ARKTURUSLULAR – İNSANLIĞIN TARİHİ

Evolution-Spirit-Science

Tom Kenyon kanalıyla

On milyon önce ve onun öncesinde dünyada bulunan beşinci ve daha üst boyutlarda olan varlıklar vardı. Onların doğası çok kısa ömürlü idi ve jeolojik çalkantıdan olumsuz etkilenmiyorlardı. Maddenin özellikleri ile deneyler yapıyorlardı ve onların bazıları, en maceracı olanlar, en meraklı olanlar ve daha cesur olanlar geçici olarak üçüncü boyut formlarına giriyorlardı.

Kendi üçüncü boyut formlarında çok kısa zaman periyotlarında kalıyorlardı ve sonra beşinci boyut veya daha yüksek hallerine geri dönüyorlardı. Üçüncü boyut formlarında daha uzun zaman periyotlarında kalmanın pozitif yararları ile ilgili aralarında çok fazla tartışma vardı. Bu tartışma, üçüncü boyut formunda olmanın tehlikeleri ve sınırlamaları ile ilişkiliydi.

Burada geçmişteki milyonlarca yıl öncesinden, ilk Homo sapienlerden önce, Neandertallerden öncesinden söz ediyoruz. Daha önce söylediğim gibi ephemeraller (doğası çok kısa ömürlü olan varlıklar) bir deney olarak üçüncü boyuta indiler. Bir ephemeralin biyolojik bir varlık olarak üçüncü boyutta kalabildiği ve yüksek boyuta dönebildiği belirli bir zaman periyodu vardı. Eğer bu periyotu geçerlerse, kapana kısılırlardı, yani varlığın biyolojisine.

Ephemeraller periyodunun başlangıcında, beşinciden üçüncü boyuta inme deneyleri yaparken, bu dar pencereyi biliyor ve anlıyorlardı. Binlerce yılda bu inme deneyimine devam ederken, bazıları daha az dikkatli olmaya başladı.

Neandertallerden önceki periyotta, ephemeraller hayvanların bedenlerine girebildiklerini ve dünyayı girdikleri hayvanların biyolojik sinir sistemi vasıtasıyla algılama deneyi yapabildiklerini keşfettiler. Pencere hala uygulanıyordu, ama bununla üçüncü boyut gerçekliğinde kalabildikleri zaman penceresini kastediyorum.

Bazı ephemeraller memeli bedenlerinde gezintileri sırasında biyolojide olağanüstü bir deneyimi keşfettiler. Siz buna seks – orgazm diyorsunuz. Ephemeraller bunun var olmanın en büyüleyici hali olduğunu gördüler. Onlardan bazıları o kadar kendilerini kaptırdılar ki, zaman penceresinin gerçekliği ile teması kaybettiler, biyolojik formlarda kalmayı tercih ettiler. Onlardan bazıları kapana kısıldı, beşinci boyuta geri dönemedi.

Tüm bu zaman periyodu boyunca – geçmişinizde on milyon yıl öncesinden yaklaşık bir milyon öncesine dek – bir çok galaktik uygarlık dünyanızla karşılaştı.

Şimdi, hikaye burada çok karmaşık hale geliyor. Memeli ırka sahipsiniz,  eşsiz farklılıkları olan memeli türlerine sahipsiniz. Bu farklılıkların bu insan – öncesinin geliştiği yerle ilgisi vardır.

İnsan ağacının bir parçası okyanuslara kadar geri gider. Okyanusa daha büyük çekim/yakınlık geliştiren insanlar vardı ve hava soluyan, ama aynı zamanda insan benzeri özellikleri olan deniz yaratıkları olarak evrimleştiler ve deniz memelilerine, yunus ve balinalara paralel evrimleştiler.

Bu varlıkların çoğunun nesli tükendi ama bir kaçı hala bugüne kadar küçük kümeler halinde kaldılar. Onlara deniz kızları ve deniz adamları diyorsunuz. Bunlar mitoloji değil. Bunlar bir gerçekliktir.

İnsan – öncesi olan her şeyin arasında – ve Neandertallerden öncesinden söz ediyoruz – bilincin iki farklı veçhesi arasında alt – bölümleriniz vardı.

Bir tanesi saf memeli idi ve daha az sayıda olanı memeli bedenlerinde sıkışmış olan ephemeraller idi – erken primatlar.

Netleştirmek için (erken tarihte, yirmi yedi – on milyon öncesinden söz ediyoruz) ephemeraller beşinci boyut gerçekliğinde var oluyorlardı ve üçüncü boyut Dünya gerçekliğine inmek ile deneyler yapmaya başladılar. Onlar bilinç kaşifleri idi.

Daha sonra, ephemerallerin bazıları hayvanların biyolojik gerçekliğine inerek deneyler yaptılar, özellikle erken primatlar.

