- Koşulsuz Sevgi - https://www.kosulsuz-sevgi.com -

AYAHUASCA KULLANMAK NEDEN DOĞRU DEĞİL

Igor Michaelovic Danilov

– Latin Amerika’da, Peru’da yaygın olan Ayahuasca ritüelleri var, hatta bazı ülkelerde ulusal kazanç.

– Bunlar halüsinasyon yapıcı maddeler, halüsinasyon yapan bitkiler.

– İnsanlar bu ritüeli yapmak için, problemlerinden özgürleşmek için binlerce kilometre uzağa gidiyorlar, sanki biriktirdikleri şeylerden bir anda kurtulacaklar gibi.

– Ve bu çok fazla zaman, para gerektiriyor .

– IM: başka bir illüzyonu edinmek için.

– Neler oluyor? Tüm bunlarla ilgili çekici olan şey ne?

– IM: Bu, beynin nöronlar grubunu etkileyen bir toksindir, vurguluyorum, ve kısmi bir bağlantı kopukluğu oluyor, ama bu seçime bağlı olarak davranıyor. Tam bir bağlantısızlık olmadığı ortaya çıkıyor, ama Kişilik ve birincil bilinç arasında kısmi bir bağlantısızlık oluyor.

Ve burada, Kişilik seviyesinde, ikincil bilinçten, birincil bilinçten biraz özgürlük ediniyor. Ayrıca birincil bilinç seviyesinde tüm bunları görsel olarak alıyor. Onun için dünya değişiyor ve bir tür özgürlük illüzyonu, dünyanın olduğu gibi olmadığını görüyor.

Aldıkları doğru olarak seçilmiş maddelere bağlı olarak, insan dördüncü boyuta bile gidebilir ve bunu Kişilik seviyesinde algılayabilir. Ve bu gerçekleşir. Ve geriye doğru bağlantı ile, bu bilgi birincil bilince ulaşabilir. Ve insan normal hale geri geldiği zaman, her şeyi en ince ayrıntısına kadar hatırlar.

Bunun hayatı elde etmenin çok değerli bir deneyimi olduğunu düşünür, onlara spiritüel olmuşlar gibi görünür, her şeyi anlamışlar gibi, her şeyi biliyorlar gibi görünür. Bu kendini aldatmadır.

Bu maddeleri kullanarak her zaman dördüncü boyuta gitmezler, deneyimi olan biriyle şanslı olanlar giderler.

Bu durumda insan neredeyse bu trendin kölesi haline gelir. Neden? Çünkü yaşadığı ve deneyimlediği şeyi, insanın bu üç boyutta deneyimlediği başka bir şeyle kıyaslamak imkansızdır. Ama bazı hatalar gerçekleşmiş olsa da ve halüsinojen gibi çalışsa da, biraz özgürlüğe sahip olur, insan şoka girer, çünkü zihniyeti çok özgürdür, dünyayı bütünsel olarak algılar…

İnsan genellikle dünyayı izleme açısından algılar, yani, gördüğümüz şey. Birincil bilincimizin bize verdiği şey, dikkatimizi koyduğumuz yer, algıladığımız şeydir. Dünyayı parçalar olarak algılıyoruz.

Bu maddeleri kullanan insan dünyayı 360 derecede algılar, bir küre gibi, hepsini duyumsar..

Doğru şekilde uygulanan bir meditasyon (vurguluyorum meditasyon; spiritüel uygulama değil, bu bilincin bilinç ile çalışmasıdır) çok daha büyük bir etki verir. Ama meditatif uygulamaya büyümelisiniz, çok fazla şeyi yenmelisiniz, zamanınızı harcamalısınız.

Ama burada sadece çözelti içiyorsunuz ve halüsinasyonlar başlıyor. Burada küçük bir ayrıntı da var. İnsan üç boyutlu imgeler algıladığı zaman, bu sadece halüsinasyondur. Dördüncü boyut, bu imgelerin değiştiği anlamına gelir. Ve bu uygulamaları deneyimleyenler neden söz ettiğimi anlarlar – bu dünya değişmiştir ve farklıdır, ama o var oluyor aslında.

Ama orada nasıl olmayabilir? Enerjilerin dünyası, renklerin kaleydeskopu. Kaba madde dünyası altı boyuttur. Kaba madde dünyası olduğu düşünülür. Yani, burası iblislerin yönettiği, şeytanın gücünün olduğu yerdir. Burada üç boyutlulukta gördüğümüz her şey altıncı boyuttan kaynaklanır. Ve ikinci boyutta hafifler, azalır.

Bu maddeleri alanların 99.9%’u çoğu zaman sıradan bir halüsinasyon görür. Bu sadece sistemin bir sahtekarlığıdır. Gözlerinizi kapatmanız ve açmanız önemli değildir.

Burada gözlerinizi kapatırsanız, dünya önünüzden yok olur, ama orada, gözlerinizin kapalı veya açık olması önemli değil, sizin için işe yaramaz.

Basit teknikler var, ama oldukça etkililer. Bunların bir nedenle kısıtlandırılmış ve gizli oldukları düşünülüyor. Daha önce sözünü ettiğimiz büyü araştırması ile uğraşan süper – gizli kurumlar uykucular denilenleri hazırlar. Bir kural olarak bunlar askeri amaçlar ve istihbarat için kullanılıyordu. Basit tekniklere sahipler. Optik talamusun nöronlarının tahriş olmasına ve uyarılmasına neden oluyor, ama ışık desteği olmadan.

Bu, örneğin insan bu maddelerin kullanımıyla dördüncü boyuta girdiği zamandır. Ve mekanizma tam olarak aynıdır. Optik talamusun uyarılması, nöronlar aşırı uyarılır, epifiz bezini uyarırlar – ve insan daha önce hiç bulunmadığı bir dünyaya girer. Ama bu yerküresel dünyadır. Her şeyden önce, Tanrının Dünyası değildir. Ve buraya girdikleri zaman, bu halden çıktıkları zaman, o zaman ikincil bilinç anında bağlantı kurar. Görmüş olduğu şeylerin anısını korur ve bu nedenle insan şoktadır.

Ve ikincil bilinç ona anlatmaya başlar: “Tanrının Dünyasını ziyaret ettin! Vay, tüm bunlar var!” O spiritüel yolu izlemiyor, hiç. Ve böyle insanlar için, tüm bu deneyler onları alt kişiliğe götürür…

(Çeviri: Saffet Güler)