. Ve aynı zamanda Dünyanın üzerindeki daha çok kirletilmiş bölgeler ile ilgilendiler. Çocuklarını yukarı Dünyaya, Üniversitelere gönderdiler ve bunlar ünlü bilim insanları oldular ve bu şekilde İç Dünyadan teknoloji, bilim yukarı Dünyaya ulaşır. Bu onların yöntemidir … şimdilik.

NATALIE: Öyleyse Aghartalılar aramızda yürüyorlar? Gerçekte, bizimle birlikteler. Çok büyüleyici!

TAMARINDA (Oana tercüme ediyor): Evet. Onlar aramızda yürüyorlar.

NATALIE: Arjantin’den, Hugo’dan sorumuz var. O özgür iradeyi soruyor. “Zaman yolculuğu kavramına sahipsek, özgür irade nasıl mümkündür? Bir zaman yolcusu farklı zaman çizgilerinde müdahalede bulunabilir. Öyleyse, bu nasıl işler? Zaman yolculuğu ile müdahale edebiliyorsanız, özgür irade kavramında bu nasıl rol alır?

TAMARINDA (Oana tercüme ediyor): Dediğin gibi, özgür iradenin seçim ile ilgisi var. Her seçim yaptığımızda, bu özgürdür. Şu anda içinde yaşadığımız bu planda, seçimler çok büyük olamıyor, çünkü bu sınırlı bir plan. Ana seçim bilinci değiştirmektir. Bir seçim yaptığınız an, kendi seçiminiz olursunuz ve eğer seçerseniz, portallardan kolayca geçersiniz.

NATALIE: Ve Tamarinda, realitemiz ile ilgili bir soru sormak istiyorum. Bazı bilim insanları realitemizin temel olarak bir program olduğundan konuştular. Bununla ilgili perspektifin nedir? Bir programda – matrikste – yaşadığımızın perspektifi? 

TAMARINDA (Oana tercüme ediyor): Bu bir program. Tüm gezegenden, Dünyadan olan herkes, bir illüzyonda yaşadığımızı biliyor. Tüm bilim insanları, tüm dinler, hepsi bize bir illüzyon içinde yaşadığımızı anlatıyorlar. Ve bu bilincin illüzyonu değil; Ruhun yaşamak istediği realite değil. İnsan bilincinin sınırlarında yapay olarak sürdürülüyor. Spiritüel limit sınırsızdır, yan, Ruhun sınırları yoktur. Realite kontrol edilmektedir. Örneğin, Tamarinda size Yerkürenin çapının 12,800 km olduğunu söyleyebilir (illüzyonda bilinen budur). Aslında gerçek Dünya çok büyüktür ve çapı 160,000 km,dir. Şu anda Dünyada mesafelerin göreli olarak küçük olmasının nedeni budur. Dönen ve sadece kendisini sürekli olarak tekrarlayan bilinç döngüsüne çekilmiş olan insan bilincine benzer. Çok iyi yaratılmıştır, orijinal Dünyadan hologramlar yerleştirilmiştir, Dünyada yaşamakta olduğumuz duygusunu yaratır. Aslında Dünyada yaşamakta olduğumuzun güvencesini birine kim veriyor? Dünyada yaşamakta olduğunuzu kim söyledi? Biri bu bilgiyi verdi. Güvenlik yok, hiç bir şey kesin değil. Bu bilincin illüzyonunun planıdır, o vardır, onun Hayatı vardır, ama sınırlıdır.

NATALIE: Tamarinda, bu bilgiyi kişisel olarak nasıl deneyimledin? Bu bilgiye inisiye mi oldun?

 TAMARINDA (Oana tercüme ediyor): Tamarinda’nın inisiyasyonu bu illüzyonda, Dünyada gerçekleşti (insan matriks sisteminde). İnsan duygularını tanıyabilmek için inisiye edildi, çünkü duygular insan bilincinin düşük frekanslı kısmını temsil eder. Ve duygular saldırgandır. Duygular nedeniyle insanlar kendilerini tüketirler ve ölürler. Duyguların tek yaptığı insan bedenini – insan hücrelerini – yok etmektir. Sevgi denilen duyguya sahip olduğunuz zamanı düşünün, bedeniniz sallanmaya başlar ve kızgın olduğunuzda, bedeninizin sallanmaya başlar – yani insan hücreleri incinmiştir. Ve diğer inisiyasyonu başka realitelerden olan Üstatlardan aldı. 