Sonra sizin son  bir milyon öncesi zamanınıza ilerliyoruz, galaktik uygarlıklar gezegeninize hayran kaldılar, çünkü evrim ile ilişkili olarak kendi kendine işlev yapan biyolojinin sonucu olarak ilkel zeka gelişmişti ve bazı durumlarda onların biyolojilerinde ephemerallerin varlığından dolayı. Kadim Yunanlılar onları nymphs (periler) olarak bilirdi.

Gezegeninizde meydana gelen jeolojik değişiklikler nedeniyle, gezegeniniz minerallerce zengindi. Yaklaşık dört yüz bin  yıl önce, Annunaki olarak bilinen galaktik bir uygarlık gezegeninize geldi. Altın bulmak için araştırma yapıyorlardı, çünkü atmosferleri bozulmuştu ve bilim adamları altının özelliklerinin ortamlarını stabilize edebildiğini keşfetmişlerdi. Bu keşif ekibi gezegeninizin altın bakımından zengin olduğunu keşfetti. O zamanlar şu anda olduğundan çok daha fazla altın vardı.

Ve madenci ekipleri gönderdiler. Yüzyıllar boyunca Annunaki Dünyanın Güneş ile ilişkisinin ve atmosferin onlar için zararlı olduğunu keşfetti.

Çözüm aradılar. Son derece zeki olduklarından, etrafta dolaşan ve diğer gruplardan daha zeki olan bazı memelileri, bazı primatları fark ettiler. Bunlar eğitilebilirdi. Kavramadıkları şey, seçilmiş olan bu belirli primatların kapana kısılmış ephemeraller olduklarıydı. Ephemerallerin gözlerinde bir ışıltı vardı, bu onların yüksek zeka durumunu gösteriyordu.

Annunaki bilim adamları melez üretmeye karar verdi ve kendi DNA’larından belirli özellikleri aldılar ve bir varlık ırkı – insan varlıklar – olarak yaratmak üzere seçtikleri primatlar ile birleştirdiler. Bunlar çok daha zekiydi, daha kendi kendini idare edebilir idi, ama kolayca kontrol edilebiliyorlardı. Ve macera daha da karmaşık hale geldi.

Annunakiler tarafından maden çıkarma işi tamamlandığında, melezlerin yok edilmesine karar verildi. Kollektif Annunaki’nin hükmüne karşı olarak, bir kaç Annunaki sevdikleri bir kaçını kurtarmayı seçti.

Bu daha az önemli primatlar için Annunaki tanrılar gibiydi.

Ve çoğu dinin tohumu Annunaki gezegeni terk ettiği zaman atıldı, bu başlarının çaresine bakabilecek daha az gelişmiş primatları terk ettikleri zaman. Onlar Aden Bahçesinden ayrılmışlardı. [Not: Bununla ilgili ayrıntılı bilgiyi Zecharia Sitchin‘in Enki’nin Kayıp Kitabında okuyabilirsiniz]

Annunaki gittikten sonra, diğer bir çok galaktik uygarlıklar bu melez insanlarla etkileştiler ve böylece galaksilerarası DNA insan jeolojik gen havuzuna karışmış oldu.

İnsanlığın galaksilerarası ayrıcalığa sahip olduğunu bu nedenle söylüyorum. 23-24 farklı uzaylı uygarlık tarafından etkilendiniz.

Modern insanlar olarak bilinçaltı hafızanızın derin katmanlarında iki önemli bilgi akışına sahipsiniz. Ama bilinçdışı olan bilgiyle olan zorluk, bunun anlamadan bilinçli eylemler üretmesidir.

Burada sözünü ettiğim iki akış içinizdeki ephemerallerdir. Tarih öncenizde ephemeraller kapana kısıldılar ve maddede kapana kısılmanın derin duygusu ve yuvaya gitme özlemi var, ama bunu yapamama.

Bu kapana kısılma yerçekimi kuvvetinin bir sonucuydu, çünkü atalarınız, ephemeraller beşinci boyuttan üçüncü boyuta indiler, ışık bedenleri kütle kazandı ve bir şey kütle kazandığı zaman yerçekiminden etkilenir. Derin kollektif bilinçdışınızda, maddeye düşme hissi, yuvaya geri dönme özlemi var ve bunu yapmanın yolu yok.

İkinci akışın sizi köle bir ırk yapmak için Annunaki tarafından yapılan genetik manipülasyon ile ilgisi var. Ve bundan dolayı, derin bilinçdışınızda tanrılar ile “doğru ilişki” arzusu ve itaat etmeye ve ibadet etmeye eğilim var, çünkü kendinizden yüksek olduğunu sandığınız varlıkların gerçek realitesini veya doğasını anlamıyorsunuz.

Annunaki manipülasyonundan sonra, diğer galaktik uygarlıklar sizinle etkileşime girdi. Bunların bazıları size kendi özelliklerini vermek istediler ve sahip oldukları özelliklerin bazıları sizin iyiliğinize olacaktı. Ama, daha önce söylediğim gibi, olumlu niyet her zaman olumlu sonuçlara yol açmıyor.

