KRYON – “EŞZAMANLILIK – ÇALIŞMA ŞEKLİ”

synchronocity

Lee Carroll kanalıyla

Bu canlı kanallık Kuzey Carolina’da verildi.

24 Ağustos 2013

Selamlar sevgililer, ben Manyetik Hizmetten Kryon’um. Bir kez daha partnerim kenara çekiliyor. Daha önce kanallığı İnsan varlığını onurlandıran bir işlem olarak tanımladık. Kanallık epifiz adı verilen çokboyutlu, biyolojik bir portalı kullanır ve içinizdeki yaratıcı kaynağın genişlemesini sağlar. Bu kanallıktır. Kanallık her insan için elde edilebilirdir ve her zaman böyleydi. Ancak bu yeni enerjide, yolunuza çıkan çok yeni bilgi, yeni düşünce ve yeni süreçler için elde edilebilirdir.

Mesaja veya öğretilecek olan şeylere başlamadan önce, bir soru sormak istiyorum: Evreninizde, galaksinizde bugün burada gördüğünüz şeyleri bir araya getirmeye yardım etmiş olan zeki bir kaynak olması olası mıdır? İnsan, o yaratıcı kaynağın parçası olduğu için, İnsan Varlığı için hayırlı bir planın olması olası mıdır? Asla yalnız olmadığınız olası mıdır? Ailenin düşündüğünüzden biraz farklı olması olası mıdır? Belki düşündüğünüzden daha geniştir? Size vermek üzere olduğum tüm mesajın doğru, gerçek olması ve bedeninizin dışında olan ve gerçekliğinizin dışında olan bir kaynaktan gelmesi olası mıdır?

Partnerimin [Lee] burada aldatmaca olmadığını anlaması uzun zaman aldı. Uzun zamanını aldı, çünkü içinden çıktığı zihnin yarattığı “gerçeklik” kutusu bunun düzmece olduğunu ve yaptığı şeyin olumsuz sonuçları olacağını gerektiriyordu. Birçokları “Tanrı İnsanlarla bu şekilde konuşmaz” dedi. “Bu, gezegenin karanlığından gelen bir aldatmaca ve ruhunu istila etmeyi ve ele geçirmeyi istiyor.” dediler. Ancak, epifiz bezini açtığı her seferinde, onun Tanrı’nın sevgisi için portal olduğunu hızla öğrendi. İlk başta tek aldığı buydu. Bu saftı – şimdiye kadar deneyimlediği en saf şey – ve tutarlı idi, her zaman aynıydı. Kendisini hiç bozmadı, hiç taraflı olmadı ve bir İnsana bütünlüğün dışında bir şeyler yapmasını asla söylemedi. Her zaman kutlayıcı oldu, iyiliksever oldu ve gerçek ruhsal aileyi temsil etti.

Bu şekilde olması gerekiyordu ve bunun gerçek olduğuna dair bir tür kanıta gereksiniminiz varsa, belki, sadece belki, açma yeteneğinizin olduğu kalbinizin parçasını açıp bir bildirimde bulunabilirsiniz, “Bir şeyler hissetmeyi istiyorum. Hücrelerimde doğru ve gerçek olan bazı doğrulamalar istiyorum.” Bu, sadece gerçeğin ifşa edildiğini bildiğiniz zaman alabileceğiniz ürpertileri hissetmeye başlayabileceğiniz zamandır. Gerçek basittir: Seni tanıyorum; bir çok yaşamlarını biliyorum; içinden geçtiğin şeyleri biliyorum, yaşlı ruh. Benim tarafımdan tanınıyorsun. Seni şimdi görüyorum.

Birlikte çok şey yaptık, yine de yüzümü veya gerçek ismimi hiç görmedin. Trilyonlarcasını sayabileceğin ekibin içinde her zaman seninleyim. Yaşadığın en zor zamanlarda, gözyaşlarında, üzüntülerinde ve, evet ayrıca zafere kadeh kaldırmayı seçtiğin o anları kutladığın zaman seninle birlikteyiz. Bazen o zafer sağlıktır ve bazen ömür boyu taşıdığın problemlerin çözümleridir. Kim olduğunu biliyoruz. Asla yalnız değilsin.

Sistem

Partnerimin yıllardır bu toplantılarda öğrettiği bir sistem var. Bu, sayısız mesajda sözünü ettiğimiz bir sistemdir ve bugün yaptığımız şekilde tüm kanallıkta buna gerçekten hiç değinmedik. Bu, bir çoğunuzun kullanmasını bile bilmediğiniz, bazılarınızın her zaman kullandığınız bir sistemdir. Sadece bunu kullandığınız zaman bilmiyordunuz, çünkü bu öğrenmiş olduğunuz şeye sezgisel değildir.

