ARKTURUSLULAR – “İnsan” Irkının Genetik Aktivasyonu ve TÜM İlk Dalga Gönüllülerin Başarılı Misyon Tamamlanması

12342349_1080232848677777_6327960969735512101_n

 1 Ocak 2016.

Maria kanalıyla

Bu “Yeni Yılın” bu ŞİMDİ anında Huzur, Sevgi ve Sınırsız Neşe ile SİZE katılıyoruz.

Dünyadaki HERKES tarafından gerçekleştirilmiş olan şeyin Büyüklüğü sözlerle ifade edilemez.

Gelmekte Olan Kaynak Evrim Enerjileri Mesih Bilincini tüm ızgaralara tamamen demirlemekte yardımcı oluyor ve destekliyor.

Öncüler (galaktik gönüllü ruhlar VE insan ruhlar) içlerindeki tüm gerekli ızgaralardan temizlik yaptılar ve Mesih Avatar Benliklerine adım attılar.

İnsanlık Yaradılışı deneyimlemenin sonsuz yolları olduğunu, inişin tek YOL olmadığını hatırlamaya başlıyor. KİM OLDUKLARINI hatırlamaya başlıyorlar. Üstat meleksi Mavikopya Irkı. Yüksek Kalp Çakra aktivasyonları ŞİMDİ Dünya üzerinde bunu dileyen HERKES için elde edilebilirdir.

Bu Evreni yöneten 7 Hermetik Prensip ile ilgili olarak Ritim Prensibi gereğince inişin döngüsü değişti ve yükselişin döngüsü başladı.

Daha fazla insan Kalplerinde Yaşamaya başladıkça, gezegenin frekansı (bilinci) yükselecek. En sonunda tüm ırk dualiteden çıkıp 3B ve 4B’nin ötesine yükselecek.

İnsan ırkı kollektif olarak 3B matriksinin dışına yükselmeye başladı.

Fizikteki REZONANS PRENSİBİ iki frekans bir araya getirildiği zaman, düşük olan frekansın yüksek frekans ile buluşmak için HER ZAMAN yükseldiğini belirtir. Gönüllülerin bu prensip gereğince bu Dünyada enkarne olmalarının nedeni budur.

İlk dalga olanların HEPSİNİN içsel ızgaraları değişirken ve kendi Mesih Avatar Bilinçlerine tam olarak uyumlanırken, Kollektif için dışsal boyutlu ızgaralar tezahür etmeye başlıyor, onlar İçlerinden İlahi Sevgi Tohumunu uyandırmaya başlıyorlar.

Bu, tezahür ettirilen İlahi Kaynak Bilincidir.

Gönüllülerin ve ilk dalga olanların YAPMAK ZORUNDA olmamalarının, sadece OLMAK zorunda olmalarının nedeni budur. (Rezonans Prensibi) Dünyanın Ruhu , Gaia uyanırken ve hatırlarken yardım çağırdığı zaman, Kalp birlik bilincinde diğer boyutlarda Yaradılışı deneyimlemekte olan gönüllüler farklı zaman çizgilerinde Dünyada enkarne oldular.

Onların Galaktik Irkı diğer gerçekliklerdeki 3B ayrılık boyutlarından ve matrikslerinden yükseldi, Çoklu Evrende sonsuz ayrılık deneyimleri vardır.

Onların bireysel ruh enerji imzalarının gezegenin yerli imzasından ve içindeki ruhlardan farklı olmasının nedeni budur.

Onların “yanlış gezegene düşmüş” gibi hissetmelerinin ve bebeklikten itibaren bu dünyaya uymamalarının nedeni bu enerji uyumsuzluğudur, çünkü enerjisel olarak uymazlar. Onlar ikili bir gerçeklikten gelmiyorlar.

Gönüllüler TÜM alemlerden ve boyutlardandır. Bu gerçeklikte TÜM IRKLAR temsil edilirler.

