BM METATRON: SİMYA MESAJLARI 32 – İlahi Unutkanlık


32. İlahi Unutkanlık

Sevgililer, sizi bir kez daha sevinç içinde selamlıyorum. Bugünün konusunu merak ediyor olabilirsiniz, İlahi Unutkanlık. Belki siz bunun biraz garip olduğunu düşünüyorsunuz. Zihninizdeki resimlerle, anılarınızı tutan dosyalarla ilgili biraz daha fazla konuşalım. Daha önceden tartıştığımız gibi, bu dosyalar kendilerini otomatik olarak çalabilir ve duygularınız üzerinde etkisi olabilir. Onlar şimdiki yaşamınızda koşullarla ve deneyimlerle tetiklenir. Bunlar elektriksel yük içeren dosyalardır. Sevgililer, tüm bu dosyaların koleksiyonunu temizleyip silseydik ne olurdu? Anılarınız olmasaydı ne olurdu?

Biraz protesto ediyorsunuz. “Metatron, kendimizi tanımlamamız, kim olduğumuzu ve ne yaptığımızı hatırlamak için anılarımıza ihtiyacımız var”. Sevgililer, bilincinizde bu resimli dosyalara nasıl da bağlısınız. Gerçekte, onların Sizin Kim Olduğunuz ile hiçbir ilgisi yoktur. Siz, rafınızdaki fotoğraf albümü müsünüz? Çocukluk resimlerinizdeki aynı kişi misiniz? Hayır, elbette değilsiniz. Anılarınızı muhafaza etmek neden sizin için bu kadar önemli? Çünkü siz hala Anne – Baba Tanrı’dan ve yaradılışın geri kalanından ayrılık illüzyonunda yaşıyorsunuz. Siz, gezegeniniz üzerinde yaşayan sayısız başka insanlar tarafından çevrelenmenize rağmen çok yalnız hissediyorsunuz. Fotoğraflarınızı, hatıralarınızı/yadigarlarınızı saklıyorsunuz, çünkü bu size daha az yalnız, daha az ayrı hissettiriyor. Bu şeyler yaşamınıza bazı kalıplar, bazı anlamlar veriyor. Bazan, siz onlardan birini kaybettiğinizde çılgına dönüyorsunuz.

Bu kadar çok hatıranızda yaşattığınız bu anılar, hem bilincinizdeki dosyanızdaki anılar ve etrafınızda muhafaza ettiğiniz elle tutulabilir şeyler gerçekte sizin Yaratıcınızdan ayrı olduğunuz hissini güçlendirmeye hizmet eder. Resimlerde enerji vardır, Sevgililer, sizi artık olmadığınız bir varoluş şekline geri çağıran enerji. hatıra eşyalarınızda enerji vardir. Bunlar sizi tam gücünüzden çekip uzaklaştıran enerjilerdir. Hayır, Sevgililer, tüm fotoğraflarınızdan ve yadigarlarınızdan kurtulmanız gerektiğini söylemiyoruz. Fotoğraflara yeni bir görüş açısından bakabilmeniz için fotoğraflarla ilgili bu bilgiye sahip olmanızı diliyoruz. Onların içinde kapsanan anlamdan kendinizi ayırabilmenizi diliyoruz. Fotoğraf albümünüzdeki resimler ayrıca duygularınızın otomatik çalma mekanizmasını tetikleyebilir.

Bilincinizdeki dosyalardaki resimler en çok ilgilendigimiz resimlerdir.   Bunlar sizi daha düşük frekanslarda tutan enerjiyi içeren resimlerdir. Herbirinize bunları varlığınızdan temizlemeniz için yardım ediyoruz. Ayrıca biz esasen, size yardım sürecinde anılarınızı yok etmeye yardım ediyoruz. Duygusal bağlılık yokluğunda, dosyalardaki resimler ortadan kaybolur. Artık onların sizin üzerinizde etkisi olamaz ve duygusal ıstıraplara neden olamaz.

Bana, anılar olmadan nasıl fonksiyon görebileceğinizi soruyorsunuz. Günlük yaşamlarınızda fonksiyon yapmanız için bir anıya ihtiyacınız olduğunu söylüyorsunuz. Eşyaları nereye koyduğunuzu nasıl bileceksiniz, görüşmelerinizi ne zaman yapacağınızı nasıl bileceksiniz? Normal olarak yaptığınız şeylerin nasıl yapıldığını nasıl hatırlayacaksınız? Sevgililer, sizi geride tutan bir anıya artık sahip olmadığınızda, siz varoluşun daha yüksek sezgisel yoluna  ilerlersiniz. Bilinciniz tamamen şimdiye odaklanır. Arabanızın anahtarlarını nereye koyduğunuzu hatırlamazsınız. Siz daha yüksek bir veri tabanına  bağlanırsınız. İnternette arama yapıyor gibi bilmeyi dilediğiniz herhangi bir şeyi yeniden çağırabileceksiniz/anımsayabileceksiniz. Bilinciniz Anne – Baba Tanrı’ya tamamen bağlandığında, bilincinizin ne kadar etkili bir bilgisayar olduğunu ve yaratılmış realite olarak var olan başka her şey ile oluşturduğunu keşfedeceksiniz. Yazmak, araba kullanmak, bulaşık yıkamak, telefonun tuşlarını çevirmek gibi beyninizin ve bedeninizin birlikte öğrenmiş olduğu yetenekleri unutmayacaksınız. Bu şeyler beyninizin donanımına programlanmıştır ve fiziksel dünyadaki gereksinimlerinizi karşılamak için bedenlerinize aktarılmıştır.