Bu mesaj eşzamanlılığın çalışma şekli ile ilgili olacak ve buna “Çan Eğrisinin Terk Edilmesi!” alt başlığını vereceğiz. [Kryon güler]. Başınıza iyi bir şey geldiğinde, etrafınızdaki arkadaşlarınız “Ne kadar şanslı bir insansın! Bunun başına gelmesinin şansı ne kadar?” diyebilirler. Ameliyat gibi insanlık için yaygın olan zor bir duruma düştüğünüz ve beklentilerin ötesinde pozitif olan sonuçlarla çıktığınız zaman, dostlarınız yine çığlık atabilir, “Ne kadar şanslı bir insansın!” Bir şekilde “şanslı” olmaya devam edersiniz.

Belki bir yere gidersiniz ve tesadüfen başka birilerinin tanıdığı ve aramakta olduğunuz doğru bilgiye sahip olan doğru insan ile tanışırsınız. Bu tam olarak istediğiniz şeyi elde etmenize yol açar. Bunun şansı ne kadardır? Arkadaşlarınız şaşırır! “Ne kadar inanılmaz şanslı bir insansın!” Bir İnsanın söyleyebileceği tek şey budur, çünkü kendi gerçekliklerinde başka açıklama yoktur. Mevcut sistemi kullanarak, şans ile, ortalama çan eğrisini bükebildiğiniz fikri onların başına hiç gelmez.

İnsanlar eşzamanlılığın yapısını görmez. Bu, onların kullandıkları herhangi türde bir sistemin parçası değildir. Bunun yalnızca şans olduğuna inanırlar. Kullanılan tek yapı amaç oluşturma, planlama ve ileriye yönelik sistemlerdir. Sadece bunlar vasıtasıyla İnsan yaşamını kontrol etmeye yardımcı olabileceğine inanır. Aslında, önceden oluşturulmuş amaca ulaşmak için bir İnsanın şeylere lineer tarzda ulaşabildiği tek yol budur. Bu lineer sistemde, sizi A’dan B’ye götürecek olan incelemiş olduğunuz süreç ne türde olursa olsun, bir amaç olmalıdır.  Bazılarınız bu amaçları alıp her gün görebilmeniz için buzdolabının kapısına yapıştırırsınız. Bu, lineer İnsan Varlığı için lineer bir işlemdir ve iyi bilinir.

Lineer olmayan, tek kavramsal amacı olan bir işlem olduğunu anlatsaydım ne olurdu? Şöyle kavramsal bir amaç, “Sevgili Tanrı, nerede olduğunu bilmesem bile beni doğru yere koy. Sevgili Tanrı, bunu yaptığın zaman, benim için rahat olmasını sağla ve bunun anlayışını görmeme yardım et. Bunu kolaylaştır ve bilmediğim bu yere beni koymak için bana doğru durumları ve eşzamanlılıkları getir.” Buna ne dersiniz?

Bu ifadeyi sokaktaki birilerine anlatsaydınız, “Sen Yeni Çağ olmalısın!” derlerdi. Sizi Evrenin bir şekilde size yolu göstermesini uman, bir amaç etrafında dolanan aptal biri olarak görürler. Gülerler. Ama yaşam yolu olarak eşzamanlılığı kullanmaya başlayan İnsan sadece, herkes için elde edilebilir olan ama 3B’de olmayan bir şeyleri dahil etmek için inanç kutusunu değiştiriyor. Gerçekte bazılarınız bu işlemi çok uzun zamandır kullanıyorsunuz, ama yalnızca bunun farkında değilsiniz.

Eşzamanlılığın Gücü Hakkındaki Gerçek

Bugünün kanallığı eşzamanlılığın gücü ve bununla ilgili gerçek hakkındadır. Şimdi bunun ne olduğunu biliyorsunuz, bu nedenle bunun nereden geldiğini, buna kimin dahil olduğunu ve bunun kendiniz için gerçekleşmesini sağlamaya yardımcı olmak için neler yapabileceğinizi tartışalım. İnsan Varlığı niyet ve inanç ile eşzamanlılık yaratır. Bu, bu şekilde başlar.