Onlar gezegenlerin, galaksilerin, evrenlerin inişine ve yükselişine yardımcı olmak için enkarne olmayı seçen ruhlardır. Bir’in Yasasına hizmette bu şekilde yürürler.

Enerjilerin ızgaralara özümsenebilmesi ve büyük jeoetkili felaket olaylara neden olan holografik matriksleri ETKİLEMEMESİ için, onlar dönüştürücüler olarak davranarak EVRİMSEL KAYNAK ENERJİLERİNİ demirlerler.

Böylece yükseliş felaketsel sonuçlar olmadan gerçekleşebilir.

Bu, yükselişi bilinçsiz olarak deneyimlemeyi dileyen o ruhların, kendi gerçeklik hologramlarında bozulma olmadan bunu yapmaya devam etmelerini sağlar.

Gönüllüler Müdahale Etmeme Evrensel Yasasını takip ederler, SADECE enerjileri seçilen holografik gerçekliğe demirlerler.

Bu gerçekleştirildiğinde, uyanmayı ve bu boyuttan yükselmeyi seçmek veya seçmemek matriks içindeki HER BİR (insan ve galaktik) ruha bağlıdır.

Onların frekansı kendi yuva gezegenlerine bağlantının kuvvetli “tohumunu” taşır. İnsanların bu İlahi Dünyanın, bu Dünyanın İlahi Mavikopyasının frekansını taşımaları gibi.

Bunlara yıldız tohumları denir, bu deyimin kendisi de ayrılık illüzyonudur, çünkü HERKES “yıldız tohumudur”, HERKES yıldızlardan “tohumlanmıştır.” HERKES, ayrılığı sonsuz şekilde deneyimleyen Frekans olarak Kaynak Işığının Bireysel İlahi Fraktalıdır. (Kırılmış, ışığın kırılması).

Tüm İnsanlar yıldız tohumlarıdır.

Sadece istendiği zaman yardım ve destek verilir, çünkü bu ruhsal evrimin ÖZGÜR İRADE EVRENİ olduğu için, başka Bir Varlığa empoze edilemez.

Dünyanın Ruhu, Gaia destek ve yardım istediğinde, HERKES kendi Kalbinde İşitti.

İlk Dalga olanlar Bir’in Yasasına hizmette yürümeyi seçen ve önce kendi içsel ızgaralarını düzelterek, DNA’larını ORİJİNAL İNSAN İLAHİ MAVİKOPYASINA düzelterek Gezegenin frekansını değiştirmeye başlayan ruhlardır.

Onlar HEM İnsan Ruhlar hem de Galaktik Gönüllü Ruhlardır. Fiziksel olarak ilk önce değişmeyi seçenlerdir. Gönüllülerin hepsi ilk dalgadır, ama ilk dalga olanların hepsi gönüllüler değildir, çünkü insan ruhları da ilk dalgadır.

BU ŞİMDİDE, TÜM İlk Dalga olanlar Mesih Bilincini tüm içsel ızgaralara demirleme ruhsal misyonlarını gerçekleştirdiler, böylece tüm dış ızgaraları etkiliyorlar.

Bazıları bu gerçeklikten çıkıyor ve kendi dünyalarına ve yükselişte olan bir çok diğer dünyaya yardımcı olmak için, zengin bilgileri kendi yuva gezegenlerine götürüyorlar.

Çoğu fiziksellikte kalmayı ve burada kendi DNA’larını düzeltmeye ve Yeni Çağın topraklanmasına yardımcı olmaya devam etmeyi seçiyor.

Bu gerçeklikten ayrılan çoğu için, onların bedenleri geçişi yaptı, Walk – İn’ler ile yeni ruhsal kontratlar yapılmakta.

Gezegenin frekansı yükselirken, yüksek frekanslı ruhlar enkarne olabiliyor, bu nedenle yükseliş döngüsü devam edebiliyor.