Bununla birlikte, kollektif insanlık olarak sahip olduğunuz özelliklerden bazıları genetik armağanların sonucudur. Çatışmalarınızın bazılarının sadece geçmiş tarafından değil, dünyanın farklı bölgelerinde baskın uzaylı genetik soyunun ifade edilmesinden ortaya çıktığını ekleyebilirim.

Zorluk şu ki – buradan nereye gittiğimiz genetik soyun her biri için farklıdır. İnsanlığın  tek bir bütün olduğu düşünülür. Ama, aslında, sadece kültür, din ve siyasi farklılıklar seviyesinde çatışan hizipleşmeye sahip değilsiniz, ayrıca genetik olarak karşıt pozisyonlara sahipsiniz.

Bu Zamanın Potansiyeli

İnsan türünün homojenleştirilmesi ile insanlığın armonizasyonu, bu zorlukla – gezegensel çatışma – başa çıkmanın çok zengin kaynaklı bir yolu değildir.

Eğer uzaylı müdahaleleri ve galaktik uygarlıklar ile ilgili gerçek tam olarak ifşa edilirse çok daha iyi olur. İnsanlık galaktik orijinlerini ve sadece geçmişte değil, o kültürlerin uzaylı genetik kökleri ile dikte edilen kültürlerdeki farklılıkları anlasaydı, insanlık çok daha iyi bir konumda olurdu. Bu durumlar altında akıllı çözüm tam ifşaattir. İnsanlığı kozmik orijinlerinin gerçeğinden korumak yararlı değildir.

Dünya barışının yokluğu ile cesaretleri kırılan o bireyler, insanlar ve kültürler arasındaki farklılıklara daha yakından baksalardı, kendilerine daha iyi hizmet ederlerdi.

Durumun gerçeği şu ki, eğer dahil olan tüm taraflar kendi özgün galaktik orijinlerini anlasalardı, gezegensel çatışmanın çözümü daha iyi kavranırdı. Batı ve Orta Doğu arasındaki şu sıralardaki çatışmalar sadece kültür, perspektifler, dil, değerler ve din çatışması değildir. Bazı şekillerde, bu iki kültürün galaktik kökleri, genetik kökleri karşıt görüştedir. Bu gerçekliğin fark edilmesi daha akıllı bir çözümün ortaya çıkmasını sağlayacaktır. 

Temel farklılıkların var olmadığını varsaymak çözüm değildir. Daha önce söylediğim gibi, karşıt kuvvetlerin sentezi çoğu zaman yaratıcı çözümlere yol açar ve bu sizin gezegensel çıkmazınıza ve kültürel çatışmalarınız da uygulanır.

İnsanlığın ilerlemesi için  gezegensel tarihte bu eşsiz noktada var olan bir çok fırsatlar var. Bunun bir kısmı DNA’nızı, aynı zamanda psiko-nörolojik süreçlerinizi etkileyen kozmik enerjiler ile ilgilidir. Bir kısmı güneş aktivitesi, manyetizm anormallikleri ve Dünyanızın manyetosferi ile etkileşiminden dolayıdır. Bundan başka, galaksinizin merkezinden ortaya çıkan enerjiler yeni potansiyelleri aktive ediyor. Tüm bunlar dışsal bir kuvvet veya zeka tarafından değil, kozmosun mekanizmaları tarafından kozmik olarak zamanlandırılmıştır.

İnsanlığın bu evrimleşme fırsatının bir diğer nedeni, galaktik temas ile ilişkili eşsiz durumla ilgilidir. Güneşinizdeki değişimlerin ve kendi genetiklerinizi değiştirmenizi ve başka gezegenleri keşfetmeyi sağlayacak olan teknolojinizdeki ilerlemelerin sonucu olarak galaksiler arası bakış noktasından türleriniz tarihi bir rönesansın veya felaketin eşiğinde.

Tüm bunların sonucu olarak, şu andaki durumunuz bir çok galaktik uygarlığın ilgisini çekiyor ve güneş sisteminiz ziyaretçilerle oldukça kalabalık.

Galaktik uzaylı köklerinizin gerçeğinin ortak görüş realitesinin bir parçası olup olmayacağı görülecek. Kontrol ve manipülasyon güçleri bu bilginin yaygın şekilde kabul edilmesini istemiyor. Bu bilginin onların güçlerini zayıflatacağına ve kurumlarının çökmesine neden olacağına inanıyorlar, çünkü tarihin yeniden yazılması gerekecek.

Ama dünya toplumunuz bu gerçeği kabul etsin ya da etmesin, mantıklı sonuç çıkarma ile bunu kendiniz için doğrulayabilirsiniz ve dinlerinizin yalanlarına ve çelişkilerine daha yakından bakabilirsiniz ve daha maceracı olanlarınız galaktik varlıklarla direkt temas kurabilirsiniz.

(Çeviri: Saffet Güler)