Bu sonraki konu Park Meleği hakkında konuşmayı seven partnerimden geliyor. [Kahkaha]. Bu onun kullandığı örnek, biz de aynı şeyi yapacağız. Birçok Işıkişçisi kimin dışarı çıktığını ve bunun nerede gerçekleştiğini görmek için çok büyük bir otoparkı yukarıdan görme güçlerine sahip olan özel bir melek olarak algıladıkları şeyi kullanmayı sever. Fikir şudur, İnsan park meleğinden iyi bir park yeri bulmak için arabayı yönlendirmeye yardımcı olmasını ister. Bu, ileriyi planlama değil, öyle değil mi? Bu farklı bir kavramdır, sizi veya bir meleği tüm otoparkın parametrelerini ve neler olup bittiğini görmek için otoparkın üzerinde gözleriniz olarak yerleştirdiğiniz bir kavram. Eğer bu mümkün olsaydı, o zaman 3B’de biri çıktığı zaman otomobilinizi oraya sürebilirdiniz ve bu işe yarar! Bu gerçekten işe yarar. Tekrar tekrar işe yarar. İşe yarar, çünkü eşzamanlılığın tanımı budur. İleriyi planlama yoktur, 3B’de sonuçlandıramayacağınız bir duruma bakışı gerektiren atadığınız ve inandığınız bir kavramdır. Bir çok insan şans umarak otoparkta dolanıp durur.

Partnerimin size vermemi talep ettiği hikayenin geri kalanını vermeden bu park meleği konusunu kapatamam. Park meleği diye bir şey yok! O sizsiniz, göğsünde bir P ile arabanızda duran mitolojik bir yaratığa gücünüzü veren siz. [Kahkaha].

İnsanlar bunda çok iyiler. Bunu yapabildiklerine inanmazlar, ama melek güçlerinin bunu yapabildiğine inanırlar. Bu nedenle, güçlerini yüksek bir varlığa verirler. Ancak, bunu yapan sizsiniz, sevgililer! Park yerini bulan sizsiniz, ama buna inanmıyorsunuz.

Tüm bu örneği hayat ve yaşama ölçeği olan daha büyük bir kapasiteye koyalım. Burada kendinizi bilmediğiniz bir alanda ilerlemeyi dilediğiniz bir durumda buluyorsunuz. Tek yapmak istediğiniz park etmek. Park etmek, İnsan Varlığı aracını o her ne olursa olsun yaşamınız için uygun olan bir yere koymanın metaforudur. Gelmiş olduğunuz şeyde ilerleyebilmeniz için sizi oraya götürür. Bu metafordur.

İnsanlar bunun nerede olacağı fikrine sahipler. Amaçlar ve beklentiler oluşturmanız normaldir. İnsanlar şöyle der, “Bir kitap yazmak istiyorum; bir şifa merkezi yaratmak istiyorum; buna sahibim, şuna sahip olmak istiyorum.” Bu kesinlikle normaldir. Size sormam gereken sonraki soru şu: Aldığınız şey hayal ettiğiniz şey değilse OK midir? Aldığınız şey daha iyisi ise OK midir? Aldığınız şey gelmiş olduğunuz Akash’a uyuyorsa veya belki farkında bile olmadığınız sahip olduğunuz yeteneklere uyuyorsa OK midir? Sizi görünmez bir yeteneğe uyan yere getirmek için yaşamınızda eşzamanlılık yaratma niyetine sahip olmak ilk adımdır.

Park meleğini kullandığınız zaman, arabanız için bir yer belirttiniz mi? Hayır. “Herhangi bir yer!” dediniz. Amaç kavramsal idi, spesifik değil. Her şeyle ilgili olan budur.

Bu 3B’de Nasıl İşler?

İşte eşzamanlılığın nasıl işlediği: Bunun gibi bir toplantıya gelirsiniz ve ilk kez birisiyle tanışırsınız. Belki onlarla arka tarafta bir yerde veya koridorda karşılaşırsınız. Konuşmaya başlarsınız ve ortak ilgi alanlarınızın olduğunu görürsünüz. Sıklıkla ihtiyacınız olan bilgiye sahiptirler veya siz onların ihtiyacı olan bir şeye sahipsinizdir ya da ikiniz de beklemediğiniz bir bağlantı ile oradan ayrılırsınız. Sonra bağlantı sizi başka bir şeye yönlendirir, çünkü onlar sizin tanımadığınız insanları tanırlar veya siz onların tanımadığı insanları tanırsınız. Daha sonra, onları arayabilirsiniz veya onlarla buluşabilirsiniz. Sonra, orijinal olarak düşündüğünüz şeyin dışında, kendinizi çalışmayı beklemediğiniz bir alanda çalışırken bulabilirsiniz, ki bu sizin orijinal olarak istemiş olduğunuz şeylerin çoğunu yerine getirir.