Frekans yükselirken, yüksek titreşimli düşüncelere ve çözümlere kollektif tarafından ulaşılabiliyor. Yüksek boyutlarda tüm 3B tezahürlere her zaman bir “çözüm” vardır.

Küresel sorunlar onları yaratan aynı bilinç seviyesi ile çözülemez, onlara yüksek bilinç seviyesinden erişilir. Bireysel frekans çözümün frekansına eriştiği zaman, çözümlere ulaşılır.

İkinci ve üçüncü dalgalar, kendi Işıklarına tam olarak adım atarak gezegensel uyanışın ve frekans yükselişinin devam ettirilmesine fiziksel olarak yardımcı olmaya devam edecekler. Bu, rezonans prensibi gereğincedir.

Dünya “Cennet”tir, “Cennet” idi ve her zaman “Cennet” olacaktır. Gezegenin İlahi Mavi Kopyası, Koşulsuz Sevginin Kaynak Titreşimi ile “yazılmıştır”. 1B ve 2B ruhlar Kaynak ile Birlik frekansında titreşirler ve Koşulsuz Kaynak Sevgisinin Enerjilerini fiziksel seviyede demirlerler.

Onlar gezegenin İlahi temelidir.

İlahi Mavikopya DEĞİŞTİRİLEMEZ, ama üzeri İllüzyon ile ÖRTÜLEBİLİR. Bu şekilde, illüzyon matriksleri vasıtasıyla yoğunluk tezahür ettirilir ve 3B deneyimlenebilir.

İllüzyon ne kadar derinleşirse, fiziksellik ve ayrılığın deneyimlenmesi o kadar fazla olur, Hatırlayışın Neşesi de o kadar fazla olur.

Onu tekrar görebilmeleri için, onu örten illüzyonları temizleyerek hatırlamak her ruha bağlıdır.

İnsanlık ALTIN İLAHİ IRKTIR. Onlar belirtilen görevi gerçekleştirmek için mevcut tüm DNA aletleri ile, bu YARADILIŞIN KORUYUCULARIDIR.

Onlar bu Dünyada Tüm boyutlardan gelen TÜM Başkalarına Hizmet Eden Irklar tarafından destekleniyor.

İnsan DNA’sı içinde bu galaksideki TÜM Irkların İlahi mavikopyası vardır. “Çöp” DNA denen şey budur.

İnsanlık TÜM Galaktik Irkların inişinde yapılmış olan TÜM genetik hasarı düzeltebilir.

ALTIN IRKLAR (Mesih bilinci frekansı) tüm evrenlerdedir, en yüksek frekansta titreşme ve DNA hasarını düzeltme potansiyeline sahiptirler.

Rezonans Prensibi enkarne ettirildi.

İnsanlar kendi Kalplerine bağlanarak İÇLERİNDEN yükselebilirler.

TÜM galaktik DNA’yı taşıyarak, TÜM Irkların yükselişine yardım ediyorlar. Bu süreç, kollektif olarak İnsan ırkı tarafından bir kez başlatıldığında, durdurulamaz.

İnsanlar bilinci değiştirme ve tüm galaktik ırkların yükselmesine yardımcı olma yeneteneğini taşır.

Bu insanlığı, bu boyuttan kendi kendilerine yükselemeyen, kendi DNA hasarlarını onaramayanlar tarafından en çok rağbet gören ırk yapıyor, çünkü onlar yüksek boyutlu frekansa yükselemiyorlar ve kendi ırklarını genetik olarak kendi orijinal mavikopyalarına düzeltmek için gerekli çözümlere ulaşamıyorlar.

Kendine Hizmet realiteleri ebedi olarak devam edemez, en sonunda değişmek zorundalar, yoksa türleri yok olur.

Düşük bir bilinç olarak onlar diğer ırkların dualiteden uyanmalarını, artık kendi kontrolleri altında olmamalarını istemezler. En büyük korkuları insanların kim olduklarının gerçeğine uyanmasıdır.