Aranizda, önceden anısızlığın bu yerine ilerlemis olanlariniz vardir. Sizin daha yüksek sezginiz ve bilişiniz çevrimiçi oluyor ve geçmisiniz daha az önemli oluyor. Siz ilerlerken, şimdide daha da çok zaman geçirebilirsiniz.  Sevgililer, burasi gücünüzün yattigi yerdir. Zihniniz,  geçmisinizde olan seylere veya geleceginizde olabilecek seylere sürüklendiginde, gücünüz azalir. Siz simdiki çevrenize, amaciniza ve hedeflerinize tam olarak odaklanmiyorsunuz. Iyi bildiginiz gibi, dünyanizda bir çok kazalar, hasarlar ve planlanmamis olaylar var, çünkü insanlar bilinçleri ile baska bir yere sürükleniyor. Odaginizin simdi’den sürüklenmesine izin vermenin sonuçlari her zaman en uygun şey degildir. Anılarınızı kaybettiginiz zaman, ama daha yüksek bilişiniz ile uyum içinde oldugunuzda, dilediginiz her seyi bilebileceksiniz. Her gün kendilerini sunan bir çok firsatin isaret levhasini göreceksiniz, çünkü siz gerçekte burada, simdidesiniz ve geçmise veya gelecege odaklanmis degilsiniz. Siz sürekli olarak her gün bir çok sekilde Ruh tarafindan rehberlik aliyorsunuz. Lütuf ve kolaylikla amacinizi gerçeklestirmeye götüren gelecek yolunuzu gösteren isaretler size gönderiliyor.

Ve böylece biz bunu İlahi Unutkanlık olarak adlandiriyoruz, Sevgililer. Birlikte, biz sizi şimdinizden uzaklastiran ve frekansinizi düsüren otomatik çalma kaydedicisinin fişini çekiyoruz. Kaydedicinin baglantisi kesildiginde ve varliginiz daha yüksek Isigin enerjileri ile asilandiginda, hücresel yapiniza kaydedilen anilar bile serbest birakilacak/çözülecek. Gezegeninizin ve insan tarihinin namina etrafta tasiyor olabileceginiz o anilar da saliverilecek. Yine de, anilarinizdan ayrilmaya istekli olmalisiniz. Eger ona tutunursaniz, o sizi varolusun daha düsük bir frekansina bagli tutar.

Anilar bağlılıklardir. Hatirladiginizda, tam olarak şimdide olamazsiniz. Siz tamamen simdiye odaklandiginizda, daha yüksek sezginiz seçtiginiz herhangi bir bilgiyi yeniden edinir. Örnegin, belki okuldaki ilk gününüzün travmatik bir anisina sahiptiniz. Yasaminiz boyunca, bazi seyler size o günü hatirlatti – bir okul binasini görmek, o gün giymis oldugunuz ayni renkte giysiyi giymek, kendi çocugunuzu okula götürmek, 1 nci siniftaki resminize bakmak. Simdi, spiritüel yolunuzu takip ettikçe, siz o aniyi temizlediniz. Okulun ilk günü artik bir ani degildir. Siz asla onu düsünmezsiniz. Siz onu unuttunuz. Belki bir gün kendi çocugunuz sizin okuldaki ilk gününüzü sorar. Okula gitmis oldugunuzu unutacak misiniz? Hayir, Sevgililer, unutmayacaksiniz. İlahi veri tabani ile baglantiniz, çocugunuza anlatabilmeniz için, ona eklenmis olan herhangi bir duygu olmadan o multi – medya resmi animsayacaktir.   Böylece o yeniden çagirmayi dilediginiz herhangi bir seyle olacaktir. Anı gitmis olacak, deneyimin içerikleri İlahi hard diskte saklandi.

Artik aniya sahip olmayinca, sevginin ve sevincin titresimlerine daha çok gireceksiniz. Eger aniya sahip olmazsaniz, hayal kirikligina ugramazsiniz, kin tutamazsiniz, baskalarinin davranislarindan beklentiniz olmaz. Sevginin ve Sevincin titresimleri sizin simdinizde mevcuttur. Siz simdiye odaklandiginizda, kendi sevinciniz disinda hiçbir sey önemli olmaz ve ona sahip olmanizi kimse durduramaz. Tüm anilariniz, aci ve korku zamanlarini size hatirlatarak sevincin deneyimine engel olur. Sizin hos anilariniz bile deneyimler mutlu olmadigindaki zamanlarin korku verici bağlamında görülür.

Sevgililer, sizin simdi katildiginiz sürecin daha yüksek anlayisini vermek için konusuyoruz. Bu daha yüksek anlayis sürecin etkili olmasi için tümüyle gerekli degildir. Ancak, varolusun eski kaliplarina geri düsmemeniz için ve anilarinizi duygusal yükleri ile yeniden yaratmamak için anlayis size yardimci olur. Bunu yapmak, eger siz bilinçli olarak simdiye odaklanmaya ve daha yüksek frekansi sürdürmeye çabalamazsaniz dogrusu mümkündür. Simdi  Ilahi unutkanlik durumunun üzerinde düsünmeniz için sizden ayriliyoruz – Sevginin ve Sevincin gerçek özünüzün yasaminiza ve dis dünyaya aktigi varolus hali.

BEN Metatron’um

BEN Daima Sizinleyim

© 2004, Lord Metatron Adina Reniyah Wolf.

http://loveandempowerment.com

(Çeviri: Saffet Güler)