Bazen hiç beklentiniz olmadan gelirsiniz, ama hayatınızın partneri ile tanışırsınız! Bu birçoklarının başına tekrar tekrar geldi, çünkü onlar ailenin olduğu yere gelmeye karar verirler. Tekrar tekrar, İnsan Varlıklar hayatta yalnız olmak için kaderlerine boyun eğdiler. Sonra benzer düşüncede olanların bulunduğu bir toplantıya gelirler ve onlara uyan birini bulurlar. Hayat değişir ve bazen romantizm ve eşzamanlılık olur. Bunu planlamamıştınız! Farkı görüyor musunuz?

Bu toplantıya gelme yolunda kapıdan dışarı adım atan İnsan ne yapar? Ortaya çıkar ve harika zaman geçirir, ama her zaman eşzamanlılığa açıktır. “Sevgili Ruh, birisiyle tanışmam bekleniyorsa, en azından onu aramak için sezgimde işaretlere sahip olmamı sağla.” Buradaki farkı görüyor musunuz? Eşzamanlılık tanımlayamadığınız kavramları planlamaktır.

Yaşlı ruhlarla dolu bir odada oturuyorum ve en azından dörtte biriniz neden söz ettiğimi tam olarak biliyorsunuz. Bu nedenle buradasınız; belki de birisi size şeylere farklı şekilde bakmanızı sağlayacak bir şey gösterdi. Bu size bir doktrin vermedi, öyle değil mi? Sadece bakmanızı sağladı. Buna bir fiyat biçebilir misiniz? Bu, ilahi olarak oluşturulduğunuzu gösteren bir yere bakmanızı sağladı ve belki biyolojide bundan daha fazlası vardır, kalıtsal (doğuştan olan) bir şey. Bu, beden zekasıdır ve kim olduğunuzu bilir. Her istendiğinde İnsan Varlığı ile çalışır. O, bilincin içinde bilinçtir ve sizi eşzamanlılık ile buluşturur. Bunu ortalamalar yasasının ötesinde ve çan eğrisinin ötesinde yapar. Size bunun gibi toplantılarda, küçük toplantılarda ve büyük toplantılarda tekrar tekrar gerçekleşebilen senaryoyu verdim. Şimdi, bunun nasıl işlediğinden konuşalım. Bunlar nadiren tartıştığımız ve asla bunun gibi bir kanallıkta tartışmadığımız şeylerdir. Ama önce, İnsan Varlığının görkeminden konuşmalıyız.

Size İnsan Varlığının dokuz enerjisi adlı mesajı vermemiz o kadar uzun zaman önce değildi. Bu, partnerimin yakında öğretmeye başlayacağı şey. Bu ezoteriktir, karmaşıktır ve zamanıdır. Bunlar İnsan Varlığının işitmeye alışık olduğu şeyin ötesine geçen bu dokuz niteliğin kavramsal parçalarıdır ve burada onlardan biri var.

İnsan Evrenin Yaratıcı Kaynağının Parçasıdır

Eğer bu gerçek ise, yaratıcı kaynağın parçası iseniz, o zaman ruhunuzun muazzam olduğunu ve sadece bir kısmının sizin 3B biyolojinizde olduğunu mantıklı şekilde anlar mısınız? Bu enerjinin hepsi bedeninizde olsaydı, ortadan kaybolurdunuz! İnsanlığın tüm üstatlarından daha fazla güç ile ışığın kendisine dönüşürdünüz. İlyas başkaları izlerken ve kaydederken şimdiye kadar yükselen tek İnsandır. Söylentiye göre, İlyas buharlaştı, çünkü Tanrının gücü İnsan Varlığında tam kuvvetiyle yaşayamaz. Anlıyor musunuz? Ve eğer bunu anlıyorsanız, sadece içinizde bedeninizdeki yaratıcı olan Tanrının küçük bir kısmını deneyimlediğinizi anlayacaksınız. İşte başka bir soru: Ruhsal benliğinizin geri kalanı nerede? O benimle birlikte, sevgililer. O, yaratıcı kaynağın parçası olarak perdenin diğer tarafında. Hiç terk etmedi.

Şimdi, işte 3B kutunuzda algılamanızın zor olduğu şey. Tekil olan bedensel bir kimlik taşıyorsunuz. Gerçekte hiç de tekil olmadığınızı daha önce söylemiştik. Bunun yerine, siz Tanrı olan çok büyük bir grubun parçasısınız. Dünyaya geldiğiniz zaman, bir parçanız sizden ayrılır ve maddi hale gelir, bedensel olur. Tek yüzü olan tek bir bedeni vardır ve siz şeyleri bu şekilde görürsünüz. Ama –  hala siz olan – geri kalanınız Tanrı ile birlikte kalır.