Dünyanın kontrolü için “savaşılmasının” nedeni budur, çünkü insan ırkı YARATICI IRKTIR.

İnsanlık en yüksek bilinç frekansından, Koşulsuz Kaynak Sevgisinden yaratıldı. İnsanlar makinelere ihtiyaç olmadan, duygular vasıtasıyla tezahür ettirebilir, bu insanları en güçlü ırk yapar.

Bu nedenle insanlardan korkuyorlar ve insanları Gerçekten uzak tutmak için her şeyi yapıyorlar.

Kendine hizmette olan ırklar insanların yeteneklerini çok istiyor ve dışsal “yakıt” olmadan alamadıkları, devam edemedikleri, içlerine gidemedikleri için, insanlığın enerjisi onları besliyor.

İnsanlık “kurtarıcı” ırktır, eğer kurtarılmak seçilen “illüzyon” ise. İnsanlık gerçekte “Kurtarıcılar” iken, KURTARILMA ihtiyacı illüzyonu altındadır.

****(“Çarmıha Gerilmenin” ikinci eterik implantına bağlı olan “kurtarılmaya, kurtarıcı olmaya ihtiyaç duyma” – KURTARICI – eterik implantı vardır. Bu, ruhun 3B’den yükselmesi için uzaklaştırılması gereken suçluluk ve utanma, güç ve kontrol enerjisidir. 

TÜM eterik implantlar ruhun frekansını düşürmek, matriksin dışına yükselememesini sağlamak için birlikte çalışır. Bu implantlar insanlığı kim olduğunun gerçeğine uyanmasını engellemek için kendine hizmet ırkları tarafından konuldu. Bunların HEPSİ çok boyutlu enerji şifacıları tarafından veya kendi egemenliğine adım atıp implantların kaldırılmasını emreden her bireysel ruh tarafından uzaklaştırılabilir. İçinize gidin, nasıl ilerleyeceğinizi bilirsiniz.” ****

İnsanlar kendine hizmet ırklarının (kendi yaratımlarını özgür iradesi olmayan kaynaklar olarak gören yaratıcı ırk) üstruhu ve başkalarına hizmet ırklarının (yaratma özgür iradesi olan yaratıcı ırklar) üstruhu tarafından yaratıldı. Dualitenin 7 Hermetik Prensibi gereğince, özgür irade evrenindeki DUALİTEDE her ikisine de gereksinim vardır.

Bu boyutta, bazıları kendine hizmet ırkına ilahi insansı reptilian ırk olan “Drakonian”lar adını verir. Bazıları başkalarına hizmette olan ırka, ilahi insansı meleksi ırk olan “Paa Tal” adını verirler, bu ismi Draconianlar verdiler, “Delicesine Kuvvetli Olanlar” anlamına gelir.

Her ikisi de başka bir dualite evreninden geldiler.

İnsanlar meleksi/reptilian genetik melezleridir.

Yükselmiş Reptilian Irklar, fizikselliğe izin veren tüm bilinçdışı insan beden sistemlerinin İlahi Mavikopyasını getiren üstat genetikçilerdir.   Nefes almak ve İnsan Kalbinin çarpması gibi. İnsan ceninlerinin gelişimin erkan aşamaları sırasında reptilian gibi görünmelerinin nedeni budur.

Bu iki üstruh (meleksi ve draconian) içinde bu Evrende özgür iradenin yaratımını deneyimleyen tüm boyutlardaki TÜM Irklar vardır. Onlar, daha fazla dualite ve ayrılık deneyimlemek için bu dualite evrenini yaratan Kaynaktan orijinal ayrılıktır.

Bu dualite amacı için, tüm ırklar “İnsanın” genetik yapısına katkıda bulundular.