SANDRA: Tamarinda. Romanya Kadim Bilgelik Okulunu başlattığını biliyoruz. Ama, kadim Bilgelik Okulunun kadim orijinleri var. Dinleyicilerimiz için, bize Okulun kadim geçmişini anlatabilir misin? Ve ilk Kadim Bilgelik Okulunu orijinal olarak kim kurdu?

TAMARINDA (Oana tercüme ediyor): Kadim Bilgelik Okulu her zaman vardı. Hyperborean’ların Bilgelik Okulunu temsil eder, daha sonra Ölümsüzlüğe inanan ve bilen Dacian’ların okulunu temsil eder. Okul her şeyi bilmeyi temsil eder. Bilmenin Bilimidir. Yani tüm Hyperborean Bilgelik Okulu tüm gezegende yayılmıştır ve insan bilincine dayanarak her kıtaya adapte olmuştur. İlahi Benliğim geri dönüşü ile ilgisi vardır. Tek fark, bu bir Ruhsal Okul ise, tamamıyla Ruh ile yapılır. Mantıksallıkla (mantıklı zihin) veya fiziksel beden ile yapılamaz.

SANDRA: Bu modern zaman için okulu geliştirmene ilham veren nedir Tamarinda?

 TAMARINDA (Oana tercüme ediyor): Okul, insan bilincinin gerilemeye, monotonluğa ve saldırganlığa düştüğü şu andaki uygarlık için bir gerekliliği temsil ediyor. İnsanlar şefkati, hoşgörüyü, bağışlamayı, Sevgiyi, kabullenmeyi ve Doğaya karşı Koşulsuz Sevgiyi yeniden öğrenecekler.

SANDRA: Şimdi doğaya geri dönmeliyim. Sana sorayım. Kadim Bilgelik Okulunun misyonu ve amacı nedir? Okul için yer olarak neden Romanya seçildi?

TAMARINDA (Oana tercüme ediyor): Romanya seçilmedi, Romanya Okulun yeridir (merkezi), çünkü burada Yaradılışın tüm anı temsil edilir. Yeni paradigma için Bilincin anını temsil eder, her uygarlığın terk ettiği ve yeniden başladığı yerdir. Buradan Doğa ve Bilinç Evrenin merkezi noktasının Doğa ve Bilincini temsil eder ve buraya öğrenmeye gelenler , kendileriyle Evrenin Yaradılış noktasının enerjisini götürürler.

NATALIE: Bu gerçekten olağanüstü. Ve eski sosyal programlarınızın birçoğu zamanla radikal şekilde dönüşüyor, özellikle eğitim konusu. Şu andaki eğitim paradigması, etkisiz eğitim sistemimizi düzeltmek için eski eğitim standartlarımızı yeniden değerlendirmemiz için bizi motive ediyor. Kadim Bilgelik Okulu aydınlanmış varlıkların yeni neslini etkili şekilde eğitmek için nasıl çözüm getiriyor?

 TAMARINDA (Oana tercüme ediyor): Şu anda Dünyada eğitim sistemleri empoze ediliyor ve kısıtlayıcı. Bunlar sınırlı. Eylemde ve düşünmede insan varlığını sınırlıyor. Ortak bir davranışı empoze ediyor. Ve Okul bu eğitimin onları sınırlandırdığını insanlara öğretmeye çalışıyor. Çünkü Sevgiye geçtiğinizde, sınırlama yok olur ve her varlık evrimleşebilir. Bundan fazlası, Kalbin Yolunu gerçekleştirebilirler. Eğitim mantıklılığın yolunu izliyor. Okul çok fazla insana yardımcı olacak.