Size ifşa edilmiş gerçeği söyleyeyim: Siz çokboyutlu bir varlıksınız ve bir parçanız perdenin diğer tarafındadır. Ruhunuz ayrılmış değildir, ama 3B’de bu şekilde görünür. Perdenin diğer tarafında bir yerlerde, geri kalanının yuvaya dönmesini bekleyerek parmaklarıyla yere vurup duran, üzerinde sizin yüzünüz olan bir ruh yok. Siz her zaman birliktesiniz.

Ama, bu ayrılığa inanan İnsanlar var, çünkü tek yapabildikleri şey kendi lineerliklerini Tanrının ihtişamına yansıtmaktır. Bundan da konuşmuştuk. Kuantum bir Tanrı ve lineer bir İnsan varlığı olduğu gerçeğine alıştınız ve zihninizde bunları kolayca bir araya getiremiyorsunuz. Gerçek şu ki, siz Tanrının kutsal çorbasının parçasısınız ve o kutsal parçalarınız aşağıya size bakıyor ve her zaman mevcutlar, her zaman varlar. Aynen park meleği gibi, ruh parçalarınız her şeyi görür. Hayal edin! Bir parçanız perdenin diğer tarafında mevcut. Bunu 3B perspektifinize yerleştirelim: O gökyüzünde bir casus ve her zaman her şeye bakıyor. Kim olduğunuzu ve sizinle ilgili her şeyi biliyor, çünkü o sizin bir parçanız. Size sezgisel düşünceniz ile aldığınız bilgileri yayınlıyor. Burada mısınız, anlıyor musunuz? Eğer dinliyorsanız, kalkıp bir yerlere gitmeniz ile ilgili bilgiler veriyor.

Bu Tüm İnsanlıkta İlahi bir Sistemdir

İşte bilmeye gereksiniminiz olan şey: Gezegendeki her bir İnsan Varlığı buna sahiptir, çünkü her bir İnsan Varlığı bütünün bir parçasıdır. Bunu anlıyor musunuz? Ama, eğer yapılan bir yayın varsa, ama insanların yüzde 90’nının radyosu yoksa ne olurdu? Bu, yüzde 90’nın bunu hiç almadığı anlamına gelir. Yayın üzerinde ismiyle hala oradadır, ama radyoları yoktur, çünkü buna inanmazlar.

Bazılarınız uzun zaman önce metaforik radyonuza sahip oldunuz ve bazılarınız onu yeni elde ediyor. Onun var olduğuna inanmak onu aktive eder. “Radyo” siz olan şeye ayarlanan çokboyutlu portala açılan epifiz bezidir. İnsan Varlığının bunu anlaması zordur. “Çokboyutlu sizden” bu yayını aldığınız zaman, sizi sağa ve sola yönlendirir; o kim olduğunuzu bilir; yardımseverdir; Tanrı’nın parçasıdır; benim bir parçamdır. Açıklamak zordur. Bu nedenle bu kadar iyi hissettirir, sevgililer. Neden derin mesajların ve meditasyonların bu kadar iyi hissettirdiğini hiç merak ettiniz mi? O sizinle olan sizsiniz! Bu güzeldir! Eğer yaratıcı gücün parçası iseniz ve kuantum ve çokboyutlu iseniz bu, bu sezgisel mesajların üzerlerinde yüzünüz olduğu ve sizi asla iyiliksever olan nedenler dışında diğer nedenlerle bir yere yönlendirmeyeceği anlamına gelir. Bu sistemdir.

Neden Bu Toplantıdasınız?

Şimdi, bu toplantıya gelmeye karar verdiğiniz noktaya geri dönelim. Bazılarınız bugün burada oturuyorsunuz, son dakikaya kadar bu toplantıyı bilmiyordunuz. Size anlatmak istiyorum, buna uyumlusunuz/ayarlısınız. Radyonuz çalışıyor, çünkü sezginiz etrafa bakınıp bir yerlere gitmenize ve bu toplantının gerçekleştiğini bulmanıza yetecek kadar sizinle konuştu.