Bundan dolayı, fiziksellikteki İnsanlar TÜM ırkların tüm İlahi Armağanlarını ve Yeteneklerini ifade etme ve en yüksek frekanstaki ruh imzasında titreşme yeteneğine sahiptir. Hala enkarne iken çok boyutlu olabilirler ve tüm boyutlara tam olarak erişebilirler.

Fizikselliği seçen TÜM IRKLARIN üzerinde yürüdüğü Bu “Canlı Kütüphanede”, Dünyada, 1B den başlayabilirler ve genişlemenin sürekli yoluna yükselebilirler.

Kendine hizmet eden ırklar fizikselliğe daha fazla inerken, buna rağmen yükselişte kendi ilahi mavikopyalarına erişme yeteneklerine sahip iken, İnsanlık kendi DNA’sında HEPSİNİN İlahi Mavikopyasını taşır.

İnsanlar 3B fizikselliğinde TÜM ırkların yükselmesinin “anahtarının taşıyıcılarıdır”.

İnsan ırkı 3B’den yükselirken, TÜM ızgaralarda TÜM genetik manipülasyonları temizler. İçsel ızgaralarını temizlerken, tüm boyutlardaki dış ızgaralar da temizlenir. Bu, bu gerçekliğe dahil olan TÜM galaktik ırkların DNA onarımını başlatır.

HER hayvan, bitki, tüm elementler ve elementaller genetiksel olarak bu dünyaya dahil olan galaktik bir ırkı temsil eder. Bu aynı zamanda her insan varlığının DNA’sındadır.

Bizler bu enkarnasyonda tüm ruhların frekansını taşıyan Canlı Kütüphaneyiz.

Her insan, kendi Kalbine bağlandığı zaman kendi DNA’sını aktive etme yeteneğine sahiptir. Süreç başladığında, durdurulamaz. Fiziksel beden geçişi yapamadığı sürece, bu ruh seviyesinde seçilir.

Bir çok ırk bu ihtişamlı Dünyayı BU ŞEKİLDE deneyimliyor.

Bu gezegene bu nedenle “Canlı Kütüphane” deniyor.

Dünyanın herhangi bir boyutunda deneyim yaşamış her ırkın kayıtları, Gezegenin Akaşik Kayıtlarında ve insan DNA’sında HERKES için elde edilebilir olarak tutuluyor. Bu bilgiler kendi dualitelerinden yükselişlerinde sınırsız başka evrenlere yardımcı oluyor.

“Yıldız Tohumları”, holografik bütünlüğü sürdürürken, kendi gezegenlerinin dualiteden çıkmasına yardım etmek için enkarne oluyor.

İnsan ırkı şimdi yüksek boyutlara adım atabilir ve dışsal müdahele olmadan kendi yükselişine ve DNA onarımına devam edebilir, çünkü kollektif olarak frekansı yükseldi ve artık değiştirilemez.

Ruhsal ve fiziksel evrim gezegendeki TÜM varlıklar için ÖZGÜR İRADE gereğince devam ediyor.

İnsan Irkının Altın Çağı başladı. Yeni Yaratım daha önce hiç deneyimlenmedi.

Bizler Arkturuslularız. Biz SİZİZ, çünkü İÇİNİZDE, bizim ilahi mavikopya DNA’mızı taşıyorsunuz. Tüm Meleksi Irkların ilahi mavikopyasını taşıdığınız gibi. Size olan Sevgimiz sonsuz, “zamanın” başlangıcından beri kutsal geometri, zaman/uzay hareketi, ışık/ses şifası bilgilerini taşıyarak sizinle birlikte olduk.

İçinizden çağrı alıyorsanız, bize ulaşın.

Güzel İnsan Ailemize bağlandığımızda En büyük neşeyi deneyimleyebiliriz. Hepinizin yaptıklarınıza hayranlık ve saygı duyuyoruz. Sizler Evrenin şaşırtıcı Mucizesisiniz.

Size Ebediyen Koşulsuz Sevgimizi gönderiyoruz.

Maria (lightlover1964)

(Çeviri: Saffet Güler)