NATALIE: Kesinlikle, Üstatların sözünü ettiği zamansız eğitim, Kalbe geri dönmek. Ama bu kesinlikle gelecekte ilgileneceğim bildiğim bir şey. Ve bir çok dinleyicimizin de Kadim Bilgelik Okulu ile ilgilendiklerini biliyorum. Okula kimler kabul edilebilir? İdeal adaylar hangi vasıflara sahip olmalı? Kadim Bilgelik Okulunuzda ne tür eğitim programınız var? Almayı bekleyebilecekleri felsefeler, öğretiler nelerdir?

 TAMARINDA (Oana tercüme ediyor): Ruhun Okulu özgürdür. Tutkunun, eğitimin, araştırmaların, dinin ilgisi veya önemi yoktur. Herkes gelebilir, çünkü özünde, herkes aynıdır. Bizi farklı kılan sadece hayatta kalma şeklimizdir. Özgeçmiş gerekli değildir. Gerekli olan şey istek ve seçimdir. Felsefeler teorilerde değinirler. Yaşanmadıkça gerçek olamazlar. Bu nedenle Okulda çok fazla uygulama var. Zihnin – bilincin saatlerce pratiği olacak. Ve bu olağanüstü! Ve Tamarinda neler olabileceğini size anlatabilir’ İnsan bedeninin her hücresi çok zekidir. O İlahi bir hücredir. Sahip olduğumuz her düşünceyi alır. Her 20 dakikada, o hücre çoğalır ve kendisini böler. Ve düşündüğümüz şey haline geliriz. Eğer negatif bir şekilde düşünüyorsak, kendimizi negatifliğe çekim olarak çoğaltırız. Eğer hücreye spiritüel bilim verirsek, bedenimizin hücreleri spiritüel bir varlığın bilgisine sahip olur ve bedenimiz bildiğimiz şeyde kendisini dönüştürür. Baskın şekilde Ruh hakkında daha çok şey biliriz, böylece spiritüel bir bedene sahip oluruz. Üstatlar şöyle der: “Bizler düşündüğümüz şeyiz.”

SANDRA: Bunu biraz genişletmek istiyorum. Websitende Sarmetezagetsua Regia – Zalmozes’un kutsal öğretileri, Shanti Deus ve Kuantum Tıp maddeleri var biliyorsun. Dinleyicilerimize bu okullar arasındaki farkı anlatabilir misin?

 TAMARINDA (Oana tercüme ediyor): Var olan her şeyin titreşim ile ilgisi vardır. Zamolxian Okulundan konuşuyorsak, din hakkında konuşmuyoruz. Romanya dilinde Zamolxe “gebe kalmak”, Yaratıcı anlamına gelir. Zamolxian Okulu sadece bilgelik taşıyan varlıklar yaratır. Okul insanların bilinçlerini yozlaşmadan, korkudan yükseltmelerine ve buradan aldıkları tüm bilgelikle ayrılmalarına yardımcı olur. Kuantum Tıp hakkında… Tamarinda’nın çalıştığı Kuantum Tıbbın, tek yaptığı bizde kolonileşen (bedenimizin içinde yaşayan) diğer varlıkları yok etmektir. Kuantum Tıp ile mikropları, bakterileri, virüsleri ve parazitleri yok ediyoruz. Diğer insanlarla karşılaştırılınca, onlar evrimleşti ve insanların sahip olduğundan daha yüksek frekansa sahipler. Bu nedenler kendilerini bizimle besliyorlar. Biz bütün Evren olduğumuzdan, içimize nüfuz ediyorlar ve kendilerini bizimle besliyorlar. Bu varlıkların kendi frekansları tarafından programları bozuluyor ve insan bedeninden yok oluyorlar ve insan bilinci ve bedeni ile kendilerini artık beslemiyorlar. Prosedür çok başarılı. İç Dünya’da da bu böyle yapılıyor. Her şey titreşimdir.

SANDRA: Buna bir şey eklemek istiyorum. Tamarinda’nın okulları şaşırtıcı. Onun websitesine gitmenizi ve Kuantum Tıp Okuluna bakmanızı teşvik ediyoruz. Romanya’da yaptıkları şeyler kesinlikle zemin yıkıcı. Gelecekte insanlığa yardımcı olmak için Tamarinda ve Romanyalı partnerlerinden gelen bazı sağlık teknolojilerini işiteceksiniz.