Size bir soru soracağım: Henüz bu odadaki kiminle tanışmadınız? Bu zor bir soru, çünkü herkesle tanışamazsınız, öyle değil mi? Şimdi eşzamanlılık işlemine ve sezgisel düşünce ile yönlendirilen işleme giriyoruz. Bu, doğru zamanda doğru yerde olmanızı ve doğru insanlar ile konuşmanızı sağlayan, bedenin kalıtsal/içsel zekası adı verdiğiniz şeydir. Bunu gerçekten planlayamazsınız, öyle değil mi? Bunun yerine, buna uyumlanmalısınız ve bazılarınız bugün burada yaşamınızda bir değişim yapacak olan şeyleri keşfetmiş olabilirsiniz. Belki benzer ilgi alanlarına sahip birileri ile tanıştınız? Bu, bununla ilgili.

Bu nedenle başka bir insan size, “Sen Yeni Çağ olmalısın” dediğinde, sadece gülümseyin ve bunu kabul edin. Sizi doğru zamanda doğru yere koyması için sezgisel düşüncenizi ve dinleyişinizi mümkün olduğunca kullanıyorsunuz. Bu aynı zamanda, Yeni Çağ insanının sadece evde oturup meditasyon yapmaktan ve Tanrının kendisiyle konuşmasını beklemekten başka bir şey yapmadığı kavramını yok eder. Bu, bunun işleme şekli değildir. Bunun yerine, sezginizin gitmenizi söylediği yerlere gidin. Sonra ayırt edin, bu doğru muydu? Doğru değil miydi? Doğru olduğu zaman nasıl hissettiriyor, doğru olmadığı zaman nasıl hissettiriyor? Bunların hepsini bir araya getirin ve kısa zamanda, egzersiz yapıldığında bedendeki bir kas gibi, sizin için daha iyi çalışmaya başlar.

Kalıtsal/doğuştan gelen şey ona ince ayarlanmanız için sizinle çalışır. Ne yapmaya çalıştığınızı bilir ve süreç boyunca yardımcı olur. Bazen birine bakarsınız ve onlar dönüp size bakar ve aniden “Merhaba, eski dost! Seni görmek güzel” diyebileceksiniz gibi görünür. Kültüre bağlı olarak bir an için kucaklayabilir veya elini sıkabilirsiniz ve en iyi dostunuzla tekrar karşılaştığınızı bilirsiniz. Sizin için bir şeyleri olabilir ya da olmayabilir. Bu, kuantum bir şekilde birbirinize karışmak ve yaşlı ruhlar olduğunuz gerçeğini kabullenmek için bir anlığına olabilir. Bu yeterince iyidir.

Zor Kavramlar

Tüm bunlarda İnsanlar için en zor şeyler, bundan sonra sunacağım şeydir. Süreç düşündüğünüzden farklıdır. Öncelikle, bunun lineer olmadığını saptadık. Bu, üzerinde plan yapamayacağınız kavramsal bir niteliktir. Zamanlama bilinmez, bu nedenle buzdolabınıza bilmediğiniz bir şeyin amacını yapıştıramazsınız. Bunun yerine, bu, İnsan Varlığının inançlı olmasını ve saati olmamasını gerektirir. Bu birincisi.

Sonra bilginin perdenin diğer tarafında bulunan kendinizin parçasından geldiğini saptadık, çünkü maddi bedeninizde sahip olduğunuz üstatlığın tümünü taşıyamazsınız. Siz yaratıcı kaynağın parçasısınız ve her zaman parçası olacaksınız. Bir parçanız perdenin benim tarafımdadır – sizinle sezgisel olarak konuşan ve “Sola git, sağa git, ayağa kalk, otur, oraya git ve o insanla tanış” diyen parçanız.

Ve sonraki, hepsinin en zor kavramıdır. Bunu nasıl tanımlarız? Gezegende yedi milyar ruh var ve hepsi sizin gibi aynı niteliğe sahip – onların hepsi. Onların hepsi sizin gibi perdenin diğer tarafındalar. Hepsi aynı anda konuşuyor ve şeyler yayınlıyorlar, aynen sizin gibi. Yayınladıkları şeyler sizin sahip olduğunuz aynı “Tanrı zihnini” kullanıyor, çünkü onlar perdenin benim bulunduğum tarafındalar. İnsanlığın ilahi bölümü hala ilahi, maddi ve entellektüel bölümler neye inanıyor veya ne yapıyor olursa olsun. Bunu anlıyor musunuz?

Bu nedenle onlar Dünyada tamamen ve bütünüyle farkında olmayan ve almak için radyoya sahip olmayan maddi/bedensel benliklere sahip olsalar da, bu herhangi bir fark yaratmaz. Onlar hala potansiyelleri ve sevgi dolu sezgisel mesajları yayınlıyorlar. Bu mesajlar iyilikseverdir ve tüm insanlık içindir. Bu, bu mesajları da dinleyebileceğiniz ve bunların sizin frekansınıza uyumlu olduğu anlamına geliyor, çünkü o frekans tescilli değil, herhangi birinin mülkiyetinde değil. Sonuç? Bunlar size sezgisel olarak size rehberlik etmeye yardımcı olacaklarını ve kendi bedensel karşılıkları ile çalışmanıza yardımcı olacaklarını anlatırlar. Bunu anlamak zordur. Bunu şu şekilde düşünün: İnsanların hiç tanışmıyor olabileceğiniz ilahi parçaları sizin dinlediğinizi biliyor. Bu nedenle, size yayın yaparak, kendi ruh karşılıklarına yardım ediyorlar, çünkü siz Dünyada barış ve şefkatli eylem için çalışıyorsunuz.

3B tekilliğinizde, tek bir ruha – size – bağlısınız, öyle mi? Perdenin benim tarafımda? Hayır. Benim tarafımda, siz onların hepsine bağlısınız. Bu nedenle, tamamen inanmayanların ruh parçaları ve bölümleri bile hala insanlığa yardımcı olacak bilgiyi yayınlıyor. Bu zor bir kavram. Bunu kollektif, sezgisel bir kuvvet olarak düşünün.

İnsanlar “Vay!” diyebilirler. “Kaçtığın bu trajediye bak. Çökmeden önce o binayı neden terk ettin?”Bilmiyorum. Bir şey gitmemi söyledi ve ben de yaptım” diyebilirsiniz. Bu tekrar tekrar gerçekleşir sevgililer ve şimdi bunun nasıl işlediğini biliyorsunuz. İnsan ruhunun, aynı anda birbirlerine konuştuğu bir şekilde bağlı olması mümkün müdür? Yanıt evettir.

Sezgisel bir şifacı tamamen anlaşılması güç ve inatçı/katı bir inanmazın önünde oturduğu zaman, o insanı iyileştirmeye yardımcı olması için yine de mesajları alır mı? Evet! Her İnsan Varlığının sezgisel içsel gücü, o insanın “işitme” yeteneği olsa da olmasa da işler. O, şifacıya yayın yapar! Herkese yayın yapar. Tek başına bu size sezginin beynin sinapsından gelmediğini, epifiz portalından geldiğini gösterir.

Bu bilgiyle ne yapmanız bekleniyor? Pekala, daha önce bundan biraz bahsettik. Öncelikle, süreci anlayın ve ona inanın. Planlamanızın işe yaramaması sizi hayal kırıklığına uğratmasın. Her ikisine sahip olamazsınız. Her ihtimale karşı, köşede bekleyen planlara sahip olamazsınız. Eşzamanlılık işe yaramaz, çünkü eğer bununla ilgili plan yapmaya çalışırsanız onu geçersiz kılarsınız. Bunu görüyor musunuz?

İkincisi, eşzamanlılığın sizi plan yapmadığınız bir yere götürebileceğini anlayın. Bu OK midir? Yaşlı ruh sandalyede oturup “Elbette. Evet, OK. Her şey iyi” der. Gerçekten mi? Gerçekten mi? İnsanlar kendi yollarını severler. Başlangıçta kendinizin seçmediği rahat olmayan durumlara ve yerlere itilebilir ve çekilebilirsiniz. Bunu onurlandırabilir misiniz? “Bu benim için iyi. Burada olmamın beklendiğini biliyorum, çünkü burası eşzamanlılığın beni koyduğu yer” diyebilir misiniz? Kalbinizde ve bedeninizin tüm hücrelerinde kabaran Tanrının sevgisini hissedin. Sonra “Beni doğru zamanda doğru yere yerleştirdiğin için teşekkürler Tanrım” deyin. Tüm bunların “nedenlerini” anlamak bir süre alabilir, ama en sonunda bunu net bir şekilde görürsünüz ve gülümsersiniz. Bunu asla planlayamayacağınızı ve bunun mükemmel olduğunu kavrarsınız.

Size bir şey söyleyeyim: Belki 3B amacınız asla gerçekleştirilmeyecek. Bu OK mi? Son bir amaca yerleşmek yerine, her zaman hareket halinde olacaksınız, her zaman. Bu OK mi? Her zaman bilgiye, farkındalığa ve enerjiye tırmanan bir merdiven olacak. Her zaman yolunuza yeni şeyler çıkacak. Son nefesinizi alıncaya kadar bu şekilde olacak. Amacınıza “asla ulaşmadığınızı” hissedeceksiniz, ama bu doğru değildir çünkü her gün amacınıza ulaştınız. Bu bir zihniyettir – ve ikisini de sevmezsiniz, öyle değil mi? Bunun yerine, bir yere varmak ve “Bunu başardım!” demek istersiniz. O zaman bunu onaylayan bir T – shirt satın almayı dilersiniz [Kahkaha].