 NATALIE: Tamarinda. Biraz Dünyanın geçmişini bilmek istiyoruz. Geriye gidersek, kadim Hyperborean’lar ve Dacian’lar hakkında biraz daha bilmeyi istiyoruz. Onlar bizim için kimdir? Ve birbirleriyle nasıl bağlantılılar?

 TAMARINDA (Oana tercüme ediyor): Dacian’lar Hyperborean’ın yeğenleridir. Geçmişte, manyetik Kuzey Kutbu Orta Karpatlar’da, Omu Peak’de idi. Ona “En Yüce Merkez” deniyordu. Hyperborean’lar dikey olarak 45 nci Paraleldeki bu yere göç ettiler, Danube (Doğu Avrupada bir nehir) ile 90 derece açı yarattılar. Bu, Cardines Mundi’nın yaratıldığı an idi, ayrıca Gökyüzünün Ekseni veya Dağı ya da Kozmik Piramit adı verilirdi. Tüm bunlar İç Dünya ile bağlantısı olan tüm dünyadaki 6 benzer merkez ile birbirleriyle bağlantılıdır. Örneğin, Agartha’da – Mato Crosso, Shonshe’de Shamballa – yani Himalayalar, Rama – bu Moğolistan ile sınırdakşi Shingwa, Telos ve Bucegi Dağlarında yerleşik Dacos. Omu Peak Kozmosun doğal enerjisine erişimi olan “insanın Anahtarı”nı temsil eder. Bu anahtar Evrenin tüm yapılarının merkezlerinin geometrik noktasını belirtir. Bu nedenle orada Kayıtlar Salonu vardır. Dacian’lar, Hyperborean’ların bilgilerini ve bilgeliklerini daha ileriye taşıdılar, ama tüm inançları kendilerinin Yaratıcılar ve Ölümsüzler oldukları idi.

NATALIE: Bu soruya yanıt verdiğin için teşekkürler. Çok uzun olduğunu biliyoruz, ama çok minnettarız. Uygarlıklarımızdaki ana belirleyicilerden biri çocuklardır. Kadim Hyperborean’lar ve kadim Dacian’lar felsefelerini çocuklarına nasıl öğretiyorlardı ve sağlamlaştırıyorlardı?

 TAMARINDA (Oana tercüme ediyor): Hyperborean’lar kadına ve anneye saygı duyuyorlardı. Çocuklar onların geleceği, mirası idi. Onlara her zaman özgür olmaları, oldukları yol olmaları, vaatlerde bulunmamaları, yalan söylememeleri, şeyleri kendileri yapmaları, herhangi birine veya herhangi bir şeye duygusal bağlantı yaratmamaları öğretiliyordu. Ve bu nedenle, bilgeliklerini çok uzun zaman korudular.

NATALIE: Sahip olduğumuz ana sorulardan biri: Atalarımızın kadim öğretileri vasıtasıyla Dünya Ana ve kendimiz ile ilişkimizi nasıl yeniden keşfedebiliriz?

 TAMARINDA (Oana tercüme ediyor): Gerçekten bunu yapmak zorunda olacağız. Şu andaki uygarlık kendisini Doğadan uzaklaştırdı. Bu uygarlık Doğaya saygı duymuyor, Doğayı zehirliyor. İnsanlar Doğaya, Onun sakin var olma şekline daha yakın olmak zorunda kalacaklar ve şeyleri kabullenecekler. Şu anda uygarlık Doğadan çok uzaklaşmış olan rahatlık içinde yaşıyor. Doğa Bilincin kalıplarını temsil eder ve ona ne kadar çok yakınlaşırsak, Dünyanın tüm bilinci (enerjisi) bunu bilecek ve Doğa ile bir olacağız. Doğada yapay olan parkların olması gerçeğinin keyfini çıkaracağız. Her gün 10 dakika parkta yürümek değerlidir.

NATALIE: Teşekkürler

TAMARINDA & OANA: Çok teşekkürler, iyi geceler.

 (Çeviri: Saffet Güler)