Eşzamanlılık sizi güzel olan yerlere yerleştirir. Yaşamınızı kurtarabilir ve çoğu zaman kurtarır. Sizi ebediyen etrafta iten ve çeken tüm karmik nitelikleri geçersiz kılar. Değiştiğiniz için insanların sizinle ilgili düşünme şekillerini değiştirir. Başkaları ile ilgili düşünme şeklinizi değiştirir, çünkü siz kim olduğunuzu gördüğünüz yerlere yerleştirilirsiniz. Bu inandığınız şeyleri yeniden düzenler, çünkü eylemin takviyesine sahip olmaya başlarsınız ve bunun işe yaradığını bilirsiniz. Dik durup başkalarına nereye gittiğiniz ile ilgili bir fikrinizin olmadığını söyleyebilirsiniz ve bundan gurur duyabilirsiniz! Her zaman, onlardan daha sağlıklı olursunuz ve onlardan daha mutlu olursunuz ve insanlar sevmedikleri zaman onları seversiniz. Söylediğim şeyi görüyor musunuz?

Bu hayatın algılanmasında değişimdir. İnsan Varlığına 3B’de öğretilmiş olan her şeyde değişimdir ve bu “bırak, Tanrıya bırak” değildir. Bu bir partnerliktir – kavramsal olan ve sizin payınıza düşen işi yapmanızı talep eden yeni bir düzenlemedir.

Eşzamanlılığı bekleyin, ama gelebileceğini düşündüğünüz zaman gelmezse, hayal kırıklığına uğramayın. Yalnızca böyle varsayılmadı! İnsanlar komikler. Kültürünüzde kullandığınız cümlelere bakın. Bunu biliyorlar! “Pekala, bunun gerçekleşmesinin beklendiğini tahmin ediyorum.” Fikirleri yoktur! Evet !! [Kryon güler] Veya, “Evrenin benim için bir mesajı vardı”. Fikirleri yoktur, bu tam olarak doğru! Tam olarak doğru.

Size bunun mekaniklerini verdim ve bu güzeldir ve sadece sizin içindir. İyiliksever, yardımcı Bilgi her zaman yayınlanıyor, inanmayan ruhlardan bile. Onların “Tanrı parçaları” aktif ve onları işittiğinizi biliyor. Bu, yaşlı ruhun A’dan B’ye gitmesine yardımcı oluyor. Bundan fazlası, süreçleri ve prensipleri ve gezegende fark yaratabilen insanları bulmanıza yardımcı oluyor. Bu yeni olan şeydir.

Sadece İnsanları şimdiye yönlendirmeye yardımcı olmayacak, aynı zamanda gelmekte olan şeye yönlendirmeye yardımcı olacak bir evliliğin başlangıcı olacak. Bunlar sonraki zaman için Akaşik olarak kurgulardır. Konuştuğumuz son sefer size ne anlattık? Akaşik Mirası tartıştık. Bu zamanda öğrendiğiniz şey sonraki zamana taşınır, böylece bu yaşamda sahip olduğunuz kurgular sonrakine taşınır. Bunları hatırlayacaksınız ve devam ettireceksiniz. Bugünün eşzamanlılığı yarının geleceğidir. Bunu nasıl kullanacağını ve nasıl taşıyacağını öğrenmeye başlamak önemlidir, yaşlı ruh. Onu nasıl bekleyeceğini, ona nasıl inanacağını ve şeylerin senin için çalışma şeklini değiştirmeyi öğren. Bu yeni öğretinin parçası olarak, size ortalamadan ve yaşamınızın olasılığından bahseden 3B çan eğrisini geçersiz kılmanın zamanı olduğunu söylüyoruz. Tek yapmanız gereken bu eğriyi eşzamanlılık adı verilen çokboyutlu enerji ile biraz dürtüklemek ve kendi eğrinizi tasarlamaktır. Eşzamanlılık Yüksek Benliği kabullenmeyi ve Tanrının içinizde olduğu gerçeğini öğrenmektir. Bu, kişisel, sevgi dolu, iyiliksever ve güzel olan bir kaynağı – asla değişmeyecek olan bir enerji – daha önce hiç sahip olmadığınız bir şekilde dinlemeye istekli olmayı gösterir.

Ve öyledir.

KRYON.

(Çeviri: Saffet Güler)